Sağlıklı insanlarda açlık kan şekeri 70-100 mg/dL aralığındadır. Bu değerin altında ya da üstünde olması bazı metabolik hastalıklara neden olur.
Buna göre açlık kan şekeri anormal derecede azalan bir bireye aşağıdaki karbonhidrat içeren besinlerden hangisinin verilmesi kan şekeri seviyesini daha kısa sürede yükseltir?
Doğru Cevap: C
Karbonhidratlar, vücudumuz için temel enerji kaynaklarıdır. Sindirildiklerinde glikoza dönüşürler ve kana karışarak kan şekerimizi yükseltirler. Farklı karbonhidrat türleri, kan şekerini farklı hızlarda etkiler.
Bu soru, karbonhidratların sindirim hızları ve kan şekeri üzerindeki etkileri hakkındaki bilgiyi ölçen bir kavrama ve uygulama sorusudur. Hangi besinin kan şekerini en hızlı yükselttiğini bulmanızı istiyor.
Soruda açlık kan şekerinin normal aralığı (70-100 mg/dL) belirtiliyor ve bu değerin altının veya üstünün metabolik hastalıklara yol açabileceği vurgulanıyor. Bize anormal derecede azalan bir bireye, yani kan şekeri düşen (hipoglisemi yaşayan) birine hangi besinin daha hızlı etki edeceğini soruyor.
A) Ekmek, nişasta içerdiği için sindirimi biraz zaman alır ve kan şekerini yavaş yavaş yükseltir.
B) Et suyu, esas olarak protein ve yağ içerir, karbonhidrat oranı çok düşüktür. Kan şekerini yükseltmede etkili değildir.
C) Meyve suyu, basit şekerler (fruktoz, glikoz) açısından zengindir ve lif içermediği için çok hızlı sindirilir. Bu sayede kan şekerini en kısa sürede yükseltir.
D) Patates, nişasta bakımından zengin bir besindir. Ekmek gibi, sindirimi biraz zaman alır ve kan şekerini ekmek kadar hızlı yükseltmez.
E) Süt, laktoz içerir (bir disakkarit) ve protein-yağ da barındırır. Meyve suyu kadar hızlı olmasa da kan şekerini yükseltir, ancak meyve suyuna göre daha yavaş bir etkiye sahiptir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı. Kan şekeri düşük olan bir birey için en hızlı etkiyi gösterecek olan besin, basit şekerleri yoğun olarak içeren ve lif oranı düşük olan meyve suyudur.
12 saat aç bırakıldıktan sonra bir kediye süt verilmiştir.Süt, verilmeden ve verildikten 2 saat sonra alınan kan örneğinde bulunan bazı karbonhidrat miktar analizi aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Buna göre;
I. Süt içerisinde laktoz bulunmaz.
II. Verilen sütte 2x mg glikoz bulunur.
III. Sindirilmiş laktozun monomeri kanda bulunur.
ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
Doğru Cevap: C
Karbonhidratlar, canlıların temel enerji kaynaklarından biridir ve vücutta farklı görevleri vardır. Monosakkaritler (basit şekerler), disakkaritler ve polisakkaritler olmak üzere farklı çeşitleri bulunur. Glikoz, en bilinen monosakkarittir. Laktoz ise sütte bulunan bir disakkarittir ve sindirimi sonucunda glikoz ve galaktoza ayrılır.
Bu soru, tablo yorumlama ve bilgi kavrama ağırlıklı bir sorudur. Tablodaki verileri dikkatlice inceleyerek verilen öncüllerin doğru olup olmadığını belirlemeniz gerekiyor. Karbonhidratların sindirimi ve emilimi hakkında temel bilgiye sahip olmanız önemlidir.
I. Süt içerisinde laktoz bulunmaz.
Tabloya baktığımızda, ilk analizde kanda laktoz miktarı '-' olarak gösteriliyor. Bu, kedinin kanında süt verilmeden önce laktoz olmadığı anlamına gelir. Ancak sütte laktoz bulunmaz diyemeyiz. Hatta laktoz süte özgü bir şekerdir ve kedinin süt içtikten sonra sindirim sonucunda glikoz miktarının artmasından da sütte laktoz olduğu anlaşılır.
II. Verilen sütte 2x mg glikoz bulunur.
İlk analizde kanda x mg glikoz varken, süt verildikten 2 saat sonra kanda 3x mg glikoz olduğu görülüyor. Bu durumda kan glikoz miktarı 3x - x = 2x mg artmıştır. Bu artan glikoz, içilen sütten gelmiş olabilir. Ancak sütte hazırda ne kadar glikoz olduğu veya laktozun sindirimiyle ne kadar glikoz oluştuğu bilgisi doğrudan tablodan çıkarılamaz. Sadece kanda 2x mg glikoz artışı gözlemleyebiliyoruz.
III. Sindirilmiş laktozun monomeri kanda bulunur.
Evet, bu doğru bir çıkarımdır. Kediye süt verilmeden önce kanında x mg glikoz varken, süt verildikten 2 saat sonra kanındaki glikoz miktarı 3x mg'ye yükselmiştir. Laktoz bir disakkarittir ve sindirildiğinde glikoz ile galaktoza ayrılır. Kandaki glikoz artışı, sütün içerisindeki laktozun sindirilip, monomerleri olan glikozun kana geçtiğini gösterir. Galaktoz da sindirim ürünüdür ve o da kana geçer.
A) Yalnız I.
I. öncül yanlış olduğu için bu şık doğru değildir.
B) Yalnız II.
II. öncül kesin olarak doğru olmadığı için bu şık doğru değildir.
C) Yalnız III.
III. öncül tablodaki verilerle desteklendiği için bu şık doğrudur.
D) II ve III.
II. öncül kesin olmadığı için bu şık doğru değildir.
E) I, II ve III.
I. ve II. öncüller yanlış veya kesin olmadığı için bu şık doğru değildir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı.
Polisakkaritler, yüzlerce veya binlerce glikozun glikozit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşur. Bitkiler, bir polisakkarit olan nişastayı depolar. Gerektiğinde glikoz monomerleri arasındaki bağlar kırılır ve bitki hücrelerinin gereksinimi olan glikoz bu depodan alınır. Patates ve tahıl insan diyetindeki temel nişasta kaynaklarıdır. Buna rağmen insana ait hücrelerde nişasta bulunmaz. İnsanlar ve diğer omurgalılar glikozun fazlasını başka bir polisakkarit çeşidi olan glikojen halinde depolar.
Verilen bilgilerden yola çıkılarak aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz?
Doğru Cevap: A
Canlıların enerji deposu ve yapısal bileşeni olan karbonhidratları biliyoruz. Polisakkaritler, çok sayıda basit şeker biriminin (glikoz gibi) birleşmesiyle oluşan büyük moleküllerdir. Nişasta bitkilerde, glikojen ise hayvanlarda enerji depolayan önemli polisakkaritlerdir.
Bu soru, verilen metindeki bilgileri doğru bir şekilde yorumlayıp çıkarım yapma yeteneğinizi ölçüyor. Metinde açıkça belirtilmeyen ama metinden mantıksal olarak çıkarılabilecek veya çıkarılamayacak yargıları bulmanız bekleniyor.
Soruda herhangi bir öncül (I, II, III gibi) verilmemiş, doğrudan metin bilgisi üzerinden yorum yapmamız istenmiş. Metinde polisakkaritlerin (nişasta ve glikojenin) ne olduğunu, bitkilerde nişasta, insanlarda ise glikojen depolandığını ve bu depoların glikoz ihtiyacını karşıladığını anlatıyor. Önemli nokta, “Verilen bilgilerden yola çıkılarak aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz?” ifadesine dikkat etmek.
A) Metinde nişasta sentezinden sorumlu genlerin bitkilerde ve insanlarda ortak olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmuyor. Hatta, insanlar nişasta sentezlemediği için bu genlerin ortak olması da beklenmez. Bu yüzden bu yorum yapılamaz.
B) Metinde insanların patates ve tahıllardaki nişastayı diyet yoluyla aldığı ve gerektiğinde bitki hücrelerinin de niikazayı kullandığı belirtiliyor. Bu durum nişastayı sindiren enzimlerin hem bitkilerde (depolanan nişastayı parçalamak için) hem de insanlarda (diyetle alınan nişastayı sindirmek için) bulunabileceğini düşündürür. Dolayısıyla bu yorum yapılabilir.
C) Metnin başında “Polisakkaritler, yüzlerce veya binlerce glikozun glikozit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşur.” ifadesi, polisakkaritlerin çok sayıda özdeş monomerden (glikoz) oluştuğunu açıkça belirtiyor. Bu yorum yapılabilir.
D) Metinde, “Bitkiler, bir polisakkarit olan nişastayı depolar. Gerektiğinde glikoz monomerleri arasındaki bağlar kırılır ve bitki hücrelerinin gereksinimi olan glikoz bu depodan alınır.” cümlesi, nişasta sentezinin glikozun depolanmasını sağladığını açıkça gösteriyor. Bu yorum yapılabilir.
E) Metinde glikozun (küçük molekül) hem bitkilerde nişasta hem de insanlarda glikojen (özgül makromoleküller) olarak depolandığı belirtiliyor. Bu, küçük moleküllerin farklı canlılarda farklı büyük moleküller şeklinde düzenlenebileceğini gösterir. Bu yorum yapılabilir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: A şıkkı.
Maltoz, karbonhidratların disakkaritler grubundan bir şeker olup iki molekül glikozun dehidrasyon tepkimesiyle oluşur.
Verilen bilgiye sahip bir öğrenci oldukça hassas bir terazinin iki kefesine aşağıdaki gibi molekülleri bırakmıştır.

Buna göre terazinin K kefesinin 2, L kefesinin 3 yönünde ilerleyerek dengede kalması aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?
Doğru Cevap: D
Karbonhidratlar, canlılar için temel enerji kaynağıdır. Monosakkaritler (tek şekerler), disakkaritler (iki şeker) ve polisakkaritler (çoklu şekerler) olmak üzere üç ana gruba ayrılırlar. Disakkaritler, iki monosakkaritin birleşmesiyle oluşurken bu sırada bir molekül su açığa çıkar. Bu olaya dehidrasyon sentezi denir.
Bu soru, bilgi ve yorumlama ağırlıklıdır. Maltoz oluşumu ve dehidrasyon sentezi hakkında temel bilgilere sahip olmanın yanı sıra, terazinin denge durumunu bu bilgilerle ilişkilendirebilme yeteneğini ölçer. Öğrencinin terazi görselini doğru okuması ve bilimsel prensipleri günlük hayattaki bir duruma uygulayabilmesi önemlidir.
Soruda verilen bilgi, maltozun iki glikoz molekülünün dehidrasyon tepkimesiyle oluştuğunu belirtiyor. Görselde ise K kefesinde 4 adet glikoz molekülü, L kefesinde ise 2 adet maltoz molekülü bulunuyor. Terazi başlangıçta dengede değilmiş, K kefesi 2 yönünde (aşağı), L kefesi 3 yönünde (yukarı) hareket ederek dengelenmiş. Bu durum, K kefesinin L kefesinden daha ağır olduğunu gösteriyor.
A) Glikoz molekülleri arasında yapısal farklılığın olması, terazinin dengede kalmasını açıklamaz. Tüm glikoz molekülleri aynı yapıya ve kütleye sahiptir.
B) Maltozu oluşturan yapı birimlerinin birbirinden farklı olması, maltozun glikozlardan oluştuğu bilgisini çelişir ve terazinin denge durumunu açıklamaz.
C) Maltozun yapısına dehidrasyon enziminin katılması, enzimin kendisi maltozun yapısına kalıcı olarak katılmaz, sadece tepkimeyi hızlandırır. Bu durum kütle farkını açıklamaz.
D) Maltozun sentezi sırasında bir molekül su açığa çıkması, kütle kaybına neden olur. K kefesinde 4 glikoz varken L kefesinde 2 maltoz (yani 4 glikozdan oluşmuş ancak 2 su molekülü kaybetmiş) olması, L kefesinin daha hafif olmasına yol açar ve terazinin gösterdiği durumu açıklar.
E) Dehidrasyon sırasında ATP enerjisinin kullanılması, enerji değişimiyle ilgili bir durumdur, kütle farkını doğrudan açıklamaz.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: D şıkkı. Terazi görseli ve açıklanan denge durumu, maltoz sentezi sırasında açığa çıkan su molekülü nedeniyle kütle kaybı yaşandığını gösterir. Bu yüzden, başlangıçtaki glikozların toplam kütlesi, oluşan maltozun kütlesinden daha fazladır.
Karbohidratların Genel Özellikleri
► Yapılarında C, H, ve O atomu bulunur.
► Bitkiler tarafından fotosentez ile üretilirler.
► Fazlası yağa dönüştürülerek vücutta depolandığı için kilo almaya sebep olabilir.
Karbohidratların Görevleri
► Canlılar tarafından 1.sırada enerji verici olarak kullanılırlar.
► Tüm canlılarda nükleik asitlerin (DNA, RNA) ve ATP’nin yapısına katılırlar.
► Lipit ve proteinlerle birleşerek hücre zarının yapısına katılırlar.
► Bakteri, arke, mantar ve bitkilerde bulunan hücre çeperlerinin yapısına katılırlar.
► Monomerleri arasında Glikozit Bağı taşırlar.
► Genel formülleri: (CH2O)n Buradaki n karbon sayısıdır.
| Karbohidratların düzenleyici görevleri yoktur. |
► Taşıdıkları şeker sayısına göre 3 gruba ayrılırlar.
► Bunlar; monosakkaritler, disakkaritler ve polisakkaritlerdir.
| Karbohidrat Çeşitleri | |||||
| Monosakkaritler | Disakkaritler | Polisakkaritler | |||
| 3 Karbonlular (Triozlar) | Pirüvik Asit, PGAL (Fosfogliser Aldehit) vb. | Maltoz, Sükroz (Sakkaroz) ve Laktoz | Yapısal Polisakkaritler | Depo Polisakkaritler | |
| 5 Karbonlular (Pentozlar) | Riboz ve Deoksiriboz | Selüloz ve Kitin | Nişasta ve Glikojen | ||
| 6 Karbonlular (Heksozlar) | Glikoz, Fruktoz ve Galaktoz | ||||
Monosakkaritlerin Genel Özellikleri
► Karbon sayıları 3 - 7 arasında değişir. En basit şekerlerdir.
► Kapalı formülleri (CH2O)n (n = karbon sayısıdır.) şeklindedir.
► Hücre zarından geçebilecek büyüklüktedir.
► Tek birimden (monomer) oluşurlar.
► Suda çözünürler.
► Daha küçük şekerlere hidroliz ile parçalanamazlar. Yıkımları hücresel solunum veya fermantasyon ile olur.
► Yapılarında glikozit bağı bulunmaz.
► Yıkımları hücre içinde solunum reaksiyonları ile olur.
► Üretimleri; fotosentez ve kemosentez ile olabilir.
► Sindirilmeden direk kana geçerler.
► En önemli monosakkaritler 5 karbonlu (pentozlar) ve 6 karbonlu (heksozlar) olanlarıdır.
5 Karbonlu Monosakkaritler (Pentozlar)
► Riboz ve deoksiribozdur.
a. Riboz; RNA, ATP, NAD ve FAD yapısına katılır.
b. Deoksiriboz ise sadece DNA’nın yapısına katılır.
► Her ikisi de enerji verici olarak kullanılmazlar, yapısal karbohidratlardır.
► Deoksiribozun ribozdan farkı, bir oksijenin eksik olmasıdır.
► Pentozlar yapıya katılır. Hücrede enerji elde etmek için kullanılmazlar.
► Riboz ve deoksiriboz şekerleri birbirinin izomeri değildir.
► Ribozun kapalı formülü C5H10O5
► Deoksiribozun kapalı formülü C5H10O4'tür.
6 Karbonlu Monosakkaritler (Heksozlar)
► Glikoz (üzüm şekeri= kan şekeri),
► Fruktoz (meyve şekeri) ve
► Galaktoz (süt şekeri)'dur.

♦ Hepsi suda çözünür. Dolayısı ile hücrenin osmotik basıncını artırırlar.
♦ Kapalı formülleri (C6H12O6)'dır. Ancak atomları farklı düzenlenmiştir. Yani birbirlerinin izomeridirler.
♦ İzomer: kapalı formülleri aynı, açık formülleri farklı olan moleküllerdir.
Heksozların hücre zarındaki difüzyon hızları
Galaktoz > Glikoz > Fruktoz şeklindedir.
Glikoz (Kan Şekeri, Üzüm Şekeri)
► Tüm canlı hücrelerde bulunur ve hücrelerin birinci derecede enerji kaynağıdır.
► Glikoz hücrelerde O2’li solunum ile su ve CO2’e kadar parçalanarak ATP enerjisi elde edilir.
► Kan şekeri veya üzüm şekeri olarak ta bilinir.
► Glikoz beyin ve sinir hücrelerinin temel ATP enerji
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒