0 PDF indirme
Yönerge: Verilen metinden yararlanarak canlıların çevresel uyaranları algılama ve bu uyaranlara tepki verme süreçlerini değerlendiriniz.
Örnek cevaplar:
1. Sıcak yüzeyden elin çekilmesi:
Sıcaklık uyaranı → Derideki sıcaklık ve ağrı reseptörleri → Sinir sisteminde değerlendirme → Kol ve el kaslarının çalışması → Elin sıcak yüzeyden çekilmesi
2. Köpekte kokuya karşı tükürük salgısının artması:
Koku molekülleri → Burundaki kemoreseptörler → Sinir sisteminde değerlendirme → Tükürük bezlerinin uyarılması → Tükürük salgısının artması
3. Öglenanın ışığa yönelmesi:
Işık → Göz lekesiyle ışığın algılanması → Hücre içinde uyarının değerlendirilmesi → Kamçının hareketi → Öglenanın ışığa yönelmesi
4. Venüs sinekkapanın yapraklarının kapanması:
Dokunma → Yapraklardaki dokunmaya duyarlı yapılar → Bitkide sinyalin iletilmesi → Yaprak hücrelerinde hareket → Yaprakların kapanması
| Örnek Canlı ve Verdiği Tepki | Uyaran | Algılayan Reseptör / Duyu Organı | Tepki | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|
| Venüs sinekkapanın kapanması | Dokunma / mekanik uyaran | Yapraktaki dokunmaya duyarlı yapılar | Yaprakların kapanması | Avını yakalayarak besin elde etmesine katkı sağlar. |
| Küstüm otunun yaprağının kapanması | Dokunma / mekanik uyaran | Yapraktaki dokunmaya duyarlı hücreler | Yaprakların kapanması | Bitkinin dış etkilerden korunmasına yardımcı olur. |
| Sıcak yüzeyden elin çekilmesi | Sıcaklık / ısı | Derideki sıcaklık ve ağrı reseptörleri | Elin hızla geri çekilmesi | Dokuların yüksek sıcaklık nedeniyle zarar görmesini önlemeye yardımcı olur. |
| Öglenanın ışığa yönelmesi | Işık | Göz lekesi | Işığa doğru yönelme | Fotosentez için gerekli olan ışıktan daha fazla yararlanmasını sağlar. |
| Köpekte kokuya karşı tükürük salgısının artması | Koku molekülleri / kimyasal uyaran | Burundaki kemoreseptörler | Tükürük salgısının artması | Vücudun besinin alınmasına ve sindirime hazırlanmasına katkı sağlar. |
| Yılan balığında elektrik akımı oluşması | Tehlike oluşturan çevresel uyaranlar | Duyu reseptörleri | Elektrik akımı oluşturulması | Canlının kendisini tehlikelerden korumasına yardımcı olur. |
Fiziksel uyaranlar:
Kimyasal uyaranlar:
Bu örnekler, canlıların hem fiziksel hem de kimyasal çevre değişikliklerini algılayarak uygun tepkiler oluşturabildiğini göstermektedir.
Cevap: Metindeki farklı tepkilerin temel sonucu, canlıların yaşamlarını sürdürmelerine ve çevre koşullarına uyum sağlamalarına yardımcı olmasıdır.
Örneğin sıcak bir yüzeye dokunulduğunda elin hızla geri çekilmesi vücudun zarar görmesini önlemeye yardımcı olur. Öglenanın ışığa yönelmesi fotosentez için gerekli ışığa ulaşmasını sağlar. Venüs sinekkapanın dokunma sonucunda yapraklarını kapatması ise avını yakalayarak beslenmesine katkı sağlar.
Dolayısıyla farklı canlılarda farklı mekanizmalarla ortaya çıkan tepkilerin ortak sonucu, canlının çevresindeki değişikliklere uygun cevap vererek yaşamını devam ettirmesidir.
Canlılar çevrelerindeki ışık, sıcaklık, dokunma ve kimyasal maddeler gibi farklı uyaranları algılayarak bunlara uygun tepkiler verir. Hayvanlarda bu tepkilerin düzenlenmesinde sinir sistemi ve kimyasal haberciler görev alırken bitkilerde kimyasal haberciler ve hücresel değişimler etkili olabilir. Tek hücreli canlılar da çevresel uyaranları algılayarak yönelim gösterebilir.
Bu farklı mekanizmaların ortak amacı, canlının yaşamını sürdürmesine ve çevresine uyum sağlamasına katkıda bulunmaktır.
Yönerge: Verilen metin ve deneylerden yararlanarak bitkisel hormonların büyüme, gelişme, olgunlaşma ve çimlenme üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.
Cevap: Bitkisel hormonlar, bitkilerin büyüme, gelişme, olgunlaşma ve çevresel koşullara uyum süreçlerini düzenleyen kimyasal habercilerdir.
Metindeki deneylerde olgun elmanın salgıladığı etilenin muzların daha hızlı olgunlaşmasını sağladığı, absisik asidin ise tohumların çimlenmesini geciktirdiği görülmüştür.
Bu sonuçlar, hormonların bitkilerde farklı olayları başlatabildiğini, hızlandırabildiğini veya yavaşlatabildiğini göstermektedir.
Cevap: Etilen ve absisik asit bitkide farklı sonuçlar oluştursa da her ikisinin ortak yönü, bitkinin yaşamındaki gelişim süreçlerini düzenlemeleridir.
Etilen, meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırırken absisik asit tohumların çimlenmesini geciktirebilir ve büyümeyi yavaşlatabilir.
Bu nedenle bitkisel hormonların ortak rolünün, bitkinin gelişim olaylarının uygun zamanda ve uygun hızda gerçekleşmesini düzenlemek olduğu söylenebilir.
Cevap: Bitki hormonlarının dengeli çalışmaması; büyüme, gelişme ve çevresel koşullara verilen tepkilerin zamanlamasını ve şiddetini bozabilir.
Hormonlardan birinin gereğinden fazla ya da az etkili olması durumunda;
Bu nedenle bitkisel hormonların uygun miktarlarda ve birbiriyle dengeli çalışması, bitkinin normal büyüme ve gelişmesini sürdürebilmesi açısından önemlidir.
Cevap: Metinde absisik asidin büyümeyi yavaşlatabildiği ve tohumların çimlenmesini geciktirdiği belirtilmektedir.
Buradan hareketle, kuraklık gibi bitki için uygun olmayan koşullarda absisik asidin büyüme ve çimlenmeyi yavaşlatarak bitkinin enerji ve su kaynaklarını daha dikkatli kullanmasına katkı sağlayabileceği çıkarımı yapılabilir.
Özellikle tohumların yeterli su bulunmayan bir dönemde hemen çimlenmemesi, daha uygun çevre koşulları oluşana kadar canlılığını korumasına yardımcı olabilir. Bu durum kurak bölgelerde yaşayan bitkilerin olumsuz koşulları atlatma şansını artırabilir.
Bitkisel hormonlar bitkinin yaşamı boyunca gerçekleşen büyüme, gelişme, çimlenme, olgunlaşma ve çevresel koşullara uyum süreçlerini düzenleyen kimyasal habercilerdir. Oksin, sitokinin, giberellin, absisik asit ve etilen farklı olaylarda etkili olur. Bu hormonların dengeli çalışması normal gelişimi desteklerken hormon dengesinin bozulması bitkinin gelişim süreçlerinde düzensizliklere neden olabilir.
Hormonların dengeli çalışması, bitkinin büyüme ve gelişme süreçlerinin çevre koşullarına uygun biçimde düzenlenmesine yardımcı olur.
Yönerge: Verilen metinden yararlanarak doğal ve sentetik oksinin bitki gelişimindeki ve tarımsal üretimdeki kullanımını değerlendiriniz.
Cevap: Sentetik oksinler, doğal oksinin bitkide oluşturduğu bazı etkilerden tarımsal üretimde kontrollü biçimde yararlanmak amacıyla kullanılır.
Metinde çiftçinin sentetik oksini iki farklı amaçla kullandığı görülmektedir:
Bu nedenle sentetik oksin kullanımının amacı, bitkilerin büyüme ve gelişme süreçlerini tarımsal ihtiyaca göre yönlendirmek ve üretimi kolaylaştırmaktır.
Cevap: Oksinin bitkideki etkisinin uygun düzeyde olması gerekir. Çünkü oksin; kök gelişimi, gövde uzaması, çiçek ve meyve oluşumu ile yaprak dökümü gibi birçok olayı düzenler.
Metinden hareketle;
Bu nedenle oksinin tarımsal amaçla kullanımında uygun miktar ve doğru uygulama önemlidir.
| Avantajları | Dezavantajları |
|---|---|
| Döllenme olmadan meyve oluşmasını sağlayarak çekirdeksiz meyve üretiminde kullanılabilir. | Uygun miktarda kullanılmadığında bitkinin büyüme ve gelişme dengesi bozulabilir. |
| Yabancı otların kontrol edilmesinde kullanılabilir. | Yanlış veya aşırı uygulama istenmeyen bitkisel etkilere yol açabilir. |
| Bitkilerin büyüme ve gelişme süreçlerinin tarımsal amaçlara göre yönlendirilmesine yardımcı olabilir. | Uygulamanın doğru bitkiye, doğru zamanda ve uygun miktarda yapılması gerekir. |
| Üretimde istenilen özelliklerin elde edilmesine ve verimin artırılmasına katkı sağlayabilir. | Kontrolsüz kullanım tarımsal üretimde istenmeyen sonuçlara neden olabilir. |
Oksin, bitkilerde kök gelişimi, gövde uzaması, çiçek ve meyve oluşumu gibi birçok olayı düzenleyen bir hormondur. Tarımda oksinin bu özelliklerinden yararlanılarak çekirdeksiz meyve üretimi ve yabancı ot kontrolü gibi uygulamalar yapılabilir.
Ancak bitkisel hormonların etkileri miktara bağlı olduğundan, tarımsal amaçlı kullanımda doğru miktarın ve uygun uygulamanın seçilmesi önemlidir.
Yönerge: Verilen metinden yararlanarak etilen hormonunun meyve olgunlaşması, bitkilerin stres koşullarına verdiği tepkiler ve hasat sonrası ürünlerin korunması üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.
Cevap: Etilenin kontrollü kullanılması tarımsal üretimde ve hasat sonrasında bazı önemli yararlar sağlayabilir. Özellikle domates, muz ve elma gibi klimakterik meyvelerde olgunlaşmanın istenilen zamanda gerçekleşmesine yardımcı olabilir.
Avantajları:
Riskleri:
Bu nedenle etilenin tarımsal kullanımında miktar, uygulama zamanı ve depolama koşullarının kontrol edilmesi önemlidir.
Cevap: Metinde etilenin tuzluluk, kuraklık ve hastalık gibi bazı stres koşullarında bitkinin verdiği tepkilerin düzenlenmesinde görev alabildiği belirtilmektedir.
Buradan hareketle, stres koşullarında etilen üretiminin artmasının bitkinin büyüme ve gelişme süreçlerini mevcut çevre koşullarına göre düzenlemesine yardımcı olabileceği söylenebilir.
Örneğin yaprak ve çiçek dökümünün hızlandırılması veya büyüme biçiminin değiştirilmesi gibi tepkiler, bitkinin olumsuz çevre koşullarına karşı yaşamını sürdürebilmesine katkı sağlayabilir.
Cevap: Etilen meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırdığı için hasat sonrası dönemde etilen etkisinin kontrol edilmesi, ürünlerin gereğinden erken yumuşamasını ve bozulmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Gıda israfını azaltmak için;
Bu uygulamalar meyvelerin olgunlaşma hızının kontrol edilmesini, raf ömrünün uzatılmasını ve ürünlerin tüketilmeden önce bozulmasının azaltılmasını sağlayabilir.
Etilen, bitkiler tarafından gaz hâlinde üretilen ve özellikle meyvelerin olgunlaşmasında etkili olan bir hormondur. Kontrollü kullanıldığında ürünlerin eş zamanlı olgunlaştırılması ve renk değişiminin sağlanması gibi tarımsal yararlar sunabilir.
Bununla birlikte fazla etilen meyvelerin hızlı yumuşamasına ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir. Bu nedenle etilenin etkisinin depolama koşulları ve uygun uygulamalarla kontrol edilmesi, ürün kayıplarının ve gıda israfının azaltılması açısından önemlidir.
Yönerge: Çekirdeksiz üzüm üretiminde giberellinin doğal etkileri ile sentetik bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanımını sürdürülebilir tarım ve etik ilkeler açısından değerlendiriniz.
Örnek cevap: Sürdürülebilir ve çevre dostu bir çekirdeksiz üzüm üretiminde öncelikle bitkinin doğal büyüme ve gelişme süreçlerinden mümkün olduğunca yararlanırdım. Sentetik bitki gelişim düzenleyicilerini ise yalnızca ihtiyaç olduğunda, uygun zamanda ve uygun miktarda kullanırdım.
Üretimde şu uygulamalara yer verilebilir:
gibi önlemler alınabilir.
Böylece çekirdeksiz üzüm üretiminde istenilen ürün özellikleri elde edilmeye çalışılırken gereksiz kimyasal kullanımı azaltılmış ve doğal kaynakların korunmasına önem verilmiş olur.
Cevap: Tarımsal üretimde hormon ve bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanılması yalnızca ürün miktarı ve ekonomik kazanç açısından değerlendirilmemelidir. İnsan sağlığının, çevrenin ve diğer canlıların korunması da dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle etik bir tarımsal uygulamada;
Üretimi artırmak amacıyla çevreye veya insan sağlığına zarar verebilecek uygulamalara yönelmek etik değildir. Üreticinin sorumluluğu, verim elde ederken tüketiciyi, ekosistemi ve gelecek nesillerin doğal kaynaklarını da korumaktır.
Bitki gelişim düzenleyicileri tarımsal üretimde yararlı olabilir ancak bunların kullanımı kontrollü, bilinçli ve ihtiyaca uygun olmalıdır. Sürdürülebilir tarımda amaç, yalnızca kısa vadede yüksek verim elde etmek değil; ürün kalitesini korurken insan sağlığını, çevreyi ve doğal kaynakları da gözetmektir.
Yönerge: Verilen metinden yararlanarak bitkilerde görülen tepki hareketlerini uyaranın yönüne bağlı olup olmamasına ve hareketin gerçekleşme biçimine göre sınıflandırınız.
a) Ölçüt – Uyaranın yönüne bağlı olma:
Bitkinin oluşturduğu hareketin yönü, uyaranın geldiği yöne göre belirleniyorsa bu tepki tropizma; hareket uyaranın geldiği yönden bağımsız gerçekleşiyorsa nasti olarak sınıflandırılır.
b) Ölçüt – Uyarı sonunda oluşan hareketin niteliği:
Hareket, bitkinin iki tarafındaki büyüme hızının farklılaşması sonucunda oluşuyor ve genellikle yavaş ve kalıcı gerçekleşiyorsa tropizma; hücrelerdeki iyon ve su miktarının değişmesine bağlı turgor değişimleriyle kısa sürede gerçekleşen açılma, kapanma gibi bir durum değişikliği ise nasti olarak sınıflandırılır.
| Olay | Sınıflandırma |
|---|---|
| A) Cam kenarındaki filizin ışığa doğru eğilmesi | Uyaranın yönüne bağlı olan |
| B) Köklerin çatlak su borusuna doğru büyümesi | Uyaranın yönüne bağlı olan |
| C) Küstüm otuna dokunulunca bitkinin yaprağının kapanması | Uyaranın yönüne bağlı olmayan |
| Ç) Venüs sinekkapanın yaprağının böcek temasında kapanması | Uyaranın yönüne bağlı olmayan |
| D) Lalenin taç yapraklarının 15-20 °C'ta açılıp 5-10 °C'ta kapanması | Uyaranın yönüne bağlı olmayan |
| E) Bitki kökünün gübrenin olduğu bölgeye yönelip aşırı tuzdan uzaklaşması | Uyaranın yönüne bağlı olan |
| F) Akşamsefası çiçeklerinin az ışıkta açılıp çok ışıkta kapanması | Uyaranın yönüne bağlı olmayan |
| G) Çimlenen fasulye tohumunda kökün aşağıya, sürgünün yukarıya yönelmesi | Uyaranın yönüne bağlı olan |
| Ğ) Asma bitkisinin dokunduğu bir desteğe dolanması | Uyaranın yönüne bağlı olan |
| Olay | Tropizma / Nasti Çeşidi | (+ / –) | Gerekçe |
|---|---|---|---|
| A | Fototropizma | + | Filiz ışık kaynağına doğru büyüdüğü için pozitif fototropizma görülür. |
| B | Hidrotropizma | + | Kökler suyun bulunduğu bölgeye doğru büyüdüğü için pozitif hidrotropizmadır. |
| C | Sismonasti | — | Dokunma sonucunda yaprak kapanır ancak hareketin yönü dokunmanın geldiği yöne bağlı değildir. |
| Ç | Sismonasti | — | Böceğin teması yaprağın kapanmasını sağlar; tepkinin yönü uyaranın yönüne göre belirlenmez. |
| D | Termonasti | — | Taç yaprakların açılıp kapanması sıcaklık değişimine bağlıdır, sıcaklığın geldiği yöne bağlı değildir. |
| E | Kemotropizma | + / – | Kökün gübreye yönelmesi pozitif, aşırı tuz bulunan bölgeden uzaklaşması negatif kemotropizmadır. |
| F | Fotonasti | — | Çiçeğin açılıp kapanması ışığın yönüne değil, ışık şiddetindeki değişime bağlıdır. |
| G | Geotropizma | + / – | Kök yer çekimi yönünde büyüdüğü için pozitif; sürgün yer çekiminin ters yönünde büyüdüğü için negatif geotropizma gösterir. |
| Ğ | Haptotropizma | + | Asma bitkisinin dokunduğu desteğe doğru büyüyüp dolanması pozitif haptotropizmadır. |
Örnek karşılaştırma: Fototropizma – Fotonasti
Benzerlikler:
Farklılıklar:
| Fototropizma | Fotonasti |
|---|---|
| Uyaranın yönüne bağlıdır. | Uyaranın yönüne bağlı değildir. |
| Işığın geldiği yöne doğru veya tersine yönelim görülür. | Işık şiddetindeki değişime bağlı açılma veya kapanma görülür. |
| Genellikle büyümeye bağlıdır. | Genellikle turgor değişimlerine bağlıdır. |
| Genellikle daha yavaş ve kalıcıdır. | Genellikle daha hızlı ve geri dönüşümlüdür. |
| Örnek: Filizin ışığa doğru eğilmesi. | Örnek: Akşamsefası çiçeğinin ışık şiddetine göre açılıp kapanması. |
Ücretsiz önizleme burada bitti
Bu içeriğin ilk %30'unu gördünüz. Tamamına erişmek için Öğrenci Plus veya Öğretmen Pro paketini seçebilirsiniz.
Tüm soruları ve cevapları açÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒