Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 

Konu Detayı Sayfası

Popülasyonun Yapısı ve Dinamikleri

11.Sınıf

Komünite ve Popülasyon Ekolojisi

Popülasyon Ekolojisi

8886

Popülasyonun Yapısı ve Dinamikleri

► Belli bir zamanda, belirli bir alanda bulunan aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluğa popülasyon denir.

► Örneğin bir ormandaki kayın ağaçları, bir köpeğin üzerinde yaşayan keneler, bir bahçedeki papatyalar, bir gölde bulunan alabalıklar vb. birer popülasyondur.

► Popülasyonların bulundukları alan, bir deney tüpü kadar küçük olabileceği gibi binlerce metrekarelik bir orman alanı da olabilir.

► Popülasyonların dağılım alanlarının çakıştığı bölgelerde her iki popülasyonun bireyleri bulunur. Bu bölgelerde türler arası rekabet yoğun olur.

► Popülasyon yapısındaki değişimlerde besin miktarı, sıcaklık, su miktarı, deprem, kasırga, sel ve volkanik patlama gibi çevresel etkenlerin yanı sıra popülasyon dinamiğini belirleyen etmenler de etkilidir.

Popülasyon dinamiğini;

1. Popülasyonun yoğunluğu,

2. Popülasyonun dağılımı,

3. Popülasyonun büyüklüğü ve

4. Popülasyonda yaş dağılımı gibi özellikler oluşturur.

1. Popülasyonun Yoğunluğu

► Bir popülasyonun yoğunluğu, birim alan veya hacimde bulunan birey sayısı şeklinde ifade edilir.

► Örneğin 1 m2 alanda bulunan gelincik çiçekleri, 1 cm3 suda bulunan amip, 1 km2 alanda bulunan insan sayısı popülasyon yoğunluğunu verir.

► Popülasyon yoğunluğu artarsa besin gibi kaynakları bulmakta güçlükler ortaya çıkar ve canlılar arası rekabet gözlenir.

Popülasyon yoğunluğu; popülasyonun doğum ve ölüm oranları, popülasyona veya popülasyondan dışarıya olan göçler gibi faktörlerden etkilenir.

► Popülasyona birim zamanda üreme yoluyla katılan birey sayısı doğum oranını, ölüm nedeniyle popülasyondan eksilen birey sayısı ise ölüm oranını verir.

► Bir popülasyona başka popülasyondan bireylerin katılması içe göç, bireylerin popülasyondan ayrılıp başka popülasyonlara gitmesi dışa göç olarak tanımlanır.

► Bunların yanında popülasyonun doğal yaşam alanlarının çeşitli nedenlerden dolayı küçülmesi veya büyümesi de popülasyon yoğunluğunun değişmesine neden olur.

► Doğum ve ölüm oranları, içe ve dışa göçlerle ilgili veriler, popülasyon yoğunluğundaki değişim hakkında bilgiler verir.

► Popülasyon yoğunluğunun düzenli aralıklarla ölçülmesi de popülasyonun büyüme veya küçülme eğiliminde olduğu hakkında önemli bilgiler sağlar.

2. Popülasyonun Dağılımı

► Popülasyon bireylerinin yaşam alanı üzerindeki dağılım biçimi, popülasyonun dağılımı şeklinde ifade edilir.

► Yaşam alanının coğrafi özellikleri değişken olduğu için genellikle bütün alan üzerinde aynı dağılım biçimini bulmak zordur.

► Bununla birlikte doğada farklı popülasyonlar, farklı dağılım biçimlerini tercih edebilmektedir.

► Bazı popülasyonlar büyük sürüler hâlinde dolaşıp besin ararken bazıları küçük sürüler hâlinde dolaşır, bazıları ise bireysel dolaşıp avlanmayı tercih eder.

► Doğada en çok tercih edilen dağılım biçimi, bireylerin kümelenmesidir.

► Bu dağılım biçiminin tercih edilmesinde besin bulma, uygun yaşam ortamında bulunma, üreme başarısını artırma ve avcılardan korunma gibi faktörler etkilidir.

► Örneğin bitkiler, uygun toprak özelliklerinin olduğu kısımlarda kümeler şeklinde bulunur. Mantarlar, çürümekte olan bitki atıklarının üzerinde, bazı küçük böcekler de nemin daha yüksek olduğu ağaç kütüklerinin veya yaprak yığınlarının altında kümelenir.

► Otçul hayvanlar, beslendikleri bitkilerin bulunduğu alanlarda kümelenme eğilimi gösterir. Avcılardan korunma şansını artıran kümelenme, birçok balık türünde de görülmektedir.

► Ayrıca bu durum, bireylerin eş bulma şansını artırdığından üreme başarısına katkıda bulunan bir dağılım biçimidir.

► Dağılım biçimlerinden olan tekdüze (homojen, düzenli) dağılım, kümelenme davranışı kadar yaygın değildir.

► Bu dağılım biçiminin daha yaygın görüldüğü bitkiler, diğer bitkilerin güneşi yapraklarıyla engellemesinin önüne geçmektedir.

Tekdüze dağılım biçiminde ışık dışında topraktaki su ve mineraller için de rekabet azaltılmış olur.

► Ayrıca bazı bitkilerin yakınlarında yetişen bitkilerin çimlenmesini ve gelişmesini engelleyici kimyasallar salgılaması tekdüze dağılım görülmesine yol açar.

► Alan savunma ve agresif sosyal davranış gösteren hayvanlarda da tekdüze dağılım tercih edilmektedir.

► Böylece tür içi rekabetten de kaçınılmış olur. Bu davranış biçimi çita, kaplan, kral penguen ve ayı gibi bazı hayvan türlerinde görülmektedir.

Rastgele dağılım, önceden tahmin edilemeyen, belirli bir düzeni olmayan dağılım biçimidir.

► Bireyler arasında yakın etkileşim olmayan popülasyonlarda görülür.

► Doğada oldukça az görülen bu dağılım biçimine sahip canlılara karahindiba ve tohumları, rüzgârla yayılan diğer bitkiler örnek verilebilir. Bu bitkiler, önceden kestirilemeyecek şekilde rastgele dağılır.

3. Popülasyonun Büyüklüğü

► Belli bir zaman aralığında popülasyonda bulunan bireylerin sayısı popülasyonun büyüklüğünü ifade eder. Bu sayının zamanla yükselmesi veya düşmesi, popülasyonun büyümesi veya küçülmesi olarak değerlendirilir.

► Popülasyonun büyüklüğüne etki eden etmenler; doğum ve ölüm oranları, içe ve dışa göçlerdir.

► Bu verilere bakarak popülasyonun büyümekte, küçülmekte veya dengede olduğu belirlenebilir.

► Popülasyona doğum ve içe göçle katılan birey sayısından popülasyondan ölüm ve dışa göçle ayrılan birey sayısının çıkarılmasıyla popülasyon büyüklüğündeki değişim elde edilir.

► Bu sayı; sıfırdan büyükse popülasyon büyümekte, sıfırdan küçükse popülasyon küçülmekte, sıfıra eşitse popülasyon dengede demektir.

Not
Popülasyon büyüklüğündeki değişim = doğum ve içe göçle katılan birey sayısı – ölüm ve dışa göçle ayrılan birey sayısı

► Popülasyonun büyümesi, popülasyonun biyotik potansiyeliyle sınırlandırıcı faktörlerin etkileşimi sonucu belirlenir.

► Popülasyonun biyotik potansiyeli, kaynakların sınırsız olması hâlinde popülasyonun göstereceği en yüksek büyüme oranıdır.

► Biyotik potansiyel, popülasyonun üremesini etkileyen çeşitli faktörlerle belirlenir.

► Bu faktörlere popülasyonda üreme çağına erişebilen birey sayısı, üreme yaşı ve her bir üreme faaliyetiyle oluşturulan birey sayısı, hastalıklar, avcı popülasyonların baskısı vb. örnek verilebilir

J Tipi Büyüme Eğrisi

► Popülasyonların belli bir zaman diliminde gösterdikleri büyüme oranları grafikler üzerinden incelenir. Bu, popülasyonlardaki değişimi incelemede kolaylık sağlar.

► Popülasyon büyümesiyle ilgili verilerden elde edilen grafiklerde iki farklı büyüme eğrisi oluştuğu görülmüştür.

► Kaynakların sınırsız olduğu çevre koşullarında yüksek çoğalma potansiyeline sahip popülasyonların birey sayısı üstel olarak artar.

► Üstel büyüme gösteren popülasyonların zamana karşı büyüme grafiklerinde “J” şeklinde bir eğri oluşur.

► Yeni oluşmuş, boş bir alana göç etmiş ya da herhangi bir felaket nedeniyle sayıları oldukça azalmış popülasyonlarda bu tür büyüme eğrileri görülebilir.

► Bu biçimde büyümenin başlangıçta yavaş olmasının nedeni, popülasyonun küçük olmasıdır.

► Popülasyon büyüdükçe büyüme hızı artar. Örneğin aşırı avlanma nedeniyle Amerikan turnasının soyu, 1940’lardan önce yok olma tehlikesi altındaydı.

► O yıllarda alınan bazı önlemler sonucunda birey sayısı artmaya başladı.

► 2013 yılına kadar elde edilen kayıtlarda popülasyonun J şeklinde bir büyüme çizgisine sahip olduğu görülmüştür

► Doğada hiçbir popülasyon, üstel büyüme modelini sonsuza kadar sürdüremez.

► Popülasyon büyüdükçe popülasyon yoğunluğunun artması; bireylerin büyüme, barınma ve üreme için kaynak bulma potansiyellerini etkiler.

► Kullanılabilir kaynaklar, popülasyonun büyüme oranı ölçüsünde artmadığından birey başına düşecek kaynak miktarı gittikçe azalır.

► Her yaşama alanının destekleyebileceği birey sayısı sınırlıdır. Belli bir zamanda habitat bozulması olmadan habitatta bulunan kaynaklar tarafından desteklenen en yüksek popülasyon büyüklüğü o alanın taşıma kapasitesini belirler.

► Popülasyon taşıma kapasitesine yaklaştıkça habitatın popülasyonun büyümesi üzerinde oluşturduğu sınırlandırıcı etkiye çevre direnci denir.

► Bu seviyenin üzerine çıkıldığında yaşama alanındaki kaynaklar yetersiz hâle gelecektir.

► Habitatların taşıma kapasiteleri kaynakların miktarına bağlı olarak değişir.

► Bu kaynaklar habitatlar için farklı olabilir. Örneğin bir havuzdaki algler için havuzun taşıma kapasitesini havuz suyundaki fosfat içeren bileşiklerin miktarı belirlerken bir mağaradaki yarasalar için tüneme yeri sayısı belirleyici olabilir.

► Barınak ve yuva yerleri, su miktarı, ışık miktarı, toprağın yapısındaki organik ve inorganik bileşikler, sıcaklık değerleri, parazitler vb. habitatın taşıma kapasitesini belirleyen diğer faktörlerdir. Ancak bunlar arasında en fazla etkiye sahip olan faktör, besin miktarıdır.

S Tipi Büyüme Eğrisi

► Habitatın taşıma kapasitesini etkileyen faktörler, popülasyonların büyümesini sınırlandırabilir.

► Sınırlandırıcı faktörlerin etkisiyle popülasyon, üstel büyümeden lojistik büyümeye geçer.

► Popülasyon büyüklüğü habitatın taşıma kapasitesine yaklaştığında doğum oranları azalır; ölüm oranları, hastalıklar, rekabet artar.

► Böylece birey sayısı taşıma kapasitesinin altındayken görülen yüksek büyüme hızı yavaşlar.

► Denge durumuna gelen popülasyonda doğum ve ölüm oranları hemen hemen eşitlenir, böylece popülasyon büyümesi durur.

► Böyle bir popülasyon için çizilen büyüme grafiğindeki eğri “S” şeklinde olur

► Taşıma kapasitesini aşan popülasyonlarda popülasyon yoğunluğu arttıkça tür içi rekabet, salgın hastalıklar ve avcıların baskısı artar.

► Ayrıca popülasyon yoğunluğunun artmasıyla bireylerin üreme ve hayatta kalma kapasiteleri de düşer. Örneğin yoğun popülasyonlarda bulunan bitkiler daha az sayıda tohum üretir.

► Benzer durum kuşlarda da görülmektedir. Ötücü serçe (Melospiza melodia, Melospiza melodiya) popülasyonlarının yoğunluğu arttıkça kuluçkadaki yumurtaların sayısı düşmektedir.

► Un güvelerinde (Pyralis farinalis, Piralis farinalis) ise popülasyon yoğunluğu arttıkça yumurtaların açılma ve ergin duruma gelme oranlarında düşüş görülmektedir. Bu etkenler sonucunda popülasyonun büyümesi sınırlı olmaktadır.

4. Popülasyonda Yaş Dağılımı

► Popülasyonun bireylerinin değişik yaş kategorileri bakımından sınıflandırılmasıyla elde edilen grafiğe yaş piramidi denir.

► Popülasyonlar, popülasyon dinamiği bakımından önemli olan üç yaş kategorisine ayrılır: Üreme öncesi dönem (genç), üreme dönemi (ergin) ve üreme sonrası dönem (yaşlı).

► Her yaş grubundaki birey sayısı ve bu sayıların birbirine oranları; popülasyonun yapısı, büyüme eğilimi ve geleceği hakkında bilgi verir.

► Popülasyonun yaş dağılımı, çoğunlukla doğum ve ölüm oranlarıyla belirlenmektedir. Örneğin yüksek doğum oranına sahip popülasyonlarda genç nüfusun daha fazla olması beklenir.

► Bunun yanında birtakım nedenlerle bebek ve çocuk ölümlerinin fazla olduğu popülasyonlarda ise genç nüfus belirli seviyede kalır.

► Popülasyonda genç ve ergin bireylerin sayısının yüksek olması popülasyonun büyümekte (Grafik a), yaşlı birey sayısının diğerlerine göre daha fazla olması ise popülasyonun küçülmekte olduğunu (Grafik c) gösterir. Her üç yaş grubunda bulunan birey sayısı birbirine yakın ise popülasyon dengede demektir (Grafik b).

► Yaş dağılımları insan popülasyonlarında önemlidir.

► Ülkelerin nüfuslarının büyümekte, küçülmekte veya dengede olduğu; cinsiyet oranları, bireylerin yaşam beklentileri, ölüm ve doğum oranları, farklı yaş gruplarının toplam nüfusa oranları yaş dağılımlarıyla ilgili istatistiklerden öğrenilir.

► Böylece ülkeler gelecekle ilgili planlar oluşturur. Ayrıca çeşitli ülkelerin popülasyonu, yaş piramitleri incelenerek birbiriyle karşılaştırılabilir. Türkiye, nüfusu artış gösteren ülkelerdendir.

► Ülkemizde yapılan çalışmalar, nüfusun son yıllarda daha düşük hızla olmakla beraber sürekli arttığını göstermektedir.

► Günümüzde 83,9 milyon olan Türkiye nüfusunun 2050 yılında 105 milyon civarında olacağı tahmin edilmektedir.

► Ancak 2021 yılından itibaren Türkiye nüfus artış hızının düşmeye başladığı ve 2023 yılında %1,1 olduğu tespit edilmiştir.

► Geçmişten günümüze artan refahın, yaşam kalitesinin ve sağlık hizmetlerindeki gelişmelerin etkisiyle beklenen yaşam süreleri de artmıştır.

► 2000 yılında beklenen yaşam süresi 71,0 (erkeklerde 69,0; kadınlarda 73,1) iken 2020 yılında bu süre 78,6’ya (erkeklerde 76,0; kadınlarda 81,3) çıkmıştır.

► Dünyadaki insan nüfusu tarih boyunca artış göstermiştir. Ancak özellikle XVII. yüzyıldan itibaren bu artışın oldukça hızlandığı gözlenmiştir.

► Dünya nüfusu 1650’lerde yaklaşık 500 milyonken 1850’lerde yaklaşık 1 milyar, 1930’larda 2 milyar, 1960’ta 3 milyar, 2000’de ise 6,143 milyar olmuştur.

► Günümüzde dünya nüfusu 8 milyara yaklaşmıştır. Büyümenin bu hızla devam etmesi hâlinde dünya nüfusunun 2050 yılında 9,735 milyar civarında olacağı tahmin edilmektedir.

► Dünya nüfusunun özellikle son üç asırda üstel büyüme göstermesinin temel nedeni Sanayi Devrimi’dir.

► Bununla birlikte teknoloji ve sağlık alanlarında elde edilen gelişmeler sonucunda toplumların refah düzeyi artmış, beslenme koşulları iyileşmiş, hastalıkların ölümle sonuçlanma oranları ise azalmıştır.

► Bunun sonucunda ölüm oranları düşmüş ve insan nüfusu artmıştır. İnsan yaş piramitleri, Türkiye’de olduğu gibi dünya nüfusunun da artmakta olduğunu göstermektedir

► Nüfus artış hızı tüm ülkelerde aynı değildir. Az gelişmiş ülkelerdeki nüfus artış hızının gelişmiş ülkelere göre oldukça yüksek olduğu yaş piramitlerinden anlaşılmaktadır.

► Diğer yandan doğuşta beklenen yaşam süreleri, gelişmiş ülkelerde az gelişmiş ülkelere göre daha fazladır.

► Örneğin 2020 yılı verilerine göre Norveç’te doğuşta beklenen yaşam süresi 83 (erkeklerde 82, kadınlarda 85), Afganistan’da 65’tir (erkeklerde 64, kadınlarda 67).

► Dünyada insan nüfusu son yıllarda hızlı bir artış gösterse de bu artışın sonsuza kadar sürmesi mümkün değildir.

► Bilim insanları, diğer popülasyonların büyümesini sınırlandıran faktörlerin insan popülasyonu için de geçerli olduğunu bildirmektedir.

► Bunlardan en önemlisi, dünyanın taşıma kapasitesidir. Dünya için hesaplanan taşıma kapasitesiyle ilgili değişik görüşler olmakla birlikte bu sayının 10-15 milyar kişi olduğu ifade edilmektedir.

► Taşıma kapasitesinin hesaplanmasında kullanılan yöntemlerden biri besin miktarının baz alınmasıdır.

► Bu yöntemde özellikle tarım arazilerinin besleyebileceği kişi sayısı hesaplanmaya çalışılmaktadır.

► Ülkemizde taşıma kapasitesinin gittikçe düştüğü, buna karşın ekolojik ayak izinin büyüdüğü görülmektedir.

► Ekolojik ayak izi toplumun bireylerinin yaşamlarını sürdürürken kullandıkları bütün kaynakların üretilmesi, taşınması, depolanması; oluşturulan atıkların taşınması, ayrıştırılması, işlenmesi veya depolanması için gerekli olan karasal ve sucul alanların tümünü kapsar.

► Ülkelerin ekolojik ayak izleri ve taşıma kapasiteleri arasındaki ilişki, sadece nüfus artışlarıyla değil, tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzları ile de ilgilidir.

► Günümüzde dünya genelinde artan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması için 1,7 dünya gerekmektedir.

► Diğer bir ifadeyle insanların bir yılda tükettiği kaynakların tekrar yerine konulması için 23 ay gerekmektedir.

► Bu durum 1970’lerde 12 ay gerektiriyordu. Nüfus artışının bu şekilde devam etmesi, sınırlı miktardaki kaynakların üzerindeki baskıyı daha fazla artıracaktır.

► Bilim ve teknolojideki ilerlemelerle dünyanın taşıma kapasitesi bir miktar artırılsa bile insan popülasyonunun büyüme potansiyeli nedeniyle bu sınıra hızla ulaşılacağı görülmektedir.

► Oluşan popülasyon yoğunluğu ormanlık alanların, tarım alanlarının, içilebilir su kaynaklarının, sucul alanların gittikçe azalmasına; atmosfere salınan karbondioksidin gerektiği gibi temizlenmemesine ve dolayısıyla bu yoğunluğun iklim değişikliğine neden olacağı tahmin edilmektedir.

► Bu da tür içi, türler arası rekabeti ve çevreye baskıyı artıracağından açlık, savaşlar, olumsuz barınma ve çevre koşullarıyla birlikte doğum oranlarının düşmesi, ölüm oranlarının artması gibi sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

► Ayrıca küresel iklim, değişikliği birçok canlının soyunun tükenmesine ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olacaktır. İnsanların bulundukları ortamın taşıma kapasitesini düşürecek ve ekolojik ayak izlerini büyütecek biçimde yaşamaları, gelecek kuşaklara yaşanabilir ortamlar sunmalarının önünde bir engel oluşturacaktır.

► Bu nedenle ülke kaynaklarına karşı daha duyarlı olunmalı, kaynakların kullanımına özen gösterilmelidir.

► Sürdürülebilir bir kalkınma ve tüketim planı yapılarak hem şu anki hem de gelecekte oluşacak ihtiyaçların karşılanmasına olanak tanınabilecektir.

Ekolojik Ayak İzi

► 40 yılı aşkın bir süreden bu yana insanın doğal kaynaklara yönelik talebi, dünyanın yerine koyabileceği miktarın üzerinde. Doğanın sunduğu ekolojik hizmetlerden bugünkü düzeyde yararlanabilmemiz için dünyanın kendini yenileme kapasitesinin 1,5 katına ihtiyaç duymaktayız. Ağaçları olgunlaşmadan keserek, denizlerin üretebildiğinden daha fazla balık tüketerek ve atmosfere, ormanlarla okyanusların tutabileceğinden daha fazla karbon salarak “limit aşımı”yla varlığımızı sürdürmemiz mümkün.

► Bu durumun doğal kaynak stoklarının azalması, atmosferdeki karbon yoğunluğunun artması ve dönüştürülemeyen atıkların birikmesi gibi sonuçları var.

► Ekolojik Ayak İzi, insanların talep ettiği ekolojik hizmetlerin sağlanması için gerekli olan alanları toplar. Tarımsal üretim, otlatma, yapılaşma, balıkçılık ve orman ürünleri üretimi için gereken biyolojik olarak üretken bütün alanlar (biyolojik kapasite) bu hesaba dâhildir. Okyanuslar tarafından emilimi mümkün olmayan ilave karbondioksit emisyonlarının tutulması için gerekli orman alanı da bu kapsam içindedir. Ekolojik Ayak İzi ve biyolojik kapasite, küresel hektar (kha) olarak adlandırılan ortak bir birimle ifade edilir.

► Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan karbon, yarım yüzyılı aşkın bir süreden bu yana insanlığın Ekolojik Ayak İzi’ndeki en büyük bileşeni oluşturmaktadır ve artmaya devam etmektedir. Karbon, 1961’de toplam Ayak İzi’mizin yüzde 36’sı iken 2010’a gelindiğinde bu oran yüzde 53’e çıkmıştır.

► Teknoloji, tarımsal girdi ve sulama alanlarında kaydedilen gelişmeler, başta tarım alanları olmak üzere hektar başına verimliliğin yükselmesini sağlayarak 1961-2010 yılları arasında gezegenimizin toplam biyolojik kapasitesini 9,9’dan 12 milyar kha’ya çıkarmıştır. Ancak aynı dönemde dünyadaki insan nüfusu 3,1 milyardan yaklaşık 7 milyara yükselerek kişi başına düşen biyolojik kapasitenin 3,2’den 1,7 kha’ya düşmesine neden olmuştur. Bununla birlikte kişi başına hesaplanan Ekolojik Ayak İzi, 2,5’ten 2,7 kha’ya yükselmiştir. Dolayısıyla biyolojik kapasite küresel olarak artmış olsa da dolaşımda olan miktar çok daha azdır.

► Dünya nüfusunun 2050’de 9,7 milyara, 2100’de ise 11 milyara ulaşmasıyla kişi başına düşecek biyolojik kapasite miktarı daha da azalacaktır. Ayrıca toprak bozulması, tatlı su kıtlığı ve yükselen enerji maliyetleri karşısında biyolojik kapasitenin artışını sürdürmek gitgide zorlaşacaktır.

2025 Yılı Basımlı Tutku Yayınları Kitabına Aittir.

2. BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

A. Aşağıda birbiri ile bağlantılı doğru (D), yanlış (Y) tipinde ifadeler içeren tanılayıcı dallanmış ağaç tekniğinde bir etkinlik verilmiştir. “a”dan başlayarak cümlelerin doğru ya da yanlış olduğuna karar vererek ilgili ok yönünde ilerleyiniz. Her cevap bir sonraki aşamayı etkileyecektir. Vereceğiniz cevaplarla farklı yollardan ilerleyerek sekiz çıkış noktasından birine ulaşacaksınız. Doğru çıkışı bulunuz.

Cevap: a. Y → c. Y → f. D → 7. çıkış

B. Doğru (D) / Yanlış (Y) Cevapları

( D ) Belirli bir zaman diliminde popülasyonu oluşturan birey sayısı, popülasyon yoğunluğunu belirler.

( D ) Popülasyondaki yaş dağılımına bakılarak bu popülasyonun gelecekteki durumu ile ilgili tahminler yapılabilir.

( D ) Popülasyon yoğunluğu, doğum ve ölüm oranını etkiler.

( Y ) Büyüyen popülasyonlara ait yaş piramidinin tabanı dar, üst kısmı geniştir. (Yanlış; büyüyen popülasyonlarda genç birey sayısı fazla olduğu için taban geniş, üst kısım dardır.)

( D ) 1km²ye düşen meşe ağacı sayısı popülasyon yoğunluğunu ifade eder.

( D ) Hayvan popülasyonlarında işaretleme ve tekrar yakalama gibi teknikler kullanılarak popülasyon yoğunluğu hakkında daha doğru veriler elde edilebilir.

( Y ) Dengesiz artan popülasyon, taşıma kapasitesine ulaşmış demektir. (Yanlış; taşıma kapasitesine ulaşan popülasyon denge evresine girer.)

( Y ) Popülasyonun logaritmik artış evresinde doğum oranı ölüm oranından oldukça azdır. (Yanlış; bu evrede doğum oranı ölüm oranından çok yüksektir ve hızlı bir artış görülür.)

( D ) Popülasyonun negatif artış evresinde çevre direncinin artmasından büyüme yavaşlar.

( D ) Popülasyonlarda taşıma kapasitesi aşılırsa besin ve yaşama alanı için rekabet başlar.

C. Boşluk Doldurma Cevapları

1. Popülasyon büyüklüğü; çevre koşulları, göç, doğum ve ölüm oranlarına bağlı olarak değişebilir.

2. Popülasyonların S tipi büyüme grafiklerinde dört evre gözlenir: Bunlar kuruluş, logaritmik artış, negatif artış ve denge evreleridir.

3. Bir popülasyonun bulundurabileceği maksimum birey sayısı taşıma kapasitesi olarak ifade edilir.

4. Bir popülasyondaki bireylerin belirli bir alandaki yerleşme biçimine popülasyonun dağılımı denir.

5. Bir popülasyondaki bireyler üreme öncesi dönem, üreme dönemi ve üreme sonrası dönem olarak üç ekolojik yaş grubundan birinde yer alır.

6. Popülasyonu oluşturan bireylerin yaş dağılımı, popülasyon büyüklüğü olarak tanımlanır.

7. Popülasyon dağılımı kümeli, düzenli ve rastgele dağılım olarak üçe ayrılır.

8. S tipi büyüyen popülasyonlarda, logaritmik artış evresinde çevre direnci en azdır.

9. Çevresel sınırlamalar olmadığında birey sayısının artışı J tipi büyüme eğrisiyle gösterilir.

2024 Yılı Basımlı Tuna Yayınları Kitabına Aittir.

A. DOĞRU / YANLIŞ SORULARI VE DÜZELTMELERİ

1. (Y) Popülasyonlar, doğal yaşam koşullarında sonsuza kadar büyüyebilir.

2. (D) Bir popülasyonun yoğunluğu, birim alandaki birey sayısıyla belirlenir.

3. (Y) Bireylerin biyotik potansiyeli, popülasyonun büyüklüğüne etki eden tek faktördür.

4. (D) Doğada popülasyonlar genellikle lojistik büyüme gösterir (S tipi büyüme).

5. (D) Bir popülasyon için habitatın taşıma kapasitesi, orada yaşayabilecek en fazla birey sayısını belirtir.

6. (Y) Popülasyondaki bireylerin alana rastgele dağılımı, doğada en fazla gözlenen dağılım biçimidir.

7. (D) Popülasyondaki genç ve ergin birey sayısının fazla olması, popülasyonun büyümekte olduğunu gösterir.

8. (Y) Yaşlı bireylerin daha fazla olması popülasyonun dengede olduğunu gösterir.

YANLIŞ İFADELERİN DOĞRUSU (Defter Notları)

1. Sorunun Doğrusu: Popülasyonlar çevre direnci (besin kıtlığı, alan darlığı, hastalıklar vb.) nedeniyle sonsuza kadar büyüyemez; taşıma kapasitesine ulaşınca büyüme durur.

3. Sorunun Doğrusu: Biyotik potansiyel (üreme kapasitesi) tek faktör değildir. Çevre direnci, göçler, avcılar ve rekabet de popülasyon büyüklüğünü sınırlar.

6. Sorunun Doğrusu: Doğada en yaygın görülen dağılım şekli Kümeli Dağılımdır. Rastgele dağılım çok nadir görülür.

8. Sorunun Doğrusu: Yaşlı bireylerin oranının yüksek olması, o popülasyonun küçülen (gerileyen) bir popülasyon olduğunu gösterir. Dengeli popülasyonlarda genç, ergin ve yaşlı oranları birbirine yakındır.

B. YAPILANDIRILMIŞ GRİD SORULARI CEVAPLARI

1. İki tür de yarar görür (+/+)? Cevap: 4 (Mutualizm)

2. İki türden biri etkilenmezken diğeri zarar görür (0/-)? Cevap: 12 (Amensalizm) (Örnek: Ceviz ağacının salgıladığı maddenin altındaki otları kurutması, ceviz ağacının bundan etkilenmemesi.)

3. İki tür de zarar görür (-/-)? Cevap: 10 (Rekabet) 

4. Organizma bir konak üzerinden beslenir? Cevap: 3 (Parazitizm)

5. İki türden biri yarar görürken diğeri etkilenmez (+/0)? Cevap: 6 (Kommensalizm)

6. İki türden biri yarar görürken diğeri zarar görür (+/-)? Cevap: 1, 3 (Avlanma, Parazitizm)

7. Otçul hayvan popülasyon yoğunluğunu doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkileyen kavramlar bulunur? Cevap: 1, 3, 5, 9, 10 (Avlanma, Parazitizm, Işık, Sıcaklık, Rekabet) (Not: Işık ve sıcaklık bitki örtüsünü (besini) etkilediği için dolaylı yoldan, diğerleri doğrudan etkiler.)

8. Popülasyon büyüklüğünü doğrudan etkileyen (Büyüklüğü Belirleyen) kavramlar bulunur? Cevap: 2, 7, 8, 11 (Doğum oranı, Ölüm oranı, İç göç, Dış göç) (Formül: Popülasyon Değişimi = (Doğum + İç Göç) - (Ölüm + Dış Göç))

Konuya Ait Videolar

Konuya Ait Çıkmış Sorular

Soru 1.

Bir türün evrimleşebilmesi için aşağıdakilerin hangisi zorunludur?

(2003-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: B

Evrimleşme için zorunlu olan temel koşul nedir?

Evrim, bir türün genetik yapısının nesiller boyunca değişmesi sürecidir. Bu değişikliklerin tür içinde yayılabilmesi için kalıtsal çeşitlilik şarttır. Kalıtsal çeşitlilik olmadan, doğal seçilim ve diğer evrimsel mekanizmalar işlemez çünkü üzerinde seçim yapılacak farklı genetik özellikler olmaz.

Şıkların değerlendirilmesi:

A) Yüksek enerjili ışınımlar: Evrimi hızlandırabilecek mutasyonlara neden olabilir ama zorunlu değildir. Evrim başka yollarla da olabilir.

B) Tür içi kalıtsal çeşitlilik: Bu, evrimin temel yapıtaşıdır. Farklı genetik özellikler olmadan tür değişemez.

C) Populasyonun bireyleri arasında farklı beslenme biçimlerinin gelişmesi: Bu çeşitlilik yaratabilir ancak zorunlu değildir; evrim başka mekanizmalarla da gerçekleşir.

D) Coğrafik engel oluşması: Türlerin ayrışmasına katkıda bulunabilir fakat evrim için mutlaka gerekli değildir.

E) Yeni bir hastalık etkeninin ortaya çıkması: Evrimi tetikleyebilir ama zorunlu değildir.

Sonuç: Evrim için tür içindeki kalıtsal çeşitlilik zorunludur, bu yüzden doğru cevap B) Tür içi kalıtsal çeşitlilik'tir.

Soru 2.

Bir canlı grubunun, örneğin böceklerin, jeolojik devirlerden günümüze kadar çok sayıda farklı türle devamlılığını sürdürmesini ve çok farklı yaşam ortamlarına evrimsel olarak uyum göstermesini,

I. Populasyonun gen havuzundaki allel frekanslarının (rastlanma sıklığının) nesiller boyunca aynı kalması,

II. Bir yılda oluşan döl (nesil) sayısının fazla olması,

III. Kalıtsal varyasyonlarının çok olması,

IV. Her dölde (nesilde) çok sayıda yavru oluşması

Özelliklerinden hangileri sağlamaz?

(2004-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: A

Kısa çözüm mantığı

Evrimsel uyum ve türleşme; kalıtsal varyasyon, doğal seçilim ve kısa nesil süresi/çok sayıda döl ile hızlanır. Yüksek doğurganlık da seçilimin etkinliğini artırır. Buna karşılık, bir popülasyonda allel frekanslarının nesiller boyunca değişmemesi genetik dengeyi ifade eder ve adaptif değişimi desteklemez.

Şıkların değerlendirilmesi

I: Allel frekanslarının aynı kalması (genetik denge) uyum ve türleşmeyi açıklamaz; sağlamaz.

II: Bir yılda çok döl vermek, değişimin ve uyumun hızını artırır; sağlar.

III: Kalıtsal varyasyonun fazla olması, seçilimin işlemesi için gereklidir; sağlar.

IV: Her dölde çok sayıda yavru oluşması, seçilim baskısını ve hayatta kalma olasılığını artırır; sağlar.

Bu nedenle yalnız I sağlamaz. Doğru cevap: A.

Soru 3.

Aşağıdaki grafik, atık su boşaltılan bir akarsu ortamında, atığın boşaltıldığı atık bölgesinden iyileşme bölgesine doğru gidildikçe, oksijen ve amonyak miktarları ile bakteri ve alg populasyonlarında meydana gelen değişiklikleri göstermektedir.

Yalnızca bu grafikteki bilgilere göre, bu akarsu ortamıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2005-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: C

Çözüm Mantığı

Grafikte atık suyun boşaltıldığı noktadan iyileşme bölgesine doğru akarsuda değişen oksijen, amonyak, bakteri ve alg popülasyonları gösterilmiştir. Bu değişimlerin birbirleriyle ilişkisini anlamak için, her parametrenin artış ve azalış nedenleri yorumlanmalıdır.

Şıkların Değerlendirilmesi

A şıkkı: Oksijen miktarı azalırken bakteri popülasyonu artıyor, sonra tam tersi oluyor. Bu durum "ters" ilişki olduğunu gösterir, yani doğru.

B şıkkı: Algler fotosentez yapar ve oksijen üretir; oksijen artışında alglerin rolü vardır, bu bilgi doğrudur.

C şıkkı: Bakteri ve algler farklı besin kaynakları kullanır. Bakteri, organik atığı ayrıştırırken; algler fotosentez için su ve ışık kullanır, yani aynı besin maddesini kullanmazlar. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır.

D şıkkı: Atık madde girdikten sonra alg popülasyonu azalmıştır. Bu da doğrudur.

E şıkkı: Amonyak miktarının azalması bakterilerin amonyağı kullanıp yok etmesi ile ilgilidir. Bu bilgi doğrudur.

Sonuç olarak, grafikteki verilere göre "C şıkkı" yanlış olduğu için yanıt budur.

Soru 4.

Aşağıdaki grafikler, yıllık yağış ortalamalarında farklılıklar saptanan bir ekosistemde, bir bitki populasyonunun K, L, M, N, P ve R varyasyonlarının 1., 2. ve 3. yıllardaki dağılımını göstermektedir.

Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

(2007-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: A

Soru Çözüm Mantığı

Bu soru, bir bitki populasyonundaki farklı varyasyonların yıllık yağış ortalamalarındaki değişimlere göre nasıl tepki verdiğini anlamaya yöneliktir. Grafikler, her bir varyasyonun (K, L, M, N, P, R) 1., 2. ve 3. yıllardaki birey sayılarının nasıl değiştiğini gösterir. Yağış miktarına bağlı olarak populasyondaki varyasyonların sayılarında artma, azalma veya sabit kalma olması beklenir. Bu sayede populasyon dinamikleri ve doğal seçilim süreçleri hakkında değerlendirme yapılabilir.

Şıkların Değerlendirilmesi

A) Populasyonun devamlılığı, varyasyonların birey sayılarının aynı kalmasıyla sağlanmıştır. Grafiklerde her varyasyonun birey sayısı sabit kalmamış, yıllara göre artış veya azalış göstermiştir. Populasyonun devamlılığı, varyasyonların birey sayılarını korumasına değil, genel olarak bazı varyasyonların artması veya azalmasına bağlıdır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

B) Populasyondaki her bir varyasyonun birey sayısı yağış miktarına göre değişmiştir. Grafiklerden yağış miktarındaki değişimlerle varyasyonların sayılarındaki değişimler kendini göstermektedir. Bu ifade doğrudur.

C) Yağış miktarındaki değişme populasyon büyüklüğünü etkilememiştir. Grafiklerde toplam populasyon büyüklüğünün değişmediği görülmektedir. Yani birey sayıları varyasyonlar arasında değişse bile toplam sayıda büyük bir oynamanın olmaması bu yargıyı destekler.

D) Farklı varyasyonlar farklı uyum göstermiştir. Bazı varyasyonların sayısı artmış, bazılarının azalmış, bazıları sabit kalmıştır. Bu, farklı varyasyonların farklı uyum sağladığını gösterir ve doğrudur.

E) Yağış miktarındaki değişme bazı varyasyonların elenmesine neden olmuştur. Bazı varyasyonların birey sayılarının giderek azaldığı ve belki de sonraki yıllarda yok olma eğilimi gösterdiği grafiklerle gözlenebilir. Bu nedenle bu ifade doğrudur.

Soru 5.

Aşağıdaki canlı gruplarından hangisine ait populasyonda, doğal seçilimle, gen frekansının en hızlı değişmesi beklenir?

(2008-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: A

Doğal Seleksiyon ve Gen Frekansının Değişimi

Doğal seçilim, genetik varyasyonların çevreye uyum sağlamasına bağlı olarak hangi genlerin daha fazla yayılacağını belirler. Gen frekansının hızlı değişmesi için, popülasyonun hızlı üreyebilmesi ve kuşak süresinin kısa olması gerekir çünkü bu sayede avantajlı genler daha çabuk yayılır.

Şıkların Değerlendirilmesi

A) Bakteri: Bakteriler çok hızlı çoğalır ve kısa nesil sürelerine sahiptir. Bu yüzden gen frekansındaki değişim doğal seçilim etkisiyle çok hızlı gerçekleşir.

B) Böcek: Böcekler de nispeten hızlı üreyen canlılardır, gen frekansında değişim hızlı olabilir fakat bakterilere kıyasla daha yavaştır.

C) Kedi: Kedilerin üreme hızı ve nesil süresi daha uzundur, bu yüzden gen frekansı değişimi daha yavaştır.

D) Kuş: Kuşlar da nispeten uzun nesil sürelerine sahiptir, gen frekansı değişimi daha yavaştır.

E) Balık: Balıkların üreme hızları türlere göre değişir ancak genel olarak bakterilere göre çok daha yavaştır.

Sonuç olarak, gen frekansının en hızlı değişmesi bakterilerde beklenir çünkü çok hızlı çoğalırlar ve kısa nesil sürelerine sahiptirler. Bu nedenle doğru cevap A) Bakteri olmalıdır.

Soru 6.

Aşağıdaki grafik, bir ekosistemde bulunan bir kuş popülasyonundaki bireylerin gaga uzunluklarının dağılımını göstermektedir.

Canlılarda organların yapı ve işlevleri belirli değerler arasında en başarılıdır.

Bu ekosistemde koşulların, gaga uzunluğu 2,5 santimetreden daha uzun bireylerin besin bulma şanslarını artıracak şekilde değiştiği gözlenmiştir.

Yeni çevre koşullarında, gelecek kuşaklarda bu popülasyondaki yavruların gaga uzunluklarının dağılımını gösteren grafiğin aşağıdakilerin hangisindeki gibi olması beklenir?

(2009-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: C

Doğanın Seçimi ve Gaga Uzunluğu Değişimi

Bir popülasyondaki bireylerin bazı özellikleri, çevresel koşullara bağlı olarak nesiller içinde değişebilir. Buna doğal seçilim denir. Eğer ortam koşulları belirli bir özellik değerini avantajlı hale getirirse, o özelliğe sahip bireylerin hayatta kalma ve üreme şansı artar.

Bu soruda, gaga uzunluğu 2.5 cm'den uzun olan kuşlar yeni çevre koşullarında besin bulmakta daha başarılı olacak. Bu durumda, zamanla 2.5 cm'den uzun gagalı kuşların sayısı artacak ve yavruların gaga uzunlukları bu yönde kayacak.

Şıkları Değerlendirelim

A şıkkı: Gaga uzunlukları 2.5 cm ve altında yoğunlaşmışsa, bu yeni çevre koşullarıyla çelişir.

B şıkkı: Gaga uzunlukları yine 2.5 cm'nin altında veya eski dağılıma yakınsa, doğal seçilimin etkisi gösterilmemiş olur.

C şıkkı: Gaga uzunluklarının 2.5 cm'den büyük değerlere doğru kaydığı ve bu kuşların sayısının arttığı görülüyor. Bu şık, yeni koşullara uyumu yansıtır ve beklenen sonuçtur.

D ve E şıkları: Gaga uzunluklarının eski haline benzer veya olumsuz yönde değişimler içeriyorsa, doğal seçilimin etkisiyle uyumsuzdur.

Sonuç olarak: Yeni çevre koşullarında besin bulma avantajı sağlayan gaga uzunluklarının 2.5 cm'den büyük olduğu için, zamanla bu tür bireyler artacak ve gaga uzunluklarının dağılımı bu yönde kayacaktır. Bu durum, C şıkkı ile belirtilmiştir. Bu yüzden doğru cevap C'dir.

Soru 7.

Sığ bir göl, alg popülasyonlarının büyüklüklerini etkileyen faktörleri incelemek için iki bölüme ayrılmıştır.

Her iki bölüme de (1. ve 2.) karbonlu ve azotlu bileşikler doğal olarak gelmeye devam ederken 2. bölüme fosfat bileşikleri ilave edilmiştir. Bir süre sonra 1. bölümde bulunan alg popülasyonunun büyüklüğünde bir değişme olmazken 2. bölümdeki alg popülasyonunda büyük bir artış gözlenmiştir.

Bu gölle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2009-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: D

Algler fotosentez yaptığından dolayı başlangıçta suya büyük miktarda oksijen salgılar. Yani birim zamanda üretilen oksijen miktarı artar, azalmaz. Ancak uzun vadede, ölen algler ayrıştırıcı bakteriler tarafından parçalanırken oksijen tüketimi artar ve suya eklenen oksijen azalır. Fakat soru "birim zamanda üretilen oksijen" hakkında olduğu için bu ifade yanlıştır.

İkinci bölümde başlangıçta oksijen üretimi artar, bu yüzden birim zamanda üretilen oksijen miktarının azalacağı söylenemez.

Soru 8.

Birlikte evrim (ko-evrim), yakın ekolojik ilişkileri olan, ancak birbirleriyle üreme ilişkileri bulunmayan iki veya daha fazla sayıda türün paylaştıkları yaşam alanında birbirlerine bağımlı olarak birlikte evrimleşmesidir.

Bu ilişkiler göz önüne alındığında, yukarıdakilerin hangilerinde verilen canlılar arasında birlikte evrim söz konusudur?

(2009-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: E

Birlikte evrim, iki türün birbirini evrimsel olarak etkilemesiyle gerçekleşir. II ve III. ilişkilerde karşılıklı bir evrim süreci görülürken, I. ilişkide tek taraflı bir adaptasyon (mimikri) vardır. Bu nedenle doğru cevap E) II ve III'tür.

Soru 9.

Aşağıdakilerden hangisi popülasyonların gen havuzlarında değişime neden olmaz?

(2010-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: D

Bir popülasyonun gen havuzu, o popülasyondaki bireylerin sahip olduğu tüm genetik çeşitliliği ifade eder. Genetik değişimlerin meydana gelmesi için mutasyon, göç, doğal/yapay seçilim veya genetik sürüklenme gibi mekanizmalar etkilidir.

Büyük popülasyonlarda genetik değişimler daha az etkilidir çünkü genetik sürüklenme gibi rastgele olaylar büyük popülasyonlarda dengelenir.
Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır (Popülasyonların büyük olması, gen havuzunda değişime neden olmaz).

Soru 10.

Farelerin atmacalar tarafından avlanmasında, tüy rengi ile zemin rengi arasındaki ilişkiyi araştırmak için bir deney düzenlenmiştir. Bunun için aynı türe ait be- yaz ve kahverengi fareler kullanılmıştır. Deney, toprak zemin üzerinde ve karla kaplı zemin üzerinde iki renkten de fareler ve atmaca ile ayrı ayrı tekrarlanmıştır. Sonuçta toprak zemin üzerinde daha kolay görülebilen beyaz fareler, kahverengi farelere göre iki katı sayıda; karla kaplı zemin üzerinde ise kahverengi fareler, beyaz farelere göre iki katı sayıda avlanmışlardır.

Bu deney sonucu,

I. Tüy rengindeki çeşitlilik, farklı ortam koşullarında hayatta kalma şansını artırır.

II. Popülasyondaki bireylerin uyum gücü aynıdır.

III. Doğal seçilim, çevreye iyi uyum yapanlar yönünde işler.

Yargılarından hangilerini destekler?

(2010-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: D

Bu deney, doğal seçilim ve adaptasyon kavramlarını açıkça göstermektedir. Farklı zemin renkleri (toprak ve kar), farklı fare renklerinin hayatta kalma şansını etkileyerek doğal seçilime neden olmaktadır.

Deney sonuçlarına göre:

- Toprak zemin üzerinde beyaz fareler daha fazla avlanıyor, kahverengi fareler daha fazla hayatta kalıyor.

- Karla kaplı zeminde kahverengi fareler daha fazla avlanıyor, beyaz fareler daha fazla hayatta kalıyor.

- Bu, tüy rengindeki çeşitliliğin hayatta kalma şansını artırdığını gösteriyor (I. yargıyı destekler).

- Ayrıca, çevreye uyum sağlayan bireylerin doğal seçilim yoluyla avantaj sağladığı görülüyor (III. yargıyı destekler).

Soru 11.

Bir deneyde bir bakteri popülasyonunun bulunduğu ortamda bakterilerin kullandığı besin, zamanla tükeniyor Gerçekleşen bir mutasyon sonucunda bazı bakteriler bu ortamdaki atık maddeleri besin olarak kullanmaya başlıyor

Bu deney boyunca bakteri popülasyonunun büyüklüğünde meydana gelen değişimi gösteren grafiğin aşağıdakilerden hangisi gibi olması beklenir?

(2011-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

Doğru Cevap: D

Mutasyonun ve Besin Kaynağının Etkisi

Bir bakteri popülasyonu başlangıçta ortamda mevcut ana besini kullanarak büyür. Ancak bu besin tükenince büyüme durur veya azalır çünkü besin yetersizdir. Fakat bazı bakteriler mutasyon sonucu ortamda bulunan atık maddeleri besin olarak kullanmaya başlar. Bu da popülasyonun yeniden büyümesine olanak tanır.

Çözüm Mantığı

Başlangıçta popülasyon artar çünkü besin yeterlidir.

Besin tükendiğinde büyüme durur ya da azalır.

Mutasyon sonucu atık maddeleri kullanan bakteriler ortaya çıkar ve popülasyon yeniden artmaya başlar.

Bu yüzden grafik önce yükselir, sonra düşme ya da duraklama olur, sonrasında tekrar yükseliş görülür.

Şıkların Değerlendirilmesi

A Şıkkı: Sürekli artan grafik, besin tükenince durması veya azalması gözlenmez, bu yanlış.

B Şıkkı: Sürekli azalan grafik, başlangıçta besin varken büyüme olmazsa yanlıştır.

C Şıkkı: Grafik olarak düz çizgi ya da dalgalanma olabilir, ama atık maddeleri kullanarak tekrar büyüme olmaması nedeniyle yanlış.

D Şıkkı: Önce büyüme, besin tükenince düşme/durgunluk, sonra mutasyonla yeniden artışa olanak sağlayan grafik doğru olanıdır.

E Şıkkı: Grafik karmaşık veya tutarsızsa bu senaryoya uymayabilir.

Bu nedenle en uygun ve doğru cevap D şıkkıdır.

Soru 12.

Birbirine yakın alanları işgal eden bir fare türünün 5 popülasyonunun yayılış alanları aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Besin miktarı azaldığında hangi popülasyon için yok olma tehlikesinin daha büyük olması beklenir?

(2011-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: C

Çözüm Mantığı

Popülasyonların yok olma tehlikesi genellikle popülasyon büyüklüğü, yayılış alanının büyüklüğü ve kaynağın (besinin) yeterliliği ile yakından ilişkilidir. Besin miktarı azaldığında, daha küçük ve daha izole olmuş popülasyonlar, kaynakları paylaşma ve yeni bireylerle desteklenme açısından daha savunmasızdırlar. Bu nedenle, yayılış alanı daha küçük olan veya çevresel koşullara daha bağlı olan popülasyonların yok olma riski daha yüksek olur.

Şıkların Değerlendirilmesi

A) I: Daha büyük veya merkezi konumda bir popülasyon olabilir, genellikle daha stabil olur.

B) II: Alanı veya kaynakları iyiyse risk daha düşük olabilir.

C) III: Yayılış alanı daha küçük veya daha izole ise, besin azaldığında yok olma riski artar, bu yüzden en büyük tehlike burada olabilir.

D) IV: Daha geniş bir alanı kapsıyorsa, kaynaklar daha iyi paylaşılır.

E) V: Benzer şekilde, büyük bir yayılış alanı riskleri azaltır.

Özetle: Besin kaynakları azaldığında, küçük ve izole popülasyonlar daha fazla etkilenir. III. popülasyonun yayılış alanı diğerlerine göre daha küçük veya daha savunmasız olduğundan, burada yok olma tehlikesi daha yüksek olur.

Soru 13.

Grafikte bir popülasyona ait S tipi büyüme eğrisi verilmiştir. Bu grafiğe göre

I. 1. evrede uyum süreci yaşandığından birey sayısındaki artış azdır.

II. 2. evre birey sayısının geometrik dizi şeklinde arttığı logaritmik artış evresidir.

III. 3. evre büyüme hızının en üst seviyeye ulaştığı pozitif artış evresidir.

IV. 4. evre çevresel direncin düşük olduğu negatif artış evresidir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(MEBİ 06.01.2025 AYT Deneme Sınavı)

Doğru Cevap: A

S-Tipi (Lojistik) Büyüme Eğrisi ve Aşamaları

Bu grafik, lojistik büyüme eğrisini (S-eğrisi) göstermektedir. Popülasyonun çevresel sınırlamalar altında nasıl büyüdüğünü ifade eder. Büyüme evrelerini analiz edelim:


I. 1. evrede uyum süreci yaşandığından birey sayısındaki artış azdır.

(Doğru)

  • Popülasyon başlangıçta yeni ortamına adapte olur (uyum süreci).
  • Üreme ve birey sayısı artışı yavaş olur.

II. 2. evre birey sayısının geometrik dizi şeklinde arttığı logaritmik artış evresidir.

(Doğru)

  • Üreme hızı artar ve birey sayısı üstel olarak (geometrik dizi şeklinde) artar.
  • Bu evreye "logaritmik büyüme evresi" denir.

III. 3. evre büyüme hızının en üst seviyeye ulaştığı pozitif artış evresidir.

(Yanlış)

  • Büyüme hızı en yüksek seviyeye 2. evrede ulaşır.
  • 3. evrede çevresel direnç artar, büyüme yavaşlar.

IV. 4. evre çevresel direncin düşük olduğu negatif artış evresidir.

(Yanlış)

  • 4. evrede çevresel direnç maksimuma ulaşır.
  • Popülasyon taşıma kapasitesine ulaştığından büyüme durur, negatif artış söz konusu değildir.

Sonuç:

Doğru Cevap: A) I ve II

Soru 14.

Ekosistemlerde, bir yaşam alanının taşıma kapasitesiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2012-Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (LYS2))

Doğru Cevap: E

Taşıma kapasitesi, bir ekosistemin destekleyebileceği maksimum birey sayısını ifade eder ve bu kapasite, çevresel koşullara ve kaynakların bolluğuna bağlı olarak değişir. Bu nedenle, farklı bölgelerde yaşayan aynı türün popülasyonları, farklı taşıma kapasitelerine sahip olabilirler. Dolayısıyla, E seçeneği yanlıştır.​

Diğer seçenekler ise doğrudur:​

A) Popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine yaklaştıkça, kaynaklar sınırlı hale gelir ve çevre direnci artar.​

B) Çevresel koşullar değiştikçe, taşıma kapasitesi de değişebilir.​

C) Taşıma kapasitesinin aşılması durumunda, kaynak yetersizliği nedeniyle ölümler artar.​

D) Taşıma kapasitesi, mevcut çevresel kaynakların miktarıyla belirlenir.​

Bu nedenle, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 15.

Popülasyonları oluşturan bireylerin yayılış alanında gösterdikleri kümeli dağılımla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?​

(2020-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: D

Kümeli Dağılım: Bireylerin belirli alanlarda gruplar oluşturduğu dağılım şeklidir ve doğada en sık rastlanan dağılım modelidir.​

Kral Penguenler: Üreme dönemlerinde karada alan savunması yaparlar ve bireyler arasında eşit mesafeler bulunur. Bu, düzenli (tekdüze) dağılım örneğidir.​

Bu nedenle, D seçeneği yanlıştır.

Soru 16.

Aşağıdaki grafikte numaralanmış eğrilerden hangisi, besin kaynakları sınırlı olan bir gölde bulunan ve yoğunluğu giderek artan bir balık popülasyonunda besin bulmak için bir bireyin harcadığı enerji miktarındaki değişimi göstermektedir?

(2011-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

Doğru Cevap: D

Besin kaynakları sınırlı olduğundan birey sayısının giderek artması, kişi başına düşen besin miktarını azaltır. Bu durum bireylerin besin bulmak için daha fazla enerji harcamasına neden olur.

Soru 17.

Popülasyonların büyüme hızı,​

I. Birey sayısı​

II. Bireylerin vücut büyüklüğü​

III. Bireylerin boy uzunluğu​

IV. Zaman​

değişkenlerinden hangileri arasındaki ilişkiyle belirlenir?​

(2011-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: B

Popülasyon büyüme hızı, belirli bir zaman diliminde popülasyondaki birey sayısındaki değişimle belirlenir. Bu nedenle, büyüme hızı birey sayısı (I) ve zaman (IV) değişkenleri arasındaki ilişkiyle belirlenir.​

Diğer seçeneklerdeki bireylerin vücut büyüklüğü (II) ve bireylerin boy uzunluğu (III) gibi faktörler, popülasyonun büyüme hızını doğrudan etkilemez.​

Bu nedenle, doğru cevap B) I ve IV seçeneğidir.

Soru 18.

Popülasyon dağılımı, belirli bir bölgede popülasyonu oluşturan bireylerin yerleşme biçimini ifade eder. Çevresel faktörler ve bireyler arası ilişkiler, dağılım modellerinin oluşmasında etkilidir. Popülasyonların dağılımı; kümeli, düzenli ve rastgele olmak üzere üç tiptir.

Buna göre

I. Penguenlerin birbirlerine nispeten eşit uzaklıkta bulunarak dağılım göstermesi,

II. Tohumları rüzgârla dağılan karahindiba bitkilerinin tesadüfi yayılış göstermesi,

III. Avlanma amaçlı bir araya gelen kurtların sürü oluşturması

Örnekleri, aşağıdakilerin hangisinde popülasyon dağılım modelleri ile doğru eşleştirilmiştir?

(MEBİ 10.02.2025 AYT Deneme Sınavı)

Doğru Cevap: E

Kısa çözüm mantığı

Kümeli dağılım: Bireylerin kaynaklar/sosyal davranışlar nedeniyle gruplar hâlinde toplanması (ör: sürüler).
Düzenli (uniform) dağılım: Rekabet/alan savunmasıyla bireylerin birbirine nispeten eşit uzaklıkta yerleşmesi.
Rastgele dağılım: Çevresel koşullar homojen ve etkileşim zayıfsa; özellikle rüzgârla yayılan tohumlarda görülebilir.

I: Penguenler eşit aralıklarla → Düzenli

II: Rüzgârla yayılan karahindiba → Rastgele

III: Av için sürüleşen kurtlar → Kümeli

Şıkların değerlendirilmesi

A) Kümeli→II (yanlış), Düzenli→III (yanlış), Rastgele→I (yanlış)

B) Kümeli→I (yanlış), Düzenli→II (yanlış), Rastgele→III (yanlış)

C) Kümeli→III (doğru), Düzenli→II (yanlış), Rastgele→I (yanlış)

D) Kümeli→II (yanlış), Düzenli→I (doğru), Rastgele→III (yanlış)

E) Kümeli→III (doğru), Düzenli→I (doğru), Rastgele→II (doğru)

Bu nedenle doğru eşleştirme E şıkkıdır.

Soru 19.

Bir biyolog 2016 yılında Muğla'da faaliyete geçen rüzgâr enerji santrallerinin göçmen bir kuş türü olan Kızılgerdan (Erithacus rubecula) üzerindeki etkilerini araştırmış ve türün popülasyon yoğunluğunda meydana gelen değişime ait elde ettiği verileri aşağıdaki grafikle göstermiştir.

Grafikteki verilere göre rüzgâr santralinin faaliyete geçmesiyle Kızılgerdan popülasyonunun yoğunluğunda meydana gelen değişimin temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olamaz?

(MEBİ 20.01.2025 AYT Deneme Sınavı)

Doğru Cevap: A

Soru Analizi

Bu soruda, rüzgâr enerji santrallerinin bir göçmen kuş türü olan Kızılgerdan'ın popülasyon yoğunluğuna olan etkileri incelenmektedir. Grafik incelendiğinde, rüzgâr santrali faaliyete geçtikten sonra kuşların popülasyonunda bir değişim olduğu anlaşılır. Sorunun temel noktası, bu değişimin nedenlerinden hangisinin mümkün olmadığıdır.

Çözüm Mantığı

Rüzgâr enerjisi santralleri genellikle kuşlar için zararlı etkilere neden olabilir. Bu etkilerin başında habitat kaybı, yaşam kaybı, üreme başarısında azalma ve göç yollarının değişimi gelir. Ancak, besin kaynaklarının zenginleşerek popülasyonu artırması rüzgâr santrallerinin yaratacağı bir durum değildir.

Şıkların Değerlendirilmesi

A) Besin kaynaklarının değişmesiyle popülasyona katılan canlı sayısının artması: Rüzgâr santralleri çevresel olarak habitatların yok olmasına yol açabilir, ancak besin kaynaklarının artması çok olası değildir. Bu nedenle bu seçenek olamaz.

B) Türbin kanatlarına çarparak yaşamını yitiren canlı sayısının artması: Bu kuşlar için bilinen önemli bir risktir, dolayısıyla olabilir.

C) Santralin inşası ve işletilmesiyle habitat sınırlarının daralması: Yapılaşma habitat kaybına sebep olur, bu mümkün.

D) Artan gürültü ve titreşimler nedeniyle üreme başarısının düşmesi: Gürültü kirliliği hayvanların davranışlarını ve üreme başarısını etkiler, olasıdır.

E) Kuşların göç yollarının değişmesi ve harcadıkları enerji miktarının artması: Büyük yapılar kuşların göç yollarını etkileyebilir, bu da doğaldır.

Soru 20.

Aşağıdaki grafikte aynı memeli hayvan türünün farklı iki popülasyonunun birey sayıları ve popülasyonlardaki yaş dağılımları gösterilmiştir.

Buna göre

I. En yaşlı bireylere sadece düşük yoğunluğa sahip popülasyonda rastlanır.

II. Yüksek yoğunluklu popülasyonda tür içi rekabet artmış olabilir.

III. Popülasyon yoğunluğunun düşük olması bireylerin hayatta kalmasını olumlu etkilemektedir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(2024-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: D

Çözüm Mantığı

Grafikte iki popülasyonun yaş dağılımı ve birey sayıları gösterilmiştir. Bu yaş dağılımı ve yoğunluk bilgilerine bakarak verilen ifadelerin doğruluğunu değerlendireceğiz.

İfadelerin Değerlendirilmesi

I. En yaşlı bireylere sadece düşük yoğunluğa sahip popülasyonda rastlanır. Grafiğe göre en yaşlı bireyler sadece düşük yoğunluklu popülasyonda görülmüşse, bu ifade doğru olabilir, ancak eğer en yaşlı bireyler her iki popülasyonda da varsa bu ifade yanlış olur. Öğrenci tarafından verilen yanıt D olduğuna göre, buradaki grafik veya bilgiye göre bu ifade yanlış kabul ediliyor.

II. Yüksek yoğunluklu popülasyonda tür içi rekabet artmış olabilir. Popülasyon yoğunluğu arttıkça bireyler arasındaki besin, alan gibi kaynaklar için rekabet artar. Bu biyolojik prensip çok genel ve doğrudur. Bu nedenle bu ifade doğru kabul edilir.

III. Popülasyon yoğunluğunun düşük olması bireylerin hayatta kalmasını olumlu etkilemektedir. Düşük yoğunluk, genellikle daha az rekabet ve daha fazla kaynak anlamına gelir, bu da bireylerin hayatta kalma olasılığını artırabilir. Bu da genellikle doğrudur ve grafikte destekleniyor.

Sonuç: I. ifade grafik ve bilgiler doğrultusunda yanlış, II. ve III. ifadeler ise doğrudur. Bu nedenle doğru cevap D) II ve III olmalıdır.

Soru 21.

Doğada ardıç ağacı tohumları toprağa düştüğünde doğrudan çimlenemez. Ancak ardıç ağacının tohumları, bu tohumlarla beslenen ardıç kuşlarının sindirim sisteminden geçip dışkıyla dışarı atılır ve uygun alanlarda çimlenir. Ardıç kuşları aynı zamanda salyangoz ve böcek gibi diğer hayvanlarla da beslenir.

Buna göre

I. Ardıç kuşlarının avlanarak sayılarının azaltılması tür çeşitliliğinde değişikliklere neden olabilir.

II. Ardıç kuşlarının bulunduğu ortamda insektisit kullanılması ardıç ağaçlarının çoğalmasını etkileyebilir.

III. Ardıç ağaçlarında ortaya çıkabilecek tahribat, ardıç kuşlarının popülasyon yoğunluğunu azaltabilir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(2024-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, ardıç ağaçları ve ardıç kuşları arasındaki ekolojik etkileşimleri ve bu etkileşimlerin bir ekosistemdeki diğer faktörlerle (avlanma, insektisit kullanımı, habitat tahribatı) nasıl ilişkilendirilebileceğini sorgulamaktadır. Temel olarak, bir türdeki değişimin, besin ağı ve simbiyotik ilişkiler aracılığıyla diğer türleri ve genel tür çeşitliliğini nasıl etkileyebileceğini anlamamızı bekler. Özellikle besin zinciri, tohum yayılımı ve popülasyon dinamikleri üzerinde durulmuştur.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Verilen metin ve ekolojik prensipler doğrultusunda tüm öncüller doğrudur:

I. Ardıç kuşlarının avlanarak sayılarının azaltılması tür çeşitliliğinde değişikliklere neden olabilir.
Metin, ardıç ağacı tohumlarının çimlenmesi için ardıç kuşlarının sindirim sisteminden geçmesi gerektiğini açıkça belirtiyor. Eğer ardıç kuşlarının sayısı azalırsa, ardıç ağaçlarının tohumları yeterince yayılamaz ve çimlenemez, bu da ardıç ağacı popülasyonunun azalmasına yol açar. Ardıç ağaçlarının azalması, o bölgedeki bitki tür çeşitliliğini doğrudan etkiler. Ayrıca, ardıç kuşları salyangoz ve böceklerle de beslendiğinden, kuş sayısındaki azalma bu hayvanların popülasyonlarında artışa neden olarak ekosistemdeki dengeyi ve tür çeşitliliğini etkileyebilir. Dolayısıyla, bu ifade doğrudur.

II. Ardıç kuşlarının bulunduğu ortamda insektisit kullanılması ardıç ağaçlarının çoğalmasını etkileyebilir.
İnsektisitler, böcekleri öldüren kimyasallardır. Metin, ardıç kuşlarının salyangoz ve böcek gibi diğer hayvanlarla beslendiğini belirtiyor. Ortamda insektisit kullanılması, ardıç kuşlarının besin kaynaklarından biri olan böcek popülasyonunu azaltacaktır. Besin bulmakta zorlanan ardıç kuşlarının popülasyonu azalabilir. Ardıç kuşlarının sayısının azalması da, I. maddede açıklandığı gibi, ardıç ağaçlarının tohumlarını yayıp çimlenmeleri için gerekli ortamın azalmasına ve dolayısıyla ardıç ağaçlarının çoğalmasının olumsuz etkilenmesine neden olur. Bu nedenle, bu ifade de doğrudur.

III. Ardıç ağaçlarında ortaya çıkabilecek tahribat, ardıç kuşlarının popülasyon yoğunluğunu azaltabilir.
Metin, ardıç kuşlarının ardıç ağacının tohumları ile beslendiğini açıkça ifade eder ('bu tohumlarla beslenen ardıç kuşlarının'). Eğer ardıç ağaçlarında bir tahribat oluşur ve bu tahribat tohum üretimini veya ağacın genel sağlığını olumsuz etkilerse, ardıç kuşlarının ana besin kaynaklarından biri olan ardıç tohumlarının miktarı azalır. Besin kaynaklarındaki azalma, ardıç kuşlarının yaşama ve üreme şansını düşürerek popülasyon yoğunluklarının azalmasına yol açabilir. Bu ifade de doğrudur.

Sonuç olarak, verilen üç öncül de ardıç kuşları ve ardıç ağaçları arasındaki karmaşık ekolojik ilişkiler çerçevesinde mantıklıdır ve doğrudur.

Soru 22.

J-tipi ve S-tipi olmak üzere iki farklı tip popülasyon büyümesinin grafiği aşağıda gösterilmiştir.

Bu grafikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2023-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: A

1. Sorunun Analizi

J-tipi (üstel) büyüme, kaynakların bol ve sınırlayıcı etmenlerin düşük olduğu ideal koşullarda, kısa sürede hızlı artışı gösterir. S-tipi (lojistik) büyüme ise çevresel dirençlerin etkisiyle başlangıçta hızlanıp daha sonra yavaşlayarak popülasyonun taşıma kapasitesine (K) yaklaşmasını ifade eder. Bu çerçevede, göçün yönü ve büyüklüğü büyüme eğrilerini etkiler: Üstel büyümenin görüldüğü durumlarda net artış (doğum + göç alma) yüksek, kayıplar (ölüm + göç verme) düşüktür.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Yanlış (Söylenemez). J-tipi büyümenin gerçekleşebilmesi için net artışın yüksek olması gerekir. Dışarıya göçün (emigrasyon) fazla olması artış hızını düşürür ve üstel artışı zayıflatır. Üstel büyüme senaryolarında genellikle emigrasyon düşüktür ya da hatta göç alma (immigrasyon) baskın olabilir.

B) Doğru. Lojistik büyümenin erken-orta evresinde bir üstel (log) faz bulunur; bu dönemde birey sayısı hızla artar, ardından çevresel dirençle artış yavaşlar.

C) Doğru. J-eğrisi; sınırlayıcı faktörlerin az, kaynakların bol olduğu koşullarda, ölüm ve göç vermenin nispeten düşük olduğu durumları yansıtır.

D) Doğru. Lojistik büyümede popülasyon K değerine yaklaşır ve genellikle onun etrafında dalgalanır.

E) Doğru. Kaynak sınırlamaları, rekabet, hastalık ve yırtıcılık gibi yoğunluğa bağlı etkenler nedeniyle üstel büyüme sürdürülemez; çoğu zaman aşım (overshoot) ve ardından çöküş görülebilir.

Soru 23.

Aşağıda lojistik büyüme gösteren bir popülasyona ait S tipi büyüme eğrisi verilmiştir.

Bu grafiğe göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2022-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: E

- Bu soru, popülasyon büyümesi ve taşıma kapasitesi konularını test etmektedir.

- Verilen S tipi büyüme eğrisine göre, popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine yaklaştıkça çevresel direnç artar ve büyüme yavaşlar.

- Bu nedenle, popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine yaklaştıkça çevresel direnç azalmaz, aksine artar.

- Dolayısıyla, E şıkkı doğru cevaptır. Diğer şıklar ise popülasyon büyümesi sırasında karşılaşılan diğer durumları açıklamaktadır.

Soru 24.

Popülasyonlarda her yaş grubunda hayatta kalan bireylerin sayısı grafiğe aktarıldığında hayatta kalma eğrileri elde edilir. Aşağıda K, L ve M popülasyonlarının hayatta kalma eğrileri verilmiştir.

Buna göre K, L ve M popülasyonları ile ilgili,

I. K popülasyonunda erken ve orta yaşlarda ölüm oranı yüksektir.

II. L popülasyonunda her yaş döneminde ölüm oranı sabittir.

III. M popülasyonunda erken yaşlarda ölüm oranı yüksektir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(2021-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Verilen K, L ve M popülasyonlarına ait hayatta kalma (sağkalım) eğrilerini yorumlayarak yaşa bağlı ölüm oranlarının nasıl değiştiğini belirlememizi ve buna göre I, II, III ifadelerinin doğruluğunu sorgulamamızı ister.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Genel olarak üç tip hayatta kalma eğrisi vardır: Tip I (erken ve orta yaşlarda ölüm az, ileri yaşta artar), Tip II (tüm yaşlarda ölüm oranı sabit), Tip III (erken yaşlarda ölüm çok yüksek, sonra hayatta kalanlar uzun süre yaşar).
- L eğrisi düz ve istikrarlı azalış gösterir (Tip II): Her yaş döneminde ölüm oranı sabittir. Bu nedenle II doğrudur.
- M eğrisi başlangıçta hızla düşer sonra yataya yakın seyreder (Tip III): Erken yaşlarda ölüm oranı yüksektir. Bu nedenle III doğrudur.
- K eğrisi uzun süre yüksek kalıp ileri yaşlarda keskin düşer (Tip I): Erken ve orta yaşlarda ölüm oranı düşüktür, ileri yaşta artar. Bu nedenle “K popülasyonunda erken ve orta yaşlarda ölüm oranı yüksektir” ifadesi (I) yanlıştır.
Dolayısıyla doğru seçenek: II ve III → D.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

- A) Yalnız I: I ifadesi yanlıştır (K’da erken-orta yaşta ölüm yüksek değildir).
- B) I ve II: I yanlış olduğu için bu seçenek yanlıştır.
- C) I ve III: I yanlış olduğu için bu seçenek yanlıştır; III doğrudur ama tek başına yetmez.
- E) I, II ve III: I yanlış olduğundan tümünün doğru olduğu seçenek yanlıştır.

Soru 25.

Paramecium caudatum ve Paramecium aurelia türleri aynı tip besinlerle beslenmeye uyum sağlamış iki Paramecium türüdür.

Aşağıdaki grafikte bu iki türün ayrı ayrı kültür ortamlarında yetiştirildiklerinde ve aynı kültür ortamında birlikte yetiştirildiklerinde popülasyon yoğunluklarının günlere göre değişimleri gösterilmiştir.

Bu deney ve sonuçlarına göre, bu iki tür arasında;

I. Avlanma,

II. Rekabet,

III. Parazitlik

Etkileşim şekillerinden hangileri görülmektedir?

(2018-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: B

🔬 Deney Özeti: Grafikte Paramecium aurelia ve Paramecium caudatum türlerinin:

Tek başına yetiştirildiklerinde popülasyon yoğunlukları sürekli artmakta,

Karışık ortamda birlikte yetiştirildiklerinde ise her iki türün popülasyonları baskılanmakta, özellikle caudatum’un ciddi şekilde azaldığı görülmektedir.

Etkileşim Türleri:

I. Avlanma ❌ Avlanma (predasyon), bir canlının başka bir canlıyı besin olarak kullanmasıdır. Paramecium türleri birbirlerini avlamıyor, aynı besin için yarışıyorlar. Dolayısıyla avlanma yok.

II. Rekabet ✅ Her iki tür de aynı kaynak (besin) için yarışmakta. Ortak ortamda popülasyonlar baskılanıyor, özellikle biri diğerine karşı avantajlı konumda. Bu, doğal rekabetin tipik bir örneğidir.

III. Parazitlik ❌ Parazitlik, bir canlının diğerinin kaynaklarını kullanarak ona zarar vermesidir. Bu türler birbirlerine zarar vermiyor, sadece kaynaklar için yarışıyorlar.

📌 Sonuç: Yalnız II (Rekabet) gözlemlenmiştir. Avlanma ve parazitlik yoktur. ✅ Doğru cevap: B) Yalnız II

Soru 26.

Bir popülasyonda, aşağıdakilerden hangisi kural olarak Hardy-Weinberg dengesinin bozulmasına neden olmaz?

(2018-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: B

🔬 Hardy-Weinberg Dengesinin Temel Koşulları:

Bir popülasyonda alel ve genotip frekanslarının nesiller boyunca sabit kalabilmesi (yani genetik denge) için bazı koşullar gerekir. Bu dengenin sağlanması için:

Büyük bir popülasyon (genetik sürüklenmenin etkisini azaltır), Rastgele eşleşme (her bireyin üreme şansı eşittir), Mutasyon olmaması, Göç (gen akışı) olmaması, Doğal seçilim olmaması

Şıkların değerlendirmesi:

A) Gen havuzunda mutasyonların rastgele meydana gelmesi ❌ → Mutasyon, yeni aleller oluşturur, gen frekanslarını değiştirir → denge bozulur.

B) Üreme sürecinde eş seçiminin rastgele gerçekleşmesi ✅ → Bu Hardy-Weinberg dengesinin şartıdır. → Dengeyi korur, bozmaz.

C) Belirli kalıtsal özelliklere sahip olan bireylerin üreme başarısının fazla olması ❌ → Bu, doğal seçilimi ifade eder → dengeyi bozar.

D) Popülasyondaki belirli genotipe sahip bireylere karşı doğal seçilimin olması ❌ → Yine seçilim söz konusu → denge bozulur.

E) Orijinal popülasyonun içerisine, dışarıdan göçlerin olması ❌ → Gen akışı gerçekleşir → yeni aleller gelir → denge bozulur.

✅ Sonuç: 📌 Yalnız B, Hardy-Weinberg dengesinin korunmasına yardımcı olur, bozmaz.

Soru 27.

Alaska yakınlarındaki St. Paul Adası’nda bilimsel adı Callorhinus ursinus olan kürklü foklardan oluşan popülasyonun zaman içerisindeki değişimi aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.

Bu popülasyonla ilgili

I. Popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine yaklaştıkça mevcut kaynakların kullanımı sınırlanır.

II. S tipi büyüme gösteren bu popülasyon, zaman içerisinde dengeye ulaşır.

III. Popülasyonun yoğunluğu arttıkça çevresel faktörlerin sınırlayıcı etkisi giderek azalır.

İfadelerinden hangileri söylenebilir?

(MEBİ 03.03.2025 AYT Deneme Sınavı)

Doğru Cevap: B

Grafikte Alaska yakınlarındaki kürklü fok popülasyonunun yıllar içindeki değişimi gösterilmiş. Eğriye baktığımızda: Başta hızlı artış (lojistik büyümenin ilk evresi), Sonra artış yavaşlıyor, En sonunda durağan bir seviyeye ulaşıyor. Bu, S tipi (lojistik) büyüme eğrisidir ve taşıma kapasitesine (K) ulaşıldığını gösterir.

Şimdi ifadeleri değerlendirelim:

I. Popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine yaklaştıkça mevcut kaynakların kullanımı sınırlanır. Doğru. Taşıma kapasitesi, çevrenin destekleyebileceği maksimum birey sayısıdır. Nüfus bu sınıra yaklaştıkça besin, alan, oksijen, su gibi kaynaklar sınırlanır, büyüme yavaşlar.

II. S tipi büyüme gösteren bu popülasyon, zaman içerisinde dengeye ulaşır. Doğru. Grafik açıkça lojistik büyümeyi gösteriyor. Başta hızlı büyür, sonra yavaşlar, sonunda dengeye ulaşır.

III. Popülasyonun yoğunluğu arttıkça çevresel faktörlerin sınırlayıcı etkisi giderek azalır. Yanlış. Tam tersi: Yoğunluk arttıkça çevresel faktörlerin (besin rekabeti, hastalık, yer kıtlığı vs.) etkisi artar. Bu nedenle büyüme yavaşlar ve dengeye ulaşılır.

Sonuç: Doğru ifadeler: I ve II Doğru cevap: B şıkkı

Konu İle İlgili Sorular

Soru 1.

Sığ bir göl, alg popülasyonlarının büyüklüklerini etkileyen faktörleri incelemek için iki bölüme ayrılmıştır.

Her iki bölüme de (1. ve 2.) karbonlu ve azotlu bileşikler doğal olarak gelmeye devam ederken 2. bölüme fosfat bileşikleri ilave edilmiştir. Bir süre sonra 1. bölümde bulunan alg popülasyonunun büyüklüğünde bir değişme olmazken 2. bölümdeki alg popülasyonunda büyük bir artış gözlenmiştir.

Bu gölle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2009-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: D

Algler fotosentez yaptığından dolayı başlangıçta suya büyük miktarda oksijen salgılar. Yani birim zamanda üretilen oksijen miktarı artar, azalmaz. Ancak uzun vadede, ölen algler ayrıştırıcı bakteriler tarafından parçalanırken oksijen tüketimi artar ve suya eklenen oksijen azalır. Fakat soru "birim zamanda üretilen oksijen" hakkında olduğu için bu ifade yanlıştır.

İkinci bölümde başlangıçta oksijen üretimi artar, bu yüzden birim zamanda üretilen oksijen miktarının azalacağı söylenemez.

Soru 2.

J-tipi ve S-tipi olmak üzere iki farklı tip popülasyon büyümesinin grafiği aşağıda gösterilmiştir.

Bu grafikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2023-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: A

1. Sorunun Analizi

J-tipi (üstel) büyüme, kaynakların bol ve sınırlayıcı etmenlerin düşük olduğu ideal koşullarda, kısa sürede hızlı artışı gösterir. S-tipi (lojistik) büyüme ise çevresel dirençlerin etkisiyle başlangıçta hızlanıp daha sonra yavaşlayarak popülasyonun taşıma kapasitesine (K) yaklaşmasını ifade eder. Bu çerçevede, göçün yönü ve büyüklüğü büyüme eğrilerini etkiler: Üstel büyümenin görüldüğü durumlarda net artış (doğum + göç alma) yüksek, kayıplar (ölüm + göç verme) düşüktür.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Yanlış (Söylenemez). J-tipi büyümenin gerçekleşebilmesi için net artışın yüksek olması gerekir. Dışarıya göçün (emigrasyon) fazla olması artış hızını düşürür ve üstel artışı zayıflatır. Üstel büyüme senaryolarında genellikle emigrasyon düşüktür ya da hatta göç alma (immigrasyon) baskın olabilir.

B) Doğru. Lojistik büyümenin erken-orta evresinde bir üstel (log) faz bulunur; bu dönemde birey sayısı hızla artar, ardından çevresel dirençle artış yavaşlar.

C) Doğru. J-eğrisi; sınırlayıcı faktörlerin az, kaynakların bol olduğu koşullarda, ölüm ve göç vermenin nispeten düşük olduğu durumları yansıtır.

D) Doğru. Lojistik büyümede popülasyon K değerine yaklaşır ve genellikle onun etrafında dalgalanır.

E) Doğru. Kaynak sınırlamaları, rekabet, hastalık ve yırtıcılık gibi yoğunluğa bağlı etkenler nedeniyle üstel büyüme sürdürülemez; çoğu zaman aşım (overshoot) ve ardından çöküş görülebilir.

Soru 3.

Birlikte evrim (ko-evrim), yakın ekolojik ilişkileri olan, ancak birbirleriyle üreme ilişkileri bulunmayan iki veya daha fazla sayıda türün paylaştıkları yaşam alanında birbirlerine bağımlı olarak birlikte evrimleşmesidir.

Bu ilişkiler göz önüne alındığında, yukarıdakilerin hangilerinde verilen canlılar arasında birlikte evrim söz konusudur?

(2009-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: E

Birlikte evrim, iki türün birbirini evrimsel olarak etkilemesiyle gerçekleşir. II ve III. ilişkilerde karşılıklı bir evrim süreci görülürken, I. ilişkide tek taraflı bir adaptasyon (mimikri) vardır. Bu nedenle doğru cevap E) II ve III'tür.

Soru 4.

Üç farklı hayvan popülasyonunda, bireylerin yaş gruplarına göre dağılımları aşağıdaki grafiklerde gösterilmiştir.

Bu popülasyonlar, büyüme hızlarına göre çoktan aza doğru nasıl sıralanabilir?

Doğru Cevap: C

Popülasyonlarda genç ve üreme çağındaki (20-40 yaş aralığı) birey sayısının fazla olması popülasyonun büyüdüğünü gösterir. Bunun tersi durumlarda ise yaşlı birey sayısı fazla olan popülasyon, gerilemektedir denebilir.

Soru 5.

Popülasyonların büyüme hızı,​

I. Birey sayısı​

II. Bireylerin vücut büyüklüğü​

III. Bireylerin boy uzunluğu​

IV. Zaman​

değişkenlerinden hangileri arasındaki ilişkiyle belirlenir?​

(2011-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

Doğru Cevap: B

Popülasyon büyüme hızı, belirli bir zaman diliminde popülasyondaki birey sayısındaki değişimle belirlenir. Bu nedenle, büyüme hızı birey sayısı (I) ve zaman (IV) değişkenleri arasındaki ilişkiyle belirlenir.​

Diğer seçeneklerdeki bireylerin vücut büyüklüğü (II) ve bireylerin boy uzunluğu (III) gibi faktörler, popülasyonun büyüme hızını doğrudan etkilemez.​

Bu nedenle, doğru cevap B) I ve IV seçeneğidir.

Soru 6.

Aşağıdaki canlı gruplarından hangisine ait populasyonda, doğal seçilimle, gen frekansının en hızlı değişmesi beklenir?

(2008-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: A

Doğal Seleksiyon ve Gen Frekansının Değişimi

Doğal seçilim, genetik varyasyonların çevreye uyum sağlamasına bağlı olarak hangi genlerin daha fazla yayılacağını belirler. Gen frekansının hızlı değişmesi için, popülasyonun hızlı üreyebilmesi ve kuşak süresinin kısa olması gerekir çünkü bu sayede avantajlı genler daha çabuk yayılır.

Şıkların Değerlendirilmesi

A) Bakteri: Bakteriler çok hızlı çoğalır ve kısa nesil sürelerine sahiptir. Bu yüzden gen frekansındaki değişim doğal seçilim etkisiyle çok hızlı gerçekleşir.

B) Böcek: Böcekler de nispeten hızlı üreyen canlılardır, gen frekansında değişim hızlı olabilir fakat bakterilere kıyasla daha yavaştır.

C) Kedi: Kedilerin üreme hızı ve nesil süresi daha uzundur, bu yüzden gen frekansı değişimi daha yavaştır.

D) Kuş: Kuşlar da nispeten uzun nesil sürelerine sahiptir, gen frekansı değişimi daha yavaştır.

E) Balık: Balıkların üreme hızları türlere göre değişir ancak genel olarak bakterilere göre çok daha yavaştır.

Sonuç olarak, gen frekansının en hızlı değişmesi bakterilerde beklenir çünkü çok hızlı çoğalırlar ve kısa nesil sürelerine sahiptirler. Bu nedenle doğru cevap A) Bakteri olmalıdır.

Soru 7.

Bir ekosistemde saprofit canlıların toplam birey sayısı,

grafiğindeki gibi değiştiğine göre;

I. Topraktaki organik artıkların azalması,

II. İnorganik madde miktarının artması,

III. Atmosfere verilen CO2 miktarının artması

Değişimlerinden hangileri gerçekleşebilir?

Doğru Cevap: E

Bu soruda saprofit (çürükçül) canlıların toplam birey sayısının zamanla arttığını gösteren bir grafik olduğu varsayılıyor. Bu artışın doğurduğu ekolojik sonuçlar sorgulanıyor.

🔬 Saprofitler nedir? Saprofitler; ölü organizmaları, organik atıkları ayrıştıran ayrıştırıcı canlılardır (örneğin bazı mantarlar, bakteriler). Bunlar: Organik maddeyi parçalayarak inorganik maddelere dönüştürür. Ayrıştırma sırasında CO₂ açığa çıkar. Grafikte: Saprofitlerin sayısı artıyorsa, bu şunlara işaret eder:

I. Topraktaki organik artıkların azalması ✅ Saprofitler bu artıklarla beslenir → Sayıları artarsa daha çok artık parçalanır. → Organik artıklar azalır.

II. İnorganik madde miktarının artması ✅ Ayrıştırma işlemi sonucunda inorganik maddeler (mineral, su vb.) toprağa kazandırılır. → Saprofit sayısı arttıkça bu da artar.

III. Atmosfere verilen CO₂ miktarının artması ✅ Saprofitler aerobik solunum yaparak CO₂ üretir. → Birey sayısı artınca CO₂ salınımı da artar.

✅ Sonuç: Hepsi gerçekleşebilir.

Soru 8.

Popülasyonları oluşturan bireylerin yayılış alanında gösterdikleri kümeli dağılımla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?​

(2020-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

Doğru Cevap: D

Kümeli Dağılım: Bireylerin belirli alanlarda gruplar oluşturduğu dağılım şeklidir ve doğada en sık rastlanan dağılım modelidir.​

Kral Penguenler: Üreme dönemlerinde karada alan savunması yaparlar ve bireyler arasında eşit mesafeler bulunur. Bu, düzenli (tekdüze) dağılım örneğidir.​

Bu nedenle, D seçeneği yanlıştır.

Soru 9.

Aşağıdaki şekilde tavşan popülasyonunu etkileyen bazı faktörler verilmiştir. (+ olumlu etkiler, - olumsuz etkiler)

Buna göre,

I. Tavşan popülasyonu arttıkça hastalıklar artar.

II. Tavşan popülasyonu azaldıkça bitki yoğunluğu azalırken avcı türler artar.

III. Avcı türlerin artması tavşan popülasyonunu azaltır.

Açıklamalarından hangileri söylenebilir?

Doğru Cevap: C

→ Tavşan popülasyonu arttıkça hastalıklar artar. Artan hastalıklardan dolayı birey sayısında azalma meydana gelir.

→ Tavşanların birey sayısındaki azalma bitki yoğunluğuna artı yönde etki ederken, avcı türlerin besini azaldığı için eksi yönde etkili olur.

→ Avcı türlerin artması durumunda daha çok tavşan besin olarak tüketileceği için tavşan popülasyonu düşer.

Soru 10.

Aşağıdaki şekilde iki popülasyonun zamana bağlı değişim grafiği verilmiştir.

Buna göre iki popülasyonla ilgili olarak,

I. Av - avcı ilişkisi vardır.

II. Tavşan sayısının artması, kurt sayısını azaltır.

III. Kurt sayısının azalması tavşan sayısını artırır.

Yargılarından hangileri söylenebilir?

Doğru Cevap: C

Grafikte tavşan ve kurt popülasyonlarının zamana bağlı birey sayısı değişimi verilmiş. Grafik incelendiğinde şu örüntü açıkça görülüyor: Tavşan sayısı arttıkça, bir süre sonra kurt sayısı da artıyor. Kurt sayısı arttığında ise tavşan sayısı azalmaya başlıyor. Daha sonra kurt sayısı da tavşan azalmasına paralel olarak azalıyor. Bu döngüsel bir ilişki gösteriyor.

Şimdi verilen yargıları değerlendirelim:

I. Av - avcı ilişkisi vardır. ✅ Kurtlar tavşanları avladığı için aralarındaki ilişki av – avcı ilişkisidir. Grafik bu örüntüyü açıkça gösteriyor.

II. Tavşan sayısının artması, kurt sayısını azaltır. ❌ Aksine, tavşan sayısı arttığında, kurtlar daha fazla besin bulur → kurt sayısı artar.

III. Kurt sayısının azalması, tavşan sayısını artırır. ✅ Kurt sayısı azalınca avlanma baskısı düşer → tavşan sayısı artar.

✅ Sonuç: I ve III doğru, II yanlıştır.

BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

iyzico ile Güvenli Öde - Visa - Mastercard

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒