Biyoloji dersinde öğretmen, ateş böceklerinin nasıl ışık ürettiğiyle ilgili bir ders anlatmaktadır. Öğretmen, ateş böceklerinin ışık organlarının karın kısmında bulunduğunu, bu organlarda lüsiferin adı verilen bir maddenin lüsiferinaz enzimi yardımıyla oksijenin katalizörlüğünde parçalandığını açıklamıştır. Öğretmen ayrıca, bu olay sırasında kimyasal enerjinin ışık enerjisine dönüştüğünü belirtmiştir. Ateş böceklerinin ışık yaymasında rol oynayan Lüsiferin, Karbondioksit, Lüsiferinaz, Glikoz ve Su molekülerinden de bahsetmiştir.
Ateş böceklerinin ışık yaymasında rol oynayan aşağıdaki moleküllerden hangisinin eksikliği bu ışık oluşumunu engellemektedir? Yazınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
Ateş böceklerinin ışık yaymasında rol oynayan moleküller Lüsiferin ve Lüsiferinazdır. Bu maddelerden herhangi birinin eksikliği ışık oluşumunu engellemektedir. Karbondioksit, Glikoz ve Su, ışık üretimi için doğrudan gerekli olmayan moleküllerdir.
Aşağıdaki şekilde bir bitki hücresindeki fotosentez ve hücre solunumu ilişkisi verilmiştir.

Bu şekilde X, Y ve Z ile gösterilen moleküller için Oksijen, Karbondioksit ve Pirüvat kavramlarını eşleştiriniz.
Cevap İçin Tıklayınız...
oksijen molekülünü gösterir. Z: karbondioksit molekülüdür. Karbondioksit fotosentezin ışıktan bağımsız evresinde kullanılır. Y: Pirüvik Asittir. Fotosentezde oluşan glikoz molekülü mitokondri tarafından doğrudan kullanılmaz. Glikozlar sitoplazmada pirüvik asite kadar yıkılır ve mitokondri içine girer.
Biyoloji dersinde öğretmen, atmosferdeki karbondioksit oranına etki eden metabolik olaylar üzerinde durmaktadır. Konuyu derinlemesine anlamaları için öğrencilerine şu kavramları açıklar:
Oksijenli solunum: Bu süreçte organik maddeler enerjiye dönüştürülür ve karbondioksit açığa çıkar.
Fotosentez: Bitkiler ve bazı mikroorganizmalar atmosferdeki karbondioksiti kullanarak organik maddeler üretir.
Kemosentez: İnorganik maddelerin oksitlenmesiyle karbondioksit tüketilerek organik maddeler oluşturulur.
Laktik asit fermantasyonu: Bu süreçte, glikoz parçalanarak enerji üretilir, ancak karbondioksit atmosferden alınmaz veya atmosfere salınmaz.
Etil alkol fermantasyonu: Karbonhidratların parçalanması sonucu karbondioksit açığa çıkar.
Verilen metabolik olaylardan hangisinin atmosferdeki karbondioksit oranına doğrudan bir etkisi yoktur? Yazarak açıklayınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
Laktik asit fermantasyonu sırasında karbondioksit açığa çıkmaz ve süreçte karbondioksit kullanılmaz. Bu nedenle atmosferdeki karbondioksit miktarına doğrudan bir etkisi yoktur.
Biyoloji dersinde öğretmen, Biyoteknolojinin Uygulama Alanları konusunu işlemektedir. Öğrencilere biyoteknolojinin farklı alanlarda nasıl kullanıldığını açıklamak için akıllı tahtada şu örnekleri paylaşır:
1. Bitkisel ürünlerden biyodizel yakıt üretilmesi
2. Hamurun mayalanması
3. İnsandaki insülinin bakterilere ürettirilmesi
4. Mısırların tarım zararlılarına karşı dirençli hale getirilmesi
Öğretmen, bu örneklerin bazılarını fermantasyon süreçlerine, bazılarının ise gen aktarımına dayandığını açıklar.
Yukarıdaki uygulamalardan hangilerinin canlılar arasında gen aktarılmasıyla gerçekleştirildiğini belirterek açıklayınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
III. İnsandaki insülinin bakterilere ürettirilmesi: İnsan insülin geni bakterilere aktarılarak, bakterilerin insülin üretmesi sağlanır. Bu süreç gen aktarımına dayanır. IV. Mısırların tarım zararlılarına karşı dirençli hale getirilmesi: Tarım zararlılarına direnç sağlayan genler mısırlara aktarılır, bu da gen transferi ile gerçekleştirilir. Bu bilgiler ışığında III ve IV gen aktarımına dayalıdır, I ve II ise fermantasyon süreçleriyle gerçekleştirilir.
Biyoloji dersinde öğretmen, gen aktarımı konusunu açıklamaktadır. Öğretmen, gen aktarımının bir türdeki belirli bir genin başka bir türde aktif hale gelmesini sağlayarak o türe yeni özellikler kazandırabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte, gen aktarımıyla yeni türlerin oluşturulamayacağını, sadece mevcut türün bazı özelliklerinin değiştirilebileceğini vurgulamıştır.
Öğretmen, sınıfa gen aktarımıyla elde edilebilecek ve edilemeyecek sonuçları tartışmaları için tahtaya şu sonuçları yazmıştır:
1. Hastalıkların tedavi edilmesi
2. Yeni türlerin oluşması
3. Yeni moleküllerin sentezlenebilmesi
4. Parazitlere karşı direnç sağlanması
5. Ürün veriminin artırılması
Verilen bilgiler ışığında, bir canlıya gen aktarımı yapılarak yukarıdaki açıklamalardan hangisinin sağlanamayacağını yazınız ve açıklayınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
"2. Yeni türlerin oluşması" sağlanmaz. Gen aktarımı, bir türe yeni özellikler kazandırarak o türün verimini artırabilir, hastalıklarla mücadele etmesini sağlayabilir veya parazitlere karşı direnç oluşturabilir. Ayrıca, gen aktarımıyla belirli bir genin ifade edilmesi sağlanarak insülin gibi yeni moleküller sentezlenebilir. Ancak, gen aktarımı yeni türlerin oluşmasını sağlamaz. Yeni bir türün oluşması için genetik değişimlerin birçok nesil boyunca birikmesi ve evrimsel süreçlerin devreye girmesi gerekir. Bu durum gen aktarımıyla mümkün değildir, çünkü bu teknoloji yalnızca bir türe yeni özellikler eklemek için kullanılır.
Biyoloji dersinde öğretmen, protein sentezinin nasıl gerçekleştiğini açıklamaktadır. Öğrencilere, tRNA'ların taşıdıkları amino asitlerle ribozomda nasıl çalıştığını göstermek için bir görsel sunar. Bu görselde, K-L-M-N amino asitlerini taşıyan dört tRNA molekülü ve bunların antikodon dizilimleri yer almaktadır.

"Protein sentezinde tRNA'lar, üzerlerindeki antikodonlarla mRNA üzerindeki kodonlara bağlanır. mRNA'nın kodon dizilimi, tRNA'nın taşıdığı amino asitlerin sırasını belirler. Ayrıca, mRNA molekülü DNA'nın anlamlı zincirine dayanarak sentezlenir ve her nükleotit bir riboz şeker içerir. Bu nedenle, mRNA'nın kodon dizilimi, tRNA antikodonlarına ve DNA'daki anlamlı zincire uygun olarak oluşturulur."
Öğretmen, ardından aşağıdaki bilgileri sunar:
1. mRNA'nın baz dizilimi: CCU ACU GCC GGU.
2. mRNA'daki riboz şeker sayısı: 12.
3. Sentezlenen DNA zincirinin nükleotit dizilimi: GGA TGA CGG CCA.
Yukarıdaki görsel ve açıklamaya göre, verilen üç bilgi için hangi değerlendirme doğrudur? Açıklayınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
1. mRNA'nın baz dizilimi: tRNA'nın antikodon dizilimlerine göre mRNA'nın baz dizilimi CCU ACU GCC GGU şeklindedir. Bu dizilim, tRNA antikodonlarıyla uyumludur. 2. Riboz şeker sayısı: mRNA üzerinde 12 nükleotit bulunmaktadır. Her nükleotit bir riboz şeker içerdiği için, mRNA'nın yapısında 12 adet riboz şeker bulunur. 3. DNA zincirinin nükleotit dizilimi: mRNA, DNA'nın anlamlı zincirine dayanarak sentezlenir. Bu nedenle DNA'nın anlamlı zincirindeki nükleotit dizilimi GGA TGA CGG CCA şeklindedir.

(AUG: Başlangıç kodonu UAA: Bitiş kodonu)
Ayşe, biyoloji dersinde protein sentezi konusunda verilen bilgileri pekiştirmek için öğretmeninin gösterdiği bir mRNA dizisini inceler. Bu mRNA üzerinde başlangıç kodonu AUG ve bitiş kodonu UAA belirtilmiştir. Öğretmeni, Ayşe ve arkadaşlarına, protein sentezi sırasında başlangıç kodonunun metionin amino asidini şifrelediğini ve bitiş kodonunun herhangi bir amino asiti şifrelemediğini açıklar. Ayrıca, sentez sırasında n-1 kuralına göre peptid bağı oluştuğunu, her peptid bağı oluşumunda bir molekül su açığa çıktığını ve kullanılan tRNA sayısının sentezlenen amino asit sayısına eşit olduğunu hatırlatır.
Yukarıdaki bilgiler ve verilen mRNA dizisiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? Belirtiniz.
I. İlk amino asit metionindir.
II. Bu protein 4 amino asitten oluşur.
III. 3 peptid bağı oluşur ve 3 molekül su açığa çıkar.
IV. Protein sentezinde 5 tRNA görev yapar.
V. Bitiş kodonu bir amino asiti şifrelemez.
Cevap İçin Tıklayınız...
IV. Protein sentezinde 5 tRNA görev yapar. Açıklama: Protein sentezinde kullanılan tRNA sayısı, sentezlenen amino asit sayısına eşittir. Bu durumda, sentezlenen 4 amino asit için yalnızca 4 tRNA görev yapar.
Yeni genetik özelliklerin rekombinant DNA teknolojisiyle aktarılması sonucu oluşan canlılara genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) denir. GDO’lar, tarımda verimliliği artırmak, zararlılara dayanıklılık sağlamak ve besin değerini yükseltmek gibi amaçlarla kullanılmaktadır.
Buna göre GDO’un insan sağlığı ve çevre için hangi riskleri barındırdığını açıklayınız.
(MEB 12.Sınıf 1.Dönem 2.Ortak Yazılı Örnek Sorusu)
Cevap İçin Tıklayınız...
Gıda alerjisi olan kişiler, besinlerde verimliliği arttırmak ve besin değerini yükseltmek için eklenen yabancı proteinlerden zarar görebilirler. Bu durum özellikle alerjisi olan bireyler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Gen transferi ile her şeye dirençli bitkiler oluştuğunda bu bitkiler her yeri istila edebilir. Biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olabilir. Ayrıca GDO’lu polenler rüzgar, kuş ve böcekler tarafından hem organik hem de klasik tarımın yapıldığı alanlara taşınarak genetik kirliliğe neden olabilmektedir.
Aşağıda Mus musculus ile ilgili bilgiler verilmiştir.
Mus musculus memeliler sınıfına ait olup kanser, diyabet ve alzheimer gibi birçok hastalığın araştırılmasında kullanılır ve insanlara genetik olarak %95 oranında benzerlik gösterir. Mus musculus, yılda birkaç kez yavrulayan, her seferinde birçok yavru doğuran bir üreme döngüsüne sahiptir. Laboratuvar ortamında bu canlıların bakımı, beslenmesi ve yetiştirilmesi diğer hayvan türlerine göre daha düşük maliyetlidir.
Buna göre, Mus musculus’un model organizma olarak kullanılmasının nedenlerini açıklayınız.
(MEB 12.Sınıf 1.Dönem 2.Ortak Yazılı Örnek Sorusu)
Cevap İçin Tıklayınız...
İnsan genomu ile benzerliğinin olması bu canlılar üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen bulguların insanlar için de geçerli olma olasılığını artırır. Hızlı üremesi bu araştırmaların kısa süre içinde bir çok nesil üzerinde yapılmasına olanak tanır ve genetik çalışmaların hızlandırılmasını sağlar. Araştırmaların ekonomik olarak sürdürülebilir olmasını sağlar.
Aşağıda bazı amino asitler ve bu amino asitleri şifreleyen kodonların tablosu ile bir protein sentezi verilmiştir.

Buna göre A ve B ile harflenmiş olayları açıklayarak sentezlenen polipeptidin yapısında bulunan amino asitleri sırasıyla yazınız.
(MEB 12.Sınıf 1.Dönem 2.Ortak Yazılı Örnek Sorusu)
Cevap İçin Tıklayınız...
A olayı DNA kalıbını kullanarak mRNA sentezlenmesi olan transkripsiyondur. B olayı ise mRNA’saki kodonlar üzerinden meydana polipeptit sentezi olan translasyondur. Sentezlenen polipeptitin yapısında serin, lösin, valinve alanin amino asitleri bulunur. Serin: AGC Lösin: UUG Valin: GUU Alanin: GCA
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒