Konu Detayı Sayfası

Organik Moleküller

Konuyu PDF İndir

5 PDF indirme

9.Sınıf

Yaşam

Organik Moleküller

12796

Ücretsiz konu önizlemesi
Konuya Başlarken bölümü açıktır. Konu anlatımının ilk %30'unu okuyabilirsiniz. Etkinlik, performans görevi ve kontrol noktası çözümleri abonelikle açılır.
Ücretsiz bölümün bittiği yere git
13 soruKonuya Ait Çıkmış Sorular
Soru 1.

Amino asitler ve yağ asitleri ile ilgili
I. insan vücudunda sentezlenemeyip dış ortamdan hazır alınması zorunlu olan (esansiyel) çeşitlere sahip olma,
II. amfoter özellik göstererek bulundukları ortamın pH değerini belirli sınırlar içerisinde tutma,
III. bir karbon atomuna bağlı amino ve karboksil gruplarından oluşan genel yapıya sahip olma
özelliklerinden hangileri her iki molekül grubu için ortaktır?

(MEBİ 20.04.2026 TYT Deneme Sınavı)

Doğru Cevap: A

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Amino asitler ve yağ asitleri canlıların yapı taşlarıdır. Amino asitler proteinlerin yapı taşlarıdır, yağ asitleri ise yağ moleküllerinin temel bileşenlerindendir. Bazı çeşitleri vücut tarafından üretilemez ve mutlaka besinlerle alınması gerekir, bunlara esansiyel denir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, kavrama ve bilgiyi uygulamaya dayalıdır. Öğrencinin amino asitler ve yağ asitlerinin özelliklerini bilmesi ve karşılaştırması gerekir. Soruda verilen özelliklerin her iki molekül için ortak olup olmadığına dikkat etmelisin.

🔍 Öncüllerin Analizi

I. Her iki molekülde de bazı esansiyel çeşitler vardır. Bunlar vücutta yapılamaz, dışarıdan alınmalıdır.
II. Amfoter özellik, yani hem asidik hem bazik özellik gösterme, daha çok amino asitlerde olur. Yağ asitlerinde bu özellik yoktur.
III. Amino asitler genel olarak bir karbon atomuna bağlı amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) gruplarından oluşur. Ancak yağ asitleri böyle bir yapıya sahip değildir, onların yapısı farklıdır.

✅ Şıkların Analizi

A) Yalnız I: Doğru çünkü sadece esansiyel çeşit özelliği her iki molekül için geçerlidir.
B) Yalnız II: Yanlış çünkü amfoter özellik sadece amino asitlerde vardır, yağ asitlerinde değildir.
C) Yalnız III: Yanlış çünkü amino asitler böyledir ama yağ asitleri aynı yapıya sahip değildir.
D) I ve II: Yanlış, II numaralı özellik yağ asitleri için geçerli değil.
E) II ve III: Bu da yanlış, çünkü II ve III yağ asitleri için ortak özellik değil.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: A şıkkı.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 2.

Aşağıdaki moleküllerden hangisi koenzim olarak görev yapar?

(2016-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: B

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Bileşik enzimler (holoenzim), protein yapıdaki apoenzim ile onun aktifleşmesini sağlayan yardımcı kısımdan oluşur. Yardımcı kısım mineral gibi inorganik bir madde ise kofaktör, vitamin gibi organik bir molekül ise koenzim adını alır. Özellikle suda çözünen B grubu vitaminleri hücresel metabolizmada kilit görev alan önemli koenzimlerin öncülüdür.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru enzimlerin yapısı ve organik yardımcı kısımların niteliklerini sorgulayan doğrudan bir bilgi sorusudur. Soruyu çözerken hücredeki temel organik moleküllerin görevlerini ve hangilerinin koenzim yapısına katıldığını hatırlamak gerekir.

🔍 Öncüllerin Analizi

Soruda numaralandırılmış öncüller bulunmamaktadır; doğrudan seçeneklerdeki moleküllerin hücresel işlevleri değerlendirilmelidir. Soru kökündeki "koenzim" kavramı, apoenzime bağlanan organik yapılı bir yardımcı kısmı aramamız gerektiğini belirtir.

✅ Şıkların Analizi

A) ATP hücrenin temel enerji para birimidir; biyokimyasal reaksiyonlarda enerji verici substrat veya fosfat grubu vericisi olarak kullanılır, koenzim değildir.
B) B1 vitamini (tiamin), tiamin pirofosfat (TPP) formuna dönüşerek metabolik tepkimelerde dekarboksilasyon yapan enzimlerde koenzim olarak görev alır.
C) DNA genetik bilginin depolanmasını ve kalıtımını sağlayan nükleik asittir; koenzim işlevi görmez.
D) RNA protein sentezinde görev alan genetik bir nükleik asittir; bazı RNA'lar katalitik etki (ribozim) gösterse de vitamin kökenli bir koenzim değildir.
E) Gliserol trigliserit ve fosfolipitlerin yapısına katılan 3 karbonlu bir alkoldür; enzim çalışmasında yardımcı grup değildir.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı. B grubu vitaminleri organik yardımcı kısım olarak enzimlerin yapısına katılır ve koenzim görevi yapar.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 3.

Aşağıdaki şemada, insan kanında gerekenden fazla glikoz olması durumunda, glikozun dönüştürüldüğü moleküller ve depolandığı yerler gösterilmiştir.

Soru Resim 2

Buna göre, I ve II numaralı yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

(2014-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: A

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

İnsan vücudu, enerji ihtiyacını karşılamak için glikozu kullanır. Kandaki glikoz miktarı fazla olduğunda, bu fazlalık farklı moleküllere dönüştürülerek depolanır. Bu dönüşüm ve depolama, kan şekerinin dengede kalması için çok önemlidir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, temel biyoloji bilgilerini ölçen bir bilgi sorusudur. Glikozun vücutta hangi moleküllere dönüştürüldüğünü ve nerelerde depolandığını bilmeniz gerekmektedir.

🔍 Öncüllerin Analizi

Soru metninde öncüller yerine doğrudan bir şema verilmiştir. Şema, glikozun dönüştürüldüğü molekülleri ve depolandığı yerleri göstermektedir. Şemadaki I ve II numaralı yerleri doğru bilgilerle doldurmalıyız.
Şemaya göre glikoz, glikojen olarak depolanırken bir de I molekülüne dönüşüp yağ dokuda depolanmaktadır. Glikojen ise II numaralı yerde depolanmaktadır.

✅ Şıkların Analizi

A) I → Yağ, II → Karaciğer: Kandaki fazla glikoz, ya glikojene dönüştürülerek karaciğer ve kaslarda depolanır ya da yağa dönüştürülerek yağ dokuda depolanır. Şemadaki birinci ok glikozun glikojene dönüştüğünü ve II numaralı yerde depolandığını gösterirken, ikinci ok glikozun I numaralı moleküle dönüşerek yağ dokuda depolandığını gösteriyor. Bu durumda I, yağ olmalı; II ise karaciğer (veya kas) olmalı. Bu şık, yağ ve karaciğerin doğru yerleşimi ile uyuşmaktadır.
B) I → Yağ, II → Pankreas: I'in yağ olması doğru olsa da, pankreas bir depolama organı değildir. Pankreas, kan şekerini düzenleyen insülin ve glukagon hormonlarını üretir.
C) I → Protein, II → Pankreas: Glikoz, doğrudan proteine dönüşerek depolanmaz. Ayrıca pankreas depolama yeri değildir.
D) I → Nişasta, II → Kas: İnsan vücudu nişasta sentezlemez ve depolamaz. Nişasta bitkisel bir depolama polisakkaritidir.
E) I → Nişasta, II → Karaciğer: İnsan vücudu nişasta sentezlemez ve depolamaz. Bu nedenle I'in nişasta olması yanlıştır.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: A şıkkı. İnsan vücudunda fazla glikoz, glikojen olarak karaciğer ve kaslarda, ayrıca yağa dönüştürülerek yağ dokuda depolanır. Bu nedenle I yerine yağ, II yerine karaciğer (veya kas) gelmelidir.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 4.

Aşağıdaki organik moleküllerden hangisi bir polimer değildir?

(2024-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

Doğru Cevap: D

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Canlıların yapısında bulunan organik moleküllerden karbonhidratlar, proteinler ve nükleik asitler benzer ya da özdeş alt birimlerin (monomerlerin) tekrarlanarak birbirine bağlanmasıyla oluşan polimer yapılardır. Lipitler grubundaki nötral yağlar (trigliseritler) ise büyük biyolojik moleküller (makromolekül) olmalarına rağmen birbirini takip eden monomer zincirlerinden oluşmaz. Trigliseritler bir molekül gliserol ile üç molekül yağ asidinin ester bağlarıyla birleşmesiyle meydana gelir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru temel organik bileşiklerin kimyasal yapılarını ve "polimer" ile "makromolekül" kavramları arasındaki farkı sorgulayan bir temel bilgi ve kavrama sorusudur. Çözüm yapılırken polimerleşmenin aynı ya da benzer yapı taşlarının uç uca dizilmesini gerektirdiği kuralı göz önünde bulundurulmalıdır.

🔍 Öncüllerin Analizi

Soruda numaralandırılmış öncüller bulunmamaktadır; doğrudan seçeneklerdeki organik moleküllerin polimer olup olmadığı değerlendirilmelidir. Soru kökündeki "polimer değildir" ifadesi, ardışık monomer zincirine sahip olmayan molekülü tespit etmemizi gerektirir.

✅ Şıkların Analizi

A) Glikojen, çok sayıda glikoz molekülünün glikozit bağlarıyla ardışık dizilmesiyle oluşan bir depo polisakkaritidir ve polimerdir.
B) Kitin, glikoz türevi alt birimlerin bir araya gelmesiyle oluşan azotlu bir yapısal polisakkarittir ve polimerdir.
C) Nükleik asitler (DNA ve RNA), çok sayıda nükleotit monomerinin fosfodiester bağlarıyla birleştiği nükleotid polimerleridir.
D) Trigliseritler, bir gliserole üç yağ asidinin bağlanmasıyla oluşan lipitlerdir; monomerlerin zincirleme dizilimiyle oluşmadıkları için polimer değildir.
E) Proteinler, amino asitlerin peptit bağlarıyla uç uca bağlanmasıyla sentezlenen biyolojik polimerlerdir.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: D şıkkı. Trigliseritler üç yağ asidi ve bir gliserolden oluşan makromoleküllerdir; monomerlerin tekrarlayan zincirler halinde bağlanmasıyla oluşan bir polimer özelliği taşımazlar.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
41 soruKonu İle İlgili Çalışma Soruları
Soru 1.

Sindirim Enzimlerinin Seçiciliği

Eşit miktardaki A ve B polisakkarit örnekleri insan sindirim enzimleriyle aynı koşullarda bekletilmiş; sindirim sonunda açığa çıkan glikoz miktarı karşılaştırılmıştır.

Görseldeki verileri kullanarak I-IV sorularını yanıtlayınız.

Soru Resim 2

I. Grafiğe göre hangi örnekte daha fazla glikoz açığa çıkmıştır? Verileri kullanarak karşılaştırınız.

II. A ve B örneklerinden hangisinin nişasta, hangisinin selüloz olma olasılığı daha yüksektir? İnsanların sindirim özelliğini gerekçe gösteriniz.

III. İki örnek de glikoz birimleri içerebildiği hâlde sonuçların farklı çıkmasını bağlanma biçimi ve enzimlerle açıklayınız.

IV. B örneğine, selüloz bağlarını parçalayabilen uygun bir enzim eklenseydi glikoz miktarında nasıl bir değişim beklenirdi? Neden?

Açık uçlu soru. Açıklamayı görmek için önce kendi cevabınızı yazmanız istenir.

🧬 Sorunun Konusuna Dair Kısa Açıklama

Karbohidratlar monosakkarit, disakkarit ve polisakkarit olarak sınıflandırılır. Hücrelerde enerji sağlama, enerji depolama ve yapısal destek gibi farklı görevler üstlenebilir.

✍️ Cevap

I. A örneğinde daha fazla glikoz açığa çıkmıştır: temsili grafikte A için 8 birim, B için 0,5 birim gösterilmiştir.

II. A'nın nişasta, B'nin selüloz olma olasılığı daha yüksektir. İnsan sindirim enzimleri nişastayı parçalayabilir; insanlar selülozu çoğunlukla sindiremez.

III. Monomer türünün aynı olması bağlanma biçiminin aynı olduğu anlamına gelmez. Selülozdaki bağları parçalayacak enzim çoğu canlıda, insanlar dâhil, bulunmadığından selüloz sindirilemez.

IV. Glikoz miktarının artması beklenir. Uygun enzim selülozdaki bağların hidrolizini sağlayarak zincirin daha fazla parçalanmasına yardım eder.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 2.

Selüloz ve Kitinin Yapısal Farkı

A ve B, yapısal polisakkaritlerin bulunduğu yerleri ve karşılaştırmalı esneklik düzeyini gösteren temsili modellerdir.

Görseldeki verileri kullanarak I-IV sorularını yanıtlayınız.

Soru Resim 2

I. A ve B yapılarını selüloz ve kitin ile eşleştiriniz. Hücre veya organizmadaki konumlarını gerekçe gösteriniz.

II. Görseldeki nitel karşılaştırmaya göre hangi polisakkarit daha esnektir? Bu özelliğin bulunduğu yapıyla ilişkisini açıklayınız.

III. Glikoz monomerlerinden oluşan yapısal polisakkarit hangisidir? Diğerinin monomer yapısını karşılaştırınız.

IV. Selüloz ve kitin farklı canlılarda yapısal destek sağlar. Destek verdikleri yapıları karşılaştırınız.

Açık uçlu soru. Açıklamayı görmek için önce kendi cevabınızı yazmanız istenir.

🧬 Sorunun Konusuna Dair Kısa Açıklama

Karbohidratlar monosakkarit, disakkarit ve polisakkarit olarak sınıflandırılır. Hücrelerde enerji sağlama, enerji depolama ve yapısal destek gibi farklı görevler üstlenebilir.

✍️ Cevap

I. A selülozdur; bitki hücre duvarının temel bileşenidir. B kitindir; mantar hücre duvarında ve eklem bacaklıların dış iskeletinde bulunur.

II. Kitin selüloza göre daha esnektir. Bu özellik kitinin bulunduğu hücre duvarı veya dış iskeletin esnekliğine katkı sağlar.

III. Selüloz glikoz polimeridir. Kitin ise glikoz türevi başka bir monomerin polimeridir.

IV. Selüloz bitki hücrelerini çevreleyen duvara mekanik destek verir. Kitin mantar hücre duvarına ve eklem bacaklıların dış iskeletine yapısal bütünlük kazandırır.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 3.

Polisakkaritler: Depo mu, Yapı mı?

A-D görselleri farklı canlı ve hücrelerdeki polisakkarit kullanım yerlerini gösterir. Molekül adları verilmemiştir.

Görseldeki verileri kullanarak I-IV sorularını yanıtlayınız.

Soru Resim 2

I. A ve B'deki polisakkaritlerin depolama, C ve D'dekilerin yapısal görev üstlenmesini kullanım yerlerine göre açıklayınız.

II. A, B, C ve D ile gösterilen polisakkaritleri glikojen, nişasta, selüloz ve kitin ile eşleştiriniz.

III. Bu dört polisakkaritten hangileri glikoz monomerlerinden oluşur? Yanıtınızı üç örnekle belirtiniz.

IV. C ve D'de gösterilen yapısal polisakkaritlerin üretimi azalırsa ilgili hücre veya organizmada hangi ortak işlev zayıflar?

Açık uçlu soru. Açıklamayı görmek için önce kendi cevabınızı yazmanız istenir.

🧬 Sorunun Konusuna Dair Kısa Açıklama

Karbohidratlar monosakkarit, disakkarit ve polisakkarit olarak sınıflandırılır. Hücrelerde enerji sağlama, enerji depolama ve yapısal destek gibi farklı görevler üstlenebilir.

✍️ Cevap

I. A ve B glikozun gerektiğinde kullanılmak üzere depolandığı yerlerle ilişkilidir. C ve D ise hücre duvarı veya dış iskelet gibi yapıları destekler.

II. A glikojen, B nişasta, C selüloz, D kitindir.

III. Glikojen, nişasta ve selüloz glikoz monomerlerinden oluşur. Kitin ise glikoz türevi başka bir monomerden oluşur.

IV. Yapısal destek ve bütünlük zayıflar. Bitki hücre duvarı, mantar hücre duvarı veya eklem bacaklıların dış iskeleti görevini daha az etkili yerine getirir.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 4.

Laktozun Sindirim Yolculuğu

Şema, bağırsakta laktoz parçalayan enzimin yeterli veya yetersiz olduğu iki durumu karşılaştırır.

Görseldeki verileri kullanarak I-IV sorularını yanıtlayınız.

Soru Resim 2

I. Laktozun bağırsakta küçük birimlerine ayrılması hangi tepkimeyle gerçekleşir? Tepkimede suyun rolünü belirtiniz.

II. Enzim miktarı yetersiz olduğunda laktozun tamamının parçalanamaması, bağırsak bakterileriyle nasıl bir ilişki kurar?

III. Enzim yeterli olduğunda laktozun sindirim ürünlerinin enerji verici tepkimelerde kullanılabilmesini açıklayınız.

IV. Aynı miktarda süt ürünü tüketen iki kişide sindirim sonucunun farklılaşabilmesinin nedenini şemaya göre açıklayınız.

Açık uçlu soru. Açıklamayı görmek için önce kendi cevabınızı yazmanız istenir.

🧬 Sorunun Konusuna Dair Kısa Açıklama

Karbohidratlar monosakkarit, disakkarit ve polisakkarit olarak sınıflandırılır. Hücrelerde enerji sağlama, enerji depolama ve yapısal destek gibi farklı görevler üstlenebilir.

✍️ Cevap

I. Hidroliz gerçekleşir. Su kullanılarak laktozun glikoz ve galaktoz birimlerine ayrılması sağlanır.

II. Parçalanmamış laktoz bağırsak bakterileri tarafından yan ürünlere dönüştürülebilir. Bu yan ürünler sindirim sorunlarına yol açabilir.

III. Yeterli enzim laktozu monosakkaritlerine ayırır. Bu küçük birimler hücrelerde metabolik tepkimelerde kullanılabilir.

IV. Kişilerin laktozu parçalayan enzimi üretme miktarı aynı olmayabilir. Enzim yeterliyse laktoz daha etkili parçalanır; yetersizse bir kısmı sindirilmeden bakterilere ulaşabilir.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
🧬
Konuya Başlarken (Ders Kitabının 54.Sayfasında Bulunmaktadır.)

Organik Moleküller – Kelime İlişkilendirme Etkinliği Açıklamalı Cevaplar

Yönerge: “Organik bileşikler” kavramının zihninizde çağrıştırdığı kelime ve kavramları düşününüz. Ardından belirlediğiniz kavramlarla “organik bileşikler” ifadesini ilişkilendirerek anlamlı cümleler oluşturunuz.
Etkinlik Hakkında: Bu etkinlik öğrencinin konuya başlamadan önce sahip olduğu bilgileri ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu nedenle bütün öğrencilerin aynı kelimeleri yazması beklenmez. Aşağıdaki cevaplar örnek öğrenci cevaplarıdır.
1
“Organik bileşikler” kavramı size hangi kelime veya kavramları çağrıştırıyor?
Örnek cevaplar:
No Organik Bileşiklerle İlişkilendirilebilecek Kelime / Kavram
1 Karbonhidrat
2 Yağ
3 Protein
4 Enzim
5 Vitamin
6 Nükleik asit
7 ATP
8 Enerji
9 Karbon
10 Hücre
Açıklama: Öğrenciler bunlardan farklı olarak “glikoz”, “amino asit”, “DNA”, “RNA”, “besin”, “canlı”, “metabolizma” veya “hormon” gibi anlamlı kavramlar da yazabilir. Önemli olan yazılan kelimenin organik moleküllerle doğru bir ilişkisinin bulunmasıdır.
2
Birinci bölümde yazdığınız kavramlarla “organik bileşikler” kavramını birlikte kullanarak anlamlı cümleler oluşturunuz.
Örnek cümleler:
  1. Karbonhidratlar, canlılarda bulunan önemli organik bileşikler arasında yer alır.
  2. Yağlar, canlıların yapısına katılabilen ve gerektiğinde enerji elde edilmesinde kullanılabilen organik bileşiklerdir.
  3. Proteinler, hücrelerin yapısında ve birçok yaşamsal olayda görev alan önemli organik bileşiklerdir.
  4. Birçok enzim protein yapılıdır ve hücrelerde gerçekleşen kimyasal olayların hızını düzenler.
  5. Vitaminler, vücutta düzenleyici görevleri bulunan organik maddelerdir.
  6. DNA ve RNA gibi nükleik asitler, kalıtsal bilginin taşınması ve kullanılmasında görev alan organik moleküllerdir.
  7. ATP, hücrelerin gerçekleştirdiği birçok olayda kullanılabilen enerji taşıyıcı organik bir moleküldür.
  8. Karbonhidratlar ve yağlar gibi bazı organik bileşikler, canlıların enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlar.
  9. Karbon, canlılarda bulunan birçok organik molekülün temel yapısında yer alan elementlerden biridir.
  10. Organik bileşikler, hücrelerin yapısına katılabilir ve hücrelerde gerçekleşen yaşamsal faaliyetlerde görev alabilir.

🧠 Kavramları Kısaca Hatırlayalım

Kavram Organik Moleküllerle İlişkisi
Karbonhidrat Canlılarda enerji elde edilmesinde ve bazı yapılarda görev alabilir.
Yağ Enerji depolanması, hücre yapısı ve canlıların korunması gibi farklı görevleri olabilir.
Protein Yapıya katılabilir; enzim, taşıyıcı ve savunma gibi çok farklı görevler üstlenebilir.
Enzim Hücrelerdeki kimyasal tepkimelerin uygun hızda gerçekleşmesine yardımcı olur.
Vitamin Canlılarda çeşitli yaşamsal faaliyetlerin düzenlenmesine katkı sağlar.
Nükleik Asit DNA ve RNA bu gruptadır. Kalıtsal bilgiyle ilişkilidir.
ATP Hücrede enerji gerektiren olaylarda kullanılan bir moleküldür.
Enerji Bazı organik moleküller hücresel solunumda kullanılarak enerji elde edilmesine katkı sağlayabilir.
Karbon Organik moleküllerin çoğunun temel yapısında bulunan önemli elementlerden biridir.
Hücre Organik moleküller hücrenin yapısına katılır ve hücresel faaliyetlerde görev alır.

🔎 Organik ve İnorganik Molekülleri Karıştırmayalım

Önceki konuda su ve mineraller gibi inorganik maddeleri incelemiştik. Şimdi ise canlıların yapısında bulunan organik moleküllere geçiyoruz.

İnorganik Moleküllere Örnekler Organik Moleküllere Örnekler
Su Karbonhidratlar
Mineraller Yağlar
Asitler Proteinler
Bazlar Enzimler
Tuzlar Vitaminler
— Nükleik asitler
— ATP
Dikkat: Bir molekülün organik veya inorganik olması yalnızca “canlıda bulunup bulunmamasına” göre belirlenmez. Örneğin su canlıların yapısında çok fazla bulunmasına rağmen inorganik bir moleküldür.

💡 Organik Moleküller Neden Önemlidir?

Organik moleküller canlıların yalnızca enerji ihtiyacını karşılayan maddeler değildir. Farklı organik moleküllerin canlılarda farklı görevleri vardır.

  • Bazıları enerji elde edilmesinde kullanılabilir.
  • Bazıları hücre ve dokuların yapısına katılır.
  • Bazıları kimyasal tepkimelerin düzenlenmesinde görev alır.
  • Bazıları kalıtsal bilginin taşınmasını sağlar.
  • Bazıları hücrede enerjinin aktarılmasında görev yapar.
Önemli: “Organik molekül” denildiğinde yalnızca besin veya enerji düşünmek doğru değildir. DNA, RNA, enzimler ve ATP gibi çok farklı görevleri olan organik moleküller de vardır.

📌 Genel Değerlendirme

Canlıların yapısında çok farklı organik moleküller bulunur. Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, enzimler, vitaminler, nükleik asitler ve ATP bu bölümde karşılaşacağımız önemli organik molekül grupları arasındadır.

Bu moleküllerin görevleri birbirinden farklıdır. Bazıları enerji elde edilmesinde kullanılırken bazıları yapıya katılır, bazıları yaşamsal faaliyetlerin düzenlenmesine yardımcı olur, bazıları ise kalıtsal bilginin taşınmasında görev yapar.

Bu etkinlikte oluşturulan kelimeler ve cümleler bir ön bilgi çalışmasıdır. Konu ilerledikçe öğrencinin organik moleküllerin yapılarını, görevlerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini daha ayrıntılı öğrenmesi beklenir.

Öğrenci Plus

7. Etkinlik (Ders Kitabının 55.Sayfasında Bulunmaktadır.) Organik Moleküller – Açıklamalı Çözüm ve İnfografik Rehberi

Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.

Paketleri incele
Organik Moleküller

► Yapılarında Karbon ve Hidrojen elementleri birlikte bulunur.

► Bu elementlerin yanında Oksijen, Azot, Fosfor, Kükürt gibi elementler de bulunur.

► İnorganik bileşiklerin aksine canlı tarafından sentezlenebilirler.

► Canlılarda bulunan en temel organik bileşikler ve yapılarındaki elementler şöyledir.

Organik Bileşik Yapısındaki Elementler Görsel
Karbohidratlar C, H, O
Yağlar (Lipitler) C, H, O (Bazılarında N ve P)
Proteinler C, H, O, N (Bazılarında S ve P)
Vitaminler C, H, O, N, P......
Enzimler C, H, O, N, P......
Nükleik Asitler C, H, O, N, P......
Hormonlar C, H, O,......
ATP C, H, O, N, P

Organik Bileşik Çeşitleri

1. Karbohidratlar 

2. Lipitler (Yağlar)

3. Proteinler

4. Enzimler (Biyolojik Katalizörler)

5. Vitaminler

6. Hormonlar

7. Nükleik asitler (Yönetici Moleküller)

8. ATP Molekülü

► Doğal organik bileşikler canlı hücreler tarafından üretilir.

► Günümüzde vitamin, hormon, enzim gibi bazı organik bileşikler yapay olarak laboratuvar ortamında sentezlenebilmektedir.

► Organik bileşikler, ototrof (üreticiler) canlılar tarafından inorganik maddeler kullanılarak fotosentezle doğrudan üretilebilir.

Organik Bileşiklerin Görevleri

► Organik bileşikler canlılarda;

► Enerji hammaddesi

► Yapı maddesi

► Depo maddesi

► Düzenleyici ve yönetici molekül olarak görevler yapmaktadırlar.

► Enerji verici organikler sırasıyla; Karbohidrat, Yağ ve Proteindir.

► Yapıcı onarıcı organikler; Protein, Yağ, Karbohidrattır.

► Düzenleyici organikler; Protein, Yağ, Vitamin, Enzim ve Hormonlardır.

Not

Enzimlerin ve hormonların yapısına katılabilen moleküller düzenleyicidir.

► Karbohidratlar az enerji vermelerine rağmen birinci sırada enerji kaynağı olarak tercih edilir. Çünkü yıkımı kolaydır.

► Yağların en çok enerji vermelerine rağmen ikinci sırada tercih edilmelerinin nedeni yıkımlarının zor olması, yıkım için fazla oksijen kullanmalarıdır.

► Proteinler ise en önemli yapıcı, onarıcı, düzenleyici

Ücretsiz önizleme burada bitti

Konu anlatımının kalan %70’i kilitli

Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.

Konu anlatımının tamamını aç
BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

iyzico ile Güvenli Öde - Visa - Mastercard

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒