Bitkiler çevrelerindeki ışık, sıcaklık, su, yer çekimi ve dokunma gibi uyaranları algılayarak bu değişimlere uygun tepkiler oluşturur. Ancak bitkilerde hayvanlardaki gibi sinir sistemi ve endokrin bezleri bulunmaz.
Bitkilerde hücreler, dokular ve organlar arasındaki iletişimin önemli bir bölümü bitkisel hormonlar aracılığıyla gerçekleştirilir.
Bitkinin belirli hücrelerinde üretilen, çok düşük miktarlarda etkili olan ve bitkinin büyüme, gelişme, olgunlaşma, dinlenme ve çevresel koşullara tepki verme süreçlerini düzenleyen organik maddelere bitkisel hormon denir.
Bir hormonun etkili olabilmesi için hedef hücrelerde o hormona uygun alıcı yapıların bulunması gerekir. Hormon hedef hücreye ulaştığında hücrede bazı genlerin çalışmasını, enzimlerin etkinliğini veya hücre zarındaki madde geçişlerini değiştirebilir.
Bu değişiklikler sonucunda bitkinin büyüme hızı, su kaybı, meyve olgunlaşması, tohum çimlenmesi veya yaprakların durumu değişebilir.
Bitkilerde hormonlar birbirlerinden bağımsız çalışmaz. Bir gelişim olayının oluşmasında çoğu zaman birden fazla hormonun karşılıklı etkisi bulunur.
Etilen ve absisik asidin etkileri farklı görünse de her iki hormon da bitkinin gelişim sürecini ve çevresel koşullara verdiği tepkileri düzenleyen kimyasal habercilerdir.
Etilen, bitkilerde gaz hâlinde bulunan bir hormondur. Gaz hâlinde olması nedeniyle üretildiği bitki dokusundan çevreye yayılabilir ve yakınındaki başka bitkileri veya meyveleri de etkileyebilir.
Etilen özellikle olgunlaşmakta olan meyvelerde, yaşlanan yapraklarda ve bazı stres koşullarına maruz kalan bitki dokularında üretilebilir.
Meyvenin olgunlaşması yalnızca renginin değişmesi değildir. Olgunlaşma sırasında meyvede birçok biyokimyasal ve yapısal değişiklik meydana gelir.
Etilen, bu değişikliklerde görev alan bazı enzimlerin üretilmesini veya etkinleşmesini sağlar. Böylece meyvenin olgunlaşma süreci hızlanır.
Bazı meyveler olgunlaşma dönemine girdiklerinde etilen üretimlerini belirgin şekilde artırır. Bu meyveler toplandıktan sonra da olgunlaşmaya devam edebilir.
Olgun bir muzun veya elmanın, ham meyvelerle aynı kâğıt torbaya konulması ham meyvelerin daha hızlı olgunlaşmasına neden olabilir. Bunun nedeni olgun meyveden yayılan etilen gazıdır.
Meyvelerin taşınması ve pazarlanması sırasında olgunlaşma zamanının kontrol edilmesi önemlidir. Bazı meyveler henüz tam olgunlaşmadan toplanır ve satıştan önce kontrollü koşullarda etilen etkisine bırakılarak olgunlaştırılır.
Ancak etilenin kontrolsüz birikmesi depolanan meyve ve sebzelerin kısa sürede yumuşamasına ve bozulmasına da yol açabilir. Bu nedenle depolama alanlarının havalandırılması ve etilen üreten ürünlerle etilene duyarlı ürünlerin ayrı tutulması önemlidir.
Absisik asit, kısaca ABA olarak gösterilen bir bitkisel hormondur. Bitkinin büyüme ve gelişmesinin düzenlenmesinde görev almakla birlikte özellikle kuraklık gibi olumsuz çevre koşullarında önem kazanır.
Toprakta yeterli su bulunmadığında veya bitkinin su kaybı arttığında absisik asit miktarı artabilir. Bu hormon, bitkinin su kaybını azaltmasına ve olumsuz koşullar sona erinceye kadar yaşamını sürdürmesine yardımcı olur.
Yaprakların yüzeyinde bulunan ve gaz alışverişini sağlayan açıklıklara stoma denir. Stomalar açıldığında bitki karbondioksit alabilir ancak aynı zamanda terleme yoluyla su kaybeder.
Bitki su sıkıntısı yaşadığında absisik asit bekçi hücrelerini etkiler. Bekçi hücrelerinden su kaybedilmesi sonucunda stomalar kapanır. Böylece terleme azalır ve bitkinin su kaybı sınırlandırılır.
Su yetersizliği → Absisik asit miktarının artması → Stomaların kapanması → Su kaybının azalması
Tohumların uygun olmayan çevre koşullarında hemen çimlenmemesi canlılığın devamı açısından önemlidir. Absisik asit, bazı tohumlarda çimlenmeyi baskılayarak tohumun dormansi adı verilen uyku hâlinde kalmasına yardımcı olur.
Tohumdaki absisik asit etkisi azaldığında ve su, sıcaklık, oksijen gibi çevre koşulları uygun olduğunda çimlenme başlayabilir.
Kuraklık sırasında büyümenin devam etmesi daha fazla su ve enerji kullanılmasını gerektirir. Absisik asit, büyümeyi yavaşlatan ve su kaybını azaltan tepkilerin oluşmasına yardım eder. Bu durum bitkinin olumsuz koşullar boyunca canlı kalma olasılığını artırır.
Bu nedenle absisik asidin etkisi bitki açısından yalnızca bir büyüme engeli değil, aynı zamanda bir hayatta kalma stratejisi olarak değerlendirilmelidir.
Etilen ile absisik asit farklı gelişim olaylarında görev alsa da her ikisi de bitkinin iç ve dış çevresindeki değişimlere uygun tepki oluşturmasını sağlayan kimyasal düzenleyicilerdir.
| Özellik | Etilen | Absisik Asit |
|---|---|---|
| Yapısı ve taşınması | Gaz hâlinde bir hormondur ve çevreye yayılabilir. | Bitki dokularında üretilen organik bir hormondur. |
| Belirgin etkisi | Meyve olgunlaşmasını hızlandırır. | Su kaybını azaltan ve büyümeyi yavaşlatan tepkileri destekler. |
| Çevresel ilişki | Olgunlaşma, yaşlanma, yaralanma ve mekanik stresle ilişkilidir. | Özellikle kuraklık ve su yetersizliğiyle ilişkilidir. |
| Tohum üzerindeki etkisi | Temel etkisi meyve olgunlaşması üzerinde görülür. | Tohum dormansisini destekleyerek çimlenmeyi baskılayabilir. |
| Bitki açısından önemi | Meyvenin gelişim ve olgunlaşma sürecinin tamamlanmasına yardımcı olur. | Olumsuz koşullarda suyun korunmasına ve yaşamın sürdürülmesine yardımcı olur. |
Etilen ile absisik asidin etkileri incelendiğinde bitkilerin gelişiminin sürekli aynı hızda devam etmediği görülür. Bitki, iç ve dış koşullara göre bazı süreçleri hızlandırırken bazılarını yavaşlatabilir.
Bu durum bitkisel hormonların temel görevinin yalnızca büyümeyi artırmak olmadığını; büyüme, gelişme ve hayatta kalma arasında uygun bir denge kurulmasını sağlamak olduğunu gösterir.
Olgun bir meyveden yayılan etilenin, ham bir meyvenin olgunlaşma süresi üzerindeki etkisini gözlemlemek.
Olgun bir elma veya muzla aynı ortamda tutulan ham meyveler daha hızlı olgunlaşır mı?
Ham meyveler olgun bir elma veya muzla birlikte bekletilirse olgun meyveden yayılan etilen nedeniyle daha hızlı olgunlaşır.
| Gün | Kontrol grubunun rengi ve sertliği | Deney grubunun rengi ve sertliği | Gözlenen farklılık |
|---|---|---|---|
| 1. gün | |||
| 2. gün | |||
| 3. gün | |||
| 4. gün |
Olgun meyveyle aynı torbada bulunan meyveler daha hızlı renk değiştirmiş ve yumuşamışsa bu durum olgun meyveden yayılan etilenin olgunlaşmayı hızlandırdığı görüşünü destekler.
Absisik asidin bitkideki miktarını okul ortamında doğrudan ölçmek zordur. Ancak bitkinin su yetersizliğine verdiği bazı tepkiler gözlemlenerek absisik asidin görevleri hakkında bilimsel çıkarım yapılabilir.
Uzun süre taşınacak muzların henüz yeşilken toplanmasının ve olgun elmalardan ayrı tutulmasının biyolojik nedenini açıklayınız.
Kuraklık sırasında stomalarını kapatmayan bir bitkinin yaşayabileceği sorunları su kaybı, fotosentez ve hayatta kalma açısından değerlendiriniz.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒