Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme Soruları

0 PDF indirme

Ücretsiz değerlendirme önizlemesi
Bu içeriğin ilk %30'unu okuyabilirsiniz. Kalan sorular ve açıklamalı cevapları abonelikle açılır.
Ücretsiz bölümün bittiği yere git
✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

1-4. Sorular – Canlılarda Uyaran ve Tepki

Yönerge: Verilen metinden yararlanarak canlıların çevresel uyaranları algılama ve bu uyaranlara tepki verme süreçlerini değerlendiriniz.

1

Verilen örneklerden en az üçü için “uyaran → uyaranı alma → uyaranı işleme → efektör organda tepki oluşumu” akışını çıkararak yazınız.

Örnek cevaplar:

1. Sıcak yüzeyden elin çekilmesi:

Sıcaklık uyaranı → Derideki sıcaklık ve ağrı reseptörleri → Sinir sisteminde değerlendirme → Kol ve el kaslarının çalışması → Elin sıcak yüzeyden çekilmesi

2. Köpekte kokuya karşı tükürük salgısının artması:

Koku molekülleri → Burundaki kemoreseptörler → Sinir sisteminde değerlendirme → Tükürük bezlerinin uyarılması → Tükürük salgısının artması

3. Öglenanın ışığa yönelmesi:

Işık → Göz lekesiyle ışığın algılanması → Hücre içinde uyarının değerlendirilmesi → Kamçının hareketi → Öglenanın ışığa yönelmesi

4. Venüs sinekkapanın yapraklarının kapanması:

Dokunma → Yapraklardaki dokunmaya duyarlı yapılar → Bitkide sinyalin iletilmesi → Yaprak hücrelerinde hareket → Yaprakların kapanması

Temel akış: Uyaran önce canlı tarafından algılanır, alınan bilgi değerlendirilir ve uygun yapıların çalışması sonucunda tepki ortaya çıkar.
2

Canlılarda görülen tepkilerin uyaran türünü, algılayan yapıyı, tepkiyi ve gerekçesini tabloya yazınız.

Örnek Canlı ve Verdiği Tepki Uyaran Algılayan Reseptör / Duyu Organı Tepki Gerekçe
Venüs sinekkapanın kapanması Dokunma / mekanik uyaran Yapraktaki dokunmaya duyarlı yapılar Yaprakların kapanması Avını yakalayarak besin elde etmesine katkı sağlar.
Küstüm otunun yaprağının kapanması Dokunma / mekanik uyaran Yapraktaki dokunmaya duyarlı hücreler Yaprakların kapanması Bitkinin dış etkilerden korunmasına yardımcı olur.
Sıcak yüzeyden elin çekilmesi Sıcaklık / ısı Derideki sıcaklık ve ağrı reseptörleri Elin hızla geri çekilmesi Dokuların yüksek sıcaklık nedeniyle zarar görmesini önlemeye yardımcı olur.
Öglenanın ışığa yönelmesi Işık Göz lekesi Işığa doğru yönelme Fotosentez için gerekli olan ışıktan daha fazla yararlanmasını sağlar.
Köpekte kokuya karşı tükürük salgısının artması Koku molekülleri / kimyasal uyaran Burundaki kemoreseptörler Tükürük salgısının artması Vücudun besinin alınmasına ve sindirime hazırlanmasına katkı sağlar.
Yılan balığında elektrik akımı oluşması Tehlike oluşturan çevresel uyaranlar Duyu reseptörleri Elektrik akımı oluşturulması Canlının kendisini tehlikelerden korumasına yardımcı olur.
Ortak özellik: Canlılar farklı uyaranları farklı yapılarla algılasa da ortaya çıkan tepkiler genel olarak yaşamın sürdürülmesine ve çevreye uyum sağlanmasına katkı sağlar.
3

Metindeki tepkileri fiziksel (ışık/ısı/mekanik) ve kimyasal uyaran kategorilerine ayırınız. Her kategori için bir örnek tepki yazınız.

Fiziksel uyaranlar:

  • Işık: Öglenanın ve bitkilerin ışığa doğru yönelmesi.
  • Isı: Sıcak yüzeye dokunan kişinin elini hızla geri çekmesi.
  • Mekanik uyaran / dokunma: Venüs sinekkapanın veya küstüm otunun yapraklarını kapatması.

Kimyasal uyaranlar:

  • Koku molekülleri: Köpeğin bir kokuyu algılaması sonucunda tükürük salgısının artması.

Bu örnekler, canlıların hem fiziksel hem de kimyasal çevre değişikliklerini algılayarak uygun tepkiler oluşturabildiğini göstermektedir.

Kısaca: Işık, sıcaklık ve dokunma fiziksel uyaranlara; koku gibi moleküller ise kimyasal uyaranlara örnek verilebilir.
4

Metindeki farklı tepkilerin ortaya çıkardığı temel sonuç nedir? Örnek vererek açıklayınız.

Cevap: Metindeki farklı tepkilerin temel sonucu, canlıların yaşamlarını sürdürmelerine ve çevre koşullarına uyum sağlamalarına yardımcı olmasıdır.

Örneğin sıcak bir yüzeye dokunulduğunda elin hızla geri çekilmesi vücudun zarar görmesini önlemeye yardımcı olur. Öglenanın ışığa yönelmesi fotosentez için gerekli ışığa ulaşmasını sağlar. Venüs sinekkapanın dokunma sonucunda yapraklarını kapatması ise avını yakalayarak beslenmesine katkı sağlar.

Dolayısıyla farklı canlılarda farklı mekanizmalarla ortaya çıkan tepkilerin ortak sonucu, canlının çevresindeki değişikliklere uygun cevap vererek yaşamını devam ettirmesidir.

Temel çıkarım: Uyaranlara tepki verme, canlıların ortak özelliklerinden biridir ve canlıya çevresel değişiklikler karşısında avantaj sağlar.

Genel Değerlendirme

Canlılar çevrelerindeki ışık, sıcaklık, dokunma ve kimyasal maddeler gibi farklı uyaranları algılayarak bunlara uygun tepkiler verir. Hayvanlarda bu tepkilerin düzenlenmesinde sinir sistemi ve kimyasal haberciler görev alırken bitkilerde kimyasal haberciler ve hücresel değişimler etkili olabilir. Tek hücreli canlılar da çevresel uyaranları algılayarak yönelim gösterebilir.

Bu farklı mekanizmaların ortak amacı, canlının yaşamını sürdürmesine ve çevresine uyum sağlamasına katkıda bulunmaktır.

✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

5-8. Sorular – Bitkisel Hormonların Etkileri

Yönerge: Verilen metin ve deneylerden yararlanarak bitkisel hormonların büyüme, gelişme, olgunlaşma ve çimlenme üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.

5

Metinde verilen deneylere göre hormonların bitkiler üzerindeki rolü nedir? Açıklayınız.

Cevap: Bitkisel hormonlar, bitkilerin büyüme, gelişme, olgunlaşma ve çevresel koşullara uyum süreçlerini düzenleyen kimyasal habercilerdir.

Metindeki deneylerde olgun elmanın salgıladığı etilenin muzların daha hızlı olgunlaşmasını sağladığı, absisik asidin ise tohumların çimlenmesini geciktirdiği görülmüştür.

Bu sonuçlar, hormonların bitkilerde farklı olayları başlatabildiğini, hızlandırabildiğini veya yavaşlatabildiğini göstermektedir.

Temel çıkarım: Bitkisel hormonlar yalnızca büyümeyi artırmaz; bazı hormonlar büyüme ve gelişme olaylarını hızlandırırken bazıları yavaşlatabilir veya engelleyebilir.
6

Metinde verilen deneyden yola çıkarak meyve olgunlaşmasında etilenin, bitki gelişiminde absisik asidin etkilerinin ortak rolü üzerinden çıkarım yapınız.

Cevap: Etilen ve absisik asit bitkide farklı sonuçlar oluştursa da her ikisinin ortak yönü, bitkinin yaşamındaki gelişim süreçlerini düzenlemeleridir.

Etilen, meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırırken absisik asit tohumların çimlenmesini geciktirebilir ve büyümeyi yavaşlatabilir.

Bu nedenle bitkisel hormonların ortak rolünün, bitkinin gelişim olaylarının uygun zamanda ve uygun hızda gerçekleşmesini düzenlemek olduğu söylenebilir.

Kısaca: Etilen → olgunlaşmayı hızlandırır; absisik asit → bazı gelişim olaylarını yavaşlatır. Her ikisi de düzenleyici hormon olarak görev yapar.
7

Bitki hormonlarının dengeli çalışmaması durumunda bitki yaşamında hangi sonuçlar ortaya çıkabilir? Açıklayınız.

Cevap: Bitki hormonlarının dengeli çalışmaması; büyüme, gelişme ve çevresel koşullara verilen tepkilerin zamanlamasını ve şiddetini bozabilir.

Hormonlardan birinin gereğinden fazla ya da az etkili olması durumunda;

  • hücre bölünmesi ve hücre uzaması düzensizleşebilir,
  • kök ve gövde gelişimi normalden fazla veya yetersiz olabilir,
  • tohumların çimlenmesi gecikebilir ya da uygun olmayan zamanda başlayabilir,
  • meyvelerin olgunlaşması ile yaprak ve çiçeklerin dökülme zamanı değişebilir,
  • kuraklık ve benzeri stres koşullarına verilen tepkiler aksayabilir.

Bu nedenle bitkisel hormonların uygun miktarlarda ve birbiriyle dengeli çalışması, bitkinin normal büyüme ve gelişmesini sürdürebilmesi açısından önemlidir.

Temel çıkarım: Hormon dengesinin bozulması, bitkinin büyüme, gelişme, çimlenme, olgunlaşma ve çevresel koşullara uyum süreçlerinde aksamalara yol açabilir.
8

Metinden hareketle absisik asit hormonunun kurak bölgelerde yetişen bitkilerin yaşamını sürdürmesindeki önemini açıklayınız.

Cevap: Metinde absisik asidin büyümeyi yavaşlatabildiği ve tohumların çimlenmesini geciktirdiği belirtilmektedir.

Buradan hareketle, kuraklık gibi bitki için uygun olmayan koşullarda absisik asidin büyüme ve çimlenmeyi yavaşlatarak bitkinin enerji ve su kaynaklarını daha dikkatli kullanmasına katkı sağlayabileceği çıkarımı yapılabilir.

Özellikle tohumların yeterli su bulunmayan bir dönemde hemen çimlenmemesi, daha uygun çevre koşulları oluşana kadar canlılığını korumasına yardımcı olabilir. Bu durum kurak bölgelerde yaşayan bitkilerin olumsuz koşulları atlatma şansını artırabilir.

Metinden hareketle çıkarım: Absisik asidin gelişmeyi ve çimlenmeyi yavaşlatıcı etkisi, kuraklık gibi elverişsiz koşullarda bitkinin yaşamını sürdürmesine yardımcı olabilir.

Genel Değerlendirme

Bitkisel hormonlar bitkinin yaşamı boyunca gerçekleşen büyüme, gelişme, çimlenme, olgunlaşma ve çevresel koşullara uyum süreçlerini düzenleyen kimyasal habercilerdir. Oksin, sitokinin, giberellin, absisik asit ve etilen farklı olaylarda etkili olur. Bu hormonların dengeli çalışması normal gelişimi desteklerken hormon dengesinin bozulması bitkinin gelişim süreçlerinde düzensizliklere neden olabilir.

Hormonların dengeli çalışması, bitkinin büyüme ve gelişme süreçlerinin çevre koşullarına uygun biçimde düzenlenmesine yardımcı olur.

✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

9-11. Sorular – Oksinin Tarımsal Kullanımı

Yönerge: Verilen metinden yararlanarak doğal ve sentetik oksinin bitki gelişimindeki ve tarımsal üretimdeki kullanımını değerlendiriniz.

9

Çiftçinin uygulamalarında doğal oksin yerine tarımsal amaçlı sentetik oksin kullanımının amacını açıklayınız.

Cevap: Sentetik oksinler, doğal oksinin bitkide oluşturduğu bazı etkilerden tarımsal üretimde kontrollü biçimde yararlanmak amacıyla kullanılır.

Metinde çiftçinin sentetik oksini iki farklı amaçla kullandığı görülmektedir:

  • Domates çiçeklerine uygulayarak döllenme olmadan meyve oluşmasını sağlamak,
  • Buğday tarlasındaki yabancı otları yok etmek amacıyla sentetik oksin içeren herbisitlerden yararlanmak.

Bu nedenle sentetik oksin kullanımının amacı, bitkilerin büyüme ve gelişme süreçlerini tarımsal ihtiyaca göre yönlendirmek ve üretimi kolaylaştırmaktır.

Metindeki iki temel kullanım: Çekirdeksiz meyve üretimi ve yabancı ot kontrolü.
10

Çiftçi, tarımsal üretimde oksini fazla veya eksik kullansaydı ne gibi sorunlar yaşardı? Açıklayınız.

Cevap: Oksinin bitkideki etkisinin uygun düzeyde olması gerekir. Çünkü oksin; kök gelişimi, gövde uzaması, çiçek ve meyve oluşumu ile yaprak dökümü gibi birçok olayı düzenler.

Metinden hareketle;

  • Oksin yetersiz olduğunda kök gelişimi, gövde uzaması ve meyve oluşumu gibi süreçler istenilen düzeyde gerçekleşmeyebilir. Bu durum bitkinin gelişmesini ve ürün miktarını olumsuz etkileyebilir.
  • Oksin gereğinden fazla kullanıldığında ise bitkinin büyüme ve gelişme dengesi bozulabilir. Tarımsal uygulamada istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir ve yetiştirilen bitki zarar görebilir.

Bu nedenle oksinin tarımsal amaçla kullanımında uygun miktar ve doğru uygulama önemlidir.

Temel çıkarım: Bitkisel hormonların etkisi miktara bağlıdır. Eksik veya fazla uygulanması, bitkinin doğal gelişim düzenini olumsuz etkileyebilir.
11

Oksin hormonunun tarımsal üretimde kullanılmasının avantajlarını ve dezavantajlarını yazınız.

Avantajları Dezavantajları
Döllenme olmadan meyve oluşmasını sağlayarak çekirdeksiz meyve üretiminde kullanılabilir. Uygun miktarda kullanılmadığında bitkinin büyüme ve gelişme dengesi bozulabilir.
Yabancı otların kontrol edilmesinde kullanılabilir. Yanlış veya aşırı uygulama istenmeyen bitkisel etkilere yol açabilir.
Bitkilerin büyüme ve gelişme süreçlerinin tarımsal amaçlara göre yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Uygulamanın doğru bitkiye, doğru zamanda ve uygun miktarda yapılması gerekir.
Üretimde istenilen özelliklerin elde edilmesine ve verimin artırılmasına katkı sağlayabilir. Kontrolsüz kullanım tarımsal üretimde istenmeyen sonuçlara neden olabilir.
Sonuç: Sentetik oksinler doğru amaçla ve uygun miktarda kullanıldığında tarımsal üretime katkı sağlayabilir. Ancak hormonların etkili maddeler olması nedeniyle uygulamaların kontrollü yapılması gerekir.

Genel Değerlendirme

Oksin, bitkilerde kök gelişimi, gövde uzaması, çiçek ve meyve oluşumu gibi birçok olayı düzenleyen bir hormondur. Tarımda oksinin bu özelliklerinden yararlanılarak çekirdeksiz meyve üretimi ve yabancı ot kontrolü gibi uygulamalar yapılabilir.

Ancak bitkisel hormonların etkileri miktara bağlı olduğundan, tarımsal amaçlı kullanımda doğru miktarın ve uygun uygulamanın seçilmesi önemlidir.

✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

12-14. Sorular – Etilen Hormonunun Etkileri

Yönerge: Verilen metinden yararlanarak etilen hormonunun meyve olgunlaşması, bitkilerin stres koşullarına verdiği tepkiler ve hasat sonrası ürünlerin korunması üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.

12

Etilenin tarımda kontrollü kullanımının getirdiği avantaj ve riskleri yukarıdaki paragrafı dikkate alarak değerlendiriniz.

Cevap: Etilenin kontrollü kullanılması tarımsal üretimde ve hasat sonrasında bazı önemli yararlar sağlayabilir. Özellikle domates, muz ve elma gibi klimakterik meyvelerde olgunlaşmanın istenilen zamanda gerçekleşmesine yardımcı olabilir.

Avantajları:

  • Hasat edilen meyvelerin eş zamanlı olgunlaştırılmasını sağlayabilir.
  • Meyvelerde yumuşama, tat, koku ve renk değişimi gibi olgunlaşma özelliklerinin oluşmasına yardımcı olur.
  • Narenciyelerde istenilen renk değişiminin sağlanmasında kullanılabilir.
  • Ürünlerin pazara uygun zamanda hazırlanmasına katkı sağlayabilir.

Riskleri:

  • Etilen miktarı fazla olduğunda meyveler gereğinden hızlı yumuşayabilir.
  • Meyvelerin raf ömrü kısalabilir.
  • Olgunlaşmanın aşırı hızlanması ürünlerin daha kısa sürede bozulmasına ve ekonomik kayıplara yol açabilir.

Bu nedenle etilenin tarımsal kullanımında miktar, uygulama zamanı ve depolama koşullarının kontrol edilmesi önemlidir.

Temel çıkarım: Etilen doğru zamanda ve kontrollü kullanıldığında olgunlaşmayı yönetmek için yararlıdır; fazla etilen ise ürünlerin hızlı yumuşamasına ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir.
13

Etilen üretiminin stres koşullarında artmasının bitkinin yaşamını sürdürmesine nasıl katkı sağlayabileceğini açıklayınız.

Cevap: Metinde etilenin tuzluluk, kuraklık ve hastalık gibi bazı stres koşullarında bitkinin verdiği tepkilerin düzenlenmesinde görev alabildiği belirtilmektedir.

Buradan hareketle, stres koşullarında etilen üretiminin artmasının bitkinin büyüme ve gelişme süreçlerini mevcut çevre koşullarına göre düzenlemesine yardımcı olabileceği söylenebilir.

Örneğin yaprak ve çiçek dökümünün hızlandırılması veya büyüme biçiminin değiştirilmesi gibi tepkiler, bitkinin olumsuz çevre koşullarına karşı yaşamını sürdürebilmesine katkı sağlayabilir.

Metinden çıkarım: Etilen, yalnızca meyve olgunlaşmasını değil, bitkinin stres koşullarına verdiği gelişimsel tepkileri de düzenleyebilir.
14

Etilen hormonunun bitkilerin olgunlaşması ve çürümesi üzerindeki etkilerinden hareketle gıda israfının azaltılması için hangi stratejiler geliştirilebilir? Açıklayınız.

Cevap: Etilen meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırdığı için hasat sonrası dönemde etilen etkisinin kontrol edilmesi, ürünlerin gereğinden erken yumuşamasını ve bozulmasını önlemeye yardımcı olabilir.

Gıda israfını azaltmak için;

  • meyveler soğuk ve kontrollü koşullarda depolanabilir,
  • depolama ortamında etilen gazının birikmesi azaltılabilir,
  • gerektiğinde etilenin etkisini azaltan veya etilen reseptörlerini engelleyen yöntemlerden yararlanılabilir,
  • meyvelerin olgunlaştırılması satış ve tüketim zamanına uygun biçimde planlanabilir,
  • etilene duyarlı ürünlerin depolama koşulları ürünün özelliğine göre düzenlenebilir.

Bu uygulamalar meyvelerin olgunlaşma hızının kontrol edilmesini, raf ömrünün uzatılmasını ve ürünlerin tüketilmeden önce bozulmasının azaltılmasını sağlayabilir.

Kısaca: Soğuk depolama + etilen birikimini azaltma + etilen etkisini kontrol etme + olgunlaştırmayı doğru zamanda yapma → daha uzun raf ömrü ve daha az gıda kaybı.

Genel Değerlendirme

Etilen, bitkiler tarafından gaz hâlinde üretilen ve özellikle meyvelerin olgunlaşmasında etkili olan bir hormondur. Kontrollü kullanıldığında ürünlerin eş zamanlı olgunlaştırılması ve renk değişiminin sağlanması gibi tarımsal yararlar sunabilir.

Bununla birlikte fazla etilen meyvelerin hızlı yumuşamasına ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir. Bu nedenle etilenin etkisinin depolama koşulları ve uygun uygulamalarla kontrol edilmesi, ürün kayıplarının ve gıda israfının azaltılması açısından önemlidir.

✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

15-16. Sorular – Bitki Gelişim Düzenleyicilerinin Sürdürülebilir ve Etik Kullanımı

Yönerge: Çekirdeksiz üzüm üretiminde giberellinin doğal etkileri ile sentetik bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanımını sürdürülebilir tarım ve etik ilkeler açısından değerlendiriniz.

15

Bu durumda hangi uygulamalara yer verirsiniz? Açıklayınız.

Örnek cevap: Sürdürülebilir ve çevre dostu bir çekirdeksiz üzüm üretiminde öncelikle bitkinin doğal büyüme ve gelişme süreçlerinden mümkün olduğunca yararlanırdım. Sentetik bitki gelişim düzenleyicilerini ise yalnızca ihtiyaç olduğunda, uygun zamanda ve uygun miktarda kullanırdım.

Üretimde şu uygulamalara yer verilebilir:

  • Bitkinin gelişimi düzenli olarak gözlenerek gereksiz uygulamalardan kaçınılması,
  • sentetik giberellin ve benzeri düzenleyicilerin yalnızca gerekli durumlarda kullanılması,
  • uygulama miktarı ve zamanının dikkatli biçimde belirlenmesi,
  • aynı alana gereğinden fazla bitki gelişim düzenleyicisi uygulanmaması,
  • ürün kalitesi ve verimin yanında toprak, su ve çevrenin korunmasının da dikkate alınması,
  • uygulamaların kayıt altında tutulması ve sonuçlarının izlenmesi,
  • üretim sırasında oluşabilecek atıkların çevreye zarar vermeyecek şekilde uzaklaştırılması

gibi önlemler alınabilir.

Böylece çekirdeksiz üzüm üretiminde istenilen ürün özellikleri elde edilmeye çalışılırken gereksiz kimyasal kullanımı azaltılmış ve doğal kaynakların korunmasına önem verilmiş olur.

Temel yaklaşım: Amaç yalnızca daha fazla ürün elde etmek değil; üretim miktarı, ürün kalitesi, çevrenin korunması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımı arasında denge kurmaktır.
16

Bitki gelişim düzenleyicilerinin aşırı kullanımının insan sağlığı ve ekosistem üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkileri göz önüne alarak tarımsal üretimde hormon ve bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanımının etik boyutunu açıklayınız.

Cevap: Tarımsal üretimde hormon ve bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanılması yalnızca ürün miktarı ve ekonomik kazanç açısından değerlendirilmemelidir. İnsan sağlığının, çevrenin ve diğer canlıların korunması da dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle etik bir tarımsal uygulamada;

  • bitki gelişim düzenleyicileri gereksiz yere kullanılmamalı,
  • önerilen miktarların dışına çıkılmamalı,
  • insan sağlığını ve çevreyi riske atabilecek aşırı uygulamalardan kaçınılmalı,
  • toprak ve su kaynaklarının kirlenmemesine dikkat edilmeli,
  • ürünü tüketen insanların güvenliği gözetilmeli,
  • tarım çalışanlarının güvenliği için gerekli önlemler alınmalı,
  • uygulamalarda bilimsel bilgiler ve ilgili kurallar dikkate alınmalıdır.

Üretimi artırmak amacıyla çevreye veya insan sağlığına zarar verebilecek uygulamalara yönelmek etik değildir. Üreticinin sorumluluğu, verim elde ederken tüketiciyi, ekosistemi ve gelecek nesillerin doğal kaynaklarını da korumaktır.

Kısaca: Etik kullanım; gerektiği kadar kullanmak, zarar vermemek, insan sağlığını korumak ve çevresel sürdürülebilirliği gözetmek anlamına gelir.

Genel Değerlendirme

Bitki gelişim düzenleyicileri tarımsal üretimde yararlı olabilir ancak bunların kullanımı kontrollü, bilinçli ve ihtiyaca uygun olmalıdır. Sürdürülebilir tarımda amaç, yalnızca kısa vadede yüksek verim elde etmek değil; ürün kalitesini korurken insan sağlığını, çevreyi ve doğal kaynakları da gözetmektir.

✓
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme

17-20. Sorular – Bitkilerde Tropizma ve Nasti Hareketleri

Yönerge: Verilen metinden yararlanarak bitkilerde görülen tepki hareketlerini uyaranın yönüne bağlı olup olmamasına ve hareketin gerçekleşme biçimine göre sınıflandırınız.

17

Metinde verilen bitkisel tepkileri sınıflandırmak için iki ölçüt belirleyerek ölçütleri açık ve işlevsel cümlelerle yazınız.

a) Ölçüt – Uyaranın yönüne bağlı olma:

Bitkinin oluşturduğu hareketin yönü, uyaranın geldiği yöne göre belirleniyorsa bu tepki tropizma; hareket uyaranın geldiği yönden bağımsız gerçekleşiyorsa nasti olarak sınıflandırılır.

b) Ölçüt – Uyarı sonunda oluşan hareketin niteliği:

Hareket, bitkinin iki tarafındaki büyüme hızının farklılaşması sonucunda oluşuyor ve genellikle yavaş ve kalıcı gerçekleşiyorsa tropizma; hücrelerdeki iyon ve su miktarının değişmesine bağlı turgor değişimleriyle kısa sürede gerçekleşen açılma, kapanma gibi bir durum değişikliği ise nasti olarak sınıflandırılır.

Temel ayrım: Tropizmada uyaranın yönü ve büyüme, nastide ise uyaranın yönünden bağımsız, çoğunlukla turgora bağlı durum değişikliği önemlidir.
18

Verilen olayları “uyaranın yönüne bağlı olan” ve “uyaranın yönüne bağlı olmayan” şeklinde sınıflandırınız.

Olay Sınıflandırma
A) Cam kenarındaki filizin ışığa doğru eğilmesi Uyaranın yönüne bağlı olan
B) Köklerin çatlak su borusuna doğru büyümesi Uyaranın yönüne bağlı olan
C) Küstüm otuna dokunulunca bitkinin yaprağının kapanması Uyaranın yönüne bağlı olmayan
Ç) Venüs sinekkapanın yaprağının böcek temasında kapanması Uyaranın yönüne bağlı olmayan
D) Lalenin taç yapraklarının 15-20 °C'ta açılıp 5-10 °C'ta kapanması Uyaranın yönüne bağlı olmayan
E) Bitki kökünün gübrenin olduğu bölgeye yönelip aşırı tuzdan uzaklaşması Uyaranın yönüne bağlı olan
F) Akşamsefası çiçeklerinin az ışıkta açılıp çok ışıkta kapanması Uyaranın yönüne bağlı olmayan
G) Çimlenen fasulye tohumunda kökün aşağıya, sürgünün yukarıya yönelmesi Uyaranın yönüne bağlı olan
Ğ) Asma bitkisinin dokunduğu bir desteğe dolanması Uyaranın yönüne bağlı olan
Kısaca: A, B, E, G ve Ğ → Tropizma; C, Ç, D ve F → Nasti.
19

Yukarıdaki olayları uygun tropizma veya nasti çeşidine ayırınız. Tropizmalarda pozitif/negatif yönü de belirtiniz.

Olay Tropizma / Nasti Çeşidi (+ / –) Gerekçe
A Fototropizma + Filiz ışık kaynağına doğru büyüdüğü için pozitif fototropizma görülür.
B Hidrotropizma + Kökler suyun bulunduğu bölgeye doğru büyüdüğü için pozitif hidrotropizmadır.
C Sismonasti — Dokunma sonucunda yaprak kapanır ancak hareketin yönü dokunmanın geldiği yöne bağlı değildir.
Ç Sismonasti — Böceğin teması yaprağın kapanmasını sağlar; tepkinin yönü uyaranın yönüne göre belirlenmez.
D Termonasti — Taç yaprakların açılıp kapanması sıcaklık değişimine bağlıdır, sıcaklığın geldiği yöne bağlı değildir.
E Kemotropizma + / – Kökün gübreye yönelmesi pozitif, aşırı tuz bulunan bölgeden uzaklaşması negatif kemotropizmadır.
F Fotonasti — Çiçeğin açılıp kapanması ışığın yönüne değil, ışık şiddetindeki değişime bağlıdır.
G Geotropizma + / – Kök yer çekimi yönünde büyüdüğü için pozitif; sürgün yer çekiminin ters yönünde büyüdüğü için negatif geotropizma gösterir.
Ğ Haptotropizma + Asma bitkisinin dokunduğu desteğe doğru büyüyüp dolanması pozitif haptotropizmadır.
Dikkat: Pozitif (+) ve negatif (–) kavramları yalnızca tropizma hareketlerinde kullanılır. Nasti hareketlerinde uyaranın yönü belirleyici olmadığı için pozitif veya negatif yönlendirme yapılmaz.
20

Aynı uyaran sınıfına ait bir tropizma ve bir nastiyi seçerek aralarındaki benzerlikleri ve farklılıkları yazınız.

Örnek karşılaştırma: Fototropizma – Fotonasti

Benzerlikler:

  • Her iki hareketin oluşmasında da ışık uyaranı etkilidir.
  • Her ikisi de bitkinin çevredeki değişikliklere verdiği bir tepkidir.
  • Her iki tepki de bitkinin çevre koşullarına uyum sağlamasına katkı sağlayabilir.

Farklılıklar:

Fototropizma Fotonasti
Uyaranın yönüne bağlıdır. Uyaranın yönüne bağlı değildir.
Işığın geldiği yöne doğru veya tersine yönelim görülür. Işık şiddetindeki değişime bağlı açılma veya kapanma görülür.
Genellikle büyümeye bağlıdır. Genellikle turgor değişimlerine bağlıdır.
Genellikle daha yavaş ve kalıcıdır. Genellikle daha hızlı ve geri dönüşümlüdür.
Örnek: Filizin ışığa doğru eğilmesi. Örnek: Akşamsefası çiçeğinin ışık şiddetine göre açılıp kapanması.
Temel fark: Fototropizmada bitki ışığın yönünü dikkate alarak büyür; fotonastide ise tepki ışığın yönüne değil,

Ücretsiz önizleme burada bitti

Soruların ve açıklamalı cevapların devamı abonelikle açılır

Bu içeriğin ilk %30'unu gördünüz. Tamamına erişmek için Öğrenci Plus veya Öğretmen Pro paketini seçebilirsiniz.

Tüm soruları ve cevapları aç
BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

iyzico ile Güvenli Öde - Visa - Mastercard

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒