Bu konu başlığında toplam 118 soru bulunuyor. Şu anda önizleme kapsamında 4 soru gösteriliyor; tüm sorulara erişim aktif abonelikle açılır.
Hücrelerde DNA molekülü protein sentezinde aminoasitlerle doğrudan temas etmez. DNA’daki genetik bilgi Santral Dogma olayı ile proteine dönüştürülür. Santral dogma olayını şematize ederek bu esnada gerçekleşen olayları açıklayarak yazınız.
Santral dogma, hücrede genetik bilginin DNA'dan proteine doğru tek yönlü akışını özetleyen temel biyolojik kuraldır. DNA çekirdekte güvenle saklanırken, amino asitlerle doğrudan temas etmeden bir elçi molekül (mRNA) aracılığıyla ribozoma talimat gönderir. Bu süreçte replikasyon ile DNA kopyalanır, transkripsiyon ile mRNA üretilir ve translasyon ile protein sentezlenir. Cevabı yazarken bilginin akış yönünü ve bu basamaklarda gerçekleşen temel olayları net bir sırayla belirtmeye dikkat etmelisin.
Santral dogma şeması: DNA (Replikasyon) ➔ DNA ➔ (Transkripsiyon) ➔ mRNA ➔ (Translasyon) ➔ Protein şeklindedir.
1. Replikasyon: Hücre bölünmesi öncesinde DNA'nın kendini hatasız bir şekilde kopyalaması olayıdır.
2. Transkripsiyon (Yazılma): DNA'nın ilgili gen bölgesindeki bilginin RNA polimeraz enzimi yardımıyla mRNA molekülüne aktarılmasıdır; ökaryotlarda bu mRNA işlenip olgunlaşarak sitoplazmaya geçer.
3. Translasyon (Okunma): mRNA'daki genetik kodun ribozomda okunarak, tRNA'ların taşıdığı uygun amino asitlerin peptit bağlarıyla birbirine bağlanıp polipeptit (protein) zincirinin üretilmesidir.
Böylece DNA doğrudan temas etmeden, aracı RNA molekülleri sayesinde genetik bilgi işlevsel proteine dönüştürülmüş olur.
Bazı amino asitler farklı kodonlar tarafından şifrelenmektedir. Verilen tablo dört farklı amino asidi şifreleyen kodonları göstermektedir.
|
Amino asitler |
İlgili kodonlar |
|
X amino asidi |
AAA, GUG, CAC, AGG |
|
Y amino asidi |
CGG |
|
Z amino asidi |
GAG, GAC |
|
T amino asidi |
UAU, UCC, UGC |
Buna göre amino asit dizilimi Y-X-Z-Z-Y-Y-X-T-T olan bir protein için en fazla kaç çeşit kodonun görev alacağını açıklayarak yazınız. (Başlangıç ve Stop kodonları dikkate alınmayacaktır).
Bu soruda, genetik kodun önemli bir özelliğini, yani bir amino asidin birden fazla farklı kodon tarafından şifrelenebilmesini (dejenere veya yozlaşmış genetik kod) anlamanız gerekiyor. Farklı amino asitlerin ve onları şifreleyen kodonların sayıları verilmiş. Bizden istenen, belirli bir protein diziliminde en fazla kaç farklı kodon çeşidinin kullanılabileceğini bulmak.
Verilen protein diziliminde her bir amino asidin kaç farklı kodonla şifrelenebildiğine ve dizilimdeki tekrar sayısına bakarak en fazla çeşitliliği elde ederiz. Y amino asidi 3 kez geçse de sadece 1 kodonu (CGG) vardır, bu yüzden 1 çeşit kullanılır. X amino asidi 2 kez geçer ve 4 farklı kodonu olduğu için en fazla 2 farklı kodon seçilebilir. Z amino asidi 2 kez geçer ve 2 farklı kodonu olduğu için her ikisi de kullanılabilir, yani 2 çeşit. T amino asidi 2 kez geçer ve 3 farklı kodonu olduğu için en fazla 2 farklı kodon seçilebilir. Buna göre, toplamda en fazla 1 + 2 + 2 + 2 = 7 çeşit kodon görev alabilir.
Bir protein sentezinde 60 molekül aminoasit kullanılmıştır (Stop kodon dahil). Buna göre; bu protein sentezi ile ilgili açığa çıkan ürünlerin neler olduğunu yazarak açıklayınız.
Bu soru, protein sentezi sırasında gerçekleşen olayları ve bu süreçte neler ortaya çıktığını anlamamızı istiyor. Protein sentezi, canlılar için hayati bir süreçtir ve bu süreçte birçok molekül işin içine girer ve sonunda farklı ürünler oluşur. Aminoasit sayısından yola çıkarak, bu ürünleri ve ilgili molekül sayılarını tahmin etmeliyiz.
60 molekül aminoasit kullanılan bir protein sentezinde açığa çıkan ürünler şunlardır:
Polipeptit Zinciri: 60 aminoasitlik bir polipeptit zinciri sentezlenir.
tRNA Molekülleri: Kullanılan tRNA'lar ribozomdan ayrılarak tekrar kullanılabilir.
Su Molekülleri (Dehidrasyon): 59 peptit bağı kurulduğu için 59 molekül su açığa çıkar.
ADP + Pi: Enerji harcandığı için ATP'den ADP ve inorganik fosfat (Pi) açığa çıkar.
Serbest mRNA: Sentez bitince mRNA ribozomdan ayrılarak tekrar kullanılabilir.
"1960 yılında kemik iliğinden alınan kök hücreler lösemi tedavisinde kullanılmıştır. İlerleyen yıllarda farklı kök hücrelerin de tedavide kullanılabileceği anlaşılmıştır. 1980 yılında, yenidoğan bebeklerin kordon kanında da kök hücrelerin bol miktarda bulunduğu ve bunların tedavide kullanılabileceği fikri ileri sürülmüştür. 1998 yılında ABD’li bilim insanı James Thomson (Jeymis Tamsın) ve ekibi, ilk defa “insan embriyonik kök hücreleri”ni laboratuvarda embriyodan ayrıştırmış ve çoğaltmıştır."
Buna göre; henüz bilinen kaç tip kök hücre bulunmaktadır? Yazarak bu kök hücreleri açıklayınız.
Bu soru, kök hücrelerin çeşitleri ve temel özelliklerini anlamanı istiyor. Kök hücreler, vücudumuzda farklılaşabilen ve kendini yenileyebilen özel hücrelerdir. Bu çeşitleri ve her birinin ne gibi potansiyelleri olduğunu bilmek, konuyu kavramana yardımcı olacaktır.
Henüz bilinen üç tip kök hücre bulunmaktadır:
1. Embriyonik kök hücreleri: Tek başına bir organizmayı oluşturma gücüne sahip kök hücreleridir.
2. Kordon kanından elde edilen kök hücreleri: En kolay elde edilen hücreler olup bilinen tüm hücre tiplerine dönüşebilen ancak bir organizmayı oluşturamayan özellikteki kök hücreleridir.
3. Yetişkin kök hücreleri: Bulunduğu doku ve organdaki hücre tiplerine dönüşebilmesine karşın diğer hücre tiplerine dönüşemeyen kök hücreleridir.
Bu sayfada ilk 4 soru öğrencilerimizin incelemesi için açık olarak gösteriliyor. Konuya ait kalan 114 soruyu ve soru kütüphanesindeki diğer içerikleri görmek için abonelik paketlerini inceleyebilirsiniz.
Abonelik Paketlerini İnceleÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒