Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 

Konu Detayı Sayfası

Üriner Sisteminin Yapı, Görev ve İşleyişi

11.Sınıf

İnsan Fizyolojisi

Üriner Sistem

22039

Üriner Sistem
  • Canlıların kararlı ve dengeli iç ortamlarını koruyabilmesinin sistemler arası iş birliği ile sağlandığını biliyorsunuz.
  • İç dengenin sağlanmasında önemli rol oynayan sistemlerden biri de üriner sistemdir. 
  • Canlıların vücutlarındaki fazla suyun, mineral tuzların ve metabolizma reaksiyonları sonucu oluşan atık maddelerin organizmadan uzaklaştırılmasına boşaltım, boşaltımı gerçekleştiren yapılara da üriner sistem denir.

  • Canlılardaki azotlu atık ürünler amonyak, üre ve ürik asittir.
  • Amonyak çok zehirli ve suda çözünürlüğü fazla olduğundan vücut dışına atılırken fazla su kaybedilir.
  • Suda yaşayan canlılar amonyağı bol su ile seyrelterek vücut dışına atar.
  • Memelilerde amonyak üreye dönüştürülür.
  • Ürenin amonyağa göre çözünürlüğü ve zehirlilik oranı daha düşüktür.
  • Bu nedenle daha az su kaybı ile vücut dışına atılır.
  • Kara hayatına uyum sağlamış canlılar olan sürüngen, kuş ve böceklerin ise azotlu atık ürünü ürik asittir.
  • Ürik asit suda çok az çözündüğünden vücut dışına atılırken su kaybı en aza indirilmiş olur.

Üriner Sisteminin Yapı, Görev ve İşleyişi

İnsanda üriner sistem;

  • Böbrekler,
  • İdrar kanalları (üreter),
  • İdrar torbası (mesane) ve
  • İdrar boşaltım kanalından (üretra) oluşur.

Böbrekler
  • İnsanlarda yaklaşık olarak 10-12 cm uzunluğunda, ortalama 160 g ağırlığında ve fasulye tanesi şeklinde iki böbrek vardır. 
  • Dış kısmı bağ dokudan oluşan ince bir zarla çevrili olan böbrekler, karın boşluğunun arka tarafında, bel hizasında ve omurganın iki yanında yerleşmiştir.
  • Böbreğin boyuna kesitinde üç kısım ayırt edilir.
  • Dışta koyu kırmızı renkte kabuk (korteks) bölgesi, içte yumuşak ve açık renkli öz (medulla) bölgesi bulunur.
  • Böbreğin orta kısmında ise idrar kanalının çıktığı geniş bir çukur alan vardır.
  • Bu bölge havuzcuk olarak adlandırılır. 
  • Havuzcuk idrar toplama kanallarının sonlandığı kısımdır.

Nefron
  • Böbreklerin yapı ve görev birimine nefron denir.
  • Her böbrekte yaklaşık bir milyon nefron bulunur.
  • Nefronlar, ince uzun boşaltım kanalı ve kılcal kan damarı yumağı olan glomerulustan oluşur.
  • Bowman kapsülünün devamı olan boşaltım kanalı kabuk bölgesinde kıvrımlar yaparak proksimal tüpü, öz bölgesine inerek “U” şeklindeki henle kulpunu, tekrar kabuk bölgesine çıkararak daha az kıvrımlı yapı olan distal tüpünü meydana getirir.

  • Distal tüp, idrar toplama kanalına bağlanır.
  • İdrar toplama kanalları öz bölgesinde malpigi piramitlerini oluşturur.
  • Bu kanallar böbreğin ortasındaki havuzcuk denilen bölgeye bağlanır.
  • Havuzcuk ise böbrekten çıkan idrar kanalına açılır.
Malpigi Cisimciği
  • Glomerulus ve Bowman kapsülünün birlikte oluşturduğu yapıya Malpigi Cisimciği denir.
  • Bu yapılar böbreğin kabuk bölgesinde yer alır.

  • Her böbreğe aorttan ayrılan bir böbrek atardamarı girer.
  • Böbrek atardamarı pek çok kola ayrılarak nefronlara kan getiren getirici atardamarları oluşturur.
  • Getirici atardamar, Bowman kapsülü içindeki glomerulus yumağını oluşturan kılcallara ayrılır.Glomerulustan ayrılan kılcallar birleşerek götürücü atardamarı oluşturur.
  • Götürücü atardamar, böbrek kılcallarını oluşturarak nefron kanalcıklarını sarar.

  • Kanalcık etrafındaki kılcal damarlar, küçük toplardamarlar ile böbrek toplardamarına açılır.
  • Böbrek toplardamarı ise böbrekten çıkarak kanı kalbe götüren alt ana toplardamara bağlanır.
  • Glomerulus kılcalları tek katlı epitel dokudan oluşur.
  • Bu kılcallar, iki atardamar arasında bulunduğundan yüksek ve sabit kan basıncına sahiptir.
  • Glomerulus kılcallarının Bowman kapsülünün iç yüzeyini oluşturan epitel doku ile çevrelenmiş olması hem yüksek kan basıncına dayanıklılığı sağlar hem de glomerulus kılcallarından kan hücrelerinin, büyük kan proteinlerinin ve yağ moleküllerinin Bowman kapsülüne geçişini engeller.
İdrar Kanalları

İdrar kanallarının her birinin uzunluğu 25 cm’dir. İdrar kanalları böbreklerin havuzcuk bölgesinden çıkar ve idrar torbasına bağlanır. İdrar kanalının idrar torbasına bağlandığı yerde tek yöne açılan ve idrarın tekrar idrar kanalına geçmesini önleyen kapakçıklar vardır.

İdrar Torbası

Kaslı bir yapı olan idrar torbası kasık bölgesinde yer alır. Esnek bir yapıya sahip olduğundan 1-1,5 Iitre idrar alabilir. Genelde 250-300 cm3’ü dolunca idrar torbasının kasları uyarılır ve boşaltım isteği doğar.

İdrar Boşaltım Kanalı

İdrarın idrar torbasından dışarı atıldığı açıklıktır. İdrar torbası kasılır. Üretranın etrafındaki sfinkter kaslar gevşer ve idrarın üretradan dışarı atılması sağlanır.

Nefronlarda İdrarın Oluşumu

Nefronlarda idrar oluşumu;

  • Süzülme,
  • Geri emilme ve
  • Salgılama olmak üzere üç aşamada gerçekleşir.
İnsan Fizyolojisi: Boşaltım Sistemi ve İdrar Oluşumu
Video Özeti:
  • Böbreklerin Yapısı: Böbrekler, kanı süzerek metabolik atıkların vücuttan atılmasını sağlayan hayati organlardır.
  • Nefron: Böbreğin en küçük yapısal ve işlevsel birimidir.
  • İdrar Oluşum Aşamaları: İdrar oluşumu; süzülme, geri emilim ve salgılama olmak üzere üç temel aşamada gerçekleşir.
  • Geri Emilim: Süzüntü içindeki su, glikoz ve amino asit gibi yararlı maddelerin nefron kanallarından kana geri alınmasıdır.
* Bu video, 11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı sayfa 164'teki QR kod aracılığıyla ulaşılan EBA içeriğinden alınmıştır.

Süzülme
  • Aorttan ayrılan böbrek atardamarındaki kan, yüksek basınçla glomerulus kılcallarına akar.
  • Bu basınç, kılcal damar yumağından Bowman kapsülüne difüzyonla madde geçişini sağlar.
  • Bowman kapsülünün iç yüzeyi tek katlı yassı epitelden oluştuğu için madde difüzyonuna uygundur.
  • Kan hücreleri, plazma proteinleri ve yağ molekülleri hariç su, inorganik tuzlar, vitaminler, glikoz, amino asit gibi yararlı maddeler ile üre, ürik asit, amonyak gibi boşaltım maddeleri glomerulustan Bowman kapsülüne geçer.
  • Ancak yağ asitleri ve gliserol küçük molekül olmalarına karşın şilomikron şeklinde taşındığından bowman kapsülüne geçemez.
  • Bowman kapsülüne geçen bu sıvıya süzüntü, olaya ise süzülme denir. 
  • Süzülme hızı, kan basıncı ile doğru orantılıdır.
  • Kan basıncı arttığında süzülme hızı artar ve daha sık idrara çıkılır.
  • Kan basıncı düştüğünde ise süzülme hızı yavaşladığından idrar oranında azalma görülür.
Geri Emilme
  • Glomerulustan Bowman kapsülüne geçen sıvının büyük bir kısmı boşaltım kanallarından geçerken geri emilerek kana verilir.
  • Maddelerin geri emilimleri organizmanın gereksinimi doğrultusunda yapılır ve geri emilimin %90’ı proksimal tüpte olur.
  • Geri emilim hem aktif hem pasif taşıma ile gerçekleşir.
  • Proksimal tüpe geçen sıvı içindeki su osmozla; glikoz, amino asitler, vitaminler, amonyum, bikarbonat iyonları ve tuzlar aktif taşıma ile H+ iyonları ise yoğunluğa bağlı olarak aktif ya da pasif şekilde geri emilir.
  • Henle kulpunun inen kolu suya karşı geçirgendir.
  • Burada suyun kılcal damarlara doğru geri emilimi sağlanır.
  • Ancak tuz ve diğer çözünen maddelere az geçirgendir.
  • Henle kulpunun çıkan kolu ise suya geçirgen olmadığından burada suyun geri emilimi yapılmaz.
  • Bu kanalda klor iyonları aktif, sodyum iyonları pasif taşıma ile geri emilir.
  • Distal tüpte sodyum, klor, bikarbonat iyonları ve esas olarak suyun geri emilimi devam eder.
  • Suyun geri emilimi hipofizden salgılanan ADH ile kontrol edilir.
  • Vücudun su gereksinimine bağlı olarak hipofizden salgılanan ADH miktarı değişmektedir.
  • Eğer kan plazmasının yoğunluğu artmışsa ADH miktarı da artar.
  • ADH miktarına göre distal tüp ve idrar toplama kanalında su geri emilir.
  • Kanın yoğunluğunun azalması durumunda ise ADH azalır ve fazla su idrarla dışarı atılır.
  • Vücut sıvılarının mineral dengesinde, böbrek üstü bezlerinden salgılanan aldosteron hormonu rol oynar.
  • Bu hormonun gereğinden fazla salgılanması durumunda boşaltım kanallarından Na+ ve Cl– emilimi artar.
  • Bu da vücutta fazla oranda suyun tutulmasına yol açarak ödem oluşturur.
  • Distal tüpün çeperleri üreye karşı geçirgen olmadığından burada ürenin geri emilimi gerçekleşmez.
  • Bu nedenle distal tüpte üre yoğunluğu artar.
  • Distal tüpten idrar toplama kanalına geçen süzüntüde suyun emilimi devam ederken üre yoğunlaşarak idrar oluşturulur.
  • Oluşan idrar, idrar toplama kanalları ile havuzcuğa taşınır.
  • Her maddenin kanda bulunması gereken değerine eşik değer denir.
  • Bir maddenin kandaki miktarı eşik değeri aşıyorsa nefron kanalcıklarından geri emilmez ve idrarla dışarı atılır.
  • Bu nedenle şeker hastalarının idrarında glikoza rastlanır.
  • Sağlıklı bir insanda glikoz ve amino asitlerin tamamı, suyun %99’u, sodyum iyonlarının %99,5’i, geri emilir.
  • Su ve pH dengesini sağlamak için ürenin de %50’si geri emilerek tekrar kana verilir.

Not!!! → Boşaltım kanallarında geri emilim nedeniyle glomerulustan Bowman kapsülüne süzülen sıvı ile havuzcukta toplanan sıvının bileşimi birbirinden farklıdır. Glomerulustan Bowman kapsülüne süzülen sıvının tamamı idrarla dışarı atılsaydı vücut suyunun yaklaşık %4’ü ile birlikte glikoz, amino asit ve inorganik tuzlar gibi yararlı maddeler de kaybedilirdi.

Salgılama
  •  Böbreklerde günde yaklaşık 170-190 Iitre sıvı süzülmekte ve %99’u geri emilmektedir.
  • Süzülme ile Bowman kapsülüne geçemeyen bazı ilaçlar, boyalar, amonyak, hidrojen iyonları, potasyum iyonları gibi maddeler kılcal damarlardan aktif taşıma ile proksimal ve distal tüpe verilir.
  • Bu olaya salgılama (sekresyon) denir.
  • Böylece zararlı maddeler kandan uzaklaştırılır.
  • Ortalama olarak günde 1-1,5 Iitre idrar oluşturulur.
  • İdrarın bileşiminde %95 su, %3 üre ve ürik asit gibi organik bileşikler, %2 oranında Na+, K+, Ca+2 gibi iyonlar yer alır. 
  • Sağlıklı bir insanın idrarında glikoz ve amino asitlere rastlanmaz.

  • Nefron sayısının çok olması nedeniyle vücuttaki tüm kanın kılcallardan geçerek temizlenmesi yaklaşık 10-20 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşir.
  • Böbrekler, idrar oluşturmanın yanı sıra alyuvar yapımında da görev alır.
  • Dokuların yeterli oksijeni alamaması durumunda böbreklerden eritropoietin hormonu üretilir.
  • Bu hormon, kemik iliğinde alyuvar yapımını uyararak kansızlığı önler.
  • Eritropoietin hormonunun %90’ı böbreklerde, geri kalanı karaciğerde üretilir.
  • Bu nedenle böbrek yetmezliği olan hastalarda yeterli hormon üretilemediğinden kansızlık ortaya çıkar.

Homeostasinin Sağlanmasında Böbreklerin Rolü
  • Böbreklerin düzenli çalışması, kan ve doku sıvılarındaki su ve tuz miktarının dengede tutulmasını, kanın pH değerinin düzenlenmesini ve metabolik atıkların dışarı atılmasını sağlar.
  • Böylece kararlı ve dengeli iç çevrenin oluşturulmasında böbrekler önemli rol oynar. 
  • İnsanın, fazla oranda deniz suyu yutması dokuların çok miktarda su kaybetmesine yol açarak ölümüne neden olabilir.
  • Deniz suyunun tuz oranı yaklaşık olarak %3’tür.
  • Kanımızın tuz oranı ise %1’dir. 
  • Böbrekler %2 tuz içeren çözeltiyi çok zor da olsa dışarı atabilir.
  • Deniz suyundaki tuz, sindirim borusundan emilerek kana geçtiğinde kandaki tuz oranı %3’e yükselir.
  • Bu durumda doku hücreleri osmozla çok fazla su kaybeder.
  • Kanın hacmi artar ve kişi hayatını yitirir.
Kanın pH Değerinin Dengelenmesi

Böbrekler asit ve baz özellikte maddeler salgılayarak kan pH’ının düzenlenmesinde akciğerlerle birlikte önemli rol oynar. İnsanda kan pH’ı 7,4’tür. Kan pH değeri, aşağıda belirtildiği şekilde dengelenir.

Kanda H+ iyonu yoğunluğu artarsa;
  • Asidik değer artar ve kan pH’ı düşer. 
  • Proksimal ve distal tüpün epitel hücrelerinden salgılanan amonyak (NH3), süzüntüde bulunan hidrojen iyonları (H+) ile birleşerek amonyum iyonunu (NH4+) oluşturur. 
  • Amonyum tekrar hücre içine giremez ve idrarla dışarı atılır. 
  • Kan pH’ı normale döner.
Kanda bikarbonat iyonları (HCO3) artarsa;
  • Bazik değer artar ve kan pH’ı yükselir.
  • Bu durumda geri emilen Na+ iyonları bikarbonat iyonları ile birleşir.
  • Sodyum bikarbonat (NaHCO3) oluşur.
  • Sodyum bikarbonat idrarla dışarı atılarak kan pH’ı düşürülür.

⇒ İç salgı bezlerinden salgılanan hormonlar da böbreklerle birlikte homeostazinin sağlanmasında rol oynar. Hipofiz bezinden kana verilen ADH, boşaltım kanallarından suyun geri emilimini sağlayarak kandaki su miktarını ayarlar ve idrar yapımını kontrol eder.

⇒ Böbrek üstü bezlerinden salgılanan aldosteron hormonu ile vücut sıvılarının mineral miktarı dengede tutulur. Aldosteron hormonu sodyumun geri emiliminde, potasyumun idrarla dışarı atılmasında rol oynar. Böylece ADH ve aldosteron hormonlarının birlikte çalışması ile vücut sıvılarının su ve iyon dengesi korunarak kanın ozmotik basıncı düzenlenir.

Üriner Sistem Rahatsızlıkları
  • Üriner sistemdeki organların çeşitli etkenlerle görevlerini yapamayacak duruma gelmesi, bu sistemle ilgili rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
  • En çok rastlanan rahatsızlıklara;
  • İdrar yolu enfeksiyonu,
  • Böbrek yetmezliği ve
  • Böbrek taşı oluşumu örnek verilebilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu
  • Mikroorganizmaların neden olduğu bir rahatsızlıktır.
  • Soğuk havalarda özellikle kış aylarında üşümeye bağlı olarak idrar yolu enfeksiyonuna daha sık rastlanılır.
  • İdrar yolu enfeksiyonunun en yaygın belirtisi idrar yapımı sırasında yanma hissidir.
  • Diğer belirtiler ise sık idrara çıkma, karın altında şişlik, bulanık ve ağır kokulu idrardır.
  • İhmal edilmeden hekime gidilmesi ve uygun tedavinin yapılması gerekir.
  • Enfeksiyondan korunmak için üşütülmemeli, yeterli miktarda sıvı tüketilmeli, bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeterli ve dengeli beslenilmelidir.
Böbrek Yetmezliği
  • Çeşitli iltihaplanmalar, zehirlenmeler, ileri derecede yanıklar, diyabet ve hipertansiyon böbreklerin sağlıklı çalışmasını engeller.
  • Bu hastaların idrarında protein ve kana rastlanır.
  • Bu durumda böbrek nakli gerekir ya da kandaki atık maddelerin temizlenmesi için hasta diyaliz makinesine bağlanır.

Böbrek Taşları

 

  • Kalıtımsal olabildiği gibi gereksiz kullanılan bazı ilaçlar sonucu böbrek taşları oluşabilmektedir.
  • Özellikle kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat gibi mineral tuzların böbrekte çökelmesi böbrek taşlarını oluşturur.
  • Taşlar yerinden hareket ettiğinde o bölgede tahrişler olur ve buna bağlı iltihaplanmalar, kanamalar ortaya çıkar.
İnsan Fizyolojisi: Böbrek Taşı Oluşumu ve Tedavisi
Video Özeti:
  • Böbrek Taşı Oluşumu: İdrardaki madensel tuzların böbrek kanalcıkları, havuzcuk veya idrar borusunda birikmesiyle meydana gelir.
  • Belirtiler: Böbrek bölgesinde, özellikle idrar çıkarma sırasında hissedilen kronik ağrılar en belirgin özelliğidir.
  • Taş Kırma (ESWL): Yüksek enerjili ultrasonik ses dalgaları kullanılarak taşların parçalanması yöntemidir.
  • Tedavi Süreci: Parçalanan taşların bir kısmı tıbbi cihazlarla dışarı alınırken, bir kısmı da idrar yoluyla vücuttan atılır.
* Bu video, 11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı sayfa 169'daki QR kod aracılığıyla ulaşılan EBA içeriğinden alınmıştır.

Üriner Sistemin Sağlıklı Yapısının Korunması

Üriner sistem organlarının sağlıklı olması homeostatik dengenin sağlanması açısından önemlidir. Böbrekler kan ve doku sıvılarındaki su ve tuz miktarının dengede tutulmasını, kanın pH değerinin düzenlenmesini ve metabolik atıkların dışarı atılmasını sağlar. Böylece kararlı ve dengeli iç çevrenin oluşturulmasında önemli rol oynar.
Üriner sistemin sağlıklı yapısının korunabilmesi için alınması gereken önlemler aşağıda belirtilmiştir.

  • Bol sıvı alınmalıdır.
  • Düzenli spor yapılmalı ve temiz havadan yararlanılmalıdır.
  • Beslenmeye dikkat edilmeli, acı ve tuzlu besinler fazla tüketilmemelidir.
  • Sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınılmalıdır.
  • Boğaz iltihaplanmaları, çürük dişler hemen tedavi edilmeli, tam iyileşme sağlanmalıdır.
  • Antibiyotikler doktorun önerdiği şekilde kullanılmalıdır.
  • Ağrılı ve sık idrara çıkma durumunda hemen doktora gidilmelidir.
  • Ayakların, idrar yollarının ve böbreklerin üşütülmemesine dikkat edilmelidir.

2025 Yılı Basımlı Tutku Yayınları Kitabına Aittir.

6.BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

A. Aşağıda verilen cümlelerde bildirilen ifadeler doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

1. ( D ) Amonyak, hücre için zehirli bir maddedir.

2. ( D ) Nefronlarda kanın süzülmesi, Malpighi cisimciğinde gerçekleşir.

3. ( Y ) Böbrek toplardamarlarında oksijen miktarı yüksek, üre miktarı düşüktür.

Doğrusu: Böbrek toplardamarlarında oksijen miktarı düşük (çünkü böbrek hücreleri oksijeni kullanır), üre miktarı ise düşüktür.

4. ( D ) Böbreklerden salgılanan eritropoietin hormonu, kemik iliğini uyarıp alyuvar yapımını artırır.

5. ( Y ) Glomerulusta geri emilim gerçekleşir.

Doğrusu: Glomerulusta sadece süzülme gerçekleşir; geri emilim nefron kanallarında (proksimal tüp, Henle kulpu, distal tüp ve toplama kanalı) olur.

6. ( D ) Geri emilim, glikozun idrarla dışarı atılmasını önler.

7. ( D ) Nefronlarda suyun emilimini, hipofiz bezinin salgıladığı ADH hormonu düzenler.

8. ( D ) Havuzcuk, böbrekte idrarın biriktiği yerdir.

9. ( Y ) Kan basıncı ile süzülme hızı ters orantılıdır.

Doğrusu: Kan basıncı arttıkça süzülme hızı da artar, yani aralarında doğru orantı vardır.

10. ( D ) Glomerulusta süzülme olayı gerçekleşir.

B. Aşağıda verilen cümlelerdeki noktalı yerlere doğru sözcükleri/sözcük gruplarını yazınız.

1. Nefrondaki kan basıncı, süzülme olayının gerçekleşmesinde doğrudan etkilidir.

2. Glomerulus kılcal damarlarıyla Bowman kapsülünün bütününe Malpighi cisimciği denir.

3. Böbreklerde kanın süzülmesi, yüksek kan basıncı etkisi ile olur.

4. İnsanlarda üre azotlu boşaltım ürünüdür.

5. Böbrekteki süzme birimlerine nefron denir.

6. Böbrekler eritropoietin hormonunu salgılar.

7. İdrar böbrekten çıktıktan sonra üreter, mesane ve üretra kısımlarından geçer.

8. Nefronun yapısında glomerulus denilen kılcal damar yumağı bulunur.

9. Böbreklerde suyun emilimini hipofiz bezinin salgıladığı ADH hormonu düzenler.

10. Bowman kapsülüne geçen sıvıda kan hücreleri ve kan proteinleri bulunmaz.

2024 Yılı Basımlı Tuna Yayınları Kitabına Aittir.

6.BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

Soru 1. İnsan boşaltım sistemine ait aşağıdaki şekilde gösterilen kısımların isimlerini ilgili yerlere yazınız.

1. a. Böbrek b. Üreter c. Mesane ç. Üretra

2. Soru. Böbrek atardamarı ile glomerulus kılcallarına gelen bir atık madde; I. toplama kanalı, II. üretra, III. üreter, IV. proksimal tüp, V. distal tüp yapılarından hangi sırayla geçerek dışarı atılır?

Cevap: IV – V – I – III – II

Açıklamalı Çözüm Sıralaması:

1. Glomerulus Kılcalları (Süzülme burada başlar)

2. Bowman Kapsülü

3. IV. Proksimal Tüp (Geri emilimin en yoğun olduğu yer)

4. Henle Kulpu

5. V. Distal Tüp (Salgılamanın yapıldığı yer)

6. I. İdrar Toplama Kanalı (Burada artık sıvı idrar halini alır)

7. Havuzcuk (Pelvis)

8. III. Üreter (Böbrekten mesaneye taşıyan kanal)

9. Mesane (İdrar Kesesi)

10. II. Üretra (Vücut dışına atılan kanal)

3. Sorunun Cevabı:

A Hormonu: Aldosteron (Böbrek üstü bezinden salgılanır, Na+ ve Cl- geri emilimini artırır, K+ atılımını sağlar.)

Y Hormonu: ADH (Antidiüretik Hormon / Vazopressin) (Hipofizden salgılanır, suyun geri emilimini artırarak idrarı yoğunlaştırır.)

T Hormonu: Parathormon (PTH) (Paratiroit bezinden salgılanır, kandaki kalsiyum seviyesi düştüğünde böbreklerden Ca+2 emilimini artırır.)

4. Soru: Bir insanın vücuduna yeterli miktarda su alamaması durumunda olayların meydana geliş sırası nasıl olur?

Cevap: II – I – III – IV

Olayların Gerçekleşme Sırası ve Mantığı:

1. (II) Vücuda su alınmayınca kandaki su miktarı azalır ve yoğunluk artar; yani Kanın osmotik basıncı artar.

2. (I) Artan osmotik basınç, beyindeki osmoreseptörleri etkiler ve Hipotalamus uyarılır.

3. (III) Hipotalamus, hipofiz bezinin arka lobunu uyarır ve kana ADH (Antidiüretik Hormon) salgısı artar.

4. (IV) Kan yoluyla böbreklere gelen ADH, nefron kanallarının (distal tüp ve idrar toplama kanalı) suya geçirgenliğini artırır. Böylece Böbreklerden suyun geri emilimi artar (ve idrar miktarı azalır, derişikleşir).

B. DOĞRU / YANLIŞ SORULARI CEVAPLARI (Üriner Sistem)

1. (Y) Nefronlarda oluşan süzüntünün tamamı idrar toplama kanalları vasıtasıyla vücuttan uzaklaştırılır.

2. (Y) ADH’nin az salgılanması, vücuttan su kaybını önleyen bir durumdur.

3. (D) Bir maddenin kandaki yoğunluğu eşik değerin üzerinde ise bu değeri aşan kısım, nefron kanalcıklarından geri emilmez ve idrarla dışarı atılır.

4. (D) Geri emilim olayı hem pasif hem de aktif taşıma ile gerçekleşir.

5. (Y) Anemi, kandaki alyuvar sayısının yetersiz olmasıyla ilgili bir durum olduğundan dolaşım sistemi sorunudur ve boşaltım sistemi organlarının işleyişiyle ilişkilendirilemez.

6. (D) Henle kulpunun çıkan kolu suya geçirgen değilken inen kolu suya geçirgendir. İnen kolundan geri emilim yoluyla su alınabilir.

7. (D) Kronik böbrek yetmezliği hastalığında en etkili çözüm böbrek naklidir.

8. (Y) Kanda bulunan ihtiyaç fazlası glikoz, amino asitler ve bazı besin maddeleri de böbreklerden süzülerek idrara katılır.

9. (D) Böbrekler homeostasinin sağlanması ve korunmasında görevlidir.

YANLIŞ İFADELERİN DOĞRUSU (Defter Notları)

1. Sorunun Doğrusu: Süzüntünün tamamı atılmaz; yaklaşık %99'u geri emilerek kana verilir. Sadece %1'lik kısım idrar olarak atılır.

2. Sorunun Doğrusu: ADH suyun geri emilimini sağlar. ADH az salgılanırsa su geri emilemez ve idrarla dışarı atılır, bu da vücuttan su kaybına (çok sık idrara çıkmaya) neden olur.

5. Sorunun Doğrusu: Böbrekler, kemik iliğinde alyuvar yapımını uyaran Eritropoietin (EPO) hormonunu üretir (%90'ını). Böbrek yetmezliğinde bu hormon üretilemez ve kansızlık (anemi) görülür.

8. Sorunun Doğrusu: Sağlıklı bir insanda glikoz ve amino asitlerin %100'ü (tamamı) proksimal tüpte geri emilir. İdrarda glikoza rastlanmaz (Şeker hastalığı durumu hariç).

C. Yapılandırılmış Grid (Boşaltım Sistemi) Cevapları

1. Tamamen böbreğin kabuk bölgesinde yer alır?

Cevap: 2, 6, 8, 9 (Distal tüp, Glomerulus, Proksimal tüp, Bowman kapsülü) (Not: Henle kulpu ve toplama kanalı öz (medulla) bölgesine kadar uzanır.)

2. Geri emilimin gerçekleştiği yerdir?

Cevap: 2, 3, 5, 8 (Distal tüp, Henle kulpu, Toplama kanalı, Proksimal tüp)

3. Böbreğin işlevsel biriminin adıdır?

Cevap: 7 (Nefron)

4. Nefronun kısımlarıdır?

Cevap: 2, 3, 6, 8, 9 (Distal tüp, Henle kulpu, Glomerulus, Proksimal tüp, Bowman kapsülü)

5. Dışarıya atılması gereken maddelerin kılcal damarlardan salgılandığı (aktif boşaltım yapılan) nefronun kısmıdır?

Cevap: 2, 8 (Distal tüp, Proksimal tüp) (Not: Salgılama [Secretion] olayı en yoğun distal tüpte olmakla birlikte proksimal tüpte de gerçekleşir.)

6. Vücuttaki su ve mineral dengesini sağlayan hormonlardır?

Cevap: 1, 4 (Aldosteron, ADH)

Konuya Ait Çıkmış Sorular

Soru 1.

Aşağıdaki şemada, normal bir insanın böbreğindeki bir nefron ve bu nefronun özellikleriyle ilgili bazı bilgiler verilmiştir.

Buna göre, I, II, III, IV, V numaralı damarlarla ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi yanlıştır?

(2000-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. I. damarın taşıdığı çözünen madde miktarı, III. damarın taşıdığı çözünen madde miktarından fazladır.
B. I. damarın kan basıncı, V. damarın kan basıncından fazladır
C. II. damarda kaybedilen su miktarı, IV. damarda geri emilen su miktarından fazladır.
D. V. damarın taşıdığı boşaltım madde miktarı, I. damarın taşıdığı boşaltım madde miktarından fazladır.
E. V. damarın taşıdığı su miktarı, III. damarın taşıdığı su miktarından fazladır.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soru, normal bir insanın böbreğindeki bir nefronun damarları (I, II, III, IV, V) arasındaki madde miktarı ve kan basıncı karşılaştırmaları ile ilgilidir. Şekil olmamasına rağmen, tipik bir nefron anatomisi ve fizyolojisi göz önüne alındığında bu damarlar şu şekilde yorumlanabilir:

I. Damar: Getiren atardamar (Afferent arteriole) - Glomerulusa kan getiren damar, böbrek atardamarının bir dalıdır.

II. Damar: Glomerulus - Bowman kapsülü içinde yer alan kılcal damar yumağı; kanın süzüldüğü yerdir.

III. Damar: Götüren atardamar (Efferent arteriole) - Glomerulustan kanı uzaklaştıran damar.

IV. Damar: Peritubuler kapillerler - Nefron kanallarını (proksimal tübül, Henle kulpu, distal tübül, toplayıcı kanal) saran kılcal damarlar; geri emilim ve salgılama olaylarının gerçekleştiği yerdir.

V. Damar: Böbrek toplardamarı (Renal vein) - Böbrekten temizlenmiş kanı alt ana toplardamara geri götüren damar.

Bu damarların görevleri ve taşıdıkları maddelerin özellikleri göz önüne alınarak şıklardaki ifadelerin doğruluğu değerlendirilmelidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) I. damarın taşıdığı çözünen madde miktarı, III. damarın taşıdığı çözünen madde miktarından fazladır.: Açıklama: I. damar (getiren atardamar) glomerula süzülmemiş kan getirir. Glomerulusta (II. damar), kan plazmasındaki su, üre, tuz, glikoz, amino asit gibi küçük moleküllü çözünen maddelerin önemli bir kısmı süzülerek Bowman kapsülüne geçer. Bu süzülme süreci sonucunda, glomerulu terk eden III. damardaki (götüren atardamar) kanın, süzüntüye geçen maddeler açısından toplam çözünen madde miktarı azalmış olur. Büyük proteinler gibi süzülemeyen maddeler ise kanda kalır, hatta suyun azalmasıyla konsantrasyonları artar. Ancak genel olarak, böbreğin temizlemeye çalıştığı çözünen maddeler açısından I > III ifadesi doğrudur. Örneğin, üre miktarı I'de III'ten daha fazladır.

B) I. damarın kan basıncı, V. damarın kan basıncından fazladır.: Açıklama: I. damar, atardamar sistemine ait bir arteriyoldür ve kanı kalpten nispeten yüksek bir basınçla getirir. V. damar ise bir toplardamardır ve kanı kalbe geri götürür. Kan dolaşımında, kan basıncı atardamarlarda en yüksek olup, kılcal damarlar ve toplardamarlar boyunca giderek düşer. Bu nedenle I. damardaki kan basıncı, V. damardakinden kesinlikle daha yüksektir. Bu ifade doğrudur.

C) II. damarda kaybedilen su miktarı, IV. damarda geri emilen su miktarından fazladır.: Açıklama: II. damarda (glomerulus) Bowman kapsülüne günde yaklaşık 180 litre su süzülür. Bu süzülen su miktarı 'kaybedilen' su olarak düşünülebilir (vücuttan atılmak üzere yola çıkan su). IV. damarlar (peritubuler kapillerler) ise renal tübüllerden geri emilen suyu toplar. Vücut günlük 1-2 litre civarında idrar ürettiği için, süzülen suyun yaklaşık 178-179 litresi geri emilir. Dolayısıyla, süzülen (kaybedilen) su miktarı (II. damar), geri emilen su miktarından (IV. damar) bir miktar fazladır (idrarla atılan su miktarı kadar). Bu ifade doğrudur.

D) V. damarın taşıdığı boşaltım madde miktarı, I. damarın taşıdığı boşaltım madde miktarından fazladır.: Açıklama: I. damar (getiren atardamar) böbreğe metabolik atıklar (üre, kreatinin vb.) açısından zengin, 'kirli' kan getirir. Böbreklerin temel görevi, bu boşaltım maddelerini kandan süzerek idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmaktır. V. damar (böbrek toplardamarı) ise bu süzülme ve geri emilim süreçlerinden geçerek boşaltım maddelerinden büyük ölçüde arındırılmış, 'temizlenmiş' kanı böbrekten uzaklaştırır. Bu nedenle V. damarda I. damara göre çok daha az boşaltım maddesi bulunur. Bu ifade yanlıştır.

E) V. damarın taşıdığı su miktarı, III. damarın taşıdığı su miktarından fazladır.: Açıklama: III. damar (götüren atardamar) glomerulu terk eden kanı taşır. Glomerulusta kanın suyunun önemli bir kısmı süzüntüye geçtiği için, III. damardaki kanın hacmi (ve dolayısıyla taşıdığı su miktarı) I. damardakinden daha azdır. V. damar (böbrek toplardamarı) ise peritubuler kapillerlerden (IV. damar) geri emilen suyun büyük bir kısmını toplayarak böbrekten çıkar. Nefron tübüllerinden kana geri dönen bu su sayesinde, V. damardaki toplam su miktarı, süzülme nedeniyle suyu azalmış olan III. damardaki su miktarından daha fazladır. Bu ifade doğrudur.

Soru 2.

Bir insanın, belirli bir süre içinde, vücuduna aldığı sıvıdan daha fazla miktarda idrar çıkarmasına,

I. Böbrek atardamarında kan basıncının azalması,

II. Böbrek kanallarından suyun geri emilimini sağlayan hormonun normalden az salgılanması,

III. Böbreklerden geçen kan akım hızının azalması

Durumlarından hangileri neden olabilir?

(2003-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. Yalnız III
D. I ve II
E. I ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soru, bir insanın belirli bir süre içinde, vücuduna aldığı sıvıdan daha fazla miktarda idrar çıkarmasına neden olabilecek durumları araştırmaktadır. Bu durum, 'poliüri' veya 'diürez' olarak bilinir ve vücudun normalden daha fazla su kaybetmesi anlamına gelir. Temel olarak, böbreklerin suyu tutma yeteneğinin azaldığı veya atma hızının arttığı durumları aramalıyız.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

I. Böbrek atardamarında kan basıncının azalması: Böbrek atardamarındaki kan basıncının azalması, glomerüler filtrasyon hızını (GFH) düşürür. Glomerüler filtrasyon hızı azaldığında, Bowman kapsülüne daha az süzüntü geçer. Daha az süzüntü oluşumu, böbreklerden atılan idrar miktarının azalmasına neden olur, çünkü böbrekler daha az kanı işler ve daha az atık madde ile su süzebilir. Dolayısıyla bu durum, idrar çıkışını artırmak yerine azaltır.

II. Böbrek kanallarından suyun geri emilimini sağlayan hormonun normalden az salgılanması: Bu hormon, Antidiüretik Hormon (ADH) veya vazopressindir. ADH, böbreklerin distal tübülleri ve toplama kanallarının suya geçirgenliğini artırarak suyun geri emilimini sağlar. ADH'nin normalden az salgılanması durumunda, bu kanalların suya geçirgenliği azalır ve daha az su geri emilir. Sonuç olarak, süzüntüdeki suyun büyük bir kısmı idrarla dışarı atılır, bu da idrar miktarının artmasına (poliüri) neden olur. Diyabetes insipidus hastalığı bu duruma tipik bir örnektir.

III. Böbreklerden geçen kan akım hızının azalması: Böbreklerden geçen kan akım hızının azalması, böbrek atardamarında kan basıncının azalmasına benzer şekilde, glomerüler filtrasyon hızını (GFH) düşürür. Böbreklere daha az kan ulaşması, daha az süzüntü oluşumuna ve dolayısıyla idrar miktarının azalmasına yol açar. Bu durum, idrar çıkışını artırmak yerine azaltır.

3. Sonuç

Yukarıdaki değerlendirmelere göre, sadece II. durum (ADH'nin az salgılanması) idrar miktarının artmasına neden olur. Diğer durumlar (I ve III) idrar miktarını azaltıcı etki gösterir.

Soru 3.

Normal bir insanda K, L ve M olarak adlandırılan üç madde ile ilgili olarak nefronda gerçekleşen bazı olaylar aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Bu üç maddenin üre, aminoasit ve penisilin olduğu bilindiğine göre aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

(2010-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

A. Üre → K , Aminoasit → L, Penisilin → M
B. Üre → K, Aminoasit → M, Penisilin → L
C. Üre → L, Aminoasit → K, Penisilin → M
D. Üre → L, Aminoasit → M, Penisilin → K
E. Üre → M, Aminoasit → K, Penisilin → L

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, nefronda gerçekleşen süzülme, geri emilim ve salgılama süreçleri hakkında temel biyoloji bilgisini ölçmektedir. Verilen grafikler, K, L ve M maddelerinin nefron tübülleri boyunca derişim değişimlerini göstermektedir. Bu maddelerin (üre, aminoasit, penisilin) nefrondaki davranışları göz önüne alınarak doğru eşleştirme yapılmalıdır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Üre → K, Aminoasit → L, Penisilin → M :

Madde K (Üre): Üre, nefronun glomerulusundan serbestçe süzülür. Proksimal tübül ve toplama kanallarında bir kısmı (%50-70'i) geri emilir. Tamamı geri emilmediği için tübül sıvısında kalmaya devam eder ve suyun geri emilimiyle birlikte derişimi artar. K grafiği, süzülme sonrası kısmi geri emilim ve su emilimine bağlı derişim artışını doğru bir şekilde yansıtmaktadır.

Madde L (Aminoasit): Aminoasitler, nefronda süzülür ve normal bir insanda proksimal tübülde aktif taşıma ile %100 oranında geri emilir. Bu nedenle, proksimal tübülün sonuna gelindiğinde tübül sıvısındaki derişimi sıfıra veya sıfıra yakın bir seviyeye düşer. L grafiği, süzülen bir maddenin tamamen geri emilerek tübül sıvısından uzaklaştırılmasını açıkça göstermektedir.

Madde M (Penisilin): Penisilin gibi bazı ilaçlar, nefronda hem süzülür hem de proksimal tübülde kan kılcallarından aktif olarak tübül içerisine salgılanır (sekresyon). Geri emilimi yok denecek kadar azdır. Bu ikili mekanizma (süzülme + aktif salgılama), tübül sıvısındaki derişiminin suyun geri emilimiyle açıklanamayacak kadar yüksek seviyelere ulaşmasına neden olur. M grafiği, süzülme ve aktif salgılama ile derişimi belirgin şekilde artan bir maddeyi doğru bir şekilde temsil etmektedir.

Bu eşleştirme biyolojik süreçlerle tamamen uyumlu olduğu için A şıkkı doğrudur.

B) Üre → K, Aminoasit → M, Penisilin → L: Bu şıkta Aminoasit M ile, Penisilin ise L ile eşleştirilmiştir. Aminoasitler tamamen geri emildiği için L ile, Penisilin ise hem süzülüp hem de aktif salgılandığı için M ile eşleşmelidir. Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

C) Üre → L, Aminoasit → K, Penisilin → M: Bu şıkta Üre L ile, Aminoasit ise K ile eşleştirilmiştir. Üre kısmen geri emildiği için K ile, Aminoasitler ise tamamen geri emildiği için L ile eşleşmelidir. Bu eşleştirmelerdeki hatalar nedeniyle bu şık yanlıştır.

D) Üre → L, Aminoasit → M, Penisilin → K: Bu şıkta yapılan eşleştirmeler (Üre L ile, Aminoasit M ile, Penisilin K ile) biyolojik süreçlerle uyumsuzdur. Örneğin, Üre tamamen geri emilen bir madde değildir (L ile yanlış eşleştirme), Aminoasitler ise %100 geri emilir (M ile yanlış eşleştirme). Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

E) Üre → M, Aminoasit → K, Penisilin → L: Bu şıkta Üre M ile, Aminoasit K ile, Penisilin L ile eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmeler de biyolojik olarak hatalıdır. Üre kısmen geri emilirken (K olmalıydı), Penisilin aktif olarak salgılanır (M olmalıydı). Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

Soru 4.

Memeli hayvanların nefronlarında Henle kulpu daha kısa olsaydı aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkması beklenirdi?

(2011-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

A. Konsantre (yoğun) idrar oluşturabilme yeteneğinde azalma olması
B. Nefronda birim zamanda süzülen madde miktarında artış olması
C. Üre oranı yüksek idrar oluşması
D. Oluşan idrarın pH değerinin düşük (asidik) olması
E. Hayvanın birim zamanda içeceği su miktarında azalma olması

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: A

Açıklama:

Henle kulpu, memeli böbreklerinde suyun geri emilmesini sağlayan önemli bir yapıdır.

- Özellikle çöl memelileri gibi suya ulaşımı sınırlı hayvanlarda, Henle kulpu çok uzundur. Bunun nedeni, idrarı maksimum düzeyde yoğunlaştırarak su kaybını en aza indirmektir.

- Eğer Henle kulpu daha kısa olsaydı, suyun geri emilimi daha az olur ve daha fazla su kaybedilirdi.

Şıkların Analizi
Başlık Henle Kulpu Kısalırsa Beklenen Durum mu? Açıklama
A Doğru Henle kulpu ne kadar uzunsa, suyun geri emilimi o kadar fazla olur. Eğer Henle kulpu kısa olursa, suyun geri emilimi azalır ve idrar daha seyreltilmiş olur.
B Yanlış Henle kulpunun uzunluğu, süzme hızını değil, geri emilimi etkiler.
C Yanlış Henle kulpu ürenin miktarını değil, suyun geri emilimini etkiler. Üre oranı beslenme ve diğer faktörlerle ilgilidir.
D Yanlış İdrarın pH değeri, diyet ve metabolik süreçlerle ilgilidir. Henle kulpu, idrarın asitlik seviyesini belirleyen ana faktör değildir.
E Yanlış Tam tersi, Henle kulpu kısa olursa, hayvan daha fazla su kaybeder ve daha fazla su içmek zorunda kalır.

Henle kulpu suyun geri emilimini artırır ve idrarı yoğunlaştırır. Daha kısa bir Henle kulpu, idrarın daha seyreltilmiş olmasına ve su kaybının artmasına neden olur.

Soru 5.

Nefronun bazı kısımları şekildeki gibi şematize edilerek numaralandırılmıştır.

Bu kısımlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(MEBİ 06.01.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. Glomerulustaki kan sıvısı, 1 numaralı kısma doğru aktif taşıma ile salgılanır.
B. Süzüntüdeki glikoz ve amino asitler, 2 numaralı kısımdan kana geri emilir.
C. 3 numaralı kısmın inen kolunda suyun geri emilimi pasif taşıma ile sağlanır.
D. 1 numaralı kısımda bulunmayan bir madde, 4 numaralı kısımda tespit edilebilir.
E. Kanın ozmotik basıncı arttığında salgılanan ADH, 5 numaralı kısmı suyun geri emilimi için uyarır.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: A

Açıklama:

Nefronun Yapısı ve Fonksiyonları

Şekilde nefronun bazı bölümleri numaralandırılmıştır:

1️⃣ Bowman kapsülü (Glomerulus kapsülü)

2️⃣ Proksimal tübül

3️⃣ Henle kulbu (İnen ve çıkan kol)

4️⃣ Distal tübül

5️⃣ Toplama kanalı

Şimdi verilen ifadeleri değerlendirelim:


A) Glomerulustaki kan sıvısı, 1 numaralı kısma doğru aktif taşıma ile salgılanır.

 

Soru 6.

Normal olarak, sağlıklı bir insanın nefronlarında aşağıdakilerin hangisinde verilen olay gerçekleşmez?

(2012-Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (LYS2))

A. Toplama kanalında üre yoğunluğunun artırılması
B. Suyun ozmosla geri emilmesi
C. Hidrojen iyonlarının aktif taşınma ile distal tübüle salgılanması
D. Sodyum iyonlarının aktif taşınma ile geri emilmesi
E. Plazma proteinlerinin Bowman kapsülü içerisine geçmesi

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

Bu soru, böbrek fizyolojisi konusuna ait bir bilgi sorusudur. Lise düzeyinde öğrencilerden, nefronun yapılarını ve her yapıdaki işlevleri bilmeleri beklenir.

📘 Kısa Bilgi: Bowman kapsülü, glomerulustan süzüntüyü ilk alan yapıdır. Bu süzüntüye su, glikoz, tuzlar, aminoasitler ve üre geçebilir. Ancak plazma proteinleri (örneğin albumin) büyük moleküller olduklarından süzüntüye geçemez.

🔍 Şık Analizi:

A) Toplama kanalında üre yoğunluğunun artırılması: ADH etkisiyle su geri emildiğinden üre yoğunluğu artar → ✅

B) Suyun ozmosla geri emilmesi: Proksimal tüp ve Henle kulpu gibi bölgelerde su osmozla emilir → ✅

C) Hidrojen iyonlarının aktif taşınma ile distal tübüle salgılanması: Kanın pH dengesini sağlamak için H⁺ aktif taşımayla distal tüpe verilir → ✅

D) Sodyum iyonlarının aktif taşınma ile geri emilmesi: Na⁺ iyonları özellikle proksimal tüpte aktif taşımayla geri emilir → ✅

E) Plazma proteinlerinin Bowman kapsülü içerisine geçmesi: Bu proteinler büyük moleküller olduğu için normalde glomerulustan geçemezler → ❌ Hatalıdır. Çünkü bu olay sağlıklı bir nefronda gerçekleşmez. Eğer geçerse, bu böbrek filtrasyon bariyerinde hasar olduğunu gösterir.

Soru 7.

Sağlıklı bir insanda, boşaltım sistemine ait aşağıdaki yapıların hangisinde bulunan sıvının bileşimi, kan plazmasına ölçüde benzerlik gösterir?

(2013-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))

A. Bowman kapsülü
B. Havuzcuk
C. Üreter
D. Mesane
E. Üretra

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: A

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soru, boşaltım sistemindeki hangi yapıda bulunan sıvının bileşiminin, kan plazmasına en çok benzerlik gösterdiğini sormaktadır. Bu, böbreklerdeki kan süzülmesi ve idrar oluşumu mekanizmalarının temel prensiplerini anlamayı gerektirir. Kan süzülmesinin başlangıç noktası ve takip eden bölgelerdeki sıvı değişikliklerini göz önünde bulundurmak önemlidir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Bowman Kapsülü: Glomerulusta kanın süzülmesiyle oluşan sıvı, Bowman kapsülüne geçer ve bu sıvıya 'glomerüler filtrat' denir. Bu filtrasyon sırasında, kan hücreleri ve büyük moleküllü proteinler dışında, kan plazmasında bulunan su, iyonlar, glukoz, amino asitler, üre gibi küçük moleküller kan kılcallarından Bowman kapsülüne geçer. Dolayısıyla, Bowman kapsülündeki sıvının bileşimi, büyük proteinler ve kan hücreleri içermemesi haricinde kan plazmasına çok büyük bir benzerlik gösterir. Bu, idrar oluşum sürecinin kan plazmasına en yakın sıvı bileşimine sahip başlangıç noktasıdır.

B) Havuzcuk: Havuzcuk (renal pelvis), böbreğin iç kısmında idrarın toplandığı ve üretere doğru yönlendirildiği bölgedir. Bu noktaya ulaşan sıvı, nefronun çeşitli bölümlerinden (proksimal tübül, Henle kulbu, distal tübül, toplama kanalı) geçerek yoğun su, tuz ve faydalı maddelerin geri emilimi ile üre, kreatinin gibi atık maddelerin salgılanması sonucu son halini almış idrardır. Bu nedenle, havuzcuktaki idrarın bileşimi kan plazmasından önemli ölçüde farklıdır; çok daha konsantredir ve atık maddelerce zengindir.

C) Üreter: Üreter, böbrek havuzcuğundan idrarı mesaneye taşıyan kanaldır. Üreterdeki sıvı, havuzcukta olduğu gibi son halini almış idrardır ve bileşimi kan plazmasına benzemez. Bu noktada artık idrarın bileşimi sabittir.

D) Mesane: Mesane, idrarın vücut dışına atılmadan önce geçici olarak depolandığı organdır. Mesanedeki sıvı, üreterden gelen nihai idrardır ve bileşimi kan plazmasından çok farklıdır.

E) Üretra: Üretra, idrarın mesaneden vücut dışına atıldığı kanaldır. Üretra'daki sıvı da nihai idrardır ve bileşimi kan plazmasına benzemez.

Soru 8.

Aşağıdaki şekilde insan böbreğinin işlevsel birimi olan nefronun bazı kısımları numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre sağlıklı bir insanda numaralandırılan kısımların hangilerinde suyun geri emilimi gerçekleşir?

(MEBİ 10.02.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. Yalnız 3
B. 1 ve 4
C. 2 ve 5
D. 1, 3 ve 4
E. 2, 3 ve 5

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, insan böbreğinin temel işlevsel birimi olan nefronun farklı kısımlarında suyun geri emiliminin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamaya yöneliktir. Şekil gösterilmediği için, numaralandırılmış kısımları standart bir nefron diyagramındaki ana yapılarla eşleştirerek ve bu yapıların su geri emilimindeki rolünü bilerek soruyu yanıtlamamız gerekmektedir.

2. Nefronun Kısımları ve Suyun Geri Emilimi

Glomerulus ve Bowman Kapsülü (Genellikle ilk kısım, 1 numaralı bölge olabilir): Kanın süzüldüğü yerdir. Burada suyun geri emilimi gerçekleşmez; sadece süzülme olayı vardır.

Proksimal Tüp (2 numaralı bölge olduğu varsayılan): Süzülen suyun yaklaşık %65-70'i burada zorunlu olarak geri emilir. Bu, nefronda suyun en yoğun geri emildiği bölgelerden biridir.

Henle Kulpunun İnen Kolu (3 numaralı bölge olduğu varsayılan): Suya yüksek oranda geçirgen olup, böbrek medullasındaki yüksek ozmotik basınç nedeniyle suyun pasif olarak geri emildiği önemli bir bölgedir.

Henle Kulpunun Çıkan Kolu (4 numaralı bölge olabileceği varsayılan): Suya karşı tamamen geçirimsizdir; burada su geri emilimi gerçekleşmez. Bu kısımda elektrolitler (özellikle Na+ ve Cl-) aktif olarak geri emilir.

Distal Tüp: Suyun geri emilimi burada da gerçekleşir ve Antidiüretik Hormon (ADH) tarafından düzenlenir. (Bazı şemalarda 4 veya 5 ile gösterilebilir.)

Toplama Kanalı (5 numaralı bölge olduğu varsayılan): Suyun geri emilimi burada da ADH etkisiyle düzenlenir (fakültatif geri emilim) ve idrarın son konsantrasyonunun ayarlanmasında kritik bir rol oynar.

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Yalnız 3: Henle kulpunun inen kolu (3) su geri emilimi yapar, ancak proksimal tüp (2) ve toplama kanalı (5) gibi diğer önemli bölgeler göz ardı edilmiştir. Bu şık eksiktir.

B) 1 ve 4: Eğer 1 glomerulus/Bowman kapsülü ve 4 Henle kulpunun çıkan kolu ise, bu bölgelerde su geri emilimi gerçekleşmez. Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

C) 2 ve 5: Proksimal tüp (2) ve toplama kanalı (5) su geri emilimi yapar, ancak Henle kulpunun inen kolu (3) önemli bir su geri emilim bölgesidir ve bu şıkta yer almamaktadır. Bu şık eksiktir.

D) 1, 3 ve 4: 1 numaralı bölgede (glomerulus/Bowman kapsülü) ve 4 numaralı bölgede (Henle kulpunun çıkan kolu) su geri emilimi gerçekleşmez. Bu şık yanlıştır.

E) 2, 3 ve 5: Bu şık, proksimal tüp (2), Henle kulpunun inen kolu (3) ve toplama kanalını (5) içerir. Bu üç bölge, nefronda suyun en yoğun ve önemli geri emiliminin gerçekleştiği ana bölgelerdir. Proksimal tüp ve Henle kulpunun inen kolu zorunlu geri emilimi, toplama kanalı ise ADH ile düzenlenen fakültatif geri emilimi temsil eder. Sağlıklı bir insanda su geri emilimi bu üç bölgede aktif olarak gerçekleşir. Bu nedenle doğru cevaptır.

Soru 9.

Aşağıdakilerden hangisi böbreğin görevlerinden biri değildir?

(MEBİ 20.01.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. Alyuvar yapımını uyaran bir hormon salgılar.
B. D vitamininin aktifleşmesinde görev alır.
C. Amonyağı daha az zehirli olan üreye dönüştürür.
D. İlaç ve zehirli maddeleri vücuttan uzaklaştırır.
E. Kan pH değerinin dengelenmesini sağlar.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, böbreklerin vücuttaki çeşitli fizyolojik görevlerini anlamamızı gerektirmektedir. Böbrekler, sadece atık ürünleri filtrelemekle kalmayıp, aynı zamanda hormonal, metabolik ve düzenleyici birçok fonksiyona da sahiptir. Soruda, verilen seçeneklerden hangisinin böbreğin görevi olmadığını bulmamız istenmektedir.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Alyuvar yapımını uyaran bir hormon salgılar.: Bu ifade doğrudur. Böbrekler, kanın oksijen taşıma kapasitesi düştüğünde (örneğin anemi veya yüksek rakım gibi durumlarda) eritropoietin (EPO) adı verilen bir hormon salgılar. Eritropoietin, kemik iliğini uyararak alyuvar üretimini artırır. Bu, böbreğin önemli bir endokrin fonksiyonudur.

B) D vitamininin aktifleşmesinde görev alır.: Bu ifade doğrudur. Böbrekler, D vitamininin (kolekalsiferol) inaktif formunu, bağırsaklardan kalsiyum emilimini düzenleyen aktif formu olan kalsitriole (1,25-dihidroksikolekalsiferol) dönüştüren son adımdan sorumludur. Bu, kemik sağlığı ve kalsiyum-fosfat dengesi için hayati öneme sahiptir.

C) Amonyağı daha az zehirli olan üreye dönüştürür.: Bu ifade yanlıştır. Amonyağın (metabolik süreçler sonucu oluşan zehirli bir madde) daha az zehirli olan üreye dönüştürülmesi süreci (üre döngüsü), temel olarak karaciğerde gerçekleşir. Böbrekler üreyi üretmez; bunun yerine, karaciğerde üretilen üreyi kan dolaşımından süzerek idrarla vücuttan uzaklaştırır. Dolayısıyla, bu şık böbreğin bir görevi değildir.

D) İlaç ve zehirli maddeleri vücuttan uzaklaştırır.: Bu ifade doğrudur. Böbrekler, ilaç metabolitleri, çevresel toksinler ve diğer yabancı maddelerin filtrasyon, geri emilim ve salgılama süreçleri yoluyla idrarla atılmasında anahtar rol oynar. Bu, vücudun detoksifikasyon mekanizmasının önemli bir parçasıdır.

E) Kan pH değerinin dengelenmesini sağlar.: Bu ifade doğrudur. Böbrekler, kanın asit-baz dengesinin korunmasında çok önemli bir rol oynar. Gerektiğinde fazla hidrojen iyonlarını (H+) atarak ve bikarbonat iyonlarını (HCO3-) geri emerek kan pH'ının dar sınırlar içinde kalmasını sağlarlar. Bu, vücudun homeostazı için kritik bir fonksiyondur.

Soru 10.

Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle aneminin ortaya çıkması aşağıdaki hormonlardan hangisinin yeterince üretilmemesinden kaynaklanabilir?

(2024-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

A. Adrenalin
B. Eritropoietin
C. Oksitosin
D. Antidiüretik hormon
E. Kalsitonin

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Soru, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sıkça görülen aneminin, hangi hormonun yetersiz üretiminden kaynaklandığını sormaktadır. Bu, böbreklerin bir endokrin organ olarak görevini ve kan yapımıyla olan ilişkisini bilmeyi gerektirir. Anemi, kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) sayısında veya hemoglobin miktarında azalma durumudur. Böbreklerin, eritrosit üretimini doğrudan etkileyen bir hormon ürettiği bilgisinden yola çıkarak doğru cevabı bulmalıyız.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Adrenalin: Adrenalin (epinefrin), böbrek üstü bezlerinin medullası tarafından üretilen bir hormondur. 'Savaş ya da kaç' tepkisinde rol oynar; kalp atış hızını, kan basıncını ve kan şekerini artırır. Kan yapımıyla veya kronik böbrek yetmezliğine bağlı anemiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle doğru cevap değildir.

B) Eritropoietin: Eritropoietin (EPO), başta böbrekler olmak üzere (az miktarda karaciğer de üretir) salgılanan bir glikoprotein hormondur. Temel görevi, kemik iliğini uyararak kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) üretimini (eritropoez) artırmaktır. Kronik böbrek yetmezliğinde, böbrek dokusu hasar gördüğü için yeterli miktarda eritropoietin üretemez. EPO üretimindeki bu düşüş, kemik iliğinin yeterince eritrosit üretememesine yol açarak anemiye neden olur. Bu durum, kronik böbrek yetmezliğine bağlı aneminin en yaygın nedenidir. Bu nedenle doğru cevaptır.

C) Oksitosin: Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilip arka hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Doğum sırasında rahim kasılmalarını uyarır ve emzirme sırasında sütün salgılanmasını sağlar. Kan yapımı veya böbrek fonksiyonları ile ilişkili değildir. Bu nedenle doğru cevap değildir.

D) Antidiüretik hormon (ADH) / Vazopressin: Antidiüretik hormon (ADH) da hipotalamus tarafından üretilip arka hipofiz bezinden salgılanır. Böbrek tübüllerinden suyun geri emilimini artırarak idrar çıkışını azaltır ve vücut su dengesini düzenler. Böbrekler üzerinde etkili olsa da, eksikliği doğrudan anemiye yol açmaz. Daha çok dehidrasyon veya aşırı hidrasyonla ilgili sorunlara neden olur. Bu nedenle doğru cevap değildir.

E) Kalsitonin: Kalsitonin, tiroid bezinin parafoliküler hücreleri tarafından üretilen bir hormondur. Kan kalsiyum seviyelerini düşürerek etki gösterir; kemiklerden kalsiyum salınımını engeller ve böbreklerden kalsiyum atılımını artırır. Kan yapımıyla veya böbrek yetmezliğine bağlı anemiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle doğru cevap değildir.

Soru 11.

İnsan böbreğinin işlevsel birimi olan nefronun bazı kısımları aşağıdaki şekilde numaralandırılarak gösterilmiştir.

Bu kısımlarla ilgili,

I. 1 numaralı yapıdan 2 numaralı yapıya geçen süzüntüde alyuvarların bulunması beklenmez.

II. 3 ve 4 numaralı yapıların suya geçirgenliği birbiriyle aynıdır.

III. 5 numaralı yapıdan bikarbonat iyonlarının (HCO3-) ve tuzun geri emilimi gerçekleşir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(2023-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve III
D. II ve III
E. I, II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklama:

1. Sorunun Analizi

Nefron şemalarında tipik olarak;

1: glomerulus/Bowman kapsülü,

2: proksimal tübül,

3: Henle kulpunun inen kolu,

4: Henle kulpunun çıkan kolu,

5: distal kıvrımlı tübül olarak gösterilir.

Buna göre: (I) Glomerüler filtratta büyük proteinler ve alyuvarlar bulunmaz; bu yüzden 1’den 2’ye geçen süzüntüde alyuvar beklenmez. (II) İnip çıkan kolların suya geçirgenliği farklıdır: inen kol suya geçirgendir, çıkan kol suya geçirgen değildir. (III) Distal tübülde HCO3- ve NaCl geri emilimi gerçekleşir. Dolayısıyla I ve III doğrudur.

Soru 12.

Bir öğrenci, insan üriner sistemiyle ilgili aşağıdaki şekli inceliyor.

Sağlıklı bir birey esas alındığında, bu öğrencinin şekilde gösterilen I ve II numaralı yapılarla ilgili aşağıdaki yorumlarından hangisi yanlıştır?

(2020-YKS-Temel Yeterlilik Testi (TYT))

A. I numaralı yapıda glikoz bulunurken II numaralı yapıda bulunması beklenmez.
B. I ve II numaralı yapılarda kan hücrelerinin bulunması beklenmez.
C. I numaralı yapıya süzülen kreatinin miktarı ile II numaralı yapıya iletilen kreatinin miktarı yaklaşık aynıdır.
D. I numaralı yapıya süzülen su miktarı, II numaralı yapıya iletilen su miktarından fazladır.
E. I numaralı yapıda bulunmayan bir maddeye II numaralı yapıda kesinlikle rastlanmaz.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

→ Bu soru, insan üriner sistemi hakkında bilgi ve uygulama becerisi gerektirir. Soruda, I numaralı yapı olarak böbreklerin glomerülleri (böbrek kılcal damarları), II numaralı yapı olarak da idrarı depolayan mesane gösterilmiştir.

→ I numaralı yapıda kanın süzülmesi sonucu oluşan ilk idrar, yani glomerüler filtrat bulunur. Bu filtratta, kan plazmasında bulunan maddelerin çoğu (örneğin glikoz, amino asitler, su, mineraller, üre, ürik asit, kreatinin) bulunur. Ancak kan hücreleri ve büyük proteinler bu filtrata geçemez.

→ II numaralı yapıda ise son idrar bulunur. Bu idrarda, böbrek tübüllerinde geri emilimi tamamlanmış maddeler ve atılacak maddeler bulunur.

→ Glikoz ve amino asitler gibi maddelerin geri emilimi tamamlandığı için bu maddeler idrarda bulunmaz. Ancak, su, mineraller, üre, ürik asit, kreatinin gibi maddelerin bir kısmı idrarda bulunabilir.

→ Bu bilgilere dayanarak, seçeneklerden E şıkkı yanlıştır. Çünkü, I numaralı yapıda bulunmayan bir madde, özellikle kan hücreleri ve büyük proteinler, II numaralı yapıda da bulunmaz.

→ Ancak, I numaralı yapıda bulunan bir madde, örneğin glikoz, II numaralı yapıda bulunmayabilir. Çünkü bu madde, böbrek tübüllerinde geri emilir ve idrara geçmez. Bu nedenle, I numaralı yapıda bulunan bir maddenin II numaralı yapıda bulunup bulunmayacağı, maddenin ne olduğuna ve böbreklerin bu maddeyi nasıl işlediğine bağlıdır.

Soru 13.

Aşağıdaki şekilde insan böbreğinde yer alan bir nefron ve toplama kanalı numaralandırılarak gösterilmiştir

Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

(2019-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

A. Kan basıncının etkisiyle glomerulustaki kan sıvısı, I numaralı kısma doğru tek yönlü süzülür.
B. II numaralı kısımda glikozun geri emilimi gerçekleşir.
C. II ve IV numaralı kısımlarda NaCl geri emilir.
D. III ve V numaralı kısımlardan H2O geçişi pasif taşıma ile gerçekleşir.
E. V numaralı kısımda kreatinin molekülünün tamamı geri emilir.

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

Verilen görsel, bir nefronun yapısını gösteriyor. Nefron, böbrekte idrar oluşumunun gerçekleştiği temel birimdir.

???? Numaraların Yapısal Karşılıkları:

Numara Bölüm Adı Görev
I Bowman kapsülü Süzülme (filtrasyon) gerçekleşir.
II Proksimal tübül Glikoz, amino asitler ve su geri emilir.
III Henle kulpu (iniş kolu) Su pasif olarak geri emilir.
IV Distal tübül İyon dengesi, bazı aktif geri emilimler yapılır.
V Toplama kanalı Su, üre gibi maddeler geri emilebilir; idrar toplanır.

???? Seçeneklerin Analizi:

✅ A. “Glomerulustaki kan sıvısı, I numaralı kısma doğru tek yönlü süzülür.” Doğru. Yüksek kan basıncı ile süzülme Bowman kapsülüne doğrudur.

✅ B. “II numaralı kısımda glikozun geri emilimi gerçekleşir.” Doğru. Proksimal tübülde glikoz tamamen geri emilir.

✅ C. “II ve IV numaralı kısımlarda NaCl geri emilir.” Doğru. Proksimal ve distal tübüllerde sodyum geri emilir.

✅ D. “III ve V numaralı kısımlardan H₂O geçişi pasif taşıma ile gerçekleşir.” Doğru. Henle kulpunun iniş kolunda ve toplama kanalında su osmozla geri emilir (pasif).

❌ E. “V numaralı kısımda kreatinin molekülünün tamamı geri emilir.” Yanlış. Kreatinin, süzülür ama neredeyse hiç geri emilmez, bu yüzden idrarla atılır. Bu madde böbrek fonksiyon testlerinde kullanılır çünkü vücutta sabit bir hızla üretilir ve geri emilmez.


Doğru Cevap: E (Yanlış olan ifade)


İstersen bu yapının boşaltım bozukluklarıyla ilişkili klinik örneklerine dair bir soru daha oluşturabilirim. Hazırlamamı ister misin?

Soru 14.

İnsanda, karaciğerde üretilen bir üre molekülü, idrar bileşimine en kısa yoldan katılmak için;

Organlarının hangilerinden geçmek zorundadır?

(2017-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

A. Bağırsak ve Böbrek
B. Beyin ve Kalp
C. Bağırsak, Böbrek ve Akciğer
D. Kalp, Böbrek ve Akciğer
E. Beyin, Kalp, Böbrek ve Akciğer

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklama:

🔬 Üre'nin Vücutta İzlediği Yol: Üre, karaciğerde protein yıkımı sonucu oluşur ve kan yoluyla böbreklere taşınarak idrarla atılır. Ancak bu yolculukta bazı temel duraklar vardır.

📍 Adım Adım Takip Edelim:

1. Üre karaciğerde üretilir.

2. Karaciğerdeki kan, karaciğer toplardamarı ile kalbe taşınır.

3. Bu kan, önce kalbin sağ kulakçığına, sonra sağ karıncığa geçer ve akciğere gönderilir.

4. Akciğerde gaz değişimi olur → Kan temizlenir.

5. Kan, akciğerlerden sol kulakçığa, sonra sol karıncığa gelir ve buradan vücuda pompalanır.

6. Böbreğe gelen kan içindeki üre, süzülerek nefronlara geçer → idrarla atılır.

Şimdi şıkları inceleyelim:

A) Bağırsak ve Böbrek ❌ → Bağırsakla doğrudan ilgisi yok.

B) Beyin ve Kalp ❌ → Beyin bu süreçte yer almaz.

C) Bağırsak, Böbrek ve Akciğer ❌ → Yine bağırsak gereksiz.

D) Kalp, Böbrek ve Akciğer ✅ → Üre'nin dolaşımdaki zorunlu duraklarıdır.

E) Beyin, Kalp, Böbrek ve Akciğer ❌ → Beyin dolaşıma girmez, üre taşımaz.

Soru 15.

Bir öğünde aşırı tuzlu yiyecekler tüketen sağlıklı bir insanda homeostazinin sağlanması sürecinde

I. Distal tüplerin ve toplama kanallarının uyarılması,

II. Suyun geri emiliminin artması,

III. Hipotalamustaki ozmoreseptörlerin uyarılması,

IV. Hipofizin arka lobundan ADH salınması,

V. Kanın ozmotik basıncının artması

Olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

(MEBİ 02.04.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. II - I - IV - III - V
B. III - IV - I - II - V
C. III - V - IV - I - II
D. V - I - IV - III - II
E. V - III - IV - I - II

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklama:

Bu soruda, aşırı tuzlu yiyeceklerin tüketilmesiyle birlikte vücutta homeostazinin (iç denge) nasıl sağlandığı adım adım soruluyor. Süreci dikkatli takip edelim:

🔄 Sıralı Olaylar Zinciri:

1. V → Kanın ozmotik basıncının artması; Aşırı tuz alındığında, kan plazmasındaki sodyum artar → ozmotik basınç yükselir

2. III → Hipotalamustaki ozmoreseptörlerin uyarılması; Kanın ozmotik basıncındaki artışı, hipotalamustaki ozmoreseptörler algılar

3. IV → Hipofizin arka lobundan ADH (vazopressin) salınması; Ozmoreseptörler bu durumu algılayınca ADH salgısı artırılır. ADH → suyun geri emilimini artırır

4. I → Distal tüplerin ve toplama kanallarının uyarılması; ADH bu yapıları etkileyerek su geçirgenliğini artırır

5. II → Suyun geri emiliminin artması; Sonuç olarak su geri emilir → kan yoğunluğu normale döner

Doğru sıralama: V → III → IV → I → II Doğru cevap: E şıkkı

Konu İle İlgili Sorular

Soru 1.

Sağlıklı bir insanda boşaltım sistemine ait,

I. Proksimal tüpün Henle kulpu ile bağlanma bölgesi

II. Bowman Kapsülü

III. Üreter

IV. Distal Tüp

V. Havuzcuk

Yapılarından hangilerinde bulunan sıvının yapısı birbirine en yakın özelliktedir?

A. I ve II
B. I ve IV
C. III ve V
D. II ve IV
E. I, II ve IV

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

📌 Soru ne soruyor?

Sağlıklı bir insanda, boşaltım sistemi yapılarını veriyor. “Bu yapılarda bulunan sıvının yapısı birbirine en çok benzeyenler hangileridir?” diye soruyor.

🧪 Hemen maddeleri değerlendirelim:

I. Proksimal tüpün Henle kulpu ile bağlandığı bölge Buradaki sıvı, henüz tam idrar değildir. Geri emilim (glikoz, aminoasit, su vs.) büyük ölçüde bu bölgede gerçekleşir. Sıvının yapısı hâlâ değişmektedir. ❌ İdrara dönüşme sürecindedir, dolayısıyla yapısı idrara benzemez.

II. Bowman Kapsülü Burada bulunan sıvı, kan plazmasının süzülmüş hâlidir. Henüz hiç geri emilim veya salgılama gerçekleşmemiştir. Bu sıvıya süzüntü (filtrat) denir, idrardan çok kana benzer. ❌ İdrar değildir, yapısı oldukça farklıdır.

III. Üreter ✅ Buradan geçen sıvı artık oluşmuş idrardır. Artık geri emilim/salgılama işlemi tamamlanmıştır. ✔️ İdrar içeriği sabittir.

IV. Distal Tüp Bu bölgede hâlâ su ve iyonlar geri emilir, ayrıca K⁺ ve H⁺ gibi iyonlar salgılanır. Sıvının içeriği hâlâ değişmektedir. ❌ İdrar değildir, geçici bir sıvıdır.

V. Havuzcuk (Pelvis Renalis) ✅ İdrar toplama kanallarından gelen sıvı burada toplanır. Buradaki sıvı da tam anlamıyla idrardır. ✔️ Yapısı, üreterdeki idrarla aynıdır.


Soru 2.

İnsan böbreğinin işlevsel birimi olan nefronun bazı kısımları aşağıdaki şekilde numaralandırılarak gösterilmiştir.

Bu kısımlarla ilgili,

I. 1 numaralı yapıdan 2 numaralı yapıya geçen süzüntüde alyuvarların bulunması beklenmez.

II. 3 ve 4 numaralı yapıların suya geçirgenliği birbiriyle aynıdır.

III. 5 numaralı yapıdan bikarbonat iyonlarının (HCO3-) ve tuzun geri emilimi gerçekleşir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

(2023-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

A. Yalnız I
B. Yalnız II
C. I ve III
D. II ve III
E. I, II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Nefron şemalarında tipik olarak;

1: glomerulus/Bowman kapsülü,

2: proksimal tübül,

3: Henle kulpunun inen kolu,

4: Henle kulpunun çıkan kolu,

5: distal kıvrımlı tübül olarak gösterilir.

Buna göre: (I) Glomerüler filtratta büyük proteinler ve alyuvarlar bulunmaz; bu yüzden 1’den 2’ye geçen süzüntüde alyuvar beklenmez. (II) İnip çıkan kolların suya geçirgenliği farklıdır: inen kol suya geçirgendir, çıkan kol suya geçirgen değildir. (III) Distal tübülde HCO3- ve NaCl geri emilimi gerçekleşir. Dolayısıyla I ve III doğrudur.


Soru 3.

Sağlıklı bir insanda glomerulus kılcallarından Bowman kapsülüne geçen sıvıda aşağıdaki maddelerden hangisinin bulunması beklenmez?

 

A. Kreatinin
B. HCO-3 (Bikarbonat)
C. Trigliserit
D. Amonyak
E. Üre

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

- Sağlıklı bir insanda, böbreklerdeki glomerulus kılcalları, kanı süzer ve bu süzüntü Bowman kapsülü adı verilen boşluğa geçer.

- Bu süzme işlemi kan basıncıyla (ultrafiltrasyon) gerçekleşir ve süzülen maddelerin bazı özellikleri önemlidir:

- Molekül büyüklüğü küçük olmalı

- Yüksek çözünürlükte olmalı

- Plazma proteinleri ve büyük/lipit yapılı moleküller geçemez

Şıkları Tek Tek İnceleyelim:

A) Kreatinin ✅ Kas metabolizması sonucu oluşan azotlu atıktır Küçük ve suda çözünür → süzülür Bowman kapsülüne geçer.

B) HCO₃⁻ (Bikarbonat) ✅ Küçük iyonik bir moleküldür. Kan pH'ını tamponlamada görev alır. Glomerulustan geçebilir.

C) Trigliserit ❌ Büyük ve yağ yapılı (lipit) moleküldür. Suda çözünmez, kan plazmasında proteinlere bağlı taşınır. Glomerulus filtresinden geçemez. ✔️ Doğru cevap bu şık.

D) Amonyak ✅ Küçük molekül, protein yıkımı sonucu oluşur. Serbest halde bulunur, kolayca süzülür. Bowman kapsülüne geçer.

E) Üre ✅ Karaciğerde üre döngüsüyle oluşur. Azotlu atıktır, küçük ve çözünür → kolayca süzülür. İdrarla atılır.


Soru 4.

Bir öğünde aşırı tuzlu yiyecekler tüketen sağlıklı bir insanda homeostazinin sağlanması sürecinde

I. Distal tüplerin ve toplama kanallarının uyarılması,

II. Suyun geri emiliminin artması,

III. Hipotalamustaki ozmoreseptörlerin uyarılması,

IV. Hipofizin arka lobundan ADH salınması,

V. Kanın ozmotik basıncının artması

Olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

(MEBİ 02.04.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. II - I - IV - III - V
B. III - IV - I - II - V
C. III - V - IV - I - II
D. V - I - IV - III - II
E. V - III - IV - I - II

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklaması:

Bu soruda, aşırı tuzlu yiyeceklerin tüketilmesiyle birlikte vücutta homeostazinin (iç denge) nasıl sağlandığı adım adım soruluyor. Süreci dikkatli takip edelim:

🔄 Sıralı Olaylar Zinciri:

1. V → Kanın ozmotik basıncının artması; Aşırı tuz alındığında, kan plazmasındaki sodyum artar → ozmotik basınç yükselir

2. III → Hipotalamustaki ozmoreseptörlerin uyarılması; Kanın ozmotik basıncındaki artışı, hipotalamustaki ozmoreseptörler algılar

3. IV → Hipofizin arka lobundan ADH (vazopressin) salınması; Ozmoreseptörler bu durumu algılayınca ADH salgısı artırılır. ADH → suyun geri emilimini artırır

4. I → Distal tüplerin ve toplama kanallarının uyarılması; ADH bu yapıları etkileyerek su geçirgenliğini artırır

5. II → Suyun geri emiliminin artması; Sonuç olarak su geri emilir → kan yoğunluğu normale döner

Doğru sıralama: V → III → IV → I → II Doğru cevap: E şıkkı


Soru 5.

İnsan böbreklerinin boşaltım birimi olan nefrona ait görsel verilmiştir.

Nefronun X ile gösterilen bölümü ile ilgili,

I. İnan kolda ilerleyen süzüntünün osmotik derişimi artar.

II. Çıkan kolda tuzların geri emilimi gerçekleşir.

III. ADH etkisi ile suyun geri emilimi çıkan kolda artırılır.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

A. Yalnız I
B. I ve II
C. I ve III
D. II ve III
E. I, II ve III

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklaması:

Görselde insan böbreğinin temel işlev birimi olan nefronun yapısı verilmiş ve X ile gösterilen bölge Henle kulpu (özellikle inen ve çıkan kollar) olarak işaretlenmiş.

Şimdi, bu bölgeyle ilgili verilen ifadeleri tek tek değerlendirelim:

✅ I. İnen kolda ilerleyen süzüntünün osmotik derişimi artar. Doğru. İnen kol, suya geçirgendir, ancak sodyum ve diğer iyonlara geçirgen değildir. Bu nedenle süzüntü ilerlerken su çıkar, içerideki çözeltinin yoğunluğu yani osmotik basıncı artar.

✅ II. Çıkan kolda tuzların geri emilimi gerçekleşir. Doğru. Çıkan kol, suya geçirgen değildir, fakat sodyum (Na⁺) ve klor (Cl⁻) gibi iyonlar aktif olarak geri emilir. Bu süreç, böbreğin medulla (öz bölgesi) ile çevresinin hipertonik hale gelmesine yardımcı olur.

❌ III. ADH etkisi ile suyun geri emilimi çıkan kolda artırılır. Yanlış. ADH (antidiüretik hormon) etkisiyle su geri emilimi, distal tüp ve idrar toplama kanalı gibi bölgelerde gerçekleşir. Henle kulpunun çıkan kolu suya geçirgen değildir, bu nedenle ADH’nin burada bir etkisi yoktur.


Soru 6.

Normal bir insanda K, L ve M olarak adlandırılan üç madde ile ilgili olarak nefronda gerçekleşen bazı olaylar aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Bu üç maddenin üre, aminoasit ve penisilin olduğu bilindiğine göre aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

(2010-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS))

A. Üre → K , Aminoasit → L, Penisilin → M
B. Üre → K, Aminoasit → M, Penisilin → L
C. Üre → L, Aminoasit → K, Penisilin → M
D. Üre → L, Aminoasit → M, Penisilin → K
E. Üre → M, Aminoasit → K, Penisilin → L

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: C

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, nefronda gerçekleşen süzülme, geri emilim ve salgılama süreçleri hakkında temel biyoloji bilgisini ölçmektedir. Verilen grafikler, K, L ve M maddelerinin nefron tübülleri boyunca derişim değişimlerini göstermektedir. Bu maddelerin (üre, aminoasit, penisilin) nefrondaki davranışları göz önüne alınarak doğru eşleştirme yapılmalıdır.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Üre → K, Aminoasit → L, Penisilin → M :

Madde K (Üre): Üre, nefronun glomerulusundan serbestçe süzülür. Proksimal tübül ve toplama kanallarında bir kısmı (%50-70'i) geri emilir. Tamamı geri emilmediği için tübül sıvısında kalmaya devam eder ve suyun geri emilimiyle birlikte derişimi artar. K grafiği, süzülme sonrası kısmi geri emilim ve su emilimine bağlı derişim artışını doğru bir şekilde yansıtmaktadır.

Madde L (Aminoasit): Aminoasitler, nefronda süzülür ve normal bir insanda proksimal tübülde aktif taşıma ile %100 oranında geri emilir. Bu nedenle, proksimal tübülün sonuna gelindiğinde tübül sıvısındaki derişimi sıfıra veya sıfıra yakın bir seviyeye düşer. L grafiği, süzülen bir maddenin tamamen geri emilerek tübül sıvısından uzaklaştırılmasını açıkça göstermektedir.

Madde M (Penisilin): Penisilin gibi bazı ilaçlar, nefronda hem süzülür hem de proksimal tübülde kan kılcallarından aktif olarak tübül içerisine salgılanır (sekresyon). Geri emilimi yok denecek kadar azdır. Bu ikili mekanizma (süzülme + aktif salgılama), tübül sıvısındaki derişiminin suyun geri emilimiyle açıklanamayacak kadar yüksek seviyelere ulaşmasına neden olur. M grafiği, süzülme ve aktif salgılama ile derişimi belirgin şekilde artan bir maddeyi doğru bir şekilde temsil etmektedir.

Bu eşleştirme biyolojik süreçlerle tamamen uyumlu olduğu için A şıkkı doğrudur.

B) Üre → K, Aminoasit → M, Penisilin → L: Bu şıkta Aminoasit M ile, Penisilin ise L ile eşleştirilmiştir. Aminoasitler tamamen geri emildiği için L ile, Penisilin ise hem süzülüp hem de aktif salgılandığı için M ile eşleşmelidir. Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

C) Üre → L, Aminoasit → K, Penisilin → M: Bu şıkta Üre L ile, Aminoasit ise K ile eşleştirilmiştir. Üre kısmen geri emildiği için K ile, Aminoasitler ise tamamen geri emildiği için L ile eşleşmelidir. Bu eşleştirmelerdeki hatalar nedeniyle bu şık yanlıştır.

D) Üre → L, Aminoasit → M, Penisilin → K: Bu şıkta yapılan eşleştirmeler (Üre L ile, Aminoasit M ile, Penisilin K ile) biyolojik süreçlerle uyumsuzdur. Örneğin, Üre tamamen geri emilen bir madde değildir (L ile yanlış eşleştirme), Aminoasitler ise %100 geri emilir (M ile yanlış eşleştirme). Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

E) Üre → M, Aminoasit → K, Penisilin → L: Bu şıkta Üre M ile, Aminoasit K ile, Penisilin L ile eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmeler de biyolojik olarak hatalıdır. Üre kısmen geri emilirken (K olmalıydı), Penisilin aktif olarak salgılanır (M olmalıydı). Dolayısıyla bu şık yanlıştır.


Soru 7.

Sağlıklı bir insanda üriner sistemin görevleri ile ilgili,

I. Kan pH'sının asidik bir değerde kalmasını sağlar.

II. Protein metabolizmasının bir ürürnü olan azotlu atıklarının uzaklaştırılmasını sağlar.

III. Kırmızı kemik iliğinde alyuvar üretimini uyarır.

IV. Kan plazmasında çözünmüş aminoasitlerin uzaklaştırılmasını sağlar.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

A. Yalnız I
B. Yalnız IV
C. I ve III
D. II ve III
E. II, III ve IV

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: D

Açıklaması:

Önce Üriner Sistemin Temel Görevleri:

- Sağlıklı bir insanda üriner sistemin temel görevleri şunlardır:

- Vücut sıvı dengesini sağlamak

- Kan basıncı ve iyon dengesini düzenlemek

- Metabolik atıkları (özellikle azotlu atıklar) vücuttan uzaklaştırmak

- Kan pH’ını dengelemek (asidik değil, nötr/alkali seviyeye yakın tutmak)

- Eritropoietin hormonu salgılayarak alyuvar üretimini uyarmak

- Bazı maddeleri geri emerek, bazılarını atmak

Şimdi Şıkları Tek Tek İnceleyelim:

I. Kan pH'sının asidik bir değerde kalmasını sağlar. ❌ Üriner sistem kan pH’ını dengelemeye çalışır, fakat asidik yapıda tutmaz. Doğrusu: Kandaki fazla H⁺ iyonlarını uzaklaştırarak pH’ın daha nötr kalmasını sağlar. Bu ifade yanlıştır.

II. Protein metabolizmasının bir ürünü olan azotlu atıkların uzaklaştırılmasını sağlar. ✅ Üre, protein yıkımının (amino asitlerin deaminasyonu) sonucudur. Üre, üriner sistemle idrarla atılır. Bu ifade doğrudur.

III. Kırmızı kemik iliğinde alyuvar üretimini uyarır. ✅ Böbreklerden salgılanan eritropoietin hormonu, kemik iliğini uyarır ve alyuvar üretimini artırır. Özellikle oksijen azaldığında bu hormon salgılanır. Bu ifade doğrudur.

IV. Kan plazmasında çözünmüş aminoasitlerin uzaklaştırılmasını sağlar. ❌ Aminoasitler geri emilir, çünkü yapıcı-onarıcıdır; vücut onları kaybetmek istemez. Ancak çok fazla protein alınmışsa az miktarda atılabilir ama bu ana görev değildir. Bu ifade yanlıştır.


Soru 8.

Sağlıklı bir insanda idrar toplama kanalına ulaşan süzüntüde,

I. Kreatin

II. Aminoasit

III. NaCl

IV. K+

Moleküllerinden hangilerinin bulunması beklenmez?

A. Yalnız II
B. I ve III
C. II ve IV
D. II, III ve IV
E. I, II ve IV

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: A

Açıklaması:

🔍 Maddeleri tek tek inceleyelim:

I. Kreatin ✅ Bulunur Kas metabolizmasının atığıdır. Glomerulustan süzülür, geri emilmez, idrara geçer. İdrar içinde bulunması normaldir.

II. Aminoasit ❌ Bulunmaz Glomerulustan süzülür ama proksimal tübülde tamamı geri emilir. Vücut için hayati öneme sahiptir, bu yüzden idrarla atılmaz (ancak hastalık durumlarında olabilir). Sağlıklı bireyde idrar toplama kanalına ulaşmaz.

III. NaCl (Sodyum klorür) ✅ Bulunabilir Sodyumun büyük bölümü geri emilir ama az miktarda süzüntüde kalabilir. Homeostatik dengeye göre değişebilir. İdrar toplama kanalında az da olsa bulunabilir.

IV. K⁺ (Potasyum) ✅ Bulunabilir Potasyum, özellikle distal tüpte aktif olarak salgılanır (sekresyon). Fazlası idrarla atılır, bu nedenle süzüntüde bulunur.


Soru 9.

Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle aneminin ortaya çıkması aşağıdaki hormonlardan hangisinin yeterince üretilmemesinden kaynaklanabilir?

(2024-YKS-Alan Yeterlilik Testleri (AYT))

A. Adrenalin
B. Eritropoietin
C. Oksitosin
D. Antidiüretik hormon
E. Kalsitonin

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: B

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Soru, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sıkça görülen aneminin, hangi hormonun yetersiz üretiminden kaynaklandığını sormaktadır. Bu, böbreklerin bir endokrin organ olarak görevini ve kan yapımıyla olan ilişkisini bilmeyi gerektirir. Anemi, kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) sayısında veya hemoglobin miktarında azalma durumudur. Böbreklerin, eritrosit üretimini doğrudan etkileyen bir hormon ürettiği bilgisinden yola çıkarak doğru cevabı bulmalıyız.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Adrenalin: Adrenalin (epinefrin), böbrek üstü bezlerinin medullası tarafından üretilen bir hormondur. 'Savaş ya da kaç' tepkisinde rol oynar; kalp atış hızını, kan basıncını ve kan şekerini artırır. Kan yapımıyla veya kronik böbrek yetmezliğine bağlı anemiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle doğru cevap değildir.

B) Eritropoietin: Eritropoietin (EPO), başta böbrekler olmak üzere (az miktarda karaciğer de üretir) salgılanan bir glikoprotein hormondur. Temel görevi, kemik iliğini uyararak kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) üretimini (eritropoez) artırmaktır. Kronik böbrek yetmezliğinde, böbrek dokusu hasar gördüğü için yeterli miktarda eritropoietin üretemez. EPO üretimindeki bu düşüş, kemik iliğinin yeterince eritrosit üretememesine yol açarak anemiye neden olur. Bu durum, kronik böbrek yetmezliğine bağlı aneminin en yaygın nedenidir. Bu nedenle doğru cevaptır.

C) Oksitosin: Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilip arka hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Doğum sırasında rahim kasılmalarını uyarır ve emzirme sırasında sütün salgılanmasını sağlar. Kan yapımı veya böbrek fonksiyonları ile ilişkili değildir. Bu nedenle doğru cevap değildir.

D) Antidiüretik hormon (ADH) / Vazopressin: Antidiüretik hormon (ADH) da hipotalamus tarafından üretilip arka hipofiz bezinden salgılanır. Böbrek tübüllerinden suyun geri emilimini artırarak idrar çıkışını azaltır ve vücut su dengesini düzenler. Böbrekler üzerinde etkili olsa da, eksikliği doğrudan anemiye yol açmaz. Daha çok dehidrasyon veya aşırı hidrasyonla ilgili sorunlara neden olur. Bu nedenle doğru cevap değildir.

E) Kalsitonin: Kalsitonin, tiroid bezinin parafoliküler hücreleri tarafından üretilen bir hormondur. Kan kalsiyum seviyelerini düşürerek etki gösterir; kemiklerden kalsiyum salınımını engeller ve böbreklerden kalsiyum atılımını artırır. Kan yapımıyla veya böbrek yetmezliğine bağlı anemiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle doğru cevap değildir.


Soru 10.

Aşağıdaki şekilde insan böbreğinin işlevsel birimi olan nefronun bazı kısımları numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre sağlıklı bir insanda numaralandırılan kısımların hangilerinde suyun geri emilimi gerçekleşir?

(MEBİ 10.02.2025 AYT Deneme Sınavı)

A. Yalnız 3
B. 1 ve 4
C. 2 ve 5
D. 1, 3 ve 4
E. 2, 3 ve 5

Doğru Cevap İçin Tıklayınız...

Doğru Cevap: E

Açıklaması:

1. Sorunun Analizi

Bu soru, insan böbreğinin temel işlevsel birimi olan nefronun farklı kısımlarında suyun geri emiliminin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamaya yöneliktir. Şekil gösterilmediği için, numaralandırılmış kısımları standart bir nefron diyagramındaki ana yapılarla eşleştirerek ve bu yapıların su geri emilimindeki rolünü bilerek soruyu yanıtlamamız gerekmektedir.

2. Nefronun Kısımları ve Suyun Geri Emilimi

Glomerulus ve Bowman Kapsülü (Genellikle ilk kısım, 1 numaralı bölge olabilir): Kanın süzüldüğü yerdir. Burada suyun geri emilimi gerçekleşmez; sadece süzülme olayı vardır.

Proksimal Tüp (2 numaralı bölge olduğu varsayılan): Süzülen suyun yaklaşık %65-70'i burada zorunlu olarak geri emilir. Bu, nefronda suyun en yoğun geri emildiği bölgelerden biridir.

Henle Kulpunun İnen Kolu (3 numaralı bölge olduğu varsayılan): Suya yüksek oranda geçirgen olup, böbrek medullasındaki yüksek ozmotik basınç nedeniyle suyun pasif olarak geri emildiği önemli bir bölgedir.

Henle Kulpunun Çıkan Kolu (4 numaralı bölge olabileceği varsayılan): Suya karşı tamamen geçirimsizdir; burada su geri emilimi gerçekleşmez. Bu kısımda elektrolitler (özellikle Na+ ve Cl-) aktif olarak geri emilir.

Distal Tüp: Suyun geri emilimi burada da gerçekleşir ve Antidiüretik Hormon (ADH) tarafından düzenlenir. (Bazı şemalarda 4 veya 5 ile gösterilebilir.)

Toplama Kanalı (5 numaralı bölge olduğu varsayılan): Suyun geri emilimi burada da ADH etkisiyle düzenlenir (fakültatif geri emilim) ve idrarın son konsantrasyonunun ayarlanmasında kritik bir rol oynar.

3. Şıkların Değerlendirilmesi

A) Yalnız 3: Henle kulpunun inen kolu (3) su geri emilimi yapar, ancak proksimal tüp (2) ve toplama kanalı (5) gibi diğer önemli bölgeler göz ardı edilmiştir. Bu şık eksiktir.

B) 1 ve 4: Eğer 1 glomerulus/Bowman kapsülü ve 4 Henle kulpunun çıkan kolu ise, bu bölgelerde su geri emilimi gerçekleşmez. Dolayısıyla bu şık yanlıştır.

C) 2 ve 5: Proksimal tüp (2) ve toplama kanalı (5) su geri emilimi yapar, ancak Henle kulpunun inen kolu (3) önemli bir su geri emilim bölgesidir ve bu şıkta yer almamaktadır. Bu şık eksiktir.

D) 1, 3 ve 4: 1 numaralı bölgede (glomerulus/Bowman kapsülü) ve 4 numaralı bölgede (Henle kulpunun çıkan kolu) su geri emilimi gerçekleşmez. Bu şık yanlıştır.

E) 2, 3 ve 5: Bu şık, proksimal tüp (2), Henle kulpunun inen kolu (3) ve toplama kanalını (5) içerir. Bu üç bölge, nefronda suyun en yoğun ve önemli geri emiliminin gerçekleştiği ana bölgelerdir. Proksimal tüp ve Henle kulpunun inen kolu zorunlu geri emilimi, toplama kanalı ise ADH ile düzenlenen fakültatif geri emilimi temsil eder. Sağlıklı bir insanda su geri emilimi bu üç bölgede aktif olarak gerçekleşir. Bu nedenle doğru cevaptır.


BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒