Konu Detayı Sayfası
Solunum sistemi, hücre metabolizması için gerekli oksijenin vücuda alınmasını ve metabolizma sonucu oluşan karbondioksidin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Böylece gaz dengesi, kan pH değeri, vücut sıcaklığı ve sıvı dengesi gibi homeostatik süreçlere katkıda bulunur.
Solunum olayı iki aşamada ele alınır:
Akciğer kılcallarındaki kan ile alveoller arasındaki gaz değişimi temel olarak difüzyon ile gerçekleşir. Gazlar, kısmi basınçlarının yüksek olduğu taraftan düşük olduğu tarafa doğru hareket eder.
Gaz alışverişinin etkili gerçekleşebilmesi için solunum yüzeylerinde bazı ortak özellikler bulunur:
Solunum sistemi temel olarak iki ana bölümde incelenir:
Burun ve ağız boşluğundan alınan hava yutaktan gırtlağa, buradan soluk borusuna iletilir. Soluk borusunda düz kas ve C harfi şeklinde kıkırdak halkalar bulunur. Bu halkalar soluk borusunun aşırı büzülmesini engeller. Soluk borusu iki bronşa ayrılır; bronşlar da akciğer içinde daha ince bronşiollere dallanır.
Dinlenme hâlindeki yetişkin bir insanda her bir nefeste akciğerlere girip çıkan hava miktarına soluk hacmi denir. Kitapta bu değer yaklaşık 500 ml olarak verilir. Bu havanın yaklaşık %70'i alveollere ulaşırken %30'u solunum yollarında kalır.
Solunum yollarındaki mukus, mikroorganizmaları ve toz parçacıklarını yakalar. Bazı hücrelerin üzerindeki siller ise bu parçacıkları yutağa doğru taşıyarak solunum yollarının temizlenmesine katkıda bulunur.
Solunum sisteminin esas organı akciğerlerdir. Sağ akciğer üç, sol akciğer iki lobludur. Akciğerlerin üzerinde iki katlı plevra zarı bulunur. Zarların arasındaki plevra sıvısı sürtünmeyi azaltır ve akciğerlerin göğüs boşluğuyla uyumlu hareket etmesine yardımcı olur.
Akciğerlerin fonksiyonel birimleri alveollerdir. Alveoller küçük, hava dolu keseciklerdir ve çevreleri kılcal damarlarla sarılmıştır. Alveol duvarının ince olması ve geniş bir yüzey oluşturması gaz alışverişini kolaylaştırır.
Alveollerin iç yüzeyinde bulunan sürfektan, yüzey gerilimini azaltır. Böylece alveollerin tamamen kapanması önlenir ve akciğerlerin şişebilmesi için gereken basınç azalır.
Alveol havasındaki oksijenin kısmi basıncı, alveol kılcallarındaki kana göre daha yüksek olduğundan O2 alveolden kana geçer. Kandaki CO2'nin kısmi basıncı alveol havasına göre daha yüksek olduğundan CO2 kandan alveole geçer.
Hücresel metabolizma sonucu oluşan CO2 suda çözündüğünde karbonik asit oluşturur ve pH değerini düşürür. Solunum sistemi CO2'yi vücuttan uzaklaştırarak kan pH değerinin normal sınırlar içinde tutulmasına katkı sağlar.
Kanda CO2 arttığında solunum hızı ve derinliği artarak daha fazla CO2 uzaklaştırılır. CO2 seviyesi azaldığında solunum hızı düşürülebilir.
Solunum sistemi oksijeni kan dolaşımına kazandırır ve hücresel metabolizma sonucu oluşan karbondioksidi vücuttan uzaklaştırır.
Solunum yoluyla bir miktar ısı kaybı gerçekleşir. Özellikle sıcak ve nemli ortamlarda solunumun hızlanması vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olabilir.
Solunumla su buharı şeklinde bir miktar su kaybedilir. Bu kayıp vücudun genel sıvı dengesinin bir parçasıdır.
Solunum, beyin sapındaki omurilik soğanı ve pons tarafından düzenlenir. Soluk alıp verme hızı; kanın pH değeri, vücut sıcaklığı ve hormon miktarlarındaki değişimlerden etkilenebilir.
Omurilik soğanından çıkan sinirsel uyarılar diyaframı ve kaburgalar arası kasları uyardığında bu kaslar kasılır, göğüs boşluğunun hacmi artar ve soluk alma gerçekleşir. Uyarı kesildiğinde kaslar gevşer; akciğerlerdeki elastik liflerin eski hâline dönmesi de soluk vermeye katkı sağlar.
Kitapta soluk alıp verme hızının düzenlenmesinde kandaki CO2'nin kısmi basıncının (PCO2), O2'nin kısmi basıncına göre daha etkili olduğu belirtilir. Esas geri bildirim mekanizması PCO2 düzeyiyle ilişkilidir.
Yokuş yukarı hızlı yürüyen veya koşan bir kişide iskelet kaslarında oksijenli solunum hızlanır ve daha fazla CO2 oluşur. CO2'nin kana geçmesiyle H+ iyonu artar ve kan pH değeri düşer. Omurilik soğanındaki kemoreseptörler uyarılır; diyafram ve kaburgalar arası kasların daha hızlı çalışması sağlanır. Böylece daha fazla CO2 uzaklaştırılır, daha fazla O2 kana geçer ve kan pH değeri normal değerine yaklaşır.
Solunum sistemi; oksijenin alınması, karbondioksidin uzaklaştırılması, kan pH'ının düzenlenmesi, vücut sıcaklığı ve sıvı dengesine katkı sağlanması yoluyla homeostazinin sürdürülmesinde görev yapar. Bu işlevlerin gerçekleşmesinde alveoller, kılcal damarlar, solunum kasları, omurilik soğanı ve pons birlikte çalışır.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒