Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 
Organizasyon Ünitesine Ait Ünite Sonu Değerlendirme Soruları Çözüm Sayfası

Destekleme Etkinlikleri 22

1. Etkinlik: İnorganik ve Organik Bileşikler

Bu cevap anahtarı, çalışma kâğıdındaki 1–8. soruların çözümüdür.

1) Boşluk doldurma

a) Su ve mineraller inorganik moleküllerdir.

b) Proteinlerin yapıtaşı aminoasitlerdir.

c) Polipeptit sentezi DNA şifresine göre ribozomlarda gerçekleşir.

ç) Fosfolipitlerin baş kısmı suyu seven, kuyruk kısmı ise suyu sevmeyen özellik gösterir.

d) Yağda çözünen vitaminler vücutta depo edildiği için eksikliği hemen hissedilmez. Fakat suda çözünen vitaminlerin fazlası idrarla atıldığı için bu vitaminlerin günlük alınması gerekir.

e) Nişasta ve selüloz bitkisel, glikojen ve kitin ise hayvansal polisakkaritlerdir.

f) Nükleik asit zincirleri çok sayıda nükleotit adı verilen birimin fosfodiester bağlarıyla bağlanması ile oluşur.

2) İnorganik moleküllerin genel özelliklerinden üç tanesi

  1. Genellikle basit yapılı ve küçük moleküllerdir (su, mineraller gibi).
  2. Canlılar tarafından sentezlenmek zorunda değildir; doğadan hazır alınabilir (su, tuz/mineral gibi).
  3. Canlı yapısında düzenleyici/dengeleyici görev görür (pH dengesi, osmotik denge, enzimlerin çalışmasına yardımcı olma vb.).

3) Karbohidrat çeşitleri tablosu

Karbohidratlar, içerdiği birim şeker (monomer) sayısına göre üçe ayrılır:

Monosakkaritler (Tek şeker) Disakkaritler (Çift şeker) Polisakkaritler (Çok şeker)
  • Glikoz
  • Fruktoz
  • Galaktoz
  • Maltoz
  • Sakkaroz
  • Laktoz
  • Nişasta
  • Glikojen
  • Selüloz
  • Kitin

4) Lipit çeşitlerinin vücudumuzdaki görevleri

  • Trigliseritler (yağlar): Enerji depolar, uzun süreli enerji kaynağıdır; ısı yalıtımı sağlar; organları darbeye karşı korur.
  • Fosfolipitler: Hücre zarının temel yapısını oluşturur; seçici geçirgenliğe katkı sağlar.
  • Steroitler (kolesterol vb.): Bazı hormonların yapısına katılır; hücre zarının yapısını/dengesini etkiler.
  • Mumlar: Su kaybını azaltıcı/koruyucu tabaka oluşturabilir (bazı canlılarda yüzey koruması).

5) Denatürasyon nedir?

Denatürasyon, bir proteinin (enzim dâhil) üç boyutlu yapısının (katlanmasının) sıcaklık, pH ya da kimyasallar gibi etkenlerle bozulmasıdır. Yapı bozulduğu için protein/enzim işlevini kaybeder (enzimlerde aktif bölge şekli bozulur).

6) Enzimlerin çalışmasına etki eden faktörler (günlük hayattan örneklerle)

  • Sıcaklık: Çok soğukta tepkimeler yavaşlar (yemeklerin buzdolabında geç bozulması); çok sıcakta enzimler denatüre olabilir (yüksek ateşte bazı enzimlerin düzgün çalışamaması).
  • pH: Mide enzimi asidik ortamda daha iyi çalışır; limon gibi asidik maddeler bazı tepkimeleri etkileyebilir.
  • Substrat derişimi: Substrat arttıkça bir noktaya kadar hız artar (daha çok “işlenecek madde” gelmesi gibi).
  • Enzim derişimi: Enzim miktarı arttıkça uygun koşullarda tepkime hızı artabilir.
  • İnhibitör/aktivatörler: Bazı maddeler enzimi yavaşlatır ya da durdurur (ilaçların bazı enzimleri baskılaması gibi).

7) DNA ve RNA arasındaki farklar (4 adet)

  1. Şeker çeşidi: DNA’da deoksiriboz, RNA’da riboz bulunur.
  2. Baz farkı: DNA’da Timin (T), RNA’da Urasil (U) bulunur.
  3. Yapı: DNA çoğunlukla çift zincirli, RNA çoğunlukla tek zincirlidir.
  4. Görev: DNA kalıtsal bilgiyi taşır; RNA protein sentezinde görev alır (mRNA, tRNA, rRNA gibi).

8) Vitamin çeşitleri tablosu

Yağda Çözünen Vitaminler Suda Çözünen Vitaminler
A, D, E, K B grubu vitaminleri, C

ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU

Öğrencinin Adı Soyadı: .................    Numarası: .................

  1. Bu konuda neler öğrendim?

    İnorganik ve organik bileşiklerin farklarını öğrendim. Su ve minerallerin inorganik olduğunu, karbonhidrat, yağ, protein, nükleik asit ve vitaminlerin ise organik bileşikler içinde yer aldığını daha net anladım. Ayrıca karbonhidratların mono-disakkarit ve polisakkarit olarak ayrıldığını ve DNA–RNA farklarını öğrendim.

  2. Yanlış bildiğim şeyler nelerdi?

    Daha önce vitaminlerin hepsinin vücutta depo edildiğini sanıyordum. Meğer yağda çözünen vitaminler depolanabilirken, suda çözünenlerin fazlası idrarla atılıyormuş. Bu yüzden suda çözünen vitaminlerin daha düzenli alınması gerektiğini öğrendim.

  3. Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?

    En çok karbonhidrat ve vitamin sınıflandırmasını daha iyi anladım. Çünkü tablo doldurunca bilgiler daha düzenli oldu ve örnekler (nişasta, glikojen, selüloz, A-D-E-K, B-C gibi) aklımda daha iyi kaldı.

  4. Bu etkinlikle kendinize kattıklarınız nelerdir?

    Konuları ezberlemek yerine sınıflandırarak öğrenmenin daha kolay olduğunu fark ettim. Ayrıca “denatürasyon” gibi kavramları günlük hayattan örneklerle düşününce daha iyi anladım.

  5. Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?

    Yeni kavramlar çıktığında (örneğin denatürasyon, inhibitör, aktivatör gibi) hemen küçük bir sözlük sayfası oluşturacağım. Ayrıca tablo ve şema kullanarak çalışacağım; böylece konu daha akılda kalıcı olacak.

2. Etkinlik: “Besinlerdeki Organik Maddenin Tayini, pH ve Sıcaklığın Enzimlere Etkisi”

Etkinliğin amacı

Organik molekülleri ayıraçlarla belirlemek ve enzim aktivitesinde pH ile sıcaklığın etkisini deneyle göstermek.


A) Organik Molekülleri Ayıraçlarla Belirleme Deneyi (Çözüm)

1) Ayıraçlara göre doğru renk/sonuç bilgisi

  • Lugol (iyot): Nişasta varsa mavi-mor renk oluşur.
  • Benedict: Glikoz (indirgen şeker) varsa ısıtma/reaksiyon sonrası çağla yeşili → sarı → turuncu → kiremit kırmızısı arası renkler görülür (yoğunluk arttıkça renk kırmızıya yaklaşır).
  • Biüret: Protein varsa mor renk oluşur.
  • Beyaz kâğıt/eter testi: Yağ varsa kâğıt kurusa bile saydam (yağlı) leke kalır (eterle çözündürüp süzüp kâğıda damlatma sonrası da kontrol edilir).

2) “Yiyeceklerin Adı” tablosu için örnek/beklenen sonuçlar

Aşağıdaki tablo, ders/laboratuvar koşullarında çoğu zaman gözlenen beklenen sonuçları gösterir. (Gıdanın olgunluğu, miktarı, ısıtma süresi vb. faktörler renk şiddetini değiştirebilir.) Deneyde öğrencilerin renk değişimlerini kaydedip hangi organik maddeleri tespit ettiklerini not etmeleri istenir.

Yiyecek Lugol (Nişasta) Benedict (Glikoz/indirgen şeker) Biüret (Protein) Beyaz kâğıt / eter (Yağ)
Ceviz Negatif / çok zayıf Negatif Pozitif (mor) Pozitif (saydam leke belirgin)
Patates Pozitif (mavi-mor belirgin) Negatif / çok zayıf Negatif Negatif
Pirinç Pozitif (mavi-mor belirgin) Negatif Negatif / zayıf Negatif
Marul Genelde negatif / çok zayıf Genelde negatif / çok zayıf Genelde negatif / çok zayıf Negatif
Zeytin Negatif Negatif Negatif / çok zayıf Pozitif (saydam leke belirgin)
Elma Negatif Pozitif (yeşil/sarı-tonları görülebilir) Negatif Negatif
Mercimek Pozitif (nişasta içeriğine göre mavi-mor) Negatif Pozitif (mor) Negatif / çok zayıf

3) Kısa yorum (sonuç)

  • Nişasta bakımından: Patates ve pirinçte Lugol ile belirgin pozitiflik beklenir.
  • İndirgen şeker bakımından: Elmada Benedict ile pozitiflik beklenir.
  • Protein bakımından: Ceviz ve mercimekte Biüret ile pozitiflik beklenir.
  • Yağ bakımından: Zeytin ve cevizde kâğıt/eter testi ile pozitiflik beklenir.

B) Enzim Aktivitesinde pH ve Sıcaklığın Etkisi (Katalaz Deneyi – Çözüm)

1) Tepkime ve temel açıklama

Karaciğerde bulunan katalaz enzimi, hidrojen peroksiti (H2O2) parçalayarak su ve oksijen oluşturur. Deneyde gözlenen kabarcık/köpük, çıkan O2 gazıdır.

Genel denklem: 2H2O2 → 2H2O + O2

2) Düzenek ve grupların mantığı

  • 3 behere ezilmiş karaciğer konur.
  • Kontrol grubu: İşlem yapılmaz.
  • 1. deney grubu (sıcaklık): 50°C su banyosunda 15 dk bekletilir.
  • 2. deney grubu (pH): 10 damla HCl damlatılarak ortam asitleştirilir.
  • Her gruba 100 ml H2O2 eklenir ve oksijen çıkışı karşılaştırılır.

3) Beklenen gözlem ve tablo işaretleme (doğru sonuç)

Enzimler belirli bir sıcaklık ve pH aralığında en iyi çalışır. Aşırı sıcaklık (ör. 50°C’de bekletme) enzimi denatüre edebilir; asidik ortam (HCl) da enzimin aktif bölgesini bozarak aktiviteyi düşürür. Bu nedenle iki deney grubunda da kontrol grubuna göre daha az oksijen çıkışı beklenir.

Deney Grubu Kontrol Grubuna Göre Daha Az Oksijen Çıkışı Kontrol Grubuna Göre Daha Çok Oksijen Çıkışı Kısa Gerekçe
1. Deney Grubu (50°C)   Yüksek sıcaklık enzimin yapısını bozabilir (denatürasyon) → aktivite düşer.
2. Deney Grubu (HCl)   Asidik pH aktif bölgeyi etkiler → aktivite düşer.

4) Sonuç cümlesi (rapora yazılabilecek)

“Katalaz enziminin aktivitesi pH ve sıcaklığa bağlıdır. Kontrol grubunda O2 çıkışı daha fazlayken, 50°C’de bekletilen ve HCl eklenen gruplarda enzim aktivitesi azaldığı için O2 çıkışı belirgin şekilde düşmüştür.”


Öğretmen/Öğrenci için kısa notlar (uygulama ipucu)

  • Glikoz (Benedict) testi için renk değişimi, derişimle birlikte daha belirginleşir.
  • Yağ testinde kâğıdın “kurumuş olsa bile saydam leke bırakması” temel ölçüttür.
  • Katalaz deneyinde “kabarcık/köpük miktarı” doğrudan “oksijen çıkışı” ile ilişkilidir.

3. Etkinlik: Farklı Hücreleri Tamamlıyorum

Benim öğrenci olarak yaptıklarım / anladıklarım: Bu etkinlikte farklı hücre tiplerini (bitki, hayvan, bakteri gibi) karşılaştırıp hücredeki alt birimlerin (organel ve yapılar) nerede bulunduğunu ve ne işe yaradığını daha net anladım. Hücre maketine bakınca “hangi organel var, hangisi yok?” diye tek tek kontrol ettim. Sonra da organellerin birbirine nasıl bağlı çalıştığını düşündüm.

1) Hücre tiplerine göre “Var / Yok” tablosu

Aşağıdaki tabloyu ben, hücre modellerine ve bildiğim bilgilere göre doldurdum. (E-içerikte sürükle-bırak kısmı varsa, aynı mantıkla organelleri doğru hücreye yerleştirdim.)

Hücre Yapısı / Organel Bitki Hücresi Hayvan Hücresi Bakteri Hücresi (Prokaryot)
Hücre zarı Var Var Var
Hücre duvarı Var Yok Var
Çekirdek Var Var Yok (DNA sitoplazmada)
Mitokondri Var Var Yok
Kloroplast Var Yok Yok
Ribozom Var Var Var
Endoplazmik retikulum (ER) Var Var Yok
Golgi aygıtı Var Var Yok
Lizozom Genelde yok/az (görevi koful da yapabilir) Var Yok
Koful Var (büyük ve belirgin) Var (küçük olabilir) Yok (gerçek koful yok)
Sentrozom (sentriyol) Genelde yok Var Yok

2) Benzerlikler ve farklar (kısa yorumum)

  • Benzerlik: Bitki ve hayvan hücresi ikisi de ökaryot olduğu için çekirdek ve organelleri var. Bakteride çekirdek yok, yani daha basit yapıda.
  • Bitki hücresi farkı: Hücre duvarı ve kloroplast olduğu için hem daha “sert/korunaklı” hem de fotosentez yapabiliyor. Büyük koful da hücrenin turgorunu (dik durmasını) destekliyor.
  • Hayvan hücresi farkı: Hücre duvarı olmadığı için daha esnek. Sentrozom ve lizozom daha belirgin şekilde bulunabiliyor.

3) “Hücre alt birimleri arasındaki ilişki” (benim kurduğum bağlantı)

Ben organellerin bir “iş zinciri” gibi çalıştığını düşündüm. Mesela bir protein yapılacaksa:

  1. Çekirdek “ne üretilecek?” bilgisini verir (DNA’daki bilgi).
  2. Ribozom proteini üretir.
  3. Granüllü ER üretilen proteinleri taşımaya yardım eder.
  4. Golgi aygıtı proteinleri işler, paketler ve doğru yere yollar.
  5. Hücre zarı bu maddelerin hücre içine/dışına taşınmasında görev alır.
  6. Bu süreçte mitokondri enerji sağlar. Bitki hücresinde ayrıca kloroplast fotosentezle besin (glikoz) üretir, mitokondri de onu enerjiye çevirir.

4) Etkinlikte “sürükle-bırak” varsa ben nasıl yaptım?

  • Önce hücre tipini seçtim (bitki/hayvan/bakteri).
  • Sonra “bu hücrede kesin olanlar”ı yerleştirdim (hücre zarı, ribozom gibi).
  • En son “karıştırılan organelleri” kontrol ettim: kloroplast sadece bitkide; çekirdek sadece ökaryotta; hücre duvarı bitki ve bakteride var gibi.

Öz Değerlendirme Formu

Ad Soyad: …………………    Numara: …………………

  1. Bu konuda neler öğrendim?

    Bitki, hayvan ve bakteri hücrelerinin organellerini karşılaştırmayı öğrendim. Özellikle çekirdek, kloroplast ve hücre duvarının hangi hücrelerde olduğunu daha net anladım.

  2. Etkinlikler konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?

    Organel isimlerini ezberlemek yerine “hangi hücrede var/yok” mantığıyla öğrenmemi sağladı. Hücre maketiyle görünce aklımda daha kalıcı oldu.

  3. Etkinlikleri yaparken hangi kısımlarda zorlanmadım? Neden?

    Bitki ve hayvan hücresini ayırmakta zorlanmadım çünkü kloroplast ve hücre duvarı bitki hücresinde olduğu için kolay ayırt ettim.

  4. Etkinlikleri yaparken zorlandığım hususlar nelerdi? Neden?

    Bakteri hücresinde hangi yapıların “organel sayılmadığını” karıştırdım. Çünkü bakteride çekirdek ve bazı organeller yok ama ribozom var; bunu ilk başta karıştırdım.

  5. Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?

    Önce hücre tiplerini (ökaryot-prokaryot) ayırıp sonra organelleri o gruba göre düşüneceğim. Ayrıca organellerin görevlerini küçük notlarla yazıp tekrar edeceğim.

4. Etkinlik: Hücre Zarından Madde Geçiş Yöntemlerinin Sınıflandırılması

Öğrenci Gözüyle Kısa Açıklama: Bu etkinlikte videodan izlediklerimiz ve derste öğrendiklerimizle, hücre zarından madde geçiş yöntemlerini (difüzyon, aktif taşıma, endositoz, ekzositoz) özelliklerine göre ayırdım. Sonra da hipertonik ve hipotonik ortamın hücreye etkilerini tabloya işaretledim.


1) Madde Geçiş Yöntemleri ve Özellikleri (Tablo Doldurma)

Not: Uygun olan kutulara “✓” koydum.

Özellik Difüzyon Aktif Taşıma Endositoz Ekzositoz
Küçük moleküllerin geçişidir.
Büyük moleküllerin geçişidir.
Enerji harcanır.
Sadece canlı hücrelerde gerçekleşir.
Moleküller fosfolipit tabakasından geçebilir.
Hücre zarı yüzeyinde küçülme meydana gelir.
Büyük moleküllü maddelerin hücre dışına gönderilmesidir.
Hücre zarından tek yönlü gerçekleşir.
Tüm canlı hücrelerde gerçekleşir.

Kendi yorumum: Benim için en ayırt edici şey “enerji harcanıyor mu?” sorusu oldu. Enerji yoksa genelde difüzyon gibi pasif olaylar; enerji varsa aktif taşıma ya da endositoz-ekzositoz aklıma geliyor.


2) Ortam Türleri ve Bu Ortamların Özellikleri (Tablo Doldurma)

Özellik Hipertonik Ortam Hipotonik Ortam
Hücreye göre daha yoğun ortamdır.
Hücre plazmolize uğrar.
Bitki hücreleri turgor durumuna geçebilir.
Hücrenin ozmotik basıncı artar.
Hayvan hücreleri hemolize uğrayabilir.
Hücre su kaybeder.
Plazmoliz hâlindeki bir hücre deplazmoliz olur.

Günlük hayat örneği (benim aklıma gelen): Manavda marulun/salatanın üzerine su sıkınca diri durmasının sebebi hipotonik ortama benziyor. Su aldığı için hücreler daha turgor hâle geliyor gibi düşünüyorum.


3) Öz Değerlendirme Formu

Öğrencinin Adı Soyadı: ……………………………    Numarası: …………

  1. Bu etkinlikte iyi yaptıklarım nelerdi?
    Tablolarda “enerji harcanır mı?” ve “küçük mü-büyük mü?” diye düşünerek doğru yerlere işaret koyabildim. Hipertonik-hipotonik kısmında da suyun hangi tarafa gideceğini düşünmek işimi kolaylaştırdı.
  2. Bu etkinlikte zorlandığım yerler nerelerdi?
    “Tüm canlı hücrelerde gerçekleşir” maddesinde biraz düşündüm. Çünkü endositoz-ekzositozun her canlıda aynı şekilde olmadığını hatırlamak zor oldu.
  3. Bu etkinlikte yanlış bildiğim şeyler nelerdi?
    Önceden difüzyonla aktif taşımayı bazen karıştırıyordum. Şimdi aktif taşımada enerji harcandığını ve taşıyıcı/pompa gibi yapılarla olduğunu daha net anladım.
  4. Bu konuda neler öğrendim?
    Madde geçişlerini özelliklerine göre sınıflandırmayı öğrendim: difüzyon (enerjisiz), aktif taşıma (enerjili), endositoz-ekzositoz (büyük maddeler ve enerji). Ayrıca hipertonikte hücrenin su kaybedip büzülebileceğini, hipotonikte ise su alıp şişebileceğini öğrendim.
  5. Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
    En çok “hangi yöntemde enerji var?” ve “hangi yöntemde büyük molekül taşınır?” kısımlarını daha iyi anladım. Çünkü tabloya işaret koyarken her özelliği tek tek düşünmek zorunda kaldım ve kafamda netleşti.

5. Etkinlik: Hücre Zarından Neler Geçer?

Kısaca benim anladığım: Hücre zarı “seçici geçirgendir”. Yani her maddeyi içeri almaz. Bazı maddeler kolay geçer, bazıları taşıyıcı proteinle geçer, bazıları ise enerji harcayarak geçer. Çok büyük maddeler ise normalde geçemez.


1) Sınıflandırma Tablosu (Doldurulmuş)

Aşağıdaki maddeleri hücre zarından geçiş durumuna göre sınıflandırdım.

Madde Hücre Zarından Geçişi Kısa Gerekçe (Öğrenci diliyle)
Oksijen (O2) Kolay geçer (difüzyon) Küçük ve gaz olduğu için zardan rahatça geçebilir.
Karbondioksit (CO2) Kolay geçer (difüzyon) Gaz ve küçük bir molekül olduğu için geçişi kolaydır.
Su (H2O) Geçer (osmoz) Su özel olarak osmozla geçer. Çok su varsa içeri, az su varsa dışarı doğru hareket edebilir.
Yağ asidi / küçük yağlar Genelde kolay geçer Yağ yapılı maddeler zarın fosfolipit kısmıyla daha uyumlu olduğu için daha kolay geçebilir.
Glikoz Taşıyıcı proteinle geçer (kolaylaştırılmış difüzyon) Glikoz büyük ve suda çözünen bir molekül olduğu için tek başına zardan geçemez, taşıyıcıya ihtiyaç duyar.
Na+ / K+ (iyonlar) Kanal/pompa ile geçer (çoğu durumda aktif taşıma) Yüklü oldukları için zardan doğrudan geçemezler. Bazen pompalar enerji harcayarak taşır.
Protein (büyük molekül) Normalde geçemez Çok büyük olduğu için hücre zarından doğrudan geçişi olmaz (özel yollar hariç).

2) Doğru – Yanlış (Cevaplarım)

Cümle Cevap
Hücre zarı her maddeyi geçirir. Yanlış
Oksijen küçük olduğu için hücre zarından kolay geçebilir. Doğru
İyonlar (Na+ gibi) zardan kendiliğinden kolay geçer. Yanlış
Su geçişine osmoz denir. Doğru

3) Düşünme Sorusu (Öğrenci Cevabı)

Soru: “Fazla tuzlu suda hücre ne yaşar? Neden?”

Cevabım: Fazla tuzlu su hipertonik ortam gibi olur. Bu durumda su hücreden dışarı çıkar, hücre su kaybeder ve büzüşebilir. Bitki hücresinde bu olay “plazmoliz” olarak görülür. Çünkü su, yoğunluğun az olduğu yerden yoğunluğun çok olduğu yere doğru geçmeye çalışır.


Sonuç (Kısa Özet)

Hücre zarı seçici geçirgendir. Küçük ve gaz maddeler (O2, CO2) kolay geçer. Su osmozla geçer. Glikoz gibi büyük ve suda çözünen maddeler taşıyıcıyla geçer. İyonlar çoğu zaman pompa/kanaI ile ve bazen enerji harcayarak taşınır. Protein gibi çok büyük maddeler ise normalde geçemez.


Öz Değerlendirme Formu

Öğrencinin Adı Soyadı: .................    Numarası: .................

  1. Bu konuda neler öğrendim?

    Hücre zarının seçici geçirgen olduğunu ve maddelerin farklı yollarla geçtiğini öğrendim (difüzyon, osmoz, taşıyıcıyla geçiş, aktif taşıma).

  2. Yanlış bildiğim şeyler nelerdi?

    Önceden “su her zaman hücreye girer” gibi düşünüyordum. Meğer su, ortama göre içeri de çıkabiliyormuş.

  3. Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?

    Glikoz ve iyonların neden kolay geçemediğini daha iyi anladım. Çünkü tabloya yazınca “büyük/yüklü” oldukları için taşıyıcı/pompa gerektiğini fark ettim.

  4. Bu etkinlikle kendinize kattıklarınız nelerdir?

    Konuyu sınıflandırarak öğrenmeyi ve örnek maddeler üzerinden düşünmeyi öğrendim. Böylece ezberlemem daha az oldu.

  5. Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?

    Maddeleri “küçük-büyük, yüklü-yüksüz” diye ayırıp ona göre geçiş yöntemini tahmin edeceğim ve kendi küçük şemamı çıkaracağım.

7. Etkinlik: Çalışma Defterimde Pasif Taşıma

Çalışma defterime pasif taşıma konusunu aşağıdaki başlıklara göre not ettim.

Pasif Taşıma

Pasif taşıma; hücre zarından maddelerin enerji (ATP) harcanmadan geçmesidir. Maddeler genelde çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru geçer. Yani “kendiliğinden” yayılma gibi düşünebilirim. Pasif taşımaya difüzyon ve ozmoz örnek verilir.

Difüzyonun Özellikleri

  • ATP harcanmaz.
  • Maddeler yoğun olduğu yerden daha az yoğun olduğu yere doğru yayılır.
  • Difüzyon olunca zamanla iki ortamın derişimi dengeye yaklaşır.
  • Küçük moleküller (ör: oksijen, karbondioksit) hücre zarından daha kolay geçebilir.
  • Sıcaklık artarsa tanecikler daha hızlı hareket eder, difüzyon da genelde hızlanır.

Ozmozun Özellikleri

Ozmoz, aslında suyun difüzyonudur. Yani su yarı geçirgen zardan geçer. Su, genelde suyun çok olduğu (daha seyreltik) taraftan suyun az olduğu (daha derişik) tarafa doğru geçer.

  • ATP harcanmaz.
  • Geçen madde su olduğu için ozmozda hep su hareketi vardır.
  • Bitki hücresi su alırsa turgor olur (dikleşir), su kaybederse pörsür.
  • Hayvan hücresinde çok su girerse hücre şişebilir, çok su çıkarsa büzüşebilir.

Günlük Hayatta Difüzyon ve Ozmoz

Olay Hangisi? Kısa açıklama
Parfüm sıkınca kokunun odaya yayılması Difüzyon Koku tanecikleri yoğun olduğu yerden çevreye doğru yayılır.
Çayın renginin şekere veya suya yayılması Difüzyon Tanecikler su içinde dağılıp yayılır.
Salatalığa tuz atınca sulanması Ozmoz Dış ortam daha derişik olduğu için su hücreden dışarı çıkar.
Kuru üzümün suda şişmesi Ozmoz Su, daha seyreltik ortamdan üzümün içine doğru geçer.

Öz Değerlendirme Formu

Ad Soyad: ____________    Numara: ____________

  1. Bu konuda neler öğrendim?

    Pasif taşımanın enerji harcamadan olduğunu, difüzyonun maddelerin yayılması olduğunu ve ozmozun suyun geçişi olduğunu öğrendim.

  2. Etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?

    Difüzyon ve ozmozun farkını daha iyi anladım. Çünkü başlıklara not yazarken “difüzyonda her madde olabilir, ozmozda sadece su var” diye netleştirdim.

  3. Etkinliği yaparken hangi kısımlarda zorlanmadım? Neden?

    Günlük hayattan örnek bulma kısmında zorlanmadım. Çünkü parfüm kokusu ve salatalığa tuz atınca sulanması gibi örnekleri zaten biliyordum.

  4. Etkinliği yaparken zorlandıklarım nelerdi? Neden?

    Bazen “hangi ortam derişik, hangi ortam seyreltik” kısmında karıştırdım. Özellikle ozmozda suyun hangi tarafa gittiğini düşünürken dikkat etmem gerekti.

  5. Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?

    Not alırken küçük bir karşılaştırma tablosu daha hazırlayacağım. Ayrıca “su derişik ortama gider” gibi kısa bir hatırlatma cümlesini defterimin kenarına yazacağım.

8.Etkinlik: Organizasyon Basamakları

Görseldeki boşlukları doldurma (Kedilerde organizasyon basamakları)

Görselde oklarla gösterilen sıraya göre boşlukları şöyle doldurdum:

Görseldeki parça Organizasyon basamağı
En alttaki tek kas lifi gibi görünen parça Hücre (örnek: kas hücresi)
Sağ taraftaki çizgili kas demetleri Doku (örnek: kas dokusu)
Üst sağdaki kalp Organ (kalp)
Üst solda iç organları gösterilen kedi (organlar birlikte) Sistem (organ sistemi)
Ortadaki büyük kedi (canlının tamamı) Organizma (kedi)

Kısaca: Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma


Soruların Cevapları

1) Gelişmiş canlılarda sistemik yapıların oluşmasının canlıya sağladığı yararlar nelerdir? Gerekçeleri ile yazınız.

Bence sistemlerin olması canlıya çok avantaj sağlar. Çünkü her organ tek başına her işi yapamaz. Sistem olunca “iş bölümü” olur. Mesela dolaşım sistemi oksijeni ve besinleri her yere taşır, sindirim sistemi besinleri parçalar, solunum sistemi oksijen alır. Böylece canlı daha hızlı ve düzenli çalışır. Ayrıca sistemler birlikte çalıştığı için denge (homeostazi) daha kolay korunur; örneğin vücut ısısı, su dengesi gibi şeyler daha iyi ayarlanır.

2) Canlılardaki organizasyon basamaklarını basitten karmaşığa sıralayınız.

Canlılarda basitten karmaşığa doğru sıralama genelde şöyledir: Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma.

(Eğer daha ayrıntılı söylersek: Atom → Molekül → Organel → Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma.)


Öz Değerlendirme Formu

1 Bu konuda neler öğrendim?
Organizasyon basamaklarının hücreden başlayıp doku, organ, sistem ve organizmaya doğru büyüdüğünü öğrendim. Ayrıca küçük parçalar birleşince daha büyük yapılar oluştuğunu (mesela hücreler birleşip doku yapar) daha net anladım.
2 Bu etkinlikte iyi yaptıklarım nelerdi? Neden?
Görseldeki boşlukları doğru sırayla doldurduğumu düşünüyorum. Çünkü ok yönlerini takip edip “küçükten büyüğe” mantığıyla ilerledim. Kalbin organ olduğunu, kas dokusunun doku olduğunu ayırt edebildim.
3 Bu etkinlikte zorlandıklarım nelerdi? Neden?
Sistem kısmında biraz düşündüm; çünkü görselde birden fazla organ vardı ve “hangi sistem?” diye kararsız kaldım. Sonra bunun genel olarak “organ sistemi/sistem” olduğunu fark ettim.
4 Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
Özellikle “hücre–doku–organ–sistem” arasındaki farkı daha iyi anladım. Çünkü sadece yazı okuyunca karışabiliyor ama görselde basamak basamak görünce aklımda daha kolay kaldı.
BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. All Rights Reserved. Designed by Biyoloji Hikayesi
Distributed By: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri