Derin deniz araştırma denizaltısı Alvin’le 1977 yılında Galapagos yakınlarında ilk kez bir sıcak su ağzına inen araştırmacılar hiç beklemedikleri bir manzarayla karşılaşırlar. Sıcak su ağzı yoğun bir şekilde omurgasız hayvanlarla çevrilidir. Bu hayvanların bir bölümü, midye gibi tanıdık hayvanların dev biçimlerinden ibarettir ya da dev tüp solucanları gibi hiç bilinmeyen canlılardır. Araştırmacılar karşılaştıkları ekosistemin karmaşıklığı ve çeşitliliği karşısında şaşırırlar. Ancak asıl merak ettikleri soru şudur: Güneş ışığından ve bilinen her türlü besin kaynağından yoksun bu ekosistemi besleyen kaynak nedir?
Biyoloji öğretmeni, önceki derste yukarıdaki bilgileri vererek öğrencilerinden metindeki sorunun cevabı ile ilgili araştırma yapmalarını ister. Genel ağdaki güvenilir kaynaklardan yararlanan Ayşe, ulaştığı bilgileri defterine yazarak sınıf arkadaşlarıyla paylaşır.
Ayşe’nin Defteri Sıcak su ağzında yaşayan üretici canlılar, besin üretmek için basit moleküllerdeki kimyasal enerjiden yararlanan bakterilerdir. Bakterilerin gerçekleştirdiği bu olaya kemosentez adı verilir. Kemosentez yapan bakteriler; sıcak su içinde çözünmüş hidrojen sülfür, hidrojen, metan gibi gazlardaki kimyasal enerjiyi kullanıp, karbondioksitle hidrojenleri birleştirerek besin yapmaktadır.
a. Işığın ulaşamadığı sıcak su ağızlarında çeşitli omurgasız hayvanlar yaşamını nasıl devam ettirir?
b. Kemosentez yapan canlıların azalması ya da yok olması derin deniz ekosistemini nasıl etkiler?
Cevap İçin Tıklayınız...
a. Işığın ulaşamadığı sıcak su ağızlarında çeşitli omurgasız hayvanlar yaşamını nasıl devam ettirir?
Güneş ışığının olmadığı bu ortamlarda besin zincirinin temelini (üreticileri) fotosentetik canlılar değil, kemosentetik bakteriler oluşturur. Omurgasız hayvanlar, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları organik besini doğrudan bu bakterileri tüketerek veya onlarla ortak yaşam (simbiyotik ilişki) kurarak elde ederler.
b. Kemosentez yapan canlıların azalması ya da yok olması derin deniz ekosistemini nasıl etkiler?
Kemosentetik canlılar, bu karanlık ekosistemin tek besin ve enerji üreticisidir. Bu üreticilerin azalması veya yok olması durumunda tüm besin ağı çöker. Temel besin kaynağı ortadan kalkacağı için bölgedeki omurgasızlar ve diğer tüm tüketiciler açlıktan ölür; sonuç olarak derin deniz ekosistemi tamamen yok olur.
Bazı bakterilerin ve arkelerin bir çoğu besinlerini kemosentezle üretir. Besinlerini kemosentezle üreten bu canlılara kemoototrof canlılar adı verilir. Kemosentez sırasında farklı inorganik madde çeşitleri oksitlenir. Oksidasyon sonucu elde edilen enerji ile ATP sentezlenerek glikoz, amino asit, organik baz gibi organik bileşikler üretilir.
Kemoototrofların oksidasyonda kullandıkları inorganik maddeleri yazınız.
Cevap İçin Tıklayınız...
🔹 Kemoototroflar: Kemoototrof (kemosentetik) canlılar, ışık kullanmadan; inorganik maddelerin oksidasyonundan enerji elde ederler. Bu enerjiyi kullanarak CO₂’yi indirger ve organik besin sentezlerler.
🔹 Oksidasyonda Kullandıkları İnorganik Maddeler: Kemoototrof bakteriler ve arkeler farklı inorganik maddeleri oksitleyebilirler:
Amonyak (NH₃)
Nitrit (NO₂⁻)
Kükürt (S) veya Hidrojen sülfür (H₂S)
Demir (Fe²⁺ iyonu)
Hidrojen gazı (H₂)
Karbon monoksit (CO) → bazı özel türlerde
✅ Sonuç: Kemoototroflar; amonyak, nitrit, kükürt, hidrojen sülfür, demir, hidrojen ve bazı türlerde karbon monoksit gibi inorganik maddeleri oksitleyerek enerji sağlar ve bu enerji ile organik moleküller üretir.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒