Konu Detayı Sayfası
► İnsan vücudunda gerçekleşen sindirim olayı, hücre dışı sindirim olup katabolik reaksiyonlar zinciridir.
İnsanda sindirim olayı 4 ana basamağı içerir.
1. Besinlerin organizma tarafından alınması
2. Mekanik sindirim olayları
3. Kimyasal sindirim olayları
4. Besinlerin emilimi

İnsanda Sindirim Sistemini Oluşturan Yapılar
► İnsanda sindirim sistemi; sindirim kanalı ve sindirime yardımcı organlardan oluşur.
► Sindirim kanalında bulunan organlar sırasıyla; Ağız, Yutak, Yemek Borusu, Mide, İnce Bağırsak, Kalın Bağırsak ve Anüstür.
► Sindirime Yardımcı Organlar ise; Tükürük Bezleri, Dişler, Karaciğer, Pankreas ve Safra Kesesidir. Bu yapılar ürettikleri çeşitli salgılarla sindirime yardımcı olurlar.
► İnsanda sindirim kanalını oluşturan organların ortak özelliği dıştan içe doğru;
→ Bağ doku,
→ Düz kas dokusu ve
→ Epitel doku (mukoza tabakası) olmak üzere üç tabakadan oluşmasıdır.
► Sindirim kanalı hücre dışı bir ortamdır. Yani bu organlarda hücre dışı sindirim olur.
► Sindirim kanalında ATP enerjisini gerektiren olaylar olmaz. (Çünkü ATP hücre dışına çıkmayan bir moleküldür.)
► Ağız, mide ve ince bağırsakta kimyasal sindirim olayları gerçekleşirken, yutak, yemek borusu ve kalın bağırsakta kimyasal sindirim gerçekleşmez.
► Anüs; sindirilemeyen ve emilemeyen atıkların vücut dışına atılmasını sağlayan açıklıktır.
► Ayrıca ağız, mide ve ince bağırsakta hem mekanik hem de kimyasal sindirim olur.
► Ağızda sindirimde etkili olan dil, dişler ve tükürük sıvısı bulunur.

► Ağızda çiğneme ile tüm besinlerin fiziksel (mekanik) sindirimi yapılır. Ayrıca tükrükteki Amilaz (Pityalin) enziminin etkisiyle nişasta ve glikojenin kimyasal sindirimi başlar. Yani ağızda hem mekanik hem kimyasal sindirim olur.
► Ağız boşluğunun iç yüzeyi mukoza denilen çok katlı epitel doku ile kaplıdır.
► Ağız içinde bulunan dişler, dil, damak ve tükrük sıvısı sindirime yardımcı yapılardır.
► Ağız; dudak, yanak, damak ve yutak ile çevrilmiş bir bosluktur.
► Tükrük bezleri ağız boşluğuna bazı kanallarla bağlıdır.
Dil
► Dil, ağız içinde büyük bir hareket yeteneğine sahip, çizgili kaslardan oluşan ve epitel doku ile örtülü bir yapıdır.
► Yüzeyinde papilla adı verilen çıkıntılar bulunur. Bu çıkıntıların içinde ya da aralarında tat tomurcukları dağılmıştır.
► Konuşma, besinlerin tadını alma ve besinleri ağız içinde çevirip yutağa itme işlevi görür.
► Lokmalar; çiğneme sırasında tükrük sıvısı ile karışır. Dil tarafından besinlerin tadını alabilmek için, besinin tükrük sıvısı içinde bulunan mukusta çözünmesi gerekir.

Dişler
► Yetişkin bir insanın ağzında 32 diş vardır. Bunlardan 8 tanesi kesici diş, 4 tanesi köpek diş, 8 tanesi küçük azı, 12 tanesi de büyük azı dişleridir.
► Ön dişler kesme, köpek dişleri parçalama, küçük ve büyük azı dişleri öğütme görevlerini yapar.

Dişin Yapısı
► Bir dişte üç kısım bulunur. Bunlar; taç, boyun ve kök kısımlarıdır.
► Dişin dışta kalan ve görünen kısmına taç,
► Diş eti ile bağlantılı olan kısmına boyun,
► Çene kemiği içinde kalan kısmına ise kök adı verilir.
► Bir diş, boyuna kesildiğinde dıştan içe doğru; mine, dentin (fil dişi) ve pulpa (diş özü) olmak üzere üç tabakadan oluştuğu görülür.

Mine: Sert, parlak ve dayanıklı olup dişin taç kısmını örten tabakadır. Mine tabakasının yapısında kalsiyum, fosfor ve flor bulunur.
Dentin: Dişin büyük bir kısmını oluşturan kemik yapıdır. Mine tabakasının hemen altında bulunur. Kök kısmına kadar uzanan ve kemiksi madde içeren tabakadır.
Pulpa: Dentin tabakasının iç kısmında yer alır. Kan damarları, sinirler ve dentin üreten hücrelerden oluşan dişin en içteki kısmıdır.
► Yutak (Farinks), ağız boşluğunun sonunda yer alan bir yapıdır. Yukarıdan ağız ve burun boşluğuna açılır. Aşağıdan yemek ve soluk borusu ile birleşir.
► Buruna açılan boşluğuna geniz denir.
► Çok katlı epitel dokudan oluşur. Ağızda öğütülen besinler yutak ile yemek borusuna itilir.
► Yutakta; mekanik (fiziksel) ya da kimyasal sindirim olmaz.

Besinlerin Yutulması Sırasında Gerçekleşen Olaylar
► Yutkunma sırasında besinlerin soluk borusuna kaçmasını gırtlak kapağı (epiglottis) adı verilen kıkırdak bir kapak engeller.
► Yutkunma sırasında epiglottis soluk borusunu kapatır.
► Yemek borusunun başlangıcında besin taşınması sırasında yemek borusunu kapatan ve maddelerin geçişini düzenleyen sfinkter kaslar (büzgen kaslar) denilen kapakçıklar vardır.
► Sfinkter kaslar; vücudumuzun birçok yerinde bulunan ve özelleşmiş bazı bölgelerin geçiş noktalarındaki halka şeklinde olan kaslardır.
► Genel olarak bu kaslar; kasılı halde bulundukları için ilgili bölgeyi daraltır ve böylece madde geçişini düzenler.
► Yutkunma istemli başlayıp istemsiz olarak devam eden bir refleks olayıdır. Omurilik soğanı tarafından kontrol edilir.
► Yutkunma sırasında ağızın gerisinde bulunan yumuşak damak (küçük dil); yukarı doğru çekilerek besinin burun boşluklarına kaçmasını önler.
► Kıkırdak yapılı olan epiglottis (gırtlak kapağı); yutkunma sırasında gırtlak girişini kapatarak besinin soluk borusuna kaçmasını önler.
► Yutkunma sırasında sfinkter kaslar gevşer böylece besin yemek borusuna geçer. Solunum olayı ise, iki saniyeden daha kısa bir süre için durur.
► Lokma yemek borusuna geçince yemek borusundaki sfinkter kaslar kasılarak kapanır.
► Burun boşluğunu kapatan küçük dil tekrar yerine gelir. Gırtlak kapağı yukarı kalkar, solunum yolu tekrar açılır.

Yutkunma Sırasında;
► Küçük dil yukarı çekilir, burun boşluklarını ve hava girişini kapatır.
► Gırtlak kapağı aşağıda, soluk borusunu kapatır.
► Sfinkter kaslar gevşemiş durumdadır. Besinlerin yemek borusuna geçişi sağlanır.
Yutkunma Sonrası;
► Küçük dil aşağıda, burun boşlukları ve hava girişi açılır.
► Gırtlak kapağı yukarı kalkar. Solunum yolu tekrar açılır.
► Sfinkter kaslar tekrar kasılır ve bölgeyi kapatır.
► Yutak ile mide arasında kalan kısımdır. Yaklaşık 25 cm. uzunluğunda, 2 cm. çapında bir kanaldır.
► Görevi; lokmanın mideye iletilmesini sağlamaktır.
► Yemek borusunda mekanik veya kimyasal sindirim gerçekleşmez.
► Yapısında en içte mukoza tabakası (epitel doku), ortada halka ve boyuna olarak yerleşmiş düz kaslar, dışta ise bağ doku bulunur.
► Yemek borusunun iç yüzeyi; çok katlı yassı epitel dokuyla kaplıdır. Mukoza tabakasındaki goblet hücreleri yemek borusunun yüzeyini kayganlaştıran mukus sıvısını üretir.
► Mukus; hem mukoza tabakasını korur hem de yemek borusunun iç yüzeyini kayganlaştırır.
► Böylece besinler daha kolay ilerler.
► Yemek borusundaki kas tabakasının yutağa bakan üst kısımlarında; çizgili kaslar bulunurken diğer kısımlarda dairesel ve uzunlamasına yerleşmiş düz kaslar bulunur.
► Bu nedenle yutkunma istemli başlar ama istemsiz olarak devam eder.
► Besinin yutulmasında çizgili kaslar etkilidir.
► Yemek borusundaki düz kaslar ritmik kasılıp gevşeme hareketleri oluşturur. Bu hareketlere peristaltik hareketler denir. Peristaltik hareketler ile besinlerin mideye ulaşması sağlanır. Besinin ilerlemesinde ayrıca yer çekiminin etkisi de vardır.
► Yemek borusunun alt ucunda bulunan sfinkter kasın gevşemesi ile besin mide ağzından (kardia) mideye girer.

► Arka beyindeki omurilik soğanı tarafından kontrol edilen bir refleks olayıdır.
► Yutulan zararlı bir maddenin hızla dışarı atılmasını sağlayarak vücudumuzu korur.
► Kusma; peristaltik hareketlerin ters çalışması değildir. İçsel bir refleks olayıdır.
► Yemek borusundan sonra gelen sindirim organıdır.
► Mide; diyaframın altında, karın boşluğunun sol tarafında yer alan bir organdır.
► Besinlerin geçici olarak depo edildiği, karıştırıldığı ve sindirildiği sindirim kanalının en geniş organıdır.
► Peristaltik hareketlerle mekanik sindirim yapar. Ayrıca proteinlerin kimyasal sindiriminin başladığı organdır.

► Yemek borusuna bağlanan bölümüne mide ağzı (kardia) denir.
► Mide ağzı sfinkter kastan oluşur ve mide içine geçen besinlerin yemek borusuna tekrar dönüşünü engeller.
► Oniki parmak bağırsağı ile bağlantılı olan bölümüne mide kapısı (pilor) denir.
► Mide kapısı da sfinkter kastan oluşur ve mide içindeki maddelerin kontrollü olarak oniki parmak bağırsağına boşaltılmasını sağlar.
► Mide dıştan içe doğru; bağ doku, düz kaslar ve mukoza tabakasından oluşur.
► Midenin ve karın boşluğundaki diğer organların üzeri bağ doku ve epitel dokudan oluşan periton zarı ile örtülüdür.
► Buradaki epitel doku hücreleri salgı üreterek organların yüzeyini kayganlaştırır ve sürtünmeyi önler.
► Orta tabakada bulunan düz kaslar; enine, boyuna ve çapraz yerleşmiştir.
► Bu kasların kasılıp gevşemesi ile peristaltik hareketler oluşur ve besinlerin mekanik sindirimi gerçekleşir.

Midenin Çalışması
Midenin en iç tabakası olan mukoza tabakasında üç farklı hücre grubu bulunur. Bunlar;
► Paryetal hücreler; hidroklorik asit (HCl) ve gastrin hormonu salgılar.
► Şef hücreler pepsinojen enzimi salgılar.
► Goblet hücreleri ise mukus salgısı üretir.
► Hidroklorik asit, pepsinojen enzimi, mukus sıvısı ve çok az lipaz enzimi mide özsuyunu oluşturur.
► Midenin çalışmasını; parasempatik sinir sistemine ait olan vagus siniri ve gastrin hormonu düzenler.
► Besini görmek, kokusunu ve tadını almak ya da besinin mideye ulaşması ile; vagus siniri gastrin hormonu salgısını uyarır.
► Böylece mide bezlerinden pepsinojen enzimi ve mukus salgılanır.
► Mukus salgısı mide özsuyunda bulunan HCl salgısını bağlayarak mukoza tabakasının yüksek asitten zarar görmesini engeller. Böylece mide duvarının kendi kendini sindirmesi önlenir.
► Paryetal hücrelerden salgılanan gastrin hormonu; kana verilir, kan yolu ile tekrar mideye gelir. (gastrin hormonunun hem salgılandığı yer, hem de hedef organı midedir.) Midenin mide özsuyu salgılamasını ve mide hareketlerini uyarır.
► Midede besin olduğu sürece sinirsel ve hormonal düzenleme ile mide özsuyu salgılanmaya devam eder.
► Ürettiği gastrin hormonunu kana verdiği,
► Ürettiği sindirim enzimleri ile HCl'i ise mide boşluğuna verdiği için Karma Bez özelliği taşır.
► Midede besinler bulamaç (kimus) haline gelir ve proteinlerin kimyasal sindirimi başlar.
► Midenin pH'si yaklaşık 2 civarındadır. Yani yüksek asidik bir ortamdır.
► Mide özsuyunda bulunan lipaz enzimi midede yağların sindiriminde etkili olmaz.
► Çünkü lipaz enzimi bazik ortamda çalışabilen bir enzimdir.
Mide Özsuyunda Bulunan HCl'in Görevleri
► İnaktif olan pepsinojen enzimini aktif olan pepsin enzimine dönüştürmek,
► Proteinlere etki eden pepsin enziminin çalışması için uygun pH ortamı oluşturmak,
► Besinlerle mideye gelen mikroorganizmaları etkisiz hale getirmek,
► Pankreas ve bağırsak bezlerinin salgı yapmalarını uyarmak,
► Gastrin hormonunun düzenleyici etkisi,
► Üretilen yoğun mukus salgısının varlığı,
► Pepsin enziminin pepsinojen olarak inaktif şekilde salgılanması
Mide Salgısının Düzenlenmesi Üç Aşamada Olur.
1. Merkezi, omurilik soğanında olan vagus siniri midede salgı üreten hücreleri uyarır. (Ağıza besin alınması, besini görme, düşünme ve koklama ile vagus siniri uyarılır.)
2. Uyarılan mide, gastrin hormonu salgılamaya başlar. Gastrin hormonu kan yolu ile mide bezlerini uyarır ve mide bezlerinden mide özsuyu salgılanır.
3. Mide içeriği (kimus) ince bağırsağa geçince onikiparmak bağırsağından mide hareketlerini yavaşlatan ve gastrin salgısını durduran enterogastrin hormonunun salgılanması.
Hormonal Etki: Vagus siniri ile gastrin hormonu midenin enzim üretimini uyarır (Gastrin hormonu mideden salgılanır.)
Sinirsel Etki: Besinlerin görüntüsü, kokusu ve tadı beyindeki ilgili merkezleri uyardığında sinirler aracılığı ile midenin çalışması hızlanır.
Mekanik (Fiziksel) Etki: Besinlerin midenin iç duvarına temas etmesi midenin salgı üretimini uyarır.
► Midede; hem mekanik (fiziksel) hem de kimyasal sindirim gerçekleşir.
► Sindirim kanalında mide ile kalın bağırsak arasında kalan 7 - 8 metre uzunluğunda silindirik yapılı bir organdır.
► Besinlerin sindiriminin tamamlandığı ve sindirilen besinlerin emiliminin yapıldığı organdır.
► Dıştan içe doğru bağ doku, düz kaslar ve mukoza (epitel) tabakalarından meydana gelir.
► Mukoza tabakası; hem salgılama hem de emilimin yapıldığı yerdir. Burada mukus salgısı ile sindirim enzimleri salgılanır. Mukus, ince bağırsak yüzeyinin kaygan olmasını sağlar.
► İnce bağırsaktaki mukoza tabakasındaki bezler aminopeptidaz, karboksipeptidaz, tripeptidaz, dipeptidaz, enterokinaz, maltaz, laktaz ve sükraz enzimlerini salgılar.
İnce bağırsak;
- Oniki parmak bağırsağı (duedonum),
- Boş bağırsak (jejenum) ve
- Kıvrımlı bağırsak (ileum) olarak üç bölüme ayrılır.
► İnce bağırsağın mideden sonra gelen ilk kısmına oniki parmak bağırsağı (duedonum), orta kısmına boş bağırsak (jejenum), kalın bağırsağa bağlanan kısmına ise kıvrımlı bağırsak (ileum) adı verilir.
► Sindirimin önemli bir kısmı oniki parmak bağırsağında gerçekleşir. Boş bağırsakta sindirim faaliyetleriyle beraber besinlerin kılcallara emilimi de gerçekleşir. Emilimin en fazla olduğu kısım ise kıvrımlı bağırsaktır.

Villus ve Mikrovillusların Oluşumu
► Mukoza tabakasındaki epitel doku hücreleri bağırsak boşluğuna doğru çok sayıda parmak şeklinde çıkıntılar oluşturur. Bunlara Villus denir.
► İnce bağısakta oluşan villus ve mikrovillus yapılar sindirilmiş besinlerin emilim yüzeyini yüzlerce kat arttırır.
► Villusların iç kısımlarında kılcal kan damarları ve lenf kılcalları bulunur.
► Emilen besinler villuslarda bulunan kılcal kan damarları ve lenf kılcallarına geçerek taşınır.
► Villus oluşmasını sağlayan epitel hücrelerinin bağırsak iç yüzeyine bakan kısmında sitoplazmik uzantılar olan mikrovilluslar emilim yüzeyinin çok daha fazla artırılmasını sağlar.
► İnce bağısakta oluşan villus ve mikrovillus yapılar sindirilmiş besinlerin emilim yüzeyini yüzlerce kat arttırır.

İnce Bağırsakta Görevli Olan Enzim ve Hormonlar
► Mideden oniki parmak bağırsağına geçen asidik kimus; pankreas ve safra kesesinden gelen salgılar ve bağırsak duvarındaki bezlerden salgılanan sıvılarla oniki parmak bağırsağında karışır.
► İnce bağırsağın ilk bölümü
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açKonuya Ait Çıkmış Sorular
Konu İle İlgili Çalışma Soruları
İnsanın sindirim kanalında görevli tüm sindirim enzimleri için,
I. Protein yapılı olma
II. Ribozom organelinde üretilme
III. İnaktif olarak salgılanma
IV. Özel kanallar aracılığıyla hedef bölgelerine ulaşma
hangileri ortaktır?
Doğru Cevap: C
İnsanın sindirim kanalında görevli sindirim enzimlerinin ortak özelliklerini anlamak için öncelikle enzimlerin yapısı ve salgılanma süreçlerine bakmamız gerekir. Enzimler, çoğunlukla protein yapılıdır ve hücrede ribozomlarda sentezlenirler. Ancak, sindirim enzimlerinin hepsi inaktif olarak salgılanmayabilir ve hedef bölgelerine özel kanallar aracılığıyla ulaşmaları durumu da farklılık gösterebilir.
I. Protein yapılı olma: Tüm sindirim enzimlerinin temel yapıtaşı proteindir, bu doğru bir ifadedir.
II. Ribozom organelinde üretilme: Protein sentezi ribozomlarda gerçekleşir, dolayısıyla sindirim enzimleri de ribozomlarda üretilir. Bu ifade doğrudur.
III. İnaktif olarak salgılanma: Bazı sindirim enzimleri (örneğin tripsinojen) inaktif formda salgılanır ve daha sonra aktif hale gelir, ancak hepsi için geçerli değildir. Bu yüzden ortak özellik olarak kabul edilemez.
IV. Özel kanallar aracılığıyla hedef bölgelerine ulaşma: Sindirim enzimleri genellikle kanal veya tübül yapılarıyla belirli bölgelerde salgılanır ve hedeflerine ulaşırlar, bu da ortak özelliklerden biridir.
Buna göre sadece I, II ve IV tüm sindirim enzimleri açısından ortaktır, III ifadesi ise tüm enzimler için ortak değildir.
Yemek borusu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Doğru Cevap: C
Yemek borusu, ağızdan mideye yiyecekleri taşıyan, yaklaşık 25 cm uzunluğunda ince bir tüptür. Üç katmandan oluşur: dışta bağ doku, ortada kas doku ve içte mukoza tabakası bulunur. Kaslar hem çizgili (iskelet) kas hem de düz kas içerir. Kasların yaptığı hareketler peristaltik hareket olup, yiyeceklerin mideye itilmesini sağlar. Yemek borusunda mekanik ve kimyasal sindirim gerçekleşmez.
A şıkkı: Yaklaşık 25 cm uzunluğunda olması doğrudur.
B şıkkı: Dışta bağ doku, ortada kas doku, içte mukoza tabakasının bulunması doğru bir tanımlamadır.
C şıkkı: "Tamamı düz kas yapılıdır." ifadesi yanlıştır çünkü yemek borusunun üst kısmında iskelet kasları da bulunur, bu kaslar yutmanın ilk fazında isteğe bağlı çalışır.
D şıkkı: Kasların hareketinin peristaltik olması doğrudur.
E şıkkı: Mekanik ve kimyasal sindirim yemek borusunda gerçekleşmez, sadece taşıma görevi vardır, bu ifade de doğrudur.
Özetle: C şıkkındaki "Tamamı düz kas yapılıdır." ifadesi yemek borusunun gerçeği yansıtmadığı için yanlıştır.
Sindirim kanalının başlangıcı olan ağız ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
Doğru Cevap: B
Öncelikle, ağız hem mekanik hem de kimyasal sindirimin başladığı yerdir. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
A şıkkı: Doğrudur. Ağızda dişler mekanik sindirimi gerçekleştirir, tükürükteki amilaz enzimi ise kimyasal sindirime başlar.
B şıkkı: Yanlıştır. Çünkü ağızda sadece nişasta ve glikojen gibi bazı karbonhidratların kimyasal sindirimi amilaz enzimi ile başlar. Tüm karbonhidrat çeşitlerinin sindirimi başlangıcı ağız değildir.
C şıkkı: Doğrudur. Tükürük bezleri amilaz enzimi salgılar ve bu enzim nişastanın parçalanmasını başlatır.
D şıkkı: Doğrudur. Ağızdaki pH genellikle nötr (yaklaşık 7) seviyesinde olur.
E şıkkı: Doğrudur. Dişler mekanik sindirimde besinleri parçalayarak rol oynar.
Sonuç olarak, yanlış ifade B şıkkındadır çünkü ağız tüm karbonhidratların değil sadece belirli karbonhidratların kimyasal sindirimine ev sahipliği yapar.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒