Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 
11.Sınıf Sinir Sisteminin Yapı, Görev ve İşleyişi Konusuna Ait Çalışma Soruları
Soru 11. 7846

Beynin;

I. Talamus

II. Beyincik

III. Omurilik soğanı

IV. Hipotalamus

kısımlarından hangileri ara beyne, hangileri arka beyne aittir?

Cevap: C

1. Sorunun Analizi

Bu soru, insan beyninin ana bölümleri olan ön beyin, orta beyin ve arka beyin ile bu bölümlerin alt yapılarını sınıflandırma bilgisini ölçmektedir. Özellikle, verilen beyin kısımlarından hangilerinin ara beyne (ön beynin bir alt bölümü), hangilerinin ise arka beyne ait olduğunun doğru bir şekilde eşleştirilmesi istenmektedir. Beynin ana bölümleri ve bu bölümlere dahil olan yapılar şu şekildedir:

Ön Beyin: Uç beyin (serebral korteks, bazal gangliyonlar) ve Ara beyin (talamus, hipotalamus, epitalamus).

Orta Beyin: Beyin sapının bir parçasıdır.

Arka Beyin: Beyincik, pons (köprü) ve omurilik soğanı.

Bu bilgiler ışığında, sorudaki yapıları sınıflandıralım:

I. Talamus: Ara beyin

II. Beyincik: Arka beyin

III. Omurilik soğanı: Arka beyin

IV. Hipotalamus: Ara beyin

Buna göre doğru eşleştirme: Ara Beyin → I ve IV; Arka Beyin → II ve III olmalıdır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Bu şıkta ara beyne I (Talamus) ve II (Beyincik) atanmıştır. Ancak Beyincik (II) arka beyne aittir. Arka beyne ise III (Omurilik soğanı) ve IV (Hipotalamus) atanmıştır. Ancak Hipotalamus (IV) ara beyne aittir. Bu nedenle yanlıştır.

B) Bu şıkta ara beyne I (Talamus) ve III (Omurilik soğanı) atanmıştır. Ancak Omurilik soğanı (III) arka beyne aittir. Arka beyne ise II (Beyincik) ve IV (Hipotalamus) atanmıştır. Ancak Hipotalamus (IV) ara beyne aittir. Bu nedenle yanlıştır.

C) Bu şıkta ara beyne I (Talamus) ve IV (Hipotalamus) atanmıştır. Talamus ve Hipotalamus, ara beynin temel yapılarıdır. Arka beyne ise II (Beyincik) ve III (Omurilik soğanı) atanmıştır. Beyincik ve Omurilik soğanı, arka beynin önemli bölümleridir. Bu eşleştirme doğru olduğu için cevap C şıkkıdır.

D) Bu şıkta ara beyne II (Beyincik) ve III (Omurilik soğanı) atanmıştır ki bu yapılar arka beyne aittir. Arka beyne ise I (Talamus) ve IV (Hipotalamus) atanmıştır ki bu yapılar ara beyne aittir. Dolayısıyla tüm eşleştirmeler yanlıştır ve tamamen ters verilmiştir.

E) Bu şıkta ara beyne III (Omurilik soğanı) ve IV (Hipotalamus) atanmıştır. Ancak Omurilik soğanı (III) arka beyne aittir. Arka beyne ise I (Talamus) ve II (Beyincik) atanmıştır. Ancak Talamus (I) ara beyne aittir. Bu nedenle yanlıştır.

Soru 12. 6856

Merkezi sinir sistemini oluşturan kısımlar ve değerlendirdikleri olaylar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: E

1. Sorunun Analizi

Bu soru, merkezi sinir sistemini (MSS) oluşturan ana kısımların (uç beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı, pons) temel görevleri hakkındaki bilgiyi ölçmektedir. Verilen seçeneklerden hangisinin ilgili yapı ve görevi yanlış eşleştirdiğini bulmamız gerekmektedir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Uç beyin → İstemli kas faaliyetleri: Uç beyin (serebrum), istemli hareketlerin başlatıldığı ve kontrol edildiği motor korteks bölgelerini içerir. Aynı zamanda bilinç, düşünme, öğrenme, hafıza ve duyuların yorumlanması gibi yüksek bilişsel fonksiyonlardan da sorumludur. Bu ifade doğrudur.

B) Beyincik → Denge: Beyincik (serebellum), vücudun duruşunu, dengesini ve istemli hareketlerin koordinasyonunu sağlar. İç kulaktan (denge organı) ve kaslardan gelen bilgileri işleyerek hareketlerin akıcı ve dengeli olmasını temin eder. Bu ifade doğrudur.

C) Omurilik → Refleks: Omurilik, beyin ile vücut arasındaki sinirsel iletimi sağlayan ana yoldur. Ayrıca, diz refleksi, çekilme refleksi gibi birçok basit refleks yayının merkezi olarak görev yapar ve bu refleksleri beyinden bağımsız olarak gerçekleştirebilir. Bu ifade doğrudur.

D) Omurilik soğanı → İstemsiz çalışan iç organları: Omurilik soğanı (medulla oblongata), beyin sapının önemli bir parçasıdır ve solunum, kalp atışı, kan basıncı, yutkunma, kusma gibi hayati öneme sahip istemsiz (otonom) vücut fonksiyonlarını kontrol eden merkezleri barındırır. Dolayısıyla istemsiz çalışan iç organların faaliyetlerini düzenler. Bu ifade doğrudur.

E) Pons → Beynin iki yarım küresi arasında impuls iletimi: Pons, beyin sapının bir parçasıdır ve esas olarak beyincik ile diğer beyin bölgeleri (serebrum) arasında sinirsel iletimi sağlar. Ayrıca solunumun düzenlenmesinde de rol oynar. Ancak, beynin iki yarım küresi (sağ ve sol serebral hemisferler) arasında yoğun ve doğrudan impuls iletimini sağlayan temel yapı **korpus kallozum**dur. Pons, yarım küreler arası doğrudan iletişimin birincil merkezi değildir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır.

3. Sonuç

Verilen şıklardaki bilgiler incelendiğinde, E seçeneğinde ponsun görevi yanlış belirtilmiştir. Beynin iki yarım küresi arasındaki impuls iletiminden sorumlu ana yapı korpus kallozumdur.

Soru 13. 6968

İnsanda duyu nöronlar;

I. Efektör organ

II. Reseptör

III. Motor nöron

IV. Ara nöron

Yapılarından hangileri ile sinaps yapabilir?

Cevap: E

1. Sorunun Analizi

Soruda insanda duyu nöronlarının hangi anatomik yapılarla sinaps yapabileceği sorulmaktadır. Duyu nöronları (afferent nöronlar), çevresel uyarıları reseptörlerden alarak merkezi sinir sistemine (MSS) taşıyan sinir hücreleridir. Sinaps, bir nöronun diğer bir nöronla veya bir nöronun bir efektör/reseptör hücre ile bilgi aktarımını sağladığı özelleşmiş bağlantı noktasıdır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Efektör organ: Efektör organlar (kaslar ve bezler), motor nöronlardan gelen sinyalleri alarak belirli bir tepkiyi gerçekleştiren yapılardır. Duyu nöronları uyarıyı merkeze taşır ve efektör organlarla doğrudan sinaps yapmazlar. Efektör organlar, motor nöronların (efferent nöronlar) hedefidir.

II. Reseptör: Reseptörler, dış veya iç ortamdaki uyarıları algılayan özelleşmiş hücreler veya sinir ucu yapılarıdır. Bazı reseptörler (örneğin, fotoreseptörler, işitme hücreleri, tat alma hücreleri) ayrı hücreler olup, uyarıyı algıladıktan sonra nörotransmitter salgılayarak duyu nöronlarıyla sinaps yaparlar ve sinyali duyu nöronuna aktarırlar. Bu durumda duyu nöronları reseptör hücreleriyle sinaps yapabilir.

III. Motor nöron: Duyu nöronları, merkezi sinir sistemine ulaştıktan sonra doğrudan motor nöronlarla sinaps yapabilirler. En bilinen örneği, diz kapağı refleksi (gerilme refleksi) gibi monosnaptik refleks yaylarıdır. Bu tip reflekslerde, duyu nöronu doğrudan ilgili motor nöronla sinaps yaparak hızlı bir kas tepkisi oluşturur.

IV. Ara nöron: Ara nöronlar (internöronlar), merkezi sinir sisteminde yer alan ve duyu nöronları ile motor nöronlar arasındaki bağlantıyı kuran veya diğer nöronlarla iletişim kuran nöronlardır. Duyu nöronları, merkezi sinir sistemine girdiklerinde genellikle ara nöronlarla sinaps yaparlar. Bu, bilginin işlenmesi, yorumlanması ve daha karmaşık refleksler veya istemli hareketler için gerekli olan en yaygın yoldur (polisinaptik refleksler).

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, duyu nöronları reseptörlerle (eğer ayrı bir hücre ise), motor nöronlarla (özellikle monosnaptik reflekslerde) ve ara nöronlarla sinaps yapabilirler. Efektör organlarla doğrudan sinaps yapmazlar. Bu nedenle doğru seçenek II, III ve IV'ü içeren E şıkkıdır.

Soru 14. 6515

Bir memeli hayvanın hipotalamusunun işlevlerini araştırmak amacıyla aşağıdaki deneyler yapılmış ve belirtilen sonuçlar alınmıştır.

1. Deney: Hipotalamusun bir bölgesi tuz derişimi yüksek bir çözeltiyle uyarıldığında, deney hayvanının susuz olmadığı halde çok miktarda su içtiği, idrar miktarının ise azaldığı saptanmıştır.

2. Deney: Hipotalamusun başka bir bölgesine elektrik uyarısı verildiğinde, deney hayvanının tok olduğu halde yalamaya devam ettiği saptanmıştır.

Bu iki deneyin bulguları, bu memeli hayvanda hipotalamusun aşağıdakilerden hangisini denetlediğini göstermez?

Cevap: A

1. Sorunun Analizi

Soruda, memeli bir hayvanın hipotalamusunun işlevlerini anlamak amacıyla yapılan iki farklı deneyin sonuçları verilmiş ve bu deneylerin bulgularının hipotalamusun hangi işlevini göstermediği sorulmuştur. Bu tip sorularda, verilen deneylerin hangi şıkları desteklediğini belirleyip, kalan şıkkın doğru cevap olduğunu bulmak en doğru yaklaşımdır.

2. Deneylerin Değerlendirilmesi

1. Deneyin Bulguları ve Yorumu:

Uyarım: Hipotalamusun bir bölgesi tuz derişimi yüksek bir çözeltiyle uyarılıyor. Bu durum, vücuttaki ozmotik basıncın (tuz konsantrasyonunun) yükseldiğini taklit eder.

Sonuçlar: Deney hayvanının susuz olmadığı halde çok miktarda su içtiği ve idrar miktarının azaldığı saptanıyor.

Yorum: Hayvanın su içmesi, hipotalamusun susuzluk hissini ve dolayısıyla vücuda alınacak su miktarını denetlediğini gösterir. İdrar miktarının azalması, hipotalamusun antidiüretik hormon (ADH) salgısını kontrol ederek böbreklerin suyu geri emilimini ve idrar üretimini denetlediğini gösterir. Bu sonuçlar genel olarak hipotalamusun vücut sıvılarının ozmotik basıncını düzenlediğini ve su dengesini sağladığını kanıtlar.

2. Deneyin Bulguları ve Yorumu:

Uyarım: Hipotalamusun başka bir bölgesine elektrik uyarısı veriliyor.

Sonuç: Deney hayvanının tok olduğu halde yalamaya devam ettiği saptanıyor. (Yalama, beslenme davranışının bir parçasıdır.)

Yorum: Hayvanın tok olmasına rağmen beslenme davranışına devam etmesi, hipotalamusun açlık ve tokluk hislerini (iştah kontrolünü) denetlediğini gösterir.

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Vücut sıcaklığını: Verilen iki deney de vücut sıcaklığının ayarlanması veya termoregülasyon ile ilgili herhangi bir bulgu sunmamaktadır. Hipotalamus vücut sıcaklığını düzenlese de, bu deneyler bu işlevi göstermez.

B) Kanın ozmotik basıncını: 1. deneyde tuz derişimi yüksek çözeltiyle uyarım ve buna bağlı su alımı ile idrar miktarındaki değişimler, doğrudan kanın ozmotik basıncının düzenlenmesiyle ilgilidir. Dolayısıyla deneyler bunu denetlediğini gösterir.

C) İdrar üretimini: 1. deneyde idrar miktarının azaldığı açıkça belirtilmiştir. Bu, hipotalamusun idrar üretimini denetlediğini gösterir.

D) Vücuda alınacak su miktarını: 1. deneyde hayvanın susuz olmadığı halde çok su içmesi, hipotalamusun susuzluk hissini ve dolayısıyla vücuda alınacak su miktarını denetlediğini gösterir.

E) Açlık - tokluk hissini: 2. deneyde hayvanın tok olduğu halde yalamaya devam etmesi, hipotalamusun açlık-tokluk merkezlerini denetlediğini açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak, verilen deneyler hipotalamusun vücut sıcaklığını denetlediğine dair bir bulgu sunmamaktadır. Diğer tüm şıklardaki işlevler deney bulgularıyla doğrudan ilişkilidir.

Soru 15. 6726

İnsan sinir sistemindeki impuls oluşumu ve iletimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D

1. Sorunun Analizi

Soru, insan sinir sistemindeki impuls oluşumu ve iletimiyle ilgili yanlış ifadeyi bulmamızı istemektedir. Her bir şıkkı, sinir fizyolojisi prensipleri açısından değerlendirerek doğru veya yanlış olduğunu belirlememiz gerekmektedir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Sinir hücrelerindeki impuls oluşumu, sodyum ve potasyum iyonlarının hücre zarında yarattığı kimyasal ve elektriksel değişimdir.: Bu ifade doğrudur. İmpuls (aksiyon potansiyeli) oluşumu sırasında, sodyum (Na+) iyonlarının hücre içine hızla akışı (depolarizasyon) ve potasyum (K+) iyonlarının hücre dışına akışı (repolarizasyon) meydana gelir. Bu iyon hareketleri hem konsantrasyon gradyanlarında kimyasal değişimlere hem de hücre zarının elektriksel potansiyelinde değişimlere neden olur.

B) Bir uyaranın, sinir hücrelerinde impuls oluşturabilmesi için en azından eşik değere ulaşması gerekir.: Bu ifade doğrudur. Bir nöronun aksiyon potansiyeli oluşturabilmesi için, uyarının zar potansiyelini belirli bir seviyeye, yani eşik değere kadar yükseltmesi gerekir. Eşik değerin altındaki uyarılar (eşik altı uyarılar) impuls oluşturamaz. Bu durum, nöronun 'ya hep ya hiç' prensibiyle çalışmasının temelidir.

C) Eşik değer veya üzerindeki uyarılara nöronlar aynı şiddette cevap verir.: Bu ifade de doğrudur. Tek bir nöron için 'ya hep ya hiç' prensibi geçerlidir. Eşik değere ulaşıldığında veya eşik değerin üzerinde bir uyarı verildiğinde, oluşan aksiyon potansiyelinin şiddeti (genliği) her zaman aynıdır. Uyarının şiddetindeki artış, impulsun şiddetini değil, oluşan impulsun sıklığını veya uyarılabilen nöron sayısını etkiler.

D) Akson üzerindeki Ranvier boğum sayısı ve akson çapı impuls iletim hızını etkilemez.: Bu ifade yanlıştır. Akson çapı ve Ranvier boğumları, impuls iletim hızını doğrudan etkileyen önemli faktörlerdir:Bu nedenlerle, bu ifade yanlıştır.

Akson Çapı: Akson çapı arttıkça, aksoplazmanın iç direnci azalır ve iyonların akışı kolaylaşır. Bu durum, impulsun daha hızlı iletilmesini sağlar.

Ranvier Boğumları ve Miyelin Kılıfı: Miyelin kılıfı, aksonu elektriksel olarak izole eder ve impulsun sadece miyelin kılıfının kesintiye uğradığı Ranvier boğumlarında atlayarak ilerlemesini (saltatorik iletim) sağlar. Bu atlamalı iletim, miyelinli nöronlarda impuls iletim hızını miyelinli olmayanlara göre kat kat artırır. Dolayısıyla, miyelin kılıfının varlığı, Ranvier boğumlarının sayısı ve aralarındaki mesafe (ki bu da dolaylı olarak Ranvier boğum sayısı ile ilişkilidir) iletim hızını doğrudan etkiler. Daha uzun internodal mesafeler (yani daha az Ranvier boğumu) genellikle daha hızlı iletim anlamına gelir.

E) Dinlenme halindeki bir nöronun içindeki ve dışındaki iyon derişimi farklıdır.: Bu ifade doğrudur. Dinlenme halindeki bir nöronda (polarize durum), hücre içi potansiyel hücre dışına göre daha negatiftir (-70mV civarı). Bu durum, sodyum-potasyum pompası gibi aktif taşıma mekanizmalarıyla sodyum (Na+) iyonlarının yoğunlukla hücre dışında, potasyum (K+) iyonlarının ise yoğunlukla hücre içinde tutulmasıyla sağlanır. Bu iyon derişimi farklılığı ve zarın farklı iyonlara karşı seçici geçirgenliği, dinlenme zar potansiyelinin temelini oluşturur.

Soru 16. 7007

İnsanda merkezi sinir sistemi kısımları ve görevleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevap: B

1. Sorunun Analizi

Bu soru, insanda merkezi sinir sistemini oluşturan başlıca organların (uç beyin, beyincik, omurilik soğanı, hipotalamus, omurilik) temel görevlerini ve fonksiyonlarını doğru bir şekilde eşleştirmeyi gerektirmektedir. Yanlış olan eşleştirmeyi bulmak için her bir şıkkın dikkatlice incelenmesi önemlidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Uç beyin → Öğrenme, hafıza merkezi: Bu ifade doğrudur. Uç beyin (serebral korteks), beynin en büyük ve en gelişmiş kısmıdır. İstemli hareketlerin kontrolü, duyu organlarından gelen bilgilerin algılanması, düşünme, muhakeme etme, konuşma, öğrenme, hafıza ve bilinç gibi yüksek zihinsel fonksiyonlardan sorumludur. Dolayısıyla, öğrenme ve hafıza merkezi olarak görev yapması doğru bir eşleştirmedir.

B) Beyincik → Acıkma, susama olaylarının düzenlenmesi: Bu ifade yanlıştır. Beyincik (cerebellum), vücut duruşunun korunması, denge, hareketlerin koordinasyonu (kas hareketlerinin uyumu) ve kas tonusunun düzenlenmesi gibi görevlere sahiptir. Örneğin, yürüme, koşma, bisiklete binme gibi koordineli hareketlerde beyincik devreye girer. Acıkma, susama, vücut sıcaklığının ayarlanması, kan basıncı, uyku-uyanıklık döngüsü gibi homeostatik olayların düzenlenmesinden sorumlu olan esas yapı **hipotalamus**tur. Bu nedenle, beyincikle yapılan eşleştirme hatalıdır.

C) Omurilik soğanı → Solunum, boşaltım olaylarının kontrol merkezi: Bu ifade doğrudur. Omurilik soğanı (medulla oblongata), beyin sapının bir parçası olup, kalbin çalışması, solunum, kan damarlarının çapının ayarlanması (kan basıncı), yutma, hapşırma, öksürme, kusma ve sindirim gibi hayati önem taşıyan istemsiz (otonom) olayların merkezidir. Boşaltım ile ilgili bazı reflekslerin (örneğin idrar çıkarma refleksi) kontrolünde de dolaylı veya doğrudan rol oynar. Bu nedenle verilen eşleştirme doğrudur.

D) Hipotalamus → Karbonhidrat yağ metabolizmasının düzenlenme merkezi: Bu ifade doğrudur. Hipotalamus, beynin derinliklerinde yer alan küçük ama çok önemli bir yapıdır. Endokrin sistemin ana kumanda merkezlerinden biridir ve hipofiz bezinin çalışmasını kontrol ederek birçok hormonun salgılanmasını etkiler. Vücut ısısı, açlık-tokluk, susuzluk gibi temel fizyolojik düzenlemelerin yanı sıra, metabolizmanın (karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması dahil) düzenlenmesinde de doğrudan veya hormonlar aracılığıyla önemli rol oynar.

E) Omurilik → Refleks merkezi: Bu ifade doğrudur. Omurilik, beyin ile vücut arasındaki sinirsel iletim yolunu oluşturmasının yanı sıra, birçok istemsiz ve hızlı refleks hareketinin (örneğin, elini sıcak bir yerden çekme, diz kapağı refleksi) merkezidir. Bu refleksler beyinden bağımsız olarak omurilik tarafından kontrol edilebilir, bu da hızlı tepki verilmesini sağlar.

Soru 17. 6406

Sinir hücresinde impuls iletimi sırasında meydana gelen değişimler ile ilgili;

Image

Numaralandırılan grafiklerden hangileri çizilebilir?

Cevap: E

1. Sorunun Analizi

Sinir hücresinde impuls iletimi sırasında meydana gelen değişimleri ifade eden grafiklerin hangilerinin çizilebileceği sorulmaktadır. İmpuls iletimi, bir dizi elektriksel, kimyasal ve metabolik olayı içerir. Soru metninde grafiklerin görselleri bulunmamaktadır; ancak bu tür sorularda genellikle karşılaşılan standart grafik türleri şunlardır:

Grafik I: Hücre membranının elektriksel potansiyelindeki (mV) değişimleri gösterir. (Aksiyon potansiyeli grafiği)

Grafik II: Hücrenin metabolik aktivitesindeki (örneğin, ATP tüketimi, oksijen tüketimi, ısı üretimi) değişimleri gösterir.

Grafik III: Hücre içi veya hücre dışı iyon derişimlerindeki (örneğin, Na+ veya K+) değişimleri gösterir.

Bu varsayımlar altında şıkları değerlendirelim.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Yalnız I: Bu seçenek, sadece membran potansiyeli değişiminin çizilebileceğini iddia eder. Oysa impuls iletimi sadece elektriksel bir olay değil, aynı zamanda iyon hareketlerini ve enerji tüketimini gerektiren karmaşık bir biyokimyasal süreçtir. Bu nedenle eksik bir değerlendirmedir.

B) Yalnız II: Bu seçenek, sadece ATP tüketimi veya metabolik aktivite değişiminin çizilebileceğini iddia eder. İmpuls iletiminin temelini oluşturan membran potansiyeli değişimi göz ardı edilmiştir. Bu yüzden hatalıdır.

C) I ve II: Bu seçenek, membran potansiyeli ve metabolik aktivite değişimlerinin çizilebileceğini belirtir. Bu iki grafik kesinlikle çizilebilir olsa da, impuls iletimi sırasında meydana gelen iyon derişimlerindeki değişimler de grafiklenebilir ve sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla eksiktir.

D) II ve III: Bu seçenek, metabolik aktivite ve iyon derişimi değişimlerinin çizilebileceğini iddia eder. Ancak impuls iletiminin en temel ve karakteristik göstergesi olan membran potansiyeli değişimini dışlaması nedeniyle hatalıdır.

E) I, II ve III: Bu seçenek, yukarıda varsayılan her üç grafik türünün de sinir hücresinde impuls iletimi sırasında meydana gelen değişimleri doğru bir şekilde yansıttığını ve çizilebileceğini ifade eder. Bu doğru bir değerlendirmedir:

Bu nedenle, impuls iletimi sırasında hem elektriksel değişimler (membran potansiyeli) hem de buna bağlı olarak meydana gelen kimyasal ve metabolik değişimler (iyon hareketleri ve ATP tüketimi) gözlemlenir ve grafiklendirilebilir. Bu da E şıkkının doğru olduğunu göstermektedir.

Grafik I (Membran Potansiyeli Değişimi): Sinir hücresinde impuls iletimi, dinlenme potansiyelinden başlayıp, depolarizasyon (Na+ girişi), repolarizasyon (K+ çıkışı) ve bazen hiperpolarizasyon evrelerini içeren karakteristik bir aksiyon potansiyeli grafiği ile gösterilir. Bu, impulsun elektriksel temelini yansıtan en önemli grafiklerden biridir ve kesinlikle çizilebilir.

Grafik II (ATP Tüketimi / Metabolik Aktivite): İmpuls iletimi sırasında iyon kanallarından pasif olarak geçen Na+ ve K+ iyonlarının dinlenme potansiyelindeki derişim gradientlerini eski haline getirmek için çalışan Na+/K+ pompası, aktif taşıma ile ATP harcar. Bu nedenle, impuls iletimi sırasında ve sonrasında hücresel solunum hızlanır, ATP tüketimi, oksijen tüketimi ve ısı üretimi gibi metabolik aktiviteler artış gösterir. Bu değişimler grafiklerle rahatlıkla gösterilebilir.

Grafik III (İyon Derişimlerindeki Değişimler): Aksiyon potansiyeli sırasında, özellikle depolarizasyon evresinde Na+ iyonları hücre içine akarken, repolarizasyon evresinde K+ iyonları hücre dışına akar. Bu iyon akışları, kısa süreliğine hücre içi ve hücre dışı Na+ ve K+ derişimlerinde gözle görülür (ancak net olarak küçük) değişikliklere neden olur. Daha sonra Na+/K+ pompası bu derişimleri dinlenme durumundaki seviyelere geri getirir. Bu anlık iyon derişimi değişimleri de zamanla ilişkili olarak grafiklenebilir.

Soru 18. 6316

Aksonda impuls iletimi ile ilgili;

I. Polarizasyon durumunda hücre dışında NA+ iyonları, hücre içinde K+ iyonları fazladır.

II. Depolarizasyon durumunda Na+ kapıları açılır.

III. Repolarizasyon durumunda hücre içi negatif, hücre dışı pozitif yüklü duruma gelir.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

Cevap: E

1. Sorunun Analizi

Bu soru, bir nöronda (aksonda) sinir impulsunun iletimi sırasında meydana gelen elektrokimyasal değişimleri, yani polarizasyon (dinlenme), depolarizasyon ve repolarizasyon evrelerini anlamamızı gerektirmektedir. Her bir evrede iyonların (Na+, K+) hücre içi ve dışı dağılımları ile zar üzerindeki iyon kanallarının durumu temel konulardır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Polarizasyon durumunda hücre dışında Na+ iyonları, hücre içinde K+ iyonları fazladır. Bu ifade doğrudur. Polarizasyon, nöronun dinlenme potansiyeli durumudur. Bu evrede, hücre zarı dışarıda pozitif, içeride negatif yüklüdür. Bu durumun ana nedenlerinden biri sodyum-potasyum pompasının aktif çalışmasıdır: Her 3 Na+ iyonunu hücre dışına atarken, 2 K+ iyonunu hücre içine alır. Ayrıca hücre zarı K+ iyonlarına Na+ iyonlarına göre çok daha geçirgendir, bu da K+ iyonlarının sızma kanallarından dışarı çıkmasına neden olur. Sonuç olarak, hücre dışında yüksek Na+ ve Cl- konsantrasyonu, hücre içinde ise yüksek K+ ve negatif yüklü proteinler bulunur.

II. Depolarizasyon durumunda Na+ kapıları açılır. Bu ifade doğrudur. Bir uyarı eşik değerine ulaştığında, aksiyon potansiyeli başlar. Depolarizasyon evresi, voltaj bağımlı Na+ kanallarının hızla açılmasıyla karakterize edilir. Hücre dışındaki yüksek Na+ konsantrasyonu ve elektrokimyasal gradyan nedeniyle, Na+ iyonları pasif olarak hızla hücre içine akmaya başlar. Bu durum, hücre içi potansiyelin hızla pozitif yöne kaymasına (depolarizasyon) neden olur.

III. Repolarizasyon durumunda hücre içi negatif, hücre dışı pozitif yüklü duruma gelir. Bu ifade doğrudur. Depolarizasyonu takiben repolarizasyon evresi başlar. Bu evrede, Na+ kanalları kapanır ve voltaj bağımlı K+ kanalları açılır. Hücre içindeki K+ iyonları, konsantrasyon farkı ve hücre içindeki pozitif yük nedeniyle hızla hücre dışına çıkar. K+ iyonlarının dışarı akışı, hücre içi potansiyelin tekrar negatif yöne dönmesine ve hücre zarının dinlenme potansiyeline yakın bir duruma gelmesine neden olur. Bu da hücre içinin tekrar negatif, hücre dışının ise pozitif yüklü hale gelmesi anlamına gelir.

Soru 19. 6628

Parmağına iğne batan bir bireyin parmağını çekmesi sürecinde;

I. Ara

II. Motor

III Duyu

Nöron çeşitlerinin görev alma sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevap: D

1. Sorunun Analizi

Bu soru, bir refleks yayı içinde nöron çeşitlerinin görev alma sırasını belirlemeyi amaçlamaktadır. Parmağa iğne batması ve parmağın çekilmesi, omurilik düzeyinde gerçekleşen, hızlı ve istemsiz bir tepki olan klasik bir refleks eylemidir.

2. Refleks Yayının Temel Bileşenleri ve Akışı

Bir refleks yayında sinirsel iletim, uyarıdan tepkiye kadar belirli bir sıralamayla gerçekleşir. Bu yolak, sinir sisteminin temel işleyiş mekanizmalarından biridir:

Duyu Reseptörü: Vücudun dışından veya içinden gelen uyarıyı (örn. sıcaklık, ağrı, basınç) algılar.

Duyu Nöronu (Afferent Nöron / Getirici Nöron): Reseptörden aldığı sinirsel uyarıyı merkezi sinir sistemine (bu durumda omuriliğe) taşır.

Ara Nöron (İnternöron / Bağlantı Nöronu): Merkezi sinir sistemi içinde bulunur. Duyu nöronundan gelen bilgiyi işler ve genellikle motor nörona aktarır. Reflekslerin çoğunda bulunur ve sinyalin hızlıca yönlendirilmesinde anahtar rol oynar.

Motor Nöron (Efferent Nöron / Götürücü Nöron): Merkezi sinir sisteminden aldığı tepki emrini efektör organa (kas veya bez) taşır.

Efektör Organ: Motor nöronun getirdiği emri yerine getirerek tepkiyi oluşturur (örn. kasın kasılması, bezin salgı yapması).

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) I - II - III: (Ara - Motor - Duyu): Yanlış. Bir refleksin başlangıcı her zaman bir duyu nöronu ile uyarıyı almaktır. Ara veya motor nöronlar başlangıçta görev almaz.

B) II - I - III: (Motor - Ara - Duyu): Yanlış. Motor nöron, tepkiyi oluşturan son nörondur, başlangıçta yer almaz. Duyu nöronu ise her zaman ilk basamaklardan biridir.

C) II - III - I: (Motor - Duyu - Ara): Yanlış. Bu sıralama, refleks yayının anatomik ve fizyolojik akışına tamamen terstir. Motor nöron en başta olamaz.

D) III - I - II: (Duyu - Ara - Motor): Doğru. Parmağa iğne batmasıyla oluşan uyarıyı ilk olarak Duyu Nöronu (III) algılar ve omuriliğe taşır. Omurilikte bu bilgi, Ara Nöron (I) tarafından işlenir ve uygun tepki için motor nörona aktarılır. Son olarak, Motor Nöron (II) bu emri parmaktaki kaslara ileterek kasların kasılmasını ve parmağın çekilmesini sağlar. Bu sıralama, refleks yayının standart ve doğru işleyişini yansıtır.

E) III - II - I: (Duyu - Motor - Ara): Yanlış. Duyu nöronundan sonra, özellikle bu tür karmaşık reflekslerde, bilgi genellikle önce bir ara nöron tarafından işlenir ve sonra motor nörona iletilir. Ara nöronun motor nörondan sonra gelmesi doğru değildir.

Soru 20. 6423

I. Retina

II. Yarım daire kanalları

III. Korti organı

IV. Koroid tabakası

V. Tulumcuk ve kesecik

Yukarıda verilen yapılardan hangisinde reseptör bulunmaz?

Cevap: D

1. Sorunun Analizi

Bu soru, insan göz ve kulak gibi duyu organlarında bulunan çeşitli yapılar arasındaki farkları ve özellikle hangi yapıların duyu reseptörlerini barındırdığını anlamamızı gerektirmektedir. Amaç, verilen seçenekler arasından reseptör içermeyen yapıyı bulmaktır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) I (Retina): Retina, gözün en iç tabakası olup ışığa duyarlı hücreler olan fotoreseptörleri (çubuk ve koni hücreleri) barındırır. Bu hücreler ışık enerjisini elektrik sinyallerine çevirerek görme olayının başlangıcını oluşturur. Dolayısıyla reseptör içerir.

B) II (Yarım daire kanalları): İç kulakta yer alan yarım daire kanalları, dönme hareketleriyle ilgili dengeyi algılar (dinamik denge). Kanalların genişlemiş kısımları olan ampullalarda tüy hücreleri (mekanoreseptörler) içeren kristalar bulunur. Bu tüy hücreleri, endolenf sıvısının hareketini algılayarak beyne denge bilgisi gönderir. Dolayısıyla reseptör içerir.

C) III (Korti organı): İç kulakta, koklea (salyangoz) içerisinde bulunan Korti organı, işitmeden sorumlu temel yapıdır. Ses dalgalarının neden olduğu titreşimleri algılayan ve sinir sinyallerine dönüştüren özelleşmiş tüy hücreleri (mekanoreseptörler) içerir. Dolayısıyla reseptör içerir.

D) IV (Koroid tabakası): Koroid, gözün retina ile sklera arasında yer alan damar tabakasıdır. Görevi, retinaya besin ve oksijen sağlamak ve gözün içine giren fazla ışığı absorbe ederek iç yansımaları önlemektir. Kendisi doğrudan bir duyu reseptörü içermez. Bu nedenle, reseptör bulunmayan yapıdır.

E) V (Tulumcuk ve kesecik): İç kulakta yer alan tulumcuk (utrikulus) ve kesecik (sakkulus), yerçekimi ve doğrusal hızlanma gibi statik denge durumlarını algılar. İçlerinde otolit taşları ve tüy hücreleri (mekanoreseptörler) içeren makulalar bulunur. Bu yapılar başın konumu ve doğrusal hareketler hakkında bilgi sağlar. Dolayısıyla reseptör içerir.

BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒