Konu Detayı Sayfası
İnsan vücudu hücre, doku, organ ve sistemlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir bütündür. Homeostazinin korunabilmesi için bu sistemlerin eş zamanlı, koordineli ve birbirini tamamlayacak biçimde çalışması gerekir.
Bu eş güdümün düzenlenmesinde özellikle sinir sistemi ve endokrin sistem önemli rol oynar. Ancak homeostatik yanıt yalnızca bu iki sistemle sınırlı değildir; dolaşım, solunum, boşaltım, kas sistemi ve deri gibi yapılar da oluşturulan yanıtın gerçekleşmesine katılır.
Vücuttaki sistemler birbirlerinden bağımsız değildir. Bir sistemde meydana gelen değişiklik, diğer sistemleri de etkileyebilir. Bu nedenle iç dengenin korunması çoğu zaman birden fazla sistemin birlikte çalışmasını gerektirir.
Örneğin soğuk bir ortamda vücut sıcaklığının korunabilmesi için;
Bu örnek, tek bir sistemin değil, birden fazla sistemin ortak bir amaç doğrultusunda çalıştığını gösterir.
Termoregülasyon, vücut sıcaklığının belirli bir aralıkta tutulmasıdır. Bu süreçte sinir sistemi, dolaşım sistemi, kas sistemi, endokrin sistem ve deri birlikte görev yapar.
Soğuk ortamda derideki termoreseptörler değişimi algılar ve hipotalamus uyarılır. Hipotalamusun etkisiyle hipofiz bezinden TSH salgısı artabilir. TSH, tiroid bezini uyararak tiroksin salgılanmasını destekler. Tiroksin metabolizmayı hızlandırarak ısı üretimini artırır.
Aynı zamanda;
Sıcak ortamda ter bezleri aktifleşir ve terleme artar. Deriye yakın damarların genişlemesiyle deri yüzeyine daha fazla kan gelir ve çevreye ısı kaybı artar.
Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde görev alan sistemlerin eş güdümünün bozulması hipotermi veya hipertermi gibi durumlara yol açabilir.
Kitapta hipotermi, vücut sıcaklığının 35 °C'nin altına düşmesi olarak açıklanır. Uzun süre soğukta kalma, ıslak kıyafetlerle bulunma veya soğuk suda uzun süre kalma bu duruma yol açabilir.
Hipotermide titreme, konsantrasyon bozukluğu, uyuşukluk, denge ve kas koordinasyonunda bozulma, kalp ve solunum hızında yavaşlama ve bilinç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. İleri durumlarda donma, doku hasarı, ritim bozukluğu ve solunum yetmezliği gelişebilir.
Hipertermi, vücut sıcaklığının normalin üzerine çıkması ve vücudun bu artışı yeterince düzenleyememesi durumudur. Yüksek ortam sıcaklığı, aşırı fiziksel aktivite ve fazla su kaybı bu duruma katkı sağlayabilir.
Terleme, baş ağrısı, hâlsizlik, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı kalp atışı, hızlı soluma, kas krampları ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görülebilir.
Kan basıncı, kalbin pompaladığı kanın atardamar duvarlarına uyguladığı basınçtır. Kitapta normal yetişkin bir birey için büyük tansiyonun ortalama 120 mmHg, küçük tansiyonun ise ortalama 80 mmHg olduğu belirtilir.
Kan basıncının düzenlenmesinde;
birlikte görev yapar.
Kan basıncındaki değişiklikler atardamarlarda bulunan reseptörler tarafından algılanır ve omurilik soğanı uyarılır. Omurilik soğanı otonom sinirler aracılığıyla kalp atış hızını ve damar çapını düzenler.
Aynı süreçte hipotalamus ve hipofiz ile ilişkili ADH ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan aldosteron, kan hacminin ve damar direncinin düzenlenmesine katkı sağlar. Böbreklerden sıvı atılımının değiştirilmesi de kan hacmi ve kan basıncının kontrolünde rol oynar.
Homeostatik bir olayın genel akışı şöyle özetlenebilir:
Değişiklik → Algılama → Merkezî değerlendirme → Sinirsel ve/veya hormonal düzenleme → Hedef organların yanıtı → Değişkenin uygun aralığa yaklaşması
Bu süreçte sistemler aynı görevi yapmaz; farklı görevleri ortak bir sonuca ulaşacak şekilde yerine getirir.
Homeostazi, tek bir organ veya sistemin çalışmasıyla sağlanmaz. Sinir, endokrin, dolaşım, solunum, boşaltım ve kas sistemleri ile deri gibi yapılar eş güdümlü çalışarak vücut sıcaklığı, kan basıncı ve diğer yaşamsal değişkenlerin uygun sınırlar içinde tutulmasına katkı sağlar.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒