Konu Detayı Sayfası
4 PDF indirme
Bir gözlemci, gölde kuşların daha sık görülmesinin balık sayısının azaldığını kanıtladığını ileri sürmüştür. Aynı gölde dört yıl boyunca standart sayımlar yapılmıştır.
| Yıl | Balık bolluk göstergesi | 10 standart ziyarette kuş gözlemi | Su bitkilerinin kapladığı alan (%) | Su seviyesi göstergesi |
|---|---|---|---|---|
| 1 | 100 | 5 | 72 | 95 |
| 2 | 115 | 7 | 61 | 96 |
| 3 | 132 | 10 | 49 | 96 |
| 4 | 148 | 13 | 40 | 97 |

I. Gözlemcinin iddiasını tablodaki balık ve kuş verilerini kullanarak değerlendirin.
II. Bu ölçümler hangi değişimlerin birlikte gerçekleştiğini gösteriyor? Hangi sonucu tek başına çıkaramayız?
III. Kuş gözlemlerinin artmasına balık sayısının dışında hangi etkenler katkı sağlamış olabilir?
IV. Balık, kuş ve su bitkileri arasındaki olası ilişkileri araştırmak için nasıl bir izleme çalışması tasarlarsınız?
Bilimsel değerlendirmede gözlem sayımları, ölçüm süresi ve çevresel koşullar dikkate alınır. Birlikte görülen değişimler arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak için ek ölçümler ve karşılaştırmalar gerekir.
I. İddia bu verilerle desteklenmemektedir. Kuş gözlemleri 5'ten 13'e çıkarken balık bolluk göstergesi de 100'den 148'e yükselmiştir; kuşların daha sık görülmesi balık sayısının azaldığını göstermemiştir.
II. Kuş ve balık göstergelerinin birlikte arttığı, su bitkilerinin kapladığı alanın azaldığı görülmektedir. Bu tablo tek başına bu değişimlerden birinin diğerine neden olduğunu kanıtlamaz.
III. Kuşların göçü, üreme dönemi, hava koşulları, besin kaynakları, kıyıdaki barınma alanları ve gözlem koşulları sayımları etkileyebilir.
IV. Aynı gölün farklı noktalarında ve benzer mevsimlerde standart süreyle balık, kuş ve bitki sayımları yapılabilir. Su seviyesi, sıcaklık, oksijen ve bulanıklık da kaydedilip ölçümler birkaç yıl sürdürülmelidir.
Bir gölde dört yıl boyunca balık, su bitkisi ve kuş gözlemleri yapılmıştır. Balık ve oksijen değerleri gösterge olarak verilmiştir.
| Yıl | Balık bolluk göstergesi | Su bitkilerinin kapladığı alan (%) | 10 standart gözlemde kuş sayısı | Suda çözünmüş oksijen (mg/L) |
|---|---|---|---|---|
| 1 | 50 | 75 | 6 | 8,6 |
| 2 | 70 | 60 | 9 | 8,0 |
| 3 | 92 | 42 | 12 | 7,3 |
| 4 | 115 | 28 | 15 | 6,7 |

I. Dört yıl içinde balık, su bitkisi ve kuş ölçümlerinin değişimini ayrı ayrı özetleyin.
II. Balık bolluğundaki artışın su bitkilerindeki azalmaya doğrudan neden olduğunu bu tablo kanıtlar mı? Açıklayın.
III. Su bitkilerinin azalması göldeki enerji akışını ve canlılara sağladığı yaşam alanlarını nasıl etkileyebilir?
IV. Oksijen göstergesindeki düşüş, göldeki canlılar ve madde döngüsü hakkında hangi olasılıkları düşündürür?
Popülasyon ve komünite düzeyindeki değişimler ekosistemin işleyişine yansıyabilir. Canlıların sayısı, üreticilerin kapladığı alan ve çevresel ölçümler birlikte değerlendirilmelidir; eş zamanlı değişim tek başına nedeni göstermez.
I. Balık göstergesi 50'den 115'e, standart gözlemlerdeki kuş sayısı 6'dan 15'e yükselirken su bitkilerinin kapladığı alan yüzde 75'ten yüzde 28'e düşmüştür. Çözünmüş oksijen de azalmıştır.
II. Hayır. Ölçümler aynı dönemdeki değişimleri gösterir, ancak tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz. Balık türü ve beslenmesi, suya giren besinler, bulanıklık ve sıcaklık gibi başka etkenler de incelenmelidir.
III. Su bitkileri üreticidir; fotosentezle besin ve oksijen sağlar, ayrıca bazı canlılara barınak oluşturur. Örtü azalırsa besin ağlarına giren enerji ve uygun yaşam alanları azalabilir.
IV. Oksijen azalması solunum yapan canlıları zorlayabilir. Organik maddelerin artması ve ayrıştırıcıların etkinliği gibi süreçler oksijen düzeyini etkileyebilir; bunun anlaşılması için madde döngüsü ve su koşulları birlikte izlenmelidir.
Taşkın sularının çekildiği bir düzlükte aynı alanın toprağı ve bitki örtüsü izlenmiştir. Ölçümler kurgusal örnekleme kayıtlarıdır.
| Taşkından sonra geçen süre | Toprak organik madde göstergesi | Çimlenen tohum sayısı | Bitki örtüsü (%) | Tür sayısı |
|---|---|---|---|---|
| 1 ay | 32 | 2 | 4 | 2 |
| 6 ay | 36 | 11 | 29 | 7 |
| 2 yıl | 39 | 16 | 63 | 14 |
| 5 yıl | 42 | 20 | 80 | 19 |

I. Taşkından sonraki beş yılda toprağın ve bitki örtüsünün ölçümlerinde hangi değişimler görülmüştür?
II. Toprakta kalan tohumların ve organik maddelerin yeni bitkilerin gelişmesine katkısını açıklayın.
III. Taşkın bir komüniteyi hem nasıl bozabilir hem de sonraki değişimleri nasıl etkileyebilir?
IV. Bu alanın süksesyon sürecini izlemek için düzenli olarak hangi üç ölçümü yapardınız?
Taşkın gibi bir bozulmadan sonra komünite yapısı yeniden değişebilir. Toprağın ve tohumların bir bölümünün korunması, ikincil süksesyon sırasında bitkilerin yeniden yerleşmesini destekleyebilir.
I. Toprak organik madde göstergesi 32'den 42'ye, bitki örtüsü yüzde 4'ten yüzde 80'e, tür sayısı 2'den 19'a yükselmiştir.
II. Tohumlar uygun koşullarda çimlenerek yeni bitkiler oluşturur. Organik maddeler toprağın yapısını ve besin içeriğini destekleyerek bitkilerin büyümesine katkı sağlayabilir.
III. Taşkın mevcut canlıları ve yaşam alanlarını tahrip edebilir. Aynı zamanda su ve tortu taşıyarak toprağı, besinleri ve tohumları farklı yerlere bırakabilir; böylece sonraki yerleşmeleri etkileyebilir.
IV. Bitki örtüsü ve tür sayısını, toprak kalınlığı ya da organik madde miktarını ve tohumların çimlenme durumunu aynı örnekleme noktalarında düzenli aralıklarla ölçerdim.
Yeni oluşmuş bir lav yüzeyi ile yangından etkilenmiş bir orman alanı, bozulmadan 10 yıl sonra karşılaştırılmıştır.
| Alan | Başlangıçtaki toprak | Kök ve tohum kalıntıları | 10 yıl sonraki bitki örtüsü (%) | Tür sayısı |
|---|---|---|---|---|
| Yeni lav yüzeyi | Yok | Yok | 8 | 3 |
| Yangından etkilenmiş orman | Var, 12 cm | Bazıları korunmuş | 64 | 16 |

I. İki alanın başlangıç koşullarını toprak ve canlı kalıntıları bakımından karşılaştırın.
II. Hangi alanda ikincil süksesyon gerçekleşmesi beklenir? Verilerle gerekçelendirin.
III. Yangından etkilenen alandaki bitki örtüsünün daha hızlı artmasını hangi kaynaklar açıklayabilir?
IV. Yangın sonrası alanın önceki ormanla tamamen aynı tür bileşimine ulaşacağı kesin midir? Neden?
İkincil süksesyonun temel özelliği, bozulma sonrasında toprağın ve bazı canlı kalıntılarının korunabilmesidir. Bu başlangıç koşulları, yeni türlerin yerleşmesini kolaylaştırır.
I. Lav yüzeyinde toprak ve kök-tohum kalıntıları yoktur. Yangından etkilenmiş alanda 12 cm toprak ile bazı kök ve tohum kalıntıları korunmuştur.
II. Yangından etkilenmiş ormanda ikincil süksesyon beklenir; çünkü daha önce bir komünite vardır ve bozulmadan sonra toprak ile bazı canlı kalıntıları korunmuştur.
III. Korunmuş toprak, kökler ve tohum bankası yeni bitkilerin tutunup gelişmesini hızlandırabilir. Bu nedenle bitki örtüsü ve tür sayısı daha kısa sürede artabilir.
IV. Kesin değildir. Yangının şiddeti, çevre koşulları ve sonradan yaşanan bozulmalar türlerin gelişimini etkileyebilir; yeni komünitenin öncekiyle bire bir aynı olması gerekmez.
Çözüm: Tek Tek Dağları Millî Parkı İzleme Programı ile ilgili verilen bilgilerden yararlanarak soruları cevaplayalım.
Bir bölgedeki canlı çeşitliliği, yaşam alanlarının özellikleriyle yakından ilişkilidir. Popülasyonların düzenli olarak izlenmesi ise canlı sayısındaki değişimlerin ve bu değişimlere neden olan faktörlerin belirlenmesini sağlar.
Öğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleAnalitik Dereceli Puanlama Anahtarını görüntülemek için tıklayın.
► Orman, göl, akarsu, deniz, okyanus, çöl ve kutuplar; canlıların yaşadığı, barındığı ve ürediği ortamlardır.
► Canlılar bu ortamlarda hem birbirleriyle hem de çevreyle sürekli etkileşim içindedir.
► Belirli bir alanda birbiriyle etkileşim hâlindeki tüm türlerin oluşturduğu topluluğa komünite denir.
► Komüniteler büyüklük ve tür çeşitliliği bakımından farklılık gösterebilir.
► Bir komünite içinde daha küçük komüniteler bulunabilir (mikro-komüniteler).
Örnek; Bir lagünde yaşayan tüm canlı türleri o alanın komünitesini oluşturur. Aynı lagünde bir ağacın üzerinde yaşayan kuşlar, böcekler ve onları yiyen canlılar da daha küçük bir komünite örneğidir.
Komünitenin yapısı ve büyüklüğü abiyotik faktörlere bağlıdır:
► Enlem, yeryüzü şekilleri, iklim
► Işık miktarı ve süresi, nem, sıcaklık, yağış
Genel kural:
► Tropikal bölgelerde (yağış fazla) tür çeşitliliği yüksektir.
► Kutuplar ve çöllerde (yağış az/koşullar zor) tür çeşitliliği düşüktür.
Tür çeşitliliği;
► Suyun derinliği,
► Karasal alana uzaklık,
► Kirlilik durumuna göre değişir.
Işığın ulaştığı bölgeler fotosentetik canlılar açısından zengindir.
Derinlik arttıkça ışık azalır → fotosentetik canlılar azalır → çözünmüş oksijen azalır → tür çeşitliliği düşer.
Işığın ulaşmadığı derinliklerde fotosentez yapmayan farklı türler bulunur.
Evsel ve endüstriyel kirlilik, bazı türlerin anormal artmasına, birçok türün ise azalmasına veya yok olmasına neden olabilir.
Çevresel koşulların yanında türlerin yayılışını belirleyen diğer etmenler:
► Rekabet (besin, alan, eş için)
► Av–avcı ilişkisi
► Parazitlik
► Beslenme, üreme, avlanma, barınma davranışları
► Doğal ortamlarda besin, su, ışık, barınma/alan gibi kaynaklar sınırlıdır.
► Aynı kaynağı kullanmak isteyen canlılar arasında rekabet görülür.
► Aynı türün bireyleri benzer ihtiyaçlara sahip olduğu için rekabet edebilir.
► Birey sayısı arttıkça rekabet genellikle artar.

Rekabet şu durumlarda daha da artar: Kaynakların yetersiz olması, Popülasyonun kalabalık olması, Üreme dönemi (eş, alan vb. için)
► Kaynaklar yeterliyse rekabet azalır.
► Bireylerin genetik farklılıkları, rekabette bazı bireylerin üstünlük sağlamasına neden olabilir.
Örnek: Aynı tür ağaçların güneş ışığı için rekabeti; uzun ağaçlar kısa ağaçları gölgede bırakır → kısa ağaçların gelişimi yavaşlar/durur.
► Farklı türler aynı kaynağı kullanıyorsa rekabet oluşur.
► Ortak kullanılan kaynak ne kadar sınırlıysa, rekabet o kadar şiddetli olur.

Örnek: Benekli sırtlanlar ve aslanların besin kaynaklarını korumak için rekabet etmesi.
Habitat: Bir canlının doğal yaşama ortamı.
Ekolojik niş: Türün yaşamak için yaptığı tüm faaliyetler + diğer canlılarla ilişkileri + ekosistemdeki görevi/işlevi.
Nişleri aynı/örtüşen türler, besin, alan, sıcaklık gibi faktörler için daha çok rekabet eder.
► Gause, ekolojik nişleri örtüşen iki tür üzerinde çalıştı:
♦ Paramecium aurelia ♦ Paramecium caudatum
1. aşama (ayrı kültürler): Türler ayrı ortamlarda yetiştirildi → sayıları önce arttı, sonra dengelendi.

2. aşama (aynı kültür): Türler aynı ortama kondu → bir süre sonra P. aurelia yaşamaya devam etti, P. caudatum yok oldu.

Neden: P. aurelia daha hızlı çoğaldı ve sınırlı besini daha etkili kullandı.
Çıkarım: Aynı kaynağı kullanan türlerden biri diğerine üstün gelirse, zayıf olan tür ortamdan elimine olabilir (rekabet sonucu
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒