Konu Detayı Sayfası
Bilim, evreni ve doğayı sistemli bir şekilde inceleyen bilgi üretme sürecidir.
Bilimsel bilgi ise gözlem ve deneylere dayanan, kanıtlarla desteklenen bilgidir.
Bilimsel bilgi kesin ve değişmez değildir. Yeni deney ve gözlemlerle desteklenirse güçlenir, çürütülürse yerini daha doğru bir bilgiye bırakır.
Yani bilim, “Ben buldum, bitti” demez; “Şimdilik en doğru bildiğimiz bu” der.
Bilim insanlarının uyması gereken kurallar:
Tarafsız olmalıdır: Sonuçlar kendi düşüncesine uymasa bile, çıkan sonucu değiştirmeden olduğu gibi kabul etmelidir.
Deney ve gözlemlerini dürüstçe yapmalıdır: Verileri uydurmamalı, saklamamalı, başkasının verisini kendiymiş gibi göstermemelidir.
Tekrarlanabilir deneyler yapmalıdır: Başka bilim insanları aynı deneyi yaptığında benzer sonuçlar alabilmelidir.
Kanıtlara dayanmalıdır: İnançlara, söylentilere veya “bence böyle”ye değil, kanıtlara güvenmelidir.
Kaynak göstermelidir: Başka bilim insanlarının çalışmalarını kullanıyorsa, onların isimlerini ve çalışmalarını belirtmelidir (emeğe saygı).
Bilim insanlarının sorumlulukları:
Topluma karşı sorumluluk: Bilimsel bulguları, insanların hayatını iyileştirecek şekilde kullanmaya çalışmalıdır (örneğin sağlık, çevre, teknoloji alanında).
Doğaya ve canlılara karşı sorumluluk: Deneyler yapılırken insanlara, hayvanlara ve çevreye zarar vermemeye dikkat edilmelidir.
Doğru bilgilendirme sorumluluğu: Toplumu yanıltmadan, abartmadan, gerçekçi ve anlaşılır şekilde bilgi paylaşmalıdır.
Gizlilik ve etik kurallar: Özellikle insanlarla yapılan çalışmalarda kişisel bilgileri korumalı, insanların haklarına saygı duymalıdır.
Deneylerinde Kullandıkları Malzemeler
Redi, deneyinde taze et kullanarak sinekler ve kurtçuklar arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Pasteur ise et suyu kullanarak mikroorganizmaların gelişimini gözlemlemiştir.
Kurdukları Deney Düzenekleri
Redi, kavanozların ağızlarını farklı şekilde kapatarak sineklerin etle temasını engellemiş ve sineklerin kurtçukları oluşturduğunu göstermiştir. Pasteur ise kuğu boyunlu şişe düzeneklerini kullanarak hava akışının kontrolünü sağlamış, fakat hava ile birlikte mikroorganizmaların gelişimini engelleyen bir sistem tasarlamıştır.
Deneylerin Sonuçları
Redi’nin deneyinde sineklerin etle temas etmediği durumda kurtçukların oluşmadığı gözlemlenmiş, böylece sineklerin kurtçuklara sebep olduğu sonucuna varılmıştır. Pasteur’ün deneyinde ise kaynattığı et suyuna dış ortamdan mikroorganizmaların ulaşmadığı sürece gelişme olmadığı, ancak şişe kırıldığında mikroorganizmaların geliştiği tespit edilmiştir.
Bilimsel Çalışmalarda Kontrollü Deneylerin Önemi
Her iki bilim insanı da kontrollü deneyler tasarlayarak, belirli değişkenleri izole edip sonuçlarını karşılaştırmıştır. Redi'nin sineklerin temasını engelleyerek gerçekleştirdiği deney, kontrol grupları ile deney grupları arasındaki farkları görmeyi sağlamıştır. Pasteur ise hava girişini kontrol ederek mikroorganizmaların gelişimini incelemiştir. Bu, deneylerde dış etkenlerin kontrol edilmesi gerektiğini göstermiştir.
Hipotezlerin Test Edilmesi
Bilimsel yöntemin önemli bir adımı olan hipotez testine katkıda bulunmuşlardır. Redi, canlıların cansız maddelerden oluştuğu inancını test etmek için hipotezini formüle etmiş, deneyle yanlışlamıştır. Pasteur ise mikroorganizmaların sadece dış ortamdan bulaşarak ürediğini deneylerle doğrulamıştır.
Bilimsel Gözlem ve Sonuçların Elde Edilmesi
Deneylerin dikkatli gözlemler sonucunda yapıldığını ve sonuçların verilerle desteklendiğini göstermişlerdir. Her iki bilim insanı da gözlemlerini ve sonuçlarını kaydederek, bu bilgileri bilim dünyasıyla paylaşmış ve bilimsel bilginin gelişmesine katkı sağlamışlardır.
► İnsanların tarafsız gözlem ve deneylerle elde ettikleri bilimsel temellere dayalı olan bilgiler topluluğuna Bilim denir.
► Bilimin tam anlamıyla bir tanımı olmamasına rağmen; genel anlamda doğadaki olayları ve doğa ile ilgili merak edilen sorulara cevap arama sürecidir.
► İnsan aklını kullanarak gözlediği olaylara neden, niçin, nasıl sorularını yöneltir ve bu sorulara cevap bulabilmek için bilimsel çalışmalara yönelir.
► Bu süreçte elde edilen bilgilerin güvenilir, geçerli ve açıklanabilir olması önemlidir.
Bilimsel Bilgi; sistematik gözlemler, deneyler, ölçümler ve mantıksal analizler sonucunda elde edilen, doğrulanabilir ve nesnel bilgi türüdür.
Nesnellik: Bilimsel bilgi kişisel görüşlerden, inançlardan ve duygulardan bağımsızdır. Veriler ve sonuçlar, herkes tarafından aynı şartlar altında tekrar elde edilebilir olmalıdır.
Doğrulanabilirlik: Bilimsel bilgi, tekrar edilebilen deneyler veya gözlemlerle test edilip doğrulanabilir.
Yanlışlanabilirlik: Bilimsel iddialar, yanlışlanabilir nitelikte olmalıdır; yani, eğer doğru değillerse yanlış oldukları kanıtlanabilir.
Sistematiklik: Bilimsel bilgi düzenli bir süreç ve yöntem kullanılarak elde edilir. Bilimsel yöntem, gözlem, hipotez oluşturma, deney yapma ve sonuçları analiz etme gibi aşamalardan oluşur.
Tutarlılık: Yeni bilimsel bilgi, var olan bilgilerle çelişmemeli ya da çelişiyorsa bu yeni bilgi mevcut bilginin eksikliğini açıklayacak bir yapıya sahip olmalıdır.
Kümülatiflik: Bilimsel bilgi birikir; her yeni bilgi önceki bilgilerin üzerine eklenir ya da onları geliştirir.
Bilimsel bilgi, doğa olaylarını ve evrenin işleyişini anlamamıza ve açıklamamıza yardımcı olan güvenilir bir bilgi kaynağıdır.
► Bilimle uğraşan ve bilimsel çalışmalar yapan kişilere Bilim İnsanı denir.
♦ Objektif (tarafsız) olmalıdır.
♦ Meraklı ve sabırlı olmalıdır.
♦ Akılcı ve şüpheci olmalıdır.
♦ İstikrarlı ve kararlı olmalıdır.
♦ Önyargılı olmamalıdır.
► Bilim insanları bilimsel sorulara cevap ararlar. Bunun için pek çok farklı yöntem kullanırlar.

► Bilimsel bilginin nasıl elde edildiğini,
► Bilimsel araştırmaların ne şekilde yapıldığını,
► Elde edilen bilimsel bilginin insanlar tarafından nasıl kullanıldığını açıklayan kavrama Bilimin Doğası denir.
► Bilimsel yollarla bilgiyi üreten, işleyen ve yayan toplumlar her dönem tarihin akışını değiştirmeyi başarmıştır.
Bilimin doğasının anlaşılabilmesi için bazı özelliklerin dikkate alınması gerekir. Bu özellikler şunlardır:
| Bilimin Doğasının Özellikleri | |
| Özellikleri | Açıklaması |
| Bilimsel bilginin değişebilir olması | Bilimsel bilgiler zaman içinde yeni buluşlar ve gelişmeler ışığında değişebilir. Yani bilimsel bilgiler kesin ve değişmez değildir. |
| Bilimsel bilginin sosyal ve kültürel yapısı | Toplumların kültürel öğeleri, yaşam tarzları, anlayışları ve kabul ettikleri değerler bilimsel bilginin üretilmesinde etkilidir. Dolayısıyla bilimsel bilgi be bilim toplumların sosyal ve kültürel özelliklerinden bağımsız düşünülemez. |
| Bilimsel bilginin özgünlüğü | Daha önce keşfedilmemiş veya bilinmeyen bir gerçeğin açığa çıkarılması ya da mevcut olan bilginin yeni bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi bilimsel bilginin özgün olduğunu gösterir. |
| Öznellik (subjektiflik) | Bilim insanlarının yorum ve çıkarımlarına bağlı olarak bilimsel bilgi şekillenebilir. Bilim insanlarının bakış açıları, eğitimleri, yaşantıları, değer yargıları yaptıkları çalışmalarda etkili olabilir. |
| Bilimsel teoriler ve kanunların birbirinden farklı yapıları | Teori ve kanun birbirinden bağımsız kavramlardır. Zamanla aralarında bir geçiş ile dönüşüm yoktur. Yani aralarında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Bu kavramlardan her biri kendi içinde bazı bilgiler sunar. Kanunlar; olayların nasıl gerçekleştiği sorusuna cevap verir, teoriler ise kanunları açıklar ve neden sorusuna cevap vermeye çalışır. |
| Bilimsel bilginin gözlemlere ve çıkarımlara dayalı olması | Bilimsel bilgi sistematik bir sürecin sonucunda elde edilir. Bu bilimsel süreçte; gözlem ve çıkarımlara dayalı olarak yorumlar yapılır. Bulgulara ulaşılır. |
| Bilimsel yöntem algısı | Bilimde evrensel olarak kabul edilen tek bir bilimsel yöntem yoktur. Farklı bilim dallarındaki bilimsel araştırmalarda farklı uygulamalar yapılabilir. Bilimsel yöntem basamaklarının her bilimsel çalışmada aynı şekilde ilerlemesi gerektiğine yönelik görüş, bilimin doğasına göre bir yanılgıdır. |
► Bilimin daha derinlemesine anlaşılmasını yazılı ve görsel basında çıkan yeni iddiaların doğrudan kabul edilmesi yerine bunların bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatır.
► Bu süreçte iddia edilen bilgilerin bilimsel yöntemlere dayalı olup olmadığı sorgulanmalıdır.
► DNA'nın moleküler yapısının keşfedilme sürecinden günümüze kadar geçirdiği gelişme ve değişimler bilimin doğasının önemini kavrayabilmek için örnek verilebilir.
► Watson ve Crick’in DNA'nın çift sarmal yapısını ortaya koymaları genetik alanda ve biyoloji biliminde yeni bir çağ başlatmıştır.
► Canlıda hangi tür biyomolekülün (protein, RNA, DNA) genetik bilgiyi taşıdığı bilim insanları arasında tartışma konusuydu. Zamanla yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve daha fazla deneysel verinin elde edilmesiyle DNA'nın yapısı ve işleyişi daha iyi anlaşılmış, DNA'nın genetik bilginin aktarımından sorumlu olduğu görülmüştür. Bu durum bilimin değişebilen doğasını en iyi şekilde açıklar.
► DNA'nın moleküler yapısının aydınlatılmasında bilimsel çıkarım süreci de önemli rol oynamıştır.
► Watson ve Crick’in çalışmaları; mevcut bilgileri kullanıp önceki araştırmacıların bulgularına dayanılarak ve deneyler yapılarak bir çok çıkarım yapılmasını içermekteydi.
► Bununla birlikte R.Franklin’in "X ışını" kırınım çalışmalarının Watson ve Crick’in çalışmalarını etkilediği, DNA'nın yapısını anlamada kilit rol oynadığı bilinmektedir.
► Bu durum; farklı bilim insanlarının aynı konuya farklı bakış açıları getirebileceğini, teorik bakış açıların bilimsel anlayışı nasıl etkileyeceğini göstermektedir.
► Bilimin doğası; tek bir bilimsel yöntemin olmadığını, bilimsel çalışmalarda farklı bilimsel yöntemlerin kullanılabileceğini ifade etmektedir.
► Bilimsel yöntem süreçlerindeki çeşitlilik ve esneklik;
♦ Araştırılan konuya,
♦ Alanın doğasına,
♦ Araştırmacıların tercihlerine bağlı olarak değişmektedir.
► Sonuç olarak; bilimde tek bir doğru yöntemin olmadığını farklı yöntemlerin kullanılabilineceğini kabul etmek gerekir.
► Genellikle; biyoloji, fizik, kimya vb.bazı temel bilimlerde tercih edilen bilimsel yöntem basamaklarını açıklamak gerekir.

Bilimsel Yöntem Basamakları
1. Gözlem Yapma
2. Problemi veya Durumu Belirleme
3. Veri Toplama
4. Hipotez Oluşturma
5. Hipoteze Dayalı Tahminler Yapma
6. Deney Tasarlama
7. Analiz ve Sonuç Çıkarma
1. Gözlem Yapma
► Genellikle bilimsel bir araştırmanın ilk aşamasını oluşturur.
Gözlem; olayların ve süreçlerin sistemli ve dikkatli bir şekilde incelenmesidir. Duyu organları ve bazı araç gereçler kullanılarak bilgi toplama sürecidir.
Gözlemler;
♦ Kurulan hipotezlerin geliştirilmesine,
♦ Deneylerin oluşturulmasına,
♦ Ulaşılan sonuçların yorumlanmasına yardımcı olur.
Gözlem Çeşitleri; Nitel ve Nicel olmak üzere iki çeşittir.
► Nitel Gözlem; Ölçme araçları kullanılmadan sadece duyu organlarıyla yapılan gözlemlerdir. Sonucu kişiden kişiye değişebilir. Özneldir, kesin sonuçlar içermez. Örnek; zürafanın boyu uzundur. Bugün hava çok sıcak.
► Nicel Gözlem; Ölçme araçları kullanılarak yapılan ve sonuçları sayısal olarak ifade edilebilen gözlemlerdir. Sonucu kişiden kişiye değişmez. Kesin ve nettir. Nesneldir, kesin sonuçlar içerir. Ölçme araçlarıyla birlikte duyu organları da kullanılabilir. Örnek; zürafanın boyu 3 metredir, Bugün hava sıcaklığı 28 oC'dir.
2. Problemi veya Durumu Belirleme
► Yapılacak bilimsel çalışma ile ilgili gerekli gözlem ve toplanan veriler doğrultusunda çözüme ulaştırılmak istenen durumun tam olarak ifade edilmesidir.
► Bilimsel bir çalışmanın yapılabilmesi için çözümü aranacak olan problemin açık ve net bir şekilde ortaya konulması gerekir.
► Karşılaşılan durum ya da problemle ilgili neden ve nasıl gibi sorular sorulmalıdır.
3. Veri Toplama
► Bir probleme sunulan çözümün bilimsel bir anlam taşıması için çok sayıda veriye dayandırılması gerekir.
► Veri toplanması; araştırmanın doğruluğu ve güvenilirliği açısından çok önemlidir.
► Bunun için süreç titizlikle planlanmalı, uygulanmalı ve yönetilmelidir.
4. Hipotez Oluşturma
Hipotez; gözlem ve verilere dayanarak, araştırılan probleme, geçici çözüm yolunun bulunmasıdır.
► Hipotezler bir olayın nedeninin, bağlantısının veya sonucunun açıklanması için sunulan önermelerdir.
► Kurulan hipotezler;
♦ Gözlem ve verilere dayanmalıdır.
♦ Sınanabilir ve sorgulanabilir olmalıdır.
♦ Gerektiğinde değişiklik yapılabilmelidir.
♦ Tahminlere yol açmalıdır.
Hipotezler; deneysel yöntemler veya gözlemler kullanılarak test edilebilir. Doğruluğu ya da yanlışlığı ispatlanabilir olmalıdır.
5. Hipoteze Dayalı Tahminler
► Hipotezlerin doğruluğu test edilmeden önce, hipotezden akıl yürütme yoluyla çıkarılan sonuçlara tahmin denir.
► Tahmin; zaman kaybını önleyerek araştırmaları kolaylaştırır. Ayrıca bilimsel bilginin gelişmesine doğrulanabilir sonuçların elde edilmesine katkı sağlar.
► Kurulan hipotezlerden mantıklı sonuçların çıkarılmasıdır.
► Tahminler genellikle belli bir cümle kalıbında olur. "Eğer ..... ise ..... dır." şeklinde cümle kalıbı içerir.
6. Deney Tasarlama
► Hipoteze dayalı tahminleri test etmek için genellikle kontrollü deneyler tasarlanır ya da çalışmanın özelliğine göre bilimsel kaynaklardan deliller toplanır.
► Deney sırasında ve kaynak araştırmasında; veriler ya da bilgiler toplanır. Bu veri ve bilgiler analiz edilmek üzere kaydedilir.
► Kontrollü deneylerde iki grup oluşturulur.
Bunlar; kontrol grubu ve deney grubudur.
♦ Kontrol grubunda; tüm şartlar sabit tutulur.
♦ Deney grubunda ise; test edilecek olan faktör değiştirilir.
Kontrollü deneylerde iki değişken karşımıza çıkar. Bunlar;
1. Bağımsız Değişken: Araştırmacı tarafından değiştirilen ve etkisi araştırılan değişkendir.
2. Bağımlı Değişken: Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen, değişkendir.

| Bağımsız ve Bağımlı Değişkene Örnekler | ||
| Araştırma Sorusu | Bağımsız Değişken | Bağımlı Değişken |
| Fasulye bitkisi hangi toprakta daha iyi yetişir? | Toprak türü (kumlu, tınlı, killi, organik madde içeriği, pH seviyesi, drenaj durumu) | Fasulye bitkisinin büyüme performansı (bitki boyu, yaprakların sağlığı, verim miktarı, kök gelişimi) |
| Çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkisi nedir? | Çevre kirliliği (hava, su, toprak kirliliği, kimyasal maddeler, plastik atıklar, ağır metaller gibi kirleticilerin miktarı ve türleri) | Sağlık sorunları, ekosistem bozulması, üreme sorunları, biyolojik çeşitlilikte azalma, besin zinciri etkileri |
| Gürültünün insanlar üzerindeki etkisi nedir? | Gürültü (çevredeki ses seviyeleri, gürültü türleri, süre ve şiddet) | İşitme kaybı, stres, uyku bozuklukları, tansiyon yükselmesi, konsantrasyon eksikliği |
| Denizlerimizde balık sayısının azalmasına neden olan faktörler nelerdir? | Balık sayısını etkileyen faktörler (aşırı avlanma, deniz kirliliği, iklim değişikliği, habitat kaybı, denizlerdeki su sıcaklığının artışı, istilacı türlerin varlığı) | Balık sayısı (denizlerdeki balık popülasyonunun azalması) |
6. Analiz ve Sonuç Çıkarma
► Bilimsel çalışma sürecinde elde edilen verilerin yorumlanmasına Çıkarım denir.
► Eğer elde edilen bulular ya da çıkarımlar kurulan hipotez ya da hipotezleri desteklemezse, hipotez tekrar gözden geçirilir gerekirse değiştirilir.
► Veriler hipotezi desteklemek için yetersizse yeni gözlem veya deneyler yapılarak tekrar yeni veriler elde edilmeye çalışılır.
► Veriler hipotezi destekliyorsa; deney sonuçları raporlanarak bilim dünyasına duyurulur.
1. Gözlemler Yapmak - Veriler Toplamak
♦ Bitkiler çiçek açma döneminde olmasına rağmen çiçek açmıyor.
♦ Bitkilerin yaprak uçlarında sararma var.
♦ Bitkilerin yaprakları normalden daha hızlı dökülüyor.
♦ Bitkilerin kökleri toprak yüzeyine çıkıyor.
♦ Bitkilerin bulunduğu yerde yeterli ışık yok.
♦ Bitkilerin bulunduğu toprak sert ve kuru.
♦ Bitkilerin bulunduğu toprağın yüzeyinde küf benzeri yapılar var.
2. Bilimsel Problem
Saksılardaki bitkilerin çiçek açmamasının nedeni nedir?
3. Hipotezler
♦ Bitkilerin toprağında yeterli miktarda su olmadığı için bitkiler çiçek açmıyor.
♦ Bitkiler yeterli miktarda ışık alamadığı için çiçek açmıyor.
♦ Bitkilerin yetiştiği toprakta zararlı mikroorganizmalar bulunduğu için bitkiler çiçek açmıyor.
♦ Bitkilerin yetiştiği toprakta yeterli besin maddesi bulunmadığı için bitkiler çiçek açmıyor.
4. Tahminler
♦ Eğer bitkiler, toprakta yeterli miktarda su olmadığı için çiçek açmıyor ise verilen su miktarı artırıldığında çiçek açacaktır.
♦ Eğer bitkiler, yeterli miktarda ışık alamadığı için çiçek açmıyor ise daha aydınlık ortama alındığında çiçek açacaktır.
♦ Eğer bitkiler, toprakta zararlı mikroorganizmalar bulunduğu için çiçek açmıyor ise parazitler uzaklaştırıldığında çiçek açacaktır.
♦ Eğer bitkiler, yetiştiği toprakta yeterli besin maddesi bulunmadığı için çiçek açmıyor ise gübre verildiğinde çiçek açacaktır.
5. Kontrollü Deneyler
Bitkiler gruplara ayrılır:
♦ I. gruptaki bitkilere verilen günlük su miktarı 500 mL’den 1 L’ye çıkarılır.
♦ II. gruptaki bitkiler daha aydınlık ortama alınır.
♦ III. gruptaki bitkilerin yetiştiği toprağa uygun dozda parazit ilacı ilave edilir.
♦ IV. gruptaki bitkilerin yetiştiği toprağa gübre ilave edilir.
Bulguların Değerlendirilmesi ve Sonuç Çıkarma
♦ I. gruptaki bitkilerin yapraklarında sararma ve dökülmeler hızlanmıştır.
♦ II. gruptaki bitkilerde herhangi bir değişiklik olmamıştır.
♦ III. gruptaki bitkilerin toprağındaki küf benzeri yapılar kaybolmuş ancak bitkide herhangi bir değişiklik olmamıştır.
♦ IV. gruptaki bitkilerde tomurcuklar oluşmuş ve yeni çıkan yapraklar daha canlıdır.
6. Sonuç
Bitkilerin çiçek açmamasının sebebi, yetiştiği toprağın besin bakımından fakirleşmesidir.
Şempanzelerin durumu ile ilgili soracağınız sorular neler olabilir?
1. Kuzey ve güney yamaçtaki şempanzelerin beslenme alışkanlıkları farklı mı?
2. Tarım alanına yakın olan bitkilerle beslenmenin şempanzelerin sağlığına etkisi nedir?
3. Şempanzelerdeki hastalık belirtileri nelerdir ve hangi yaş gruplarını daha fazla etkiliyor?
4. Güney yamacında, kuzeyde olmayan farklı çevresel koşullar var mı?
5. Güney yamacındaki tarım alanında kullanılan ilaçlar şempanzelerin sağlığını etkiliyor olabilir mi?
6. Hastalık daha çok hangi bölgelerdeki şempanzelerde yaygın?
7. Kuzey ve güney yamacındaki şempanzelerin sağlık durumunu etkileyebilecek başka faktörler (su kaynakları, iklim koşulları, parazitler vb.) var mı?
Bilim insanı, “Ormanın kuzey yamacında 35 bireyden oluşan bir şempanze topluluğunun yaşadığı ve tamamının sağlıklı olduğu; güney yamaçta ise 32 bireyden oluşan bir topluluğun yaşadığı, bunlardan %75'inin (24 birey) hastalıklı olduğu, hastalıklı bireylerin %67'sinin (16 birey) ise gençlerden oluştuğu görülmüştür.
Bu gençlerin de daha çok periyodik olarak havadan ilaçlanan tarım alanına yakın ağaç tepelerinde beslendiği ve tamamında sindirim sistemi bozuklukları olduğu tespit edilmiştir.” şeklindeki gözlemini kayda geçirir.
► Ayrıntılı gözlemler; bilim insanlarının deneyler tasarlamasına ve soruları cevaplamasına yardımcı olacağından bilim insanı, gözlem sonucu elde ettiği verilerden yararlanarak problemin çözümü için varsayımlar geliştirir.
► Bu şartlarda bilim insanı olarak sizin varsayımlarınız “Güney yamaçtaki genç ve tecrübesiz şempanzelerin tarım alanına yakın bölgede yer alan ve ilaca maruz kalan bitkilerle beslenmeleri nedeniyle hasta oldukları düşünülmektedir.” şeklinde olabilir.
► Bilim insanları bir soruyu cevaplamak için deneyler yaparak kanıt ararlar.
► Kanıt; bir bilim insanının bir deney sırasında yaptığı gözlemlerden ve elde ettiği verilerden oluşur.
► Bilim insanları şempanzelerde hastalık nedeninin ilaçlı bitkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemek için farklı şempanzeleri ya tarım alanı yakınındaki bitkilerle veya tarım alanına uzak ya da kuzey yamaçtaki bitkilerle besleyerek test edebilir.
► Bilim insanları bir sonuca varmak için asla tek bir kanıtla yetinmezler. Şempanzeler fark edilmeyen başka bir nedenle de hastalanmış olabilir.
Grup Çalışması ve Sonuçları
Bilimsel araştırma sürecinin nasıl işleyeceği ile ilgili adımları ve örnek uygulama alanlarını birlikte değerlendirebiliriz.
Etkinlik Adımları ve Bilimsel Araştırma Süreçleri:
Problemi Belirleme:
♦ Şempanzelerin kuzey ve güney yamaçlarda farklı sağlık durumlarına sahip olmasının nedenini sorgulayalım.
♦ Güney yamacındaki şempanzelerdeki hastalıkların nedenini araştıralım.
Gözlem:
♦ Kuzey yamacındaki şempanzeler sağlıklı iken, güney yamacındaki şempanzelerin bir kısmının hastalıklı olduğunu gözlemledik.
♦ Ayrıca güney yamaçtaki şempanzelerin tarım alanına yakın beslenme alışkanlıklarının olduğunu tespit ettik.
Araştırılabilir Sorular Oluşturma:
⇒ Güneydeki şempanzelerin hastalıkları neden kaynaklanıyor?
⇒ Tarım alanında kullanılan ilaçlar şempanzelerin sağlığını etkiliyor mu?
⇒ Şempanzeler arasındaki beslenme alışkanlıkları ve sağlık durumu arasında bir ilişki var mı?
Sorularını oluşturduk.
Hipotez Geliştirme:
⇒ Hipotez 1: Güney yamacındaki genç şempanzeler tarım ilaçlarına maruz kalan bitkilerle beslendikleri için sindirim sistemi rahatsızlıkları yaşıyor olabilirler
⇒ Hipotez 2: Güney yamacındaki şempanzelerin cılız ve hastalıklı olmasının sebebi farklı çevresel koşullardan kaynaklanıyor olabilir.
Deney Tasarlama: Şempanzelerin hastalığının sebebinin ilaçlı bitkiler olup olmadığını test etmek için:
⇒ İki grup şempanze oluşturulur; biri tarım alanı yakınındaki bitkilerle beslenirken diğeri tarım alanından uzak bitkilerle beslenir. Her iki grubun sağlık durumu belirli bir süre gözlemlenir ve sonuçlar karşılaştırılır.
Alternatif Varsayımlar:
⇒ Güney yamacındaki farklı iklim koşulları şempanzelerin sağlığını etkileyebilir.
⇒ Güneydeki şempanzeler, bulaşıcı bir hastalıkla karşı karşıya olabilir.
⇒ Tarım alanındaki kimyasal maddeler, doğrudan şempanzelerin solunum sistemini etkileyebilir.
Bu adımlarla oluşturulacak araştırma süreci, bilimsel yöntemin temellerini ve bilimin doğasıyla ilgili süreçleri anlamanıza yardımcı olur. Bilimsel bir rapor veya zihin haritası oluştururken bu adımları kullanabilirsiniz.
Bütüncül Dereceli Puanlama Anahtarını görüntülemek için tıklayın.
Grup Değerlendirme Formunu görüntülemek için tıklayın.
Öz Değerlendirme Formunu görüntülemek için tıklayın.
Projeyi gerçekleştiren bilim insanları çalışmayı hangi amaçla gerçekleştirmişlerdir?
► Bilim insanları bu çalışmayı,
♦ Ağaç kesimi ve ormanların imara açılması gibi insan faaliyetlerinin ekosistemler üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirmişlerdir.
♦ Özellikle, ağaçsızlaştırma sonrasında yağmur suyundaki nitrat derişiminin nasıl değiştiğini gözlemleyerek, bitki örtüsünün ekosistemlerin mineral döngüsündeki rolünü anlamaya çalışmışlardır.
► Bilim insanları; "ağaçların kesilmesinin su toplama havzalarındaki mineral dengesini bozacağı ve nitrat gibi önemli minerallerin derişiminde artışa neden olacağı" hipotezini ileri sürmüş olabilirler.
► Yani, bitki örtüsünün azalmasıyla birlikte toprağın minerallerini tutma kapasitesinin azalacağı ve bu minerallerin yağmur suyu ile taşınarak su kaynaklarına karışacağı düşünülmüş olabilir.
► Ağaçsızlaştırılan alanlarda, kontrol bölgesine göre yağmur suyundaki nitrat derişiminin belirgin şekilde arttığı gözlemlenmiştir.
► Bu durum, ağaçların ve bitki örtüsünün nitratın tutulmasında ve suya karışmasının önlenmesinde kritik bir rol oynadığını göstermektedir.
► Ayrıca, bitki örtüsünün kaybının ekosistemde önemli mineral kayıplarına yol açtığı çıkarımı yapılabilir.
Gözlem ve Deney:
► Bilim insanları gözlemler yapmış ve hipotezlerini test etmek amacıyla kontrollü bir deney tasarlamışlardır.
► Ağaç kesiminin etkilerini incelemek için iki farklı vadide (ağaçsızlaştırılmış ve kontrol alanları) yağmur suyundaki nitrat derişimini karşılaştırmışlardır.
Veri Analizi ve Sonuç:
► Elde edilen veriler, bilimsel yöntemin önemli bir parçasıdır.
► Bu veriler sayesinde ağaçsızlaştırmanın yağmur suyundaki nitrat derişimi üzerindeki etkileri açık bir şekilde gösterilmiştir.
Hipotezlerin Test Edilmesi:
► Bilim insanları, ağaçsızlaştırmanın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini test etmiş ve bu hipotezlerini destekleyen veriler elde etmişlerdir.
Kontrollü Çalışma:
► Deneyin bir kontrol grubunun olması, bilimsel çalışmanın geçerliliğini artırmıştır.
► Kontrol grubu (ağaçlı alan) ile deney grubu (ağaçsızlaştırılmış alan) arasındaki farklar gözlemlenerek çıkarımlar yapılmıştır.
Bu çalışma, bilimin doğasının gözlem, deney, veri analizi ve hipotez testi gibi önemli unsurlarını barındırmaktadır.
Belirli bir çalışma faaliyetinde bulunan insanların;
♦ Ahlaki ilkelerini,
♦ Davranış biçimlerini,
♦ Görev ve sorumluluklarını belirleyen kurallar bütününe Etik denir.
Bilim Etiği ise bilim insanlarının ve araştırmacıların bilimsel süreç basamaklarında; davranışlarını, araştırma yöntemlerini ve sonuçlarını etik kurallara uygun olarak yönlendiren bir kavramdır.
Bilim insanlarının uyması gereken temel kurallar:
Dürüst olmalıdır: Deney sonuçlarını değiştirmemeli, uydurmamalı, gizlememelidir.
Tarafsız olmalıdır: Kendi düşüncesine uysun diye sonuçları zorlamamalı, kanıt ne diyorsa onu kabul etmelidir.
Kanıta dayanmalıdır: Tahminlere, duyumlara değil; gözlem ve deneylere dayanarak konuşmalıdır.
Tekrarlanabilir deney yapmalıdır: Yaptığı deneyler, başka bilim insanları tarafından tekrarlandığında benzer sonuç vermelidir.
Kaynak göstermelidir: Başka bilim insanlarının çalışmalarını kullanıyorsa, onların isimlerini ve eserlerini belirtmelidir (emeğe saygı).
Etik kurallara uymalıdır: İnsanlara, hayvanlara ve çevreye zarar vermeden araştırma yapmaya özen göstermelidir.
Bilim insanlarının sorumlulukları:
Toplumu doğru bilgilendirme sorumluluğu vardır. Bilgiyi abartmadan, çarpıtmadan, anlaşılır şekilde paylaşmalıdır.
Bilgiyi insanlığın yararına kullanma sorumluluğu vardır. Örneğin; sağlık, çevre, tarım, teknoloji gibi alanlarda insan hayatını iyileştirmeye çalışmalıdır.
Gizlilik ve kişisel haklara saygı göstermelidir. Özellikle insanlarla yapılan çalışmalarda kişisel bilgileri korumalıdır.
Doğaya ve diğer canlılara saygı göstermelidir. Gereksiz yere hayvanlara zarar verecek, çevreyi kirletecek deneylerden kaçınmalıdır.
Yanlış veya güvenilmez bilgiler ortaya çıkar: Sonuçlar değiştirilir veya uydurulursa, bilimsel bilgi doğruluğunu kaybeder.
İnsanlara zarar verilebilir: Etik olmayan ilaç deneyleri, yanlış tedaviler, hatalı uygulamalar insan sağlığını tehlikeye sokabilir.
Hayvanlara ve çevreye zarar verebilir: Gereksiz hayvan deneyleri, doğaya bırakılan zararlı maddeler ekosistemi bozabilir.
Toplumun bilime olan güveni azalır: İnsanlar “bilim insanları yalan söylüyor” diye düşünmeye başlarsa, aşıya, ilaca, bilime karşı güvensizlik artar.
Bilim insanının itibarı zedelenir: Etik ihlal yapan bilim insanları meslekten men edilebilir, çalışmaları geri çekilebilir.
Teknolojinin kötü amaçlarla kullanılması: Biyolojik, kimyasal ya da genetik bilgiler kötü niyetle kullanılırsa, hem insanlara hem doğaya ciddi zararlar verebilir.
► Verilerin doğru bir şekilde toplanması, analiz edilmesi ve raporlaştırılması,
► İnsan ve hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde etik standartların göz önünde bulundurulması,
► Bireylerin ve hayvanların haklarının ve refahının korunması,
► Bilimin ve toplumun sağlıklı gelişimi açışından bilimsel araştırmaların etik kurallarla uyumlu bir şekilde yürütülmesi çok önemlidir.
Bilim dünyasında etik dışı davranışlara örnek olaylardan bazıları şunlardır:
♦ Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, bunları raporlamak veya yayımlamak,
♦ Aynı araştırma sonuçlarını birden fazla yerde yayımlamak,
♦ Araştırma hipotezini desteklemeyen verileri değerlendirme dışında tutmak,
♦ Yürütülen bilimsel çalışmaların bazı aşamalarında, sonuçların istenildiği gibi çıkması için taraflı davranmak,
♦ Başkalarının yöntemlerini, verilerini, görüşlerini, yazılarını ve şekillerini sahiplerini kaynak göstermeden kullanmak (İntihal).
► Etik olmayan uygulamalar bilimde güvenilirliği zedeler ve bilime olan güveni azaltır.
► Etik dışı davranışların ortadan kaldırılması için; öncelikle etik kuralları benimsemiş bilim insanı yetiştirmek hedeflenmelidir. Bilimsel etik; bilimsel çalışmaların en önemli parçasıdır.
Bilimsel Etik Performans Görevi Etkinliği İle İlgili Hazırlanması İstenilen Rapor
Bilimsel Etiğe Aykırı Durumlar:
1. İş Bölümünde Eşitsizlik: İkinci grubun iki üyesi, ödev sürecinde hiçbir aşamada yer almamıştır. Bu, bilimsel araştırma ve ekip çalışmalarında eşit katkı sağlama ilkesine aykırıdır. Her birey görevini yerine getirmelidir, aksi takdirde bilimsel çalışmanın adil ve güvenilirliği sorgulanır.
2. Kaynak Belirtilmemesi: Üçüncü raporda kaynakça bulunmaması ciddi bir etik ihlaldir. Bilimsel çalışmalarda yararlanılan tüm kaynakların doğru şekilde belirtilmesi zorunludur. Bu, çalışmaların güvenilirliği açısından önemlidir ve başkalarının çalışmalarına haksız bir katkıda bulunulmasını engeller.
3. Fotoğraf Kopyalama: İkinci ve üçüncü raporlarda aynı fotoğrafların kullanılması, kopya çekme veya intihal anlamına gelir. Fotoğrafların özgünlüğü ve her çalışmanın kendi gözlemleri doğrultusunda materyal sunması gereklidir. Bu etik ihlali, çalışmaların güvenilirliğini ciddi şekilde zedeler.
4. Çelişkili Anket Sonuçları: İkinci ve üçüncü raporlarda aynı anket sonuçlarına tamamen zıt yorumların yapılması, verilerin kasıtlı olarak manipüle edildiğini gösterebilir. Bilimsel çalışmalarda doğruluk ve dürüstlük esastır. Veriler, olduğundan farklı gösterilemez veya çarpıtılamaz.
5. İşbirliği Eksikliği: Öğrencilerin gruplar hâlinde çalışmasına rağmen, gruptaki bazı öğrencilerin sürece dahil olmaması, işbirliği ve takım çalışması etiğine aykırıdır. Bilimsel araştırmalar genellikle işbirliği içinde yürütülür ve bu süreçte her bireyin katkıda bulunması beklenir.
Bilimsel Araştırma Süreçlerinde Etik Dışı Davranışlar:
- İntihal: Başka bir çalışmanın veya kaynağın, uygun atıf yapılmadan kullanılması, etik dışı bir davranıştır.
- Yanlış Veri Sunumu: Bilimsel araştırmalarda, elde edilen sonuçların kasıtlı olarak yanlış veya yanıltıcı bir şekilde sunulması, bilimin güvenilirliğini zedeler.
- Adil Katkı ve İşbirliği: Bir araştırma ekibinde yer alan her bireyin sürece adil bir şekilde katkıda bulunması gerekir. İş bölümü yapılmadığında, yapılan çalışma hem etik dışı hem de yetersiz sayılır.
- Araştırmanın her aşamasında iş birliği yapılmalı ve sorumluluklar eşit şekilde dağıtılmalıdır.
- Kullanılan kaynakların ve verilerin doğruluğu sağlanmalı, alıntı yapılan her kaynağa doğru atıf yapılmalıdır.
- Veriler ve sonuçlar dürüstlükle sunulmalı, hiçbir şekilde çarpıtılmamalıdır.
Bilimsel Etik Araştırma Raporunu görüntülemek için tıklayın.
Analitik Dereceli Puanlama Anahtarını görüntülemek için tıklayın.
1. (D) Bilimsel araştırmalarda anket verilerinin doğruluğu ve güvenilirliği oldukça önemlidir.
Doğru: Anket sonuçlarının doğruluğu ve güvenilirliği, araştırmanın güvenilirliği açısından büyük önem taşır.
2. (Y) Bilimsel araştırmalarda araştırma sonuçlarını desteklemeyen veriler yayımlanmayabilir.
Yanlış: Bilimsel araştırmalarda elde edilen tüm veriler, sonuçları desteklemese bile yayımlanmalıdır. Bu, bilimsel sürecin şeffaflığı açısından önemlidir.
3. (Y) Bilimsel araştırmalarda anket sonuçları istenildiği gibi değiştirilebilir.
Yanlış: Bilimsel araştırmalarda anket sonuçları kesinlikle değiştirilemez. Verilerin manipüle edilmesi bilimsel etiğe aykırıdır.
4. (D) Bilimsel kaynaklardan derlenen bilgiler için mutlaka kaynak gösterilmelidir.
Doğru: Bilimsel araştırmalarda kullanılan tüm kaynaklar doğru şekilde belirtilmelidir. Aksi takdirde intihal sayılır.
5. (Y) Bilimsel bir yayın veya raporda çalışmaya katkısı olmayanların ismi de yer alabilir.
Yanlış: Bilimsel bir çalışmaya katkı sağlamayan kişilerin isimlerinin raporda yer alması etik değildir. Yalnızca aktif katkı sağlayanlar belirtilmelidir.
6. (Y) Bilimsel bir çalışmada bir başkasının bulguları veya verileri kullanılmamalıdır.
Yanlış: Başkalarının bulguları veya verileri kullanılabilir, ancak mutlaka doğru bir şekilde atıf yapılmalıdır.
Konu İle İlgili Sorular
Aşağıdaki bilimsel yöntem süreçlerine ait bazı tanımlar verilmiştir.
► Kanıtlar ile desteklenmiş, doğada gerçekleşen olayların nedenini belirten açıklamalardır.
► Problemin çözümü için ortaya konulan geçici çözüm yoludur.
► Kontrollü deneylerde etkisi araştırılan unsurdur.
► Doğada gerçekleşen olayların nasıl gerçekleştiğini açıklayan bilgi topluluğudur.
Buna göre verilen tanımlarda aşağıdaki kavramların hangisinden bahsedilmemiştir?
A. Bağımlı değişkenDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: B
Açıklaması:
Verilen tanımlar arasında "bağımsız değişken" kavramından bahsedilmemiştir. Çünkü tanımlarda sadece deneylerde etkisi araştırılan unsur (bağımlı değişken), geçici çözüm yolu (hipotez), doğada gerçekleşen olayların nedenini açıklayan ifadeler (teori) ve tüm bu olayların nasıl gerçekleştiğini açıklayan bilgi topluluğu (kanun) anlatılmıştır. Bağımsız değişken, yani deneyde değiştirilen ve etkisi incelenen unsur tanımlarda yer almamaktadır.
Yaygın Yanılgılar: Genellikle bağımsız ve bağımlı değişken kavramları karıştırılır; bağımsız değişken deneyde araştırmacının değiştirdiği, bağımlı değişken ise buna tepki veren, ölçülen unsurdur. Ayrıca teori ile kanun arasındaki farkın net olarak bilinmemesi, öğrenme sürecinde karışıklığa yol açabilir.
Öğrenme İpucu: Bilimsel yöntem kavramlarını öğrenirken bağımsız değişkenin "araştırmacının değiştirdiği" faktör olduğunu, bağımlı değişkenin ise "ölçülen sonuç" olduğunu aklınızda tutun.
Biyolojinin dönüm noktası olarak değerlendirilen çalışmalardan beş tanesini yazınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
🔹 Biyolojinin Dönüm Noktası Olan 5 Çalışma
Mikroskobun İcadı (Anton van Leeuwenhoek, 17. yy) → Hücrelerin, bakterilerin ve tek hücreli canlıların keşfine olanak sağlamıştır.
Hücre Teorisi (Schleiden & Schwann, 1838–1839)→ Tüm canlıların hücrelerden oluştuğunu ve hücrenin canlıların temel yapısal ve işlevsel birimi olduğunu ortaya koymuştur.
Mendel’in Kalıtım Çalışmaları (Gregor Mendel, 1865)→ Bezelyeler üzerinde yaptığı deneylerle kalıtımın temel yasalarını açıklamış, genetiğin temellerini atmıştır.
DNA’nın Çift Sarmal Yapısının Keşfi (Watson & Crick, 1953 – Rosalind Franklin’in katkılarıyla)→ Kalıtsal bilginin moleküler düzeyde nasıl depolandığını ve aktarıldığını göstermiştir.
Mikrobiyoloji Çalışmaları (Louis Pasteur, 19. yy)→ Mikroorganizmaların fermantasyon, hastalık ve bağışıklıkta rol oynadığını ortaya koymuş, aşı ve pastörizasyon yöntemini geliştirmiştir.
✅ Özet: Mikroskobun icadı, hücre teorisi, Mendel’in kalıtım çalışmaları, DNA’nın yapısının keşfi ve Pasteur’ün mikrobiyoloji çalışmaları biyolojinin en önemli dönüm noktalarıdır.
Kontrollü bir deneyde sonucu değiştiren ve etkisi araştırılan faktör aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?
A. Bağımlı değişkenDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
Doğru Cevap Açıklaması: Doğru cevap B) Bağımsız değişkendir. Çünkü kontrollü bir deneyde sonucu değiştiren ve etkisi araştırılan faktöre bağımsız değişken denir. Bu değişken deneyci tarafından değiştirilir ve etkisi ölçülür.
Yaygın Yanılgılar: Bağımlı ve bağımsız değişken kavramlarının karıştırılması en sık rastlanan yanlış anlamadır; sonuçlar bağımlı değişken, deneyde değiştirilen faktör bağımsız değişkendir.
Öğrenme İpucu: Deneyde değiştirilen faktör “bağımsız değişken”, değişen sonuç ise “bağımlı değişkendir”.
Aşağıda verilen bilimsel yöntem basamaklarından hangisi problemin tespit edilmesinden önce gerçekleşir?
A. Tahminlerin yürütülmesiDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: D
Açıklaması:
Bilimsel yöntemde ilk adım problemi tespit etmektir. Bu nedenle problemin tespit edilmesinden önce gerçekleşen bir basamak yoktur. Ancak verilen seçenekler arasında en erken yapılan işlem "Gözlem yapılarak verilerin toplanması"dır. Çünkü bilim insanı sorun ya da merak edilen konuyla ilgili gözlem yapar, veri toplar ve ardından problemi fark eder. Dolayısıyla "D) Gözlem yapılarak verilerin toplanması" doğru cevaptır.
Yaygın Yanılgılar: Öğrenciler genellikle problemin tespit edilmesini hipotezin kurulması ya da tahminlerin yapılmasıyla karıştırır. Oysa problem, gözlemler sonucu ortaya çıkar ve bilimsel yöntemin temel başlangıcıdır.
Öğrenme İpucu: Bilimsel yöntemde süreç gözlemle başlar, problemi fark ettikten sonra hipotez ve deneyler gelir.
İnsan embriyosundan alınan kök hücrelerin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasını engelleyen unsurları biyoetik kavramı çerçevesinde değerlendirerek açıklayınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
🔹 Kök Hücre ve Kullanım Alanı: Kök hücreler, farklı hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğine sahip hücrelerdir. İnsan embriyosundan alınan kök hücreler, sinir, kas, kalp gibi birçok dokuya dönüşebildiği için tedavide çok değerlidir.
🔹 Biyoetik Çerçevede Engelleyici Unsurlar
Yaşam hakkı tartışması: Embriyo, canlılığın başlangıcı kabul edilir. Embriyonun kök hücre elde etmek için kullanılması, onun yaşam hakkının ihlali olarak görülür.
Dinî ve ahlaki kaygılar: Birçok toplum ve inanç sistemi, embriyonun yok edilmesini etik dışı kabul eder.
İnsanın araçsallaştırılması riski: Embriyonun sadece bir “araç” olarak görülmesi, insan onuruna aykırı bulunur.
Kötüye kullanım ihtimali: Ticari amaçlarla embriyo üretimi, genetik müdahaleler veya “tasarım bebek” kavramı gibi etik sorunlara yol açabilir.
✅ Sonuç: Embriyonik kök hücrelerin tedavide kullanılmasını engelleyen temel unsur, embriyonun yaşam hakkının korunması ve insan onurunun ihlali riskidir. Bu nedenle, biyoetik kurallar çerçevesinde embriyo dışı kaynaklardan (örneğin yetişkin kök hücreleri, kordon kanı kök hücreleri, indüklenmiş pluripotent kök hücreler) tedavi yöntemleri geliştirilmesine daha fazla önem verilmektedir.
Aşağıdaki örneklerden hangisi biyoetik kavramı açısından bilim insanlarının mesafeli durduğu konulardan birisi olarak düşünülebilir?
A. Rekombinant DNA kullanılarak hormon üretimiDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: E
Açıklaması:
Doğru Cevap Açıklaması: Doğru cevap “E) İnsan klonlama çalışmaları”dır. Çünkü insan klonlama, etik açıdan bilim insanlarının en çok çekinceleri olan ve mesafeli durduğu konulardan biridir. Bu alan, insan hakları, kimlik ve benlik gibi temel etik meseleleri doğrudan ilgilendirir ve geniş toplumsal tartışmalara yol açar.
Yaygın Yanılgılar: Rekombinant DNA teknolojileri ya da genetik iyileştirme gibi uygulamaların tamamının etik sorunlar doğurduğu sanılır; oysa bu tekniklerin kullanımı amaç ve yöntemlere göre etik değerlendirmeye tabi olur. İnsan klonlama ise temel etik değerlerle doğrudan çelişir.
Öğrenme İpucu: Biyoetikte, bilimsel yeniliklerin sosyal ve insani boyutları her zaman öncelikli değerlendirme kriteridir.
CRISPR-Cas9, son yıllarda bilim dünyasında büyük yankı uyandıran bir gen düzenleme teknolojisidir. Bakterilerin doğal bir savunma mekanizmasından esinlenerek geliştirilen bu teknoloji, bilim insanlarına genetik materyali değiştirme imkânı sunmuştur. Genetik materyalde kesme ve yapıştırma gibi düzenlemelere imkan tanıyan bir tür moleküler makas olarak düşünülebilir. Bir kitabın metin editörünün yaptığına benzer şekilde, CRISPR-Cas9 da belirli bir DNA dizisini hedef alır ve orada değişiklikler yapar. Bu yöntem sayesinde bilim insanları canlıların kalıtsal Materyalini yeniden düzenleyerek birçok alanda daha önce mümkün olmayan değişimler yapabilir.
CRISPR-Cas9 teknolojisinin kullanılmasının insanlık için sağladığı faydalardan ikisini gerekçeleriyle birlikte açıklayınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
CRISPR-Cas9, hastalıkların genetik nedenlerini düzelterek gen tedavisinde kullanılır; böylece kalıtsal hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca, tarımda bitkilerin genlerini düzenleyerek daha verimli ve dayanıklı çeşitler elde edilmesini sağlar, bu da gıda güvenliğini artırır.
CRISPR-Cas9, genetik materyali kesip düzenleyerek yaşam bilimlerinde devrim yaratmıştır.
Bir araştırmacı, mitoz ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemiş ve bu yanılgıları gidermek amacıyla alternatif yöntemler geliştirmiştir. Bu yöntemlerin kavram yanılgılarını gidereceği konusunda hipotezler oluşturarak çalışmalar yapmıştır. Çalışmalar sonunda kavram yanılgılarındaki değişimleri ölçmek amacıyla çeşitli anketler uygulamış, ancak bu anketlerden elde ettiği bazı sonuçlar hipotezini doğrular nitelikte çıkmamıştır. Buna rağmen hipotezinin doğruluğunu kabul ettirmek için ilgili anket sonuçlarını değiştirmiş ve hipotezini doğrulanmış gibi göstermiştir.
1. Bu örnekte, bilimsel çalışmalarda dikkat edilmesi gereken kurallardan hangisine vurgu yapılmaktadır?
2. Bu bilim insanı verilen bilimsel araştırma süreçlerinde ne yapmış olsaydı etik davranmış olurdu? Yazınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
1. Bu örnekte, bilimsel araştırmalarda dürüstlük ve objektiflik kurallarına uyulması gerektiği vurgulanmaktadır.
2. Bilim insanı, elde ettiği sonuçları olduğu gibi raporlamalı ve hipotezini ancak veriler destekliyorsa doğrulanmış saymalıydı; sonuçları değiştirmek ya da çarpıtmak etik dışıdır.
Bilimsel çalışmalarda doğru ve güvenilir sonuçlar için her zaman veriler objektif şekilde sunulmalıdır.
Bir biyolog aynı bitki türüne ait özdeş iki tohumun çimlenmesi ile ilgili aşağıdaki deneyi tasarlamıştır.

Verilenlere göre;
I. Deneyin bağımsız değişkenini yazınız.
II. Deneyin bağımlı değişkenini yazınız.
III. Deneyden bir önceki ve bir sonraki yürütülen bilimsel yöntem basamaklarını yazınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
🔹 Verilen Deney Koşulları: A Kabı: Karanlık ortam, 20 ml su, Fe içeren 50 g toprak B Kabı: Karanlık ortam, 20 ml su, Fe içermeyen 50 g toprak
I. Deneyin bağımsız değişkeni: 👉 Toprağın Fe (demir) içermesi durumu (Bağımsız değişken = araştırmacının değiştirdiği koşul)
II. Deneyin bağımlı değişkeni: 👉 Tohumun çimlenme durumu / çimlenme başarısı (Bağımlı değişken = değişimin sonucu, gözlenen olay)
III. Önceki ve sonraki basamak: Bir önceki basamak: Problemin belirlenmesi (Demirin çimlenmeye etkisi var mı?) Bir sonraki basamak: Sonuçların analizi ve değerlendirilmesi (Demirin çimlenme üzerindeki etkisinin açıklanması, gerekirse hipotezin doğrulanması veya reddedilmesi)
✅ Sonuç: Bağımsız değişken: Toprağın Fe içeriği Bağımlı değişken: Tohumların çimlenmesi Önceki basamak: Problem belirleme Sonraki basamak: Sonuç çıkarma / değerlendirme
Bir bilim insanı yürüttüğü bilimsel çalışmada “bağımsız değişken ve bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi araştırma” sürecinde olduğunu belirttiğine göre aşağıda verilen basamaklardan hangisine henüz ulaşmamıştır?
A. Gözlem yapmaDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: E
Açıklaması:
Doğru cevap E) Sonuçları analiz etme şıkkıdır. Çünkü bilim insanı "bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi inceleme" aşamasında olduğunu belirtiyor, yani henüz deney ya da gözlem yapıp sonuçları değerlendirme aşamasına gelmemiştir. Sonuçları analiz etmek, deneyin veya gözlemin tamamlanmasından sonra yapılır.
Yaygın Yanılgılar: Bazı öğrenciler "bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi incelemek"ten anında sonuçların analiz edilmesini anlar; oysa bu aşama ancak veriler toplandıktan sonra gelir. Ayrıca gözlem yapmayı, problemi belirlemekten sonra geldiği için atlayabilirler.
Öğrenme İpucu: Bilimsel yöntemde önce problem belirlenir, sonra hipotez kurulur, ardından gözlem ya da deney yapılır ve en sonunda sonuçlar analiz edilir.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
All Rights Reserved. Designed by
Biyoloji Hikayesi
Distributed By:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri