Canlılardaki yapım ve yıkım olaylarının tümü metabolizma olarak adlandırılır. Yapım tepkimelerine anabolizma, yıkım tepkimelerine ise katabolizma denir.
Aşağıdaki olaylardan hangisi katabolizmaya örnektir?
Doğru Cevap: C
Metabolizma, canlıların yaşamlarını sürdürmek için gerçekleştirdiği tüm kimyasal tepkimelerin genel adıdır. Bu tepkimeler iki ana gruba ayrılır: Anabolizma (yapım olayları) ve Katabolizma (yıkım olayları). Anabolizma küçük moleküllerden büyük moleküller sentezlerken enerji harcar. Katabolizma ise büyük molekülleri daha küçük moleküllere parçalayarak enerji açığa çıkarır.
Bu soru, temel biyolojik terimler olan anabolizma ve katabolizma kavramlarını kavrama ve örneklerini ayırt etme yeteneğinizi ölçen bir bilgi ve kavrama sorusudur. Verilen örneklerin yapım mı yoksa yıkım tepkimesi mi olduğunu belirlemeniz beklenir.
Soru kökünde metabolizmanın tanımı ve anabolizma ile katabolizma arasındaki fark açıklanmıştır. Anabolizma, yapım tepkimelerini ifade eder ve genellikle enerji harcanır. Katabolizma ise yıkım tepkimelerini ifade eder ve genellikle enerji (ATP) üretilir.
A) Karbondioksit ve sudan besin üretimi, fotosentez olayıdır. Fotosentezde inorganik maddelerden (CO2 ve H2O) organik besin (glikoz) üretildiği için bu bir yapım olayı yani anabolizmadır.
B) Amino asitlerden protein sentezi, ribozomlarda gerçekleşen bir yapım olayıdır. Küçük moleküller olan amino asitlerden daha büyük bir molekül olan protein sentezlendiği için bu da anabolizmadır.
C) Besin maddelerinden solunumla ATP üretimi, hücresel solunum demektir. Hücresel solunumda organik besinler (örneğin glikoz) parçalanarak enerji (ATP) elde edilir. Bu bir yıkım olayı olduğu için katabolizmadır.
D) Glikoz moleküllerinden selüloz sentezi, bitki hücrelerinde gerçekleşen bir dehidrasyon sentezidir. Küçük glikoz molekülleri birleşerek büyük bir polisakkarit olan selülozu oluşturduğu için bu da bir yapım olayı yani anabolizmadır.
E) DNA’nın kendini eşlemesi (replikasyon), yeni DNA zincirlerinin sentezlenmesidir. Bu süreçte nükleotitler birleşerek yeni ve büyük bir molekül oluşturduğu için bu da bir yapım olayı yani anabolizmadır.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı.
Bir amipin yaşadığı ortamdaki proteini alarak kendine özgü bir protein sentezlediği saptanmıştır.
Buna göre,
I. Besin kofulu oluşumu,
II. DNA’dan mRNA üretimi,
III. Lizozom aktifliği,
IV. Ribozomda mRNA’ın okunması
olaylarının meydana geliş sırası nasıl olmalıdır?
Doğru Cevap: D
Canlıların en temel özelliklerinden biri, yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için besin alıp bunu kendi yapılarına uygun hale getirebilmeleridir. Protein sentezi de bu önemli faaliyetlerden biridir. Canlılar, dışarıdan aldıkları proteinleri doğrudan kullanamazlar; onları sindirip yapı taşlarına ayırarak kendi genetik şifrelerine göre yeni proteinler üretirler.
Bu soru, biyolojideki temel süreçlerden olan protein sentezi ve sindirim olaylarının sıralamasını anlama yeteneğinizi ölçüyor. Öncüllerde verilen olayların doğru kronolojik sırasını belirlemeniz gerekiyor. Bu bir bilgi ve sıralama sorusudur.
I. Besin kofulu oluşumu: Amipler gibi tek hücreli canlılar, dışarıdan besinleri fagosite ederek yani hücre içine alarak besin kofulu oluşturur. Bu, proteinin hücreye alınmasındaki ilk adımdır.
II. DNA’dan mRNA üretimi: Bu olaya transkripsiyon denir. Kendi proteinini sentezlemek isteyen bir amip, önce kendi genetik bilgisini (DNA) mRNA'ya kopyalar. Bu, protein sentezinin hazırlık aşamalarındandır.
III. Lizozom aktifliği: Lizozomlar, hücre içindeki büyük molekülleri sindiren organellerdir. Besin kofulu ile birleşerek içindeki proteini yapı taşlarına (amino asitlere) ayırır.
IV. Ribozomda mRNA'nın okunması: Bu olaya translasyon denir. mRNA üzerinde taşınan genetik bilgi, ribozomlarda okunur ve bu bilgiye uygun amino asitler bir araya getirilerek yeni protein sentezlenir.
A) Bu sıralamada sindirim (III) protein sentezinden (II, IV) sonra geliyor, ki bu doğru değil.
B) Bu sıralama da yanlıştır çünkü proteinin hücreye alınması (I) ilk adım olmalıdır.
C) Bu seçenekte DNA’dan mRNA üretimi (II) önce geliyor ama amipin dışarıdan protein alıp sindirme aşamaları (I, III) atlanmış veya yanlış sıralanmış.
D) Doğru cevap. İlk olarak amip dışarıdan besini (proteini) besin kofulu (I) ile alır. Sonra bu besin kofulu lizozomlarla (III) birleşir ve protein amino asitlere parçalanır. Bu amino asitler kullanılarak amipin kendi genetik şifresine göre protein sentezlemek için önce DNA'dan mRNA (II) üretilir, sonra da bu mRNA ribozomlarda (IV) okunarak yeni protein sentezlenir.
E) Bu şık da yanlıştır çünkü proteinin hücreye alınması (I) ve sindirimi (III) protein sentezi adımlarından (II, IV) önce gerçekleşmelidir.
🎯 Sonuç: Doğru cevap: D şıkkı. Amip önce dış proteini besin kofulu ile alır (I), sonra lizozomlarla sindirir (III), ardından kendi DNA'sından mRNA üretir (II) ve son olarak bu mRNA'yı ribozomlarda okuyarak kendi proteinini sentezler (IV).
Biyoloji dersinde öğretmen, proteinlerin yapılarının amino asitlere parçalanması konusunu işlemektedir. Öğrencilere aşağıdaki tepkimeyi tahtada gösterir ve bu tepkimeyi analiz etmelerini ister:
Protein + (n - 1) H₂O → n (amino asit)
Ardından şu ifadeleri tahtaya yazar:
1. Tüm canlılarda sadece hücre içinde gerçekleşir.
2. Anaboliktir.
3. ATP kullanılmaz.
Daha sonra öğrencilerden bu ifadeler hakkında yorum yapmalarını ister:
Ali: "Bu tepkime tüm canlılarda sadece hücre içinde gerçekleşir."
Ayşe: "Bu tepkime bir yapım tepkimesi olduğu için anaboliktir."
Veli: "ATP kullanılmadığı için bu bir katabolik tepkimedir."
Yukarıdaki ifadelerden ve öğrenci yorumlarından hangileri doğrudur? Yanlış bir yorum varsa düzeltiniz ve açıklayınız.
Bu soru, proteinlerin sindirimi yani büyük protein moleküllerinin daha küçük amino asitlere ayrıştırılması sürecini inceliyor. Bu süreç biyolojide hidroliz olarak bilinir ve canlıların temel yaşam olaylarından biridir. Bu tepkimenin nerede gerçekleştiğini, enerji gerektirip gerektirmediğini ve hangi tür bir metabolik olay olduğunu anlamak önemlidir.
Yukarıdaki ifadelerden sadece Veli'nin yorumu doğrudur. Proteinlerin amino asitlere parçalanması sırasında ATP kullanılmaz, bu bir hidroliz ve katabolik tepkimedir.
Ali'nin yorumu yanlıştır. Çünkü proteinlerin amino asitlere parçalanması, sindirim sistemimizdeki gibi hücre dışında da gerçekleşebilir. Yani sadece hücre içinde gerçekleşir ifadesi doğru değildir.
Ayşe'nin yorumu yanlıştır. Bu tepkime bir yapım (anabolik) tepkimesi değil, aksine bir yıkım (katabolik) tepkimesidir. Proteinler daha küçük moleküllere, yani amino asitlere ayrışır.
Tüm canlılarda protein sentezini gerçekleştirme ortak bir olaydır. Canlılar hücrelerindeki ribozom organelinde protein sentezini gerçekleştirirler. Bunun için 20 çeşit amino asiti kullanırlar. 20 çeşit amino asiti ortak kullanmalarına rağmen canlılardaki protein moleküllerinin yapısı birbirinden farklıdır.
Bunun temel nedenlerini yazınız.
Tüm canlılar protein sentezi yapar ama bu proteinler canlıdan canlıya farklılık gösterir. Proteinlerin farklı olmasının temelinde, canlıların genetik materyallerindeki farklılıklar ve bu farklılıkların protein yapısına yansıması yatar.
Proteinlerin farklı olmasının temel nedenleri, sentezlenecek protein çeşidiyle ilgili kalıtsal bilginin her canlıda DNA tarafından farklı şekilde verilmesi ve bu bilgiye uygun olarak kullanılan amino asitlerin çeşidinin, sayısının ve dizilişinin canlıdan canlıya farklılık göstermesidir.
► Tüm canlılarda genetik bilgi DNA'da bulunur.
► Genetik bilgi; her bir gende bulunan nükleotitlerin oluşturduğu özel şifrelerdir.
► DNA'daki nükleotit dizilimi genetik şifreyi oluşturur.
► Şifre; haberleşmeye yarayan işaretler bütünüdür.
► Tüm canlılarda görev yapan genetik şifreler birbirine benzemektedir.
► Hücre içerisinde yaşamsal faaliyetlerin devamlılığını ve düzenini sağlayan şifreler DNA'daki genlerde bulunur.
► Genetik bilgiyi oluşturmada 4 çeşit nükleotit görev yapar.
Bunlar; Adenin, Guanin, Sitozin ve Timin nükleotitleridir. Bu nükleotitleri ifade eden harflar; A, G, C ve T'dir.
► DNA'da bulunan 4 çeşit nükleotitin protein sentezinde kullanılacak olan 20 çeşit amino asiti şifreleyebilmesi için üçlü nükleotitler şeklinde şifreler oluşturması gerekir.
► Eğer ikişer nükleotitten oluşan şifreler kullanılsaydı 16 çeşit şifre oluşurdu. Bu da 20 çeşit amino aside karşılık gelemeyecekti.
► Bu durumda 43 = 64 çeşit genetik şifre oluşur. 64 çeşit genetik şifre ise 20 çeşit aminoasidi kodlamak için fazlasıyla yeterlidir.
► Her bir amino asit çeşidine karşılık en az bir genetik şifre vardır. Bazı amino asit çeşitleri için ise birden fazla şifre bulunmaktadır.
► 64 şifreden 61 tanesi amino asitleri ifade eden şifrelerdir. Bunlardan Metiyonin amino asidine karşılık gelen şifre protein sentezini başlatan şifre olup aynı zamanda polipeptit zinciri içinde de amino asit olarak yer alır.
► Metiyonin amino asitinin DNA üzerindeki genetik şifresi TAC olup mRNA'daki kodonu ise AUG'dir.
► Protein sentezinde kullanılan ve mRNA üzerinde bulunan kodonlardan üç tanesi durdurma ya da stop kodonları adını alır. Bunlar UAA, UAG, UGA kodonlarıdır. Bu kodonlar hiçbir amino asidi şifrelemez.
► Canlılarda bulunan genetik şifrenin genel biçimi ve işleyişi şu şekilde özetlenebilir.

|
► Bazı amino asitlerin birden çok kodon ile şifrelenmesi canlıda oluşabilecek mutasyonlara karşı, sentezlenecek proteinlerin değişmesini engeller. Protein sentezi sırasında oluşan mutasyonlar kalıtsal değildir. ► 64 çeşit genetik şifre tüm canlıların DNA'larında bulunur. Ancak bunların dizilimi, sayısı, çeşidi DNA'lardaki çeşitliliği yani canlılardaki farklılığı ortaya çıkarır. ► DNA üzerinde yer alan üçlü nükleotit dizilerine ⇒ Genetik Şifre (genetik kod) denir. ► DNA tarafından sentezlenen mRNA üzerindeki üçlü nükleotit dizisine Kodon denir. Amino asitleri mRNA'daki kodonlar şifreler. Durdurucu kodonlar da mRNA zinciri üzerinde yer alır. ► tRNA'da yer alan ve mRNA'daki kodonlara karşılık gelen üçlü baz dizilerine ise Antikodon denir. |
|
► Bir mRNA'da çok sayıda amino asite ait şifre bulunurken, bir tRNA'da sadece bir amino asite ait şifre bulunur. ► DNA'da 64 farklı Genetik Kod (şifre) vardır. ► mRNA'da 64 farklı Kodon bulunur. ► tRNA'da ise 61 farklı Antikodon vardır. (Çünkü 3 kodon stop kodonu olarak görev yapar. Herhangi bir amino asite karşılık gelmez.) |

3 Nükleotit = 1 Kodon = 1 Antikodon = 1 Amino Asit
► Canlıların ortak özelliklerinin ortaya çıkmasında DNA molekülü etkilidir. (Virüslerde DNA ya da RNA etkili olur.)
► Yani canlılardaki ortak özelliklere ait bilgiler bu moleküllerde sakladır.
► DNA'da genetik bilgi bulunur.
► Genetik Bilgi; her bir gende bulunan nükleotitlerin oluşturduğu özel şifrelerdir.
► Tüm canlılarda görev yapan genetik şifreler birbirine benzemektedir.
► Bir alfabedeki harflerin kelimeleri,
► Kelimelerin ise cümleleri oluşturması gibi genlerdeki nükleotitlerden de şifreler oluşur.
► Bu şifreler; amino asitleri, amino asitler ise protein moleküllerini oluşturur.
► Amino asitlerin DNA'daki genetik bilgiye göre dizilerek oluşturduğu proteinler canlıya ait özellikleri belirler. Örneğin; kan grubu, göz rengi, saç şekli vb.
► Sonuç olarak hayatın dili ortak şifrelerden oluşmaktadır.
► Genetik şifre evrensel bir kavramdır.
|
► Canlılardaki genetik şifrenin genel biçimi ve işleyişini belirleyen durumlar şunlardır: ♦ DNA ya da mRNA'daki üçlü nükleotit grubuna Kodon denir. ♦ Kodon; bir amino asiti şifreleyen bilgidir. ♦ Bir kodon en az bir amino asiti şifreler. ♦ mRNA üzerinde Başlatma ve Durdurma Kodonları bulunur. ♦ Başlatma kodonu AUG, durdurma kodonları ise UAA, UAG, UGA şeklindedir. ♦ Belirtilen bu özellikler tüm canlılarda ortaktır ve genetik şifrenin evrensel olduğunu gösterir. |
► DNA'daki genetik bilginin kullanılarak ribozom organelinde polipeptit üretilmesine PROTEİN SENTEZİ denir.
► DNA molekülündeki bir gen, bir proteinin sentezlenmesini sağlayan parçadır.
► Protein sentezi; protein sentezletecek gendeki bilgiye uygun olarak gerçekleşir.
► Bu genetik bilgi, proteinde yer alacak olan amino asitlerin çeşidini, sayısını ve dizilimini belirler. Bu da protein moleküllerinin farklı olmasını sağlar.
Protein sentezinde görev alan başlıca yapılar şunlardır:
► DNA (DNA Kalıp Zincirdeki İlgili Gen Bölgesi)
► Üç çeşit RNA (mRNA, tRNA, rRNA)
► ATP
► Enzimler (RNA Polimeraz Enzimi)
► Amino asitler
► Ribozom Organeli

DNA'dan başlayarak RNA'ya ilerleyen ve oradan da proteinin sentezine doğru gerçekleşen bir akıştır.
► Genetik bilgi akışında RNA Polimeraz enzimi DNA'nın ilgili gen bölgesini açarak mRNA'nın sentezini gerçekleştirir. Bu olaya Transkripsiyon (Yazılma) denir.
► Sentez tamamlandıktan sonra RNA Polimeraz açılan ilgili gen bölgesini tekrar sarmal hale getirir.
► mRNA'
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒