Sindirim sistemine ait bazı organlar ve bu organların görevleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: D
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, insan sindirim sisteminde yer alan bazı organlar ve bu organların üstlendiği görevlerle ilgili eşleştirmeler sunmakta ve bizden, bu eşleştirmelerden hangisinin yanlış olduğunu bulmamızı istemektedir. Sindirim sistemi organlarının temel işlevlerini bilmek, bu soruyu doğru cevaplamak için önemlidir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Verilen doğru cevap 'D' şıkkıdır. 'Karaciğer - Yağların sindirimi için gerekli enzimleri üretme' ifadesi yanlıştır çünkü:
• Karaciğer, yağların fiziksel sindirimi için hayati bir madde olan 'safra'yı üretir. Safra, yağları küçük damlacıklara ayırarak (emülsifikasyon), sindirim enzimlerinin etki edebileceği yüzey alanını artırır.
• Ancak karaciğer, yağları kimyasal olarak sindiren enzimleri (lipaz gibi) üretmez. Lipaz enzimi esas olarak pankreas ve ince bağırsak tarafından üretilir. Dolayısıyla, karaciğerin yağların sindirimi için gerekli enzimleri ürettiği bilgisi hatalıdır.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
İnsan sindirim sisteminde
I. glikoz,
II. nişasta,
III. trigliserit
moleküllerinden hangilerinin kimyasal sindirimi
gerçekleşir?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: D
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, insan sindirim sisteminde hangi büyük organik moleküllerin kimyasal sindirime uğradığını anlamamızı istiyor. Kimyasal sindirim, besinlerin enzimler yardımıyla daha küçük, emilebilir birimlere ayrılması sürecidir. Amaç, hücre zarından geçebilecek kadar küçük moleküller elde etmektir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
İnsan sindirim sisteminde kimyasal sindirime uğrayan moleküller şunlardır:
Bu bilgilere göre, kimyasal sindirime uğrayan moleküller nişasta (II) ve trigliserit (III)'dir. Bu durum, 'D' seçeneğinde doğru bir şekilde ifade edilmiştir.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
Biyolojik doğrular ışığında, sadece nişasta ve trigliserit molekülleri insan sindirim sisteminde kimyasal sindirime uğrar. Bu yüzden doğru cevap D seçeneğidir.
Sindirim kanalı boyunca gerçekleşen peristaltik hareket ile ilgili
I. Yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsakta görülür.
II. Sindirim kanalında besinlerin ilerlemesini sağlar.
III. Çizgili kasların kasılıp gevşemesiyle gerçekleşir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: C
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, sindirim sisteminde besinlerin ilerlemesini sağlayan peristaltik hareketin temel özelliklerini ve görüldüğü yerleri sorgulamaktadır. Sindirim kanalının yapısı ve işleviyle ilgili temel bilgileri ölçmeyi amaçlar.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Doğru cevap C şıkkıdır (I ve II). Hadi inceleyelim:
Bu nedenle, I ve II numaralı ifadeler doğrudur.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
İnsanda sindirime yardımcı olan
I. karaciğer,
II. pankreas,
III. safra kesesi
organlarından hangileri yağların kimyasal
sindirimini gerçekleştiren enzimler üretir?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: B
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, insanda sindirime yardımcı olan organlardan (karaciğer, pankreas, safra kesesi) hangilerinin yağların kimyasal sindirimini gerçekleştiren enzimler ürettiğini sormaktadır. Yağların hem mekanik hem de kimyasal sindirimi olduğu için, burada özellikle 'kimyasal sindirimi gerçekleştiren enzimler' ifadesine dikkat etmek önemlidir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Doğru cevap B) Yalnız II'dir. Bu şık, pankreası işaret etmektedir.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
Özdeş üç deney tüpüne eşit miktarlarda nişasta, protein ve yağ koyularak aşağıdaki deney düzeneği hazırlanmıştır. Bir süre sonra 1. tüpe mide öz suyu 2. tüpe pankreas öz suyu, 3. tüpe ise tükürük eklenmiştir.
Buna göre
I. Üç deney tüpünde de kimyasal sindirim gerçekleşir.
II. 1. deney tüpünde proteinlerin kimyasal sindirimi başlar.
III. Yalnızca 3. deney tüpünde glikoz oluşur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: D
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, sindirim sistemi enzimlerinin farklı besin maddeleri üzerindeki etkilerini ve kimyasal sindirimin başlangıç yerlerini test eden bir deney düzeneği sunmaktadır. Üç ayrı deney tüpüne nişasta, protein ve yağ karışımı konulmuş; ardından her birine farklı bir sindirim sıvısı (mide öz suyu, pankreas öz suyu, tükürük) eklenmiştir. Buna göre verilen üç önermenin doğru olup olmadığı değerlendirilmelidir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Önermeleri tek tek inceleyelim: **I. Üç deney tüpünde de kimyasal sindirim gerçekleşir.** * **1. Deney Tüpü (Mide Öz Suyu):** Mide öz suyu, proteinlerin sindirimini başlatan pepsin enzimini içerir. Pepsin, optimum asidik pH'ta çalışır ve proteinleri daha küçük polipeptitlere parçalar. Bu nedenle bu tüpte proteinlerin kimyasal sindirimi gerçekleşir. * **2. Deney Tüpü (Pankreas Öz Suyu):** Pankreas öz suyu, nişasta sindiren amilaz, protein sindiren tripsin ve kimotripsin, yağları sindiren lipaz gibi çok sayıda enzimi içerir. Optimumu nötr veya hafif bazik pH'tır. Dolayısıyla bu tüpte hem nişasta, hem protein, hem de yağların kimyasal sindirimi gerçekleşir. * **3. Deney Tüpü (Tükürük):** Tükürük, nişasta sindiren tükürük amilazını (pityalin) içerir. Optimumu hafif bazik pH'tır. Bu nedenle bu tüpte nişastanın kimyasal sindirimi gerçekleşir. Bu durumda, her üç deney tüpünde de en az bir besin maddesinin kimyasal sindirimi gerçekleştiği için I. önerme **doğrudur**. **II. 1. deney tüpünde proteinlerin kimyasal sindirimi başlar.** * 1. deney tüpüne mide öz suyu eklenmiştir. Mide öz suyundaki pepsin enzimi, proteinlerin sindirimini başlatır (büyük polipeptitleri daha küçük polipeptitlere parçalar). İnsan vücudunda da proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar. Bu nedenle II. önerme **doğrudur**. **III. Yalnızca 3. deney tüpünde glikoz oluşur.** * **3. Deney Tüpü (Tükürük):** Tükürükteki amilaz enzimi nişastayı maltoz (bir disakkarit) ve daha küçük dekstrinlere parçalar. Glikoz (bir monosakkarit) doğrudan oluşmaz. Maltozun glikoza dönüşmesi için maltaz enziminin de bulunması gerekir ki bu enzim tükürükte yoktur. * **1. Deney Tüpü (Mide Öz Suyu):** Protein sindirimi yapar, karbonhidrat ya da yağ sindirimi enzimi içermediğinden glikoz oluşmaz. * **2. Deney Tüpü (Pankreas Öz Suyu):** Pankreas amilazı nişastayı maltoza parçalar, ancak glikoz oluşumu için maltaz enzimi bulunmaz. Ayrıca protein ve yağ sindirimi de glikoz oluşturmaz. Bu durumda, hiçbir deney tüpünde glikoz oluşmayacağı için III. önerme **yanlıştır**. Sonuç olarak, I ve II. önermeler doğru olduğu için doğru cevap D seçeneğidir.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
* **A) Yalnız I:** I. önerme doğru olsa da, II. önerme de doğrudur. Bu nedenle yalnızca I'i içeren şık eksik kalmıştır. * **B) Yalnız II:** II. önerme doğru olsa da, I. önerme de doğrudur. Bu nedenle yalnızca II'yi içeren şık eksik kalmıştır. * **C) Yalnız III:** III. önerme yanlıştır. Dolayısıyla bu şık doğru olamaz. * **E) I ve III:** I. önerme doğru olsa da, III. önerme yanlıştır. Dolayısıyla bu şık doğru olamaz.
İnce bağırsaktan emilen
I. E vitamini,
II. gliserol,
III. C vitamini,
IV. glikoz,
V. aminoasit
moleküllerinden hangileri lenf kanalı ile,
hangileri kapı toplardamarı ile taşınır?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: A
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, ince bağırsakta emilen farklı besin maddelerinin vücutta hangi dolaşım sistemleri (lenf kanalı veya kapı toplardamarı) aracılığıyla taşındığını anlamamızı istiyor. Temel olarak besin emilimi ve taşınma yolları konusundaki bilgimizi ölçüyor.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
İnce bağırsakta emilen besinler, çözünürlük özelliklerine göre iki ana yoldan taşınır:
* **Kan Yolu (Kapı Toplardamarı):** Suda çözünen besinler (monosakkaritler, amino asitler, suda çözünen vitaminler – B ve C vitaminleri – ve mineraller) doğrudan kılcal damarlara emilerek kapı toplardamarı aracılığıyla karaciğere taşınır.
* **Lenf Yolu (Lenf Kanalı):** Yağda çözünen besinler (yağ asitleri, gliserol ve yağda çözünen vitaminler – A, D, E, K vitaminleri) lenf kılcalları olan lakteallere emilir. Bu maddeler lenf sistemi aracılığıyla taşınır ve daha sonra kan dolaşımına katılır.
Verilen molekülleri bu sınıflandırmaya göre inceleyelim:
* **I. E vitamini:** Yağda çözünen bir vitamindir. Bu nedenle lenf kanalı ile taşınır.
* **II. Gliserol:** Yağların sindirimi sonucunda oluşan bir maddedir. Yağ asitleriyle birlikte emildikten sonra ince bağırsak hücrelerinde tekrar trigliseritlere dönüştürülür ve şilomikron adı verilen yapılar içinde lenf kanalı ile taşınır.
* **III. C vitamini:** Suda çözünen bir vitamindir. Bu nedenle kapı toplardamarı ile taşınır.
* **IV. Glikoz:** Bir monosakkarit olup suda çözünür. Bu nedenle kapı toplardamarı ile taşınır.
* **V. Aminoasit:** Proteinlerin yapı taşıdır ve suda çözünür. Bu nedenle kapı toplardamarı ile taşınır.
Bu bilgilere göre doğru eşleştirme şu şekildedir:
* **Lenf Kanalı:** I (E vitamini) ve II (Gliserol)
* **Kapı Toplardamarı:** III (C vitamini), IV (Glikoz) ve V (Aminoasit)
Bu eşleştirme A şıkkında verilmiştir.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
* **B) Lenf Kanalı: II ve III - Kapı Toplardamarı: I, IV ve V:** C vitamini (III) suda çözünen bir vitamin olduğu için lenf kanalı ile değil, kapı toplardamarı ile taşınır. Bu nedenle yanlıştır.
* **C) Lenf Kanalı: I, II ve IV - Kapı Toplardamarı: III ve V:** Glikoz (IV) suda çözünen bir molekül olduğu için lenf kanalı ile değil, kapı toplardamarı ile taşınır. Bu nedenle yanlıştır.
* **D) Lenf Kanalı: II, III ve V - Kapı Toplardamarı: I ve IV:** C vitamini (III) ve aminoasit (V) suda çözünen moleküller olup kapı toplardamarı ile, E vitamini (I) ise yağda çözünen bir vitamin olup lenf kanalı ile taşınır. Bu şık, tüm moleküllerin yerini yanlış vermiştir.
* **E) Lenf Kanalı: I ve III - Kapı Toplardamarı: II, IV ve V:** C vitamini (III) suda çözünen olduğu için lenf kanalı ile değil kapı toplardamarı ile, gliserol (II) ise lenf kanalı ile taşınması gerekirken kapı toplardamarı kısmında verilmiştir. Bu nedenle yanlıştır.
Karaciğer ve pankreasta
I. yağların sindiriminde etkili olma,
II. sindirim enzimi salgılama,
III. ester bağlarını kırarak kimyasal sindirimde görev alma
özelliklerinden hangileri ortaktır?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: A
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu soru, sindirim sisteminde önemli rol oynayan karaciğer ve pankreas organlarının ortak özelliklerini sorgulamaktadır. Özellikle yağ sindirimi, sindirim enzimi salgılama ve kimyasal sindirimde ester bağlarını kırma gibi işlevler üzerinden karşılaştırma yapmamızı istiyor. Her bir organın bu işlevlerdeki rolünü bilmek, doğru cevabı bulmak için kritik öneme sahiptir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Doğru cevap A şıkkıdır (Yalnız I). İşte nedenleri: * **I. yağların sindiriminde etkili olma:** * **Karaciğer:** Karaciğer, yağların fiziksel sindirimi için gerekli olan safrayı üretir. Safra, büyük yağ damlacıklarını daha küçük damlacıklara ayırarak (emülsiyonlaştırarak) lipaz enziminin etki yüzeyini artırır ve böylece yağ sindirimini *daha etkili* hale getirir. Kendisi enzim içermese de, sindirimi kolaylaştırır. * **Pankreas:** Pankreas, yağları kimyasal olarak sindiren pankreatik lipaz enzimini salgılar. Bu enzim doğrudan yağların sindirimini gerçekleştirerek sindirimde *etkili* bir rol oynar. * Dolayısıyla, her iki organ da farklı mekanizmalarla da olsa yağların sindiriminde etkili olma özelliğini paylaşır.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
* **II. sindirim enzimi salgılama:** * **Karaciğer:** Karaciğer sindirim enzimi salgılamaz. Safra üretir, ancak safra bir enzim değildir; yağları mekanik olarak parçalayan bir salgıdır. * **Pankreas:** Pankreas, amilaz, lipaz, tripsin, kimotripsin gibi birçok sindirim enzimi salgılar. * Bu özellik karaciğer ve pankreas için ortak değildir. * **III. ester bağlarını kırarak kimyasal sindirimde görev alma:** * **Karaciğer:** Karaciğerin ürettiği safra, yağların kimyasal sindirimini yapmaz, yani ester bağlarını kırmaz. Sadece fiziksel (mekanik) sindirime yardımcı olur. * **Pankreas:** Pankreatik lipaz enzimi, yağlardaki (trigliseritlerdeki) ester bağlarını kırarak onları yağ asitlerine ve monogliseritlere dönüştürür. Bu, kimyasal sindirimdir. * Bu özellik de karaciğer ve pankreas için ortak değildir. Bu analizler sonucunda, sadece I. özelliğin karaciğer ve pankreas için ortak olduğu görülmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi mide özsuyunun mideye zarar vermesini engelleyen koruyucu adaptasyonlardan biri değildir?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: D
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Soru, midenin kendi sindirim enzimleri ve güçlü asidi olan mide özsuyundan zarar görmesini engelleyen koruyucu adaptasyonlardan hangisinin 'olmadığını' sormaktadır. Yani, verilen şıklardan üçü midenin korunmasına yönelik gerçek biyolojik adaptasyonlarken, biri ya böyle bir adaptasyon değildir ya da biyolojik olarak yanlış bir ifade içermektedir.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Doğru cevap **D) HCl ve protein sindirici enzimlerin aynı hücreden salgılanması** şıkkıdır. Bu ifade, mide fizyolojisi açısından yanlıştır. Mide bezlerindeki farklı hücre tipleri farklı salgılar üretir: Mide bezlerinde bulunan **parietal (oksintik) hücreler** hidroklorik asit (HCl) salgılarken, **şef (esas) hücreler** protein sindirici enzim olan pepsinin inaktif formu olan pepsinojeni salgılar. Bu iki madde farklı hücre tiplerinden salgılandığı için, mideyi koruyan bir adaptasyon olarak 'aynı hücreden salgılanma' gibi bir durum söz konusu değildir; tam tersine, ayrı salgılanma mideyi koruyan bir mekanizmanın bir parçasıdır. Dolayısıyla, bu ifade biyolojik bir gerçekliği yansıtmadığı için, midenin korunma adaptasyonlarından biri olamaz.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
İnce ve kalın bağırsakta
I. peristaltik hareketler yapma,
II. villus ve mikrovilluslarla emilim yüzeyini artırma
III. yapısında bağ doku, düz kas ve epitel doku bulundurma
özelliklerinden hangileri ortaktır?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: E
Merhaba gençler! Bugün sindirim sistemimizin önemli kahramanlarından, ince ve kalın bağırsaklarımızı karşılaştıran bir soruya bakacağız. Hazır mıyız?
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Bu sorumuz, sindirim sistemimizin iki önemli organı olan ince bağırsak ve kalın bağırsağın bazı özelliklerini sıralıyor. Bizden istenen ise, bu verilen özelliklerden hangilerinin hem ince bağırsak hem de kalın bağırsak için ortak olduğunu bulmak. Yani her ikisinde de bulunan, ikisi için de geçerli olan özellikleri arıyoruz.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Doğru cevabımız E seçeneği, yani I ve III numaralı özellikler ortak.
I. Peristaltik hareketler yapma: Sindirim sistemimizin genel bir özelliğidir bu. Besinlerin yemek borusundan başlayıp anüse kadar ilerlemesini sağlayan, bağırsak duvarındaki düz kasların ritmik kasılma ve gevşeme hareketlerine peristaltik hareket diyoruz. Hem ince bağırsak, yiyeceklerin karışıp ilerlemesi ve emilimi için, hem de kalın bağırsak, sindirilemeyen atık maddelerin dışarı atılması için bu hareketleri yapar. Yani, kesinlikle ortak!
III. Yapısında bağ doku, düz kas ve epitel doku bulundurma: Sindirim kanalımız aslında temel olarak dört ana katmandan oluşur: mukoza (epitel ve bağ doku), submukoza (bağ doku), muscularis (düz kas) ve seroza (bağ doku ve epitel). Bu temel doku düzeni, sindirim sisteminin hemen hemen tüm bölümlerinde (yemek borusundan kalın bağırsağa kadar) mevcuttur. Hem ince bağırsak hem de kalın bağırsak, bu temel doku türlerini (yani bağ doku, düz kas ve epitel doku) yapısında bulundurur. Bu da ortak bir özelliktir.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
II. Villus ve mikrovilluslarla emilim yüzeyini artırma: İşte burada bir ayrım var! Villus ve mikrovilluslar, ince bağırsağın iç yüzeyinde bulunan, parmak şeklinde ve çok küçük uzantılardır. Bu yapılar sayesinde ince bağırsak, besin emilim yüzeyini inanılmaz derecede artırır ve besinlerin neredeyse tamamı burada emilir. Ancak kalın bağırsakta bu kadar yoğun ve belirgin villuslar bulunmaz. Kalın bağırsağın temel görevi su ve elektrolit emilimi yapmak ve atık maddeleri depolamaktır; besin emilimi onun ana işi değildir. Bu yüzden bu özellik sadece ince bağırsağa özgüdür, ortak değildir.
Bu durumda, sadece I ve III ortak olduğu için doğru cevap E seçeneğidir.
Umarım açıklama faydalı olmuştur. Başka sorularınızda görüşmek üzere!
Mide ile yemek borusu arasındaki sfinkter
kaslarının işlevini tam olarak yerine
getirememesi sonucunda ortaya çıkan hastalık
aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap İçin Tıklayınız...
Cevap: C
1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu
Merhaba sevgili öğrenciler! Bu soru, sindirim sistemimizdeki önemli bir noktayı, özellikle yemek borusu ile midemizin birleştiği yerdeki bir "kapakçığı" (biz ona sfinkter kası diyoruz) ele alıyor. Bize diyor ki, eğer bu kapakçık görevini tam olarak yerine getiremezse, yani gerektiği gibi açılıp kapanmazsa hangi hastalık ortaya çıkar, onu bulmamızı istiyor.
2. Doğru Cevabın Açıklaması
Arkadaşlar, doğru cevabımız **C) Reflü**. Neden mi? Şöyle düşünelim: Midemiz çok asitli bir ortamdır çünkü yiyecekleri sindirmek için güçlü asitler kullanır. Yemek borumuz ise bu asitlere karşı çok hassastır. Normalde, yemek borusu ile midenin tam arasında bir "vana" ya da "kapak" görevi gören sfinkter kasları bulunur. Bu kaslar, yemekler mideye indikten sonra sıkıca kapanarak, midedeki asitli içeriğin (sindirilmiş veya sindirilmeye başlanmış besinlerin) yukarı, yani yemek borusuna geri kaçmasını engeller. Ancak bu sfinkter kasları zayıfsa veya görevini tam yapamazsa, bu "kapakçık" gevşek kalır ve midedeki asitli içerik yukarı doğru yemek borusuna kaçmaya başlar. İşte bu duruma **reflü** diyoruz. Bu kaçış, yemek borusunda yanma, ekşime gibi rahatsız edici hislere yol açar.
3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi
Şimdi diğer şıklara bakalım, neden yanlış olduklarını anlayalım:
A) Gastrit: Bu, midenin iç yüzeyinin (mukozasının) iltihaplanmasıdır. Mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla veya sfinkter kaslarının bozukluğuyla doğrudan ilgili değildir; daha çok bakteriyel enfeksiyon, ilaç kullanımı veya stres gibi farklı nedenlerle ortaya çıkar.
B) Ülser: Ülser, mide veya onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde oluşan açık yaralardır. Genellikle mide asidinin ve bazı bakterilerin (Helicobacter pylori) etkisiyle oluşur. Yemek borusu ve mide arasındaki sfinkterin işlev bozukluğuyla bağlantılı bir hastalık değildir.
D) Hemoroit: Bu rahatsızlık, makat bölgesindeki damarların şişmesi ve genişlemesidir. Sindirim sisteminin çok daha alt kısmında ortaya çıkan, kabızlık gibi durumlarla ilişkili tamamen farklı bir problemdir ve yemek borusu ile mide arasındaki sfinkterle hiçbir alakası yoktur.
E) Menenjit: Menenjit, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasıdır. Bu, vücudun sindirim sistemiyle değil, sinir sistemiyle ilgili çok ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Sorudaki durumla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.
Gördüğünüz gibi, sorunun tanımına en uygun ve birebir uyan hastalık reflüdür. Umarım açıklayıcı olmuştur! Başarılar!
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒
🔒