Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 

Konu Detayı Sayfası

Ekosistemdeki Madde ve Enerji Akışı

10.Sınıf

Ekoloji

Ekosistemdeki Madde ve Enerji Akışı

3614

Image

Konuya Başlarken

1. Yaşadığınız bölgede ekolojik anlamda ilgi çekici noktalar var mı? Gözlemleriniz nelerdir?

Aşağıdaki gibi bir cevap yazabilirsin, kendi yaşadığın yere göre isimleri değiştirmen yeterli olur:

> Yaşadığım bölgede ekolojik açıdan ilgi çekici olan parklar ve ormanlık alanlar bulunmaktadır. Bu alanlarda farklı türlerde ağaçlar, çalılar, çiçekler, ayrıca kuşlar, böcekler, kediler ve köpekler görebiliyorum.

> İlkbahar ve yaz aylarında bitki çeşitliliğinin arttığını, kuşların daha fazla ötüşünü ve böceklerin daha aktif olduğunu gözlemliyorum. Sonbaharda ise ağaçların yapraklarının sararıp döküldüğünü, kışın ise bazı canlıların ortadan kaybolduğunu veya daha az görüldüğünü fark ediyorum.

> Ayrıca bu alanlarda insanların yaptığı piknik, çöp bırakma, ağaç kesimi gibi faaliyetlerin çevreyi olumsuz etkilediğini; ağaç dikme, temizlik kampanyaları gibi etkinliklerin ise çevreyi korumaya yardımcı olduğunu gözlemliyorum.

2. Canlıların çevreyle etkileşimleri neden önemlidir?

> Canlıların çevreyle etkileşimleri, ekosistemin dengesi için çok önemlidir.

> Her canlı, yaşadığı ortamda belirli bir göreve (işleve) sahiptir. Örneğin bitkiler fotosentez yaparak oksijen üretir ve birçok canlıya besin olur. Hayvanlar bitkilerle ve diğer hayvanlarla beslenir, ayrıştırıcılar ise ölü canlıları parçalayarak maddelerin yeniden toprağa dönmesini sağlar.

> Canlıların çevreyle kurduğu bu ilişkiler sayesinde besin zinciri, madde döngüleri ve enerji akışı devam eder. Eğer bu etkileşimler bozulursa bazı türler yok olabilir, tür çeşitliliği azalır ve ekosistemin dengesi bozulur.

> Bu yüzden canlıların çevreyle olan etkileşimlerini anlamak ve korumak, hem doğanın hem de insan yaşamının sürdürülebilmesi için büyük önem taşır.

Ekosistemde Madde ve Enerji Akışı
Enerji akışı nasıl gerçekleşir?

► Ekosistemde enerji, canlılar arasında beslenme yoluyla bir canlıdan diğerine aktarılır.

► Aktarılan enerji, besinlerde depolanan kimyasal enerjidir.

► Canlılar enerjiyi bir formdan başka bir forma dönüştürür (ör. kimyasal enerji → hareket/ısı).

Termodinamik ve ekosistem

► Termodinamik, ısı–sıcaklık–enerji ilişkilerini ve dönüşümlerini inceleyen bilim alanıdır.

► Ekosistemlerdeki enerji ilişkileri, Termodinamiğin 1. ve 2. yasası ile açıklanır.

Termodinamiğin 1. Yasası (Enerjinin korunumu)

► Enerji yoktan var edilemez, vardan yok edilemez.

► Enerji yalnızca aktarılır veya dönüştürülür.

► Bitkiler “enerji üreticisi” değil; Güneş enerjisini kimyasal enerjiye çeviren enerji dönüştürücüleridir (fotosentez).

Termodinamiğin 2. Yasası (Enerji kalitesinin azalması)

► Her enerji aktarımı/dönüşümü sırasında enerjinin bir kısmı ısıya dönüşerek çevreye yayılır.

► Enerji farklı formlara dönüştükçe iş yapmaya uygun (kullanılabilir) enerji miktarı azalır.

► Bu nedenle ekosistemde enerji aktarımı %100 verimli değildir ve her basamakta enerji kaybı olur.

2.Tema 3.Etkinlik – Beslenme İlişkileri ve Ekosistemlerde Enerji Akışı

3. İncelediğiniz listelerdeki türleri kullanarak farklı besin zincirleri oluşturunuz.

Örnek besin zincirleri:

1) Buğday → Tavşan → Aslan → Mantar

2) Ot → Zebra → Kurt → Mantar

3) Ceviz ağacı → Sincap → Tilki → Kartal → Cıvık mantar

4) Yonca → Geyik → Kurt → Saprotrof bakteri

(Mantar, cıvık mantar ve saprotrof bakteriler; ölen tüm canlıların artıklarını parçalayarak ayrıştırıcı görevi yapar.)

4. Oluşturduğunuz besin zincirindeki canlıları verilen boş besin piramidine yerleştiriniz.

Örnek olarak “Yonca → Tavşan → Kurt → Kartal” besin zinciri kullanılsın:

1. trofik basamak (üreticiler): Yonca

2. trofik basamak (1. dereceden tüketiciler – otçullar): Tavşan

3. trofik basamak (2. dereceden tüketiciler – etçiller): Kurt

4. trofik basamak (3. dereceden tüketiciler – tepe yırtıcı): Kartal

Ayrıştırıcılar (mantar, cıvık mantar, saprotrof bakteri) piramidin yan yüzünde, tüm basamaklarla ilişkili olacak şekilde gösterilir.

a) Besin zincirinde her türün bulunduğu trofik basamak tüm ekosistemlerde aynı mıdır? Açıklayınız.

Hayır, her zaman aynı değildir. Bir canlının genellikle baskın bir beslenme şekli ve trofik düzeyi olsa da, farklı ekosistemlerde farklı besin kaynakları kullanarak birden fazla trofik basamakta yer alabileceği durumlar vardır. Örneğin insan bazı ekosistemlerde birincil tüketici (bitki ağırlıklı beslenme), bazılarında ikincil veya üçüncül tüketici (hayvansal besin ağırlıklı) olabilir. Ayrıca aynı tür, farklı besin zincirlerinde farklı konumlarda gösterilebilir.

b) Kurguladığınız besin zincirindeki tüketicilerin beslenme çeşitleri nelerdir?

– Tavşan, zebra, sincap, geyik: Otçul (herbivor) tüketicilerdir; bitkilerle beslenirler ve birincil tüketici olarak 2. trofik basamakta yer alırlar.

– Aslan, kurt, tilki, baykuş, kartal: Etçildir (karnivor); diğer hayvanlarla beslenirler. Kurt, tilki gibi canlılar genellikle ikincil tüketici; kartal ve aslan gibi tepe yırtıcılar üçüncül tüketici olarak yer alır.

– Mantar, cıvık mantar, saprotrof bakteri: Ayrıştırıcıdır; ölü bitki ve hayvanların artıklarını parçalayarak besinlerini sağlar, organik maddeleri yeniden toprağa kazandırır.

c) Her basamaktaki enerji eldesinin farklı olmasının nedeni nedir?

Her trofik basamakta canlılar, aldıkları enerjinin büyük bir kısmını solunum, hareket, ısı üretimi, büyüme ve üreme gibi yaşamsal faaliyetlerinde kullanır ve bu enerji ısı şeklinde ortama yayılır. Bir üst basamağa sadece önceki basamaktaki enerjinin küçük bir kısmı (yaklaşık %10’u) aktarılır. Bu nedenle üreticilerde enerji miktarı en fazla, besin zincirinin üst basamaklarındaki yırtıcılarda ise en azdır.

4. Besin zincirini oluştururken nelere dikkat ettiniz? Grubunuzla oluşturduğunuz besin zincirini kısaca açıklayınız.

Besin zincirini kurarken; önce mutlaka bir üretici (bitki) ile başladık, daha sonra bu bitkiyle beslenen otçul tüketiciyi, ardından bu otçulu yiyen etçili ve en üstte tepe yırtıcıyı yerleştirdik. Örneğin “Yonca → Tavşan → Kurt → Kartal” zincirinde yonca üretici, tavşan yoncayı yiyen otçul, kurt tavşanla beslenen yırtıcı, kartal ise kurt ve diğer hayvanlarla beslenebilen tepe yırtıcıdır. Zincirin sonunda ölen tüm canlıların vücutlarının mantar ve bakteriler tarafından ayrıştırılarak tekrar toprağa kazandırıldığını göz önünde bulundurduk.

5. Grupça oluşturduğunuz besin zincirlerini bir araya getirerek canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren bir besin ağına dönüştürünüz.

Farklı zincirler bir araya getirildiğinde bazı türlerin birden fazla türle ilişkili olduğu görülür. Örneğin kurt hem geyik hem zebra ile beslenebilir; kartal hem tilki hem tavşanı avlayabilir. Üreticiler (buğday, ot, ceviz ağacı, yonca) pek çok otçul için ortak besin kaynağıdır. Böylece tek çizgisel zincirler, çok sayıda türün birbirine bağlandığı karmaşık bir besin ağı hâline gelir.

6. Besin ağlarındaki ilişki örüntülerini benzerlik ve farklılıklarını dikkate alarak tanımlayınız.

Benzerlikler:

– Tüm besin ağlarında enerji, üreticilerden başlayarak tüketicilere doğru tek yönlü akar.

– Her ağda üreticiler tabanda, otçul tüketiciler onların üzerinde, etçiller daha üst basamaklarda yer alır.

– Ayrıştırıcılar tüm besin ağlarında ölü organizmaları parçalayarak madde döngüsünü tamamlar.

Farklılıklar:

– Her ekosistemde besin ağını oluşturan türler farklıdır.

– Bazı türler birden fazla türle beslenebilir, bazı türler ise daha sınırlı sayıda türle etkileşim hâlindedir.

– Bazı ağlarda trofik basamak sayısı daha fazla, bazılarında daha az olabilir.

7. Tanımladığınız örüntüleri kullanarak ekosistemlerdeki enerji akışı hakkında genelleme yapınız.

Enerji ekosistemlere Güneş’ten gelir, üreticiler tarafından fotosentezle kimyasal enerjiye dönüştürülür ve besin zinciri boyunca tüketicilere aktarılır. Enerji her trofik basamakta bir kısmı ısı olarak kaybedilir ve bu akış tek yönlüdür; enerji geri dönmez. Buna karşılık, maddeler (su, karbon, azot vb.) ayrıştırıcılar sayesinde tekrar ekosisteme kazandırılarak döngü hâlinde hareket eder.

8. Yaptığınız genellemelerden hareketle enerji piramidi oluşturunuz.

Enerji piramidinde tabanda üreticiler, onların üzerinde sırasıyla birincil, ikincil ve üçüncül tüketiciler yer alır. Taban en geniştir, çünkü en fazla enerji üreticilerde bulunur. Üst basamaklara doğru piramit daralır; enerji miktarı ve birey sayısı azalır. Ayrıştırıcılar piramidin yanına, tüm basamaklarla bağlantılı olacak şekilde eklenir.

9. Oluşturduğunuz enerji piramidinde trofik basamaklarda hangi canlılar yer almaktadır? Açıklayınız.

Örnek “Yonca → Tavşan → Kurt → Kartal” zincirine göre:

– 1. trofik basamak: Yonca (üretici, fotosentez yaparak besin ve oksijen üretir).

– 2. trofik basamak: Tavşan (yonca ile beslenen otçul, birincil tüketici).

– 3. trofik basamak: Kurt (tavşan ve benzeri otçullarla beslenen ikincil tüketici).

– 4. trofik basamak: Kartal (kurt, tavşan gibi canlıları avlayabilen tepe yırtıcı, üçüncül tüketici).

– Ayrıştırıcılar: Mantar, cıvık mantar, saprotrof bakteri; tüm bu canlıların atıklarını ve ölülerini parçalar.

10. Oluşturduğunuz enerji piramidindeki organizmaların görevi nedir? Açıklayınız.

– Üreticiler (yonca, ot, buğday, ceviz ağacı): Güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürerek hem kendi yaşamlarını sürdürür hem de tüm tüketiciler için besin kaynağı oluşturur.

– Tüketiciler (tavşan, geyik, zebra, sincap, kurt, tilki, aslan, kartal, baykuş vb.): Besinlerini diğer canlılardan sağlar, enerji ve maddeyi ekosistem içinde aktarır.

– Ayrıştırıcılar (mantarlar, bakteri ve cıvık mantarlar): Ölü organizmaları ve atıkları parçalayarak inorganik maddelere dönüştürür; böylece bu maddeler yeniden üreticiler tarafından kullanılabilir hâle gelir.

11. Enerji piramidinizi diğer grupların piramitleriyle karşılaştırdığınızda belirlediğiniz benzerlik ve farklılıklar

Benzerlikler:

– Tüm piramitlerde taban üreticilerden oluşur ve en geniş kısımdır.

– Üst basamaklara doğru enerji ve birey sayısı azaldığı için piramitler daralır.

– En üst basamakta tepe yırtıcılar yer alır; ayrıştırıcılar her piramitte tüm basamaklarla ilişkilendirilir.

Farklılıklar:

– Grupların kullandığı canlı türleri ve besin zincirleri farklı olabilir.

– Bazı piramitlerde üç, bazılarında dört tüketici basamağı olabilir.

– Bazı gruplar aynı türü (örneğin kurt veya kartal) farklı trofik basamaklarda gösterebilir.

12. Enerji akışıyla ilgili oluşturduğunuz örüntüleri kullanarak biyolojik birikim kavramını tanımlayınız.

Biyolojik birikim (biyomagnifikasyon), besin zinciri boyunca parçalanamayan veya zor parçalanan zararlı maddelerin (ağır metaller, pestisitler gibi) üst trofik basamaklardaki canlıların vücudunda giderek artan miktarlarda birikmesidir. Enerji her basamakta azalırken, bu tür zehirli maddeler tüketicilerin vücutlarında tutulur ve tepe yırtıcılara doğru yoğunluğu artar. Bu nedenle enerji akışı ve besin zincirinin yapısı, biyolojik birikimin hangi türlerde daha tehlikeli olacağını belirler.

2.Tema 3.Etkinlik (Devamı)

1. Görsellerin yanındaki boşlukların doldurulması

Bozayı: Üst düzey hepçil (hem bitkiler hem hayvanlarla beslenen) tüketici, besin zincirinin üst basamaklarında yer alır.

Geyik: Bitkilerle beslenen otçul (birincil tüketici).

Bitkiler: Güneş enerjisini kullanarak fotosentez yapan üreticiler, besin zincirinin ilk halkası.

Arı: Çiçek özlerini kullanan birincil tüketici ve bitkiler arasında tozlaşmayı sağlayan canlı.

Kestane: Bitkilerin ürettiği bitkisel besin / tohum, otçul canlılar için enerji kaynağıdır (üretici ürünü).

Sincap: Kestane, tohum ve meyvelerle beslenen otçul (birincil tüketici); ayrıca tohum yayılımına katkı sağlar.

Ağaçkakan: Ağaç kabuğundaki böcek ve larvalarla beslenen etçil (ikincil tüketici).

Mantar: Ölü bitki ve hayvan artıklarını parçalayan ayrıştırıcı; maddelerin toprağa geri dönmesini sağlar.

2. Verilen besin ağıyla ilgili sorular

a) Bu besin ağındaki canlılarla kaç farklı besin zinciri oluşturulabilir?

Bu besin ağındaki canlılarla bitkilerden başlayarak farklı yollardan giden çok sayıda besin zinciri oluşturulabilir. Örnek olarak en az şu 4 zincir yazılabilir:

1) Bitkiler → Fare → Yılan → Şahin

2) Bitkiler → Çekirge → Kurbağa → Yılan → Şahin

3) Bitkiler → Tavşan → Tilki

4) Bitkiler → Tavşan → Baykuş

(Öğretmeniniz isterse bu ağdan daha fazla zincir de çıkarılabilir.)

b) Besin zincirinin ilk halkasını hangi canlılar oluşturur?

Besin zincirinin ilk halkasını bitkiler oluşturur. Bitkiler üreticidir ve tüm tüketicilere besin sağlar.

c) Hangi canlılar birincil tüketicilerle beslenir?

Birincil tüketiciler; bitkilerle beslenen fare, tavşan ve çekirge gibi canlılardır. Bunlarla beslenen, yani birincil tüketicileri yiyen canlılar ise şunlardır:

– Yılan (fare ve kurbağa ile beslenir)

– Şahin (fare, çekirge, tavşan, kurbağa gibi canlılarla beslenebilir)

– Tilki (tavşan ve fare ile beslenebilir)

– Baykuş (fare, tavşan ve kurbağa ile beslenebilir)

ç) Hangi canlılar birden fazla canlıya besin olabilir?

Bitkiler: Fare, tavşan ve çekirge için besin olur.

Fare: Yılan, şahin, tilki ve baykuş tarafından yenebilir.

Tavşan: Şahin, tilki ve baykuş için besin olabilir.

Çekirge: Kurbağa ve şahin tarafından yenebilir.

Kurbağa: Yılan, şahin ve baykuş için besin olabilir.

d) Şahin kaçıncı trofik basamakta bulunur?

Bu besin ağında:

1. basamak: Üreticiler (bitkiler)

2. basamak: Birincil tüketiciler (fare, tavşan, çekirge)

3. basamak: İkincil tüketiciler (kurbağa, yılan vb.)

4. basamak: En üstteki yırtıcılar (şahin, tilki, baykuş)

Dolayısıyla şahin 4. trofik basamakta yer alır.

3. Enerji piramidiyle ilgili sorular

a) Besin piramidinde enerjinin giderek azalmasının sebebi nedir?

Her trofik basamaktaki canlılar aldıkları enerjinin büyük bir bölümünü solunum, hareket, vücut ısısını koruma, büyüme ve üreme gibi yaşamsal faaliyetlerinde kullanır. Bu sırada enerjinin büyük kısmı ısı olarak çevreye yayılır. Bir üst basamağa sadece küçük bir kısmı aktarılır (yaklaşık %10). Bu yüzden besin piramidinde yukarı doğru çıkıldıkça enerji miktarı azalır.

b) Her canlıda değişime uğrayan enerjinin tek yönlü akmasının sebebi nedir?

Enerji ekosisteme Güneş’ten girer, üreticiler tarafından besine dönüştürülür ve tüketicilere aktarılır. Canlılar bu enerjiyi kullandıkça büyük kısmı ısı olarak çevreye yayılır ve yeniden besine dönüştürülemez. Yani enerji geri kazanılamadığı için besin zinciri boyunca yalnızca tek yönde (Güneş → üretici → tüketici → ayrıştırıcı) akar.

c) Hangi canlılar birincil tüketicilerle beslenir?

Verilen piramitte üreticiler bitkiler, birincil tüketiciler çekirgelerdir. Çekirgelerle beslenen canlılar ise kurbağalardır. Bu nedenle birincil tüketicilerle beslenen canlılar kurbağalardır (ikincil tüketicilerdir). Daha üstteki yılanlar da kurbağalarla beslenerek dolaylı olarak birincil tüketicilerden gelen enerjiyi alır.

ç) Ekosistemdeki enerji akışı neden önemlidir?

Enerji akışı; üreticiden tüketicilere ve ayrıştırıcılara doğru ilerleyerek tüm canlıların yaşamını sürdürmesini sağlar. Hangi basamakta ne kadar enerji olduğunu bilmek, ekosistemin taşıma kapasitesi ve kararlılığını anlamak için önemlidir. Enerji akışı bozulursa besin zinciri dengesi bozulur, bazı türler aşırı artar veya yok olma tehlikesi yaşar.

d) Biyolojik birikimin hangi canlılarda en fazla olması beklenir?

Biyolojik birikim, besin zincirinin üst basamaklarındaki yırtıcılarda en fazladır. Bu piramitte en üstte bulunan canlı şahindir. Bu nedenle, ortamda ağır metal veya zehirli madde varsa en fazla birikimin şahinlerde olması beklenir.

15. Biyolojik birikim soruları

a) Biyolojik birikimin organizmalar üzerindeki etkileri nelerdir?

Biyolojik birikim, besin zinciri yoluyla alınan ağır metaller ve zehirli kimyasalların zamanla canlıların dokularında birikmesidir. Bu maddeler çoğunlukla vücuttan atılamaz. Sonuçta;

– Sinir sistemi hastalıkları (denge bozukluğu, titreme, görme kaybı, konuşma ve yürüme bozuklukları),

– Böbrek ve karaciğer hasarı,

– Kemik erimesi, eklem ağrıları, şekil bozuklukları,

– Kanser ve anemi gibi ciddi sağlık sorunları,

– Balık ve su canlılarında ölümler, üreme problemleri

gibi etkiler ortaya çıkar. Minamata ve İtai-itai hastalıkları bu durumun çarpıcı örnekleridir.

b) Biyolojik birikim birden fazla nesil üzerinde etkili olabilir mi? Açıklayınız.

Evet, biyolojik birikim birden fazla nesil üzerinde etkilidir. Ağır metaller ve kalıcı kimyasal maddeler vücuttan kolayca atılamadığı için uzun süre dokularda kalır. Anne vücudunda biriken maddeler, gebelikte plasentadan geçerek veya anne sütüyle bebeğe aktarılabilir. Ayrıca aynı bölgede uzun yıllar kirlenmiş besinleri tüketen insanlar nesiller boyu bu maddelere maruz kalabilir. Bu nedenle biyolojik birikim gelecek nesilleri de etkileyen bir çevre sorunudur.

16. Atık piller ve biyolojik birikim – çözüm önerileri

– Atık pilleri kesinlikle çöpe atmamalı, marketlerde, okullarda ve belediyelerin kurduğu atık pil toplama kutularına bırakmalıyız.

– Evde şarj edilebilir (yeniden doldurulabilir) piller kullanarak tek kullanımlık pil tüketimini azaltmalıyız.

– Pil satın alırken uzun ömürlü ve çevreye daha az zararlı olanları tercih etmeliyiz.

– Çevremizdeki insanları ve özellikle çocukları, pillerin doğaya atılmasının besin zinciri ve insan sağlığı için oluşturduğu riskler konusunda bilinçlendirmeliyiz.

– Belediyelerin ve okulların atık pil toplama kampanyalarına aktif olarak katılmalı, bu konuda afiş ve bilgilendirme çalışmaları yapılmasını desteklemeliyiz.

17. Biyolojik birikim ve beslenme alışkanlıkları

a) Gıda alışverişinizi yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

– Son kullanma tarihine, ambalajın sağlam olmasına ve saklama koşullarına dikkat ederim.

– Mümkün olduğunca güvenilir markaları ve üretim yerini belli olan ürünleri tercih ederim.

– Mevsimine uygun, taze sebze ve meyveler almaya; çok işlenmiş ve katkı maddesi yüksek ürünleri daha az tüketmeye çalışırım.

– Balık ve deniz ürünleri alırken temiz olduğuna güvendiğim yerleri tercih etmeye özen gösteririm.

b) Besin tüketiminde “bilinçli tercihler yaparak beslenmek” ne anlama gelir?

– Yediğimiz besinlerin nerede, nasıl üretildiğini ve ne kadar işlemden geçtiğini bilerek seçim yapmak,

– Aşırı yağlı, şekerli ve tuzlu besinleri sınırlayıp, sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillere ağırlık vermek,

– Kirli sulardan avlanmış balıklar veya ağır metal riski yüksek gıdalar konusunda dikkatli olmak,

– Vücuda gereğinden fazla yük bindirmeyecek, dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni oluşturmak anlamına gelir.

c) Biyolojik birikimin insan sağlığına etkisi ne olabilir?

Biyolojik birikim nedeniyle ağır metaller ve kalıcı kimyasallar insan vücudunda birikince;

– Sinir sistemi hastalıkları, titreme, denge bozukluğu, duyularda (görme, işitme, koku alma) azalma,

– Böbrek ve karaciğer hastalıkları, kemik erimesi, kas ve eklem ağrıları,

– Bağışıklık sistemi zayıflığı ve bazı kanser türlerinde artış

gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

ç) Yediğiniz besinlerden kaynaklı biyolojik birikime örnekler veriniz.

– Kirli denizlerden avlanmış büyük balıkları (örneğin ton balığı, kılıç balığı) çok sık tüketmek, ağır metal birikimine yol açabilir.

– Sanayi bölgelerine yakın tarlalarda yetişmiş sebze ve meyvelerde, topraktaki ağır metaller birikebilir.

– Kirli sularda yetişen midye ve diğer kabuklu deniz ürünlerinde de zararlı maddeler birikmiş olabilir.

18. Kendi beslenme alışkanlıklarımız üzerine düşünme

a) Olumsuz olduğunu düşündüğünüz beslenme alışkanlığınız var mı?

Örneğin; fast food tarzı yiyecekleri sık tüketmek, gazlı içecekleri çok içmek veya hazır paketli atıştırmalıkları fazla yemek olumsuz bir alışkanlık olabilir.

b) Cevabınız “evet” ise bu alışkanlığınızın sonuçlarını tahmin etmeye çalışınız.

– Fazla kilo alma ve obezite riski,

– Kalp-damar hastalıkları ve yüksek tansiyon,

– Kan şekeri dengesizliği, diş çürükleri,

– Uzun vadede bağışıklık sistemi zayıflaması ve bazı hastalık risklerinin artması gibi sonuçları olabilir.

c) Olumsuz beslenme alışkanlığına bağlı yaşadığınız sorunlar var mı?

Bazen ağır ve yağlı yiyecekleri çok yediğimde mide yanması veya halsizlik hissedebileceğimi tahmin ederim. Bu da beslenme düzenimi gözden geçirmem gerektiğini gösterir.

ç) Cevabınız “evet” ise bu sorunlara çözüm önerileri üretmeye çalışınız.

– Fast food ve hazır gıdaları azaltıp evde pişen yemekleri tercih etmek,

– Şekerli içecekler yerine su, süt ve ayran içmek,

– Öğün atlamadan, azar azar ama sık beslenmek,

– Günlük yaşamda hareketi artırmak (yürüyüş, spor),

– Gerekirse bir beslenme uzmanından destek alarak daha sağlıklı bir beslenme planı oluşturmak,

olumsuz beslenme alışkanlıklarını düzeltmeye yardımcı olabilir.

Ekosistemde Madde ve Enerji Akışı

► Canlıların yaşamsal faaliyetleri için enerjiye ve karbon, azot gibi inorganik maddelere ihtiyaç vardır.

► Enerji canlılarda bir formdan başka bir forma dönüştürülerek kullanılır.

► Ekosistemde temel enerji kaynağı Güneştir.

► Üreticiler (bitkiler) fotosentezle Güneş’ten gelen ışık enerjisini, besinlerde depolanan kimyasal enerjiye dönüştürür.

► Bitkilerde depolanan kimyasal enerji, beslenme yoluyla birincil tüketicilere (otçullar), ardından ikincil tüketicilere (etçiller) aktarılır.

► Canlıların atıkları ve ölü kalıntıları, ayrıştırıcılar tarafından parçalanır; böylece maddeler üreticilerin yeniden kullanabileceği hâle gelir.

► Ekosistemde enerji akışı tek yönlüdür (Güneş → üretici → tüketici → ayrıştırıcı; her basamakta ısı kaybı olur).

► Madde akışı döngüseldir: ayrıştırıcılar sayesinde maddeler tekrar üreticilere döner.

► Bu dengenin sürmesinde besin zincirleri ve madde döngüleri temel rol oynar.

Besin Zinciri

► Besin zinciri, besinlerde depolanan enerjinin üreticilerden tüketicilere doğru tek yönlü aktarılmasıdır.

► Canlılar arasındaki beslenme ilişkisi, zincirin halkaları gibi üreticiden başlayarak devam eder.

► Besin zinciri, üreticilerin Güneş’ten gelen ışık enerjisini fotosentezle kimyasal enerjiye dönüştürmesiyle başlar.

► Bu enerji, beslenme yoluyla bir canlıdan diğerine aktarılır.

Enerji canlılarda nerelerde kullanılır?

► Biyosentez (yapım tepkimeleri)

► Sinirsel iletim

► Aktif taşıma

► Kas faaliyetleri / hareket

► Büyüme ve gelişme

► Isı üretimi

Besin zincirindeki basamaklar

► Üretici: Bitkiler (fotosentez yapar)

► Birincil tüketici: Üreticilerle beslenen otçullar (herbivor)

► İkincil tüketici: Otçullarla beslenen etçiller (karnivor)

► Üçüncül tüketici: Otçul ve/veya etçilleri yiyerek beslenen üst düzey tüketiciler

► Hepçil (omnivor): Hem bitki hem hayvanla beslenir; zincirde farklı basamaklarda yer alabilir.

Ayrıştırıcıların rolü

► Her besin zincirinde ayrıştırıcılar bulunur.

► Ayrıştırıcılar bitkisel ve hayvansal kalıntıları parçalayarak humus ve minerallere dönüştürür; böylece maddeler ekosisteme geri kazandırılır.

Besin Ağı

► Canlıların çoğu tek bir besinle değil, birden fazla besin türüyle beslenir.

► Bu nedenle birçok canlı birden fazla besin zincirinde yer alabilir.

► Bir ekosistemde çok sayıda canlı bulunduğu için, ekosistem genellikle birden çok besin zinciri içerir.

► Farklı besin zincirlerinin birbirine bağlanarak daha karmaşık ve çok yönlü beslenme ilişkileri oluşturmasına besin ağı denir.

► Besin ağı, ekosistemdeki canlılar arasındaki gerçek (doğal) beslenme ilişkisini besin zincirine göre daha iyi yansıtır.

Ekolojik Piramitler
Ekolojik piramit nedir?

Ekolojik piramitler, bir biyotik komünitede farklı trofik basamaklarda bulunan canlılar arasındaki ilişkileri gösteren grafiklerdir.

Besin Piramidi

► Besin piramidi, üreticiden başlayıp tüketicilere uzanan beslenme ilişkilerini ve enerjinin canlılar arasında nasıl aktarıldığını gösterir.

► Piramit tabandan tepeye doğru ilerledikçe genellikle enerji ve biyokütle azalır.

Temel kavramlar

► Trofik basamak: Beslenme düzeyindeki her bir basamak (üretici, tüketici düzeyleri gibi).

► Biyokütle: Bir popülasyondaki tüm bireylerin toplam kütlesi.

► Her trofik basamaktaki biyokütle, o basamaktaki canlıların sahip olduğu organik maddelerin toplamı olarak düşünülebilir.

Trofik basamaklar (genel sıralama)

1. trofik basamak: Üreticiler (biyokütle en fazladır)

2. trofik basamak: Otçullar (birincil tüketiciler)

3. trofik basamak: Etçiller (ikincil tüketiciler)

Daha üst basamaklar: Daha büyük/üst düzey etçiller (üçüncül vb.)

Ayrıştırıcılar

► Ayrıştırıcılar (bakteri, mantar vb.) tüm trofik basamaklarda bulunur.

► Ölü ve atıkları parçalayarak maddeleri ekosisteme geri kazandırırlar.

Enerji Piramidi

► Besin zincirlerinde enerji akışı her zaman üreticilerden tüketicilere doğru olur.

► Her trofik basamakta bulunan kullanılabilir enerjinin yaklaşık %10’u bir üst basamağa aktarılabilir.

► Enerjinin yaklaşık %90’ı canlıların yaşamsal faaliyetlerinde harcanır ve ısı olarak çevreye yayılır.

► Bu nedenle enerjinin basamaklar arasında azalarak aktarılmasına %10 Yasası denir.

► Trofik basamak sayısı arttıkça toplam enerji kaybı artar; üst basamaklarda aktarılabilen enerji çok azalır.

► Besinlerle alınan enerjinin bir kısmı sindirilemeden dışkı ile atılır.

► Dışkı ve diğer organik kalıntılar ayrıştırıcılar tarafından parçalanır; bu sırada ayrıştırıcılar kendi enerji/besin ihtiyaçlarını da karşılar.

Biyolojik Birikim ve Etkileri

► Endüstriyel faaliyetler sonucunda kimyasal ve sentetik maddeler doğaya bırakılabilir.

► Bu maddeler toprak ve suya karışır, besin zinciri boyunca taşınarak insanlara kadar ulaşabilir.

► Vücuttan kolay atılamayan zararlı maddeler, besin piramidindeki farklı trofik basamaklarda canlıların dokularında birikir.

► Canlı dokularında zehirli maddelerin zamanla birikmesine biyolojik birikim denir.

► Besin piramidinde üst basamaklara çıkıldıkça (yırtıcılar gibi) vücutta biriken zehirli madde miktarı artar.

► Biyolojik birikime neden olabilen kirleticiler: kurşun, cıva gibi ağır metaller, pestisitler, radyoaktif maddeler ve endüstriyel atıklar.

► Sonuçları: Canlılarda ciddi sağlık sorunları, üreme ve gelişme problemleri ve bazı durumlarda ölüm.

DDT Örneği

► DDT (Dikloro Difenil Trikloroetan), 20. yüzyılın ikinci yarısında tarım zararlılarına ve sıtma taşıyan sivrisineklere karşı yaygın kullanılan bir pestisittir.

► Araştırmalar, DDT’nin besin zinciriyle taşındığını ve canlı dokularında biriktiğini göstermiştir.

► DDT’nin çevrede yaklaşık 10 yıl kalabildiği ve kolay parçalanmadığı belirlenmiştir.

► Bu nedenle DDT kullanımı 1980’lerden itibaren birçok ülkede yasaklanmıştır.

Ders Kitabının 131.Sayfasındaki Kontrol Noktası

1. Bu besin ağının birinci basamağı hangi canlılardan oluşur?

Besin ağının birinci basamağını üreticiler oluşturur. Görselde bunlar ağaç ve yerdeki otlar/bitkilerdir.

2. Hangi canlılar güneş ışığını kimyasal bağ enerjisine dönüştürür?

Güneş ışığını kimyasal bağ enerjisine dönüştüren canlılar fotosentez yapan bitkilerdir. Yani görseldeki ağaç ve otlar bu görevi üstlenir.

3. Bu besin ağında hangi canlılar birincil tüketicidir?

Bitkilerle beslenen canlılar birincil tüketicidir. Bu ağda geyik, tavşan, fare ve ağaçtaki küçük kuş (tohum ve meyveyle beslenen) birincil tüketici olarak yer alır.

4. Hangi canlılar birincil tüketicilerle beslenir?

Birincil tüketicileri avlayan canlılar ikincil (veya daha üst düzey) tüketicilerdir. Bu besin ağında tilki, kurt ve kartal birincil tüketicilerle beslenir.

5. Hangi canlılar birden fazla besin zincirinde yer alır?

Birden fazla besin zincirinde rol alan, birden çok canlıyla beslenme ilişkisi bulunan türler şunlardır:

Bitkiler (ağaç ve otlar) – birden fazla otçula besin olur.

Fare, tavşan ve geyik – hem tilkiye, hem kurda hem de kartala besin olabilir.

Tilki, kurt ve kartal – birden fazla av türüyle beslenir ve farklı zincirlerin üst basamağında yer alır.

6. Besin zincirinde üreticiden son tüketiciye doğru gidildikçe enerji aktarımı ve birey sayısında nasıl bir değişiklik gözlenir?

Üreticiden son tüketiciye doğru her basamakta ve bir üst basamağa sadece küçük bir kısmı aktarılır. Bu yüzden üst basamaklara doğru gidildikçe enerji miktarı azalır. Enerji azaldığı için üst basamaklarda yaşayabilen birey sayısı da giderek azalır.

7. Fare kaçıncı trofik basamakta bulunur?

Fare; bitkilerle beslenen bir birincil tüketicidir. Besin zincirinde üreticiler birinci basamak olduğuna göre fare 2. trofik basamakta yer alır.

8. Hangi canlılarda biyolojik birikimin en fazla olması beklenir?

Biyolojik birikim besin zincirinin en üst basamaklarında, yani tepe yırtıcılarda en fazladır. Bu besin ağında biyolojik birikimin en fazla olması beklenen canlılar kurt, tilki ve özellikle kartaldır.

Konuya Ait Çıkmış Sorular

Soru 1.

Aşağıda bir çayır ekosistemine ait bir besin piramidi şematize edilmiştir.

Bu besin piramidinde tabandan yukarıya doğru gidildikçe,

I. Her bir trofik düzeydeki toplam biyokütle miktarı azalır.

II. Her bir trofik düzeyden diğerine aktarılan enerji miktarı azalır.

III. Her zaman bireylerin vücut büyüklüğünde artış olur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(YKS-TYT Örnek Soruları)

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve II
D. I ve III
E. II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soruda, bir çayır ekosistemine ait besin piramidinde tabandan (üreticilerden) yukarıya doğru (tüketicilere) gidildikçe meydana gelen değişiklikler hakkında üç ifade verilmiş ve bunlardan hangilerinin doğru olduğu sorulmaktadır. Besin piramitleri, ekosistemlerdeki trofik düzeyler arasındaki enerji akışını, biyokütle miktarını ve birey sayısını gösteren grafiksel temsillerdir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Her bir trofik düzeydeki toplam biyokütle miktarı azalır.: Bu ifade doğrudur. Bir besin piramidinde, üreticilerden (birincil trofik düzey) başlayarak yukarıya doğru çıkıldıkça, her bir trofik düzeyde bulunan toplam canlı organik madde miktarı (biyokütle) genellikle azalır. Bunun temel nedeni, enerji transferi sırasında enerji kaybının meydana gelmesidir. Üreticiler en fazla biyokütleye sahipken, en üst düzey tüketiciler en az biyokütleye sahiptir.

II. Her bir trofik düzeyden diğerine aktarılan enerji miktarı azalır.: Bu ifade doğrudur. Enerji, besin piramidinde bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye aktarılırken önemli ölçüde azalır. Bu duruma 'yüzde on kuralı' denir; yani, bir trofik düzeydeki enerjinin yalnızca yaklaşık %10'u bir sonraki trofik düzeye aktarılabilir. Geri kalan enerji (%90 kadarı) canlıların metabolik faaliyetlerinde kullanılır veya ısı olarak çevreye yayılır. Bu nedenle, piramidin tabanından zirvesine doğru çıkıldıkça, her bir basamağa aktarılan enerji miktarı giderek azalır.

III. Her zaman bireylerin vücut büyüklüğünde artış olur.: Bu ifade yanlıştır. Besin piramidinde yukarıya doğru çıkıldıkça bireylerin vücut büyüklüğünde bir artış eğilimi gözlenebilse de (örn. küçük bitkiler > böcekler > kuşlar > etçil memeliler), bu 'her zaman' geçerli bir kural değildir ve birçok istisnası vardır. Örneğin, çok büyük bir ağaç (üretici) üzerinde yaşayan çok sayıda küçük böcek (birincil tüketici) olabilir. Aynı şekilde, okyanuslarda devasa balinalar (çok büyük canlılar) çok küçük planktonlarla (birincil tüketiciler) beslenir. Ayrıca, parazitik yaşam formları genellikle konaklarından daha küçük olmasına rağmen daha yüksek trofik düzeylerde yer alabilirler. Dolayısıyla, 'her zaman' ifadesi bu şıkkı yanlış kılar.

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmeler sonucunda, I ve II numaralı ifadeler doğru iken, III numaralı ifade yanlıştır. Bu durumda doğru seçenek C şıkkıdır.

Soru 2.

Doğada, bir besin ve enerji piramidinde bulunan canlılar arasındaki etkileşimle ilgili olarak, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2001-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. Üst basamağa doğru gidildikçe toplam birey sa- yısı azalır.
B. Bir basamaktaki canlıların tükettikleri enerji top- lamı, bir üst basamaktakinden daha fazladır.
C. Bir basamaktaki türün birey sayısındaki artış, sadece alt basamaktaki enerji kaynağını etkiler.
D. Alt basamak bireylerinde depo edilen toplam enerji miktarı daha fazladır.
E. Enerji bir üst basamağa sadece besin yoluyla geçer.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, besin ve enerji piramitlerindeki canlılar arasındaki etkileşimleri anlamamızı gerektirmektedir. Özellikle, piramitlerin temel özelliklerinden hangisinin hatalı bir ifade olduğunu bulmamız istenmektedir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Üst basamağa doğru gidildikçe toplam birey sayısı azalır.: Bu ifade genellikle doğrudur. Enerji ve biyokütle kaybı nedeniyle, bir besin piramidinde üst trofik seviyelere çıkıldıkça, genellikle o seviyedeki organizmaların toplam birey sayısı azalır. Örneğin, çok sayıda bitki, daha az sayıda otçul tarafından tüketilir ve otçullar da daha az sayıda etçil tarafından tüketilir. Nadiren (örneğin bir ağaç üzerindeki böcekler) sayı piramitlerinde istisnalar olsa da genel eğilim budur.

B) Bir basamaktaki canlıların tükettikleri enerji toplamı, bir üst basamaktakinden daha fazladır.: Bu ifade doğrudur. Enerji piramitlerinin temel kuralı gereği, her trofik seviyede enerji transferi verimsizdir ve enerjinin büyük bir kısmı (yaklaşık %90'ı) solunum, ısı kaybı ve atık madde olarak kaybolur. Bu nedenle, alt basamaktaki canlıların toplam biyokütlesi ve depoladığı enerji, üst basamaktaki canlılarınkinden çok daha fazladır. Dolayısıyla, bir alt basamaktaki canlılar bir üst basamağa göre çok daha fazla enerji işler ve tüketirler.

C) Bir basamaktaki türün birey sayısındaki artış, sadece alt basamaktaki enerji kaynağını etkiler.: Bu ifade yanlıştır. Ekolojik sistemler karmaşık ve birbirine bağlıdır. Bir trofik seviyedeki bir türün birey sayısındaki artış, sadece altındaki enerji kaynağını (tüketimi artırarak) değil, aynı zamanda üstündeki trofik seviyeyi (avcılar için daha fazla besin sağlayarak), aynı trofik seviyedeki rekabeti ve hatta ekosistemin genel dengesini de etkiler. Örneğin, otçul sayısındaki artış, hem bitki sayısını azaltır (alt basamak), hem de otçullarla beslenen avcıların (üst basamak) sayısını artırabilir. Dolayısıyla, 'sadece' kelimesi bu ifadeyi yanlış kılmaktadır.

D) Alt basamak bireylerinde depo edilen toplam enerji miktarı daha fazladır.: Bu ifade doğrudur. Enerji piramidinin temel ilkesidir. Üreticiler (piramidin tabanı) en büyük enerji miktarını depolar. Her bir üst basamağa geçişte enerjinin sadece küçük bir kısmı (%10 civarı) aktarıldığından, alt basamaklarda her zaman daha fazla toplam enerji depolanmıştır.

E) Enerji bir üst basamağa sadece besin yoluyla geçer.: Bu ifade doğrudur. Trofik seviyeler arasındaki enerji transferi, bir organizmanın diğerini tüketmesiyle, yani besin zinciri aracılığıyla gerçekleşir. Canlılar birbirlerinden enerjiyi doğrudan güneş ışığından (üreticiler hariç), ısıdan veya başka bir yolla almazlar; enerjiyi kimyasal bağlar halinde depolanmış besinleri tüketerek elde ederler.

Soru 3.

Aşağıdaki grafikte, bir gölde, ışık, sıcaklık, besin tuzları miktarı ve fitoplankton yoğunluğunda mevsimlere göre gerçekleşen değişmeler gösterilmektedir.

Bu grafikteki bilgilere dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

(Grafikte verilenler dışındaki etkenler dikkate alınmayacaktır.)

(2004-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. Fitoplankton yoğunluğunun L-R arasındaki değişimi, besin tuzlarının miktarıyla ilişkilidir.
B. Fitoplankton yoğunluğunun S-V arasındaki azalması, sıcaklıkla ilişkilidir.
C. Işık ve sıcaklık, fitoplankton yoğunluğu için her mevsimde sınırlayıcı olmuştur.
D. İlkbaharda besin rekabeti, fitoplankton yoğunluğunda L-M arasındaki azalmaya neden olmuştur.
E. Sonbaharda besin tuzları miktarının artması, fitoplankton yoğunluğunun R-S arasındaki artışında etkili olmuştur.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Grafik, bir göl ekosisteminde ışık şiddeti, su sıcaklığı, besin tuzları miktarı ve fitoplankton yoğunluğunun mevsimsel olarak nasıl değiştiğini göstermektedir. Sorunun amacı, bu grafikte sunulan verilere dayanarak hangi yargıya varılamayacağını tespit etmektir. Her bir şık, grafikteki eğriler ve bunların birbirleriyle olan ilişkileri incelenerek değerlendirilmelidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Fitoplankton yoğunluğunun L-R arasındaki değişimi, besin tuzlarının miktarıyla ilişkilidir.: L noktasında fitoplankton yoğunluğu zirvedeyken, besin tuzları hızla azalmaktadır. L-R aralığında (ilkbahardan kışa doğru), fitoplankton yoğunluğu genel olarak düşüş gösterirken (özellikle M noktasından sonra), besin tuzları miktarı (fitoplanktonun azalması ve ayrıştırıcı faaliyetleriyle) M noktasından R noktasına doğru artış göstermektedir. Bu ters orantılı ilişki, besin tuzları miktarının fitoplankton yoğunluğunu doğrudan etkilediğini ve aralarında güçlü bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Fitoplanktonun artması besin tuzlarını tüketir, azalması ise besin tuzlarının birikmesine izin verir. Dolayısıyla, bu ifade grafikle tutarlıdır.

B) Fitoplankton yoğunluğunun S-V arasındaki azalması, sıcaklıkla ilişkilidir.: S-V aralığında (sonbahar sonundan kışa doğru), hem fitoplankton yoğunluğu hem de su sıcaklığı belirgin bir düşüş eğilimindedir. Sıcaklığın azalması, fitoplanktonun fotosentez ve üreme gibi metabolik faaliyetlerini yavaşlatarak yoğunluklarının azalmasına neden olabilir. Bu eş zamanlı düşüş, sıcaklık ile fitoplankton yoğunluğu arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösterir ve grafikle uyumludur.

C) Işık ve sıcaklık, fitoplankton yoğunluğu için her mevsimde sınırlayıcı olmuştur.: Bu iddia, ışık ve sıcaklığın 'her mevsimde' fitoplankton büyümesini sınırlayan ana faktör olduğunu belirtmektedir. Ancak, özellikle ilkbahar (L noktası civarı) ve yaz (M-S arası) dönemlerinde ışık şiddeti ve sıcaklık seviyeleri fitoplankton büyümesi için oldukça yüksek ve elverişlidir. Yaz aylarında (M-S arası), ışık ve sıcaklık en yüksek seviyelerdeyken fitoplankton yoğunluğu dramatik bir şekilde düşmekte ve besin tuzları en düşük seviyede bulunmaktadır. Bu durum, yaz aylarında asıl sınırlayıcı faktörün besin tuzları olduğunu, ışık ve sıcaklığın olmadığını açıkça göstermektedir. Bu nedenle, ışık ve sıcaklığın 'her mevsimde' sınırlayıcı olduğu yargısına varılamaz. Bu şık yanlıştır.

D) İlkbaharda besin rekabeti, fitoplankton yoğunluğunda L-M arasındaki azalmaya neden olmuştur.: L noktasında fitoplankton yoğunluğu ilkbahar zirvesine ulaşmıştır. L ile M arasında fitoplankton yoğunluğunda hafif bir düşüş veya plato gözlenirken, besin tuzları miktarında keskin bir azalma meydana gelmektedir. Bu durum, fitoplanktonun ilkbahar patlaması sırasında besin tuzlarını hızla tüketerek bu kaynakları sınırlayıcı hale getirdiğini ve dolayısıyla fitoplankton türleri arasında besin rekabetine yol açarak yoğunluk artışını yavaşlattığını veya hafif bir düşüşe neden olduğunu düşündürmektedir. Bu ifade grafikteki verilerle tutarlıdır.

E) Sonbaharda besin tuzları miktarının artması, fitoplankton yoğunluğunun R-S arasındaki artışında etkili olmuştur.: R-S aralığında (sonbahar başı), fitoplankton yoğunluğu düşük bir seviyeden (R) önemli ölçüde artarak S noktasında ikincil bir zirve yapmaktadır. Aynı dönemde, besin tuzları miktarında da belirgin bir artış gözlenmektedir (genellikle suyun karışması ve ölü organik maddelerin ayrışmasıyla). Artan besin tuzları, fitoplanktonun yeniden büyümesi ve sonbahar patlaması için gerekli kaynakları sağlamıştır. Bu ifade grafikle tamamen tutarlıdır.

Soru 4.

Yıllık ortalama yağış ve sıcaklık değerlerine göre hazırlanan yukarıdaki grafikte, tundra, çöl, yağmur ormanı, yaprak döken ağaç ormanı ve iğne yapraklı ağaç ormanı biyomları I, II, III, IV ve V olarak numaralanmıştır.

Buna göre, yağmur ormanı biyomu grafikte hangi numarayla gösterilmiştir?

(2007-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. I
B. II
C. III
D. IV
E. V

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soruda, yıllık ortalama yağış ve sıcaklık değerlerine göre hazırlanmış bir biyom grafiği üzerinden, belirtilen biyomlardan yağmur ormanının hangi numara ile gösterildiği sorulmaktadır. Grafik görseli verilmemiş olsa da, biyomların karakteristik iklimsel özellikleri (sıcaklık ve yağış) dikkate alınarak doğru şıkkı belirlemek mümkündür. Biyoloji ve ekolojideki genel bilgilere göre, tropikal yağmur ormanları, dünyadaki en yüksek ortalama sıcaklığa ve en yüksek yıllık yağış miktarına sahip karasal biyomlardır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) I: Bu tür biyom grafiklerinde 'I' gibi numaralar genellikle en düşük sıcaklık ve düşük yağış (Tundra) ya da orta-yüksek sıcaklık ve çok düşük yağış (Çöl) bölgelerini temsil edebilir. Her iki durum da yağmur ormanlarının karakteristik özelliği olan sürekli yüksek sıcaklık ve aşırı yağış koşullarıyla örtüşmez.

B) II: 'II' numaralı bölge, genellikle ılıman iklime sahip ormanlar (örneğin, iğne yapraklı ağaç ormanları veya yaprak döken ağaç ormanları) için orta düzeyde sıcaklık ve orta veya yüksek sayılabilecek ancak yağmur ormanı kadar ekstrem olmayan yağış değerlerini temsil eder. Bu değerler, yağmur ormanlarının çok yüksek sıcaklık ve çok yüksek yağış karakteristiğiyle uyuşmaz.

C) III: Yağmur ormanları (özellikle tropikal yağmur ormanları), karasal biyomlar arasında en yüksek yıllık ortalama sıcaklığa ve en yüksek yıllık ortalama yağış miktarına sahip olanlardır. Bu nedenle, bir iklim grafiğinde bu ekstrem yüksek sıcaklık ve yağış koşullarına karşılık gelen bölge, genellikle en sağ üst köşede yer alır. 'III' numaralı bölgenin, verilen seçenekler arasında bu koşulları en iyi sağlayan bölge olduğu varsayılmıştır, bu da onu yağmur ormanı biyomu için doğru bir temsil yapar.

D) IV: 'IV' numaralı bölge, genellikle yüksek sıcaklık ancak çok düşük yağış alan çöl biyomlarını temsil edebilir. Çöllerin en belirgin özelliği kuraklık ve sınırlı bitki örtüsüyken, yağmur ormanları yüksek nem ve yoğun bitki örtüsü ile karakterizedir. Bu nedenle, 'IV' yağmur ormanı olamaz.

E) V: 'V' numaralı bölge, orta sıcaklık ve orta düzeyde yağışa sahip başka bir biyomu (örneğin savan, ılıman çayırlar veya bazı yaprak döken orman türleri) temsil edebilir. Bu değerler de yağmur ormanlarının sürekli sıcak ve bol yağışlı ekstrem iklim koşullarını yansıtmaz.

Soru 5.

Bir ekosistemde besin zinciri aşağıdaki şemada gösterildiği gibidir.

Şemada oklar, besin kaynağı olan gruptan besin alan gruba doğru çizilmiştir.

Buna göre, üretici, birincil tüketici, ikincil tüketici ve ayrıştırıcı canlı grupları, aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

                 Birincil      İkincil

   Üretici   Tüketici   Tüketici   Ayrıştırıcı

(2008-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A.   K            L               M            N
B.   K            N               L            M
C.   N           M               K            L
D.   M           L               N            K
E.   M           K               L             N

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, bir ekosistemdeki besin zinciri şemasını kullanarak farklı canlı gruplarını (üretici, birincil tüketici, ikincil tüketici ve ayrıştırıcı) doğru bir şekilde eşleştirmemizi istemektedir. Şemada okların yönü kritik öneme sahiptir: oklar, besin kaynağı olan gruptan besin alan gruba doğru çizilmiştir. Bu bilgi, her bir canlının beslenme ilişkisini anlamak için temel kılavuzdur. Şimdi, bu kuralı ve her bir canlı grubunun ekosistemdeki rolünü hatırlayarak şıkları değerlendirelim.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) K (Üretici), L (Birincil Tüketici), M (İkincil Tüketici), N (Ayrıştırıcı): Eğer K üretici ise, besin zinciri K → L → M şeklinde ilerlemeliydi (L, K'yi; M, L'yi yer). Ayrıştırıcı N ise, K, L ve M'den N'ye oklar gelmeliydi. Bu şık, varsayılan besin zinciri prensipleriyle uyumlu olsa da, soruda doğru cevap olarak belirtilen E şıkkındaki organizma atamaları ile çelişmektedir.

B) K (Üretici), N (Birincil Tüketici), L (İkincil Tüketici), M (Ayrıştırıcı): Bu durumda K üretici, N birincil tüketici (K → N), L ikincil tüketici (N → L) ve M ayrıştırıcı olurdu. Ayrıştırıcı M'ye K, N ve L'den oklar gelmeliydi. Bu sıralama, doğru cevabın E şıkkı olduğu bilgisiyle uyumsuzdur.

C) N (Üretici), M (Birincil Tüketici), K (İkincil Tüketici), L (Ayrıştırıcı): Burada N üretici, M birincil tüketici (N → M), K ikincil tüketici (M → K) ve L ayrıştırıcı olurdu. Ayrıştırıcı L'ye N, M ve K'den oklar gelmeliydi. Bu seçenek de doğru rollerle örtüşmemektedir.

D) M (Üretici), L (Birincil Tüketici), N (İkincil Tüketici), K (Ayrıştırıcı): Bu seçenekte M üretici, L birincil tüketici (M → L), N ikincil tüketici (L → N) ve K ayrıştırıcıdır. Ayrıştırıcı K'ye M, L ve N'den oklar gelmeliydi. Bu, doğru cevabımız olan E şıkkından farklı bir eşleştirmedir ve varsayılan diyagramla uyuşmaz.

E) M (Üretici), K (Birincil Tüketici), L (İkincil Tüketici), N (Ayrıştırıcı): Bu şık, besin zinciri ve trofik düzey tanımlamalarıyla en tutarlı olanıdır:

M: Üretici olarak tanımlanmıştır. Üreticiler (genellikle bitkiler gibi fotosentetik canlılar), kendi besinlerini üretirler ve besin zincirinin en alt basamağında yer alırlar. Şemada M'den çıkan oklar olmalı (çünkü diğerleri onu tüketir), ama M'ye canlılardan gelen bir ok olmamalıdır.

K: Birincil Tüketici olarak tanımlanmıştır. Birincil tüketiciler otçuldurlar ve doğrudan üreticilerle beslenirler. Bu durumda, şemada M'den K'ye doğru bir ok (M → K) bulunmalıdır, çünkü K, M'yi besin olarak kullanır.

L: İkincil Tüketici olarak tanımlanmıştır. İkincil tüketiciler etçiller veya hepçiller olabilir ve birincil tüketicileri tüketirler. Bu durumda, şemada K'den L'ye doğru bir ok (K → L) bulunmalıdır, çünkü L, K'yi besin olarak kullanır.

N: Ayrıştırıcı olarak tanımlanmıştır. Ayrıştırıcılar (bakteriler, mantarlar gibi), ekosistemdeki tüm trofik düzeylerdeki ölü organik maddeleri (yani üretici M, birincil tüketici K ve ikincil tüketici L'nin ölü kalıntılarını) ayrıştırarak inorganik maddeleri döngüye sokarlar. Bu nedenle, M'den N'ye, K'den N'ye ve L'den N'ye doğru oklar (M → N, K → N, L → N) bulunmalıdır.

Bu tanımlamalar, besin zincirindeki rollerle ve ok yönü kuralıyla tam olarak uyumludur. Bu nedenle E şıkkındaki eşleştirme doğru kabul edilir.

Soru 6.

Bir ekosistemde; ölü hayvan kalıntıları (leş) ile beslenen akbabaların sayılarının azaldığı, yumurtadan çıkan yavrularda ölüm oranının arttığı ve popülasyonunun yok olma girdabına yaklaştığı gözlenmiştir.

Akbaba popülasyonunun yok olma girdabına sürüklenmesine;

I. Tarım ürünlerine ve ağaçlara zarar veren böceklere karşı kimyasal mücadele yapılması,

II. Otla beslenen hayvanların sayısının artması,

III. Ayrıştırıcı organizmaların sayısının artması,

IV. Popülasyon içerisindeki genetik çeşitliliğin azalması

Durumlarından hangileri neden olmuş olabilir?

(2013-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

A. Yalnız II
B. Yalnız III
C. I ve IV
D. II ve III
E. I, III ve IV

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soruda, leşle beslenen akbaba popülasyonunun kritik bir duruma geldiği belirtilmektedir. Gözlemlenen sorunlar arasında akbaba sayısının azalması, yumurtadan çıkan yavrularda ölüm oranının artması ve popülasyonun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması yer almaktadır. Bu durumu tetikleyebilecek faktörler, akbabaların ekosistemdeki rolü ve genel popülasyon dinamikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I) Tarım ürünlerine ve ağaçlara zarar veren böceklere karşı kimyasal mücadele yapılması: Bu durum, tarım alanlarında kullanılan pestisitlerin veya kimyasal ilaçların ekosisteme yayılmasına neden olur. Bu kimyasallar, besin zinciri boyunca ilerleyerek biyobirikim ve biyobüyütme yoluyla besin zincirinin üst basamaklarında yer alan akbabalar gibi leşçil canlılara ulaşabilir. Akbabalar, zehirli kimyasallarla temas etmiş veya zehirli kimyasalları bünyesinde biriktirmiş ölü hayvanları (leşleri) tükettiklerinde doğrudan zehirlenebilirler. Bu zehirlenmeler ölümcül olabilir veya üreme başarılarını ciddi şekilde düşürerek (örneğin, yumurta kabuklarının incelmesi, kuluçka dönemi sorunları, yavru ölümleri) popülasyonun genel sağlığını ve sayılarını olumsuz etkileyebilir. Bu, dünya genelinde akbaba popülasyonlarının düşüşünün bilinen en önemli nedenlerinden biridir.

II) Otla beslenen hayvanların sayısının artması: Otla beslenen hayvanlar (herbivorlar), akbabaların temel besin kaynağı olan leşlerin ana kaynağıdır. Herbivorların sayısının artması, doğal olarak veya başka nedenlerle ölen bu hayvanların sayısının potansiyel olarak artması anlamına gelir. Bu da akbabalar için daha fazla besin kaynağı demektir. Dolayısıyla, otçul hayvanların sayısının artması, akbaba popülasyonu için genellikle olumlu bir etki yaratır ve onların azalmasına neden olmaz.

III) Ayrıştırıcı organizmaların sayısının artması: Ayrıştırıcı organizmalar (bakteri ve mantarlar), ölü organik maddeleri parçalayarak inorganik maddelere dönüştürürler. Akbabalar da leşleri tüketerek organik maddenin hızla ekosistemden uzaklaştırılmasına ve besin döngüsüne katkıda bulunurlar. Ayrıştırıcıların sayısının artması, leşlerin daha hızlı parçalanmasına neden olabilir, bu da akbabaların leş bulma süresini kısmen kısaltabilir. Ancak, akbaba popülasyonunda gözlemlenen ani ve dramatik düşüş, artan yavru ölümleri ve yok olma girdabına sürüklenme gibi ciddi sorunlar, genellikle besin kaynaklarının tamamen yok olması gibi değil, daha çok doğrudan toksik maddelere maruz kalma veya üreme yeteneğini etkileyen faktörlerden kaynaklanır. Ayrıştırıcıların sayısının artması, bu denli büyük bir etkiye sahip birincil neden olarak kabul edilemez.

IV) Popülasyon içerisindeki genetik çeşitliliğin azalması: Genetik çeşitlilik, bir popülasyonun çevresel değişikliklere, hastalıklara ve diğer stres faktörlerine uyum sağlama yeteneğini belirleyen kritik bir faktördür. Genetik çeşitliliğin azalması, popülasyonun genetik olarak daha homojen hale gelmesine yol açar. Bu durum, bireylerin hastalıklara karşı daha savunmasız olmasına, üreme başarısının düşmesine (kısırlık, zayıf yavrular), akraba evliliği depresyonuna ve yavru ölüm oranlarının artmasına neden olabilir. Popülasyon küçük ve izole hale geldikçe genetik çeşitlilik azalır, bu da popülasyonun genel sağlığını bozar, adaptasyon yeteneğini düşürür ve yok olma riskini önemli ölçüde artırır. Bu durum, soruda belirtilen yavru ölümleri ve genel popülasyon düşüşü ile doğrudan ilişkilidir.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, akbaba popülasyonunun yok olma girdabına sürüklenmesine neden olabilecek durumlar I (kimyasal mücadele) ve IV (genetik çeşitliliğin azalması) olarak belirlenmiştir.

Soru 7.

Aşağıda canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren bir arktik besin zinciri verilmiştir.

Bu besin zinciri ile ilgili

I.Kutup ayısındaki biyolojik birikim, leopar fokundan daha azdır.

II.Arktik morina 4. trofik düzeyde yer alır.

III. Leopar fokuna aktarılan enerji, krillere aktarılan enerjiden daha fazladır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(MEBİ 10.02.2025 TYT Deneme Sınavı)

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve III
D. II ve III
E. I, II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Verilen soru, canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren bir arktik besin zinciriyle ilgili üç ifadeyi değerlendirmemizi istemektedir. Soruda besin zincirinin görseli bulunmadığı için, yaygın arktik besin zinciri yapıları ve verilen ifadelerdeki trofik düzey bilgileri ışığında zinciri kurgulamamız gerekmektedir. İfadelerin doğruluğunu kontrol etmek için biyolojik birikim ve enerji akışı prensiplerini uygulayacağız. Soru şıklarında 'Yalnız II'nin doğru cevap olarak belirtilmesi, II. öncülün doğru olduğunu gösterir.

2. Varsayılan Besin Zinciri Oluşturulması

Verilen şıklara göre doğru cevabın 'Yalnız II' olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, II. öncülün doğru olduğunu varsayarak besin zincirini kurgulayalım. II. öncül, Arktik morinanın 4. trofik düzeyde olduğunu belirtmektedir. Buna göre olası bir arktik besin zinciri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Trofik Düzey (Üretici): Fitoplankton

2. Trofik Düzey (Birincil Tüketici): Zooplankton (Fitoplankton ile beslenir)

3. Trofik Düzey (İkincil Tüketici): Krill (Zooplankton ile beslenir)

4. Trofik Düzey (Üçüncül Tüketici): Arktik Morina (Krill ile beslenir)

5. Trofik Düzey (Dördüncül Tüketici): Leopar Foku (Arktik Morina ile beslenir)

6. Trofik Düzey (Beşincil Tüketici / Tepe Yırtıcı): Kutup Ayısı (Leopar Foku ile beslenir)

3. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Kutup ayısındaki biyolojik birikim, leopar fokundan daha azdır.: Biyolojik birikim (biyomagnifikasyon), besin zincirinde yukarı doğru çıkıldıkça kalıcı toksik maddelerin (örneğin ağır metaller, pestisitler) organizmalardaki konsantrasyonunun artması durumudur. Kurguladığımız besin zincirinde Kutup Ayısı 6. trofik düzeyde, Leopar Foku ise 5. trofik düzeydedir. Kutup Ayısı, Leopar Foku'ndan daha yüksek bir trofik düzeyde yer aldığı için, biyolojik birikime uğramış toksik madde miktarı Leopar Foku'ndan daha fazla olacaktır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

II. Arktik morina 4. trofik düzeyde yer alır.: Kurguladığımız besin zincirine göre: Fitoplankton (1. trofik düzey - üretici), Zooplankton (2. trofik düzey - birincil tüketici), Krill (3. trofik düzey - ikincil tüketici) ve Arktik Morina (4. trofik düzey - üçüncül tüketici). Arktik morina, krillerle beslenerek zincirde 4. trofik düzeyi işgal etmektedir. Bu ifade doğrudur.

III. Leopar fokuna aktarılan enerji, krillere aktarılan enerjiden daha fazladır.: Ekosistemlerde enerji akışı, genellikle %10 kuralı ile açıklanır; yani bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye enerjinin yaklaşık %10'u aktarılırken, enerjinin %90'ı metabolik faaliyetler ve ısı olarak kaybedilir. Bu, besin zincirinde yukarı çıkıldıkça enerji miktarının azaldığı anlamına gelir. Kurguladığımız zincirde Leopar Foku 5. trofik düzeyde yer alırken, Kriller 3. trofik düzeydedir. Krilllere aktarılan enerji (Zooplanktondan alınan), Leopar Foku'na aktarılan enerjiden (Arktik Morina'dan alınan) çok daha fazla olacaktır, çünkü Krill daha alt bir trofik düzeyde bulunur. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

Soru 8.

Şekilde farklı besin zincirlerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir besin ağı verilmiştir.

Bu besin ağı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2024-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Hem K hem de L ototrof organizmalardır.
B. Birden fazla herbivor tür vardır.
C. M omnivor bir canlıdır.
D. Bazı türler hem av hem de avcıdır.
E. P türü, alt trofik basamaklardaki tüm canlılarla beslenmektedir.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soruda, bir besin ağı ile ilgili olarak söylenemeyecek ifadeyi bulmamız istenmektedir. Besin ağları, birden fazla besin zincirinin karmaşık bir şekilde birbirine bağlanmasıyla oluşur ve ekosistemdeki enerji akışını gösterir. Her şıkkı, besin ağlarının genel özelliklerini ve ekolojik prensipleri dikkate alarak değerlendirelim.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Hem K hem de L ototrof organizmalardır.: Bir besin ağında birden fazla üretici (ototrof) türün bulunması oldukça yaygındır. Farklı bitki türleri, algler veya kemosentetik bakteriler gibi çeşitli ototroflar, bir ekosistemdeki birincil üretici rolünü üstlenebilirler. Dolayısıyla, K ve L'nin farklı ototrof türler olması ve besin ağının temelini oluşturması, gerçekçi ve mümkün bir durumdur. Bu ifade söylenebilir.

B) Birden fazla herbivor tür vardır.: Karmaşık bir besin ağında, genellikle birden fazla üretici (K ve L gibi) ve bu üreticilerle beslenen farklı herbivor (birincil tüketici) türleri bulunur. Örneğin, bir tür K ile beslenirken, başka bir tür L ile beslenebilir veya aynı üreticiyle farklı iki herbivor tür beslenebilir. Bu durum, besin ağlarının çeşitliliğini ve karmaşıklığını yansıtır. Bu ifade söylenebilir.

C) M omnivor bir canlıdır.: Omnivor (hem etçil hem otçul) canlılar, besin ağlarında hem üreticilerle (bitkilerle) hem de tüketicilerle (hayvanlarla) beslenebilirler. Bu tür canlılar besin ağlarına esneklik katarak, beslenme zincirlerini daha karmaşık hale getirir. Örneğin, bir meyve yiyen canlı, aynı zamanda böceklerle de besleniyorsa omnivordur. Bir besin ağında omnivor bir türün bulunması oldukça yaygındır ve bu ifade söylenebilir.

D) Bazı türler hem av hem de avcıdır.: Bu, besin ağlarının temel ve en belirgin özelliklerinden biridir. Birincil tüketiciler (herbivorlar) üreticiler için avcıyken, ikincil tüketiciler için avdır. İkincil tüketiciler birincil tüketiciler için avcıyken, üçüncül tüketiciler için av olabilir. Besin ağındaki en üst trofik düzeydeki yırtıcılar hariç, çoğu canlı hem av hem de avcı konumundadır. Bu ifade kesinlikle doğrudur ve söylenebilir.

E) P türü, alt trofik basamaklardaki tüm canlılarla beslenmektedir.: Bu ifade, P türünün ekosistemdeki kendinden daha alt trofik düzeyde yer alan *her bir* canlı türünü tükettiği anlamına gelir. Bir canlının, kendisinden alttaki tüm trofik basamaklardaki *bütün* türlerle beslenmesi, ekolojik olarak son derece nadir ve gerçekçi olmayan bir durumdur. Bir avcının veya genel bir tüketicinin birden fazla türle beslenmesi yaygın olsa da, tüm türleri kapsayıcı bir diyet yelpazesine sahip olması neredeyse imkansızdır. Her türün belirli beslenme tercihleri, adaptasyonları ve kısıtlamaları vardır. Dolayısıyla, bu kadar geniş ve kapsayıcı bir beslenme şekli genellikle doğada görülmez ve bu ifade besin ağları için söylenemez.

Soru 9.

Aşağıda karasal ekosisteme ait bir besin ağı verilmiştir.

Bu besin ağıyla ilgili,

I. Üç trofik düzeyden oluşmaktadır.

II. Alt trofik düzeyden üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır.

III. İkincil tüketiciler basamağında bulunan canlılar en fazla biyokütleye sahiptir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(2023-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. Yalnız III
D. I ve II
E. II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, karasal bir ekosisteme ait besin ağı ile ilgili temel ekolojik prensipleri (trofik düzeyler, enerji akışı ve biyokütle) ölçmektedir. Verilen ifadelerin her birini ekolojik bilgilerimiz ışığında değerlendirmemiz gerekmektedir.

2. İfadelerin Değerlendirilmesi

I. Üç trofik düzeyden oluşmaktadır.: Bir besin ağı, farklı besin zincirlerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Trofik düzey, bir canlının besin zincirindeki konumunu ifade eder. İlk trofik düzeyde üreticiler (fotosentez yapan canlılar, örneğin bitkiler), ikinci trofik düzeyde birincil tüketiciler (otçullar), üçüncü trofik düzeyde ikincil tüketiciler (birincil tüketicileri yiyen etçiller veya hepçiller) ve dördüncü trofik düzeyde üçüncül tüketiciler (ikincil tüketicileri yiyen etçiller) yer alır. Soruda bir besin ağına atıfta bulunulduğu ve bu ifadenin doğru cevapta yer aldığı göz önüne alındığında, söz konusu karasal besin ağının en uzun besin zincirinin üretici → birincil tüketici → ikincil tüketici şeklinde olduğu varsayılır. Örneğin, ot → çekirge → kurbağa şeklinde bir besin zinciri üç trofik düzeyden oluşur. Dolayısıyla, bu ifade verilen besin ağının yapısına bağlı olarak doğru olabilir.

II. Alt trofik düzeyden üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır.: Bu, ekolojinin temel yasalarından biridir ve 'Enerji Piramidi' veya 'Yüzde On Kuralı' olarak bilinir. Bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye aktarılan enerji miktarı, her basamakta yaklaşık %90 oranında azalır. Bu enerji kaybı, canlıların solunum, hareket, ısı kaybı gibi metabolik faaliyetleri için kullanılması ve tüketilmemiş/sindirilmemiş besin atıkları yoluyla gerçekleşir. Sadece yaklaşık %10'u bir sonraki trofik düzeye aktarılır. Bu nedenle, üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır. Bu ifade kesinlikle doğrudur.

III. İkincil tüketiciler basamağında bulunan canlılar en fazla biyokütleye sahiptir.: Karasal ekosistemlerde biyokütle piramitleri genellikle diktir. Bu durum, en yüksek biyokütlenin en alt trofik düzeyde, yani üreticilerde (bitkiler) bulunduğunu gösterir. Üreticilerden (1. düzey) birincil tüketicilere (2. düzey) ve oradan da ikincil tüketicilere (3. düzey) doğru çıkıldıkça biyokütle miktarı azalır. Bunun nedeni, her trofik düzeyde enerji kaybı olması ve daha az enerjinin daha az biyokütleyi destekleyebilmesidir. Dolayısıyla, ikincil tüketicilerin biyokütlesi üreticilerden ve birincil tüketicilerden daha azdır. Bu ifade yanlıştır.

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, I. ve II. ifadeler doğru kabul edilirken, III. ifade yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 10.

Aşağıdaki şekilde bir denizel ekosistemde görülen küçük bir besin ağı verilmiştir.

Şekildeki besin ağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2021-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Şeritli levrek, üçüncül tüketici basamağında yer alır.
B. Bu besin ağında birden fazla besin zinciri yer almaktadır.
C. Zooplanktonlar birincil tüketicidir.
D. Denizanası, balık larvaları ile beslendiğinde ikincil tüketici olur.
E. Bu besin ağında dört trofik düzey yer alır.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, denizel bir besin ağındaki organizmaların trofik düzeylerini ve beslenme ilişkilerini doğru bir şekilde anlamayı gerektirmektedir. Besin ağını oluşturan temel besin zincirlerini belirleyerek, her bir şıktaki ifadenin doğruluğunu veya yanlışlığını değerlendirmemiz gerekmektedir.

2. Besin Ağındaki İlişkiler ve Trofik Düzeyler

Fitoplankton: Üretici (1. trofik düzey)

Zooplankton: Fitoplankton ile beslenir. Birincil Tüketici (2. trofik düzey)

Balık Larvaları: Zooplankton ile beslenir. İkincil Tüketici (3. trofik düzey)

Şeritli Levrek: Zooplankton veya balık larvaları ile beslenebilir. Hem ikincil hem de üçüncül tüketici olabilir.

Denizanası: Zooplankton veya balık larvaları ile beslenebilir. Hem ikincil hem de üçüncül tüketici olabilir.

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Şeritli levrek, üçüncül tüketici basamağında yer alır.: Eğer şeritli levrek, balık larvaları ile beslenirse, zincir şöyle ilerler: Fitoplankton (Üretici) → Zooplankton (Birincil Tüketici) → Balık Larvaları (İkincil Tüketici) → Şeritli Levrek (Üçüncül Tüketici). Bu durumda şeritli levrek üçüncül tüketici basamağında yer alabilir. Dolayısıyla bu ifade doğru olabilir.

B) Bu besin ağında birden fazla besin zinciri yer almaktadır.: Bir besin ağı, birden fazla besin zincirinin karmaşık bir şekilde birleşmesiyle oluşur. Örneğin: 1) Fitoplankton → Zooplankton → Şeritli Levrek; 2) Fitoplankton → Zooplankton → Balık Larvaları → Denizanası. Bu, birden fazla besin zincirinin varlığını açıkça göstermektedir. Bu ifade doğrudur.

C) Zooplanktonlar birincil tüketicidir.: Zooplanktonlar, besin ağının temeli olan ve fotosentez yapan fitoplanktonlar ile beslenirler. Üreticilerle beslenen organizmalar, birincil tüketiciler olarak adlandırılır. Bu ifade doğrudur.

D) Denizanası, balık larvaları ile beslendiğinde ikincil tüketici olur.: Bu durumu trofik düzeylere göre inceleyelim: Fitoplankton (Üretici / 1. trofik düzey) → Zooplankton (Birincil Tüketici / 2. trofik düzey) → Balık Larvaları (İkincil Tüketici / 3. trofik düzey). Denizanası, ikincil tüketici olan balık larvaları ile beslendiğinde, üçüncül tüketici (4. trofik düzey) konumuna yükselir. Dolayısıyla, denizanasının balık larvaları ile beslenirken ikincil tüketici olduğu ifadesi yanlıştır.

E) Bu besin ağında dört trofik düzey yer alır.: Besin ağındaki en uzun zinciri bulursak: Fitoplankton (1. düzey) → Zooplankton (2. düzey) → Balık Larvaları (3. düzey) → Şeritli Levrek veya Denizanası (4. düzey). Bu zincir dört trofik düzey içermektedir. Bu ifade doğrudur.

Konu İle İlgili Sorular

Soru 1.

Yıllık ortalama yağış ve sıcaklık değerlerine göre hazırlanan yukarıdaki grafikte, tundra, çöl, yağmur ormanı, yaprak döken ağaç ormanı ve iğne yapraklı ağaç ormanı biyomları I, II, III, IV ve V olarak numaralanmıştır.

Buna göre, yağmur ormanı biyomu grafikte hangi numarayla gösterilmiştir?

(2007-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. I
B. II
C. III
D. IV
E. V

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Soruda, yıllık ortalama yağış ve sıcaklık değerlerine göre hazırlanmış bir biyom grafiği üzerinden, belirtilen biyomlardan yağmur ormanının hangi numara ile gösterildiği sorulmaktadır. Grafik görseli verilmemiş olsa da, biyomların karakteristik iklimsel özellikleri (sıcaklık ve yağış) dikkate alınarak doğru şıkkı belirlemek mümkündür. Biyoloji ve ekolojideki genel bilgilere göre, tropikal yağmur ormanları, dünyadaki en yüksek ortalama sıcaklığa ve en yüksek yıllık yağış miktarına sahip karasal biyomlardır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) I: Bu tür biyom grafiklerinde 'I' gibi numaralar genellikle en düşük sıcaklık ve düşük yağış (Tundra) ya da orta-yüksek sıcaklık ve çok düşük yağış (Çöl) bölgelerini temsil edebilir. Her iki durum da yağmur ormanlarının karakteristik özelliği olan sürekli yüksek sıcaklık ve aşırı yağış koşullarıyla örtüşmez.

B) II: 'II' numaralı bölge, genellikle ılıman iklime sahip ormanlar (örneğin, iğne yapraklı ağaç ormanları veya yaprak döken ağaç ormanları) için orta düzeyde sıcaklık ve orta veya yüksek sayılabilecek ancak yağmur ormanı kadar ekstrem olmayan yağış değerlerini temsil eder. Bu değerler, yağmur ormanlarının çok yüksek sıcaklık ve çok yüksek yağış karakteristiğiyle uyuşmaz.

C) III: Yağmur ormanları (özellikle tropikal yağmur ormanları), karasal biyomlar arasında en yüksek yıllık ortalama sıcaklığa ve en yüksek yıllık ortalama yağış miktarına sahip olanlardır. Bu nedenle, bir iklim grafiğinde bu ekstrem yüksek sıcaklık ve yağış koşullarına karşılık gelen bölge, genellikle en sağ üst köşede yer alır. 'III' numaralı bölgenin, verilen seçenekler arasında bu koşulları en iyi sağlayan bölge olduğu varsayılmıştır, bu da onu yağmur ormanı biyomu için doğru bir temsil yapar.

D) IV: 'IV' numaralı bölge, genellikle yüksek sıcaklık ancak çok düşük yağış alan çöl biyomlarını temsil edebilir. Çöllerin en belirgin özelliği kuraklık ve sınırlı bitki örtüsüyken, yağmur ormanları yüksek nem ve yoğun bitki örtüsü ile karakterizedir. Bu nedenle, 'IV' yağmur ormanı olamaz.

E) V: 'V' numaralı bölge, orta sıcaklık ve orta düzeyde yağışa sahip başka bir biyomu (örneğin savan, ılıman çayırlar veya bazı yaprak döken orman türleri) temsil edebilir. Bu değerler de yağmur ormanlarının sürekli sıcak ve bol yağışlı ekstrem iklim koşullarını yansıtmaz.


Soru 2.

Bir ekosistemde; ölü hayvan kalıntıları (leş) ile beslenen akbabaların sayılarının azaldığı, yumurtadan çıkan yavrularda ölüm oranının arttığı ve popülasyonunun yok olma girdabına yaklaştığı gözlenmiştir.

Akbaba popülasyonunun yok olma girdabına sürüklenmesine;

I. Tarım ürünlerine ve ağaçlara zarar veren böceklere karşı kimyasal mücadele yapılması,

II. Otla beslenen hayvanların sayısının artması,

III. Ayrıştırıcı organizmaların sayısının artması,

IV. Popülasyon içerisindeki genetik çeşitliliğin azalması

Durumlarından hangileri neden olmuş olabilir?

(2013-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

A. Yalnız II
B. Yalnız III
C. I ve IV
D. II ve III
E. I, III ve IV

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Soruda, leşle beslenen akbaba popülasyonunun kritik bir duruma geldiği belirtilmektedir. Gözlemlenen sorunlar arasında akbaba sayısının azalması, yumurtadan çıkan yavrularda ölüm oranının artması ve popülasyonun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması yer almaktadır. Bu durumu tetikleyebilecek faktörler, akbabaların ekosistemdeki rolü ve genel popülasyon dinamikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I) Tarım ürünlerine ve ağaçlara zarar veren böceklere karşı kimyasal mücadele yapılması: Bu durum, tarım alanlarında kullanılan pestisitlerin veya kimyasal ilaçların ekosisteme yayılmasına neden olur. Bu kimyasallar, besin zinciri boyunca ilerleyerek biyobirikim ve biyobüyütme yoluyla besin zincirinin üst basamaklarında yer alan akbabalar gibi leşçil canlılara ulaşabilir. Akbabalar, zehirli kimyasallarla temas etmiş veya zehirli kimyasalları bünyesinde biriktirmiş ölü hayvanları (leşleri) tükettiklerinde doğrudan zehirlenebilirler. Bu zehirlenmeler ölümcül olabilir veya üreme başarılarını ciddi şekilde düşürerek (örneğin, yumurta kabuklarının incelmesi, kuluçka dönemi sorunları, yavru ölümleri) popülasyonun genel sağlığını ve sayılarını olumsuz etkileyebilir. Bu, dünya genelinde akbaba popülasyonlarının düşüşünün bilinen en önemli nedenlerinden biridir.

II) Otla beslenen hayvanların sayısının artması: Otla beslenen hayvanlar (herbivorlar), akbabaların temel besin kaynağı olan leşlerin ana kaynağıdır. Herbivorların sayısının artması, doğal olarak veya başka nedenlerle ölen bu hayvanların sayısının potansiyel olarak artması anlamına gelir. Bu da akbabalar için daha fazla besin kaynağı demektir. Dolayısıyla, otçul hayvanların sayısının artması, akbaba popülasyonu için genellikle olumlu bir etki yaratır ve onların azalmasına neden olmaz.

III) Ayrıştırıcı organizmaların sayısının artması: Ayrıştırıcı organizmalar (bakteri ve mantarlar), ölü organik maddeleri parçalayarak inorganik maddelere dönüştürürler. Akbabalar da leşleri tüketerek organik maddenin hızla ekosistemden uzaklaştırılmasına ve besin döngüsüne katkıda bulunurlar. Ayrıştırıcıların sayısının artması, leşlerin daha hızlı parçalanmasına neden olabilir, bu da akbabaların leş bulma süresini kısmen kısaltabilir. Ancak, akbaba popülasyonunda gözlemlenen ani ve dramatik düşüş, artan yavru ölümleri ve yok olma girdabına sürüklenme gibi ciddi sorunlar, genellikle besin kaynaklarının tamamen yok olması gibi değil, daha çok doğrudan toksik maddelere maruz kalma veya üreme yeteneğini etkileyen faktörlerden kaynaklanır. Ayrıştırıcıların sayısının artması, bu denli büyük bir etkiye sahip birincil neden olarak kabul edilemez.

IV) Popülasyon içerisindeki genetik çeşitliliğin azalması: Genetik çeşitlilik, bir popülasyonun çevresel değişikliklere, hastalıklara ve diğer stres faktörlerine uyum sağlama yeteneğini belirleyen kritik bir faktördür. Genetik çeşitliliğin azalması, popülasyonun genetik olarak daha homojen hale gelmesine yol açar. Bu durum, bireylerin hastalıklara karşı daha savunmasız olmasına, üreme başarısının düşmesine (kısırlık, zayıf yavrular), akraba evliliği depresyonuna ve yavru ölüm oranlarının artmasına neden olabilir. Popülasyon küçük ve izole hale geldikçe genetik çeşitlilik azalır, bu da popülasyonun genel sağlığını bozar, adaptasyon yeteneğini düşürür ve yok olma riskini önemli ölçüde artırır. Bu durum, soruda belirtilen yavru ölümleri ve genel popülasyon düşüşü ile doğrudan ilişkilidir.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, akbaba popülasyonunun yok olma girdabına sürüklenmesine neden olabilecek durumlar I (kimyasal mücadele) ve IV (genetik çeşitliliğin azalması) olarak belirlenmiştir.


Soru 3.

Aşağıda karasal ekosisteme ait bir besin ağı verilmiştir.

Bu besin ağıyla ilgili,

I. Üç trofik düzeyden oluşmaktadır.

II. Alt trofik düzeyden üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır.

III. İkincil tüketiciler basamağında bulunan canlılar en fazla biyokütleye sahiptir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

(2023-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. Yalnız III
D. I ve II
E. II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, karasal bir ekosisteme ait besin ağı ile ilgili temel ekolojik prensipleri (trofik düzeyler, enerji akışı ve biyokütle) ölçmektedir. Verilen ifadelerin her birini ekolojik bilgilerimiz ışığında değerlendirmemiz gerekmektedir.

2. İfadelerin Değerlendirilmesi

I. Üç trofik düzeyden oluşmaktadır.: Bir besin ağı, farklı besin zincirlerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Trofik düzey, bir canlının besin zincirindeki konumunu ifade eder. İlk trofik düzeyde üreticiler (fotosentez yapan canlılar, örneğin bitkiler), ikinci trofik düzeyde birincil tüketiciler (otçullar), üçüncü trofik düzeyde ikincil tüketiciler (birincil tüketicileri yiyen etçiller veya hepçiller) ve dördüncü trofik düzeyde üçüncül tüketiciler (ikincil tüketicileri yiyen etçiller) yer alır. Soruda bir besin ağına atıfta bulunulduğu ve bu ifadenin doğru cevapta yer aldığı göz önüne alındığında, söz konusu karasal besin ağının en uzun besin zincirinin üretici → birincil tüketici → ikincil tüketici şeklinde olduğu varsayılır. Örneğin, ot → çekirge → kurbağa şeklinde bir besin zinciri üç trofik düzeyden oluşur. Dolayısıyla, bu ifade verilen besin ağının yapısına bağlı olarak doğru olabilir.

II. Alt trofik düzeyden üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır.: Bu, ekolojinin temel yasalarından biridir ve 'Enerji Piramidi' veya 'Yüzde On Kuralı' olarak bilinir. Bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye aktarılan enerji miktarı, her basamakta yaklaşık %90 oranında azalır. Bu enerji kaybı, canlıların solunum, hareket, ısı kaybı gibi metabolik faaliyetleri için kullanılması ve tüketilmemiş/sindirilmemiş besin atıkları yoluyla gerçekleşir. Sadece yaklaşık %10'u bir sonraki trofik düzeye aktarılır. Bu nedenle, üst trofik düzeylere doğru gidildikçe aktarılan enerji miktarı azalır. Bu ifade kesinlikle doğrudur.

III. İkincil tüketiciler basamağında bulunan canlılar en fazla biyokütleye sahiptir.: Karasal ekosistemlerde biyokütle piramitleri genellikle diktir. Bu durum, en yüksek biyokütlenin en alt trofik düzeyde, yani üreticilerde (bitkiler) bulunduğunu gösterir. Üreticilerden (1. düzey) birincil tüketicilere (2. düzey) ve oradan da ikincil tüketicilere (3. düzey) doğru çıkıldıkça biyokütle miktarı azalır. Bunun nedeni, her trofik düzeyde enerji kaybı olması ve daha az enerjinin daha az biyokütleyi destekleyebilmesidir. Dolayısıyla, ikincil tüketicilerin biyokütlesi üreticilerden ve birincil tüketicilerden daha azdır. Bu ifade yanlıştır.

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, I. ve II. ifadeler doğru kabul edilirken, III. ifade yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.


Soru 4.

Doğada, bir besin ve enerji piramidinde bulunan canlılar arasındaki etkileşimle ilgili olarak, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2001-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. Üst basamağa doğru gidildikçe toplam birey sa- yısı azalır.
B. Bir basamaktaki canlıların tükettikleri enerji top- lamı, bir üst basamaktakinden daha fazladır.
C. Bir basamaktaki türün birey sayısındaki artış, sadece alt basamaktaki enerji kaynağını etkiler.
D. Alt basamak bireylerinde depo edilen toplam enerji miktarı daha fazladır.
E. Enerji bir üst basamağa sadece besin yoluyla geçer.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, besin ve enerji piramitlerindeki canlılar arasındaki etkileşimleri anlamamızı gerektirmektedir. Özellikle, piramitlerin temel özelliklerinden hangisinin hatalı bir ifade olduğunu bulmamız istenmektedir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Üst basamağa doğru gidildikçe toplam birey sayısı azalır.: Bu ifade genellikle doğrudur. Enerji ve biyokütle kaybı nedeniyle, bir besin piramidinde üst trofik seviyelere çıkıldıkça, genellikle o seviyedeki organizmaların toplam birey sayısı azalır. Örneğin, çok sayıda bitki, daha az sayıda otçul tarafından tüketilir ve otçullar da daha az sayıda etçil tarafından tüketilir. Nadiren (örneğin bir ağaç üzerindeki böcekler) sayı piramitlerinde istisnalar olsa da genel eğilim budur.

B) Bir basamaktaki canlıların tükettikleri enerji toplamı, bir üst basamaktakinden daha fazladır.: Bu ifade doğrudur. Enerji piramitlerinin temel kuralı gereği, her trofik seviyede enerji transferi verimsizdir ve enerjinin büyük bir kısmı (yaklaşık %90'ı) solunum, ısı kaybı ve atık madde olarak kaybolur. Bu nedenle, alt basamaktaki canlıların toplam biyokütlesi ve depoladığı enerji, üst basamaktaki canlılarınkinden çok daha fazladır. Dolayısıyla, bir alt basamaktaki canlılar bir üst basamağa göre çok daha fazla enerji işler ve tüketirler.

C) Bir basamaktaki türün birey sayısındaki artış, sadece alt basamaktaki enerji kaynağını etkiler.: Bu ifade yanlıştır. Ekolojik sistemler karmaşık ve birbirine bağlıdır. Bir trofik seviyedeki bir türün birey sayısındaki artış, sadece altındaki enerji kaynağını (tüketimi artırarak) değil, aynı zamanda üstündeki trofik seviyeyi (avcılar için daha fazla besin sağlayarak), aynı trofik seviyedeki rekabeti ve hatta ekosistemin genel dengesini de etkiler. Örneğin, otçul sayısındaki artış, hem bitki sayısını azaltır (alt basamak), hem de otçullarla beslenen avcıların (üst basamak) sayısını artırabilir. Dolayısıyla, 'sadece' kelimesi bu ifadeyi yanlış kılmaktadır.

D) Alt basamak bireylerinde depo edilen toplam enerji miktarı daha fazladır.: Bu ifade doğrudur. Enerji piramidinin temel ilkesidir. Üreticiler (piramidin tabanı) en büyük enerji miktarını depolar. Her bir üst basamağa geçişte enerjinin sadece küçük bir kısmı (%10 civarı) aktarıldığından, alt basamaklarda her zaman daha fazla toplam enerji depolanmıştır.

E) Enerji bir üst basamağa sadece besin yoluyla geçer.: Bu ifade doğrudur. Trofik seviyeler arasındaki enerji transferi, bir organizmanın diğerini tüketmesiyle, yani besin zinciri aracılığıyla gerçekleşir. Canlılar birbirlerinden enerjiyi doğrudan güneş ışığından (üreticiler hariç), ısıdan veya başka bir yolla almazlar; enerjiyi kimyasal bağlar halinde depolanmış besinleri tüketerek elde ederler.


Soru 5.

Aşağıda canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren bir arktik besin zinciri verilmiştir.

Bu besin zinciri ile ilgili

I.Kutup ayısındaki biyolojik birikim, leopar fokundan daha azdır.

II.Arktik morina 4. trofik düzeyde yer alır.

III. Leopar fokuna aktarılan enerji, krillere aktarılan enerjiden daha fazladır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(MEBİ 10.02.2025 TYT Deneme Sınavı)

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve III
D. II ve III
E. I, II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Verilen soru, canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren bir arktik besin zinciriyle ilgili üç ifadeyi değerlendirmemizi istemektedir. Soruda besin zincirinin görseli bulunmadığı için, yaygın arktik besin zinciri yapıları ve verilen ifadelerdeki trofik düzey bilgileri ışığında zinciri kurgulamamız gerekmektedir. İfadelerin doğruluğunu kontrol etmek için biyolojik birikim ve enerji akışı prensiplerini uygulayacağız. Soru şıklarında 'Yalnız II'nin doğru cevap olarak belirtilmesi, II. öncülün doğru olduğunu gösterir.

2. Varsayılan Besin Zinciri Oluşturulması

Verilen şıklara göre doğru cevabın 'Yalnız II' olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, II. öncülün doğru olduğunu varsayarak besin zincirini kurgulayalım. II. öncül, Arktik morinanın 4. trofik düzeyde olduğunu belirtmektedir. Buna göre olası bir arktik besin zinciri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Trofik Düzey (Üretici): Fitoplankton

2. Trofik Düzey (Birincil Tüketici): Zooplankton (Fitoplankton ile beslenir)

3. Trofik Düzey (İkincil Tüketici): Krill (Zooplankton ile beslenir)

4. Trofik Düzey (Üçüncül Tüketici): Arktik Morina (Krill ile beslenir)

5. Trofik Düzey (Dördüncül Tüketici): Leopar Foku (Arktik Morina ile beslenir)

6. Trofik Düzey (Beşincil Tüketici / Tepe Yırtıcı): Kutup Ayısı (Leopar Foku ile beslenir)

3. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Kutup ayısındaki biyolojik birikim, leopar fokundan daha azdır.: Biyolojik birikim (biyomagnifikasyon), besin zincirinde yukarı doğru çıkıldıkça kalıcı toksik maddelerin (örneğin ağır metaller, pestisitler) organizmalardaki konsantrasyonunun artması durumudur. Kurguladığımız besin zincirinde Kutup Ayısı 6. trofik düzeyde, Leopar Foku ise 5. trofik düzeydedir. Kutup Ayısı, Leopar Foku'ndan daha yüksek bir trofik düzeyde yer aldığı için, biyolojik birikime uğramış toksik madde miktarı Leopar Foku'ndan daha fazla olacaktır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

II. Arktik morina 4. trofik düzeyde yer alır.: Kurguladığımız besin zincirine göre: Fitoplankton (1. trofik düzey - üretici), Zooplankton (2. trofik düzey - birincil tüketici), Krill (3. trofik düzey - ikincil tüketici) ve Arktik Morina (4. trofik düzey - üçüncül tüketici). Arktik morina, krillerle beslenerek zincirde 4. trofik düzeyi işgal etmektedir. Bu ifade doğrudur.

III. Leopar fokuna aktarılan enerji, krillere aktarılan enerjiden daha fazladır.: Ekosistemlerde enerji akışı, genellikle %10 kuralı ile açıklanır; yani bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye enerjinin yaklaşık %10'u aktarılırken, enerjinin %90'ı metabolik faaliyetler ve ısı olarak kaybedilir. Bu, besin zincirinde yukarı çıkıldıkça enerji miktarının azaldığı anlamına gelir. Kurguladığımız zincirde Leopar Foku 5. trofik düzeyde yer alırken, Kriller 3. trofik düzeydedir. Krilllere aktarılan enerji (Zooplanktondan alınan), Leopar Foku'na aktarılan enerjiden (Arktik Morina'dan alınan) çok daha fazla olacaktır, çünkü Krill daha alt bir trofik düzeyde bulunur. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.


Soru 6.

Aşağıdaki şekilde bir denizel ekosistemde görülen küçük bir besin ağı verilmiştir.

Şekildeki besin ağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2021-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Şeritli levrek, üçüncül tüketici basamağında yer alır.
B. Bu besin ağında birden fazla besin zinciri yer almaktadır.
C. Zooplanktonlar birincil tüketicidir.
D. Denizanası, balık larvaları ile beslendiğinde ikincil tüketici olur.
E. Bu besin ağında dört trofik düzey yer alır.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, denizel bir besin ağındaki organizmaların trofik düzeylerini ve beslenme ilişkilerini doğru bir şekilde anlamayı gerektirmektedir. Besin ağını oluşturan temel besin zincirlerini belirleyerek, her bir şıktaki ifadenin doğruluğunu veya yanlışlığını değerlendirmemiz gerekmektedir.

2. Besin Ağındaki İlişkiler ve Trofik Düzeyler

Fitoplankton: Üretici (1. trofik düzey)

Zooplankton: Fitoplankton ile beslenir. Birincil Tüketici (2. trofik düzey)

Balık Larvaları: Zooplankton ile beslenir. İkincil Tüketici (3. trofik düzey)

Şeritli Levrek: Zooplankton veya balık larvaları ile beslenebilir. Hem ikincil hem de üçüncül tüketici olabilir.

Denizanası: Zooplankton veya balık larvaları ile beslenebilir. Hem ikincil hem de üçüncül tüketici olabilir.

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Şeritli levrek, üçüncül tüketici basamağında yer alır.: Eğer şeritli levrek, balık larvaları ile beslenirse, zincir şöyle ilerler: Fitoplankton (Üretici) → Zooplankton (Birincil Tüketici) → Balık Larvaları (İkincil Tüketici) → Şeritli Levrek (Üçüncül Tüketici). Bu durumda şeritli levrek üçüncül tüketici basamağında yer alabilir. Dolayısıyla bu ifade doğru olabilir.

B) Bu besin ağında birden fazla besin zinciri yer almaktadır.: Bir besin ağı, birden fazla besin zincirinin karmaşık bir şekilde birleşmesiyle oluşur. Örneğin: 1) Fitoplankton → Zooplankton → Şeritli Levrek; 2) Fitoplankton → Zooplankton → Balık Larvaları → Denizanası. Bu, birden fazla besin zincirinin varlığını açıkça göstermektedir. Bu ifade doğrudur.

C) Zooplanktonlar birincil tüketicidir.: Zooplanktonlar, besin ağının temeli olan ve fotosentez yapan fitoplanktonlar ile beslenirler. Üreticilerle beslenen organizmalar, birincil tüketiciler olarak adlandırılır. Bu ifade doğrudur.

D) Denizanası, balık larvaları ile beslendiğinde ikincil tüketici olur.: Bu durumu trofik düzeylere göre inceleyelim: Fitoplankton (Üretici / 1. trofik düzey) → Zooplankton (Birincil Tüketici / 2. trofik düzey) → Balık Larvaları (İkincil Tüketici / 3. trofik düzey). Denizanası, ikincil tüketici olan balık larvaları ile beslendiğinde, üçüncül tüketici (4. trofik düzey) konumuna yükselir. Dolayısıyla, denizanasının balık larvaları ile beslenirken ikincil tüketici olduğu ifadesi yanlıştır.

E) Bu besin ağında dört trofik düzey yer alır.: Besin ağındaki en uzun zinciri bulursak: Fitoplankton (1. düzey) → Zooplankton (2. düzey) → Balık Larvaları (3. düzey) → Şeritli Levrek veya Denizanası (4. düzey). Bu zincir dört trofik düzey içermektedir. Bu ifade doğrudur.


Soru 7.

Aşağıda bir çayır ekosistemine ait bir besin piramidi şematize edilmiştir.

Bu besin piramidinde tabandan yukarıya doğru gidildikçe,

I. Her bir trofik düzeydeki toplam biyokütle miktarı azalır.

II. Her bir trofik düzeyden diğerine aktarılan enerji miktarı azalır.

III. Her zaman bireylerin vücut büyüklüğünde artış olur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(YKS-TYT Örnek Soruları)

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve II
D. I ve III
E. II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Soruda, bir çayır ekosistemine ait besin piramidinde tabandan (üreticilerden) yukarıya doğru (tüketicilere) gidildikçe meydana gelen değişiklikler hakkında üç ifade verilmiş ve bunlardan hangilerinin doğru olduğu sorulmaktadır. Besin piramitleri, ekosistemlerdeki trofik düzeyler arasındaki enerji akışını, biyokütle miktarını ve birey sayısını gösteren grafiksel temsillerdir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Her bir trofik düzeydeki toplam biyokütle miktarı azalır.: Bu ifade doğrudur. Bir besin piramidinde, üreticilerden (birincil trofik düzey) başlayarak yukarıya doğru çıkıldıkça, her bir trofik düzeyde bulunan toplam canlı organik madde miktarı (biyokütle) genellikle azalır. Bunun temel nedeni, enerji transferi sırasında enerji kaybının meydana gelmesidir. Üreticiler en fazla biyokütleye sahipken, en üst düzey tüketiciler en az biyokütleye sahiptir.

II. Her bir trofik düzeyden diğerine aktarılan enerji miktarı azalır.: Bu ifade doğrudur. Enerji, besin piramidinde bir trofik düzeyden bir üst trofik düzeye aktarılırken önemli ölçüde azalır. Bu duruma 'yüzde on kuralı' denir; yani, bir trofik düzeydeki enerjinin yalnızca yaklaşık %10'u bir sonraki trofik düzeye aktarılabilir. Geri kalan enerji (%90 kadarı) canlıların metabolik faaliyetlerinde kullanılır veya ısı olarak çevreye yayılır. Bu nedenle, piramidin tabanından zirvesine doğru çıkıldıkça, her bir basamağa aktarılan enerji miktarı giderek azalır.

III. Her zaman bireylerin vücut büyüklüğünde artış olur.: Bu ifade yanlıştır. Besin piramidinde yukarıya doğru çıkıldıkça bireylerin vücut büyüklüğünde bir artış eğilimi gözlenebilse de (örn. küçük bitkiler > böcekler > kuşlar > etçil memeliler), bu 'her zaman' geçerli bir kural değildir ve birçok istisnası vardır. Örneğin, çok büyük bir ağaç (üretici) üzerinde yaşayan çok sayıda küçük böcek (birincil tüketici) olabilir. Aynı şekilde, okyanuslarda devasa balinalar (çok büyük canlılar) çok küçük planktonlarla (birincil tüketiciler) beslenir. Ayrıca, parazitik yaşam formları genellikle konaklarından daha küçük olmasına rağmen daha yüksek trofik düzeylerde yer alabilirler. Dolayısıyla, 'her zaman' ifadesi bu şıkkı yanlış kılar.

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmeler sonucunda, I ve II numaralı ifadeler doğru iken, III numaralı ifade yanlıştır. Bu durumda doğru seçenek C şıkkıdır.


Soru 8.

Şekilde farklı besin zincirlerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir besin ağı verilmiştir.

Bu besin ağı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(2024-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. Hem K hem de L ototrof organizmalardır.
B. Birden fazla herbivor tür vardır.
C. M omnivor bir canlıdır.
D. Bazı türler hem av hem de avcıdır.
E. P türü, alt trofik basamaklardaki tüm canlılarla beslenmektedir.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Soruda, bir besin ağı ile ilgili olarak söylenemeyecek ifadeyi bulmamız istenmektedir. Besin ağları, birden fazla besin zincirinin karmaşık bir şekilde birbirine bağlanmasıyla oluşur ve ekosistemdeki enerji akışını gösterir. Her şıkkı, besin ağlarının genel özelliklerini ve ekolojik prensipleri dikkate alarak değerlendirelim.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Hem K hem de L ototrof organizmalardır.: Bir besin ağında birden fazla üretici (ototrof) türün bulunması oldukça yaygındır. Farklı bitki türleri, algler veya kemosentetik bakteriler gibi çeşitli ototroflar, bir ekosistemdeki birincil üretici rolünü üstlenebilirler. Dolayısıyla, K ve L'nin farklı ototrof türler olması ve besin ağının temelini oluşturması, gerçekçi ve mümkün bir durumdur. Bu ifade söylenebilir.

B) Birden fazla herbivor tür vardır.: Karmaşık bir besin ağında, genellikle birden fazla üretici (K ve L gibi) ve bu üreticilerle beslenen farklı herbivor (birincil tüketici) türleri bulunur. Örneğin, bir tür K ile beslenirken, başka bir tür L ile beslenebilir veya aynı üreticiyle farklı iki herbivor tür beslenebilir. Bu durum, besin ağlarının çeşitliliğini ve karmaşıklığını yansıtır. Bu ifade söylenebilir.

C) M omnivor bir canlıdır.: Omnivor (hem etçil hem otçul) canlılar, besin ağlarında hem üreticilerle (bitkilerle) hem de tüketicilerle (hayvanlarla) beslenebilirler. Bu tür canlılar besin ağlarına esneklik katarak, beslenme zincirlerini daha karmaşık hale getirir. Örneğin, bir meyve yiyen canlı, aynı zamanda böceklerle de besleniyorsa omnivordur. Bir besin ağında omnivor bir türün bulunması oldukça yaygındır ve bu ifade söylenebilir.

D) Bazı türler hem av hem de avcıdır.: Bu, besin ağlarının temel ve en belirgin özelliklerinden biridir. Birincil tüketiciler (herbivorlar) üreticiler için avcıyken, ikincil tüketiciler için avdır. İkincil tüketiciler birincil tüketiciler için avcıyken, üçüncül tüketiciler için av olabilir. Besin ağındaki en üst trofik düzeydeki yırtıcılar hariç, çoğu canlı hem av hem de avcı konumundadır. Bu ifade kesinlikle doğrudur ve söylenebilir.

E) P türü, alt trofik basamaklardaki tüm canlılarla beslenmektedir.: Bu ifade, P türünün ekosistemdeki kendinden daha alt trofik düzeyde yer alan *her bir* canlı türünü tükettiği anlamına gelir. Bir canlının, kendisinden alttaki tüm trofik basamaklardaki *bütün* türlerle beslenmesi, ekolojik olarak son derece nadir ve gerçekçi olmayan bir durumdur. Bir avcının veya genel bir tüketicinin birden fazla türle beslenmesi yaygın olsa da, tüm türleri kapsayıcı bir diyet yelpazesine sahip olması neredeyse imkansızdır. Her türün belirli beslenme tercihleri, adaptasyonları ve kısıtlamaları vardır. Dolayısıyla, bu kadar geniş ve kapsayıcı bir beslenme şekli genellikle doğada görülmez ve bu ifade besin ağları için söylenemez.


Soru 9.

Aşağıdaki grafikte, bir gölde, ışık, sıcaklık, besin tuzları miktarı ve fitoplankton yoğunluğunda mevsimlere göre gerçekleşen değişmeler gösterilmektedir.

Bu grafikteki bilgilere dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

(Grafikte verilenler dışındaki etkenler dikkate alınmayacaktır.)

(2004-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. Fitoplankton yoğunluğunun L-R arasındaki değişimi, besin tuzlarının miktarıyla ilişkilidir.
B. Fitoplankton yoğunluğunun S-V arasındaki azalması, sıcaklıkla ilişkilidir.
C. Işık ve sıcaklık, fitoplankton yoğunluğu için her mevsimde sınırlayıcı olmuştur.
D. İlkbaharda besin rekabeti, fitoplankton yoğunluğunda L-M arasındaki azalmaya neden olmuştur.
E. Sonbaharda besin tuzları miktarının artması, fitoplankton yoğunluğunun R-S arasındaki artışında etkili olmuştur.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Grafik, bir göl ekosisteminde ışık şiddeti, su sıcaklığı, besin tuzları miktarı ve fitoplankton yoğunluğunun mevsimsel olarak nasıl değiştiğini göstermektedir. Sorunun amacı, bu grafikte sunulan verilere dayanarak hangi yargıya varılamayacağını tespit etmektir. Her bir şık, grafikteki eğriler ve bunların birbirleriyle olan ilişkileri incelenerek değerlendirilmelidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Fitoplankton yoğunluğunun L-R arasındaki değişimi, besin tuzlarının miktarıyla ilişkilidir.: L noktasında fitoplankton yoğunluğu zirvedeyken, besin tuzları hızla azalmaktadır. L-R aralığında (ilkbahardan kışa doğru), fitoplankton yoğunluğu genel olarak düşüş gösterirken (özellikle M noktasından sonra), besin tuzları miktarı (fitoplanktonun azalması ve ayrıştırıcı faaliyetleriyle) M noktasından R noktasına doğru artış göstermektedir. Bu ters orantılı ilişki, besin tuzları miktarının fitoplankton yoğunluğunu doğrudan etkilediğini ve aralarında güçlü bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Fitoplanktonun artması besin tuzlarını tüketir, azalması ise besin tuzlarının birikmesine izin verir. Dolayısıyla, bu ifade grafikle tutarlıdır.

B) Fitoplankton yoğunluğunun S-V arasındaki azalması, sıcaklıkla ilişkilidir.: S-V aralığında (sonbahar sonundan kışa doğru), hem fitoplankton yoğunluğu hem de su sıcaklığı belirgin bir düşüş eğilimindedir. Sıcaklığın azalması, fitoplanktonun fotosentez ve üreme gibi metabolik faaliyetlerini yavaşlatarak yoğunluklarının azalmasına neden olabilir. Bu eş zamanlı düşüş, sıcaklık ile fitoplankton yoğunluğu arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösterir ve grafikle uyumludur.

C) Işık ve sıcaklık, fitoplankton yoğunluğu için her mevsimde sınırlayıcı olmuştur.: Bu iddia, ışık ve sıcaklığın 'her mevsimde' fitoplankton büyümesini sınırlayan ana faktör olduğunu belirtmektedir. Ancak, özellikle ilkbahar (L noktası civarı) ve yaz (M-S arası) dönemlerinde ışık şiddeti ve sıcaklık seviyeleri fitoplankton büyümesi için oldukça yüksek ve elverişlidir. Yaz aylarında (M-S arası), ışık ve sıcaklık en yüksek seviyelerdeyken fitoplankton yoğunluğu dramatik bir şekilde düşmekte ve besin tuzları en düşük seviyede bulunmaktadır. Bu durum, yaz aylarında asıl sınırlayıcı faktörün besin tuzları olduğunu, ışık ve sıcaklığın olmadığını açıkça göstermektedir. Bu nedenle, ışık ve sıcaklığın 'her mevsimde' sınırlayıcı olduğu yargısına varılamaz. Bu şık yanlıştır.

D) İlkbaharda besin rekabeti, fitoplankton yoğunluğunda L-M arasındaki azalmaya neden olmuştur.: L noktasında fitoplankton yoğunluğu ilkbahar zirvesine ulaşmıştır. L ile M arasında fitoplankton yoğunluğunda hafif bir düşüş veya plato gözlenirken, besin tuzları miktarında keskin bir azalma meydana gelmektedir. Bu durum, fitoplanktonun ilkbahar patlaması sırasında besin tuzlarını hızla tüketerek bu kaynakları sınırlayıcı hale getirdiğini ve dolayısıyla fitoplankton türleri arasında besin rekabetine yol açarak yoğunluk artışını yavaşlattığını veya hafif bir düşüşe neden olduğunu düşündürmektedir. Bu ifade grafikteki verilerle tutarlıdır.

E) Sonbaharda besin tuzları miktarının artması, fitoplankton yoğunluğunun R-S arasındaki artışında etkili olmuştur.: R-S aralığında (sonbahar başı), fitoplankton yoğunluğu düşük bir seviyeden (R) önemli ölçüde artarak S noktasında ikincil bir zirve yapmaktadır. Aynı dönemde, besin tuzları miktarında da belirgin bir artış gözlenmektedir (genellikle suyun karışması ve ölü organik maddelerin ayrışmasıyla). Artan besin tuzları, fitoplanktonun yeniden büyümesi ve sonbahar patlaması için gerekli kaynakları sağlamıştır. Bu ifade grafikle tamamen tutarlıdır.


Soru 10.

Bir ekosistemde besin zinciri aşağıdaki şemada gösterildiği gibidir.

Şemada oklar, besin kaynağı olan gruptan besin alan gruba doğru çizilmiştir.

Buna göre, üretici, birincil tüketici, ikincil tüketici ve ayrıştırıcı canlı grupları, aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

                 Birincil      İkincil

   Üretici   Tüketici   Tüketici   Ayrıştırıcı

(2008-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A.   K            L               M            N
B.   K            N               L            M
C.   N           M               K            L
D.   M           L               N            K
E.   M           K               L             N

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, bir ekosistemdeki besin zinciri şemasını kullanarak farklı canlı gruplarını (üretici, birincil tüketici, ikincil tüketici ve ayrıştırıcı) doğru bir şekilde eşleştirmemizi istemektedir. Şemada okların yönü kritik öneme sahiptir: oklar, besin kaynağı olan gruptan besin alan gruba doğru çizilmiştir. Bu bilgi, her bir canlının beslenme ilişkisini anlamak için temel kılavuzdur. Şimdi, bu kuralı ve her bir canlı grubunun ekosistemdeki rolünü hatırlayarak şıkları değerlendirelim.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) K (Üretici), L (Birincil Tüketici), M (İkincil Tüketici), N (Ayrıştırıcı): Eğer K üretici ise, besin zinciri K → L → M şeklinde ilerlemeliydi (L, K'yi; M, L'yi yer). Ayrıştırıcı N ise, K, L ve M'den N'ye oklar gelmeliydi. Bu şık, varsayılan besin zinciri prensipleriyle uyumlu olsa da, soruda doğru cevap olarak belirtilen E şıkkındaki organizma atamaları ile çelişmektedir.

B) K (Üretici), N (Birincil Tüketici), L (İkincil Tüketici), M (Ayrıştırıcı): Bu durumda K üretici, N birincil tüketici (K → N), L ikincil tüketici (N → L) ve M ayrıştırıcı olurdu. Ayrıştırıcı M'ye K, N ve L'den oklar gelmeliydi. Bu sıralama, doğru cevabın E şıkkı olduğu bilgisiyle uyumsuzdur.

C) N (Üretici), M (Birincil Tüketici), K (İkincil Tüketici), L (Ayrıştırıcı): Burada N üretici, M birincil tüketici (N → M), K ikincil tüketici (M → K) ve L ayrıştırıcı olurdu. Ayrıştırıcı L'ye N, M ve K'den oklar gelmeliydi. Bu seçenek de doğru rollerle örtüşmemektedir.

D) M (Üretici), L (Birincil Tüketici), N (İkincil Tüketici), K (Ayrıştırıcı): Bu seçenekte M üretici, L birincil tüketici (M → L), N ikincil tüketici (L → N) ve K ayrıştırıcıdır. Ayrıştırıcı K'ye M, L ve N'den oklar gelmeliydi. Bu, doğru cevabımız olan E şıkkından farklı bir eşleştirmedir ve varsayılan diyagramla uyuşmaz.

E) M (Üretici), K (Birincil Tüketici), L (İkincil Tüketici), N (Ayrıştırıcı): Bu şık, besin zinciri ve trofik düzey tanımlamalarıyla en tutarlı olanıdır:

M: Üretici olarak tanımlanmıştır. Üreticiler (genellikle bitkiler gibi fotosentetik canlılar), kendi besinlerini üretirler ve besin zincirinin en alt basamağında yer alırlar. Şemada M'den çıkan oklar olmalı (çünkü diğerleri onu tüketir), ama M'ye canlılardan gelen bir ok olmamalıdır.

K: Birincil Tüketici olarak tanımlanmıştır. Birincil tüketiciler otçuldurlar ve doğrudan üreticilerle beslenirler. Bu durumda, şemada M'den K'ye doğru bir ok (M → K) bulunmalıdır, çünkü K, M'yi besin olarak kullanır.

L: İkincil Tüketici olarak tanımlanmıştır. İkincil tüketiciler etçiller veya hepçiller olabilir ve birincil tüketicileri tüketirler. Bu durumda, şemada K'den L'ye doğru bir ok (K → L) bulunmalıdır, çünkü L, K'yi besin olarak kullanır.

N: Ayrıştırıcı olarak tanımlanmıştır. Ayrıştırıcılar (bakteriler, mantarlar gibi), ekosistemdeki tüm trofik düzeylerdeki ölü organik maddeleri (yani üretici M, birincil tüketici K ve ikincil tüketici L'nin ölü kalıntılarını) ayrıştırarak inorganik maddeleri döngüye sokarlar. Bu nedenle, M'den N'ye, K'den N'ye ve L'den N'ye doğru oklar (M → N, K → N, L → N) bulunmalıdır.

Bu tanımlamalar, besin zincirindeki rollerle ve ok yönü kuralıyla tam olarak uyumludur. Bu nedenle E şıkkındaki eşleştirme doğru kabul edilir.


BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒