Araştırmaya katılan kişilere yaklaşık 4.500 sterlin ödeme yapılması, onların araştırmaya tamamen özgür iradeleriyle katılıp katılmadıkları konusunda tartışma oluşturabilir.
Özellikle maddi ihtiyacı olan bir kişi için yüksek miktardaki ödeme, araştırmanın taşıdığı sağlık risklerini olduğundan daha önemsiz görmesine veya normalde kabul etmeyeceği bir riski kabul etmesine neden olabilir.
Sağlıklı bireylere bilerek canlı virüs verilmesi de önemli bir etik sorundur. Metinde belirtildiği gibi araştırmanın yapıldığı dönemde COVID-19'un genç bireylerde oluşturabileceği uzun vadeli etkiler tam olarak bilinmiyordu. Bu nedenle gönüllüler, sonucu kesin olarak öngörülemeyen bir sağlık riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır.
Bununla birlikte ödeme yapılması tek başına etik dışı değildir. Gönüllülerin ayırdığı zamanın, hastanede kalma süresinin ve yaşadığı güçlüklerin karşılanması amacıyla ödeme yapılabilir. Etik açıdan önemli olan, ödemenin kişinin sağlık risklerini göz ardı edecek kadar etkileyici bir baskıya dönüşmemesidir.
Pandemi sırasında bir aşının veya tedavinin daha hızlı geliştirilmesi milyonlarca insanın yaşamını koruyabilir. Bu nedenle bilimsel çalışmaların gereksiz bürokratik gecikmeler yaşamadan hızlı yürütülmesi toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyabilir.
Ancak araştırmanın hızlı yapılması ile katılımcı güvenliğinin göz ardı edilmesi aynı şey değildir. İnsanların bilgilendirilmeden araştırmaya alınması, ciddi risklerin saklanması veya güvenlik kontrollerinin yapılmaması, acil durum gerekçesiyle kabul edilebilir hâle gelmez.
Bu nedenle etik açıdan asıl amaç, bireysel haklarla toplumsal yarar arasında dengeli bir yol bulmaktır.
| Araştırmayı Savunan Görüş | Araştırmayı Eleştiren Görüş |
|---|---|
| Aşı ve tedavi çalışmalarının hızlanmasına yardımcı olabilir. | Sağlıklı insanlara bilerek hastalık etkeni verilmesi ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. |
| Virüsün insan vücudundaki ilk etkilerinin daha ayrıntılı incelenmesini sağlayabilir. | Virüsün uzun vadeli etkileri tam bilinmediği için gönüllünün karşılaşacağı risk kesin olarak öngörülemeyebilir. |
| Elde edilen bilgiler çok sayıda insanın korunmasına katkı sağlayabilir. | Toplumsal yarar amacıyla bireyin sağlığı gereğinden fazla riske atılmamalıdır. |
| Sıkı sağlık kontrolleri ve yüksek güvenlik önlemleriyle risk azaltılabilir. | Yüksek ödeme, bazı gönüllülerin riskleri yeterince önemsemeden araştırmaya katılmasına yol açabilir. |
Bilimin amacı insanlığa yararlı bilgiler üretmektir ancak bilimsel bir araştırmanın yararlı sonuçlar verecek olması, araştırmada her yöntemin kullanılabileceği anlamına gelmez.
İnsanların katıldığı araştırmalarda kişinin sağlığı, güvenliği ve kendi kararını özgürce verebilmesi korunmalıdır. Gönüllüler araştırmanın sağlayacağı yararlar kadar karşılaşabilecekleri riskler konusunda da açıkça bilgilendirilmelidir.
COVID-19 Human Challenge örneği, bilim etiğinde bireysel haklarla toplumsal yararın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bir araştırma toplum için çok değerli bilgiler üretebilir ancak bu durum katılımcıların temel haklarının göz ardı edilmesini haklı çıkarmaz.
Bu nedenle bilimsel araştırmalarda “Ne kadar hızlı sonuç elde ederiz?” sorusu kadar “Bu sonuca insan haklarına ve etik ilkelere uygun şekilde nasıl ulaşırız?” sorusu da önemlidir.
Belirli bir çalışma faaliyetinde bulunan insanların;
♦ Ahlaki ilkelerini,
♦ Davranış biçimlerini,
♦ Görev ve sorumluluklarını belirleyen kurallar bütününe Etik denir.
Bilim Etiği ise bilim insanlarının ve araştırmacıların bilimsel süreç basamaklarında; davranışlarını, araştırma yöntemlerini ve sonuçlarını etik kurallara uygun olarak yönlendiren bir kavramdır.
Bilim insanlarının uyması gereken temel kurallar:
Dürüst olmalıdır: Deney sonuçlarını değiştirmemeli, uydurmamalı, gizlememelidir.
Tarafsız olmalıdır: Kendi düşüncesine uysun diye sonuçları zorlamamalı, kanıt ne diyorsa onu kabul etmelidir.
Kanıta dayanmalıdır: Tahminlere, duyumlara değil; gözlem ve deneylere dayanarak konuşmalıdır.
Tekrarlanabilir deney yapmalıdır: Yaptığı deneyler, başka bilim insanları tarafından tekrarlandığında benzer sonuç vermelidir.
Kaynak göstermelidir: Başka bilim insanlarının çalışmalarını kullanıyorsa, onların isimlerini ve eserlerini belirtmelidir (emeğe saygı).
Etik kurallara uymalıdır: İnsanlara, hayvanlara ve çevreye zarar vermeden
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleKonu İle İlgili Çalışma Soruları
Aşağıdaki örneklerden hangisi biyoetik kavramı açısından bilim insanlarının mesafeli durduğu konulardan birisi olarak düşünülebilir?
Doğru Cevap: E
Biyoetik; biyoloji, tıp ve genetik alanlarındaki bilimsel gelişmelerin ahlaki, yasal, felsefi ve toplumsal boyutlarını inceleyen disiplindir. Biyoteknolojik çalışmalar insan sağlığına, çevreye veya tarıma fayda sağladığı sürece genellikle kabul görürken; insan onurunu, bireysel kimliği, genetik çeşitliliği zedeleyen ya da öngörülemez biyolojik/sosyal riskler taşıyan uygulamalar biyoetik açıdan katı kurallarla sınırlandırılmış ve uluslararası sözleşmelerle yasaklanmıştır.
Bu soru biyoteknolojinin uygulama alanları ile biyoetik sınırları arasındaki ilişkiyi ölçen bir kavrama ve değer analizi sorusudur. Çözüm yapılırken toplum yararına kullanılan standart biyoteknolojik yöntemler ile etik/insani açıdan küresel düzeyde büyük tepki çeken ve mesafeli durulan uygulamalar birbirinden ayırt edilmelidir.
Soruda numaralandırılmış öncüller bulunmamaktadır; doğrudan seçeneklerde verilen biyolojik uygulamaların insan hakları, biyoetik ilkeler ve bilim dünyasının ortak uzlaşısı açısından kabul edilebilirliği incelenmelidir.
A) Rekombinant DNA teknolojisi ile bakterilere insülin veya büyüme hormonu ürettirilmesi, milyonlarca hastanın tedavisini sağlayan ve biyoetik açıdan desteklenen bir uygulamadır.
B) Biyoremediyasyon adı verilen bu yöntemle petrol veya ağır metal atıklarının mikroorganizmalarla temizlenmesi, çevre kirliliğini önlemeye yönelik faydalı bir çalışmadır.
C) Adli tıpta DNA parmak izi analizi ile faillerin belirlenmesi, adaletin sağlanması adına evrensel olarak kabul gören güvenli bir yöntemdir.
D) Islah ve biyoteknolojik yöntemlerle hayvanlarda et ve süt veriminin artırılması, tarım ve hayvancılıkta uzun yıllardır uygulanan verim artırıcı bir yöntemdir.
E) İnsan kopyalama (reprodüktif klonlama) çalışmaları; insan onuru, kimlik bunalımı, genetik anomaliler, sağlık riskleri ve hukuki belirsizlikler nedeniyle küresel ölçekte bilim dünyasının mesafeli durduğu, yasalar ve biyoetik bildirgelerle kesin şekilde yasaklanan bir konudur.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı. İnsan klonlama çalışmaları; bireyin özgünlüğü, insan onuru ve beraberinde getirdiği ağır psikolojik, biyolojik ve ahlaki sorunlar sebebiyle bilim insanlarının en çok mesafeli durduğu ve evrensel olarak yasaklanan biyoetik konusudur.
Aşağıda verilen biyoloji biliminin dönüm noktası olarak değerlendirilebilecek örneklerden hangisinin diğerlerinden farklı bir alana hizmet ettiği ve bazı biyoetik sorunlara yol açabileceği söylenebilir?
Doğru Cevap: B
Biyoteknolojik ve genetik çalışmalar temel olarak iki ana alana ayrılır: tıp/sağlık (kırmızı biyoteknoloji) ile tarım/gıda (yeşil biyoteknoloji). Sağlık alanındaki uygulamalar (aşılar, hormon üretimi, gen terapisi, antibiyotikler) doğrudan hastalıkların önlenmesi ve tedavisine hizmet eder. Tarım ve gıda alanındaki Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) uygulamaları ise ekosistem dengesinin bozulması, yabani gen havuzunun kirlenmesi, biyoçeşitliliğin azalması, alerjenik riskler ve gıda tekelleri gibi hem ekolojik hem de geniş kapsamlı biyoetik ve sosyoekonomik tartışmaları beraberinde getirir.
Bu soru biyoteknolojinin uygulama alanlarını (sağlık ve tıp vs. tarım ve gıda) sınıflandırmayı ve bu alanların doğurduğu biyoetik tartışmaları karşılaştırmayı amaçlayan bir sınıflandırma ve etki analizi sorusudur. Çözüm yapılırken seçeneklerdeki çalışmaların hizmet ettiği temel sektör (tıp/sağlık vs. tarım/gıda) ile çevresel/etik etki alanı kıyaslanmalıdır.
Soruda numaralandırılmış öncüller bulunmamaktadır; doğrudan seçeneklerde verilen uygulamaların hizmet ettikleri sektörler ve oluşturdukları biyoetik risk profilleri incelenmelidir:
A, C, D ve E seçenekleri: mRNA aşıları, rekombinant insülin, gen terapisi ve antibiyotikler doğrudan tıp ve sağlık (insan sağlığı / farmakoloji) alanına hizmet eder.
B seçeneği: GDO'lu besinlerin üretimi ise doğrudan tarım ve gıda sektörüne hizmet eder; ayrıca ekosistem, doğal türlerin korunması, alerji riskleri ve gıda egemenliği açısından en yoğun biyoetik tartışmaların yaşandığı alandır.
A) mRNA aşılarının geliştirilmesi doğrudan tıp ve koruyucu sağlık hizmetleri alanına aittir.
B) GDO'lu ürünler tarım ve gıda sektörüne hizmet etmesiyle diğer seçeneklerden (tıp/sağlık) ayrılır; aynı zamanda biyoçeşitliliğin tehdit edilmesi ve insan sağlığına uzun vadeli etkileri nedeniyle ciddi biyoetik sorunlar barındırır, doğru yanıttır.
C) Rekombinant DNA ile insülin eldesi doğrudan diyabet hastalarının tedavisine yönelik tıp/eczacılık alanına aittir.
D) Gen terapisi genetik hastalıkların tedavisine yönelik klinik tıp alanına hizmet eder.
E) Antibiyotik üretimi enfeksiyon hastalıklarının tedavisi amacıyla geliştirilen tıp/sağlık uygulamasıdır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı. A, C, D ve E seçenekleri doğrudan tıp ve insan sağlığına (tedavi ve korunma) hizmet ederken; GDO'lu besinler tarım ve gıda alanına hizmet eder, ekolojik ve biyoetik açıdan en tartışmalı uygulamaların başında gelir.
1953’te DNA’nın moleküler yapısının keşfi James Watson ve Francis Crick’e 1962’de Nobel Ödülü getirmiştir. Watson ve Crick ikilisi, biyofizikçi Rosalind Franklin’in çalışmalarından yararlanmışlardır. Franklin’in X ışınlarını kullanarak elde ettiği fotoğraflar, DNA’nın sarmal yapısına dair ilk ipuçlarını içeriyordu. Franklin’in bu fotoğrafı Watson ve Crick’in DNA’yı kavrama biçimini değiştirdi. Watson’un bir konuşmasında Rosalind’in süreçteki rolünü ağızından kaçırana kadar ikili onun bu konuda kendilerinin yolunu açtığından hiç bahsetmedi. Rosalind Franklin, 1958’de 38 yaşındayken kanserden öldüğü ve ödül hayatta olmayan kişilere verilemediği için Nobel Ödülü’nü paylaşamamıştır.
Bilimsel bir çalışma faaliyetinde bulunan insanların ahlaki ilkelerini, davranış biçimlerini, görevlerini ve sorumluluklarını belirleyen uyulması gereken kurallara verilen genel kavram ne olarak adlandırılır? Metinde geçen bilimsel araştırmada bu kavram ne şekilde ihlal edilmiştir.
Bilimsel araştırmaların güvenilir, dürüst ve tarafsız yürütülebilmesi; araştırmacıların uymak zorunda olduğu ahlaki kurallar ve mesleki sorumluluklar bütünüyle sağlanır. Başka bir araştırmacının emeğini, verisini ya da buluşunu izinsiz ve kaynak göstermeden kullanmak, bilim dünyasında en ağır mesleki kural ihlallerinden biri olarak kabul edilir.
Genel Kavram: Bilimsel çalışmalarda ahlaki ilkeleri, dürüstlük ve sorumluluk kurallarını belirleyen genel kavram bilim etiği (veya etik) olarak adlandırılır.
Kavramın İhlal Edilme Şekli: James Watson ve Francis Crick'in, Rosalind Franklin'in binbir emekle elde ettiği X-ışını kırınımı verilerini ve fotoğrafını (Fotoğraf 51) onun izni, haberi ve onayı olmadan kullanmaları; çalışmalarında Franklin'in katkısını belirtmeyip kaynak göstermemeleridir. Bu davranış bilim etiğinde intihal (akademik aşırma) ve emeğe saygısızlık olarak tanımlanan açık bir etik ihlalidir.
Biyoloji dersinde öğrenciler beşer kişilik 3 gruba ayrılmıştır. Gruplara aşağıdaki görevler verilmiştir.
1.Grup: Bulundukları çevrede gözlemledikleri yeşil yapraklı bitkileri inceleyerek seçtikleri örneklerin benzer ve farklı yönlerini karşılaştıracak, hazırladıkları raporu sınıfta sunacaklardır.
2.Grup: Bulundukları çevrede gözlemledikleri çiçekli bitkilerin çiçek yapılarını inceleyerek seçtikleri örneklerin benzer ve farklı yönlerini karşılaştıracak, hazırladıkları raporu sınıfta sunacaklardır.
3.Grup: Bulundukları çevrede gözlemledikleri toprak üstünde yaşayan hayvanları inceleyerek seçtikleri örneklerin benzer ve farklı yönlerini karşılaştıracak, hazırladıkları raporu sınıfta sunacaklardır.
Grupların yaptığı çalışmalar aşağıda verilmiştir:
1.Grup: Gruptaki üç kişi yakınlarındaki arazilerde buldukları bitki örneklerini incelemiş, örneklerin fotoğraflarını çekmiş ve proje raporlarını hazırlamıştır. Grup olarak öğretmene verilen rapor, sınıfta diğer öğrencilere sunulmuştur.
2.Grup: Gruptaki öğrenciler bölgede yetişen çiçekli bitkileri internet kaynaklarından araştırarak raporlarını hazırlamış ve sınıfta sunmuştur.
3.Grup: Gruptaki öğrenciler çevrelerinde yaşayan hayvanları inceleyerek fotoğraflarını çekmiştir. Bu süreçte inceledikleri kuşların yuvalarına ve yavrularına yanlışlıkla zarar vermişlerdir. Öğrenciler inceleme sonuçlarını rapor hâline getirerek sınıfta sunmuştur.
Buna göre grupların bilimsel araştırma süreçlerindeki etik dışı davranışlarını belirleyerek her birini kısaca açıklayınız.
Bilimsel araştırma süreçlerinde yalnızca doğru bilgiye ulaşmak değil; araştırma basamaklarının etik kurallara uygun yürütülmesi de zorunludur. Bilimsel etik; araştırma yöntemine sadık kalmayı, verileri dürüstçe toplamayı (bilimsel dürüstlük), grup içi iş bölümüne adil şekilde uymayı ve en önemlisi saha çalışmalarında incelenen canlılara veya doğal yaşam alanlarına zarar vermemeyi (biyoetik / canlıya ve doğaya saygı) temel ilke olarak kabul eder.
Grupların çalışmalarında sergilenen etik dışı davranışlar ve açıklamaları şunlardır:
1. Grup (Grup İçi İş Bölümü İhlali): Beş kişilik grupta yalnızca üç öğrencinin çalışmaya katılması, diğer iki öğrencinin katkı sunmadan rapora dâhil edilmesi adaletsiz katkı ve akademik iş birliği etiğine aykırıdır (grup saha çalışması açısından etik kurallara uymuştur).
2. Grup (Yönteme Uymama ve Bilimsel Dürüstlük İhlali): Çevrede bizzat gözlem ve veri toplama görevi verilmesine rağmen araziye çıkmayıp bilgileri internetten derlemek, araştırma metodolojisini izinsiz değiştirmek ve sanki kendileri gözlemlemiş gibi sunmak bilimsel dürüstlük ilkesine aykırıdır.
3. Grup (Canlıya ve Doğaya Zarar Vermeme İlkesinin İhlali): Veri ve fotoğraf toplama sürecinde kuş yuvalarına ve yavrulara zarar vermek, bilimsel araştırmaların en temel kuralı olan "canlılara ve doğal yaşam alanlarına zarar vermeme (biyoetik)" ilkesini çiğnemektir.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒