Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 

Konu Detayı Sayfası

Komünitelerde ve Popülasyonlarda Görülen Etkileşimler ve Değişimler

10.Sınıf

Ekoloji

Komünitelerde ve Popülasyonlarda Görülen Etkileşimler ve Değişimler

2794

Image

Konuya Başlarken

1. Bir bölgede tür çeşitliliğinin yüksek olmasının sebepleri

Bir bölgede farklı özelliklere sahip pek çok habitat bulunuyorsa tür çeşitliliği artar.

Tek Tek Dağları Millî Parkı’nda derin vadiler, mağaralar, taşlık, kayalık ve çalılık alanlar vardır.

Bu habitat çeşitliliği; türlerin barınma, beslenme, saklanma ve üreme ihtiyaçlarını karşılar.

Bu nedenle bölgede tür çeşitliliği yüksektir.

2. Kurt popülasyonunun büyüklüğündeki değişimlerin izlenmesinin amacı

Kurt sayısının zaman içindeki değişimini tespit etmek için popülasyon izlenir.

Popülasyon artıyor mu, azalıyor mu yoksa sabit mi kalıyor, bu belirlenir.

Böylece tür üzerinde baskı yaratan tehditlerin (avcılık, habitat kaybı vb.) varlığı hakkında fikir edinilir.

Elde edilen verilere göre alınacak koruma önlemleri şekillendirilir ve uygulamalar gerektiğinde değiştirilir.

Kurt popülasyonunun sabit kalması veya artması, koruma çalışmalarının başarılı olduğunun göstergesidir.

3. Yaban hayatının korunması neden önemlidir?

Yaban hayatı; bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalarla birlikte tür çeşitliliğini oluşturur.

Her tür ekosistemde besin zinciri ve madde döngüleri içinde önemli bir role sahiptir.

Yaban hayatındaki türlerin yok olması ekosistem dengesini bozar.

Sağlıklı ekosistemler insanlara temiz su, hava, gıda ve pek çok doğal kaynak sağlar.

Bu nedenle yaban hayatının korunması hem doğanın hem de insanların geleceği için hayati öneme sahiptir.

2.Tema 2.Etkinlik - Komünitelerde ve Popülasyonlarda Görülen Etkileşimler ve Değişimler

4. Verilen örnek olaylardaki etkileşim ve değişimler

Yumurtalık Lagünü Millî Parkı

Farklı habitat tipleri (bataklık, sazlık, kumul, ıslak çayır, çorak alanlar) çok sayıda tür için yaşam ortamı sağlar.

Bu habitat çeşitliliği, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi pek çok canlı türü arasında yoğun türler arası etkileşime neden olur.

Lagünün kuş göç yolları üzerinde yer alması, göçmen kuşlar için güvenli beslenme ve dinlenme alanı oluşturur.

Koruma statüsü (millî park) sayesinde, uzun vadede tür çeşitliliğinin korunması ve artması beklenir.

Kızılçam Ormanları (Yangın ve süksesyon)

Yangın, ormandaki mevcut bitki örtüsünü büyük ölçüde yok ederek güçlü bir bozucu etken olarak etki eder.

Yangından sonra kızılçam tohumlarının çimlenmesiyle çok sayıda fide ortaya çıkar, toprak altındaki organlardan çalı ve ağaççıklar sürgün verir.

Tek yıllık bitkiler de yangından sonra çimlenerek kısa sürede alanı kaplar; bu durum sekonder süksesyon örneğidir.

İlk birkaç yıl içinde birçok bitki türü yeniden ortaya çıkar; ancak ormanın eski boyuna ve biyokütlesine ulaşması için 20–25 yıl gerekir.

Kızıl Tilki Popülasyonu

Kızıl tilkiler ile uyuz paraziti arasında konakçı–parazit (türler arası) etkileşim vardır.

Parazitin neden olduğu sarkoptik uyuz hastalığı, tilkilerin 2–4 ay içinde ölmesine ve popülasyonda büyük azalmaya yol açmıştır.

Tilkiler yaban tavşanı ve orman tavuğu gibi türlerle avcı–av ilişkisi içindedir.

Tilkilerin azalması, av konumundaki türlerin sayısında geçici artışa neden olmuştur; bu, türler arası dengenin değiştiğini gösterir.

Akdeniz Foku Popülasyonu

İnsanlar ile Akdeniz foku arasında habitat paylaşımı ve çatışması vardır; kıyı yapılaşması ve limanlar fokların yaşam alanlarını daraltmaktadır.

1990’lı yıllarda alınan koruma önlemleriyle popülasyonda artış olmuş, yıllık yavru sayısı yükselmiş ve 33 bireye ulaşılmıştır.

Daha sonra habitat kaybı ve korunaksız mağaralarda yavrulama nedeniyle yavru ölümleri artmış, popülasyon 33’ten 15 bireye düşmüştür.

Üreme potansiyeli olmasına rağmen habitat kaybı devam ederse popülasyon tekrar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Etkileşim ve değişimlere ait kısa karşılaştırma

Yumurtalık Lagünü ve Kızılçam ormanları, birden fazla türün birlikte yaşadığı komünite düzeyindeki etkileşim ve değişimleri gösterir.

Kızıl tilki ve Akdeniz foku örnekleri, belirli bir türün popülasyon düzeyinde zaman içindeki artma–azalma değişimlerini açıklar.

Tilkide hastalık (parazit), Akdeniz fokunda habitat kaybı, popülasyon büyüklüğünü etkileyen temel faktörlerdir.

Kızılçam ormanlarında yangın, ekosistemi geçici olarak tahrip etse de süksesyon sayesinde sistem kendini yeniler; ilk yıllarda biyoçeşitlilik oldukça yüksektir.

5. Örnek olaylardan yola çıkarak sorulabilecek araştırma soruları

Yumurtalık Lagünü’nde habitat çeşitliliği ile tür çeşitliliği arasındaki ilişki nasıldır?

Kızılçam ormanlarında yangından sonraki ilk 10 yıl içinde bitki tür çeşitliliği nasıl değişmektedir?

Uyuz parazitinin kızıl tilki popülasyonu üzerindeki etkisini azaltmak için hangi koruma önlemleri alınabilir?

Kızıl tilki popülasyonundaki azalma, uzun vadede yaban tavşanı ve orman tavuğu gibi av türlerinin popülasyonlarını nasıl etkiler?

Akdeniz fokunun yavru ölümleri ile kıyı yapılaşması arasında nasıl bir ilişki vardır?

Habitat koruma çalışmaları, Akdeniz foku popülasyonunun yeniden artmasını sağlayabilir mi?

8. Komünite ve popülasyonlardaki etkileşim ve değişimlerle ilgili fark edilenler

Bir türün popülasyonundaki artış veya azalış, onunla avcı–av, parazit–konak veya rekabet ilişkisi içinde olan diğer türleri doğrudan etkiler.

Komünite düzeyindeki büyük olaylar (yangın, habitat tahribi, koruma çalışmaları) kısa sürede çok sayıda türün sayısını ve dağılımını değiştirebilir.

İnsan etkisi belirleyicidir; doğru koruma önlemleriyle popülasyonlar iyileşebilirken, yanlış uygulamalar aynı popülasyonları tekrar yok olma tehlikesine sürükleyebilir.

Ekosistemler dinamik sistemlerdir; süksesyon ve popülasyon dalgalanmaları nedeniyle sürekli değişim hâlindedir, sabit ve değişmez değildir.

9. Bu çıkarımları kendi yaşamımızdaki sorunların çözümünde kullanma

Nüfus artışı: Çok hızlı artan insan nüfusu, kaynaklar üzerinde diğer türlere benzer şekilde baskı oluşturur; bu da habitat kaybı ve biyoçeşitlilik azalmasına yol açar.

Bu nedenle sürdürülebilir kaynak kullanımı, akıllı şehir planlaması ve koruma alanları oluşturma gibi uygulamaların önemi anlaşılır.

Göç: Göç eden insan toplulukları yeni yerlerde sosyal ve ekonomik dengeleri etkiler; tıpkı yeni türlerin bir ekosisteme girmesi gibi, altyapı ve uyum planlaması gerektirir.

Hastalıklar ve salgınlar: Tilki–parazit örneğinde olduğu gibi, bir hastalık tüm popülasyonu etkileyebilir; bu durum aşı, hijyen ve salgın yönetimi gibi önlemlerin önemini gösterir.

Genel olarak doğadaki etkileşim ve değişimleri anlamak, insan toplumlarındaki nüfus yoğunluğu, göç, çevre kirliliği ve kaynak kullanımı gibi sorunlara daha bilinçli ve uzun vadeli çözümler üretmemize yardımcı olur.

11. Zihin haritası için öneri

Merkeze “Komünite ve Popülasyonlarda Etkileşimler” yazılabilir.

Bir dalda komünite örnekleri: Yumurtalık Lagünü (habitat çeşitliliği, göçmen kuşlar), Kızılçam ormanları (yangın, süksesyon).

Diğer bir dalda popülasyon örnekleri: Kızıl tilki (parazit, popülasyon azalması), Akdeniz foku (habitat kaybı, popülasyon dalgalanması).

Başka bir dalda etkileşim türleri: avcı–av, konak–parazit, rekabet, insan–yaban hayatı ilişkisi.

Son dalda sonuçlar: biyoçeşitlilik değişimi, ekosistem dengesinin bozulması veya yeniden kurulması, koruma çalışmalarının önemi.

12. Öğrenme günlüğü için özet iskelet

Bugün ne öğrendim? (Komünite, popülasyon, örnek olayların kısa özeti.)

Örnek olaylardan hangi sonuçları çıkardım? (Hastalık, yangın, habitat kaybı, koruma gibi etkenlerin etkileri.)

Bu bilgiler, önceki ekosistem ve biyoçeşitlilik bilgilerimle nasıl bağlantılı? (Besin zinciri, madde döngüleri, ekosistem dengesi.)

Bu konuyla ilgili beni şaşırtan veya dikkatimi çeken ne oldu? (Yangın sonrası biyoçeşitlilik, fok popülasyonunun tekrar azalması vb.)

Günlük hayatımda bu bilgileri nasıl kullanabilirim? (Doğayı koruma davranışları, bilinçli tüketim, çevreye duyarlı kararlar vb.)

Analitik Dereceli Puanlama Anahtarını görüntülemek için tıklayın.

PDF’yi yeni sekmede aç; / indir

Komünitelerde ve Popülasyonlarda Görülen Etkileşimler ve Değişimler
Komünite

► Orman, göl, akarsu, deniz, okyanus, çöl ve kutuplar; canlıların yaşadığı, barındığı ve ürediği ortamlardır.

► Canlılar bu ortamlarda hem birbirleriyle hem de çevreyle sürekli etkileşim içindedir.

Komünite tanımı

► Belirli bir alanda birbiriyle etkileşim hâlindeki tüm türlerin oluşturduğu topluluğa komünite denir.

► Komüniteler büyüklük ve tür çeşitliliği bakımından farklılık gösterebilir.

► Bir komünite içinde daha küçük komüniteler bulunabilir (mikro-komüniteler).

Örnek; Bir lagünde yaşayan tüm canlı türleri o alanın komünitesini oluşturur. Aynı lagünde bir ağacın üzerinde yaşayan kuşlar, böcekler ve onları yiyen canlılar da daha küçük bir komünite örneğidir. 

Komüniteyi etkileyen faktörler
1) Karasal komünitelerde (kara ekosistemleri)

Komünitenin yapısı ve büyüklüğü abiyotik faktörlere bağlıdır:

► Enlem, yeryüzü şekilleri, iklim

► Işık miktarı ve süresi, nem, sıcaklık, yağış

Genel kural:

► Tropikal bölgelerde (yağış fazla) tür çeşitliliği yüksektir.

► Kutuplar ve çöllerde (yağış az/koşullar zor) tür çeşitliliği düşüktür.

2) Sucul komünitelerde (su ekosistemleri)

Tür çeşitliliği;

► Suyun derinliği,

► Karasal alana uzaklık,

► Kirlilik durumuna göre değişir.

Işığın ulaştığı bölgeler fotosentetik canlılar açısından zengindir.

Derinlik arttıkça ışık azalır → fotosentetik canlılar azalır → çözünmüş oksijen azalırtür çeşitliliği düşer.

Işığın ulaşmadığı derinliklerde fotosentez yapmayan farklı türler bulunur.

Evsel ve endüstriyel kirlilik, bazı türlerin anormal artmasına, birçok türün ise azalmasına veya yok olmasına neden olabilir. 

Canlılar arası ilişkiler (biyotik faktörler)

Çevresel koşulların yanında türlerin yayılışını belirleyen diğer etmenler:

► Rekabet (besin, alan, eş için)

► Av–avcı ilişkisi

► Parazitlik

► Beslenme, üreme, avlanma, barınma davranışları

Komünitede Tür İçi ve Türler Arası Etkileşimler
Rekabet
Rekabet ne zaman olur?

► Doğal ortamlarda besin, su, ışık, barınma/alan gibi kaynaklar sınırlıdır.

► Aynı kaynağı kullanmak isteyen canlılar arasında rekabet görülür. 

1) Tür içi rekabet (aynı tür bireyleri arasında)

► Aynı türün bireyleri benzer ihtiyaçlara sahip olduğu için rekabet edebilir.

► Birey sayısı arttıkça rekabet genellikle artar.

Rekabet şu durumlarda daha da artar: Kaynakların yetersiz olması, Popülasyonun kalabalık olması, Üreme dönemi (eş, alan vb. için)

► Kaynaklar yeterliyse rekabet azalır.

► Bireylerin genetik farklılıkları, rekabette bazı bireylerin üstünlük sağlamasına neden olabilir.

Örnek: Aynı tür ağaçların güneş ışığı için rekabeti; uzun ağaçlar kısa ağaçları gölgede bırakır → kısa ağaçların gelişimi yavaşlar/durur. 

2) Türler arası rekabet (farklı türler arasında)

► Farklı türler aynı kaynağı kullanıyorsa rekabet oluşur.

► Ortak kullanılan kaynak ne kadar sınırlıysa, rekabet o kadar şiddetli olur.

Örnek: Benekli sırtlanlar ve aslanların besin kaynaklarını korumak için rekabet etmesi. 

Habitat ve Ekolojik Niş

Habitat: Bir canlının doğal yaşama ortamı.

Ekolojik niş: Türün yaşamak için yaptığı tüm faaliyetler + diğer canlılarla ilişkileri + ekosistemdeki görevi/işlevi.

Nişleri aynı/örtüşen türler, besin, alan, sıcaklık gibi faktörler için daha çok rekabet eder

Gause Deneyi (Rekabetin Sonucu)

► Gause, ekolojik nişleri örtüşen iki tür üzerinde çalıştı:

♦ Paramecium aurelia ♦ Paramecium caudatum

1. aşama (ayrı kültürler): Türler ayrı ortamlarda yetiştirildi → sayıları önce arttı, sonra dengelendi.

2. aşama (aynı kültür): Türler aynı ortama kondu → bir süre sonra P. aurelia yaşamaya devam etti, P. caudatum yok oldu.

Neden: P. aurelia daha hızlı çoğaldı ve sınırlı besini daha etkili kullandı.

Çıkarım: Aynı kaynağı kullanan türlerden biri diğerine üstün gelirse, zayıf olan tür ortamdan elimine olabilir (rekabet sonucu yok olma/uzaklaşma).

Av–Avcı İlişkisi

► Komünite yapısını etkileyen etmenlerden biri de türler arasındaki av–avcı ilişkisidir.

► Bir canlıyı avlayıp yiyerek beslenene avcı, besin olan canlıya av denir.

► Av–avcı arasında genellikle denge vardır; popülasyonlar çoğu zaman döngüsel dalgalanma gösterir.

Av–avcı dengesinin işleyişi

► Avcı sayısı artarsa → av üzerindeki baskı artar → av sayısı zamanla azalır.

► Av sayısı azalınca → avcılar için besin azalır → avcı sayısı da bir süre sonra düşer.

► Avcı sayısı azalınca → av üzerindeki baskı azalır → av sayısı yeniden artar.

► Bu nedenle av ve avcı popülasyonları artış–azalış şeklinde birbirini takip eder.

Örnek: Kar tavşanı – Kanada vaşağı

► Kanada ve Alaska ormanlarında yaşayan Kanada vaşağı, çoğunlukla kar tavşanı ile beslenir.

► Vaşak sayısı artınca tavşan sayısı azalır.

► Tavşan azalınca vaşaklar arasında rekabet artar; bazı vaşaklar göç eder veya ölür.

► Vaşak azalınca tavşan üzerindeki baskı düşer ve tavşan sayısı tekrar artar.

► Sonuç: İki popülasyon periyodik dalgalanmalar gösterir.

Simbiyotik İlişkiler
Simbiyoz (ortak yaşam) nedir?

► Komünitede türler arasında görülen yakın ve uzun süreli birlikte yaşama ilişkisidir.

İlişkide türler:

► ikisi de fayda görebilir,

► biri fayda diğeri etkilenmez olabilir,

► biri zarar görebilir.

1) Mutualizm (+ / +)

► İki tür de karşılıklı fayda sağlar.

Örnekler:

► İnsan–bağırsak bakterileri: Bakteriler barınır ve beslenir; insan K ve B vitaminlerinden yararlanır.

♦ K vitamini: pıhtılaşma, kemik sağlığı, bağışıklık

♦ B vitaminleri: kalp sağlığı, kan hücresi sentezi

► Baklagiller–Rhizobium: Kök nodüllerinde bakteriler azot bağlar, bitki azot kazanır; bakteri bitkiden organik besin alır → toprak azotça zenginleşir.

Mutualizm çeşitleri

► Zorunlu mutualizm: En az bir tür tek başına yaşayamaz.

Örnek: Liken (alg + mantar)

♦ Alg: fotosentezle organik madde + O₂ üretir → mantara verir.

♦ Mantar: su + mineral alır → alge verir.

► İsteğe bağlı (gevşek) mutualizm: Birliktelik bitse de türler yaşayabilir.

Örnek: Karga–kızıl geyik: Karga böcekleri yer; geyik parazitlerden kurtulur. 

2) Kommensalizm (+ / 0)

► Bir tür fayda görür, diğer tür ne fayda ne zarar görür.

Örnek: Remora–köpek balığı

♦ Remora: yiyecek artıklarıyla beslenir, köpek balığının hareketiyle taşınır.

♦ Köpek balığı: etkilenmez. 

3) Amensalizm (− / 0)

► Bir tür zarar görür/engellenir, diğer tür etkilenmez.

Örnek: Ceviz ağacı

♦ Yaprak/meyveden salınan maddeler toprağa geçer → ceviz etkilenmez, altında yetişen otsu bitkiler gelişemez

4) Parazitizm (+ / −)

► Bir tür yarar, diğer tür zarar görür.

► Parazit: fayda sağlayan

► Konak: zarar gören

► Parazitler konağın üzerinde veya içinde yaşar, besinine ortak olur; hastalık oluşturabilir.

Parazit örnekleri (genel)

Mikroskobik parazitler: Virüsler, bazı bakteriler, protistler, mantarlar → hızlı çoğalıp konağı hasta edebilir/öldürebilir.

Büyük parazitler: Bağırsak solucanları, bit, bazı parazit bitkiler. 

Bitkisel Parazitler

► Başka bir bitki üzerinde yaşar; kök sistemi zayıftır.

► Emeç (haustoryum) ile konaktan madde alır.

a) Yarı parazit

► Konaktan su ve mineral alır.

► Klorofili vardır, fotosentez yapar.

► Örnek: Ökse otu

b) Tam parazit

► Kloroplast yok, fotosentez yapamaz.

► Tüm organik-inorganik ihtiyacını konaktan alır.

► Örnek: Canavar otu 

Hayvansal Parazitler

► Bir hayvanın içinde veya üzerinde yaşar.

a) Dış parazit

► Konağın kan/deri/saç gibi dokularıyla beslenir.

► Hastalık etkenlerini taşıyıp bulaştırabilir.

► Örnek: Bit, pire, kene, sülük, sivrisinek

b) İç parazit

► Genellikle sindirim sistemi zayıftır; konağın sindirim kanalındaki besinlerle/vücut sıvılarıyla beslenir.

► Üreme hızı yüksektir, konağa ciddi zarar verebilir.

► Örnek: Kıl kurdu, tenya, bağırsak solucanı

Komünitelerde Süksesyon
Komüniteler Neden “Dinamik”tir?

► Komüniteler durağan yapılar değildir; canlılar ve cansız çevre unsurları sürekli etkileşim hâlindedir.

► Bu nedenle çevresel koşullara bağlı olarak komünitelerde zamanla küçük ve düzenli değişimler görülebilir.

► Ancak orman yangını, volkanik patlama, toprak kayması gibi büyük olaylar komünitenin yapısını ciddi biçimde bozabilir.

► Böyle durumlarda komünite yeniden dengeye ulaşmaya çalışırken, baskın türler değişebilir.

Süksesyon Nedir?

► Bir bölgede türlerin zaman içinde sıralı şekilde birbirinin yerini alması sürecine süksesyon denir.

► Bu süreçte önce yeni koşullara hızla uyum sağlayabilen öncü türler ortaya çıkar ve ortamı değiştirerek başka canlıların yerleşmesine zemin hazırlar.

► Zamanla bu öncü türlerin yerini daha karmaşık yapıda komüniteler alır.

Toprak Olmayan Alanlarda Süksesyon (Birincil Süksesyon)

► Volkanik patlama veya toprak kayması gibi olaylar sonrasında toprağın tamamen kaybolduğu yerlerde başlangıçta canlı yaşamı çok sınırlıdır.

► Toprak olmadığı için süksesyon çok yavaş ilerler ve kimi zaman yüzlerce yıl sürebilir. 

► Bu tür alanlarda genellikle ilk yerleşenler, kaya ve taş yüzeylere uyumlu likenler olur.

► Likenler zamanla kayaları parçalayarak toprak oluşumunu başlatır.

► Ardından yosunlar görülür; ortamın daha nemli kalmasına katkı sağlar.

► Daha sonra heterotrof canlılar (örneğin ayrıştırıcılar) alana yerleşir.

► Toprak tabakası kalınlaştıkça otsu bitkiler gelişir ve buna bağlı olarak hayvan çeşitliliği de artmaya başlar.

► Süreç ilerledikçe çalılar, bodur ağaçlar ve sonunda büyük ağaçlar bölgeye yerleşerek daha gelişmiş bir komünite oluşturur.

Orman Yangını Sonrası Süksesyon (İkincil Süksesyon)

► Orman yangınlarından sonra bitki örtüsü kısmen ya da tamamen yok olabilir ve süksesyon süreci yeniden başlar.

► Yangından önce uzun boylu ağaçların hâkim olduğu alanlarda, yangın sonrası ilk olarak hızlı büyüyebilen öncü otsu bitkiler ortaya çıkar.

► Daha sonra funda ve çalılar gibi ara türler gelişir. Yıllar içinde çam, meşe, ceviz gibi ağaçlar büyüyerek çalıların yerini almaya başlar.

Dengeye Ulaşma

► Yangından sonra ormanın eski yapısına benzer bir dengeye ulaşması uzun zaman alır.

► Uygun koşullarda bu süreç yaklaşık 150 yıl içinde, yangın öncesine benzer bir topluluğun yeniden oluşmasına kadar ilerleyebilir.

► Bu denge durumu ise yeni bir büyük çevresel bozulmaya kadar devam eder.

Popülasyon Dinamikleri
Popülasyon Nedir?

Bir ekosistemde, belirli bir alanda yaşayan aynı türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa popülasyon denir. Ekolojik organizasyon düzeyleri küçükten büyüğe doğru; organizma → popülasyon → komünite → ekosistem → biyosfer şeklinde sıralanır. Örneğin Antalya çevresinde yaşayan alageyikler veya Türkiye’nin batı kıyılarında yaygın görülen anemon çiçekleri birer popülasyondur.

Popülasyonu oluşturan bireyler genellikle benzer çevre koşullarından etkilenir ve aynı ortamın kaynaklarını kullanır. Beslenme biçimleri ve yaşam gereksinimleri çoğunlukla benzerdir. Ayrıca popülasyon içindeki bireyler arasında genetik alışveriş (üreme) gerçekleşir; bu durum popülasyonun yapısal özelliklerini etkileyen önemli bir faktördür. 

Popülasyon Dinamikleri

Popülasyonlar dinamiktir; yani zaman içinde sürekli değişim gösterir. Popülasyondaki birey sayısının zamanla artması veya azalması ve bu değişime neden olan etkenlerin incelenmesine popülasyon dinamiği denir. Popülasyonun yaşadığı alan Toros Dağları kadar geniş olabileceği gibi küçük bir gölet çevresi kadar dar da olabilir.

Popülasyonlarda farklılık gösteren temel özellikler şunlardır:

  • Yoğunluk (birim alandaki birey sayısı)

  • Büyüklük (toplam birey sayısı)

  • Birey ve yaş dağılımı 

Popülasyon Yoğunluğu

Popülasyon yoğunluğu, birim alan veya birim hacimde bulunan birey sayısıdır. Örneğin 1 km² alandaki sincap sayısı sincap popülasyonunun; aynı alandaki meşe ağacı sayısı da meşe popülasyonunun yoğunluğunu verir.

Yoğunluk zaman içinde şu nedenlerle değişebilir:

  • Doğumlar (yeni bireylerin eklenmesi)

  • Ölümler

  • İçe göç (dışarıdan bireylerin katılması)

  • Dışa göç (bireylerin ayrılması)

  • Yaşam alanlarının tahribi gibi çevresel etkiler 

Popülasyon Büyüklüğü ve Değişimi

Popülasyon büyüklüğü, belirli bir zamanda popülasyonda bulunan toplam birey sayısıdır. Popülasyonlar, çevre koşulları ihtiyaçlarını karşılayabildiği sürece yaşamını sürdürür ve çoğalmaya devam eder.

Popülasyon büyüklüğünü değiştiren temel etkenler:

  • Doğum oranı ve içe göç → popülasyonu artırır

  • Ölüm oranı ve dışa göç → popülasyonu azaltır

Bu ilişki basitçe şöyle özetlenebilir:

  • Doğum + içe göç > Ölüm + dışa göç → popülasyon büyür

  • Doğum + içe göç < Ölüm + dışa göç → popülasyon küçülür

  • İkisi eşitse → popülasyon dengede kalır

Taşıma Kapasitesi ve Çevre Direnci

Bir yaşam alanının, bir popülasyon için sağlayabileceği en yüksek birey sayısına taşıma kapasitesi denir. Popülasyon büyüyüp taşıma kapasitesine yaklaştıkça kaynaklar sınırlanmaya başlar ve popülasyon üzerinde baskı oluşur.

Bir popülasyonun büyüme ve gelişmesini sınırlandıran biyotik ve abiyotik tüm etkenlere çevre direnci denir. Popülasyon taşıma kapasitesine yaklaşınca:

  • besin kıtlığı,

  • yaşam alanlarının azalması,

  • salgın hastalıklar,

  • rekabetin artması
    gibi nedenlerle çevre direnci artar. Bu durum, popülasyon büyüklüğünün belirli sınırlar içinde dengede kalmasına yardımcı olur.

 

 

Ders Kitabı 121.Sayfa Kontrol Noktası

Soldan Sağa

3. Birim alan ya da birim hacimde bulunan birey sayısı.: Popülasyon yoğunluğu

5. Belirli bir bölgede, belli bir zaman diliminde türlerin sıralı olarak birbirinin yerini alması.: Süksesyon

6. Birlikte yaşayan iki türden biri yarar görürken diğerinin zarar gördüğü simbiyotik ilişki.: Parazitizm

8. Bir popülasyonun yaşadığı çevrede büyüme ve gelişmesini engelleyen her türlü biyotik ve abiyotik faktörler.: Çevresel

10. Bir türün yaşamını sürdürmek için yapmış olduğu tüm faaliyetler.: Ekolojik niş

12. Birim alanda bulunabilecek maksimum birey sayısı.: Taşıma kapasitesi

13. Türlerden biri fayda görürken diğerinin ne fayda ne de zarar gördüğü simbiyotik ilişki.: Kommensalizm

Yukarıdan Aşağıya

1. Birlikte yaşayan her iki türün karşılıklı fayda sağladığı simbiyotik ilişki biçimi.: Mutualizm

2. Belirli bir alan içerisinde birbiriyle etkileşim hâlindeki tüm türlerin oluşturduğu topluluk.: Komünite

4. Belli bir alanda yaşayan tek bir türe ait bireylerin oluşturduğu topluluk.: Popülasyon

7. Bir popülasyona başka popülasyonlardan bireylerin katılması.: Göçler

9. Doğal yaşam alanlarında besin, barınma, ışık, su gibi sınırlı kaynaklardan faydalanmak isteyen aynı türün bireyleri ya da aynı kaynaklardan faydalanmak isteyen farklı türlerin birbirleri ile olan ilişkisi.: Rekabet

11. Bir organizmanın veya aynı türden oluşmuş bireylerin doğal yaşama ortamı.: Habitat

14. Beslenmek için bir canlıyı avlayıp yiyen canlılar.: Avcı

Konu İle İlgili Sorular

BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. All Rights Reserved. Designed by Biyoloji Hikayesi
Distributed By: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri