Konu Detayı Sayfası
Çözüm: Görsellerdeki geçişleri enerji kullanımı, madde büyüklüğü ve geçiş yönüne göre inceleyelim.
Basit difüzyon: Küçük maddeler çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçer. ATP ve taşıyıcı protein kullanılmaz.
Ozmoz: Suyun seçici geçirgen zardan geçişidir. ATP kullanılmaz.
Kolaylaştırılmış difüzyon: Maddeler çok yoğun ortamdan az yoğun ortama kanal veya taşıyıcı protein yardımıyla geçer. ATP kullanılmaz.
Aktif taşıma: Maddeler taşıyıcı proteinler yardımıyla az yoğun ortamdan çok yoğun ortama taşınabilir. ATP kullanılır.
Endositoz: Büyük maddeler hücre zarının yardımıyla hücre içine alınır. ATP kullanılır.
Ekzositoz: Büyük maddeler kesecikler yardımıyla hücre dışına verilir. ATP kullanılır.
Enerji gerektirmeyenler: Basit difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve ozmoz.
Enerji gerektirenler: Aktif taşıma, endositoz ve ekzositoz.
Hücre zarı bütün maddeleri aynı şekilde geçirmez. Maddenin büyüklüğü, yapısı, ortamlar arasındaki derişim farkı ve hücrenin enerji kullanıp kullanmaması hangi taşıma yolunun kullanılacağını belirler.
Hücre Zarının Özellikleri
• Tüm canlılarda bulunan ortak bir yapıdır.
• Tek katlı zarla çevrilidir. Üzerinde ribozom taşımaz.
• Endoplazmik Retikulum tarafından oluşturulur.
• Canlı, esnek, ince, seçici geçirgen (yarı geçirgen) yapıdadır.
• Kendini yenileyebilme ve onarılabilme özelliğindedir. (Golgi aygıtı görev alır.)
• Üzerinde madde alışverişini sağlayan porlar bulunur.
• Bir molekülün zardan geçip geçemeyeceği ya da ne kadar kolaylıkla geçebileceği molekülün ve hücrenin özelliğine bağlıdır.

Hücre Zarının Görevleri
• Madde alışverişini sağlar. (En önemli görevidir)
• Hücreye şekil verir, korur ve dağılmasını önler.
• Hücreye alınan veya hücreden atılan moleküllerin seçimini ve geçişini kontrol eder.
• Hücrenin çevresini tanımasını ve hücrelerin birbirleriyle etkileşimini sağlar.
• Amip, akyuvar gibi hücrelerde fagositoz ile hareketi sağlar.
• Toksinlerin veya antijenlerin hücreye zarar vermesini önler.
• Savunma hücreleri ile vücuda giren yabancı mikropların yakalanıp yutulmasını sağlar.
• Bitki hücrelerinde hücre çeperinin yapısına katılan selülozu sentezler.
• Hormonların hedef hücrelerde tanınmasını sağlar.
• Farklılaşarak sil, kamçı, yalancı ayak, villus, pinositoz cebi, besin kofulu, mezozom gibi yapıların oluşumunu sağlar.
Hücre Zarının Yapısı (Akıcı Mozaik Zar Modeli)
• Hücre zarı ile ilgili geçerli olan model 1972 yılında Singer (Singır) ve G. Nicholson (Nikılsın) tarafından geliştirilmiştir.
• Hücre zarının yapısını açıklayan bu modele Akıcı mozaik zar modeli denir.
• Bu modele göre; hücre zarı temelde protein, lipit ve karbonhidrat moleküllerinden meydana gelmiştir.
• Bu modele göre zarın yapısında iki sıra halinde fosfolipit tabakası bulunur.
• Bu moleküllerin genellikle hücre zarında bulunma oranları Protein (%55) > Lipit (%42) > Karbonhidrat (%3) şeklindedir.
• Çift katlı fosfolipit tabakası esnek olup sürekli hareket halindedir. Bu durum hücre zarına akıcılık özelliği kazandırır.
• Fosfolipitlerin baş kısmı fosfat ve gliserolden oluşur ve dışa dönüktür. Çift tabaka halinde bulunan fosfolipitlerin baş kısımlarında biri hücre dışına bakarken diğeri sitoplazmaya bakar. kuyruk kısımları ise ortada kalır.
• Baş kısımlar suda çözünür ve hidrofilik (suyu seven) yapıdadır.
• Yağ asitlerinden oluşan kuyruk kısımlar ortada ve birbirine dönüktür. Bu kuyruk kısımlar iki molekül yağ asidinden oluşur ve suda çözünmez. Bu kısım hidrofobik (suyu sevmeyen) yapıdadır.
• Bu nedenle fosfolipit tabakası suyun hücreye giriş ve çıkışını büyük oranda engeller yapıdadır.
• Fosfolipit moleküllerinin arasında düzenli şekilde dağılmış protein molekülleri bulunur.
• Bu proteinler yağ tabakası içinde hücre zarını boydan boya kat ederek kanal proteinleri oluşturur.
Bu kanal proteinler;
• Hücrenin dış ortamla madde alışverişini sağlar.
• Sitoplazmanın homeostatik dengesini düzenler.

• Kanal proteinlerinin dışında hücre zarının yüzeyine tutunmuş yüzey proteinleri de bulunur. Bu yüzey proteinleri çoğunlukla enzim görevi yapar.
• Zarın yapısında bulunan glikoz molekülleri serbest olarak bulunmazlar. Zarın dış kısmında protein ya da lipitlere bağlı olarak bulunurlar.
• Proteinlere bağlanarak → Glikoproteinleri, lipitlere bağlanarak → Glikolipitleri oluştururlar.
► Hücre zarındaki fosfolipit sentezi granülsüz (düz) endoplazmik retikulum tarafından gerçekleştirilir.
► Glikoprotein ve glikolipit sentezi ise golgi aygıtı tarafından gerçekleştirilir.
Glikoproteinler ve Glikolipitlerin Görevleri
• Hücrenin antijenik özellik kazanmasında,
• Hücrelerin birbirini tanımasında,
• Hücre yüzeyinin negatif yük kazanmasında,
• Uyarıları algılayan reseptör oluşumunda,
• Bağışıklık sisteminde önemli rol oynar.
• Hücre zarının seçici geçirgenliğini denetleme
Hücre zarı sadece bir sınır değil, aynı zamanda hücrenin pasaportu ve koruma kalkanıdır. İşte zarın yapısındaki o gizemli moleküllerin görevleri:
Not: Sorularda karşınıza çıkarsa şaşırmayın; glikoproteinler aynı zamanda hücrelerin hormonlara cevap vermesini sağlayan reseptör (alıcı) görevini de üstlenirler!
Villus (mikrovillus)
Bağırsak epitelinde besinleri emme görevi olan hücrelerde, hücre zarının bir miktar sitoplâzmayla dışarı doğru oluşturduğu parmak şeklindeki uzantılara villus denir. Villusların üzerindeki daha küçük uzantılara mikrovillus denir.
Yalancı Ayak
Amip, akyuvar ve cıvık mantar hücrelerinde besin bulma ve yer değiştirme için hücre zarının oluşturduğu geçici uzantılardır.
Sil
Siller hem bir hücreli hem de çok hücreli ökaryot canlılarda bulunur. Örneğin, memelilerde solunum yollarının iç yüzeyini kaplayan hücreler sillidir. Bir hücrelilerden paramesyumun su içerisinde hareketi sillerle sağlanır.
Kamçı
Kamçılar, sillerden daha uzun olmaları ve dalga benzeri hareketleriyle farklılık gösterir. Hücrede bir ya da iki tane bulunur. Örneğin bazı bakterilerde, öglena ve memeli spermlerindeki hareket kamçı ile sağlanır
Pinositoz Cebi
Porlardan geçemeyecek kadar büyük sıvı besinlerin alınmasında hücre zarında oluşan geçici çöküntülerdir. Hayvansal hücrelerde görülür.
Mesozom
Bakterilerde mitokondri görevi gören zar kıvrımlarıdır. Burada solunum enzimleri bulunur. Yalancı ayak ve pinositik cep geçici oluşumlardır. Mesozom ökaryotik hücrelerde bulunmaz.
• Hücre duvarı; bazı canlılarda hücre zarının dışında yer alan cansız, tam geçirgen ve esnek olmayan bir yapıdır.
• İnsan ve hayvan hücrelerinde bulunmaz.
• Bulunduğu canlıda hücreye dayanıklılık verir ve mekanik etkilere karşı korur.
• Hücre duvarının bulunduğu canlılar; bakteri, arke, algler, bitkiler ve mantarlardır.
• Hücre zarı; canlı, esnek ve seçici geçirgen özelliğe, hücre çeperi ise cansız ve tam geçirgen özelliğe sahiptir.

Canlı türlerine göre çeperin yapı maddesi
• Mantarlarda → Kitin
• Bitkilerde ve alglerde → Selüloz
• Bakterilerde → Peptidoglikan (Peptidoglikan = Protein + karbonhidrat)
•Arkelerde → Sahte (yalancı) peptidoglikan
Bitki hücreleri yaşlandıkça hücre duvarının kalınlığı da artar. Bazı bitkilerin hücre duvarlarına selülozdan başka lignin (odun özü) pektin ve süberin gibi maddelerde birikebilir.
► Hücre zarından bazı maddeler diğerlerine göre daha kolay geçebilirler.
Hücre zarından maddelerin geçiş kolaylığı şöyledir:
► Küçük moleküller büyük moleküllere göre daha kolay geçer. Örneğin; glikoz, fruktoz, galaktoz, amino asit, yağ asidi, gliserol, vitamin, nükleotit gibi organik monomerler ile su, mineral, tuz ve iyonlar gibi inorganik moleküller hücre zarından daha kolay geçer.
► Nötr atomlar, iyonlara göre daha kolay geçer. Örneğin; Su, tuz nötr olduğu için klor (Cl-) ve sodyum (Na+) iyonlarına göre daha kolay geçer.
► Negatif (-) yüklü iyonlar, pozitif (+) yüklü iyonlara göre daha kolay geçer. Örneğin; Klor (Cl-) iyonu Sodyum (Na+) iyonuna göre daha kolay geçer.
► Yağda çözünen maddeler, suda çözünenlere göre daha kolay geçer. Örneğin; A, D, E, K vitaminleri > B grubu, C vitaminleri
► Yağı çözen maddeler, çözemeyenlere göre hücre zarından daha kolay geçer. Örneğin; Eter, kloroform, alkol > A vitamini
► Hücrelerin canlılıklarını korumaları ve sürdürebilmeleri için madde alışverişi yapabilmeleri gerekir.
► Madde alışverişi sayesinde hücrede gerçekleştirilecek metabolik faaliyetler için ihtiyaç duyulan organik ve inorganik maddelerin alınması, metabolik olaylar sonucu oluşan artık maddelerin ve ürünlerin de dışarı atılması gerçekleşir. Böylece hücre içi madde dengesi korunmuş olur.
Hücre Zarından Direk Geçebilen Maddeler
♦ Riboz ve deoksiriboz şekerler
♦ Glikoz, fruktoz ve galaktoz
♦ Yağ asiti ve gliserol, steroitler (kolesterol vb.)
♦ Amino asitler ve vitaminler
♦ Nükleotitler
♦ Hormonlar (amino asit ve steroit yapılı olanlar)
♦ İyonlar (Cl-, K+, Na+ vb.) ve su
♦ Alkol, kloroform vb. yağı çözen maddeler
♦ O2, CO2 vb. gazlar
Hücre Zarından Direk Geçemeyen Maddeler
► Bu maddelerin hücre zarından geçebilmesi için hidroliz ile monomerlerine parçalanmaları gerekir.
♦ Disakkaritler (maltoz, laktoz, sükroz)
♦ Polisakkaritler (glikojen, nişasta, selüloz, kitin)
♦ Proteinler (polipeptitler, tripeptitler, dipeptitler)
♦ Yağ molekülleri (trigliseritler, fosfolipitler)
♦ Bileşik enzimler
♦ ATP, DNA ve RNA molekülü
♦ Hormonlar (protein yapılı olanlar
♦ Bakteri ve virüsler
Hücre zarından madde geçişlerini taşınan maddelerin büyüklüğüne göre ikiye ayırabiliriz,
A. Küçük Moleküllerin Geçişi: Pasif taşıma (difüzyon ve osmoz) ve aktif taşıma
B. Büyük Moleküllerin Geçişi: Endositoz (fagositoz ve pinositoz) ve ekzositoz
Hücre zarından madde geçişlerini enerji harcanıp harcanmamasına göre ikiye ayırabiliriz:
Enerji (ATP) harcanmayan geçişler: Pasif taşıma (difüzyon ve osmoz)
Enerji (ATP) harcanan geçişler: Aktif taşıma, Endositoz (fagositoz ve pinositoz) ekzositoz

► Büyük molekülleri zardan geçişi, taşınma yönüne göre Endositoz ve ekzositoz olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.
Büyük moleküllerin hücre dışından hücre içine doğru koful oluşturularak alınmasına Endositoz denir.
♦ ATP enerjisi harcanır.
♦ Enzimler görev alır.
♦ Bakteri ya da protein gibi büyük moleküller hücre içine alınır.
♦ Hücre zarının oluşturduğu; yalancı ayak, cep gibi yapılarla büyük moleküller hücre içine alınır.
♦ Endositoz sırasında hücre zarının bir kısmı koparak besin kofulu oluşur. Bu nedenle hücre zarının yüzeyi eksilir.
♦ Hücre içine alınan büyük molekül koful içinde lizozom organeli ile işbirliği yaparak sindirilir. (Lizozomdaki enzimlerle hidroliz olurlar.)
♦ Moleküllerin taşınması tek yönlü hücre dışından içine doğru olur. Yoğunluk farkı önemli değildir.
♦ Hücre çeperi bulunan bakteri, arke, mantar ve bitki hücrelerinde endositoz gerçekleşmez.
♦ Prokaryotlardan bakteri ve arkeler; koful oluşturamazlar. (Çünkü koful zarlı bir organeldir.)
Endositoz Çeşitleri
Alınan maddenin sıvı veya katı oluşuna göre endositoz iki şekilde gerçekleşir
Fagositoz (Yeme)
• Büyük moleküllü katı maddelerin hücre zarının uzaması ile oluşan yalancı ayaklar yardımıyla hücre içine alınmasıdır.
• ATP enerjisi harcanır, enzimler görev alır. Hücre zarının bir kısmı koful oluşumuna katıldığı için hücre zarının yüzeyi küçülür.
• Örneğin; Amip, öglena, paramesyum gibi tek hücrelilerin beslenme şekli, bazı akyuvarların mikropları yutması fagositoza örnek verilebilir.
• Besin, hücre zarının oluşturduğu yalancı ayaklarla sarılarak hücre içine alınır. Yalancı ayakların bu hareketiyle oluşan yapı, zardan ayrılıp besin kofulu hâlinde sitoplazmaya aktarılır.
• Besinlerin koful içinde sindirimi, lizozomdan gelen sindirim enzimleri ile gerçekleşir.

Pinositoz (İçme)
• Büyük yapılı sıvı moleküllerin zarda oluşan cepler yardımıyla hücre içine alınmasıdır.
• Sıvı moleküllerin zara değmesi ile zar içeri doğru çöküntü yaparak Pinositoz Cebini meydana getirir.
• Sıvı moleküller pinositoz cebine dolar ve cebin boğumlanması ile Pinositik Koful oluşur.
• Pinositoz ile oluşan kofulla Fagositoz ile oluşanlara göre daha küçüktür.
• Kan yoluyla taşınan hormonların ilgili doku hücreleri tarafından alınması, antikor ve enzimlerin hücre içine alınması genellikle bu yolla olmaktadır.

► Hücre içinde oluşan büyük moleküllü bileşikler ya da atık maddelerin Boşaltım Kofulu içine alınarak hücre zarından dışarı atılmasıdır.
► Hücrede üretilen; hormon, enzim, süt, tükrük gibi salgılar, reçine, süt ve koku maddeleri ve atık maddeler hücre dışına verilebilir.
► ATP enerjisi harcanır,
► Enzim kullanılır.
► Canlı ortamda gerçekleşir.
► Tek yönlü olarak hücre içinden hücre dışına gerçekleşir. Yoğunluk farkı önemli değildir.
► Hücre içinde oluşan koful hücre zarına gelerek birleşir. Koful zarı hücre zarına eklenir. Böylece hücre zarının yüzeyi artar ve büyür.
► Örneğin; böcekçil bitkiler ve ayrıştırıcı (çürükçül) mantarlar hücre içinde ürettikleri enzimlerini ekzositoz ile hücre dışına verirler.
► Ekzositoz hücre çeperi bulunan ve bulunmayan ökaryot hücrelerde gerçekleşebilir.
| Aktif Taşıma — Endositoz — Ekzositoz Karşılaştırması | ||
| Aktif Taşıma | Endositoz | Ekzositoz |
| Küçük moleküller taşınır. | Büyük moleküller taşınır. | Büyük moleküller taşınır. |
| Hücrenin yüzey alanı değişmez. | Hücrenin yüzey alanı azalır. | Hücrenin yüzey alanı artar. |
| Koful oluşmaz. | Koful oluşur. | Koful oluşur. |
| Çift yönlü olur. | Tek yönlü olur. (Hücre dışından sitoplazmaya doğru) | Tek yönlü olur. (Sitoplazmadan hücre dışına doğru) |
| Taşıyıcı proteinler rol oynar. | Taşıyıcı proteinler rol almaz. | Taşıyıcı proteinler rol almaz. |
| Bütün canlı hücrelerde görülebilir. | Çeperli hücrelerde görülmez. | Bütün canlı hücrelerde görülebilir. |
| Madde yoğunluğu etkili olur. | Madde yoğunluğu etkili değildir. | Madde yoğunluğu etkili değildir. |
| ATP enerjisi ve enzim kullanılır. | ATP enerjisi ve enzim kullanılır. | ATP enerjisi ve enzim kullanılır. |
| Canlı ortamlarda gerçekleşir. Canlılık şarttır. | Canlı ortamlarda gerçekleşir. Canlılık şarttır. | Canlı ortamlarda gerçekleşir. Canlılık şarttır. |
Hücre çeperinin varlığı, hücre zarındaki her türlü harekete izin vermez. Özellikle bitki ve mantar gibi ökaryotik ve çeperli hücrelerde durum şöyledir:
Not: Unutmayın; "Çeperli hücreler büyük madde alışverişi yapamaz" genellemesi yanlıştır. Doğrusu; içeri alamazlar (endositoz yok) ama dışarı atabilirler (ekzositoz var) olmalıdır!
Gençler, biyolojinin en temel kuralını hatırlayalım: Bakteriler ve arkeler zarlı organel oluşturamazlar. Bu durum, onların madde alışverişi yöntemlerini de doğrudan etkiler:
Not: "Tüm hücreler ekzositoz yapar" genellemesi yanlıştır! Bakteriler hücre dışına enzim salgılar ama bunu ekzositozla (koful kullanarak) değil, Translokaz proteinleriyle yaparlar. Bu farkı bilmek sizi sınavda zirveye taşır!

| Yapılar | Bakteri Hücresi | Bitki Hücresi | Hayvan Hücresi | Mantar Hücresi |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
| Hücre Zarı | Var | Var | Var | Var |
| Hücre Duvarı | Var, Yapısı: Peptidoglikan | Var, Yapısı: Selüloz | Yok | Var, Yapısı: Kitin |
| Nükleik Asit | DNA - RNA | DNA -RNA | DNA -RNA | DNA -RNA |
| Çekirdek | Yok | Var | Var | Var |
| Çekirdekçik | Yok | Var | Var | Var |
| DNA Şekli | Halkasal | Doğrusal | Doğrusal | Doğrusal |
| Ribozom | Var | Var | Var | Var |
| Mitokondri | Yok | Var | Var | Var |
| Plastitler | Yok | Var | Yok | Yok |
| Klorofil | Bazılarında Var | Var | Yok | Yok |
| Sentrozom | Yok | Genelde Yok, Basit bitkilerde var | Genelde var | |
| Lizozom | Yok | Yok, Basit bitkilerde fitolizozom var | Var | Lizozom benzeri yapılar var |
| Koful | Yok | Var (Büyük bir tane merkezi koful) | Var, çok sayıda | Var |
| Golgi Aygıtı | Yok | Var | Var | Var |
| Endoplazmik Retikulum | Yok | Var | Var | Var |
| Hücre İskeleti Elemanları | Yok | Var | Var | Var |
| Hücre Şekli | Çubuk, Küre, Spiral, Virgül | Köşeli | Ovale yakın | Genellikle silidirik, ipliksi |
| Kapsül | Bazılarında var | Yok | Yok | Bazılarında var |
| Plazmit | Genelinde var | Yok | Yok | Yok |
| Depo Karbonhidrat | Glikojen | Nişasta | Glikojen | Glikojen |

Enerji kullanılmayan madde geçişleri → Pasif taşıma
Enerji kullanılan madde geçişleri → Aktif taşıma
a) İçerisine konulan hücrenin su kaybetmesine neden olan, sitoplazmaya göre daha yoğun çözeltilerdir.
Cevap: 12 — Hipertonik
b) Küçük moleküllerin enerji gereksinimi olmadan doğrudan ya da taşıyıcı proteinler yardımıyla hücre zarından taşınmasıdır.
Cevap: 6 — Difüzyon
c) Büyük moleküllerin hücre zarından taşınma şeklidir.
Cevap: 5 ve 9 — Endositoz ve Ekzositoz
ç) Küçük moleküllerin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama enerji kullanılarak taşınmasıdır.
Cevap: 1 — Aktif taşıma
d) Hücrenin su kaybederek veya su alarak şekil değiştirmesidir.
Cevap: 3 ve 4 — Plazmoliz ve Deplazmoliz
e) Hücrenin iç yoğunluğu ile eş derişimde olan çözeltidir.
Cevap: 8 — İzotonik
f) Bitki hücrelerinin saf suya konmasıyla içine su alıp şişerek hücre çeperine itme kuvveti uygulamasıdır.
Cevap: 10 — Turgor basıncı
g) Suyun yarı geçirgen bir zardan difüzyonudur.
Cevap: 2 — Ozmoz
ğ) Hücrenin içine su alarak şiştiği çözeltidir.
Cevap: 11 — Hipotonik
h) Enerji gereksinimi olmayan taşıma çeşitleridir.
Cevap: 2 ve 6 — Ozmoz ve Difüzyon
Hücre zarından madde geçişlerinde kullanılacak yöntem, taşınacak maddenin büyüklüğüne, ortamlar arasındaki derişim farkına ve hücrenin enerji kullanıp kullanmamasına bağlıdır. Difüzyon ve ozmozda ATP kullanılmazken aktif taşıma, endositoz ve ekzositoz sırasında enerji harcanır.
Konuya Ait Videolar
Konuya Ait Çıkmış Sorular
Konu İle İlgili Çalışma Soruları

Hücre zarından küçük moleküllerin taşınımı ile ilgili A, B ve C olayları sembolize edilerek yukarıda verilmiştir.
Buna göre verilen A, B ve C olayları ile ilgili,
I. Her üç taşıma yöntemi için hücre ile ortam arasındaki derişim farkı önemlidir.
I I. B olayı sadece büyük moleküllerin taşınımında gerçekleşir.
III. C olayı derişim farkı eşitken gerçekleşmez.

ifadelerinden doğru ve yanlış olanlar işaretlenirse aşağıdakilerden hangisi elde edilir?
Doğru Cevap: A
Hücre zarı, hücre ile dış ortam arasındaki madde alışverişini kontrol eden önemli bir yapıdır. Küçük moleküller, hücre zarından difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve aktif taşıma gibi yöntemlerle geçerler. Bu geçişler genellikle derişim farkına bağlı olarak gerçekleşir ve canlılığın devamı için çok önemlidir.
Bu soru, hücre zarından madde geçiş mekanizmaları hakkındaki bilgini ölçen bir yorum sorusudur. Verilen görseldeki taşıma olaylarını doğru bir şekilde tanımlaman ve bu olaylarla ilgili öncülleri yorumlaman gerekiyor. Her bir öncülü dikkatlice değerlendirerek doğru ya da yanlış olduğuna karar vermelisini bekliyorum.
I. Hücre zarından pasif taşıma (difüzyon ve kolaylaştırılmış difüzyon) sırasında madde geçişi, derişimin çok olduğu yerden az olduğu yere doğrudur, yani derişim farkı önemlidir. Aktif taşıma ise derişim farkına karşı da olabilir; ancak başlangıçta bir derişim farkı vardır ve taşıma bu farkı korumayı ya da artırmayı hedefler. Dolayısıyla, her üç taşıma yönteminde de derişim farkı bir şekilde önemlidir. Bu ifade doğrudur.
II. B olayı, bir taşıyıcı protein yardımıyla maddelerin çok yoğundan az yoğuna doğru geçişini gösteren kolaylaştırılmış difüzyondur. Kolaylaştırılmış difüzyon, glikoz, amino asit gibi küçük moleküllerin taşınımında gerçekleşir, büyük moleküllerin taşınımında değil. Bu ifade yanlıştır.
III. C olayı, taşıyıcı protein ve enerji (ATP) kullanılarak maddelerin az yoğundan çok yoğuna veya derişim farkının korunması amacıyla taşınması olan aktif taşımayı temsil eder. Aktif taşıma, hücre içi ve dışı derişim eşit olsa bile veya derişim farkına karşı olarak da madde geçişi sağlayabilir. Yani derişim farkı eşitken de gerçekleşebilir. Bu ifade yanlıştır.
A) Bu şıkta öncüller sırasıyla doğru, yanlış, yanlış olarak işaretlenmiştir. Yaptığımız analizle bu şık doğru görünmektedir.
B) Bu şıkta öncüller sırasıyla doğru, doğru, doğru olarak işaretlenmiştir. İkinci ve üçüncü öncüller yanlıştır.
C) Bu şıkta öncüller sırasıyla doğru, doğru, yanlış olarak işaretlenmiştir. İkinci öncül yanlıştır.
D) Bu şıkta öncüller sırasıyla yanlış, yanlış, yanlış olarak işaretlenmiştir. Birinci öncül doğrudur.
E) Bu şıkta öncüller sırasıyla yanlış, doğru, yanlış olarak işaretlenmiştir. Birinci öncül doğrudur ve ikinci öncül yanlıştır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: A şıkkı.
Bir bitki hücresinde ozmotik basıncın değişimi, aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.

t1 anına kadar olan süre için;
I. Glikoz oranı azalmaktadır.
II. Hücrenin su alma isteği azalmaktadır.
III. Hücre yoğunluğu azalmaktadır.
yorumlarından hangileri yapılabilir?
Doğru Cevap: E
Hücre zarından madde geçişleri, canlılık için çok önemli olaylardır. Ozmotik basınç, hücre içindeki çözünmüş madde yoğunluğunun su çekme kuvvetini ifade eder. Bir hücrede ozmotik basınç artarsa, hücrenin su alma isteği de artar; ozmotik basınç azalırsa, su alma isteği azalır.
Bu soru, bir grafik yorumlama ve kavrama sorusudur. Verilen grafikteki ozmotik basınç değişimini, hücre içi madde yoğunluğu ve su hareketiyle ilişkilendirmemiz gerekiyor. Grafiği doğru okuyup temel biyoloji bilgilerimizle birleştirerek yorum yapmalıyız.
I. Grafikte t1 anına kadar ozmotik basıncın azaldığını görüyoruz. Ozmotik basıncın azalması demek, hücre içi çözünmüş madde miktarının (örneğin glikozun) azalması veya hücreye su girişiyle yoğunluğun düşmesi demektir. Eğer hücre su alıyorsa, hücredeki glikoz gibi çözünmüş madde oranı azalır diyebiliriz.
II. Ozmotik basınç, hücrenin su alma isteğiyle doğru orantılıdır. Grafik t1 anına kadar ozmotik basıncın azaldığını gösterdiğine göre, hücrenin su alma isteği de azalacaktır.
III. Hücre yoğunluğu, hücre içindeki toplam madde miktarının hacmine oranıdır. Ozmotik basıncın azalması, genellikle hücrenin su alarak şiştiğini veya hücre içindeki çözünmüş madde miktarının azaldığını gösterir. Her iki durumda da hücrenin birim hacimdeki madde miktarı, yani yoğunluğu azalır.
A) Yalnız I öncülü doğrudur ancak diğer öncüller de doğru olabilir, bu yüzden tek başına yeterli değildir.
B) I ve II öncülleri doğrudur, fakat III. öncülü de değerlendirmemiz gerekir.
C) I ve III öncülleri doğrudur, ancak II. öncülü de kontrol etmeliyiz.
D) II ve III öncülleri doğrudur, yine de I. öncülü de gözden kaçırmamalıyız.
E) I, II ve III öncüllerinin hepsi grafikteki ozmotik basıncın t1 anına kadar azalmasıyla uyumlu yorumlardır. Bu nedenle, tüm öncüller doğru kabul edilebilir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı.
Sekiz yaşında ilkokul 2. sınıf öğrencisi olan Zeynep okulda bitkiler konusunu işlerken öğrendiği “bitkileri sulamazsak ölürler.” şeklindeki bilgiyi evlerinin bahçesinde yetiştirdikleri domates ve biber fidelerini denizden getirdiği su ile bir süre sulayarak deneyimlemek istemiştir. Bir kaç gün sonra domates ve biberlerin yapraklarında büzülme olduğunu fark etmiştir.
Domates ve biber yapraklarında meydana gelen değişimle ilgili olarak,
I. yaprak hücreleri turgor durumuna gelmiştir.
II. yaprak hücreleri hemoliz olmuştur.
III. Zeynep’in kullandığı deniz suyu yaprak hücrelerine göre hipertonik olduğundan hücreler plazmoliz olmuştur.
ifadelerinden hangileri doğru olur?
Doğru Cevap: B
Canlı hücreler, yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için madde alışverişi yaparlar. Bu alışverişlerden biri de su geçişidir. Su, hücre zarından ozmoz denilen özel bir difüzyon şekliyle geçer ve bu geçiş, hücrenin içindeki ve dışındaki çözeltilerin yoğunluk farkına göre şekillenir. Bitki hücreleri, su kaybettiklerinde veya fazla su aldıklarında farklı durumlar yaşar.
Bu soru, ozmoz ve bitki hücrelerinin su dengesi konusundaki kavramsal bilginizi ölçen bir yorum sorusudur. Deniz suyu ve bitki hücreleri arasındaki yoğunluk farkının sonuçlarını doğru analiz etmeniz gerekiyor. Özellikle hipertonik, plazmoliz, turgor ve hemoliz gibi terimlerin anlamlarını iyi bilmelisiniz.
I. Yaprak hücreleri turgor durumuna gelmiştir ifadesi yanlıştır. Turgor durumu, bitki hücresinin su alarak şişmesi ve çeperine basınç yapmasıyla olur. Deniz suyu tuzlu olduğu için bitki hücreleri su kaybeder, bu yüzden turgor durumuna gelemezler.
II. Yaprak hücreleri hemoliz olmuştur ifadesi yanlıştır. Hemoliz, alyuvar gibi hayvan hücrelerinin çok fazla su alıp patlaması durumudur. Bitki hücrelerinin hücre çeperi olduğu için patlamazlar.
III. Zeynep'in kullandığı deniz suyu yaprak hücrelerine göre hipertonik olduğundan hücreler plazmoliz olmuştur ifadesi doğrudur. Deniz suyu, bitki hücrelerinin içindeki çözeltiden daha yoğundur (hipertoniktir). Bu durumda, hücreler suyunu kaybeder ve büzülür, bu olaya da plazmoliz denir. Yapraklardaki büzülme de bunun bir göstergesidir.
A) Yalnız I şıkkı yanlıştır çünkü I. öncül turgor durumunu ifade ederken, olayda plazmoliz gerçekleşmiştir.
B) Yalnız III şıkkı doğrudur çünkü III. öncül, deniz suyunun hipertonik olması ve hücrelerin plazmoliz olması durumunu doğru açıklar.
C) I ve II şıkkı yanlıştır çünkü hem I. hem de II. öncül yanlış ifadeler içermektedir.
D) II ve III şıkkı yanlıştır çünkü II. öncül hemoliz gibi bitki hücreleri için geçerli olmayan bir durumu ifade eder.
E) I, II ve III şıkkı yanlıştır çünkü üç öncül de doğru değildir (sadece III. öncül doğrudur).
🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı.
Aşağıdaki grafikte bir hayvan hücresinin içerisinde ve doku sıvısındaki glikoz yoğunluğunun değişimi gösterilmiştir.

Buna göre, I. ve II. zamanlarda gerçekleşen madde alışveriş şekilleri aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: E
Hücre zarı canlı bir yapıdır ve hücre ile dış ortam arasındaki madde alışverişini kontrol eder. Bu alışverişler, maddelerin yoğunluk farkına ve hücrenin enerji harcayıp harcamamasına göre değişir. Glikoz gibi önemli maddeler, hücrenin yaşamını sürdürmesi için sürekli olarak hücre içine alınır.
Bu soru, hücre zarından madde geçişleri konusundaki temel bilgileri yorumlamaya dayalıdır. Özellikle, glikozun yoğunluk farkına göre hangi taşıma şekilleriyle hareket ettiğini anlamanızı gerektirir. Grafiği doğru okuyup zaman aralıklarındaki yoğunluk değişimlerini madde geçiş tipleriyle eşleştirmeniz önemli.
I. Grafiğin I. kısmında, doku sıvısındaki glikoz yoğunluğu hücre içindeki glikoz yoğunluğundan daha fazladır. Maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama taşınması difüzyon kurallarına uyar.
II. Grafiğin II. kısmında, hücre içindeki glikoz yoğunluğu doku sıvısındaki glikoz yoğunluğundan daha fazladır ancak hücre glikoz almaya devam etmektedir. Bu durum, glikozun az yoğun ortamdan (doku sıvısı) çok yoğun ortama (hücre içi) taşındığını gösterir ki bu da aktif taşıma demektir.
A) I. zamanda difüzyon doğru olsa da, II. zamanda glikozun kolaylaştırılmış difüzyonla alınması beklenmez çünkü kolaylaştırılmış difüzyon da yoğunluk farkına göre gerçekleşir ve hücre içi yoğunluk artmaya devam etmezdi.
B) I. zamanda aktif taşıma olamaz çünkü glikoz doku sıvısında daha yoğunken hücre içine enerji harcayarak alınmaz, difüzyonla kendiliğinden geçer.
C) Fagositoz, büyük moleküllerin veya katı partiküllerin hücre içine alınmasıdır; glikoz fagositoz ile alınmaz. Aktif taşıma II. zaman için doğru olabilir ancak fagositoz yanlış.
D) I. zamanda difüzyon doğru olsa da, II. zamanda fagositoz yanlış bir ifadedir çünkü glikoz fagositoz ile alınmaz.
E) I. zamanda doku sıvısındaki glikoz derişimi hücre içindekinden yüksek olduğu için glikoz hücre içine difüzyon ile girer. II. zamanda ise hücre içi glikoz derişimi doku sıvısından daha yüksek olmasına rağmen hücre glikoz almaya devam etmektedir, bu da aktif taşıma ile gerçekleşir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: E şıkkı. I. zamanda glikoz çok yoğun ortamdan az yoğun ortama (doku sıvısından hücre içine) difüzyon ile geçerken, II. zamanda hücre içi glikoz yoğunluğu dışarıdan daha fazla olmasına rağmen glikoz hücre içine alınmaya devam ettiğinden aktif taşıma gerçekleşir.
` ,Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒