Konu Detayı Sayfası

Canlılar ve Çevre

Konuyu PDF İndir

2 PDF indirme

12.Sınıf

Canlılar ve Çevre

Canlılar ve Çevre

18249

Ücretsiz konu önizlemesi
Konuya Başlarken bölümü açıktır. Konu anlatımının ilk %30'unu okuyabilirsiniz. Etkinlik, performans görevi ve kontrol noktası çözümleri abonelikle açılır.
Ücretsiz bölümün bittiği yere git
2 soruKonuya Ait Çıkmış Sorular
Soru 1.

Evrimleşme sürecinde, aşağıdakilerin hangisinin meydana gelmesinde doğal seçilimin katkısı yoktur?

(2012-Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (LYS2))

Doğru Cevap: B

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Doğal seçilim, bir popülasyonda çevreye daha iyi uyum sağlayan bireylerin hayatta kalma ve üreme şansının artması demektir. Bu süreçte, belirli özelliklere sahip bireylerin sayısı artarken, diğerlerinin sayısı azalır. Böylece popülasyon zamanla değişen çevre koşullarına daha uygun hale gelir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, doğal seçilimin ne anlama geldiğini ve neleri etkilediğini anlamaya yönelik bir bilgi ve kavram karşılaştırma sorusudur. Doğal seçilimin etkilediği ve etkilemediği durumları iyi bilmek gerekir.

🔍 Öncüllerin Analizi

Bu soruda öncüller yerine, doğal seçilimin katkısı olmayan durumu bulmamız isteniyor. Yani doğal seçilimin ne yapmadığını belirlemeliyiz. Doğal seçilim, canlılar üzerindeki etkileriyle evrimin temel mekanizmalarından biridir ama her şeyi tek başına yapmaz.

✅ Şıkların Analizi

A) Canlıların ortama uyumu, doğal seçilimin doğrudan bir sonucudur. Çevreye en iyi uyum sağlayanlar hayatta kalır ve ürer.
B) Mutasyonlar, canlıların genetik materyalinde kendiliğinden, yani tesadüfen oluşan değişikliklerdir. Doğal seçilim mutasyonları yaratmaz, sadece var olan mutasyonlardan hangilerinin faydalı olup olmadığını belirler.
C) Uyumlu bireylerin hayatta kalıp üremesi ve uyumsuzların elenmesi, popülasyondaki genlerin (alellerin) sıklığını değiştirir.
D) Alel frekansları değişince, bu genleri taşıyan bireylerin oranları da (genotip frekansları) değişir. Bu da doğal seçilimin bir sonucudur.
E) Çevreye en uygun fenotipe (dış görünüş ve özellikler) sahip bireylerin hayatta kalması ve üremesi, doğal seçilimin temel prensibidir.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı. Doğal seçilim popülasyonlarda yeni mutasyonların ortaya çıkmasına katkıda bulunmaz; mutasyonlar rastgele oluşur ve doğal seçilim bu mutasyonlar arasından seçim yapar.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 2.

Evrimleşme sürecinde, aşağıdakilerin hangisinin meydana gelmesinde doğal seçilimin katkısı yoktur?

(2007-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS))

Doğru Cevap: B

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Doğal seçilim, canlıların çevreye en iyi uyum sağlayan özelliklerinin zamanla daha yaygın hale gelmesini sağlayan bir evrim mekanizmasıdır. Bu süreçte, çevre koşullarına daha uygun olan bireylerin hayatta kalma ve üreme şansı artar. Mutasyonlar ise DNA'da meydana gelen rastgele değişikliklerdir ve evrimin ham maddesini oluştururlar. Doğal seçilim, mutasyonları yaratmaz, var olan mutasyonlar arasından seçim yapar.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, doğal seçilimin evrim sürecindeki rolünü ve mutasyonlarla olan ilişkisini kavramaya yönelik bir bilgi sorusudur. Öğrencinin doğal seçilimin neyi yapıp neyi yapmadığını doğru bir şekilde ayırt etmesi beklenmektedir.

🔍 Öncüllerin Analizi

Soru kökü, doğal seçilimin hangi olayın meydana gelmesinde “katkısı olmadığını” sormaktadır. Bu ifade, doğal seçilimin doğrudan neden olmadığı veya oluşumuna etki etmediği bir durumu aramamızı gerektirir.

✅ Şıkların Analizi

A) Canlı türlerinin değişik ortamlara uyumunun sağlanmasında: Evet, doğal seçilim bu olayda etkilidir. Ortama uygun özelliklere sahip bireylerin seçilmesiyle adaptasyonlar oluşur ve türler çevreye uyum sağlar.
B) Popülasyonlarda yeni mutasyonların ortaya çıkmasında: Hayır, doğal seçilim bu olayda etkili değildir. Mutasyonlar rastgele oluşur ve çevreye veya seçilim baskısına bağlı olarak meydana gelmezler. Doğal seçilim, var olan mutasyonlar arasından seçim yapar, yenilerini oluşturmaz.
C) Popülasyondaki alel frekansının değişmesinde: Evet, doğal seçilim doğrudan etkilidir. Ortama uyumlu aleller korunurken, uyumsuz alellerin frekansı azalır ve böylece popülasyondaki alel frekansları değişir.
D) Popülasyondaki genotip frekanslarının değişmesinde: Evet, doğal seçilim bu durumda etkilidir. Doğal seçilim sayesinde bazı genotiplere sahip bireyler daha fazla yaşar ve ürer, bu da genotip frekanslarının değişmesine yol açar.
E) Uygun fenotipe sahip bireylerin korunmasında: Evet, bu doğrudan doğal seçilimin tanımıdır. Çevreye en uyumlu fenotipe sahip bireylerin hayatta kalma ve üreme şansları artar, bu da onların korunmasını sağlar.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı. Doğal seçilim, yeni mutasyonların ortaya çıkmasına neden olmaz; yalnızca var olan mutasyonlu bireyler arasından çevreye en uyumlu olanları seçer.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
3 soruKonu İle İlgili Çalışma Soruları
Soru 1.

Doğal seçilim kuramına göre bir türün iki farklı popülasyonu oluşturması aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Bu olayla ilgili olarak,

I. Başlangıçtaki popülasyonda bireyler arasında bulunan farklılıklar, yeni popülasyonların oluşmasında etkili olmuştur.

II. Yeni oluşan popülasyonlar arasında genetik alışverişin devam etmesi, türlerin farklılaşmasını hızlandırır.

III. Başlangıçtaki popülasyonun iki ayrı popülasyona ayrılmasında coğrafik bir engel etkili olmuş olabilir.

İfadelerinden hangileri söylenebilir?

Doğru Cevap: D

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Bu soru, doğal seçilim ve türleşme, özellikle de allopatrik türleşme kavramları üzerine kurulu. Doğal seçilim, bir popülasyondaki canlılar arasındaki farklılıklar (varyasyonlar) içinden çevreye en iyi uyum sağlayanların hayatta kalıp çoğalmasını sağlayan bir süreçtir. Eğer bir türün popülasyonu coğrafi bir engelle ikiye ayrılırsa, bu gruplar farklı çevre koşullarında zamanla farklılaşarak yeni türler oluşturabilir. Bu duruma allopatrik türleşme diyoruz. Genetik alışverişin devam etmesi ise farklılaşmayı yavaşlatır hatta engelleyebilir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, doğal seçilim ve türleşme mekanizmalarını görselle birlikte yorumlamayı gerektiren bir Öncül Analizi sorusudur. Verilen ifadelerin biyolojik gerçeklere ve görseldeki sürece uygun olup olmadığını değerlendirmemiz bekleniyor. Soruyu çözerken, özellikle doğal seçilimin temel prensiplerini ve türleşme yollarını iyi anlamış olmak önemlidir.

🔍 Öncüllerin Analizi

I. Bu ifade doğrudur. Görselde başlangıçta koyu ve açık renkli böceklerin bir arada olduğu görülüyor. Bu durum, popülasyon içinde genetik çeşitlilik olduğunu gösterir. Doğal seçilim, bu çeşitlilik üzerinden etki ederek çevreye uygun olanların seçilmesine yol açar ve yeni popülasyonların oluşmasında temel bir rol oynar.
II. Bu ifade yanlıştır. Yeni oluşan popülasyonlar arasında genetik alışverişin (gen akışı) devam etmesi, farklılaşmayı hızlandırmak yerine yavaşlatır veya engeller. Çünkü genler karıştığı sürece iki grubun birbirinden tamamen ayrışması zorlaşır. Türleşme için genellikle genetik izolasyon şarttır.
III. Bu ifade doğrudur. Türleşmenin en yaygın yollarından biri coğrafi izolasyondur. Dağlar, nehirler, denizler gibi coğrafi engeller bir popülasyonu ayırarak gen akışını engeller ve farklı çevre koşulları altında farklılaşmaya yol açabilir. Görseldeki ayrım, böyle bir coğrafi engelin etkisini düşündürebilir.

✅ Şıkların Analizi

A) Yalnız I seçeneği eksiktir, çünkü III. öncül de doğrudur.
B) Yalnız II seçeneği yanlıştır, çünkü II. öncül yanlıştır.
C) I ve II seçeneği yanlıştır, çünkü II. öncül yanlıştır.
D) I ve III seçeneği doğrudur, çünkü I. ve III. öncüller doğru bilgiyi içermektedir.
E) II ve III seçeneği yanlıştır, çünkü II. öncül yanlıştır.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: D şıkkı. Soruya göre I. ve III. öncüllerin doğru olduğu, II. öncülün ise yanlış olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle doğru şık, I ve III'ü içeren D şıkkıdır.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 2.

Bir araştırmacı, belli bir bölgede yaşayan insanlar üzerinde yaptığı bazı çalışmalar sonucunda şu veriler i elde ediyor;

- Ülkenin sığırların yaşaması için uygun koşullar taşımayan güney kesiminde yaşayan kabilelerinde; süt, sütten kesilme yaşından sonra, geleneksel besinin bir parçası olmaktan çıkar ve bu kabilelere ait bireyler sütte bulunan laktozu sindiremezler.

- Sığırlar için uygun koşullar taşıyan kuzey kesiminde, göçebe olarak yaşayan kabileler ise, binlerce yıldır süt ineği beslerler ve bunlarda laktoz sindirimi ömür boyu devam eder.

Bu verilere göre;

I. Laktozun sindirilmesiyle ilgili enzimleri ürettiren gen veya genler kalıtsal olarak dölden döle aktarılır.

II. Bireylerin yaşadıkları ortamlar ve beslenme şekilleri, genlerin işleyişini etkileyerek bazı enzimlerin üretilmesini engelleyebilir.

III. Güney kesimlerinden kuzey kesimlere doğru göç eden insanlarda, laktoz sindirimini sağlayan enzim hemen sentezlenmeye başlar.

İfadelerinden hangileri doğrudur?

Doğru Cevap: C

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Bu soru, genetik, çevresel etkenler ve epigenetik kavramlarını bir araya getiren bir yorum sorusudur. Laktoz intoleransı, süt şekerini sindiren laktaz enziminin yetişkinlikte üretilmemesi durumudur. Bu enzim üretimi genetik mirasla belirlenir, ancak çevresel faktörler ve yaşam tarzı genlerin aktif olup olmamasını etkileyebilir. Bu duruma epigenetik düzenleme denir.

🧠 Sorunun Türü

Bu soru, verilen bilgilere dayanarak yorum yapma ve öncülleri analiz etme ağırlıklıdır. Öğrencilerin genetik miras ile çevresel etkileşimleri doğru bir şekilde ayırt etmesi ve gen işleyişi üzerindeki etkileri anlaması beklenir.

🔍 Öncüllerin Analizi

I. Laktozun sindirilmesiyle ilgili enzimleri ürettiren gen veya genler kalıtsal olarak dölden döle aktarılır ifadesi doğrudur. Laktaz enzimi üretimini kontrol eden gen, kalıtsaldır ve tüm bireylerde bulunur, fakat bazı bireylerde aktif olmayabilir.
II. Bireylerin yaşadıkları ortamlar ve beslenme şekilleri, genlerin işleyişini etkileyerek bazı enzimlerin üretilmesini engelleyebilir ifadesi doğrudur. Verilen örnekte, süt içmeyen toplumlarda bu gene gerek kalmadığı için genin çalışması baskılanır. Bu durum, çevrenin gen ifadesine olan epigenetik bir etkisidir.
III. Güney kesimlerinden kuzey kesimlere doğru göç eden insanlarda, laktoz sindirimini sağlayan enzim hemen sentezlenmeye başlar ifadesi yanlıştır. Genler, çevresel değişime bir nesil içinde hemen tepki verip aktif hale gelmezler. Eğer bir bireyde bu özellik baskılanmışsa, göç ettikten sonra o birey laktozu sindiremez. Genetik olarak bu özellik çocuklarında gelişebilir, ancak bireyin kendisinde hemen olmaz.

✅ Şıkların Analizi

A) Yalnız I doğru değildir çünkü II. öncül de doğrudur.
B) Yalnız III doğru değildir çünkü III. öncül yanlıştır.
C) I ve II doğru seçenektir çünkü hem I. hem de II. öncül verilen bilgiler ışığında doğrudur.
D) I ve III doğru değildir çünkü III. öncül yanlıştır.
E) II ve III doğru değildir çünkü III. öncül yanlıştır.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: C şıkkı.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Soru 3.

İlkel dünya şartlarında, okyanuslarda ve denizlerde organik moleküllerin oluştuğu kabul edilir. Reaksiyonlar sonucu meydana gelen ilk organik moleküllerin proteinler olduğu ileri sürülmektedir. protein moleküllerinin bazıları zamanla enzim özelliği kazanmış ve diğer moleküllerin oluşmalarını hızlandırmıştır. Bu ortamda oluşan nükleik asitler, proteinlerle birleşerek nükleoproteinleri meydana getirmiştir. Nükleoproteinler de ilk önce koaservat denilen ön hücreye sonra da kendi kopyalarını yapabilen basit canlılara dönüşmüştür.

Bu verilere göre canlıların oluşumunda aşağıdaki olaylardan hangisi ilk önce gerçekleşmiştir?

Doğru Cevap: B

🧬 Konu Hakkında Kısa Bilgi

Bu soru, canlılığın Dünya üzerindeki başlangıcını ve ilk canlı hücrelerin nasıl ortaya çıktığını anlatan biyogenez sürecini ele alıyor. İlkel Dünya'da yıldırım, ısı ve UV ışınları gibi enerji kaynaklarıyla oluşan basit organik moleküller, daha sonra birleşerek proteinler ve nükleik asitler gibi daha karmaşık yapılar oluşturmuştur. Bu karmaşık yapılar da bir araya gelerek ön hücreleri ve ardından ilk basit canlı hücreleri meydana getirmiştir. Canlılığın başlaması, bu ilk hücrelerin oluştuğu an olarak kabul edilir.

🧠 Sorunun Türü

Bu bir bilgi ağırlıklı sorudur. Canlılığın oluşum sürecindeki adımları doğru sırayla bilmeyi gerektirir. Soruda verilen metni dikkatlice okuyarak ve bu adımları takip ederek doğru cevaba ulaşmak önemlidir.

🔍 Öncüllerin Analizi

Metin: Soru metni, ilkel dünya koşullarında organik moleküllerin nasıl oluştuğunu ve bu moleküllerin zamanla nükleoproteinlere, koaservatlara ve son olarak da kendi kopyalarını yapabilen basit canlılara dönüştüğünü adım adım anlatıyor. Canlıların oluşumunda hangi olayın ilk önce gerçekleştiğini sorması, bu anlatılan sıralamayı doğru anlamamızı gerektiriyor.

✅ Şıkların Analizi

A) ❌ Yanlış → Kalıtsal çeşitlilik, canlı hücre oluştuktan sonra çoğalma ve mutasyonlarla ortaya çıkar. Bu, canlılığın başlamasından sonraki bir aşamadır.
B) ✅ Doğru → Soru metninde anlatılan zincir (organik moleküllerden nükleoproteinler, koaservatlar ve basit canlı hücre oluşumu) canlılığın başlangıç aşamasını tanımlar. Bu olay, canlılığın başladığı ilk adımdır.
C) ❌ Yanlış → Doğal seçilim, canlılar oluştuktan ve çoğaldıktan sonra, türler arasında rekabet başladığında işleyen bir mekanizmadır.
D) ❌ Yanlış → Adaptasyon kazanma ve alt türlere dönüşme, canlıların uzun evrimsel süreçlerde, gelişmiş canlılar arasında gözlenen bir durumdur. İlk hücre oluşmadan böyle bir şey söz konusu olamaz.
E) ❌ Yanlış → Bir hücrelilerden çok hücrelilerin oluşması, çok daha sonraki evrimsel bir adımdır ve canlılığın başlangıcından çok sonra gerçekleşmiştir.

🎯 Sonuç: Doğru cevap: B şıkkı.

Favori ve not özellikleri aktif abonelikle kullanılabilir.
Çevre Şartlarının Genetik Değişimlerin Sürekliliğine Etkisi
A. Varyasyon, Adaptasyon, Mutasyon, Doğal Seçilim ve Yapay Seçilim

► Bir canlı türünde bireyler arasında karakter bakımından önemli ölçüde farklılıklar bulunmaktadır. Yani tür içinde aynı genleri paylaşan bireyler birbirlerinden farklıdır. Bir popülasyon içinde gözlenebilen karakteristik farklılıklara varyasyon denir.

► Varyasyonlar genetik ve genetik olmayan olarak iki grupta incelenir.

► Genetik olan varyasyonlar; üreme hücrelerindeki mutasyon, mayoz ve eşeyli üreme ile gerçekleşirken genetik olmayan varyasyonlar ise sıcaklık, ışık miktarı, beslenme, kimyasal maddeler ve mekanik etkiler gibi çevresel faktörlerle ortaya çıkan modifikasyonlardır.

► Çevresel şartlar devamlı değişim içindedir. Bu şartlar kendine uyumlu özelliklere sahip bireylerin yaşama ve üreme şanslarını artırırken uyum gösteremeyen bireylerin elenmesine neden olur. Bu nedenle gelecek nesiller, çevresel şartlara uyumlu özellikleri taşıyan bireylerden oluşur.

► Türler, nesilden nesile geometrik dizi şeklinde artma eğilimi gösterir.

► Canlılar yaşamak için gerekli besin, su, ışık ve diğer çevresel faktörler bakımından rekabet hâlinde olup bu rekabetle başarılı olan bireyler yaşarken diğerleri elenir.

► Canlılarda sayıca artma eğilimi olduğu hâlde, bir türdeki birey sayısı bu rekabetten dolayı hemen hemen sabit kalır.

► Her türün bireyleri arasında genetik farklılıklar gerçekleşebilir ve yeni kalıtsal varyasyonlar gözlenebilir. Sonuçta bazı kalıtsal varyasyonlara sahip bireylerin belirli bir çevrede yaşama şansı artarken diğer bireyler elenir.

► Çevre şartlarına uygun kalıtsal varyasyonlara sahip olan bireylerin yaşama şansı, diğer bireylere oranla daha fazla olacaktır.

► Bu durumun sonucu olarak çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin sayısında artma, diğer bireylerin sayısında ise bir azalma beklenebilir.

► Aynı türün bireyleri arasındaki varyasyonlar, değişik çevrelerde, farklı şekillerde seçilime uğrar.

► Bu seçilim sonucunda zamanla nesiller arasındaki farklar daha belirgin hâle gelerek bir türden, yeni türler gelişir.

► Belirli kalıtsal özelliklere sahip olan bireylerin, değişen çevre koşullarında, bu özelliklerinden dolayı diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olmasına doğal seçilim denir.

► Doğal seçilim, çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin yaşayıp diğerlerinin elenmesidir. Bu durum, canlıların çevreye uyum sağlamalarına yani adaptasyona neden olur.

► Adaptasyon, canlı türlerinin yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerdir.

► Örneğin DDT, böcek ilacıdır. Ancak DDT’nin ilk kullanıldığı bölgede hemen hemen bütün sinekler, ilacın etkisiyle ölmüştür. Bununla beraber pek az sayıda birey, sahip olduğu varyasyonlardan dolayı DDT’den zarar görmemiştir. Bu bireyler DDT’li ortamlarda yaşama ve üreme şanslarını artırdıklarından o bölgede dayanıklı bireylerin sayısı sonraki yıllarda artmıştır. İlerleyen zamanlarda ise DDT’ye dayanıklı sinekler yaşamaya devam etmiştir.

► Dayanıklı varyasyona sahip sinekler, başlangıçta çok az sayıda olduğu hâlde DDT kullanılan bölgelerde sinek topluluklarının hemen hemen tümünü meydana getirmiştir. DDT’nin kullanılması, dayanıksız sinekler yerine dayanıklı sineklerin yaygın hâle gelmesini sağlayan seçici bir faktör olmuştur. Yani DDT, bir çevre faktörü olarak ortaya çıkmış, seçilime sebep olmuştur.

► Bir türün bireyleri arasındaki kalıtsal varyasyonlar üzerinde de biraz durmalıyız. Çünkü doğal seçilimin işlemesi için her şeyden önce aynı türe ait bireyler arasında farklı kalıtsal özellikler taşıyan bireylerin bulunması gerekir

► Bir canlının sahip olduğu bütün kalıtsal özelliklerin eşey hücreleri yoluyla nesilden nesile geçtiğini biliyoruz. Eşey hücrelerinin çekirdeklerindeki kalıtımı aktaran maddenin kimyasal yapısında radyasyon, X ışınları, UV ışınlar, kimyasal maddeler,

Ücretsiz önizleme burada bitti

Konu anlatımının kalan %70’i kilitli

Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.

Konu anlatımının tamamını aç
BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

iyzico ile Güvenli Öde - Visa - Mastercard

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒