Enzimlerle ilgili deney yapan bir öğrenci, görseldeki gibi şartları oluşturmuş ve tepkimelerin gerçekleşmesi için bir süre beklemiştir. Öğrenci karbonhidrat ve yağların bazik, proteinlerin ise hem asidik hem bazik ortam şartlarında sindirildiğini bilmektedir.
Öğrenci, numaralandırılmış kapların hangisi ya da hangilerinde tepkime gerçekleştiğini gözlemleyebilir?
Cevap: D
Bu deneyde üç farklı kapta farklı enzimler ve besin maddeleri bulunmaktadır. Öğrenci, enzimlerin hangi ortamda çalıştığını biliyor: Karbonhidratlar (nişasta) ve yağlar bazik ortamda, proteinler ise hem asidik hem de bazik ortamda sindirilmektedir. Ortamın pH değeri ve sıcaklık da enzimlerin aktivitesini etkiler. Enzimler kendi optimum pH ve sıcaklıklarında daha iyi çalışır.
Şimdi kapları inceleyelim:
I. kap: Nişasta + Amilaz + su, pH=7,8 ve sıcaklık 2°C. Amilaz nişastayı sindirir ama burada ortam bazik (pH 7,8) ve sıcaklık çok düşük (2°C). Sıcaklık enzim aktivitesi için çok düşük olduğundan, tepkime yavaşlar ama amilaz bazik ortamda çalışabilir. Yine de çok düşük sıcaklık enzim aktivitesini sınırlar; ancak deneyde bekleme süresi olduğundan enzim aktivitesi olabilir. Bu nedenle tepki gözlenebilir.
II. kap: Lipit + Lipaz + su, pH=7,8 ve sıcaklık 60°C. Yağların sindirildiği lipaz enzimi bazik ortamda aktif. Ancak 60°C çok yüksek bir sıcaklıktır ve enzimler genelde yüksek sıcaklıklarda denatüre olur, yani yapıları bozulur ve çalışamaz. Bu nedenle burada tepki gerçekleşmez.
III. kap: Protein + Pepsin + su, pH=2 ve sıcaklık 36°C. Protein sindiriminde etkili pepsin asidik ortamda (düşük pH) ve vücut sıcaklığına (yaklaşık 36°C) yakın sıcaklıkta iyice aktiftir. Burada ortam uygun olduğu için enzim çalışır ve protein sindirimi gerçekleşir.
Sonuç olarak: I. kapta yavaş da olsa sindirim gerçekleşebilir, III. kapta ise sindirim sağlıklı gerçekleşir. II. kapta ise enzim denatüre olmuş ve tepki gerçekleşmemiştir.
Bir hücrede gerçekleşen bu reaksiyon dizisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Cevap: B
Verilen reaksiyon dizisinde X maddesinden başlayarak sırasıyla Enzim 1, Enzim 2 ve Enzim 3'ün katalizlediği tepkimeler sonucunda T maddesine ulaşılır. Buradaki önemli nokta, her enzimin kendi spesifik tepkimesini katalize etmesidir. Enzimler birbirinin yerine geçemez çünkü her bir enzim farklı bir molekülü tanır ve ona özgü çalışır.
A şıkkı: Enzimlerin takım halinde yani bir seri halinde çalışması doğrudur, çünkü her tepkimenin ürünü bir sonraki enzimin substratıdır.
B şıkkı: "Enzim 2 etkinlik göstermediğinde Enzim 3 kullanılır" ifadesi yanlıştır, çünkü Enzim 2 birinci tepkimeyi katalize eder ve Enzim 3 onun yerine geçemez.
C şıkkı: Tepkime çeşidi kadar enzim çeşidinin olması doğrudur, çünkü her tepkimenin kendine özgü bir enzimi vardır.
D şıkkı: Son ürünün T olması verilen reaksiyon dizisine uygundur, bu doğru ifadedir.
E şıkkı: Her enzimin sentezinden bir gen sorumludur ifadesi genetik temel açısından doğrudur çünkü enzimler protein yapısındadır ve her enzimi kodlayan bir gen vardır.
Eşit miktarda üç farklı disakkarit çeşidinin hidrolizi sonucu oluşan monosakkarit çeşitlerinin oranları aşağıdaki grafikte verilmiştir.
Bu grafiğe göre;
I. L glikozdur.
II. K fruktozdur.
III. M sadece hayvan hücrelerinde üretilir.
Verilen bilgilerden hangileri kesinlikle doğrudur?
Cevap: A
Üç farklı disakkaritin hidrolizi sonucu oluşan monosakkaritlerin oranları grafikte verilmiştir. Burada her disakkarit eşit miktarda olduğundan ve bazı monosakkaritlerin hangi disakkaritten geldiği bilindiğinden yola çıkarak verilen önerilerin doğruluğunu inceleyebiliriz.
I. "L glikozdur." Grafikte L tipi monosakkaritin oranı 4 birimdir. Glikoz, disakkaritlerin bileşiminde en sık bulunan monosakkarittir; ayrıca çoğu disakkarit glikoz içerir. Bu nedenle L'nin glikoz olması makul ve doğrudur.
II. "K fruktozdur." K monosakkariti oranı 1 birimdir. Fruktoz genelde sakkaroz gibi disakkaritlerde bulunur ve miktarı genellikle daha azdır. Ancak K'nın fruktoz olduğu kesin olarak söylenemez çünkü sadece oran bilgi olarak vardır ve başka bir doğrulama yoktur.
III. "M sadece hayvan hücrelerinde üretilir." M monosakkariti de 1 birim oranındadır. Eğer M hayvan hücrelerine özgü bir monosakkaritse, bu grafik ve bilgilerden kesin olarak çıkarılamaz. Ayrıca setoz, galaktoz gibi monosakkaritler bu kapsamda düşünülebilir; ancak kesinlik yoktur.
A) Yalnız I – Doğru çünkü L'nin glikoz olması mantıklıdır ve kesinlikle doğru kabul edilebilir.
B) Yalnız II – Kesin doğruluğu kanıtlanamaz, bu yüzden geçersiz.
C) Yalnız III – Verilen bilgilerden kesin olarak çıkarılamaz.
D) I ve III – III'nin kesin olmaması nedeniyle yanlış.
E) I, II ve III – II ve III kesin olmadığından yanlış.
Sonuç olarak yalnızca I maddesi kesinlikle doğrudur.
Bilim insanı bu sonuçlara göre;
I. DNA, insan vücut sıcaklığına (36-37 oC) bağlı olarak çözünmez.
II. DNA moleküllerinin sıcaklığa duyarlılığı birbirinden faklı olabilir.
III. Yapısında guanin nükleotitlerinin sayısı fazla olan DNA molekülleri yüksek sıcaklığa dayanıklıdır.
yorumlarından hangilerini yapabilir?
Bir bilim insanı DNA' nın sıcaklıklığa bağlı çözülme hızını araştırmış ve yaptığı gözlemlere bağlı olarak aşağıdaki grafiği çizmiştir.
Cevap: C
Bu soru, bir bilim insanının DNA'nın sıcaklığa bağlı çözülme hızını araştırdığı ve elde ettiği sonuçlara dayanarak hangi yorumları yapabileceğini sorgulamaktadır. Soruda bahsedilen 'aşağıdaki grafik' mevcut olmasa da, doğru cevabın 'C' olarak verildiği bilgisi ışığında ve genetik ile moleküler biyoloji alanındaki genel bilgilerimizle DNA'nın termal stabilitesi üzerine yapılan deneylerin olası sonuçlarını ve bu sonuçlardan çıkarılabilecek yorumları değerlendirebiliriz.
I. DNA, insan vücut sıcaklığına (36-37 oC) bağlı olarak çözünmez.: Bu ifade, yaşamın sürdürülebilirliği için vazgeçilmez temel bir biyolojik gerçektir. DNA'nın genetik bilgiyi kararlı bir şekilde depolayabilmesi için fizyolojik sıcaklıklarda (insan vücut sıcaklığı 36-37 °C) stabil kalması zorunludur. Eğer DNA bu sıcaklıklarda kolayca çözülseydi, hücreler normal işlevlerini yerine getiremezdi. DNA'nın denatürasyonu (çözünmesi) genellikle çok daha yüksek sıcaklıklarda (örneğin, bakteriler için 70-90 °C) meydana gelir. Dolayısıyla, bir DNA çözülme hızı grafiği, insan vücut sıcaklığında çözülme hızının ihmal edilebilir düzeyde olduğunu veya hiç olmadığını gösterecektir. Bu, bilim insanının yapabileceği mantıklı bir yorumdur.
II. DNA moleküllerinin sıcaklığa duyarlılığı birbirinden farklı olabilir.: Bu ifade, moleküler biyolojinin iyi bilinen bir gerçeğidir. Farklı DNA moleküllerinin (örneğin, farklı canlı türlerinden veya aynı canlının farklı gen bölgelerinden) veya hatta aynı DNA molekülünün farklı bölgelerinin termal stabiliteleri (erime sıcaklıkları), nükleotit dizilimi (özellikle guanin-sitozin oranı), uzunluk, iyonik güç ve pH gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Bir bilim insanı, farklı DNA örneklerinin çözülme profillerini karşılaştırarak veya tek bir DNA molekülünün erime eğrisinin kademeli yapısını gözlemleyerek (ki bu, DNA'nın farklı bölgelerinin farklı sıcaklıklarda çözüldüğünü gösterir) bu sonuca ulaşabilir. Bu, bilim insanının yapabileceği geçerli bir yorumdur.
III. Yapısında guanin nükleotitlerinin sayısı fazla olan DNA molekülleri yüksek sıcaklığa dayanıklıdır.: Bu ifade, biyolojik olarak kesinlikle doğrudur ve DNA'nın termal stabilitesiyle ilgili temel prensiplerden biridir: Guanin (G) ve Sitozin (C) nükleotitleri arasında üç hidrojen bağı varken, Adenin (A) ve Timin (T) nükleotitleri arasında iki hidrojen bağı bulunur. Bu nedenle, G-C açısından zengin DNA bölgeleri veya molekülleri, A-T açısından zengin olanlara göre daha yüksek sıcaklıklara karşı daha dayanıklıdır ve çözülmeleri için daha fazla enerji gerekir. Ancak, bilim insanının bu özel yorumu *verilen grafiğe göre* yapabilmesi için, deneyde guanin nükleotit sayısı farklı olan birden fazla DNA molekülünün karşılaştırılmış olması ve grafiğin bu karşılaştırmalı verileri açıkça yansıtması gerekir. Eğer grafik sadece tek bir DNA molekülünün çözülme hızını gösteriyorsa, bilim insanı bu özel bilgiyi doğrudan grafikten çıkaramayabilir. Bu nedenle, biyolojik olarak doğru olsa da, sorudaki 'bu sonuçlara göre' ve 'grafiği çizmiştir' ifadeleri, bu yorumun doğrudan gözlemlenen grafikten çıkarılabilirliğini sınırlayabilir.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, I ve II numaralı ifadeler DNA'nın genel çözülme davranışından ve termal stabilitesinden doğrudan çıkarılabilecek yorumlardır. III numaralı ifade ise, grafiğin içeriğine bağlı olarak doğrudan çıkarılabilir olmayabilir.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒