0 PDF indirme
Çözüm: Fotosentezle ilgili çalışma kâğıdındaki soruları sırasıyla cevaplayalım.
Fotosentez iki temel evrede gerçekleşir:
Işığa bağlı tepkimeler granumlardaki tilakoit zarlarında gerçekleşir.
Işıktan bağımsız tepkimeler ise kloroplastın stromasında gerçekleşir.
Işığa bağlı evrede ışık enerjisi ve su kullanılır. ADP, inorganik fosfat ve NADP+ da tepkimelere katılır.
Bu evrede ATP, NADPH ve oksijen oluşur.
Oksijen, suyun fotolizi sonucunda açığa çıkar.
Işıktan bağımsız evrede karbondioksit, ATP ve NADPH kullanılır.
Calvin döngüsü sonucunda PGAL adı verilen üç karbonlu organik moleküller oluşur.
PGAL moleküllerinden daha sonra glikoz ve diğer organik bileşikler sentezlenebilir.
Fotosentez, Güneş enerjisinin organik maddelerde kimyasal enerji olarak depolanmasını sağlar.
Üretilen organik besinler üreticilerin yanı sıra tüketici canlıların da doğrudan veya dolaylı besin kaynağını oluşturur.
Fotosentez sırasında atmosfere oksijen verilmesi, oksijenli solunum yapan canlılar açısından da büyük önem taşır.
Bu nedenle fotosentez, ekosistemlerdeki besin zincirlerinin ve enerji akışının temelini oluşturur.
ETS, fotosentezin ışığa bağlı evresinde görev yapar ve tilakoit zarlarında bulunur.
Elektronların taşıyıcı moleküller üzerinden aktarılması sırasında oluşan proton derişim farkı ATP sentezinde kullanılır.
Işıktan bağımsız evrenin doğrudan organik ürünü PGAL molekülüdür.
PGAL kullanılarak daha sonra glikoz, sükroz ve diğer organik bileşikler sentezlenebilir.
Bu faktörlerden herhangi birinin yetersiz olması, fotosentez hızını sınırlandırabilir.
Fotosentez birbirini tamamlayan iki evreden oluşur. Işığa bağlı tepkimelerde Güneş enerjisi ATP ve NADPH gibi kullanılabilir kimyasal enerji biçimlerine dönüştürülür.
Calvin döngüsünde ise bu moleküller kullanılarak karbondioksitten organik maddelerin sentezinde kullanılabilecek PGAL üretilir.
Bu nedenle fotosentez, hem besin üretimi hem de ekosistemlerde enerji akışının başlaması açısından temel bir biyolojik olaydır.
Çözüm: Sindirim sistemi ile ilgili çalışma kâğıdındaki soruları sırasıyla cevaplayalım.
Karbohidratlar
Sindirim bölgeleri: Ağız ve ince bağırsak
Yapı birimleri: Monosakkaritler
Proteinler
Sindirim bölgeleri: Mide ve ince bağırsak
Yapı birimleri: Amino asitler
Yağlar
Sindirim bölgesi: İnce bağırsak
Yapı birimleri: Yağ asitleri ve gliserol
Besinler dişlerle mekanik olarak parçalanır. Tükürükle karıştırılır ve karbohidratların kimyasal sindirimi başlar.
Besinleri geçici olarak depolar ve kas hareketleriyle karıştırır. Proteinlerin kimyasal sindirimi burada başlar.
Safra sıvısını üretir. Safra, yağların küçük damlacıklara ayrılmasına yardımcı olarak yağların sindirimini kolaylaştırır.
Karaciğerde üretilen safrayı depolar ve yoğunlaştırır. Gerektiğinde safranın ince bağırsağa verilmesini sağlar.
Karbohidrat, protein ve yağların kimyasal sindiriminde görev alan enzimleri içeren pankreas öz suyunu ince bağırsağa gönderir.
Karbohidrat, protein ve yağların kimyasal sindiriminin tamamlandığı temel bölgedir. Sindirilmiş besinlerin büyük bölümü burada emilir.
Sindirim artıklarından su ve bazı minerallerin emilimine katkı sağlar. Sindirilemeyen maddeler dışkı hâline getirilir.
Bitkisel besinlerde bulunan selülozun sindirimi zordur. Birçok otçul canlı, selülozun sindiriminde sindirim sistemlerinde yaşayan mikroorganizmalardan yararlanır.
Bitkisel besinlerin parçalanması ve besin maddelerinin emilmesi daha uzun zaman gerektirdiği için otçulların sindirim kanalı genellikle etçillerinkinden daha uzundur.
Etçillerde eti yakalama ve parçalamaya uygun, sivri ve gelişmiş köpek dişleri bulunur. Azı dişleri de besini kesmeye ve parçalamaya uygundur.
Otçullarda bitkisel besinleri öğütmeye uygun, geniş yüzeyli azı dişleri gelişmiştir.
Hepçillerde ise hem bitkisel hem hayvansal besinleri tüketmeye uygun kesici, köpek ve azı dişleri birlikte bulunur.
Sindirim kanalı:
Ağız → Yutak → Yemek borusu → Mide → İnce bağırsak → Kalın bağırsak → Anüs
Yardımcı organ ve yapılar:
1. Kuşlarda diş yerine gaga bulunur. → D
Kuşlarda diş bulunmaz; besin alma ve işleme görevinde gaga kullanılır.
2. Otçul memelilerin tümünde geviş getirme görülür. → Y
Geviş getirme bütün otçul memelilerde değil, sığır, koyun ve keçi gibi bazı otçullarda görülür.
3. Safra sıvısı safra kesesinde üretilir. → Y
Safra karaciğerde üretilir, safra kesesinde depolanır.
4. Ağızda salgılanan tükürük ile karbohidratların kimyasal sindirimi başlar. → D
5. Proteinlerin kimyasal sindirimi ince bağırsakta tamamlanır. → D
6. İnce bağırsaktaki villuslar emilim yüzeyini artırır. → D
7. Şilomikronlar ve yağda çözünen vitaminler önce lenf kılcallarına, ardından kan dolaşımına katılır. → D
8. Doğrudan bağırsak kılcallarından emilen besinler kan yoluyla öncelikle kalbe gider. → Y
Bu maddeler bağırsak kılcallarından kapı toplardamarı aracılığıyla önce karaciğere taşınır.
Sindirim sistemi, besinlerin mekanik ve kimyasal yollarla küçük moleküllere dönüştürülmesini ve bu maddelerin emilerek vücuda kazandırılmasını sağlar.
Karbohidrat, protein ve yağların sindirim bölgeleri birbirinden farklıdır; ancak kimyasal sindirimlerinin tamamlanmasında ince bağırsak önemli bir role sahiptir.
Sindirim kanalındaki organların yanı sıra karaciğer, safra kesesi ve pankreas gibi yardımcı organlar da sindirimin düzenli şekilde gerçekleşmesine katkıda bulunur.
Çözüm: Oksijenli solunumla ilgili araştırma sorularını cevaplayarak bilgi kartlarımızı oluşturalım.
Oksijen varlığında organik besinlerin enzimler ve elektron taşıma sistemi yardımıyla parçalanması sonucunda ATP üretilmesine oksijenli solunum denir.
Glikozun parçalanması sonucunda karbondioksit ve su oluşurken açığa çıkan enerjinin bir bölümü ATP moleküllerinde depolanır.
Oksijenli solunumda elektron taşıma sisteminin son elektron alıcısı oksijendir.
Ücretsiz önizleme burada bitti
Bu içeriğin ilk %30'unu gördünüz. Tamamına erişmek için Öğrenci Plus veya Öğretmen Pro paketini seçebilirsiniz.
Tüm soruları ve cevapları açÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒