Konu Detayı Sayfası
Yönerge: Görsellerde ve açıklamalarda verilen bitkisel hormonların etkilerinden yararlanarak aşağıdaki soruların cevaplarını inceleyiniz.
Cevap: Verilen örneklerde bitkisel hormonların, bitkinin büyüme ve gelişmesi ile çevre koşullarına hazırlanmasında farklı görevler üstlendiği görülmektedir.
Bu örneklerden, bitkisel hormonların bitkinin yaşamındaki pek çok olayı düzenleyen kimyasal maddeler olduğu sonucuna ulaşılabilir.
Cevap: Hormonlar, bitki hücreleri arasında kimyasal haberci görevi görür. Hücreler arasında iletilen hormonal sinyaller, belirli hücre ve dokularda değişikliklerin başlamasını veya düzenlenmesini sağlar.
Örneğin meyvenin olgunlaşması sırasında hücreler arasındaki hormonal iletişim sonucunda meyvenin rengi değişir, dokusu yumuşar ve tatlanır. Tohumun çimlenmesi sırasında ise hormonal sinyaller kök ve gövde hücrelerinin büyümesini etkileyerek bitkinin gelişmesini sağlar.
Benzer şekilde sonbaharda hormonların etkisiyle yapraklarda değişiklikler meydana gelir ve bitki yaklaşan kış koşullarına hazırlanır.
Bitkisel hormonlar, bitkinin farklı bölümlerindeki hücreler arasında iletişim kurulmasına yardımcı olur ve çeşitli yaşamsal olayların uygun zamanda gerçekleşmesini düzenler. Yaprak dökümü, meyve olgunlaşması, tohumun çimlenmesi ile kök ve gövde büyümesi bu düzenlemelere örnek olarak verilebilir.
Yönerge: Metin ve görsellerden yararlanarak çevresel koşulların bitkilerin büyümesi, verimliliği ve meyvelerin olgunlaşması üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.
Örnek cevap: Don, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi olumsuz çevre koşulları bitkilerin büyümesini yavaşlatabilir, yaprak ve sürgünlere zarar verebilir, çiçek ve meyve oluşumunu azaltabilir. Bunun sonucunda ürün miktarı ve kalitesi düşebilir.
Çiftçiler bu olumsuzlukların etkisini azaltmak için farklı yöntemlerden yararlanabilir:
Bu uygulamalar bitkinin çevresel stresten daha az etkilenmesine ve ürün kaybının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Örnek cevap: Meyvelerin olgunlaşma hızı, ürünlerin ne zaman hasat edileceğini, ne kadar süre depolanabileceğini ve pazara ne zaman ulaştırılacağını etkiler.
Meyveler çok hızlı olgunlaşırsa kısa sürede yumuşayabilir ve bozulabilir. Bu durumda ürünlerin hızlı bir şekilde hasat edilmesi, uygun koşullarda taşınması ve kısa sürede tüketiciye ulaştırılması gerekir. Aksi hâlde ürün kaybı artabilir.
Olgunlaşma daha yavaş gerçekleştiğinde ise ürünler daha uzun süre depolanabilir ve pazara gönderilme zamanı daha kolay planlanabilir. Böylece ürünlerin satış süresi uzatılabilir.
Bu nedenle tarımsal üretimde hasat zamanı, depolama sıcaklığı, taşıma koşulları ve pazarlama planı meyvenin olgunlaşma durumuna göre düzenlenir.
Bitkilerin büyüme, gelişme ve meyve olgunlaştırma süreçleri hem hormonal düzenlemelerden hem de sıcaklık, su ve diğer çevresel koşullardan etkilenir. Bu nedenle tarımsal üretimde çevre koşullarının takip edilmesi, uygun yetiştirme yöntemlerinin kullanılması ve hasat-depolama süreçlerinin doğru planlanması ürün miktarı ve kalitesinin korunması açısından önemlidir.
Amaç: Bitkisel hormonların bitkilerin büyüme, gelişme, çevresel koşullara tepki verme ve meyve olgunlaştırma süreçlerindeki etkilerini incelemek.
a) Çürük elma torbadan çıkarılmazsa diğer elmalara ne olur?
Çürümeye ve olgunlaşmaya başlayan elmanın çevreye yaydığı etilen, diğer elmaların da daha hızlı olgunlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle torbadaki diğer elmalar kısa sürede yumuşayabilir, olgunlaşabilir ve bozulmaları hızlanabilir.
b) Susuz ortamda kalmış bir bitkinin toprağına toksik madde karışırsa bitkide nasıl bir gelişim gözlemlenebilir?
Bitki zaten su eksikliği nedeniyle stres altındadır. Toprağa toksik maddelerin karışması köklerin su ve mineral almasını daha da olumsuz etkileyebilir. Bitkide büyümenin yavaşlaması, yapraklarda solma veya sararma ve fotosentezin azalması görülebilir.
Su kaybını azaltmaya yönelik tepkiler artabilir ve bitkinin gelişimi belirgin şekilde yavaşlayabilir.
c) Aşırı soğukta kalmış bir bitkinin toprağına toksik madde karışırsa bitkide nasıl bir gelişim gözlemlenebilir?
Aşırı soğuk, bitkinin metabolik faaliyetlerini ve büyümesini yavaşlatır. Buna toksik maddelerin olumsuz etkisi de eklendiğinde bitki daha fazla stres altında kalır.
Köklerin çalışması ve madde alımı bozulabilir, büyüme durabilir veya ciddi biçimde yavaşlayabilir. Uzun süre devam eden olumsuz koşullarda bitki dokularında zarar meydana gelebilir.
| Bitkisel Hormon | Başlıca Etkileri |
|---|---|
| Oksin | Hücrelerin uzamasını destekler. Gövdenin büyümesi ve ışığa yönelmesinde görev alır. Kök oluşumunu ve meyve gelişimini etkileyebilir. |
| Sitokinin | Hücre bölünmesini destekler. Sürgün gelişimini etkiler ve yaprakların yaşlanmasını geciktirebilir. |
| Giberellin | Gövde uzamasını ve büyümeyi destekler. Tohumların çimlenmesinde ve bazı meyvelerin gelişmesinde görev alır. |
| Absisik asit | Özellikle kuraklık gibi stres koşullarında bitkinin korunmasına yardımcı olur. Stomaların kapanmasını sağlayarak su kaybını azaltabilir ve tohum dormansisinin sürdürülmesinde görev alabilir. |
| Etilen | Meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırır. Yaprak ve meyve dökümü ile bitkinin yaşlanma süreçlerinde etkili olabilir. |
Bir kaynağın güvenilirliğini değerlendirirken aşağıdaki özelliklere dikkat edilebilir:
önemlidir.
Not: Kitaptaki “Kontrol Tablosu”, öğrencinin araştırma sırasında gerçekten kullandığı kaynaklara göre doldurulmalıdır. Her kaynak için aynı işaretlemeyi yapmak doğru değildir.
Örnek deney: Etilenin meyve olgunlaşmasına etkisi
Amaç: Olgun bir elmanın yaydığı etilenin olgunlaşmamış meyvelerin olgunlaşma hızına etkisini gözlemlemek.
Hipotez: Olgun bir elmayla birlikte bekletilen olgunlaşmamış meyveler, tek başına bekletilenlere göre daha hızlı olgunlaşır.
Malzemeler:
Deney grubu: Üç yeşil domates, olgun bir elmayla birlikte aynı torbaya konur.
Kontrol grubu: Diğer üç yeşil domates ayrı bir torbaya konur ve yanlarına olgun elma eklenmez.
Her iki grup aynı sıcaklık ve ışık koşullarında tutulur. Meyvelerin renk, sertlik ve olgunlaşma durumları her gün aynı saatte gözlemlenir.
Örnek gözlem tablosu:
| Gün | Kontrol Grubu | Deney Grubu |
|---|---|---|
| 1. gün | Gözlem sonucu yazılır. | Gözlem sonucu yazılır. |
| 2. gün | Renk ve sertlik kaydedilir. | Renk ve sertlik kaydedilir. |
| 3. gün | Olgunlaşma durumu kaydedilir. | Olgunlaşma durumu kaydedilir. |
| 4. gün | Olgunlaşma durumu kaydedilir. | Olgunlaşma durumu kaydedilir. |
Gerçek etkinlikte bu alanlara öğrencilerin kendi gözlem sonuçlarını yazmaları gerekir.
Beklenen sonuç: Olgun elmayla birlikte bekletilen domateslerin diğer gruptaki domateslerden daha hızlı olgunlaşması durumunda, olgun meyvelerden yayılan etilenin meyve olgunlaşmasını hızlandırdığı sonucuna ulaşılabilir.
Cevap: Bitkisel hormonların etkileri hormonun çeşidine, miktarına, etki ettiği dokuya ve bitkinin gelişim dönemine göre değişebilir. Aynı hormon farklı bitki bölümlerinde farklı sonuçlara yol açabilir.
Ayrıca bitkisel hormonlar çoğu zaman tek başlarına değil, diğer hormonlarla birlikte etkili olur. Bu nedenle büyüme, çimlenme, olgunlaşma, yaprak dökümü veya stres tepkisi gibi farklı olayların ortaya çıkmasını sağlayabilirler.
Cevap: Bitkisel hormonlar bitkinin büyüme, köklenme, çiçeklenme, meyve oluşumu, olgunlaşma ve yaprak dökümü gibi birçok gelişim olayını düzenlediği için tarımsal üretim açısından önemlidir.
Bu hormonların etkilerinin bilinmesi sayesinde üreticiler;
Avantajları:
Dezavantajları:
Örnek: Etilen veya etilen etkisi oluşturan uygulamalar meyvelerin olgunlaşmasını düzenlemek amacıyla kullanılabilir. Ancak uygun olmayan zamanda veya gereğinden fazla uygulama ürünün hızla yumuşamasına ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir.
Örnek Deney Raporu
Deneyin adı: Etilenin Meyve Olgunlaşmasına Etkisi
Amaç: Olgun bir meyveden yayılan etilenin başka meyvelerin olgunlaşma hızına etkisini gözlemlemek.
Hipotez: Olgun elmayla aynı ortamda tutulan yeşil domatesler daha hızlı olgunlaşır.
Bağımsız değişken: Ortamda olgun elmanın bulunması.
Bağımlı değişken: Domateslerin olgunlaşma hızı.
Kontrol edilen değişkenler: Sıcaklık, ışık, domateslerin başlangıçtaki olgunlukları, domates sayısı ve bekletme süresi.
Uygulama: Benzer özellikteki domatesler iki gruba ayrılır. Bir gruba olgun elma eklenirken diğer gruba eklenmez. Her iki grup aynı ortam koşullarında birkaç gün gözlemlenir.
Gözlem: Her gün meyvelerin renk, sertlik ve olgunluk durumları kaydedilir.
Sonuç: Deney grubundaki domateslerin daha hızlı olgunlaştığı gözlenirse, etilenin meyve olgunlaşmasını hızlandırdığı hipotezi desteklenmiş olur.
Bitkisel hormonlar bitkinin büyüme, gelişme, çimlenme, meyve olgunlaşması, yaprak dökümü ve çevresel streslere tepki verme gibi birçok olayın düzenlenmesinde görev alır. Tarımsal üretimde hormonların etkilerinden yararlanılabilir ancak doğru hormonun, uygun miktarda ve doğru zamanda kullanılması büyük önem taşır.
Bitkiler; sıcaklık, ışık, nem, basınç, yer çekimi, gün uzunluğu ve mevsimsel döngüler gibi çok sayıda çevresel uyarana maruz kalır. Bu uyaranlara uygun tepkiler verebilmek, büyüme ve gelişmeyi düzenli biçimde sürdürebilmek için bitki hücreleri arasında iletişim kurulması gerekir. Bu iletişimin temel araçlarından biri bitkisel hormonlardır.
Bitkisel hormonlar; aktif büyümenin görüldüğü kök ve gövde uçlarında, tomurcuklarda, tohumlarda, meyvelerde ve genç yapraklarda üretilebilir. Üretilen hormonların bir bölümü oluştukları dokuda etkili olurken bir bölümü iletim demetleriyle veya difüzyonla başka bölgelere taşınarak etkisini gösterir.
Bu hormonlar özellikle hücre bölünmesi, hücre uzaması ve hücrelerin farklılaşması gibi olayları etkileyerek bitkinin büyüme, gelişme ve çevresel uyaranlara verdiği tepkilerin düzenlenmesine katkı sağlar. 11. sınıf düzeyinde temel olarak oksin, sitokinin, giberellin, absisik asit (ABA) ve etilen hormonları ele alınır.
Oksin, bitkilerin büyüme ve gelişmesinde çok sayıda görevi bulunan bir hormon grubudur. Özellikle sürgün uçlarında, genç yapraklarda, gelişmekte olan meyve ve tohumlarda üretilir.
Oksin, hücre bölünmesini ve hücrelerin boyca uzamasını destekleyerek büyümeye katkı sağlar. Ayrıca yapraklanma, çiçek açma, çevresel uyaranlara yanıt oluşturma ve meyve oluşumu gibi süreçlerde etkilidir.
Çileğin yüzeyinde bulunan ve aken adı verilen yapılar oksin üretir. Bu oksin, meyvenin normal biçimde büyüyüp gelişmesine katkı sağlar. Akenlerin uzaklaştırılması meyve gelişimini olumsuz etkiler; uygun miktarda oksin uygulanması ise gelişimin yeniden desteklenmesini sağlayabilir.
Oksin, bitkinin ışığa yönelmesinde de görevlidir. Işık tek yönden geldiğinde gövdenin daha az ışık alan tarafındaki hücrelerde uzama artar. İki taraf arasındaki bu farklı büyüme, gövdenin ışığa doğru yönelmesine katkı sağlar.
Oksin aynı zamanda yan kök oluşumunu teşvik eder ve kökün yer çekimi etkisiyle toprağın içine doğru yönelmesinin düzenlenmesinde görev alır.
Oksin, gövdedeki yan tomurcukların gelişimini baskılayarak bitkinin boyuna uzamasına katkı sağlayabilir. Oksin eksikliğinde yaprak ve meyve dökülmesi görülebilir; fazla miktarda oksin ise büyümeyi yavaşlatabilir.
Tarım ve bitki üretiminde oksinden yaprak ve gövde çeliklerinin köklendirilmesinde ve doku kültürü uygulamalarında yararlanılır. Sentetik oksinler ise çekirdeksiz meyve üretimi ve yabancı otlarla mücadele gibi uygulamalarda kullanılabilir.
Sitokinin, bitkide büyümeyi farklı yönlerden etkileyen önemli bir hormon grubudur. Hücre bölünmesini, özellikle de sitokinezi teşvik etmesi bu hormon grubunun temel özelliklerinden biridir.
Sitokinin; köklerde, tohumdaki embriyoda, büyümekte olan yaprak ve meyveler gibi aktif gelişim gösteren dokularda üretilebilir.
Sitokininin başlıca etkileri şunlardır:
Bu özellikleri nedeniyle sitokininden kesilmiş çiçeklerin raf ömrünün uzatılmasında; tarımda ise meyve tutumunu artırma, meyvelerin irileşmesini destekleme ve ürün kalitesini yükseltme amacıyla yararlanılabilir.
Giberellin, özellikle bitki boyunun uzaması ve tohum çimlenmesiyle ilişkili önemli bir hormon grubudur. Tohumlarda, tomurcuklarda, genç yapraklarda ve köklerde üretilebilir.
Giberellinin temel etkileri;
Giberellin yetersizliğinde bitkiler normal boylarına ulaşamayarak cüce kalabilir. Giberellin ayrıca tohumun uyku durumunu (dormansi) ortadan kaldırarak çimlenmenin başlamasını destekler.
Tarımsal üretimde giberellinden bazı meyvelerin büyüklüğünü artırmak ve çekirdeksiz meyve oluşumunu desteklemek amacıyla yararlanılır. Çekirdeksiz üzüm yetiştiriciliğinde salkımdaki tanelerin seyreltilmesi ve tane büyüklüğünün artırılması buna örnektir.
Absisik asit (ABA), özellikle stres altındaki bitkilerde miktarı artabilen bir hormondur. Yaprak, kök, gövde ve yeşil meyveler dâhil olmak üzere plastit içeren hücrelerin çoğunda üretilebilir.
Su yetersizliği oluştuğunda bitkide absisik asit miktarı belirgin biçimde artabilir. ABA, yaprak yüzeyindeki stomaların kapanmasına katkı sağlayarak terleme yoluyla gerçekleşen su kaybının azaltılmasında önemli rol oynar.
Bu ilişki genel olarak şöyle özetlenebilir:
Su stresi → ABA miktarının artması → stomaların kapanması → su kaybının azalması
Absisik asit genel olarak büyümeyi baskılayan bir etki gösterir. Uygun olmayan çevre koşullarında tomurcukların uyanmasını engelleyebilir ve tohumların uyku durumunu sürdürmesine katkı sağlayarak çimlenmeyi geciktirebilir.
Bu özellik, tohumun elverişsiz bir dönemde çimlenmesini önleyerek daha uygun koşullar oluşuncaya kadar beklemesine yardımcı olur.
Etilen, gaz hâlinde bulunan ve bitkinin tüm organlarında sentezlenebilen bir hormondur. Üretimi özellikle yaşlı dokularda ve olgunlaşmakta olan meyvelerde yüksektir.
Etilen, meyvelerin olgunlaşmasını ve tatlanmasını sağlayan başlıca düzenleyicilerden biridir. Olgunlaşma sırasında hücre çeperinin bazı bileşenlerinin enzimlerle parçalanması meyvenin yumuşamasına, nişastanın hidrolizi ise tatlanmasına katkı sağlar.
Etilen gaz hâlinde olduğundan bulunduğu ortama difüzyonla yayılabilir. Bu nedenle olgunlaşmakta olan bir meyvenin oluşturduğu etilen, yakınındaki diğer meyvelerin olgunlaşmasını da hızlandırabilir.
Olgunlaşmamış yeşil meyveler depolarda kontrollü etilen uygulamasıyla olgunlaştırılabilir. Buna karşılık etilen üretimini engelleyen maddeler kullanılarak olgunlaşma ve çürüme geciktirilebilir.
Olgunlaşma tamamlandıktan sonra etilen üretiminin sürmesi, hücrelerin yaşlanmasına ve ardından mikroorganizmaların etkisiyle meyvede çürümenin başlamasına katkı sağlayabilir.
Kuraklık, yaralanma, enfeksiyon, donma ve su baskını gibi stres koşulları etilen salgısını artırabilir. Bu koşullarda bitkinin büyüme ve metabolizma hızı yavaşlayabilir. Etilen ayrıca yaprak dökülmesini de tetikleyebilir.
Bitkilerde doğal olarak üretilen ya da sentetik yollarla elde edilen ve büyüme-gelişme süreçlerini düzenlemek amacıyla kullanılan maddeler bitki gelişim düzenleyicileri (BGD) olarak adlandırılır.
Bu maddeler tarımda;
amacıyla değerlendirilebilir.
Ancak bitki gelişim düzenleyicilerinin aşırı dozda veya yanlış biçimde kullanılması insan sağlığı ve ekosistem üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabileceğinden bu uygulamaların kontrollü yapılması gerekir.
| Hormon | Öne Çıkan Etkileri |
|---|---|
| Oksin | Hücre bölünmesi ve uzaması, büyüme, yönelme, yan kök oluşumu, çiçek açma ve meyve oluşumu |
| Sitokinin | Hücre bölünmesi, yan tomurcuk ve dal gelişimi, çimlenme, klorofil-kloroplast oluşumu ve yaşlanmanın geciktirilmesi |
| Giberellin | Gövde uzaması, hücre bölünmesi, dormansinin sona ermesi, çimlenme, tomurcuklanma, çiçeklenme ve meyve gelişimi |
| Absisik asit (ABA) | Su stresinde stomaların kapanması, büyümenin baskılanması, tomurcuk ve tohum dormansisinin sürdürülmesi |
| Etilen | Meyve olgunlaşması ve tatlanma, yaşlanma, yaprak dökülmesi ve bazı stres tepkileri |
Bitkisel hormonlar, bitkinin farklı bölümleri arasındaki kimyasal iletişimin ve büyüme-gelişme süreçlerinin düzenlenmesinde temel rol oynar. Aynı olayda birden fazla hormon etkili olabilir ve hormonların etkileri birbirini destekleyebilir ya da karşıt yönde olabilir.
Oksin büyüme ve yönelmede, sitokinin hücre bölünmesi ile yaşlanmanın geciktirilmesinde, giberellin gövde uzaması ve çimlenmede, absisik asit su stresi ve dormanside, etilen ise meyve olgunlaşması, yaşlanma ve yaprak dökülmesinde öne çıkar.
Bu hormonların etkilerinin anlaşılması, bitkilerin çevresel değişimlere nasıl tepki verdiğini açıklamanın yanı sıra tarımsal üretim, ürün kalitesi, hasat sonrası depolama ve bitki yetiştiriciliği uygulamalarını anlamaya da yardımcı olur.
Hormon Kontrol Tablosu:
| Görevler | Oksin | Sitokinin | Giberellin | Etilen | Absisik Asit |
|---|---|---|---|---|---|
| Hücre bölünmesi | X | X | X | ||
| Hücre uzaması | X | ||||
| Çimlenme | X | X | |||
| Gövdede uzama | X | X | |||
| Yaşlanma | X | ||||
| Çiçek, yaprak ve meyve oluşumu | X | ||||
| Çiçek açma | X | X | |||
| Meyve olgunlaşması | X | ||||
| Yan dal oluşumu | X | ||||
| Tomurcuklarda kış uykusu | X | ||||
| Yaprak dökümü | X | ||||
| Işığa yönelme | X | ||||
| İri ve çekirdeksiz meyve oluşumu | X | ||||
| Yaşlanmanın gecikmesi | X |
Cevap: Muzlar olgunlaşma sürecinde etilen üretir. Etilen gaz hâlinde olduğundan çevreye yayılır. Kese kâğıdı içinde etilenin ortamdan uzaklaşması açık ortama göre daha sınırlı olduğundan gazın muzların çevresinde birikmesi kolaylaşır. Böylece etilenin olgunlaşmayı hızlandırıcı etkisi artar ve muzlar daha kısa sürede olgunlaşır.
Cevap: Giberellin ile absisik asit özellikle büyüme ve tohum çimlenmesi bakımından zıt etkiler gösterebilir.
Giberellin, tohumun uyku durumunu ortadan kaldırarak çimlenmeyi başlatır; hücre bölünmesini ve gövde uzamasını destekler.
Absisik asit ise uygun olmayan koşullarda büyümeyi baskılar, tomurcukların uyanmasını önleyebilir ve tohumun uyku durumunu sürdürerek çimlenmeyi engelleyebilir.
Bu nedenle giberellin aktif büyüme ve çimlenmeyi desteklerken absisik asit özellikle elverişsiz koşullarda dormansinin korunmasına katkı sağlar.
Oksin, sitokinin, giberellin, absisik asit ve etilen bitkinin büyüme, gelişme, çimlenme, yönelme, meyve olgunlaşması, yaşlanma ve çevresel streslere verdiği tepkilerin düzenlenmesinde farklı görevler üstlenir. Aynı süreçte birden fazla hormon görev alabilir; bazı hormonlar ise belirli olaylarda birbirine zıt etkiler gösterebilir.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒