Konu Detayı Sayfası
2 PDF indirme
Çözüm: Tek Tek Dağları Millî Parkı İzleme Programı ile ilgili verilen bilgilerden yararlanarak soruları cevaplayalım.
Bir bölgedeki canlı çeşitliliği, yaşam alanlarının özellikleriyle yakından ilişkilidir. Popülasyonların düzenli olarak izlenmesi ise canlı sayısındaki değişimlerin ve bu değişimlere neden olan faktörlerin belirlenmesini sağlar.
Öğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleAnalitik Dereceli Puanlama Anahtarını görüntülemek için tıklayın.
► Orman, göl, akarsu, deniz, okyanus, çöl ve kutuplar; canlıların yaşadığı, barındığı ve ürediği ortamlardır.
► Canlılar bu ortamlarda hem birbirleriyle hem de çevreyle sürekli etkileşim içindedir.
► Belirli bir alanda birbiriyle etkileşim hâlindeki tüm türlerin oluşturduğu topluluğa komünite denir.
► Komüniteler büyüklük ve tür çeşitliliği bakımından farklılık gösterebilir.
► Bir komünite içinde daha küçük komüniteler bulunabilir (mikro-komüniteler).
Örnek; Bir lagünde yaşayan tüm canlı türleri o alanın komünitesini oluşturur. Aynı lagünde bir ağacın üzerinde yaşayan kuşlar, böcekler ve onları yiyen canlılar da daha küçük bir komünite örneğidir.
Komünitenin yapısı ve büyüklüğü abiyotik faktörlere bağlıdır:
► Enlem, yeryüzü şekilleri, iklim
► Işık miktarı ve süresi, nem, sıcaklık, yağış
Genel kural:
► Tropikal bölgelerde (yağış fazla) tür çeşitliliği yüksektir.
► Kutuplar ve çöllerde (yağış az/koşullar zor) tür çeşitliliği düşüktür.
Tür çeşitliliği;
► Suyun derinliği,
► Karasal alana uzaklık,
► Kirlilik durumuna göre değişir.
Işığın ulaştığı bölgeler fotosentetik canlılar açısından zengindir.
Derinlik arttıkça ışık azalır → fotosentetik canlılar azalır → çözünmüş oksijen azalır → tür çeşitliliği düşer.
Işığın ulaşmadığı derinliklerde fotosentez yapmayan farklı türler bulunur.
Evsel ve endüstriyel kirlilik, bazı türlerin anormal artmasına, birçok türün ise azalmasına veya yok olmasına neden olabilir.
Çevresel koşulların yanında türlerin yayılışını belirleyen diğer etmenler:
► Rekabet (besin, alan, eş için)
► Av–avcı ilişkisi
► Parazitlik
► Beslenme, üreme, avlanma, barınma davranışları
► Doğal ortamlarda besin, su, ışık, barınma/alan gibi kaynaklar sınırlıdır.
► Aynı kaynağı kullanmak isteyen canlılar arasında rekabet görülür.
► Aynı türün bireyleri benzer ihtiyaçlara sahip olduğu için rekabet edebilir.
► Birey sayısı arttıkça rekabet genellikle artar.

Rekabet şu durumlarda daha da artar: Kaynakların yetersiz olması, Popülasyonun kalabalık olması, Üreme dönemi (eş, alan vb. için)
► Kaynaklar yeterliyse rekabet azalır.
► Bireylerin genetik farklılıkları, rekabette bazı bireylerin üstünlük sağlamasına neden olabilir.
Örnek: Aynı tür ağaçların güneş ışığı için rekabeti; uzun ağaçlar kısa ağaçları gölgede bırakır → kısa ağaçların gelişimi yavaşlar/durur.
► Farklı türler aynı kaynağı kullanıyorsa rekabet oluşur.
► Ortak kullanılan kaynak ne kadar sınırlıysa, rekabet o kadar şiddetli olur.

Örnek: Benekli sırtlanlar ve aslanların besin kaynaklarını korumak için rekabet etmesi.
Habitat: Bir canlının doğal yaşama ortamı.
Ekolojik niş: Türün yaşamak için yaptığı tüm faaliyetler + diğer canlılarla ilişkileri + ekosistemdeki görevi/işlevi.
Nişleri aynı/örtüşen türler, besin, alan, sıcaklık gibi faktörler için daha çok rekabet eder.
► Gause, ekolojik nişleri örtüşen iki tür üzerinde çalıştı:
♦ Paramecium aurelia ♦ Paramecium caudatum
1. aşama (ayrı kültürler): Türler ayrı ortamlarda yetiştirildi → sayıları önce arttı, sonra dengelendi.

2. aşama (aynı kültür): Türler aynı ortama kondu → bir süre sonra P. aurelia yaşamaya devam etti, P. caudatum yok oldu.

Neden: P. aurelia daha hızlı çoğaldı ve sınırlı besini daha etkili kullandı.
Çıkarım: Aynı kaynağı kullanan türlerden biri diğerine üstün gelirse, zayıf olan tür ortamdan elimine olabilir (rekabet sonucu
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleKonuya Ait Çıkmış Sorular
Konu İle İlgili Çalışma Soruları
Farklı habitatlarda yer alan iki ayrı komünitenin tür bileşenlerini gösteren şema aşağıda verilmiştir.

Bu komüniteler ile ilgili
I. Tür zenginlikleri aynıdır.
II. 2. komünitenin tür çeşitliliği 1. komüniteden fazladır.
III. 1. komünitede türlerin yoğunluğu birbirine eşittir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Doğru Cevap: C
Komünite, belirli bir alanda yaşayan farklı türlerin oluşturduğu topluluktur. Komünitenin özelliklerinden biri tür zenginliği, yani komünitede bulunan tür sayısıdır. Diğer bir özellik ise tür çeşitliliği olup, bu hem tür sayısını hem de her türün birey sayısının orantısını ifade eder. Bir komünitedeki her türün birey sayısı ise o türün yoğunluğunu gösterir.
Bu soru, komünite ekolojisi bilgilerini kullanarak verilen şemadaki komüniteleri analiz etme ve yorumlama becerisini ölçer. Özellikle tür zenginliği, tür çeşitliliği ve tür yoğunluğu kavramlarını doğru anlamayı ve uygulamayı gerektiren bir öncül analiz sorusudur.
I. Tür zenginlikleri aynıdır. 1. komünitede A (tavuk), B (hindi) ve C (ördek) olmak üzere 3 farklı tür bulunmaktadır. 2. komünitede de A (tavuk), B (hindi) ve C (ördek) olmak üzere 3 farklı tür bulunmaktadır. Dolayısıyla iki komünitenin tür zenginliği (tür sayısı) aynıdır. Bu ifade doğrudur.
II. 2. komünitenin tür çeşitliliği 1. komüniteden fazladır. Tür çeşitliliği, hem tür sayısını hem de türlerin popülasyon büyüklüklerinin birbirine yakınlığını ifade eder. 1. komünitede her türden 4 birey varken (A:4, B:4, C:4), 2. komünitede A türünden 8, B türünden 2 ve C türünden 1 birey vardır. 1. komünitede türlerin birey sayıları daha dengeli olduğu için tür çeşitliliği 1. komünitede daha fazladır. Bu ifade yanlıştır.
III. 1. komünitede türlerin yoğunluğu birbirine eşittir. 1. komünitede her bir türden 4'er adet birey bulunmaktadır (A türü 4, B türü 4, C türü 4). Bu da her türün yoğunluğunun eşit olduğu anlamına gelir. Bu ifade doğrudur.
A) Yalnız I I. öncül doğru olmasına rağmen, sadece I'in doğru olduğunu iddia ettiği için eksiktir, çünkü III. öncül de doğrudur.
B) Yalnız II II. öncül yanlış olduğu için bu şık doğru olamaz.
C) I ve III I. öncül ve III. öncül doğru olduğundan, bu şık doğrudur.
D) II ve III II. öncül yanlış olduğu için bu şık doğru olamaz.
E) I, II ve III II. öncül yanlış olduğu için bu şık doğru olamaz.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı.
Aşağıda P, R ve S popülasyonlarının her yaş grubundaki canlı birey sayısını gösteren hayatta kalma eğrileri verilmiştir.

Buna göre
I. P popülasyonundaki bireylerde genellikle yavru bakımı gözlenir.
II. R popülasyonundaki bireylerin hayatta kalma oranı her yaş için yaklaşık olarak aynıdır.
III. S popülasyonunun yavru ve gençlik dönemlerinde hayatta kalma oranı yüksektir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Doğru Cevap: C
Popülasyon ekolojisinde, farklı canlı türlerinin yaşam süreleri boyunca hayatta kalma oranları farklılık gösterir. Bu durum hayatta kalma eğrileri ile gösterilir. Genellikle üç ana tip hayatta kalma eğrisi bulunur: Tip I (P eğrisi), Tip II (R eğrisi) ve Tip III (S eğrisi). Her bir eğri, popülasyonun yaş gruplarına göre hayatta kalma stratejilerini yansıtır.
Bu soru, grafik okuma ve yorumlama becerilerinizi ölçen bir Kavrama ve Öncül Analizi sorusudur. Verilen hayatta kalma eğrilerini doğru bir şekilde yorumlayarak, popülasyonların özellikleri hakkında çıkarım yapmanız istenmektedir. Her bir öncülün grafik ile tutarlılığını dikkatlice değerlendirmelisiniz.
I. P popülasyonunun hayatta kalma eğrisi (Tip I), genç ve orta yaşlarda yüksek bir hayatta kalma oranı gösterir, bireylerin çoğu yaşlılık dönemine kadar yaşar. Bu durum genellikle az sayıda yavru dünyaya getiren ancak yavrularına iyi bakan (yavru bakımı gözlenen) türlerde görülür. Örneğin, insanlar ve büyük memeliler bu tipe örnektir.
II. R popülasyonunun hayatta kalma eğrisi (Tip II), yaşam süresi boyunca hayatta kalma oranının yaklaşık olarak sabit olduğunu gösterir. Yani, genç, orta ve yaşlı bireylerin ölüm oranı birbirine yakındır. Bu durum kuşlar veya bazı kemirgenlerde gözlemlenebilir.
III. S popülasyonunun hayatta kalma eğrisi (Tip III), gençlik döneminde yüksek bir ölüm oranına sahiptir; yani yavru ve gençlik dönemlerinde hayatta kalma oranı düşüktür. Bireylerin çoğu genç yaşta ölürken, hayatta kalanlar genellikle uzun bir yaşam sürer. Bu durum genellikle çok sayıda yavru üreten ancak yavru bakımı yapmayan (örneğin, birçok balık ve böcek türü) popülasyonlarda görülür.
A) Yalnız I doğru olamaz, çünkü grafik analizi sonucunda başka doğru öncüller de bulduk.
B) Yalnız III doğru olamaz, çünkü III. öncül yanlış bir ifade içermektedir.
C) I ve II öncülleri doğru ifadelerdir. P popülasyonu Tip I eğrisine uygun olarak yavru bakımı gösterir ve R popülasyonu Tip II eğrisine uygun olarak her yaşta yaklaşık aynı hayatta kalma oranına sahiptir.
D) II ve III doğru olamaz, çünkü III. öncül yanlıştır.
E) I, II ve III doğru olamaz, çünkü III. öncül yanlıştır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı.
Komünitelerin yapısını belirlemede
I. simbiyotik etkileşimler,
II. beslenme ilişkileri,
III. barındırdığı tür çeşitliliği
faktörlerinden hangileri etkilidir?
Doğru Cevap: E
Canlıların yaşadığı bir ortamda farklı türlerin oluşturduğu topluluğa komünite diyoruz. Komüniteler, belirli bir alandaki bitki, hayvan, mantar ve mikroorganizma gibi tüm canlıların bir araya gelmesiyle oluşur. Bu komünitelerin yapısı ve özellikleri, birçok farklı faktöre bağlı olarak şekillenir. Yani bir ormandaki canlıların çeşitliliği ve birbiriyle olan ilişkileri, o ormanın komünite yapısını belirler.
Bu soru, komünite yapısını etkileyen faktörler hakkındaki temel bilgileri ölçmeye yönelik bir bilgi sorusudur. Öğrencilerin, komünitelerdeki farklı etkileşimlerin ve özelliklerin bu yapıyı nasıl etkilediğini kavraması gerekmektedir. Soruyu doğru cevaplamak için öncüllerde verilen faktörlerin komüniteye etkisini değerlendirmelisin.
I. Simbiyotik etkileşimler: Bu etkileşimler, canlılar arasında görülen mutualizm, kommensalizm ve parazitizm gibi ilişkilerdir. Örneğin, likenlerdeki alg ve mantar birlikteliği (mutualizm) veya bir canlının diğerine zarar vermeden fayda sağlaması (kommensalizm), komünite içindeki türlerin varlığını ve bolluğunu doğrudan etkiler. Bu yüzden simbiyotik etkileşimler komünitenin yapısını belirlemede çok önemlidir.
II. Beslenme ilişkileri: Bir komünitede kimin kimi yediği veya kimin neyle beslendiği, o komünitenin en temel özelliklerinden biridir. Besin zincirleri ve besin ağları, enerji akışını ve türlerin sayılarını doğrudan etkiler. Otçullar, etçiller, ayrıştırıcılar gibi farklı beslenme gruplarının varlığı ve dengesi, komünitenin yapısını ve karmaşıklığını belirler.
III. Barındırdığı tür çeşitliliği: Bir komünitedeki tür çeşitliliği, yani o alanda yaşayan farklı türlerin sayısı, komünitenin ne kadar zengin ve dirençli olduğunu gösterir. Tür çeşitliliği ne kadar fazlaysa, komünite dışarıdan gelebilecek değişimlere karşı o kadar dayanıklı olur ve farklı ekolojik nişleri dolduran türler sayesinde daha karmaşık bir yapıya sahip olur. Bu da komünite yapısını belirleyen önemli bir faktördür.
A) Yalnız I: Bu şık eksik bir cevaptır çünkü diğer önemli faktörler de komünite yapısını etkiler.
B) Yalnız III: Bu şık da yetersizdir, çünkü simbiyotik ilişkiler ve beslenme de belirleyici rol oynar.
C) I ve II: Bu şık, tür çeşitliliğini göz ardı ettiği için doğru değildir. Tür çeşitliliği de komünite için çok kritiktir.
D) II ve III: Bu şık, simbiyotik etkileşimleri atladığı için eksiktir.
E) I, II ve III: Bu şık, komünite yapısını belirleyen üç ana faktörü de doğru bir şekilde içerdiği için doğru cevaptır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı. Simbiyotik etkileşimler, beslenme ilişkileri ve tür çeşitliliği, bir komünitenin yapısını şekillendiren temel faktörlerdir. Bu üç faktör de bir araya gelerek komünitenin genel özelliklerini, dayanıklılığını ve dinamiklerini belirler.
Orman yangınından sonra aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?
Doğru Cevap: E
Ekosistemler dinamik yapılardır ve doğal afetler gibi büyük değişiklikler sonrasında önemli dönüşümler yaşarlar. Orman yangınları da bu büyük dönüşümlerden biridir. Yangınlar, hem canlı popülasyonlarını hem de cansız çevre koşullarını etkileyerek ekosistemde hızlı ve derin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler, ekosistemin kendini yenileme süreci olan süksesyonun başlangıcı olabilir.
Bu soru, ekolojik bir olayın (orman yangını) ardından meydana gelebilecek sonuçları yorumlama becerisini ölçmektedir. Özellikle, yangın sonrası ekosistemdeki beklendik ve beklenmedik değişiklikleri ayırt etme yeteneğinizi test eder. Soruyu doğru cevaplamak için ekosistemdeki farklı canlı gruplarının ve madde döngülerinin yangına nasıl tepki verdiğini bilmek önemlidir.
Bu soruda doğrudan I, II, III şeklinde öncüller bulunmamaktadır. Ancak sorunun kökünde yer alan “Orman yangınından sonra aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?” ifadesi anahtar noktadır. Burada “beklenmez” kelimesi, diğer dört seçeneğin yangın sonrası beklenen durumlar olduğunu, bir seçeneğin ise tam tersi bir durum olduğunu belirtir.
A) Yangın sırasında toprağın aşırı ısınması ve bitki örtüsünün yok olması, topraktaki birçok mikroorganizmanın ölümüne neden olur. Bu da mikroorganizma çeşitliliğinin azalmasıyla sonuçlanır.
B) Yangın, av hayvanlarının yaşam alanlarını yok ederek veya onları göç etmeye zorlayarak av popülasyonlarını etkiler. Yırtıcılar da buna bağlı olarak hayatta kalmak için farklı av türlerine yönelmek zorunda kalır.
C) Yangın, otçul hayvanların temel besin kaynağı olan bitki örtüsünü büyük ölçüde yok eder. Hayatta kalan otçul popülasyonları için azalan besin kaynakları, aralarındaki rekabeti artırır.
D) Yangın, bitki örtüsünü yakarak atmosfere karbon salar ve topraktaki azot döngüsünü etkiler. Bu durum, yangın sonrası ortaya çıkan genç bitki sürgünlerinin dokularında karbon ve azot oranlarında dengesizliklere neden olabilir.
E) Organik madde ayrışması, temel olarak toprak mikroorganizmaları ve diğer ayrıştırıcılar tarafından gerçekleştirilir. Yangın, bu ayrıştırıcıların önemli bir kısmını öldürür ve toprağın yapısını bozar, bu nedenle organik madde ayrışma hızında ani bir artış değil, aksine bir yavaşlama veya duraklama yaşanması beklenir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı. Orman yangınları, ayrıştırıcı mikroorganizmaları ve organik maddenin ayrışması için gerekli nemli ortamı yok ederek, organik madde ayrışma hızında ani bir artışa değil, genellikle bir azalmaya yol açar.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒