Bu cevap anahtarı, çalışma kâğıdındaki 1–8. soruların çözümüdür.
a) Su ve mineraller inorganik moleküllerdir.
b) Proteinlerin yapıtaşı aminoasitlerdir.
c) Polipeptit sentezi DNA şifresine göre ribozomlarda gerçekleşir.
ç) Fosfolipitlerin baş kısmı suyu seven, kuyruk kısmı ise suyu sevmeyen özellik gösterir.
d) Yağda çözünen vitaminler vücutta depo edildiği için eksikliği hemen hissedilmez. Fakat suda çözünen vitaminlerin fazlası idrarla atıldığı için bu vitaminlerin günlük alınması gerekir.
e) Nişasta ve selüloz bitkisel, glikojen ve kitin ise hayvansal polisakkaritlerdir.
f) Nükleik asit zincirleri çok sayıda nükleotit adı verilen birimin fosfodiester bağlarıyla bağlanması ile oluşur.
Karbohidratlar, içerdiği birim şeker (monomer) sayısına göre üçe ayrılır:
| Monosakkaritler (Tek şeker) | Disakkaritler (Çift şeker) | Polisakkaritler (Çok şeker) |
|---|---|---|
|
|
|
Denatürasyon, bir proteinin (enzim dâhil) üç boyutlu yapısının (katlanmasının) sıcaklık, pH ya da kimyasallar gibi etkenlerle bozulmasıdır. Yapı bozulduğu için protein/enzim işlevini kaybeder (enzimlerde aktif bölge şekli bozulur).
| Yağda Çözünen Vitaminler | Suda Çözünen Vitaminler |
|---|---|
| A, D, E, K | B grubu vitaminleri, C |
Öğrencinin Adı Soyadı: ................. Numarası: .................
Bu konuda neler öğrendim?
İnorganik ve organik bileşiklerin farklarını öğrendim. Su ve minerallerin inorganik olduğunu, karbonhidrat, yağ, protein, nükleik asit ve vitaminlerin ise organik bileşikler içinde yer aldığını daha net anladım. Ayrıca karbonhidratların mono-disakkarit ve polisakkarit olarak ayrıldığını ve DNA–RNA farklarını öğrendim.
Yanlış bildiğim şeyler nelerdi?
Daha önce vitaminlerin hepsinin vücutta depo edildiğini sanıyordum. Meğer yağda çözünen vitaminler depolanabilirken, suda çözünenlerin fazlası idrarla atılıyormuş. Bu yüzden suda çözünen vitaminlerin daha düzenli alınması gerektiğini öğrendim.
Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
En çok karbonhidrat ve vitamin sınıflandırmasını daha iyi anladım. Çünkü tablo doldurunca bilgiler daha düzenli oldu ve örnekler (nişasta, glikojen, selüloz, A-D-E-K, B-C gibi) aklımda daha iyi kaldı.
Bu etkinlikle kendinize kattıklarınız nelerdir?
Konuları ezberlemek yerine sınıflandırarak öğrenmenin daha kolay olduğunu fark ettim. Ayrıca “denatürasyon” gibi kavramları günlük hayattan örneklerle düşününce daha iyi anladım.
Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?
Yeni kavramlar çıktığında (örneğin denatürasyon, inhibitör, aktivatör gibi) hemen küçük bir sözlük sayfası oluşturacağım. Ayrıca tablo ve şema kullanarak çalışacağım; böylece konu daha akılda kalıcı olacak.
Organik molekülleri ayıraçlarla belirlemek ve enzim aktivitesinde pH ile sıcaklığın etkisini deneyle göstermek.
Aşağıdaki tablo, ders/laboratuvar koşullarında çoğu zaman gözlenen beklenen sonuçları gösterir. (Gıdanın olgunluğu, miktarı, ısıtma süresi vb. faktörler renk şiddetini değiştirebilir.) Deneyde öğrencilerin renk değişimlerini kaydedip hangi organik maddeleri tespit ettiklerini not etmeleri istenir.
| Yiyecek | Lugol (Nişasta) | Benedict (Glikoz/indirgen şeker) | Biüret (Protein) | Beyaz kâğıt / eter (Yağ) |
|---|---|---|---|---|
| Ceviz | Negatif / çok zayıf | Negatif | Pozitif (mor) | Pozitif (saydam leke belirgin) |
| Patates | Pozitif (mavi-mor belirgin) | Negatif / çok zayıf | Negatif | Negatif |
| Pirinç | Pozitif (mavi-mor belirgin) | Negatif | Negatif / zayıf | Negatif |
| Marul | Genelde negatif / çok zayıf | Genelde negatif / çok zayıf | Genelde negatif / çok zayıf | Negatif |
| Zeytin | Negatif | Negatif | Negatif / çok zayıf | Pozitif (saydam leke belirgin) |
| Elma | Negatif | Pozitif (yeşil/sarı-tonları görülebilir) | Negatif | Negatif |
| Mercimek | Pozitif (nişasta içeriğine göre mavi-mor) | Negatif | Pozitif (mor) | Negatif / çok zayıf |
Karaciğerde bulunan katalaz enzimi, hidrojen peroksiti (H2O2) parçalayarak su ve oksijen oluşturur. Deneyde gözlenen kabarcık/köpük, çıkan O2 gazıdır.
Genel denklem: 2H2O2 → 2H2O + O2 ↑
Enzimler belirli bir sıcaklık ve pH aralığında en iyi çalışır. Aşırı sıcaklık (ör. 50°C’de bekletme) enzimi denatüre edebilir; asidik ortam (HCl) da enzimin aktif bölgesini bozarak aktiviteyi düşürür. Bu nedenle iki deney grubunda da kontrol grubuna göre daha az oksijen çıkışı beklenir.
| Deney Grubu | Kontrol Grubuna Göre Daha Az Oksijen Çıkışı | Kontrol Grubuna Göre Daha Çok Oksijen Çıkışı | Kısa Gerekçe |
|---|---|---|---|
| 1. Deney Grubu (50°C) | ✓ | Yüksek sıcaklık enzimin yapısını bozabilir (denatürasyon) → aktivite düşer. | |
| 2. Deney Grubu (HCl) | ✓ | Asidik pH aktif bölgeyi etkiler → aktivite düşer. |
“Katalaz enziminin aktivitesi pH ve sıcaklığa bağlıdır. Kontrol grubunda O2 çıkışı daha fazlayken, 50°C’de bekletilen ve HCl eklenen gruplarda enzim aktivitesi azaldığı için O2 çıkışı belirgin şekilde düşmüştür.”
Benim öğrenci olarak yaptıklarım / anladıklarım: Bu etkinlikte farklı hücre tiplerini (bitki, hayvan, bakteri gibi) karşılaştırıp hücredeki alt birimlerin (organel ve yapılar) nerede bulunduğunu ve ne işe yaradığını daha net anladım. Hücre maketine bakınca “hangi organel var, hangisi yok?” diye tek tek kontrol ettim. Sonra da organellerin birbirine nasıl bağlı çalıştığını düşündüm.
Aşağıdaki tabloyu ben, hücre modellerine ve bildiğim bilgilere göre doldurdum. (E-içerikte sürükle-bırak kısmı varsa, aynı mantıkla organelleri doğru hücreye yerleştirdim.)
| Hücre Yapısı / Organel | Bitki Hücresi | Hayvan Hücresi | Bakteri Hücresi (Prokaryot) |
|---|---|---|---|
| Hücre zarı | Var | Var | Var |
| Hücre duvarı | Var | Yok | Var |
| Çekirdek | Var | Var | Yok (DNA sitoplazmada) |
| Mitokondri | Var | Var | Yok |
| Kloroplast | Var | Yok | Yok |
| Ribozom | Var | Var | Var |
| Endoplazmik retikulum (ER) | Var | Var | Yok |
| Golgi aygıtı | Var | Var | Yok |
| Lizozom | Genelde yok/az (görevi koful da yapabilir) | Var | Yok |
| Koful | Var (büyük ve belirgin) | Var (küçük olabilir) | Yok (gerçek koful yok) |
| Sentrozom (sentriyol) | Genelde yok | Var | Yok |
Ben organellerin bir “iş zinciri” gibi çalıştığını düşündüm. Mesela bir protein yapılacaksa:
Ad Soyad: ………………… Numara: …………………
Bu konuda neler öğrendim?
Bitki, hayvan ve bakteri hücrelerinin organellerini karşılaştırmayı öğrendim. Özellikle çekirdek, kloroplast ve hücre duvarının hangi hücrelerde olduğunu daha net anladım.
Etkinlikler konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
Organel isimlerini ezberlemek yerine “hangi hücrede var/yok” mantığıyla öğrenmemi sağladı. Hücre maketiyle görünce aklımda daha kalıcı oldu.
Etkinlikleri yaparken hangi kısımlarda zorlanmadım? Neden?
Bitki ve hayvan hücresini ayırmakta zorlanmadım çünkü kloroplast ve hücre duvarı bitki hücresinde olduğu için kolay ayırt ettim.
Etkinlikleri yaparken zorlandığım hususlar nelerdi? Neden?
Bakteri hücresinde hangi yapıların “organel sayılmadığını” karıştırdım. Çünkü bakteride çekirdek ve bazı organeller yok ama ribozom var; bunu ilk başta karıştırdım.
Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?
Önce hücre tiplerini (ökaryot-prokaryot) ayırıp sonra organelleri o gruba göre düşüneceğim. Ayrıca organellerin görevlerini küçük notlarla yazıp tekrar edeceğim.
Öğrenci Gözüyle Kısa Açıklama: Bu etkinlikte videodan izlediklerimiz ve derste öğrendiklerimizle, hücre zarından madde geçiş yöntemlerini (difüzyon, aktif taşıma, endositoz, ekzositoz) özelliklerine göre ayırdım. Sonra da hipertonik ve hipotonik ortamın hücreye etkilerini tabloya işaretledim.
Not: Uygun olan kutulara “✓” koydum.
| Özellik | Difüzyon | Aktif Taşıma | Endositoz | Ekzositoz |
|---|---|---|---|---|
| Küçük moleküllerin geçişidir. | ✓ | ✓ | — | — |
| Büyük moleküllerin geçişidir. | — | — | ✓ | ✓ |
| Enerji harcanır. | — | ✓ | ✓ | ✓ |
| Sadece canlı hücrelerde gerçekleşir. | — | ✓ | ✓ | ✓ |
| Moleküller fosfolipit tabakasından geçebilir. | ✓ | — | — | — |
| Hücre zarı yüzeyinde küçülme meydana gelir. | — | — | ✓ | — |
| Büyük moleküllü maddelerin hücre dışına gönderilmesidir. | — | — | — | ✓ |
| Hücre zarından tek yönlü gerçekleşir. | — | — | ✓ | ✓ |
| Tüm canlı hücrelerde gerçekleşir. | ✓ | ✓ | — | — |
Kendi yorumum: Benim için en ayırt edici şey “enerji harcanıyor mu?” sorusu oldu. Enerji yoksa genelde difüzyon gibi pasif olaylar; enerji varsa aktif taşıma ya da endositoz-ekzositoz aklıma geliyor.
| Özellik | Hipertonik Ortam | Hipotonik Ortam |
|---|---|---|
| Hücreye göre daha yoğun ortamdır. | ✓ | — |
| Hücre plazmolize uğrar. | ✓ | — |
| Bitki hücreleri turgor durumuna geçebilir. | — | ✓ |
| Hücrenin ozmotik basıncı artar. | ✓ | — |
| Hayvan hücreleri hemolize uğrayabilir. | — | ✓ |
| Hücre su kaybeder. | ✓ | — |
| Plazmoliz hâlindeki bir hücre deplazmoliz olur. | — | ✓ |
Günlük hayat örneği (benim aklıma gelen): Manavda marulun/salatanın üzerine su sıkınca diri durmasının sebebi hipotonik ortama benziyor. Su aldığı için hücreler daha turgor hâle geliyor gibi düşünüyorum.
Öğrencinin Adı Soyadı: …………………………… Numarası: …………
Kısaca benim anladığım: Hücre zarı “seçici geçirgendir”. Yani her maddeyi içeri almaz. Bazı maddeler kolay geçer, bazıları taşıyıcı proteinle geçer, bazıları ise enerji harcayarak geçer. Çok büyük maddeler ise normalde geçemez.
Aşağıdaki maddeleri hücre zarından geçiş durumuna göre sınıflandırdım.
| Madde | Hücre Zarından Geçişi | Kısa Gerekçe (Öğrenci diliyle) |
|---|---|---|
| Oksijen (O2) | Kolay geçer (difüzyon) | Küçük ve gaz olduğu için zardan rahatça geçebilir. |
| Karbondioksit (CO2) | Kolay geçer (difüzyon) | Gaz ve küçük bir molekül olduğu için geçişi kolaydır. |
| Su (H2O) | Geçer (osmoz) | Su özel olarak osmozla geçer. Çok su varsa içeri, az su varsa dışarı doğru hareket edebilir. |
| Yağ asidi / küçük yağlar | Genelde kolay geçer | Yağ yapılı maddeler zarın fosfolipit kısmıyla daha uyumlu olduğu için daha kolay geçebilir. |
| Glikoz | Taşıyıcı proteinle geçer (kolaylaştırılmış difüzyon) | Glikoz büyük ve suda çözünen bir molekül olduğu için tek başına zardan geçemez, taşıyıcıya ihtiyaç duyar. |
| Na+ / K+ (iyonlar) | Kanal/pompa ile geçer (çoğu durumda aktif taşıma) | Yüklü oldukları için zardan doğrudan geçemezler. Bazen pompalar enerji harcayarak taşır. |
| Protein (büyük molekül) | Normalde geçemez | Çok büyük olduğu için hücre zarından doğrudan geçişi olmaz (özel yollar hariç). |
| Cümle | Cevap |
|---|---|
| Hücre zarı her maddeyi geçirir. | Yanlış |
| Oksijen küçük olduğu için hücre zarından kolay geçebilir. | Doğru |
| İyonlar (Na+ gibi) zardan kendiliğinden kolay geçer. | Yanlış |
| Su geçişine osmoz denir. | Doğru |
Soru: “Fazla tuzlu suda hücre ne yaşar? Neden?”
Cevabım: Fazla tuzlu su hipertonik ortam gibi olur. Bu durumda su hücreden dışarı çıkar, hücre su kaybeder ve büzüşebilir. Bitki hücresinde bu olay “plazmoliz” olarak görülür. Çünkü su, yoğunluğun az olduğu yerden yoğunluğun çok olduğu yere doğru geçmeye çalışır.
Hücre zarı seçici geçirgendir. Küçük ve gaz maddeler (O2, CO2) kolay geçer. Su osmozla geçer. Glikoz gibi büyük ve suda çözünen maddeler taşıyıcıyla geçer. İyonlar çoğu zaman pompa/kanaI ile ve bazen enerji harcayarak taşınır. Protein gibi çok büyük maddeler ise normalde geçemez.
Öğrencinin Adı Soyadı: ................. Numarası: .................
Bu konuda neler öğrendim?
Hücre zarının seçici geçirgen olduğunu ve maddelerin farklı yollarla geçtiğini öğrendim (difüzyon, osmoz, taşıyıcıyla geçiş, aktif taşıma).
Yanlış bildiğim şeyler nelerdi?
Önceden “su her zaman hücreye girer” gibi düşünüyordum. Meğer su, ortama göre içeri de çıkabiliyormuş.
Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
Glikoz ve iyonların neden kolay geçemediğini daha iyi anladım. Çünkü tabloya yazınca “büyük/yüklü” oldukları için taşıyıcı/pompa gerektiğini fark ettim.
Bu etkinlikle kendinize kattıklarınız nelerdir?
Konuyu sınıflandırarak öğrenmeyi ve örnek maddeler üzerinden düşünmeyi öğrendim. Böylece ezberlemem daha az oldu.
Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?
Maddeleri “küçük-büyük, yüklü-yüksüz” diye ayırıp ona göre geçiş yöntemini tahmin edeceğim ve kendi küçük şemamı çıkaracağım.
Çalışma defterime pasif taşıma konusunu aşağıdaki başlıklara göre not ettim.
Pasif taşıma; hücre zarından maddelerin enerji (ATP) harcanmadan geçmesidir. Maddeler genelde çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru geçer. Yani “kendiliğinden” yayılma gibi düşünebilirim. Pasif taşımaya difüzyon ve ozmoz örnek verilir.
Ozmoz, aslında suyun difüzyonudur. Yani su yarı geçirgen zardan geçer. Su, genelde suyun çok olduğu (daha seyreltik) taraftan suyun az olduğu (daha derişik) tarafa doğru geçer.
| Olay | Hangisi? | Kısa açıklama |
|---|---|---|
| Parfüm sıkınca kokunun odaya yayılması | Difüzyon | Koku tanecikleri yoğun olduğu yerden çevreye doğru yayılır. |
| Çayın renginin şekere veya suya yayılması | Difüzyon | Tanecikler su içinde dağılıp yayılır. |
| Salatalığa tuz atınca sulanması | Ozmoz | Dış ortam daha derişik olduğu için su hücreden dışarı çıkar. |
| Kuru üzümün suda şişmesi | Ozmoz | Su, daha seyreltik ortamdan üzümün içine doğru geçer. |
Ad Soyad: ____________ Numara: ____________
Bu konuda neler öğrendim?
Pasif taşımanın enerji harcamadan olduğunu, difüzyonun maddelerin yayılması olduğunu ve ozmozun suyun geçişi olduğunu öğrendim.
Etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden?
Difüzyon ve ozmozun farkını daha iyi anladım. Çünkü başlıklara not yazarken “difüzyonda her madde olabilir, ozmozda sadece su var” diye netleştirdim.
Etkinliği yaparken hangi kısımlarda zorlanmadım? Neden?
Günlük hayattan örnek bulma kısmında zorlanmadım. Çünkü parfüm kokusu ve salatalığa tuz atınca sulanması gibi örnekleri zaten biliyordum.
Etkinliği yaparken zorlandıklarım nelerdi? Neden?
Bazen “hangi ortam derişik, hangi ortam seyreltik” kısmında karıştırdım. Özellikle ozmozda suyun hangi tarafa gittiğini düşünürken dikkat etmem gerekti.
Daha sonraki çalışmalarda neyi farklı yapacağım?
Not alırken küçük bir karşılaştırma tablosu daha hazırlayacağım. Ayrıca “su derişik ortama gider” gibi kısa bir hatırlatma cümlesini defterimin kenarına yazacağım.
Görselde oklarla gösterilen sıraya göre boşlukları şöyle doldurdum:
| Görseldeki parça | Organizasyon basamağı |
|---|---|
| En alttaki tek kas lifi gibi görünen parça | Hücre (örnek: kas hücresi) |
| Sağ taraftaki çizgili kas demetleri | Doku (örnek: kas dokusu) |
| Üst sağdaki kalp | Organ (kalp) |
| Üst solda iç organları gösterilen kedi (organlar birlikte) | Sistem (organ sistemi) |
| Ortadaki büyük kedi (canlının tamamı) | Organizma (kedi) |
Kısaca: Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma
1) Gelişmiş canlılarda sistemik yapıların oluşmasının canlıya sağladığı yararlar nelerdir? Gerekçeleri ile yazınız.
Bence sistemlerin olması canlıya çok avantaj sağlar. Çünkü her organ tek başına her işi yapamaz. Sistem olunca “iş bölümü” olur. Mesela dolaşım sistemi oksijeni ve besinleri her yere taşır, sindirim sistemi besinleri parçalar, solunum sistemi oksijen alır. Böylece canlı daha hızlı ve düzenli çalışır. Ayrıca sistemler birlikte çalıştığı için denge (homeostazi) daha kolay korunur; örneğin vücut ısısı, su dengesi gibi şeyler daha iyi ayarlanır.
2) Canlılardaki organizasyon basamaklarını basitten karmaşığa sıralayınız.
Canlılarda basitten karmaşığa doğru sıralama genelde şöyledir: Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma.
(Eğer daha ayrıntılı söylersek: Atom → Molekül → Organel → Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma.)
| 1 | Bu konuda neler öğrendim? Organizasyon basamaklarının hücreden başlayıp doku, organ, sistem ve organizmaya doğru büyüdüğünü öğrendim. Ayrıca küçük parçalar birleşince daha büyük yapılar oluştuğunu (mesela hücreler birleşip doku yapar) daha net anladım. |
| 2 | Bu etkinlikte iyi yaptıklarım nelerdi? Neden? Görseldeki boşlukları doğru sırayla doldurduğumu düşünüyorum. Çünkü ok yönlerini takip edip “küçükten büyüğe” mantığıyla ilerledim. Kalbin organ olduğunu, kas dokusunun doku olduğunu ayırt edebildim. |
| 3 | Bu etkinlikte zorlandıklarım nelerdi? Neden? Sistem kısmında biraz düşündüm; çünkü görselde birden fazla organ vardı ve “hangi sistem?” diye kararsız kaldım. Sonra bunun genel olarak “organ sistemi/sistem” olduğunu fark ettim. |
| 4 | Bu etkinlik konunun hangi kısımlarını daha iyi anlamamı sağladı? Neden? Özellikle “hücre–doku–organ–sistem” arasındaki farkı daha iyi anladım. Çünkü sadece yazı okuyunca karışabiliyor ama görselde basamak basamak görünce aklımda daha kolay kaldı. |
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
All Rights Reserved. Designed by
Biyoloji Hikayesi
Distributed By:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri