Virüsler
► Latince zehir anlamına gelir. Cansız ile canlı arasında kalan bir yapıdadır. Hücre tanımına tam olarak uymayan varlıklardır.
► Ribozom dahil hiç bir organelleri yoktur.
► Hücre zarı, çekirdek ve sitoplazmaları yoktur.
► Enzim sistemleri yoktur.
► Konak hücrenin metabolizmasını kullanırlar.
► Cansız ortamda hiç bir metabolik faaliyeti gerçekleştiremezler. Cansız ortamda kristalleşirler.
► Metabolik aktivitelerini gerçekleştirebilmek için canlı konak hücrelere ihtiyaç duyarlar. Yani zorunlu hücre içi parazitlerdir.
► Sadece konak hücre içinde iken çoğalabilirler.

► Konak hücre içine girdiklerinde; büyüme, beslenme, besinleri sindirme, solunum yapma gibi faaliyetleri gerçekleştirmezler. Asıl amaçları bu konak hücrede çoğalmaktır.
► Virüsler; biyolojik varlıklar olarak kabul edilselerde hiç bir canlı alemine dahil edilemeyen özel bir gruptur.
► Cansız ile canlılar arasındaki bir geçiş formudur.
► Elektron mikroskobunda; küre, çubuk, elips veya spiral şekilli görülürler.

Virüsler; Kapsid denilen bir protein kılıf ile Genom'a (kalıtsal madde) sahiptirler.
► Genom olarak DNA ya da RNA bulundururlar. (İkisi birlikte bulunmaz.)
► Bu nedenle virüsler nükleoprotein yapıdadır.
Virüslerin Konak Hücre İçinde Gerçekleştirdikleri Temel Olaylar
1. Kalıtsal bilgisini (DNA ya da RNA'sını) çoğaltma
2. mRNA üretmek
3. Yeni protein kılıflar üretmek
Virüsler Girdikleri Konak Hücrenin;
♦ Aminoasit
♦ tRNA
♦ Ribozom
♦ ATP
♦ Nükleotit gibi molekül ve yapılarını kullanırlar.
Ancak;
♦ mRNA
♦ Kalıtsal bilgi
♦ Glikoz gibi molekül ve yapılarını kullanmazlar.

► Virüsler çok çeşitlidir. Her virüs her konak hücreye etki edemez. Bu nedenle konakçısını, konak hücre zarındaki reseptörler (glikoprotein) sayesinde tanır.
► Enzim sistemleri ve protein sentez mekanizmaları olmadığı için antibiyotiklerden etkilenmezler.
► Canlı hücrelerin virüslere karşı oluşturduğu savunma proteinlerine İnterferon denir.
► Virüsler mutasyona uğrayabilirler. Bu durum genetik çeşitliliği sağladığı ve arttırdığı için virüsler farklı ortam koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilir.
► Bazı virüs çeşitleri türe özgüdür.
♦ Örneğin; Kuş gribi virüsü → İnsanları ve kanatlıları
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleKonuya Ait Çıkmış Sorular
Konu İle İlgili Çalışma Soruları
Koronavirüsler insanları ve çok çeşitli hayvan türlerini enfekte edebilen RNA virüsleridir. Yeni koronavirüs türleri soğuk algınlığından farklı, grip benzeri daha ağır seyirli solunum yolu enfeksiyonu ile kendini göstermeye başlamıştır. Koronavirüslerin ilki Çin’in Guangdong bölgesinde yarasalardan palmiye misk kedisine ve buradan da insanlara bulaştığı düşünülen SARS-CoV (Ağır Akut Yetmezliği Sendromu) enfeksiyonudur. Bir diğer yeni koronavirüsde ilk defa 2012 yılında Suudi Arabistan’da deveden insana bulaşan MERS-CoV enfeksiyonudur. Günümüzde ise 2019 yılında, bugüne kadar görülmemiş ve 2019-nCoV olarak adlandırılan bu virüsün Çin’in Wuhan kentinde deniz ürünleri ve çeşitli vahşi hayvan et ürünlerinin de satıldığı pazardan insana bulaştığı düşünülmektedir.
Koronavirüsler ile ilgili,
I. İnsanlardan diğer canlı türlerine de bulaşarak enfeksiyonlara neden olurlar.
II. Sinir ve karaciğer hücrelerini etkiler.
III. Kalıtım maddesinden sadece birini bulundurur.
ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
Doğru Cevap: C
Virüsler, canlılar aleminde özel bir yere sahiptirler çünkü konak hücre olmadan çoğalamazlar. Koronavirüsler de bu virüs ailesine ait olup, insanlarda ve hayvanlarda solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen RNA virüsleridir. Bu soru, koronavirüslerin temel özelliklerini ve bulaşma yollarını anlamanı istiyor.
Bu soru, verilen metindeki bilgileri doğru bir şekilde analiz ederek çıkarım yapmanı isteyen bir öncül analizi sorusu. Metinde açıkça belirtilen veya çıkarılabilecek bilgileri dikkatlice belirlemelisin.
I. "Koronavirüsler insanları ve çok çeşitli hayvan türlerini enfekte edebilen RNA virüsleridir." ifadesi, virüsün hem insanları hem de hayvanları etkileyebileceğini gösterir. Ancak metinde, "insanlardan diğer canlı türlerine de bulaşarak" şeklinde bir bilgi verilmiyor, aksine genellikle hayvanlardan insanlara bulaşma örnekleri (yarasadan misk kedisine, deveden insana, vahşi hayvan et ürünlerinden insana) vurgulanıyor.
II. Metinde, koronavirüslerin "grip benzeri daha ağır seyirli solunum yolu enfeksiyonu ile kendini göstermeye başlamıştır" ifadesi yer alıyor. Ancak sinir ve karaciğer hücrelerini etkilediğine dair herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.
III. Metnin başında, "Koronavirüsler insanları ve çok çeşitli hayvan türlerini enfekte edebilen RNA virüsleridir" ifadesi bulunmaktadır. Virüsler ya DNA ya da RNA olmak üzere sadece tek bir tür kalıtım maddesi bulundururlar. Bu ifade, koronavirüslerin kalıtım maddesi olarak sadece RNA taşıdığını, yani sadece bir çeşit kalıtım maddesine sahip olduğunu açıkça gösterir.
A) Yalnız I öncülü, metindeki bilgilerle tam olarak uyuşmuyor çünkü virüsün genellikle hayvanlardan insanlara bulaştığı belirtiliyor, insanlardan hayvanlara bulaşma hakkında bir bilgi yok.
B) Yalnız II öncülü, metinde sinir ve karaciğer hücrelerinin etkilendiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığı için yanlıştır. Metin solunum yolu enfeksiyonlarından bahsediyor.
C) Yalnız III öncülü, metinde koronavirüslerin "RNA virüsleridir" ifadesiyle doğrudan desteklenmektedir. Bu ifade, koronavirüslerin sadece RNA taşıdığını ve dolayısıyla tek bir kalıtım maddesine sahip olduğunu gösterir.
D) I ve III öncüllerini birlikte düşündüğümüzde, I öncülündeki çıkarım doğru olmadığı için bu şık da doğru değildir.
E) I, II ve III öncüllerinin üçü de doğru değildir. Metinde, I ve II öncülleriyle ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı. Metindeki bilgilere göre, koronavirüslerin "RNA virüsleri" olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu da onların kalıtım maddesi olarak sadece RNA'yı bulundurduğu anlamına gelir. Bu yüzden III. öncül doğrudur ve doğru cevap C şıkkıdır.
İnsanlarda ölümcül olabilen virüs kaynaklı bazı hastalıklarda, virüsün bulaşma sıklığı arttığında hastalardaki ölüm oranının da arttığı, azaldığında ise ölüm oranının da azaldığı tespit edilmiştir.
Bu durum virüslerin;
I. kendilerine özgü organizmalarda çoğalabilmeleri,
II. üzerinde yaşadığı canlıdan daha fazla faydalanma isteği,
III. nükleik asit olarak DNA veya RNA bulundurması
özelliklerinden hangileriyle ilişkilidir?
Doğru Cevap: C
Virüsler, canlı hücreler içinde çoğalabilen, zorunlu hücre içi parazitlerdir. Bazı virüsler insanlarda ciddi hastalıklara ve hatta ölüme neden olabilir. Virüslerin yayılma hızı ve ölüm oranları arasında bir ilişki bulunabilir.
Bu soru, virüslerin özellikleri ile hastalıkların yayılımı ve ölüm oranları arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir yorum ve kavrama sorusudur. Öğrencilerin virüslerin temel özelliklerini ve konakçı ile ilişkisini doğru anlaması gerekmektedir.
I. Kendilerine özgü organizmalarda çoğalabilmeleri: Bu öncül, virüslerin konakçıya özgül olduğunu ve sadece belirli hücrelerde çoğalabildiğini belirtir. Virüsler, bir konakçıda ne kadar çok çoğalır ve yayılırsa, hastalığın bulaşma sıklığı ve dolayısıyla ölüm oranı da artabilir. Bu durum, virüsün konakçıyı kullanma başarısıyla doğrudan ilişkilidir.
II. Üzerinde yaşadığı canlıdan daha fazla faydalanma isteği: Bu ifade, virüsün konakçıdan daha fazla kaynak alarak çoğalma ve yayılma eğilimini anlatır. Virüsler ne kadar çok çoğalırsa, konakçıya o kadar zarar verir ve bu da hastalığın şiddetini ve ölüm oranını artırabilir. Bulaşma sıklığı arttıkça, virüsün konakçı içinde daha fazla çoğalma ve yayılma yeteneği ön plana çıkar.
III. Nükleik asit olarak DNA veya RNA bulundurması: Bu öncül, virüslerin genetik materyali hakkında genel bir bilgidir. DNA veya RNA bulundurmaları, virüslerin çoğalması için gerekli bir özellik olsa da, doğrudan virüsün bulaşma sıklığı ile ölüm oranı arasındaki ilişkiyi açıklayan bir sebep değildir. Bu, virüsün varoluşsal bir özelliğidir, hastalığın yayılım dinamikleriyle doğrudan ilgili değildir.
A) Yalnız I seçeneği, yalnızca virüslerin özgül konakçılarda çoğalabilmesinin bu durumu açıkladığını iddia eder. Ancak bu tek başına yeterli değildir, virüsün konakçı üzerindeki etkisi de önemlidir.
B) Yalnız II seçeneği, sadece virüsün konakçıdan faydalanma isteğinin bu durumu açıkladığını belirtir. Virüslerin çoğalabilme yeteneği de bu ilişkiyi destekler.
C) I ve II seçeneği, virüslerin özgül konakçılarda çoğalabilmesi ve konakçıdan faydalanma eğiliminin bu durumu açıklayabileceğini öne sürer. Virüslerin konakçı hücrelerde çoğalması, yayılmayı ve bulaşmayı artırırken, konakçıdan faydalanma isteği de hastalığın şiddetini ve ölüm oranını etkiler.
D) II ve III seçeneği, nükleik asit bulundurma özelliğini de ilişkiye dahil eder. Nükleik asit türü, hastalığın yayılımı ve ölüm oranı arasındaki doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi değildir.
E) I, II ve III seçeneği, üçüncü öncülü de doğru kabul eder. Ancak üçüncü öncül, virüslerin temel bir özelliği olup bulaşma sıklığı ve ölüm oranı arasındaki ilişkiyi doğrudan açıklamaz.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı. Soruda bahsedilen durum, virüslerin kendilerine özgü organizmalarda çoğalabilmeleri (bulaşma ve yayılma için), bu çoğalma sırasında konakçıdan daha fazla faydalanma isteği (hastalığın şiddeti ve ölüm oranı için) ile doğrudan ilişkilidir. Bu iki özellik, bulaşma sıklığı ile ölüm oranının artması veya azalması arasındaki dinamikleri en iyi şekilde açıklar.
Antibiyotiklerin virüslere etkisi yoktur.
Bunun nedeni virüslerin;
I. genetik materyallerinin tek çeşit olması,
II. enzim sistemlerinin olmaması,
III. sitoplazma ve organellerinin olmaması
özelliklerinden hangileri ile açıklanabilir?
Virüsler, canlı ve cansız özellikler gösteren çok küçük mikroorganizmalardır. Kendi başlarına yaşayamazlar, mutlaka başka bir hücreye ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle zorunlu hücre içi parazitler olarak bilinirler. Virüsler, antibiyotiklerden etkilenmezler çünkü antibiyotikler genellikle bakterilerin hücre duvarı, ribozomu veya metabolik yollarını hedef alır.
Bu soru, virüslerin temel özelliklerini ve antibiyotiklerin neden virüsler üzerinde etkili olmadığını kavramaya yönelik bir Bilgi ve Kavrama sorusudur. Virüslerin hücresel yapısının eksikliklerini bilmek, doğru cevabı bulmak için önemlidir.
I. Virüslerin genetik materyallerinin tek çeşit olması (DNA veya RNA), onların antibiyotiklere karşı dirençli olmasını doğrudan açıklamaz. Antibiyotikler genetik materyalin çeşidine değil, genellikle metabolik süreçlere veya hücresel yapılara etki eder.
II. Virüslerin kendi enzim sistemlerinin olmaması, onların çoğalmak için konak hücrenin enzimlerini kullanmalarına neden olur. Antibiyotikler, bakterilerin hayati enzim sistemlerini hedefleyerek çalışır. Virüslerde bu sistemler olmadığı için antibiyotikler onlara etki edemez.
III. Virüslerin sitoplazma ve organellerinin olmaması, onları hücresel yapılara sahip bakterilerden ayırır. Antibiyotiklerin çoğu, bakteriyel hücre duvarı, ribozomlar veya sitoplazmik metabolizma gibi hedeflere sahiptir. Virüslerde bu yapılar bulunmadığı için antibiyotikler etkisiz kalır.
A) Yalnız I seçeneği yanlıştır çünkü genetik materyalin tek çeşit olması, antibiyotik direncini doğrudan açıklayan bir neden değildir.
B) Yalnız II seçeneği eksiktir çünkü enzim sistemlerinin olmaması tek başına yeterli bir açıklama değildir, sitoplazma ve organellerin yokluğu da önemlidir.
C) Yalnız III seçeneği de eksiktir çünkü sitoplazma ve organellerin olmaması yeterli bir açıklama değildir, enzim sistemlerinin yokluğu da önemlidir.
D) I ve II seçeneği yanlıştır çünkü I. öncül doğru bir açıklama değildir.
E) II ve III seçeneği doğrudur. Virüslerin kendi enzim sistemlerinin ve sitoplazma ile organellerinin olmaması, antibiyotiklerin hedefleyebileceği hücresel yapıların veya metabolik yolların bulunmadığı anlamına gelir. Bu nedenle antibiyotikler virüslere etki etmez.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı.
Virüsler metabolik aktiviteleri için canlı hücreye ihtiyaç duyar.
Bir virüs çoğalması sırasında;
I. nükleotit,
II. amino asit,
III. kılıf proteini,
IV. ATP
moleküllerinden hangilerini konak hücrelerden doğrudan karşılar?
Sevgili gençler, virüsler aslında biraz farklı canlılar. Kendi başlarına yaşayamaz, yemek yiyemez veya çoğalamazlar. Onlar yaşamlarını sürdürebilmek için mutlaka bir başka canlı hücreye ihtiyaç duyarlar. İşte bu yüzden onlara "zorunlu hücre içi paraziti" diyoruz. Bir virüs, bir hücreye girdiğinde o hücrenin tüm kaynaklarını kullanarak kendini çoğaltır ve yeni virüsler oluşturur.
Bu soru, virüslerin çoğalma mekanizması ve konak hücreyle olan ilişkisi hakkında bilgi düzeyinizi ölçen bir "Bilgi" sorusudur. Virüslerin kendi metabolik aktiviteleri olmadığı için, çoğalırken hangi molekülleri konak hücreden aldığını bilmeniz gerekiyor.
I. nükleotit: Virüsler, genetik materyallerini (DNA veya RNA) kopyalamak için konak hücrenin serbest nükleotitlerine ihtiyaç duyarlar. Kendi nükleotitlerini üretemezler.
II. amino asit: Virüsler, protein kılıflarını ve diğer viral proteinlerini sentezlemek için konak hücrenin amino asitlerini kullanırlar. Kendi amino asitlerini üretecek enzim sistemleri yoktur.
III. kılıf proteini: Virüsler, kendi kılıf proteinlerini kendileri sentezlemezler. Bunun için gerekli olan genetik bilgiyi taşırlar, ancak sentezi konak hücrenin ribozomlarında ve amino asitleriyle gerçekleştirirler. Yani kılıf proteininin yapı taşları olan amino asitleri ve sentez mekanizmasını konak hücreden alırlar.
IV. ATP molekülleri: Virüslerin kendi enerji üretim sistemleri yoktur. Çoğalmaları ve diğer tüm aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi, yani ATP'yi doğrudan konak hücrenin solunum reaksiyonlarından sağlarlar.
A) Bu şık eksik. Virüsler sadece nükleotit ve amino asit değil, diğer kaynakları da kullanır.
B) Bu şık da eksik. Amino asit ve kılıf proteini doğru olsa da, nükleotit ve ATP de alınır.
C) Bu şık yine eksik. Amino asit ve ATP doğru olsa da, nükleotit ve kılıf proteini de önemlidir.
D) Bu şık da tam değil. Nükleotit, amino asit ve ATP doğru olsa da, kılıf proteini de doğrudan konak hücrenin mekanizmasıyla sentezlendiği için dolaylı olarak konaktan alınır.
E) Bu şık, virüslerin çoğalırken ihtiyaç duyduğu ve konak hücreden doğrudan karşıladığı tüm temel molekülleri içermektedir. Virüsler, genetik materyallerini kopyalamak için nükleotitlere, protein kılıflarını yapmak için amino asitlere, kılıf proteinlerinin sentezi için konak mekanizmalarına ve tüm bu süreçler için enerji (ATP) moleküllerine konak hücreden ihtiyaç duyarlar.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒